… rdi anlarnıŋ soŋı erdiler olarda burun erdiler olar ḳatıġraḳ olardın küçün üküş
bina
ḳılġan yer içinde taḳı tuttı olarnı taŋrı yazuḳları birle bolmadı olarḳa taŋrıd …
21 Yorımaz--lar mu yer içinde baḳsunlar üçün neçük erdi anlarnıŋ soŋı erdiler olarda burun erdiler olar ḳatıġraḳ olardın küçün üküş bina ḳılġan yer içinde taḳı tuttı olarnı taŋrı yazuḳları birle bolmadı olarḳa taŋrıdın küḍezigli
… eg boldı anlarnıŋ soŋı anlar kim olarda burun erdiler üküşrek olardın küçlügrek
bina
ḳılġan yer içinde asıġ ḳılmadı olardın olarḳa ol kim erdi ḳazġanur erdiler
82 Yorımazlar mu yer içinde körseler neteg boldı anlarnıŋ soŋı anlar kim olarda burun erdiler üküşrek olardın küçlügrek bina ḳılġan yer içinde asıġ ḳılmadı olardın olarḳa ol kim erdi ḳazġanur erdiler
… î rimâlistân içre vâkı‘ olmağıla kal‘a-i Rimle derler. Şekl-i (---) şeddâdî taş
bina
bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ammâ handakı hakkâ ki …
Sâfî rimâlistân içre vâkı‘ olmağıla kal‘a-i Rimle derler. Şekl-i (---) şeddâdî taş bina bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ammâ handakı hakkâ ki rimâl ile pür olmuşdur. Ve cümle (---) kapusu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46b ·
metinde göster ·
… dan cânib-i şarka bir sâ‘at ba‘îd kumistân içre şekl-i murabba‘ bir küçücük taş
bina
bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘-i bennâdır. Ve cümle (---) …
Eşkâl-i kal‘a-i Gazze: Kadîm-i evvelde binâ olunan kal‘asının Buhtunnasr harâb etmeğile sene (---) târîhinde kal‘asının bânîsi (---) Leb-i deryâdan cânib-i şarka bir sâ‘at ba‘îd kumistân içre şekl-i murabba‘ bir küçücük taş bina bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘-i bennâdır. Ve cümle (---) burcdur. Ve cümle (---) bedendir. Ve cânib-i kıbleye mekşûf bir demir kapusu var ammâ etrâfında handak (---) ve dâ’iren mâdar cirmi (---) adımdır. Bu kal‘anın dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları dâ’ima mevcûd olup nigehbânlık ederler. Zîrâ gâyet muhâtara Urbân serhaddi olmağıla düşmanı çokdur. Ve derûn-ı kal‘ada cümle Gazze a‘yânının ve sâ’ir kurâ halkının zî-kıymet eşyâları bu kal‘ada mahfûzdur. Derûn-ı kal‘ada cümle hâk-i pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz müfîd ü muhtasar neferât hâneleri vardır. Bir câmi‘i ve buğday anbarları ve 48a cebehâne mahzenleri ve müstevfâ cebehânesi ve a‘lâ latîf şâhî topları vardır. Bu kal‘anın kıblesi tarafında şehr-i azîm varoşdur. Ve kal‘a kapusu önünde yol aşırı bir mescidi var, üç vakit namâz edâ olunur ve cemâ‘at-i kesîreli mesciddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47b–48a ·
metinde göster ·
… şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl
bina
olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile …
