İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

felek

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
69
isabet
66 cümle/beyitte
25,9
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
2
farklı biçim
17 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6727,4
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 69

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“felek” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 34/7a2 40 ermez kün kerek bolsa aŋar yetmek aynı ap yime tün kündüzni ozruġlı ḳamuġ felek içinde ėwe tezginürler
KB 4381 yana cem‘-u tefriḳ misaḫatḳa öt / yiti ḳat felekni yatur yamça tut
EÇS I 56b … bin tâs buğday çobrasın yeniçeri tâ’ifesi yağmâ etdikde tâs gürüldüsünden tâs-ı felek güm güm sadâ verir. Kaçan yeniçeriler pâdişâha dilgîr olsalar çorba içmeyüp âsû …
EÇS I 62b Âh elinden ey adâletsiz felek feryâd [ü] dâd
EÇS I 82a … -yâ sûret-i mu‘ammâda / Nazm-ı târîh buldu semt-i edâ / Yazdı levh-i burûc üzre felek / Enbetallâhu nebâten hasenâ. / Sene 1071.
EÇS I 134a … ş du‘â edüp bir vefk vermiş, ol zamândan berü Îsâ Çelebi'nin vefk-ı murâdı üzre felek müsâ‘ade edüp ekmeği cihân-ârâdır kim Acem şâhlarına bu Tophâne somunundan götü …
EÇS II 234b–235a … uzuruna getürüp Timur ayağ üzre kalkup ta‘zîm edüp yanına oturdup "Safâ geldin, felek hâlidir, böyle olur, gam yeme" deyü niçe musâhabet 235a edüp esnâ-yı kelâmda …
EÇS II 259b–261a … savaş olmuşdur kim vech-i semâda şems u kamer bu devrânda deverân ideli çeşm-i felek bu savaşı görmemişdir. Hâh-nâ-hâh kal‘a üzre yedi yerde alem-i ejdehâ-peykerler …
EÇS II 363a–363b … â‘atde cellâd-ı feleğe muntazır olup lisânlarında kelime-i Tevhîd gitmezdi. Gör felek atlasının hâlin kim bir ân evvel bu kadar kerr u ferr ve dârât [u] azamet sâhib …
EÇS III 52b–53a … edi yüz esîr dondu ve bin mikdârı Tatarın eli ayağı düşdü. Ol sabah hakîre dahi felek , sovuk cehennemi rûzgâr-ı zorkârın gösterüp gûyâ ki elîm-i A‘râf'ı gördük. Yedi …
EÇS III 56b Âsiyâb-ı felek âhir öğüdür dânemizi / Çün gelir nevbetimiz etmese devrân acele
EÇS III 74a … Hân huzûrına piyâde götürüp Yıldırım Hân'a ayağa kalkup ta‘zîm edüp "Eyle olur felek hâlîdir" {deyü sûre-i Neşrah'dan} Arapça nassını okuyup vâfir tesliyet-i hâtı …
EÇS III 75a–75b … mış. Hakkâ ki sikke-i mermerde kazmış. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile rûzgâr-ı zorkâr-ı felek niçe yerlerin bozmuş. El-hâsıl medhetinde lisân-ı meddâhân kâsır [u] kilk-i hat …
EÇS III 96b … up pîr [u] cüvân ve fakîr [u] a‘yân ol kadar şâd [u] handân oldular kim zühre-i felek raksa girüp paşa efendimiz serîr-i sa‘âdetde ve dîvân-ı adâletde revnak ve nev …
EÇS III 99b Eyle mi hâlim felek / Dil bilmez zâlim felek / Kesipsen cân bâğ(çe)sinden / İki nihâlim felek
EÇS III 99b Eyle mi hâlim felek / Dil bilmez zâlim felek / Kesipsen cân bâğ(çe)sinden / İki nihâlim felek
EÇS III 99b … hâlim felek / Dil bilmez zâlim felek / Kesipsen cân bâğ(çe)sinden / İki nihâlim felek
EÇS III 99b "Ey Felek , ey felek" deyü felekden şikâyet-âmîz bir ma‘nî-i pür-ma‘nâ-yı tasavvuf âğâze e …
EÇS III 99b "Ey Felek, ey felek " deyü felekden şikâyet-âmîz bir ma‘nî-i pür-ma‘nâ-yı tasavvuf âğâze etdi. Hakîr …
EÇS III 100a … eyledi. Aceb sırdır kim ma‘nî okudukda "Kesipsen cân bâğçesinden / İki nihâlim felek " dediği ikisi şehid olması imiş. O biri vâkı‘asında "Elimdeki mumu söndürüp baş …
EÇS III 167a Ola târîh-i deyir dâr-ı fenâda adlî / Kesdi beğlerbeğinün başını cellâd-ı felek / Sene 997}
EÇS IV 222a … ir karn derler kim bu eflâk otuz iki yılda devr eder. İskender iki kerre devr-i felek karnı sâhibi olmağile Zülkarneyn dediler, ammâ lisân-ı Arab'da karn boynuza der …
EÇS IV 269a … r ve birbirleriyle kafadâr olup Hân askerine eyle kılıçlar urdular kim Mirrîh-i felek bu kassâblığa reşk etdi.
EÇS IV 309b Felek şeydâ dilî pûlâd dâred / Besî Leylî vü Mecnûn yâd dâred / [Be-] (deh) kûh-ı Bî- …
