… e tamuġ otı içre daġ baslur anıŋ birle alınları hem yanları hem arḳaları ol kim
kömdüŋüz
özleriŋizke tatıŋlar anıŋ yanutın kim kömdüŋüz
35 ol kün kim ıstılur anıŋ üze tamuġ otı içre daġ baslur anıŋ birle alınları hem yanları hem arḳaları ol kim kömdüŋüz özleriŋizke tatıŋlar anıŋ yanutın kim kömdüŋüz
… hem yanları hem arḳaları ol kim kömdüŋüz özleriŋizke tatıŋlar anıŋ yanutın kim
kömdüŋüz
35 ol kün kim ıstılur anıŋ üze tamuġ otı içre daġ baslur anıŋ birle alınları hem yanları hem arḳaları ol kim kömdüŋüz özleriŋizke tatıŋlar anıŋ yanutın kim kömdüŋüz
… a'nın İslâmbol'a cereyân etdüği esnâ-yı kelâmda yâd olup Demirkapu'dan saman ve
kömür
döküp Duna Değirmenleri'nden ve Bunarhisârdan ve Çekmece göllerinden saman ve k …
Ve Yıldırım Hân Nigebolı'yı ve Feth-i İslâm'ı feth edüp nehr-i Tuna'nın İslâmbol'a cereyân etdüği esnâ-yı kelâmda yâd olup Demirkapu'dan saman ve kömür döküp Duna Değirmenleri'nden ve Bunarhisârdan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkduğu Tuhfe nâm tevârîhde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… r döküp Duna Değirmenleri'nden ve Bunarhisârdan ve Çekmece göllerinden saman ve
kömür
çıkduğu Tuhfe nâm tevârîhde mastûrdur.
Ve Yıldırım Hân Nigebolı'yı ve Feth-i İslâm'ı feth edüp nehr-i Tuna'nın İslâmbol'a cereyân etdüği esnâ-yı kelâmda yâd olup Demirkapu'dan saman ve kömür döküp Duna Değirmenleri'nden ve Bunarhisârdan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkduğu Tuhfe nâm tevârîhde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
… l-i mihnet, kömürcüyân: Dükkân 400, neferât 800, bu tâ’ife dörd esnâfdır. Dağda
kömür
yakıcı bî-hisâb kavm-i rû-siyâhdır ammâ akçeleri akdır. Ve kömür gemicileri bun …
Ehl-i mihnet, kömürcüyân: Dükkân 400, neferât 800, bu tâ’ife dörd esnâfdır. Dağda kömür yakıcı bî-hisâb kavm-i rû-siyâhdır ammâ akçeleri akdır. Ve kömür gemicileri bunlar dahi davk-ı la‘net-i dünyâda ve âhiretde siyeh-rû Rûm kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
… snâfdır. Dağda kömür yakıcı bî-hisâb kavm-i rû-siyâhdır ammâ akçeleri akdır. Ve
kömür
gemicileri bunlar dahi davk-ı la‘net-i dünyâda ve âhiretde siyeh-rû Rûm keferel …
Ehl-i mihnet, kömürcüyân: Dükkân 400, neferât 800, bu tâ’ife dörd esnâfdır. Dağda kömür yakıcı bî-hisâb kavm-i rû-siyâhdır ammâ akçeleri akdır. Ve kömür gemicileri bunlar dahi davk-ı la‘net-i dünyâda ve âhiretde siyeh-rû Rûm kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
mahzencileridir, müslim ve Ermenî'lerdir. Ve bir fırkası dahi kömür gezdiriciyâ …
Bir sınıfı kömür mahzencileridir, müslim ve Ermenî'lerdir. Ve bir fırkası dahi kömür gezdiriciyândır kim bunlar Midilli beygirleri ve inekden doğmuş Kıbrıs cezîresi katırlarıyla çuval çuval kömürleri atlarına tahmîl edüp cümlesi siyâh çerde palâs palâs esbâbları kömü[r] tartarak ve satarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
Bir sınıfı kömür mahzencileridir, müslim ve Ermenî'lerdir. Ve bir fırkası dahi
kömür
gezdiriciyândır kim bunlar Midilli beygirleri ve inekden doğmuş Kıbrıs cezîresi …
Bir sınıfı kömür mahzencileridir, müslim ve Ermenî'lerdir. Ve bir fırkası dahi kömür gezdiriciyândır kim bunlar Midilli beygirleri ve inekden doğmuş Kıbrıs cezîresi katırlarıyla çuval çuval kömürleri atlarına tahmîl edüp cümlesi siyâh çerde palâs palâs esbâbları kömü[r] tartarak ve satarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
