… u karlığı nâm karlıkları doldururlar. Andan gayrı korudanı Vardamınc deresin ve
Boz
Vasıl deresin ve Südcü deresin ve Nasıfpaşa deresin bu cümle dereleri dahi leb- …
Andan ertesi gün yine cümle asker ve kapudan paşanın on iki bin pâyzenleri ve bostâncıları ve yeniçeriler cümle mîrî kazma ve çapa ve kürekler ile deryâ-misâl cemapur askeri cümle Eyyûb Sultân'a gidüp İdrîs Köşkü sahrâlarında olan karları (---) karlığına leb-ber-leb ederler. Yedi yerde dahi üstü küşâde hafr karlıklar vardır. Evvelâ Sultân karlığı ve Ebü'l-feth karlığı ve İdrîs Şeyh karlığı ve Korucu karlığı nâm karlıkları doldururlar. Andan gayrı korudanı Vardamınc deresin ve Boz Vasıl deresin ve Südcü deresin ve Nasıfpaşa deresin bu cümle dereleri dahi leb-ber-leb doldurup bu günde niçe yüz kazgan ta‘âm pişüp askere ve sadrıa‘zam'a nefîs ta‘âmlar ile yeniçeri ağası ziyâfet edüp yine karcıbaşı dâmen der-miyân hidmet eder. Eyyûb yoğur[d]cubaşısı ve Eyyûb subaşısı ve çobanlar kethudâsı dahi hidmet ederler. Ba‘dehu vakt-i Temmûz'da bu karistânı karcıbaşı korudup pâdişâha ve vâlide sultâna ve sadrıa‘zama, ta‘yîn olunan yerlere bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… ıla Filiboz'dan galat-ı meşhûr Filibe derler. Hâlâ kal‘ası şehrin ortasında bir
boz
kaya üzre olmağıla derûn-ı kal‘ada imâristândan bir nişân yokdur. Ancak ba‘zı m …
Rûm târîhleri üzre Filboz kral binâsı olmağıla Filiboz'dan galat-ı meşhûr Filibe derler. Hâlâ kal‘ası şehrin ortasında bir boz kaya üzre olmağıla derûn-ı kal‘ada imâristândan bir nişân yokdur. Ancak ba‘zı mahzenler ve zîr-i zemînler ve buğday anbarları vardır. Cânib-i (---)(---) kapusu mekşûfdur. Aslâ handakı yokdur. Zîrâ cânib-i erba‘ası yalçın kayalar üzredir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Dizdârı ve mehterhânesi ve neferâtları yokdur. Zîrâ İç il olmağıla cebehâne ve neferât lâzım değildir. Ancak ıydeyn-i mübârekeynde i‘lân içün iki şâhî topları vardır. Filibe Nâzırı Mehemmed Ağa tarafından atlarda imâr olsa şîrîn binâ kal‘a-i zibâdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134a ·
metinde göster ·
… udepesi ve Gürcîdepesi ve Alalıdepesi. Bu zikr olunan tokuz aded yumru ve yamrı
boz
boz kayalı dere ve depeler mâbeyninde ve depelerin zirve-i a‘lâlarında kat-ende …
Filyoz sahrâsının tâ vasatında nehr-i azîm Meriç'in cânib-i cenûbu sâhilinde Çanlıtepe ve Boztepe ve Canbâzdepesi ve Sarâydepesi ve Nevbetdepesi ve Sâ‘atdepesi ve Bunarcudepesi ve Gürcîdepesi ve Alalıdepesi. Bu zikr olunan tokuz aded yumru ve yamrı boz boz kayalı dere ve depeler mâbeyninde ve depelerin zirve-i a‘lâlarında kat-ender-kat birbiri üzre kârgîr binâlı, bâğlı ve bâğçeli fevkânî ve tahtânî cümle-i cümele ahmer-gûn kiremit ile mestûrûn sarây-ı azîmler ve gayri büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
… esi ve Gürcîdepesi ve Alalıdepesi. Bu zikr olunan tokuz aded yumru ve yamrı boz
boz
kayalı dere ve depeler mâbeyninde ve depelerin zirve-i a‘lâlarında kat-ender-ka …
