… yür mü sizler kim köndürse sizler aŋa kim ḳışurdı taŋrı kimni kim ḳışursa taŋrı
hergiz
bulmaġay sen aŋa yol
88 nė ol sizke iki yüzlügler içinde iki ögür taŋrı töpen ḳıldı olarnı anı kim ḳazġandılar tileyür mü sizler kim köndürse sizler aŋa kim ḳışurdı taŋrı kimni kim ḳışursa taŋrı hergiz bulmaġay sen aŋa yol
yaraġlarıŋız bolmaz kim dad bėrseŋiz uraġutlar arasında neçeme harislık ḳılsa s …
129 hergiz yaraġlarıŋız bolmaz kim dad bėrseŋiz uraġutlar arasında neçeme harislık ḳılsa siz emitmeŋ munça emitmek ḳoḍur sizler anı asılmış teg eger salah ḳılsa sizler ḳorḳsa siz ol taŋrı erür örtgen ulaşu yarlıḳaġan
6 ey anlar kim bittiler ḳaçan ḳopsa siz namazḳa yuŋ yüzleriŋizni hem eligleriŋizni tirseklerke tegi hem sürüŋler başlarıŋızḳa aḍaḳlarıŋıznı iki aşuḳuŋuzḳa tegi eger bolsa sizler cünüb arınıŋlar eger bolsa sizler igligler azu sefer üze azu kelse biregü sizdin aşaḳ yerdin azu yavuḳsa siz uraġutlarḳa hergiz bulmasa suw teyemmüm ḳılıŋlar topraḳ birle arıġ sürüŋler yüzüŋüzke eligleriŋizni andın tilemez taŋrı ḳılsa siziŋ üze emgek tarlıḳ ançası bar tileyür kim arıtsa sizlerni tükel ḳılsa niʿmetini siziŋ üze bolġay siz şükr ḳılġay sizler tėp
bitmez miz bu ḳurʾanḳa hem ol kim anda burunḳı turur eger körse sen ançada küç …
31 aydılar anlar kim tandılar: hergiz bitmez miz bu ḳurʾanḳa hem ol kim anda burunḳı turur eger körse sen ançada küç ḳılıġlılar turuḳmış bolurlar iḍileri üskinde yandurdı bir ançaları bir ançaḳa söz birle ayurlar anlar kim zaʿif tutuldılar anlarnı kim boynaġuluḳ ḳıldılar: eger siz bolsa erdiŋiz müʾminler
seyr [ü] temâşâsına ukûl-ı fuhûl, havâs u mikyâs ve bî-kıyâs ve mühendisîn-i sâ …
Ve hergiz seyr [ü] temâşâsına ukûl-ı fuhûl, havâs u mikyâs ve bî-kıyâs ve mühendisîn-i sâhib kiyâsa istiyâs ü irtibâs gelüp gûnâ-gûn eyvân-ârâyîş nakş-ı bûkalemûn ve âvîze-i maslûbât-ı ser-nigûnlar ile {câmi‘i tezyîn ederlerdi}. Ve ehl-i basîret ü hayret ve sâhib-i akl u kiyâset olanlar bu câmi‘ mehbıt-ı nûr-ı Hudâ'yı görenler vâlih [ü] hayrân ve mest [u] medhûş ser-gerdân olurlar. İle'l-ân Cennet-i Adn-i berînden nişân verir bir câmi‘-i zîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… Abaza asl idi. Silihdârlıkdan kapudanlık ile çıkup bir şecî‘ vezîr-i dilîr idi.
Hergiz
rüşvete mâ’il değil idi. Kapudanlığına târîhdir:
Bağdâd avdetinden sonra Siyâvuş Paşa kapudan oldu. Abaza asl idi. Silihdârlıkdan kapudanlık ile çıkup bir şecî‘ vezîr-i dilîr idi. Hergiz rüşvete mâ’il değil idi. Kapudanlığına târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve
hergiz
nasîhat edenlere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı maz …
Beri tarafda Cinci Hoca Hünkâr'dan bir ân münfek olmayup ind-i pâdişâhda andan mukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden takarrübü ziyâde idi. Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve hergiz nasîhat edenlere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp sû’-i tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘frânborlu'sundan Şeyhzâde nâm bir sûhte idi. Âsitâne'ye gelüp hakîr, Hâmid Efendi medresesi'nde Monlâ Câmî ve Kâfiye'yi Ahfeş Efendi üstâdımızdan i‘râb ederken bu mezkûr Cinci Kitâb-ı izzî okurken hikmet-i {Hudâ} Azîz ismine mazhar düşüp bir günde izzet bulup sa‘âdetlü pâdişâha sürh-bâd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin ismi Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Ammâ Hudâ âlimdir şerîkimiz olması cihetiyle ma‘lûmumuzdur ilm-i da‘vetden aslâ bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bir zamân müsâ‘ade edüp ol dahi felek-i atlas-ı bûkalemûndan pây-bâflık edüp sağa ve sola mekikler atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a ·
metinde göster ·
… r kim aşağı su kullesin muhafaza eder. Bu kayanın aşağısı sazlı bataklı yerdir.