Bir sınıfı kömür mahzencileridir, müslim ve Ermenî'lerdir. Ve bir fırkası dahi kömür gezdiriciyândır kim bunlar Midilli beygirleri ve inekden doğmuş Kıbrıs cezîresi katırlarıyla çuval çuval kömürleri atlarına tahmîl edüp cümlesi siyâh çerde palâs palâs esbâbları kömü[r] tartarak ve satarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) …
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Hacı Bektâş-ı Velî tuzundan lezîz tuzdur kim meşhûr-ı âfâkdır. Cemî‘î Kürdistân ve Türkmenistân'dan Bingöl yaylasına çıkan benî Âdemler cümle milhü ücâc-ı sâhib-ihtiyâc bu Kemâh tuzun alırlar, meşhûr-ı âfâk tuzdur. Ve bu şehrin bir memdûhu dahi bunda olan rakîk ve kavî çadır bezi bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Rûmeli'nde Dırama bezinden a‘lâ ve nusîf pembe bezi olur. Hattâ elsine-i nâsda "Kemâh'ın bezi, Erzincân'ın kozu ve Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsab olur. Ve buna karîb mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b ·
metinde göster ·
… e Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i
Kömür
içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘ …
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Hacı Bektâş-ı Velî tuzundan lezîz tuzdur kim meşhûr-ı âfâkdır. Cemî‘î Kürdistân ve Türkmenistân'dan Bingöl yaylasına çıkan benî Âdemler cümle milhü ücâc-ı sâhib-ihtiyâc bu Kemâh tuzun alırlar, meşhûr-ı âfâk tuzdur. Ve bu şehrin bir memdûhu dahi bunda olan rakîk ve kavî çadır bezi bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Rûmeli'nde Dırama bezinden a‘lâ ve nusîf pembe bezi olur. Hattâ elsine-i nâsda "Kemâh'ın bezi, Erzincân'ın kozu ve Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsab olur. Ve buna karîb mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b ·
metinde göster ·
… esel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i
Kömür
, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân M …
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Hacı Bektâş-ı Velî tuzundan lezîz tuzdur kim meşhûr-ı âfâkdır. Cemî‘î Kürdistân ve Türkmenistân'dan Bingöl yaylasına çıkan benî Âdemler cümle milhü ücâc-ı sâhib-ihtiyâc bu Kemâh tuzun alırlar, meşhûr-ı âfâk tuzdur. Ve bu şehrin bir memdûhu dahi bunda olan rakîk ve kavî çadır bezi bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Rûmeli'nde Dırama bezinden a‘lâ ve nusîf pembe bezi olur. Hattâ elsine-i nâsda "Kemâh'ın bezi, Erzincân'ın kozu ve Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsab olur. Ve buna karîb mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b ·
metinde göster ·
Hânı geçidinden cereyân eder. Malatıyye'den Harput'a ve Eğin'e ve Palu'ya ve Di …
Bu şehrin arz-ı beledî (---) ve tûl-ı nehârî (---) iklîm-i râbi‘den olmağıla hevâsı mu‘tedildir. Lâkin şâhrâh üzre vâki‘ olmamağıla kârbân yolu değildir. Bir hılâf-ı sengistân içre vâkı‘ olup nehr-i Furât bu şehrin cânib-i şarkîsinde Erzurûm dağlarında Dumlu Sultân cebelinden gelüp bu şehri reyy edüp bu kal‘a kayasın dolaşup cânib-i garba cereyân ederek İzoli Ekrâdı içinden ubûr ederek Bingöl'den nehr-i Murâd dahi bu nehr-i Furât'a (---)(---) mahallinde mahlût olup nehr-i Furat Malatıyye kurbunda Kömür Hânı geçidinden cereyân eder. Malatıyye'den Harput'a ve Eğin'e ve Palu'ya ve Diyârbekir'e giden, bu nehr-i Furât'ı gemiyle geçmeyince ubûr edemez. Bu şehri üç gün seyr [ü] temâşâ edüp niçe erbâb-ı ma‘ârifleriyle ihtilât-ı hüsn-i ülfet edüp paşanın mâ’il-i mâlı olan Kuruçay voyvodasının muhâsebesin görüp bevâkî mâldan yedi yüz guruş alup bu hakîre ücret-i kadem yüz guruş verüp Tuzlaemîni Emîr-i ahûr Hasan Ağa'dan bekâyâ mâl içün yüz elli guruş alup andan refîkler ile cânib-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 340b ·