Filyoz sahrâsının tâ vasatında nehr-i azîm Meriç'in cânib-i cenûbu sâhilinde Çanlıtepe ve Boztepe ve Canbâzdepesi ve Sarâydepesi ve Nevbetdepesi ve Sâ‘atdepesi ve Bunarcudepesi ve Gürcîdepesi ve Alalıdepesi. Bu zikr olunan tokuz aded yumru ve yamrı boz boz kayalı dere ve depeler mâbeyninde ve depelerin zirve-i a‘lâlarında kat-ender-kat birbiri üzre kârgîr binâlı, bâğlı ve bâğçeli fevkânî ve tahtânî cümle-i cümele ahmer-gûn kiremit ile mestûrûn sarây-ı azîmler ve gayri büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
… er tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve
boz
tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvâ …
Bu mahallerin hâvurlarında ve büklüklerinde esedler sürü sürü gezüp câmûs-ı beyâbânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve bakar-ı beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik esed bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı hâvurdan tulû‘ edüp ra‘d-âsâ bir na‘ra ursa âdemin zehresi çâk, elbette ol mahalde ol âdem hâk olması mukarrerdir. Garâbet anda kim âdem yine na‘rasına karşu varmağa cür’et eder ammâ altında eğer atın aygır ise isterse iki yaşdan cılıkdan küheylânı olsun na‘ra-i esedi istimâ‘ edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd edüp avdet eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘rasından değil birkaç mühlik zahm-ı pençesinden bile havf etmeyüp yine arslan üzre hamle eder. Ammâ dişi arslan yavrularına nafaka tahsîliyçün şikârbâz u cengâver olur. Eğer tokdur ve eğer açdır elbette şikâr arar. Ammâ erkek sübû‘ yigirmi dörd sâatde bir kerre şikâr alsa tok iken artık gayrı şikâra bakmaz ve asla ceng etmez. Ammâ Yezîdî gazanfer eğer aç ve eğer tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve boz tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvân katırından iri Yezîdî arslan bî-emân olur. Ammâ hikmet-i hudâ bu Bağdâd arslanları şikâr içün köylere ve büleydelere gelince avretler bu arslanları ortaya alup döğe döğe deyelerler. Arslanlar firâr ederken durup avretlerden tarafa aslâ nazar etmeyüp firâr eder, bir aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357b–358a ·
metinde göster ·
Evc-i âsumâna berâber bir yalçın kırmızı ve sarı ve
boz
kaya üzre Şeddâdî binâ şekl-i muhammes bir kal‘a-i messdir ve içindeki manastır …
Evc-i âsumâna berâber bir yalçın kırmızı ve sarı ve boz kaya üzre Şeddâdî binâ şekl-i muhammes bir kal‘a-i messdir ve içindeki manastırı câmi‘-i şehriyârî olup kal‘anın etrâfında yedi aded üstleri tahta örtülü kulleleri var. Ve ancak bir kapusu var. Derûn-ı hisârda ancak üç yüz aded şindire tahta örtülü evleri var. Cebehânesi ve gılâl anbârları ve bir çâh-ı mâsı ve bir çâh-ı gayyâ zindânı var. Lâkin topların mukaddem târîh ile küffâr Honot kal‘asına götürmüş. Hatvan'a ve Eğre'ye toplar getirmeğe âdemler gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… se nefsi" günde hakîr Kırım kadıaskeri olan Murtezâ Alî Efendi'nin ihsân etdiği
boz
al alaşa üstüne yine uryânen süvâr olup elimde şıdağımla ata urarak kendi ağırm …