Nehr-i azîm Tuna sâhilinde seng-trâş ile mebnî şekl-i mukavves sûr-ı metîndir. Gûyâ yay gibi yayılmışdır. Yayın çille tarafı Tuna kenarı vâkı‘ olmuşdur kim azîm seng-i kebîrler ile inşâ olunmuşdur. Gûyâ yayın çille başlarında Tuna'ya nâzır metîn kulle-i kebîrleri vardır. Ve cânib-i garba meyyâl dîvâr (---)(---) dır. Dâ’imâ bu tarafı Tuna içindedir kim Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ve bu kal‘anın kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafıdır kim metîn ü kavî seng-i kebîrler ile mebnî kavs-misâl nîm müdevverdir. Vâsi‘ ü arîz ü amîk handakı vardır. Dâ’imâ içinde Tuna cereyân edüp handakın cânib-i garbından girüp cânib-i şarkından hurûc eder. Cümle on bir kulle-i kavîlerdir. Ve cümle beş yüz bedendir. Ve iki kat mazgal delikleri vardır. Ve cümle iki kapusu vardır. Evvelâ cânib-i garba Tuna kenarında su kapusu, küçük kapudur. Ekseriyyâ mesdûd durur. On kademe taş nerdübân ile nehr-i Tuna'ya nüzûl olunur. Bir kapusu dahi cânib-i kıbleye, şehre mekşûf iki kat metîn ü kavî bâb-ı hadîdlerdir kim bu kapu gûyâ yay-misâl bina olunan dîvârın tâ yay kabzası mahallindedir. Handak-ı arîzi üzre tahta cisr ile ubûr olunur. Her gece kal‘a neferâtları cisri zencîrler ile burc [u] bârûlar üzre dollâb ve makaralar ile çeküp kal‘a kapusuna sedd edüp kal‘a nehr-i Tuna içre gûyâ bir cezîre gibi kalır. Bu kal‘a kapusuna taşradan içre girerken kapunun solunda kemer altında bir azîm gürz-i pehlivânî maslûbdur. Ve sağ tarafında handak üzre âyende vü revendeye ârâmgâh olmak içün bir tahta binâ bir maksûre-i ra‘nâsı var. Ve bu kapudan içeri orta kapunun atebe-i ulyâsı üzre ay ve güneş tasvîrin üstâd-ı kâmil beyâz mermer üzre tahrîr etmiş. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmış. Sihr-i helâ şems [ü] kamer göstermiş kim bu felek-i atlasda eyle bir mâh-ı âfitâb resmin bir ressâm-ı kâmil kemâliyle etmemişdir kim gûyâ kamer bedr-i münîr olmuş, güneş âleme pertev urmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 118a ·
metinde göster ·
Cisr-i Çoban Deli Kâsım Ağa: Nehr-i (---)(---) üzre nev
bina
{7 göz} bir püll-i a‘lâdır kim gûyâ kantara-i Çoban'dır kim Erzurûm'da Hasankal …
Cisr-i Çoban Deli Kâsım Ağa: Nehr-i (---)(---) üzre nev bina {7 göz} bir püll-i a‘lâdır kim gûyâ kantara-i Çoban'dır kim Erzurûm'da Hasankal‘ası kurbunda Sultân Çoban cisridir. Mezkûr nehr-i (---)(---) Istıranca dağlarından cem‘ olup bu mahalden ubûr edüp Koca Murâd Hân'ın Ergene köprüsü kim yüz yetmiş dörd göz ibret-nümâ cisr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
… 'ın sergüzeşti dâstân-ı dûstândır. Hatta bir gâzî yiğit Çomar'ın kabrini kârgîr
bina
ile imâr edüp Çomar kendüyi deryâya atup uçduğu kayaya Çomar'ın târîhin taşa ya …
Çomar-ı fakîr ıslak çıplak ve şallak u mellak ve silâhdan bî-gallak neylesin, kâh atıyla ve kâh piyâde çomar cengi ederek bir kerre atına süvâr olur. Görse at beş altı yerde yaralanmış, bu kerre atda aslâ dermân kalmamış. Âhir atdan me’yûs olup hemân Çomar yine Rüstemâne piyâdece dal satûr olup cengleşerek leb-i deryâda Süren Baba nâm bir ziyârete girüp ceng ederken bir pencere deliğinden biri Çomar'a bir kurşumu alnından urunca şehîd edüp başın Hakkarî hânına getirirler. Ba‘dehû "Yigitdir" deyü başını cesedi yanına götürüp ol Süren Baba cenbinde medfûndur. Hâlâ ziyâretgâh-ı inâsdır. Hatta Melek Ahmed Paşa efendimize ol cengde hâzır olup Çomar kılıcından kurtulanlar bu sergüzeşt-i Çomar'ı böyle nakl edüp paşa dahi ziyâret eyledi. Hâlâ eyâlet-i Van-ı Şirvân'da ve mâbeyn-i gâzîyânda Çomar'ın sergüzeşti dâstân-ı dûstândır. Hatta bir gâzî yiğit Çomar'ın kabrini kârgîr bina ile imâr edüp Çomar kendüyi deryâya atup uçduğu kayaya Çomar'ın târîhin taşa yazmışdır. Hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 282b ·