metinde göster ·
… âk-ı müzeyyenli şîrîn kasabadır. Ve Malâtiyye hâkimi subaşılığıdır. Ve bu şehir
Kömür
dağı dâmeninde vâki‘ olmağıla âb-ı revânları firâvândır. Cemî‘i ravzaların ve m …
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) binâsıdır. Cümle bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli âb [u] hevâsı latîf câmi‘li ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı müzeyyenli şîrîn kasabadır. Ve Malâtiyye hâkimi subaşılığıdır. Ve bu şehir Kömür dağı dâmeninde vâki‘ olmağıla âb-ı revânları firâvândır. Cemî‘i ravzaların ve müşebbek büstânların Kömür dağı suları reyy edüp cânib-i şarka cereyan ederek nehr-i Furât'a mahlût olur. Ammâ bu şehr Furât'dan ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a ·
metinde göster ·
dağı suları reyy edüp cânib-i şarka cereyan ederek nehr-i Furât'a mahlût olur. …
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) binâsıdır. Cümle bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli âb [u] hevâsı latîf câmi‘li ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı müzeyyenli şîrîn kasabadır. Ve Malâtiyye hâkimi subaşılığıdır. Ve bu şehir Kömür dağı dâmeninde vâki‘ olmağıla âb-ı revânları firâvândır. Cemî‘i ravzaların ve müşebbek büstânların Kömür dağı suları reyy edüp cânib-i şarka cereyan ederek nehr-i Furât'a mahlût olur. Ammâ bu şehr Furât'dan ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a ·
metinde göster ·
Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---) ibtidâ bânîsi (---) Bu dahi
Kömür
dağı zeylinde (---) aded hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve hâne-i tarz-ı kadîmlerdi …
Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---) ibtidâ bânîsi (---) Bu dahi Kömür dağı zeylinde (---) aded hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve hâne-i tarz-ı kadîmlerdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi tâ’ife-i Türkmândır. Hâkimleri Malâtiyye paşasının subaşısıdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Halkı şerî‘at-ı mutahhareye gâyet mutî‘lerdir. Serdârı ve kethüdâyeri hâkimleri vardır. Bu şehrin hâ’ilindeki Kömür dağının verâsı Malâtiyye aspuzusı bâğ-ı İremidir. Bu şehr dahi nehr-i Furât'dan ba‘îddir. Müte‘addid câmi‘leri ve hânları ve hammâmı ve esvâk-ı sultânîsi var bir ma‘mûr kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a ·
metinde göster ·
… yet mutî‘lerdir. Serdârı ve kethüdâyeri hâkimleri vardır. Bu şehrin hâ’ilindeki
Kömür
dağının verâsı Malâtiyye aspuzusı bâğ-ı İremidir. Bu şehr dahi nehr-i Furât'dan …
Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---) ibtidâ bânîsi (---) Bu dahi Kömür dağı zeylinde (---) aded hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve hâne-i tarz-ı kadîmlerdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi tâ’ife-i Türkmândır. Hâkimleri Malâtiyye paşasının subaşısıdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Halkı şerî‘at-ı mutahhareye gâyet mutî‘lerdir. Serdârı ve kethüdâyeri hâkimleri vardır. Bu şehrin hâ’ilindeki Kömür dağının verâsı Malâtiyye aspuzusı bâğ-ı İremidir. Bu şehr dahi nehr-i Furât'dan ba‘îddir. Müte‘addid câmi‘leri ve hânları ve hammâmı ve esvâk-ı sultânîsi var bir ma‘mûr kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a ·
metinde göster ·
… lar bu Hısn-ı Mansûr'a vakt-ı zuhra dek varup gelirler. Zîra mâbeynehümâlarında
Kömür
dağı vardır. Cânib-i cenûbe Ayntâb iki menzildir. Mar‘aş bir gergi menzildir. V …