Meğer bir alaşa atım suyun sovuğundan suya girmeyüp karşu tarafda kalmış yâhûd sudan yine gerüye dönmüş karşuda kişneyüp durur. Hemân hakîr yine cür’et edüp Cenâb-ı Allâh'a sığınup karşu tarafda kimesne kalmamış iken ol "nefse nefsi" günde hakîr Kırım kadıaskeri olan Murtezâ Alî Efendi'nin ihsân etdiği boz al alaşa üstüne yine uryânen süvâr olup elimde şıdağımla ata urarak kendi ağırmak küheylân cıdav yerin ıslatmadan nehr-i azîm Kuban'ı bu[z]lap iken buzlar arasından yine karşu tarafa ötüp gerü dönen atı suya döğe döğe kovdum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
… râ bu şehre deryâdan gemiyle girirken Kızılhisâr nâm kal‘ası tarafında bir eğri
boz
dağ vardır kim yüz mîl mesâfe-i ba‘îde yerden nümâyândır, ol eğri boz dağ içün …
Rûm Yûnân keferelerinden Ayağırıyoz ya‘nî nâm sâhibi evliyâ bir ruhbân binâ edüp Ayağırıyoz'dan galat Ağrıyoz derler. Ba‘zılar Eğriboz derler, zîrâ bu şehre deryâdan gemiyle girirken Kızılhisâr nâm kal‘ası tarafında bir eğri boz dağ vardır kim yüz mîl mesâfe-i ba‘îde yerden nümâyândır, ol eğri boz dağ içün bu şehre Âl-i Osmânlı Eğriboz derler, ammâ defter-i hâkânîde Ağrıboz yazılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… bir eğri boz dağ vardır kim yüz mîl mesâfe-i ba‘îde yerden nümâyândır, ol eğri
boz
dağ içün bu şehre Âl-i Osmânlı Eğriboz derler, ammâ defter-i hâkânîde Ağrıboz y …
Rûm Yûnân keferelerinden Ayağırıyoz ya‘nî nâm sâhibi evliyâ bir ruhbân binâ edüp Ayağırıyoz'dan galat Ağrıyoz derler. Ba‘zılar Eğriboz derler, zîrâ bu şehre deryâdan gemiyle girirken Kızılhisâr nâm kal‘ası tarafında bir eğri boz dağ vardır kim yüz mîl mesâfe-i ba‘îde yerden nümâyândır, ol eğri boz dağ içün bu şehre Âl-i Osmânlı Eğriboz derler, ammâ defter-i hâkânîde Ağrıboz yazılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
Kal‘anın eşkâli: Kıbleden yıldız rûzgârı cânibine tûlânî vâki‘ olmuş bir yalçın
boz
kaya üzre şekl-i şem‘dân-misâl bir Şeddâdî mücellâ seng-i tırâş bir sa‘b sûr-ı …
Kal‘anın eşkâli: Kıbleden yıldız rûzgârı cânibine tûlânî vâki‘ olmuş bir yalçın boz kaya üzre şekl-i şem‘dân-misâl bir Şeddâdî mücellâ seng-i tırâş bir sa‘b sûr-ı savaş metîn bir hısn-ı hasîn kal‘adır. Lâkin iç elde olmak ile gözden bırağılup câ-be-câ ba‘zı yerleri mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmağa yüz dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Ve kasabası, Bozöyük dağı dibinde yüz evli
boz
topraklı kasabacıkdır. Bir câmi‘i var ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı yokdur …
Menteşe sancağı hâkinde paşa hâssı voyvadalığıdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Ve kasabası, Bozöyük dağı dibinde yüz evli boz topraklı kasabacıkdır. Bir câmi‘i var ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı yokdur. Ancak bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve bu kasaba içinden bir kaya altından bir turna gözü su kaynar, ammâ ol kadar lezîz değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100b ·
metinde göster ·
… hacer-i savvândan mebnî bir binâ-yı metîndir. Her taşı çâr-kûşe sandık cirminde
boz
elvâna mâ’il mücellâ taşlardır. Ve zemînden Mekke'nin kadd-i nihâyeti yigirmi d …