Hergiz
yanına âdem varamaz. Zîrâ Van topları bu mahalde âdem değil kuş kondurmaz.
Van kal‘ası altından cümle (---) aded uyûn-ı âb-ı zülâller cereyân edüp Horhor nâm mahalde değirmân yürüdür enhâr-ı âb-ı hayâtdır. Ve Tebrîz kapusunun iç yüzünde kezâlik bir kaynağ-ı azîm mücellâ kırk bir âb-ı zülâldir kim nûş eden bir kuzu tenâvül edüp hazm eder. Ve bir kaynak dahi Suluk kal‘asındadır kim Bâlâburç'undan aşağı kayalar içre nüzûl olunur su yolu vardır. Bu su yoluna nâzır Bâlâburç nâmıyla bir burc-ı Kahkahâ vardır kim bu su yolunu korudur, kirpi yünü gibi dizilmiş balyemez topları vardır. Ve bir konak dahi Van kal‘asının şimâlinde yine su kullesi vardır. Anda dahi kayadan aşağı iner su yolu vardır. Bâlâburç Sultân Türbesi'nden aşağı nüzûl eder, kayalar içre su yolları vardır ve bu yollara nâzır hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kulle-i gevher-nigînler var kim balyemez toplar kat-ender-kat dizilmişdir kim aşağı su kullesin muhafaza eder. Bu kayanın aşağısı sazlı bataklı yerdir. Hergiz yanına âdem varamaz. Zîrâ Van topları bu mahalde âdem değil kuş kondurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… runda durup giderlerdi {ve dahi şeyhimiz Mehemmed Efendi âlem-i sabâvetden berü
hergiz
sıbyân ile lu‘b u lehve meşgûl olmayup havâ-yı hevese mütâba‘at etmeyüp gündüz …
Hemân Mehemmed Efendi huddâmları derler kim, "Sultânım, Rûm diyârında leb-i deryâda Gelibolu nâm bir şehirde deryâ kenârında bir mağârâda bu kitâb-ı müstetâbı te’lîf edüp her bâr tecdîd-i vuzû‘un deryâ-yı rahmetden ederken cümle balıklar deryâ içre gelüp Mehemmed Efendi'mizin huzûrunda durup giderlerdi {ve dahi şeyhimiz Mehemmed Efendi âlem-i sabâvetden berü hergiz sıbyân ile lu‘b u lehve meşgûl olmayup havâ-yı hevese mütâba‘at etmeyüp gündüz sâ’im ve gece ka’im olup halkdan münzevî bir kimesnedir}" dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96a ·
metinde göster ·
Ve kendülerden aslâ cemî‘i zamânda kizb sâdır olmamışdı. Ve az söyleyüp çok ağlayup az gülmüşdü. Ve meclislerinde mâlâ-ya‘nî ve güft ü gûy-ı mesâvî kelimât olmazdı. Bu hâl ile yine huzûrunda edebden hâric olmayan latîfe-âmîz gûnâ-gûn şakalar olunup dişleri görünecek mertebe tebessüm edüp hazz ederdi. Ve hergiz lisân-ı şerîflerinden sikem sikem lafzı makûlesi kelâm-ı fâhişler sâdır olmayup gazab-âlûd oldukları mahal ki bir âdeme şer‘an katl îcâb etse yâhûd katl-i şer‘î hükm olunsa ol âdeme,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48a ·
metinde göster ·
gıybet ve mesâvî ve sû-i zan ve kîn ü kibr ve buğz [u] adâvet ve remm ü nemm et …
Ve bu kavm-i Tatar hergiz gıybet ve mesâvî ve sû-i zan ve kîn ü kibr ve buğz [u] adâvet ve remm ü nemm etmek yokdur. Biri birleri içinde gâyet ayıbdır. Bir kişi gıybet ve mesâvî kelecisi işitğe andan gayri kişiler nefret eder. Ancak buğz u adâvetleri gayri kavm ve gayri düşman üzre gidüp nehb ü gâret etme adâvetin ederler kim el-buğzullâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108a ·
metinde göster ·
… hre raks eder. Hattâ bu hakîr meclis-i hâslarından bir ân münfek 129b olmayup
hergiz
tek ü tenhâlarında nedîm-i hâslarıyla âlem ağyârdan bî-haber iken âlem tâb ve â …
Hânendeleri hüsn-âvâz hoş-elhân ile kâr ve nakş ve savt ve zecel ve amel ve tasnîfâtları kânûn üzre dâ’ireden çıkmayup sâz dil-nüvâz sözler ile nevâ-sâzlık edüp rakkâs-ı mehtâb gulâmlar meydân-ı mahabbetde bedr-i mübîn gibi deverân u seyerân etdiklerinde gûyâ zühre raks eder. Hattâ bu hakîr meclis-i hâslarından bir ân münfek 129b olmayup hergiz tek ü tenhâlarında nedîm-i hâslarıyla âlem ağyârdan bî-haber iken âlem tâb ve âdem harâb olmadan bilâ fısık velâ nısık şeb-i yeldâlarda Hüseyin Baykara sohbetleri ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a–129b ·