şehr-i şîrîndir. Bu şehr halkı Malâtiyye'ye ve anlar bu Hısn-ı Mansûr'a vakt-ı zuhra dek varup gelirler. Zîra mâbeynehümâlarında Kömür dağı vardır. Cânib-i cenûbe Ayntâb iki menzildir. Mar‘aş bir gergi menzildir. Ve Devlet-i Âl-i Osmân'da on aded Hasen isimli kıla‘ vardır. Evvelâ Erzurûm'da Hasan kal‘ası, Mahmûdiye'de Hüsnî kal‘ası ve Şehrezûl'de Hasan Mazlûm kal‘ası, Diyârbekir'de Hasan Keyf ve Malâtiyye'de Hasen-Badrîk, Ma‘ân dağında Hasenâbad, Tarabulus Şâm'da Hüsün kal‘ası ve bu Hısn-ı Mansûr meşhûrları bunlardır (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b ·
metinde göster ·
… geldiği muhakkakdır kim Çelebi Sultân Mehemmed, Tuna Demirkapusu'ndan saman ve
kömür
döküp bu Yenehisâr'dan ve Devne değirmenlerinden kömür akmışdır. Anıniçün bu ka …
Kostantin tekrûru binâsıdır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes şeddadî bir küçük kal‘adır. İçinde âbâdânı yokdur. Sene 769 târîhinde Sultân Murâd-ı Evvel, ya‘nî Gâzî Hudâvendigâr Rûm keferesi elinden cebren ve kahren feth edüp ol zamândan berü kal‘ası harâb-âbâddır. Kal‘asının kayalarından bir âb-ı hayât kaynak suyu çıkar kim gûyâ şarâb-ı kevserdir. Tuna'dan geldiği muhakkakdır kim Çelebi Sultân Mehemmed, Tuna Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Yenehisâr'dan ve Devne değirmenlerinden kömür akmışdır. Anıniçün bu kasabaya Bunarhisâr dahi derler. Câmi‘i ve bir küçük hammâmı ve mesâcidleri ve mükellef müte‘addid hânları ve birkaç dükkânları ve bâğları ve bâğçeleri vardır. Kırkkilise sancağı hükmünde (---)(---) niyâbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 27b ·
metinde göster ·
… emirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Yenehisâr'dan ve Devne değirmenlerinden
kömür
akmışdır. Anıniçün bu kasabaya Bunarhisâr dahi derler. Câmi‘i ve bir küçük hamm …
Kostantin tekrûru binâsıdır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes şeddadî bir küçük kal‘adır. İçinde âbâdânı yokdur. Sene 769 târîhinde Sultân Murâd-ı Evvel, ya‘nî Gâzî Hudâvendigâr Rûm keferesi elinden cebren ve kahren feth edüp ol zamândan berü kal‘ası harâb-âbâddır. Kal‘asının kayalarından bir âb-ı hayât kaynak suyu çıkar kim gûyâ şarâb-ı kevserdir. Tuna'dan geldiği muhakkakdır kim Çelebi Sultân Mehemmed, Tuna Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Yenehisâr'dan ve Devne değirmenlerinden kömür akmışdır. Anıniçün bu kasabaya Bunarhisâr dahi derler. Câmi‘i ve bir küçük hammâmı ve mesâcidleri ve mükellef müte‘addid hânları ve birkaç dükkânları ve bâğları ve bâğçeleri vardır. Kırkkilise sancağı hükmünde (---)(---) niyâbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 27b ·
metinde göster ·
… ü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve
kömür
döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman v …
Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp âsiyâblardır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir değirmen birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne değirmenleri vardır. Sayf [u] şitâda âb-ı hayât suyu cârîdir. Hattâ Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân Ruscuk mukâbelesinde Yergöğü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fezâsında Melek Paşa efendimizle meks edüp ale's-sabâh huzûr-ı paşada edâ-yı salât-ı fecri tamâm edüp hakîr Yâsin-i şerîfi tilâvet etdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… öküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve
kömür
çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fe …
Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp âsiyâblardır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir değirmen birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne değirmenleri vardır. Sayf [u] şitâda âb-ı hayât suyu cârîdir. Hattâ Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân Ruscuk mukâbelesinde Yergöğü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fezâsında Melek Paşa efendimizle meks edüp ale's-sabâh huzûr-ı paşada edâ-yı salât-ı fecri tamâm edüp hakîr Yâsin-i şerîfi tilâvet etdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… eri doldurup üzerlerine elenmiş kül korlar dahi üstüne ve yanlarına dağlar gibi
kömür
yakarlar. Yedi sâ‘atdan sonra âteşleri 18b teskîn edüp ekmekleri handaklardan …
"Bu kadar bin kile dakîk-i hâlisi getirüp niçe bin teknelere hamîr edüp bu ekmeklerin kadlarınca kazılmış kal‘a handakları gibi çukurlar içre nerm âteşler yakup ol handaklara cemî‘i hamîrleri doldurup üzerlerine elenmiş kül korlar dahi üstüne ve yanlarına dağlar gibi kömür yakarlar. Yedi sâ‘atdan sonra âteşleri 18b teskîn edüp ekmekleri handaklardan bu kadar âdem çıkarup ba‘zı yanan yerlerin bıçaklarla kazıyup ba‘dehu kırkar çift su sığırı arabalarına yükledüp bu ziyâfete getirdiler" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a–18b ·
metinde göster ·
… lik etmek içün re‘âyâ vü berâyâya bu kadar bin çuval saman ve talaş ve halaş ve
kömür
gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin …
Hattâ Tuna'nın taşışına bu gârlardan "Tuna suları gibi bulanık sular Bınarhisâr'da ve Yenehisâr'[da] akar" deyü Çelebi Sultân Mehemmed'e bu Demirkapu ahvâllerin umûr-dîde ve kâr-âzmûde pîr-i fânîler bu gûne hikâyât u rivâyât u dirâyât etdiklerinde hemân Sultân Mehemmed-i âkıl âkılâne hareket edüp müşkil-küşâlik etmek içün re‘âyâ vü berâyâya bu kadar bin çuval saman ve talaş ve halaş ve kömür gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp üç gün iki gecede Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden kömür ve saman cereyân etmeğe başlayup Mehemmed Hân-ı Evvel'e haberler gelüp andan ma‘lûm-ı sa‘âdetleri olur kim Çekmeceler ve Bınarhisâr ve Duna suları nehr-i Tuna'dandır deyü evkâfnâmelerinde musarrahdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… öküp üç gün iki gecede Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden
kömür
ve saman cereyân etmeğe başlayup Mehemmed Hân-ı Evvel'e haberler gelüp andan ma …
Hattâ Tuna'nın taşışına bu gârlardan "Tuna suları gibi bulanık sular Bınarhisâr'da ve Yenehisâr'[da] akar" deyü Çelebi Sultân Mehemmed'e bu Demirkapu ahvâllerin umûr-dîde ve kâr-âzmûde pîr-i fânîler bu gûne hikâyât u rivâyât u dirâyât etdiklerinde hemân Sultân Mehemmed-i âkıl âkılâne hareket edüp müşkil-küşâlik etmek içün re‘âyâ vü berâyâya bu kadar bin çuval saman ve talaş ve halaş ve kömür gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp üç gün iki gecede Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden kömür ve saman cereyân etmeğe başlayup Mehemmed Hân-ı Evvel'e haberler gelüp andan ma‘lûm-ı sa‘âdetleri olur kim Çekmeceler ve Bınarhisâr ve Duna suları nehr-i Tuna'dandır deyü evkâfnâmelerinde musarrahdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… dan külbe-i ahzânlar gibi sazdan dükkâncıklar vardır. Fukarâ kefereler demir ve
kömür
gibi hurdevât fürûht ederler.
Ve bu iki kat dîvâr mâbeyni hayli enli vâsi‘ meydânlı yoldur. Yaprakdan ve çalı ve çırpı ve çalaşdan külbe-i ahzânlar gibi sazdan dükkâncıklar vardır. Fukarâ kefereler demir ve kömür gibi hurdevât fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… demler götürüp getirüp balıklar sayd ederler. Ve kayıklar ile dağlardan odun ve
kömür
taşıyup kâr ederler.