metinde göster ·
… âzîkıran: Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Âl-i Abbâsiyândan Hakkarî pâdişâhları
bina
etmişdir. Ammâ ismini bilemediler. Niçe kerre dest-i Acem'e, niçe kerre Osmânlı …
Evsâf-ı dâr-ı gâzîyân, kal‘a-i Gâzîkıran: Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Âl-i Abbâsiyândan Hakkarî pâdişâhları bina etmişdir. Ammâ ismini bilemediler. Niçe kerre dest-i Acem'e, niçe kerre Osmânlı eline girüp hâlâ eyâlet-i Van'da Pinyaniş beğlerinin Gâzîkıran'ın ocak beğleri hükmündedir. Bu kavmin nısfı Acem'e tâbi‘dir. Zîrâ köyleri ve kendleri ve mezra‘aları ve bâğ u bâğçeleri cümle Acem hâkindedir. Ancak kal‘aları sarp olmağile mütehassın olup Âl-i Osmân'a tâbi‘lerdir. Ammâ yine Mahmûdî'nin Pinyanişî kavminden Gâzîkıranlılardandırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 289a ·
metinde göster ·
çâr-kûşe bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bânîsi (---)(---) kapusu var. Cisir başındaki k …
İbret-nümâ-yı mutalsam-ı garîb: Kuşlar kal‘ası mezkûr cisir başında Şeddâdî tula bina çâr-kûşe bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bânîsi (---)(---) kapusu var. Cisir başındaki kapusu cânib-i şarka mekşûfdur. Ve handakı (---)(---) ve başka dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi topları vardır. Derûn-ı sûrda bir câmi‘i ve gendüm anbârı ve yüz aded mikdârı hâneleri vardır ammâ gayrı imâreti taşradadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a ·
metinde göster ·
… a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula
bina
ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu topra …
Ve kal‘a dîvârı handakdan yukaru kırk mi‘mâr arşını bâlâ ve on arşın enli Şeddâdî tula bina ve yigirmi arşın dîvârdan yukaru kûh-ı Demâvend gibi toprak yığılıdır. Bu toprak üzre dahi on arşın enli bir derin handak içre niçe bin muhîl-i şeytanatlar ile âmâde handak-ı bâlâdır. Kıbleye nâzır olan tabyanın temelinden yukaru kal‘a dîvârının nısfında kal‘ayı ihâta etmiş bir musanna‘ taş kuşakdan kal‘a dîvârı dâ’iren-mâdâr tula ve yonma mutarraş ve musaykal taş ile mebnî kal‘a-i kavîdir, zîrâ sene 1007 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında bu kal‘a-i Varat'ı Saturcu (---) Paşa beş ay döğe döğe yere berâber etdi, ammâ cemî‘i asker Varat'ın yedi aded bâğ-ı İrem-misâl varoşlarında zevk u safâ etmede, beşinci ayda berf [ü] bârânın vefretinden ve bârân-ı rahmetin kesretinden ve şiddet-i şitânın tekaddümünden el ayak dutmayup derûn-ı askerde kaht [u] galâ olup Tatar Hân dahi Saturcu Paşa'ya dilgîr olup Kırım'a gitdiğinden hemân asker-i İslâm serdâr üzre gulû edüp cümle asker-i İslâm kal‘a-i Varat altından bî-feth hâ’ib ü hâsir avdet edüp ol şiddet-i şitâda bârgâh [u] büngâh [ve] cebehâne ve hazâ’in-i Âl-i Osmân ile selâmet kal‘a-i Tımışvar'a çıkup meştâ verdiler. Hemân küffâr yüz bin hamd edüp Varat kal‘asının münhedim olan yerlerin taş binâ ile ve kırmızı tula bir sedd-i metîn kal‘a etmişdir kim gûyâ nev arûs kirmândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·