metinde göster ·
gaybet ve mesâvî ve mâlâ-ya‘nî ve şütûm ve sû-i zan ve kibir ve kin ve buğz ve …
Ve bunlarda hergiz gaybet ve mesâvî ve mâlâ-ya‘nî ve şütûm ve sû-i zan ve kibir ve kin ve buğz ve adâvet etmek birbirlerine yokdur, ammâ gayri kavim üzre adâvet edüp sefere varup düşmanların gâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
bu hânelerde yılan ve çıyan ve akreb ve bö ve güve olmaz, zîrâ âteşe yakdıkları …
Hergiz bu hânelerde yılan ve çıyan ve akreb ve bö ve güve olmaz, zîrâ âteşe yakdıkları odunları bile servi dırahtları olup 326a cümle libâsları dahi servi kokup bunların reng-i rûyları şiddet-i şitâdan esmerü'l-levn humret-gûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325b–326a ·
metinde göster ·
hâmile kalmaya. Hattâ bu taş Mısır Bâbullûğunda olan fevâhişelerde çok bulunur. …
Yine Sebîl-i Allâm fezâsında bulunur boncuk-misâl bir alaca taşdır. Kankı hâtûn anı cimâ‘ mahallinde beline bağlasa hergiz hâmile kalmaya. Hattâ bu taş Mısır Bâbullûğunda olan fevâhişelerde çok bulunur. Hattâ bu hakîrin vâlidesi hakîri vaz‘-ı haml ederken re’s-i kebîrimiz vâlidemizin masdarından usret üzre çıkduğından ferc-i nâ-şüküftedârı târmâr olup kabîh olduğu ecilden hâmile kalmadan ihtirâz etdüğinden bu Sebîl-i Allâm taşından dâ’imâ taşıyup peder ile hâlet-i mahmasada beline bağlardı. Ol taş-ı nâ-mübârek vâlidemizde dahi bulunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230a ·
metinde göster ·
şeyh Alî Mağribî: Ol dahi bir mağârâda sâkindir. Za‘îf ü nahîf bir âdemdir, ammâ cümle züvvâr kendüye ta‘âm hedâyâ getürürler, ol kadar tenâvül eder kim Ma‘dî Kereb ol kadar ta‘âm yemezdi. Ammâ yine böyle Y 270a iken hergiz anın tebevvül ü tagavvut eylediği görülmemişdir. Mağârâsı dâ’imâ za‘ferân kokar, sellemehullâhu ta‘âlâ. Ve bir gârda dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y269b–Y270a ·
metinde göster ·
… dehrden masûn u mahfûz olur, ve bir hasım anınla mukâvemet ü muhâsamet edemeyüp
hergiz
yohsulluk yüzün görmez.
Ve bu kubbe-i pür-envârın mihrâbında iki rek‘at namâz kılan kimesne cemî‘i beliyyât-ı dehrden masûn u mahfûz olur, ve bir hasım anınla mukâvemet ü muhâsamet edemeyüp hergiz yohsulluk yüzün görmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·
… âmetleri tahrîr olunmuşdur kim hadd [ü] hasrı yokdur. Ve zamân-ı sabâvetlerinde
hergiz
sıbyân ile lu‘b [ü] lehve meşgûl olmamışlar. Eyyâm-ı sa‘âdetleri gece kâ’im ve …
Ve ba‘zı Menâkıb-ı Evliyâ'da ve Tabakât-ı şa‘râvî'de menâkıblarından niçe yüz keşf [ü] kerâmetleri tahrîr olunmuşdur kim hadd [ü] hasrı yokdur. Ve zamân-ı sabâvetlerinde hergiz sıbyân ile lu‘b [ü] lehve meşgûl olmamışlar. Eyyâm-ı sa‘âdetleri gece kâ’im ve gündüz sâ’im olup niçe bin meşâyihi sâhib-i seccâde edüp niçe bin âdemi irşâd etmişlerdir. Ve hâlâ mutasarrıfînden olduklarına delîlimiz oldur kim bir târikü's-salât ve şâribü'l-hamr ehl-i havâ azîzin ebyâtından birkaç ebyât istimâ‘ etse derhâl tâ’ib ü tâhir olup ehl-i sülûk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301b ·
metinde göster ·
… kîze-ahteri var idi ki henüz bir dürr-i nâ-süfte ve bir gonce-i nâ-şüküfte idi.
Hergiz
babasından gayrı bir er yüzü ve bir erkek sözü istimâ‘ etmemiş idi. Hikmet-i Hu …
Meğer bu münkir âlimin savma‘asında bir afîfe sâhib-cemâl bir Adeviyye sâhib-kemâl ve bir perhîzkâr sâhib-hâl bâkire bir duhter-i pâkîze-ahteri var idi ki henüz bir dürr-i nâ-süfte ve bir gonce-i nâ-şüküfte idi. Hergiz babasından gayrı bir er yüzü ve bir erkek sözü istimâ‘ etmemiş idi. Hikmet-i Hudâ bir gün pederi vâlidesiyle kapularından taşra gûristâna çıkup teferrüc ederken savma‘alarının bâbı önündeki dıraht-ı müntehâyı mezkûr âlimin kızı görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·