Bâlâda zikri mürûr eden sahrâ-misâl Harem-i şerîfin tâ ortasında murabba‘u'ş-şekil saruya mâ’il zeytûnî elvân hacer-i savvândan mebnî bir binâ-yı metîndir. Her taşı çâr-kûşe sandık cirminde boz elvâna mâ’il mücellâ taşlardır. Ve zemînden Mekke'nin kadd-i nihâyeti yigirmi dörd zirâ‘-ı Mekkî'dir. Ve arzı yigirmi üç zirâ‘ ve bir şibirdir. Ve irtifâ‘-ı ciderânı yigirmi yedi zirâ‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Ebâ Bekr'in dükkânı kurbunda bir dîvârda Hacer-i Selâm derler, bir
boz
taşdır. Cümle huccâc ol taşa istilâm edüp ziyâret ederler. Bir mücellâ ve münev …
Ve Hazret-i Ebâ Bekr'in dükkânı kurbunda bir dîvârda Hacer-i Selâm derler, bir boz taşdır. Cümle huccâc ol taşa istilâm edüp ziyâret ederler. Bir mücellâ ve münevver taşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
… bu mahalle karîb bu taşın Q 143b mukâbelesinde yine dîvârda binâ olunmuş bir
boz
taş vardır. Cümle huccâc anı dahi istilâm ederler. Hacer-i Fût derler, bir çuku …
Ve bu mahalle karîb bu taşın Q 143b mukâbelesinde yine dîvârda binâ olunmuş bir boz taş vardır. Cümle huccâc anı dahi istilâm ederler. Hacer-i Fût derler, bir çukur taşdır. Hazret bu taşa dayanup mübârek dirseği hamîre girir gibi güzer etmişdir. Bu mahalden hazret ubûr etmeğe tereddüd etdükde bu hacerden bi-emrillâh "Fût yâ Resûlallâh" sadâsı gelir, ya‘nî "Geç yâ Resûlallâh" demişdir. Andan Hazret-i Risâlet müşrikîn içinden selâm[et] ile ubûr eder. Anıniçün bu taşa Hacer-i Fût derler. Bu iki taşların hakkında Sa‘î Fâşî rivâyetiyle hadîs-i sahîhe vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350b ·
metinde göster ·
… r ve kuyruğu kısa ve burnu uzun ve üst dudağı tavşan gibi yarıkdır. Eşkâlde bir
boz
sıçandır. Herbiri yüzer dirhem gelir ve birer batman gelir mahlûkdur. Bunlar bi …
Mısır arzında hâsıl olur bir nev‘a sıçandır, ana fâre'l-gayb derler, bir mudhik-hey’et mahlûkdur. Kaçan Nîl-i mübârek taşduğı mahal cemî‘i arâzî-i Mısır'ı gark eder. Ol zamân yeri kalmayup taşra çıkarlar. Ol mahalde cümle sıbyân u nisvân sahrâlara çıkup su gark eden kenârlarda mezkûr sıçanları sayd edüp tobra tobra doldurup hânelerinde boğazlayup yerler. Ve çilden fürûht ederler. Gâyet semîndir ve kuyruğu kısa ve burnu uzun ve üst dudağı tavşan gibi yarıkdır. Eşkâlde bir boz sıçandır. Herbiri yüzer dirhem gelir ve birer batman gelir mahlûkdur. Bunlar bi-emrillâhi te‘âlâ yerden hâsıl olur. Hattâ yeri yığın yığın eder, sayyâdlar andan bilürler kim Y 230b anda fâre vardır, kazup sıçanı çıkarup tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230a–Y230b ·
metinde göster ·
… sâfı tahrîr olunmuşdur. Bu mahalde dahi Nîl'in iki cânibi semâya münkalib olmuş
boz
kayalardır. Şâhîn ve zağanos ve kartal ve ukkâb yuvaları vardır. Gâyet mahûf u …
Bu Şellâl boğazların Kolombo kal‘asından beri üç merhale yer temâşâ etmedeyiz. Lâkin bu şellâl-i azîmdir kim nihâyet-i Şellâl'dir, Rûm Arab u Acem'de meşhûrdur. Şellâl-i evvelde bir hayli evsâfı tahrîr olunmuşdur. Bu mahalde dahi Nîl'in iki cânibi semâya münkalib olmuş boz kayalardır. Şâhîn ve zağanos ve kartal ve ukkâb yuvaları vardır. Gâyet mahûf u mehîb cebellerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388b ·
metinde göster ·
oġlan yine aydur ana aġlamaġıl maŋa bu yaradan ölüm yoḳdur korḫmaġıl
boz
atlu ḫıżır maŋa geldi üç kerre yaramı ṣıġadı bu yaradan saŋa ölüm yoḳdur ṭaġ çi …
