İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kânı

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
199
isabet
193 cümle/beyitte
73,7
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
14 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi19780,5
DLT’deki Türkçe parçalar2689,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 199

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kânı” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
DLT II, 128 Kânı aḳıp yoşuldı / Kâpı ḳamuġ teşildi / Ölüg bile ḳoşuldı / Tuġmış küni uş batar
DLT II, 188 Köŋli köyüp kânı ḳurıp aġzı açıp ḳatġurar / Sızġurġalır üdig-ler essiz yüzi burḳurar
EÇS I 3a 157. Esnâf-ı bî-dükkân mu‘allimân-ı tûtiyâciyân ve kân-ı dârü'ş-şifâ-yı dükkân-ı ma‘cûnciyân.
EÇS I 9b … remezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
EÇS I 10a … üleymân kalup yetmiş sene harâb [ü] yebâb kalup yılan ve çıyan ve bûm ve masasa kânı oldu. Ba‘dehu,
EÇS I 19a Ma‘âdin-i sâlis aşer: Kân-ı insân Belde-i Tayyibe ya‘nî kal‘a-i Kostantıniyye'dir kim bunda olan âdem deryâ …
EÇS I 19a … dan omuz omuzu sökmez böyle bir gulgule-i Rûm'dur {anıniçün İslâmbol'a ma‘den-i kân-ı insân derler}. Eğer cemî‘i âsâr-ı binâları ve imâretlerin birer birer takrîr ü …
EÇS I 22a … ullâhı cümle şehîd edüp hâk-i mezelletde rimâl-i türâb üzre bırakdılar. Hâlâ ol kân-ı şühedâya şehîdkapusu derler.
EÇS I 36b … ûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir.
EÇS I 88a … lunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
EÇS I 93a Andan bîmâristân-ı Süleymân Hân. Bu dârü'ş-şifâ eyle bir kân-ı devâ-yı hevâdârdır kim bi-emrillâh üç günde hasta şifâ bulur. Ve gâyetü'l-gâye …
EÇS I 96a Ser-hâzin Ağa-yı âlîşân / Mustafâ nâm o kân-ı sıdk u safâ / Râh-ı Hakka kılup hazîne fedâ / Kıldı bu çeşme-i latîfi binâ / De …
EÇS I 113a … merkûm hâfız-ı Kelâm-ı kadîm ve hamele-i Furkân-ı azîm, meclis-i hirmen-i va‘zı kân-ı cevâhir ve her mesâ’ili müşkil-küşâlığa kâdir bir deryâ-yı amîk ve bir ummân-ı …
EÇS I 123a … bir hammâmı ve bir hânı ve elli mikdârı dükkânı ve iskele başında bir ârâmgâh-ı kân-ı irfân mesîregâh soffası var.