EÇS IV 347b Eğer kim tâli‘i döndü felek hâr eyledi ammâ
EÇS V 80a Cellâd-ı felek boynın urup bir niçe şahsın / Gördüm kafesi başka yatır başka kafâsı
EÇS V 80b … miş nefer celâlîler gelüp otak-ı nüh-tâk serâperdesi önünde kellelerin cellâd-ı felek tenlerinden cüdâ edüp zemîn-i çemenzâr hûn-âlûd oldu.
EÇS V 90b … kadar toplar atdılar kim zemîn u âsumânı dûd-ı bârûd-ı siyâh kesîf edüp zemînde felek deryâda semek dir dir ditredi.
EÇS V 136b … katllerin ricâları hayyız-ı kabûlde vâki‘ olup ibtidâ bu mürted kâfire cellâd-ı felek buna bir tîğ-i âteş-tâb eyle urdu kim tâb-ı tüvânı kesilüp şirp-kelle ve pâf-ge …
EÇS V 143a … -i hoş-kademle pertâb edüp Uskokun kellesine bir sâtûr-ı Melek'i eyle çekdi kim felek reşk etdi, ammâ yine böyle iken mezbûr iki üç gulâmlardan gayrı bu kâfir kesilm …
EÇS V 186b Hâliyâ yayın çeker yok nitekim kavs-i felek / Gün gibi iller bilür lâzım değil anı demek
EÇS VI 2b … âfirler gelüp huzûr-ı serdârda söyledüp ba‘de'l-haber serâperde önünde cellâd-ı felek kellelerin galtân eyledi.
EÇS VI 16b "Habbe kalmadı. Bari Seykel seferine gidelim görelim felek ne gösterir" deyü herkes âmâde oldular. Ve maşrık cânibine, sol cânibe sapup Se …
EÇS VI 40b … en hakîr gerü kalup bir alay-ı Âsaf ile Melek Paşa Sofya'ya girmişdir. Bu alayı felek ancak görmüşdür. Anda hakîr doğru paşalara mahsûs sarây-ı hâssa ağırlığımla var …
EÇS VI 68a … dostânların demâğları mu‘attar olup cümle dervîşân semâ‘ u safâlar edüp çarh-ı felek gibi deverân ederler.
EÇS VI 88b … n ve palasantadan vâcibü's-seyr dollâblar edüp bu dollâblara on iki aded çarh-ı felek ibret-gûnlar edüp her çarhın önünde birer aded tuç havânlar edüp cümle havân el …
EÇS VI 97a Ammâ bu çarh-ı felek ılıcası suyuna kavm-i zenân ve bintânlar girüp "Çarh suyudur" deyü gusl edüp kı …
EÇS VI 101a … yor, durman gidelim, hemen orduya kaçalım, varalım askere haber edelim, görelim felek ne gösterir" deyüp at boynuna düşüp kaçup gelirlerken hemân Kadızâde İbrâhîm Pa …
EÇS VI 164b–165a … lığı bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. 165a Ve böyle kantara-i ibret-nümâ çeşm-i felek görmemişdir.
EÇS VI 174b–175a … durdukları hâr-ı hâşâki deryâ-misâl asker ile üşüp dollâb gemileriyle ve çarh-ı felek taraklar ile cemî‘i muzahra- 175a -fâtları buheyreden tathîr edüp evvelkiden …
EÇS VI 182b Bir vecih ile ta‘bîr olunmaz cellâd-ı felek misilli kağan arslan fetâları vardır. Hattâ sâ’ir serhadli gibi başlarına turna …
EÇS VII 35a … Zakve üzre üç kat cisrlerin yanında üç göz su değirmenleri ilâ mâşâallâh çarh-ı felek gibi deverân edüp dakîk-i rakîk öğüdür.
EÇS VII 40b Evsâf-ı kûh-ı bâlâ-yı felek ya‘nî kal‘a-i serâmed-i Filek
EÇS VII 181b–182a … kelblerimiz yanımızda, ammâ vakit dahi 182a henüz nısfu'l-leyl olmuşdu. Mâh-ı felek de henüz kubbe-i felekden baş gösterdiği mahal olup bizim Şak[ı] nâm bir zağar …
EÇS VII 186a … h sıfat gazûb ve bî-rahm ve gaddâr ve kattâl ve şemşîr-bâz merrîh gibi cellâd-ı felek hûnhâr âdemleri var. Şeb [ü] rûz kâr [u] kisbleri kılıç ile geçinmekdir, ammâ c …
EÇS VIII 196a "Kânûn-ı Cinkız Hân'ımızdır kim otuz yılda bir felek günleri devr edüp otuz sene temâmında her kankı hân bulunursa Kırım içinde olan …
EÇS VIII 224b … ğûb-ı âdet, / Zamânında olup bu kal‘a bünyâd, / Ulû'l-ebsâr idi olan şehâdet, / Felek tahtında yer yüzünde şimdi, / Buna târîh burc-ı der-sa‘âdet. / Sene 952.
EÇS VIII 311a … Bâ-husûs bu mezkûr Yüksek tabyanın üstündeki handaklar içre yüz bin gûne çarh-ı felek ve paçarızlar ve hiyel ve dâm-ı sicinler(?) ile ârâste olmuş handakları vardır.
EÇS VIII 318a … tahrîr etdikleri kavl-i sahîhleri üzre ve ilm-i hey’et ve ilm-i usturlâb ilm-i felek üzre bu cezîre-i Girid şarkdan garba tûlu iki yüz yigirmi mîldir ve arzı altmış …
EÇS VIII 367b Dirîğ eyledi târâc-ı mülk-i ma‘rifeti, / Hemîşe böyle sitemhîz olur felek dâdâ, / Efendiler bu du‘â ile diyelim târîh, / Vukıyyezâde'ye Hak rahmet eylesü …