… zni anıŋ içinde kim bėrdi sizke ozuşuŋ hayratlar içinde taŋrıḳa yanışıŋız ḳamuġ
haber
bėrgey sizke ol kim erdiŋiz anıŋ içinde tartışıġlılar
48 Iḍtımız saŋa bitigni sezasınça çınġarıġlı ol kim anda öŋdin ol bitigdin hem tanuḳ anıŋ üze hükm ḳılġıl olar ara anıŋ birle kim ıḍtı taŋrı uḍmaġıl tilekleriŋizke andın kim keldi saŋa haḳdın ḳamuġḳa ḳıldımız sizdin yaruḳ yol hem çeraġ eger tileseti taŋrı ḳılġatı sizni bir boḍun ançası bar sınayur üçün sizni anıŋ içinde kim bėrdi sizke ozuşuŋ hayratlar içinde taŋrıḳa yanışıŋız ḳamuġ haber bėrgey sizke ol kim erdiŋiz anıŋ içinde tartışıġlılar
kim bėrdimiz aŋa belgülerimizni soylup çıḳtı anlardın uḍu bardı anı yek boldı y …
175 oḳıġıl anlarnıŋ üze ol er ḫaberini kim bėrdimiz aŋa belgülerimizni soylup çıḳtı anlardın uḍu bardı anı yek boldı yolsuzlardın.176 eger tilese-miz kötürgetimiz anı anıŋ birle likin ol emitti yerke uḍtı hevasıḳa / hevasıŋa anıŋ meŋzeki it meŋzeki teg eger kötü[r]se sen anı til çıḳarur azu ḳoḍsa sen anı til çıḳarur ol boḍunnuŋ meŋzeki anlar kim yalġan tuttılar biziŋ ayatlarımıznı sözlegil anlarnın saḳnıp sözlemek bolġay kim olar saḳınġaylar
64 ḳorḳarlar iki yüzlügler kim indürülse olar üze bir sure
ḫaber
bėrür olarḳa anı kim köŋülleri içinde turur ayġıl: füsus tutuŋlar ol taŋrı çıḳa …
64 ḳorḳarlar iki yüzlügler kim indürülse olar üze bir sure ḫaber bėrür olarḳa anı kim köŋülleri içinde turur ayġıl: füsus tutuŋlar ol taŋrı çıḳarıġlı ol kim ḳorḳarlar
… öz boḍnıŋa: dereŋ ḳılıŋlar maŋa men kördüm ot bolġay kim keldürgem sizke andın
ḫaber
azu bir kesek otdın bolġay kim isingey sizler
29 ḳaçan ötedi erse musa atanmış öḍini bardı boḍnı birle kördi Tur taġı yanında ot aydı öz boḍnıŋa: dereŋ ḳılıŋlar maŋa men kördüm ot bolġay kim keldürgem sizke andın ḫaber azu bir kesek otdın bolġay kim isingey sizler
… ḳıyametni aḍaḳın bolur tėp eger yandrulsa men iḍimke maŋa anıŋ üskinde eḍgülük
ḫaber
bėrür men ök anlarḳa kim tandılar anı kim ḳıldılar her-ayine taturġay-miz olarḳ …
50 eger tatursa-miz soyurḳamaḳ bizdin ḳatıġlıḳda kiḍin tegdi aŋar ayur oḳ: bu maŋa sėzinmez men ḳıyametni aḍaḳın bolur tėp eger yandrulsa men iḍimke maŋa anıŋ üskinde eḍgülük ḫaber bėrür men ök anlarḳa kim tandılar anı kim ḳıldılar her-ayine taturġay-miz olarḳa ol ḳatıġ irig ḳındın
… âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp
haber
verdiler.