EÇS I 134a Bir âfitâb kadr kerem kânı serveri / Saldı zemîne gûrına çarh-ı sitemgeri / Târîhini Halîlî dedi lütf-ı Ha …
EÇS I 151b … ostantıniyye ya‘nî islâmıbol gibi bir ma‘mûr [u] âbâdân ve bir sevâd-ı mu‘azzam kân-ı şâdumân evsâfın müverrihler yazmışlar mı ve seyyâhlar görmüşler mi?" deyicek hu …
EÇS I 214a Kân-ı fâsikân, misket şarâbı: Dükkân 70, nefer 400
EÇS I 214a Kân-ı zürefâ, fışfış şarâbı: Dükkân 60, nefer 155
EÇS II 223b … ğer Bağdâd-ı behişt-âbâd ola. Ve bu şehrin cânib-i cenûbunda cebel-i Ruhbân[da] kân-ı ma‘den-i âb-ı hayvân vâkı‘ olmağıla ol cebel-i âlîden bin altmış aded ism [u] r …
EÇS II 228b Cümle yetmiş beş kahve-i mecma‘u'l-irfân-ı kân-ı zurefâsı var kim her biri biner âdem alır. Cümle mutrıbân ve hânendegân ve rakk …
EÇS II 228b … kahhâvîlerdir. Cümleden Ulu Câmi‘ dibinde Emîr kahvesi münakkaş ve müzeyyen ve kân-ı a‘yân ve mahbûb-ı cihân rakkâsları var kim her biri bî-bedel mümtaz [u] müstesn …
EÇS II 238a Ziyâret-i bahr-i vefâ ve kân-ı şifâ, rükn-i muhterem, kutb-ı muhteşem, zâhid-i zamâne, âbid-i yegane eş-Şeyh H …
EÇS II 251a … mlûdur. Mevleviyyet pâyesiyle Apay Saçaklı ders-i âmmı vardır. Mecma‘u'l-irfân, kân-ı zurefâ ve şu‘arâ bir medrese-i zîbâdır kim sultân-ı mûmâileyhin âsârından ve ne …
EÇS II 286a … batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibind …
EÇS II 303b … î ve eş-Şeyh Selâmî Reyî ve mekâbir-i Sürhâb'da Ümeyye b. Ömer b. Ümeyye, andan kân-ı ma‘ânî, müftî-i esrâr-ı ilâhî eş-Şeyh Hazret-i Seyyid Cân Memi hazretleri, te’l …
EÇS II 313a … Ve kahvehâneleriyle dükkân-ı Selmânî'leri gâyet müzeyyen ve mecma‘u'l-irfân ve kân-ı zurefâ ü a‘yândır. Ve hevâsı gâyet i‘tidâl üzre sevâhildir, zîrâ iklîm-i hâmisi …
EÇS II 348a–348b … erine beyâz kireç sıvayup incü-misâl berk urur bir şehr-i müzeyyendir. Zemistân kânı olmağıla cümle hânelerinin bacaları beyâz minâre gibi serâmed ve külahlı ocağ-ı …
EÇS II 360b–361b … lisân ve bedî‘u'l-beyân ve rumûz-ı künûz, miftâh-ı ma‘ânî ve bir bahr-i ma‘ârif kânı kimesne idi. Ana binâ’en Alî Paşa'ya nâme-i muhabbeti kendiler yazdı. Netîce-i …
EÇS III 14b … îr-i kerâmet, menba‘-ı uyûn-ı müşâhede, mecma‘-ı fünûn-ı mücâhede, bahr-i vefâ, kân-ı şifâ, münferid-i asfiyâ, müctehid-i evliyâ eş-Şeyh Hazret-i Monla Hudâvendigâr …
EÇS III 17a … rahmeten li'l-âlemîn / Hem salâbetle emîrü'l-mü’minîn / İbn-i Hattâb-ı Ömer ol kân-ı cûd / Hazret-i serverle kılmışdı sücûd / Hazret ağzından mübârek yârını / Ol nü …
EÇS III 17a … a‘îl / Hâcer anayile babası Halîl / Lik bu mu‘ciz-i Resûl-i Kibriyâ / O şefâ‘at kân[ı] tâc-ı asfiyâ / Münkirîne oldu ma‘lûm bi't-temâm / Bildiler ol hazret[i] hep hâs …
EÇS III 27a Evsâf-ı dâr-ı Kur’ân ve kân-ı irfân Hımıs
EÇS III 53a … . Senevî yedi bin guruş hâsıl eder. Türkmân eşirrâsı {mekânı} ve Urbân aşkıyâsı kânı bir vâsi‘ fezâda ma‘mûr, cümle hâk-i pâk ile mestûr bin altmış hâne, kadısı yüz …
EÇS III 66b … â bir âsitâne-i ra‘nâdır ve şehrin taraf-ı (---) nında mesîregâh-ı Efzâ nâm bir kân-ı erbâb-ı ma‘ârif-i âşıkân [u] sâdıkândır kim şehrin ekseriyâ a‘yân [u] eşrâf [u] …
EÇS III 91b–92a … ‘de medrese ve müderrisîni ve talebe-i musannıfîni vardır. Zîrâ hevây [u] heves kânı değildir, ilm [u] hilm kânıdır, zîrâ reşîd u necîb sıbyânı ve üç yüz aded hâfız …
EÇS III 110a … ârsûsu ma‘mûrdur. Ve bezzâsitânı dahi mergûbdur. Kahvehâneleri mecma‘u'l-irfân, kân-ı zarîfân-ı dervîşândır.