oġlan yine aydur ana aġlamaġıl maŋa bu yaradan ölüm yoḳdur korḫmaġıl boz atlu ḫıżır maŋa geldi üç kerre yaramı ṣıġadı bu yaradan saŋa ölüm yoḳdur ṭaġ çiçegi anaŋ südi
… an dansuḫ ele yaḫşı armaġanlar aldılar pay pürenüŋ oġlı-y-içün bir deŋiz ḳulunı
boz
ayġır aldılar bir aġ tozlu ḳatı yay aldılar bir
daḫı gice gündüz yola girdiler istanbula geldiler dan dansuḫ ele yaḫşı armaġanlar aldılar pay pürenüŋ oġlı-y-içün bir deŋiz ḳulunı boz ayġır aldılar bir aġ tozlu ḳatı yay aldılar bir
… işledüŋ gel imdi begendügüŋ maldan al didiler big yigidüŋ gözi bir deŋiz ḳulunı
boz
ayġırı ṭutdı bir de altı perlü gürzi bir de aġ tozlu yayı ṭutdı
big yigit bize sen erlik işledüŋ gel imdi begendügüŋ maldan al didiler big yigidüŋ gözi bir deŋiz ḳulunı boz ayġırı ṭutdı bir de altı perlü gürzi bir de aġ tozlu yayı ṭutdı
… lah ta'āla senüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı bamsam diyü oḫşarsın bunuŋ adı
boz
ayġırlu bamsı beyrek olsun adını ben virdüm yaşım allah virsün didi
ḳalabalıḳ kāfire girende allah ta'āla senüŋ oġluŋa furṣat virsün sen oġluŋı bamsam diyü oḫşarsın bunuŋ adı boz ayġırlu bamsı beyrek olsun adını ben virdüm yaşım allah virsün didi
… türdiler du'ā ḳıldılar bu ad bu yigide ḳutlu olsun didiler bigler hep ava bindi
boz
ayġırın çekdürdi beyrek bindi ala taġa ala leşker ava çıkdı
ḳalın oġuz bigleri el götürdiler du'ā ḳıldılar bu ad bu yigide ḳutlu olsun didiler bigler hep ava bindi boz ayġırın çekdürdi beyrek bindi ala taġa ala leşker ava çıkdı
… geldi bir at bulur-isem ṭutayım bineyim didi baḳdı gördi kendünüŋ deŋiz ḳulunı
boz
ayġır bunda otlanup ṭurur boz ayġır daḫı beyregi görüp tanıdı
allaha şükr eyledi yola düşdi giderek kāfirüŋ ılḳısına geldi bir at bulur-isem ṭutayım bineyim didi baḳdı gördi kendünüŋ deŋiz ḳulunı boz ayġır bunda otlanup ṭurur boz ayġır daḫı beyregi görüp tanıdı
… ım bineyim didi baḳdı gördi kendünüŋ deŋiz ḳulunı boz ayġır bunda otlanup ṭurur
boz
ayġır daḫı beyregi görüp tanıdı
allaha şükr eyledi yola düşdi giderek kāfirüŋ ılḳısına geldi bir at bulur-isem ṭutayım bineyim didi baḳdı gördi kendünüŋ deŋiz ḳulunı boz ayġır bunda otlanup ṭurur boz ayġır daḫı beyregi görüp tanıdı
beyrek aydur alan ṣabaḥ ḫan ḳızı yirümden ṭurmadum-mı
boz
ayġıruŋ biline binmedüm-mi senüŋ ivüŋ üzerine ṣıġın geyik yıḳmadum-mı sen meni …
beyrek aydur alan ṣabaḥ ḫan ḳızı yirümden ṭurmadum-mı boz ayġıruŋ biline binmedüm-mi senüŋ ivüŋ üzerine ṣıġın geyik yıḳmadum-mı sen meni yanuŋa ḳıġırmaduŋ-mı senüŋ-ile meydanda at çapmaduḳ-mı senüŋ atuŋı menüm atum kiçmedi-mi oḫ atanda men senüŋ oḫuŋı yarmadum-mı güreşde men seni baṣmadum-mı üç öpüp bir
… yigit niḳab-ıla gezer-idi biri ḳan ṭuralı biri ḳara çekür ve oġlı ḳırḳ kınuḳ ve
boz
ayġırlu beyrek ḳan ṭuralı niḳabın serpdi
ḳan ṭuralı cemal ve kemal iyesi yigit idi oġuzda dört yigit niḳab-ıla gezer-idi biri ḳan ṭuralı biri ḳara çekür ve oġlı ḳırḳ kınuḳ ve boz ayġırlu beyrek ḳan ṭuralı niḳabın serpdi
idüm ṭartanda bir oḫ-ıla namlar-ıdum demrensüz oḫ-ıla yigit seni ṣınar-idüm öldürmege yigidüm men seni ḳıyar-midüm didi ıraġından yaḳınından gelişdiler gizlü yaḳa ṭutuban yilişdiler ṭatlu damaġ virüben ṣorışdılar aġ boz atlar