"Ya Emînallâh dilerim kim benim içün bu mahalde bir sarây-ı âlî binâ edüp anda dâ’imâ bakıyyetü'l-ömrümü ibâdet ile geçirem ve babamın sûretin inşâ kıldırup ana nazarım ta‘alluk etdükçe bükâdan fâriğ olam" deyü gûnâ-gûn ricâlar etdi. Derhâl ricâsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Süleymân cemî‘i ins [ü] cinne ve perîlere emr edüp Diyâr-ı Makdon'da {ya‘nî Erzurûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve İzmit'de} âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîm-i seb‘ada yedi yüz vezîri var idi, cümlesine
haber
olup İslâmbol ki kal‘a-i Makdonya'dır, ana temel bırağup bünyâd etdükleri inşâ’ …
Ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîm-i seb‘ada yedi yüz vezîri var idi, cümlesine haber olup İslâmbol ki kal‘a-i Makdonya'dır, ana temel bırağup bünyâd etdükleri inşâ’allâh mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâları …
Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
… p cellâdlar katl edecek mahalde cümle ma‘sûmların vâlideynlerine pes ü perdeden
haber
etdük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde kıral …
"Pâdişâhım, cemî‘i diyârın Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn mertebesinde olan hukemâları kıralıma niçe yüz bin gûne edviyeler ile mu‘âlece etdük, aslâ ilâc pezîr olmadı. Âhir bildik kim sana derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden du‘â lâzımdır, âhir bunu tedbîr eyledik kim ma‘sûmların kanına giresin, ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar katl edecek mahalde cümle ma‘sûmların vâlideynlerine pes ü perdeden haber etdük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde kıralım merhamet edüp cümle ma‘sûmları âzâd etdüğinizde du‘âları müstecâb olup anlara rahm etdüğinden Hırıstos dahi sana merhamet edüp şifâ verdi" deyü hekîm-i hâzik kelâm-ı cevâb verdikde Kostantîn ol hekîm-i sâhib-kelâmı afv edüp azâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… ın yohsa sizi Îsâ uğruna cümle kırup ölen serdârınızı bulup âteşe yakarız" deyü
haber
gönderdiler. Asker-i İslâm dahi "Siz serdârımızın ölüsün âteşe yakarsanız biz s …
"Ey garîb müslim abdullâhlar hemân {cümleniz} sağ iken kalkın yohsa sizi Îsâ uğruna cümle kırup ölen serdârınızı bulup âteşe yakarız" deyü haber gönderdiler. Asker-i İslâm dahi "Siz serdârımızın ölüsün âteşe yakarsanız biz sizin esîrlerinizden yüz bin üsârâları ve sene-i sâbıkda halîfemiz yanında rehin olan kıralzâdeniz âteşe göyündürürüz" deyü haber gönderdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… ne-i sâbıkda halîfemiz yanında rehin olan kıralzâdeniz âteşe göyündürürüz" deyü
haber
gönderdiler.
"Ey garîb müslim abdullâhlar hemân {cümleniz} sağ iken kalkın yohsa sizi Îsâ uğruna cümle kırup ölen serdârınızı bulup âteşe yakarız" deyü haber gönderdiler. Asker-i İslâm dahi "Siz serdârımızın ölüsün âteşe yakarsanız biz sizin esîrlerinizden yüz bin üsârâları ve sene-i sâbıkda halîfemiz yanında rehin olan kıralzâdeniz âteşe göyündürürüz" deyü haber gönderdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü
haber
verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. …
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… iz bu hayrât size nasîb olur. Ve illâ bu hayrâta bir mülûk kâdir değildir. Şâfî
haber
budur pâdişâhım" deyince hemân Süleymân Hân:
"Pâdişâhım eğer bu hayrât-ı azîm sana müyesser olursa tâ bu mahalden İslâmbol'a on bir sâ‘at menzildir. Kîseleri uç uca 46a dizüp bu kadar mâl-ı firâvân sarf ederseniz bu hayrât size nasîb olur. Ve illâ bu hayrâta bir mülûk kâdir değildir. Şâfî haber budur pâdişâhım" deyince hemân Süleymân Hân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b–46a ·
metinde göster ·
… atar Hân'a ‘Kâfir taburu üzre gelme ve İslâm ordusuna geç gel, tîz gelme’ {deyü
haber
gönderirlerdi}.
Bu hâlde iken Budin vezîri Karakaş Paşa kara kaşından kurşum ile urulup şehîd olup cümle askeri meydânda kalup şehîd olup bir merd imdâdlarına varmadı. Ve Tatar Hân'a ‘Kâfir taburu üzre gelme ve İslâm ordusuna geç gel, tîz gelme’ {deyü haber gönderirlerdi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65a ·
metinde göster ·
Sene 1040 mâh-ı Ramazân'ının gurresinde maslûb-lakab Defterdâr Boşnak Mustafâ Paşa efendimiz pinhân olduğu yerde hizmetkârları Receb Paşa'ya haber verüp zorbalar katl edüp na‘şını Atmeydânı'ndaki çınâr dırahtına ka‘blarından salb etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67b ·
metinde göster ·
… met Geray Hân küffârın bu re’y [ü] tedbîr ile firârın görünce Piyâle Kethudâ'ya
haber
edüp derhâl Piyâle Kethudâ,