EÇS III 111b Ve bu şehir askerî kânı olmağıla sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir …
EÇS III 120a Şiddet-i şitâ kânı olmağıla kürkçüleri çokdur. Ve attârları müzeyyendir. Ve'l-hâsıl cemî‘i ehl-i s …
EÇS III 135b Ve mesîregâh-ı Bınârbaşı: Mecma‘u'l-irfân bir kân-ı zarîfândır. Ve teferrücgâh-ı
EÇS III 151b … ltân Mehemmed itmâm etdi. Şehr-i Edirne'nin tâ ayne'l-fi‘ilinde mecma‘u'l-irfân kân-ı a‘yân mahallinde binâ olunmuş bir câmi‘-i azîmdir. Üç kapusu var, iki yan kapu …
EÇS III 153a … ekâlim-i seb‘ada ne kadar fünûn-ı şettâya mâlik üstâd-ı kâmiller var ise kerem kânı Murâd Hân'ın keremin görmeğe gelüp her biri bu câmi‘de birer ibret-nümâ âsâr ko …
EÇS III 156b … â Paşa câmi‘i: Bir kubbe-i azîmli ve minâre-i mevzûnlu cemâ‘at-ı kesîreye mâlik kân-ı ulemâ ve mesken-i sulehâ bir câmi‘-i ma‘mûr u müzeyyendir.
EÇS III 160b … evvelde İdrivne kral-ı dâllinin şikârgâhı bir hıyâbân-ı kûyâğistân bir koru-yı kân-ı gülistân idi. Ba‘de'l-feth Şehîd Murâd Hân halkdan münzevî olup tâ‘at [u] ibâde …
EÇS III 164b Hâsılı mecma‘-ı ulemâ ve menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i şu‘arâ ü sulehâ kânı ulûm-ı garîbeye ü fünûn-ı kesîreye mâlik ders-i Aristo çelebileri var. Müşerref …
EÇS III 165a Der-vasf-ı tetimme-i hayrât-ı Bâyezîd Hân ya‘nî kân-ı şîfâ timaristân
EÇS III 165b … ı cavk cavk u remma remma bîmârhâneye gelüp dîvânelerini seyrâna gelüp ol mahâl kân-ı şifâ olur.
EÇS III 166b … ondan Budin-i sedd-i İslâm'dır, andan Bosnasarâyı'dır, andan kal‘a-i Selânik ve kân-ı benî Âdem [ü] melâ’ikdir, ammâ bu Edirne İslâmbol'dan gayri diyârlara göre terc …
EÇS III 172a … rı: Kâğıdhâne çayırından latîf nebâtât [u] giyâhâtlı yonca ve tirfil ve bir sim kânı bir sahâr-yı çemenzâr [u] lâle‘ızârdır kim Âl-i Osmân anbârına bu sahrâ-yı pür- …
EÇS IV 189b 211. Menzil-i Kamçıyân ve evsâf-ı kal‘a-i Yeni Ruhbe ve menzil-i Tahtgâh-ı kân-ı mülûkân imâretiyle beyân olunur.
EÇS IV 194a Der-sitâyiş-i dârü'l-kurrâ-yı Hazret-i Kur’ân: Cümle (---) aded kân-ı şeyhü'l-kurrâ, dâr-ı Furkân'dır. Evvelâ,