Ale's-sabâh ki oldu Piyâle Kethudâ iki yüz pâre firkate ve kadırga ve kalyeta ile boğaz ağzın alup yatdı. Küffâr dahi cümle gemilerin ol bataklıkdan çıkarup arkaları ile karadan bir gayrı buhayreye koyunca boğaz ağzında Piyâle Kethudâ hâ’ib ü hâsir kalınca kara tarafından Özi eyâletine mutasarrıf Koca Ken‘ân Paşa ve Tatar Hân Selâmet Geray Hân küffârın bu re’y [ü] tedbîr ile firârın görünce Piyâle Kethudâ'ya haber edüp derhâl Piyâle Kethudâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına
haber
edüp 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile " …
Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına haber edüp 78b sipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "Allâh Allâh" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da haps edüp yerine oğlu Şehzâde Mehemmed Hân'ı pâdişâh edüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ bî‘at edüp Mevlevî Dervîş Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup Kara Murâd Ağa yeniçeri ağası oldu ve Ahmed Paşa firâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a–78b ·
metinde göster ·
… bûl edüp Der-i devlete gelmeyüp Acem câniblerinde bir iş açmak içün Kürdistân'a
haber
gönderüp,
Erzurûm'da celâlî olan Abaza Paşa'nın akrabâ ve aşîretinden idi. Revân seferi'nde Sultân Murâd Hân'ın imrâhoru idi. Niçe menâsıb-ı âlîler zabt edüp Varvar Alî Paşa'yı münhezim etdiğinde nâm [ü] kâm sâhibi olup mühr kendüye gitdükde Melek Ahmed Paşa Der-i devletde kâ’immakâmı olup vezîr-i a‘zam mesâbesinde hükm-i hükûmât ederdi. İpşir'e mühür vardıkda kabûl edüp Der-i devlete gelmeyüp Acem câniblerinde bir iş açmak içün Kürdistân'a haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80a ·
metinde göster ·
… lu Fâzıl Ahmed Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu, Kapucular Kethudâsı (---) Ağa ile
haber
gelüp Foğraş nâm kal‘a altında bir azîm ceng ve bir azîm kar yağup mâh-ı mezbûr …
Köpürlü Mehemmed Paşa'nın fevti ve oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu, Kapucular Kethudâsı (---) Ağa ile haber gelüp Foğraş nâm kal‘a altında bir azîm ceng ve bir azîm kar yağup mâh-ı mezbûrun (---) günü kırk bin araba mâl-ı ganâyimle ve yüz bin esîr ile Demirkapu'dan taşra çıkılup cümle asker-i İslâma meştâlar verilüp Melek Ahmed Paşa efendimize Belgrad şehri kışla verilüp zevk [ü] safâda iken Fâtıma Sultân binti Ahmed Hân nikâh olunmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86a ·
metinde göster ·
… islâma ve kadı‘askereyne ve niçe müstecâbü'd-da‘ve meşâyiha ve sâ’ir vüzerâlara
haber
olup vüzerâlar ile kârhâne içine kırk âdemden gayrı ve dökücüyân üstâdlarından …
Ba‘dehu yigirmi dörd sâ‘atden sonra sadrıa‘zama ve şeyhülislâma ve kadı‘askereyne ve niçe müstecâbü'd-da‘ve meşâyiha ve sâ’ir vüzerâlara haber olup vüzerâlar ile kârhâne içine kırk âdemden gayrı ve dökücüyân üstâdlarından dahi kırk âdem girüp gayrı huddâmları cümle taşra kovarlar. Zîrâ tuç deryâsı akdıkda bed-nazar sevmez kim hadîs: Arapça hadîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu kâlıb ocakları 131b kenârında iki tarafda kırkar ellişer koyun kurbânları âmâde olup cümle hâzırûn vüzerâ ve vükelâ ayağ üzre kalkup kârhâne du‘âcısı âmâde olup muvakkıt sâ‘atiyle ocakbaşına gelüp tuç deryâsı ağzın açmağa nîm sâ‘at kaldıkda haber edüp du‘âcı du‘âya âğâze edüp cümle {hâzırlar} hulûs-ı kalb ile âmîn deyüp herkes teveccüh-i tâm ile bükâ ederler. Zîrâ gâyet mahûf u muhâtara helâk yeridir kim niçe üstâd ve vüzerâ helâk olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131a–131b ·
metinde göster ·
edüp dökücübaşı ve gayrı üstâdlar keçe esbâbları ile tuç deryâsı ağzın demir ça …
Hemân kim ibtidâ âteşden tuç deryâsın halâs mahalline gelince cümle (---)(---) sâ‘at olduğu sâ‘at muvakkıt haber edüp dökücübaşı ve gayrı üstâdlar keçe esbâbları ile tuç deryâsı ağzın demir çapalar ile "Allâh Allâh" deyüp açdıklarında tuç deryâsı âteş gibi akmağa başlayınca yüz adım yerde olan âdemlerin yüzlerine ve esbâblarına gûyâ alev yapışır. Ba‘zı temâşâcılar ve vüzerâlar üzerlerine beyâz çarşaf alup sadâ-yı gülbâng-i Muhammedîye rehâ buldurunca iki taraf niçe yüz kurbânları zibh etdükçe tuç deryâsı âteş gibi yokuş aşağı akup en nihâyetindeki top kâlıbına akup balyemez top ise nısf sâ‘atde dolup fi'l-hâl keçe ile sarılmış bir gûne mülemma‘ yağlı çamur vardır, tuç ırmağı yolun anınla sed edüp andan yukaruda bir gayrı top yolun açup ana dolmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
… bu sığır derisi cirminden ziyâdeye iznim yokdur, sulha muğâyir iş olur" deyü bu
haber
ile elçi gelince Mehemmed Hân elçi huzûrunda sevr postu cirminde bir kulle esâs …
"Bir sığır derisi kadar çiftlik ederse makbûlümdür, ricâların kabûl ederim ve illâ bu sığır derisi cirminden ziyâdeye iznim yokdur, sulha muğâyir iş olur" deyü bu haber ile elçi gelince Mehemmed Hân elçi huzûrunda sevr postu cirminde bir kulle esâsına mübâşeret eder. Elçi kırala bu hâli i‘lâm etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·