Bir kenîseleri ve iki yüz hâneleri ve câ-be-câ bâğları vardır. Ve bu gölde cümle yüz pâre kayıklar vardır. Gölün kenârındaki kurâlardan şehrin bâzârlarına âdemler götürüp getirüp balıklar sayd ederler. Ve kayıklar ile dağlardan odun ve kömür taşıyup kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b ·
metinde göster ·
cümle bundan gider. Osmân Baba'dan bu mahalle gelince (---) sâ‘at kâmil aceb ya …
Karye-i Kütüklü: Edirne şehrine kütük ve kömür cümle bundan gider. Osmân Baba'dan bu mahalle gelince (---) sâ‘at kâmil aceb yağmurlar ve çamurlar çekerek andan yine cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
… deryâ içre kaynayup çıkar. Selef pâdişâhları sahrâda gâyib olan sulara saman ve
kömür
döküp bu liman kaynaklarından hurûc edüp çıkdığı muhakkakdır.
Ve iki yüzden mütecâviz çeşmeleri var. Cümle suyu nehr-i Düden'den gelür. Nehr-i Düden bu şehrin yıldız ile şark mâbeyninde Donanma ta‘bîr etdikleri yollardan gelüp tâ Düden dağlarından tulû‘ edüp bu şehre gelince birkaç kol olmuşdur. Bir kolun selef pâdişâhları yalçın kayaları ve sa‘b yolları kesüp Adalya kal‘asına getirmişler. Bir kaç kolu dahi Manavgat nâhiyesine giderken taş binâ cisirler ile ubûr olunup ol mahalde deryâya mahlût olur. Ve bir kolu dahi Adalya kurbunda kayalar mâbeyninde gâyib olup Adalya kal‘asının limanı kenârlarında leb-i deryâda azîm kaynaklar vardır. Ve ba‘zı kaynakları iskele başında deryâ içre kaynayup çıkar. Selef pâdişâhları sahrâda gâyib olan sulara saman ve kömür döküp bu liman kaynaklarından hurûc edüp çıkdığı muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a ·
metinde göster ·
… uhayre-i Yûsuf'a munsab olduğun istimâ‘ edüp Elvâh'da gâyib olan nehre saman ve
kömür
döküp Q 348bP 342b altı sâ‘atde saman ve kömür bahr-i Yûsuf'a gelüp mahlût …
Ve Elvâhât vilâyetinin cemî‘i uyûnları tahte'l-arzdan bu buhayreye gelüp mahlût olur derler. Hattâ Sultân Muhammed-i Ekrâd bu Elvâhât uyûnları buhayre-i Yûsuf'a munsab olduğun istimâ‘ edüp Elvâh'da gâyib olan nehre saman ve kömür döküp Q 348bP 342b altı sâ‘atde saman ve kömür bahr-i Yûsuf'a gelüp mahlût olduğu Usûlü'l-bihâr nâmında bir tevârîhde merkûmdur. Böyle âb-ı zülâller mahlût olurken bahr-i Yûsuf zakkûm-vâr acıdır. Ammâ mâhîleri gâyetü'l-gâye lezîzdir ve aslâ balık râyihası yok bir mukavvî semekelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… a gâyib olan nehre saman ve kömür döküp Q 348bP 342b altı sâ‘atde saman ve
kömür
bahr-i Yûsuf'a gelüp mahlût olduğu Usûlü'l-bihâr nâmında bir tevârîhde merkûmdu …
Ve Elvâhât vilâyetinin cemî‘i uyûnları tahte'l-arzdan bu buhayreye gelüp mahlût olur derler. Hattâ Sultân Muhammed-i Ekrâd bu Elvâhât uyûnları buhayre-i Yûsuf'a munsab olduğun istimâ‘ edüp Elvâh'da gâyib olan nehre saman ve kömür döküp Q 348bP 342b altı sâ‘atde saman ve kömür bahr-i Yûsuf'a gelüp mahlût olduğu Usûlü'l-bihâr nâmında bir tevârîhde merkûmdur. Böyle âb-ı zülâller mahlût olurken bahr-i Yûsuf zakkûm-vâr acıdır. Ammâ mâhîleri gâyetü'l-gâye lezîzdir ve aslâ balık râyihası yok bir mukavvî semekelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… ân şemşîrinden rehâ bulmuş ahâlî-i Mısır havflarından Hâyin Ahmed Paşa Mısır'da
Kömür
hammâmında bir oğlan ile hammâm faslı ederken ol kıyâfetile uryânen Bâb-ı Züvey …
Ve andan Hâyin Ahmed Paşa: Süleymân Hân'da isyân edüp Gavrî'den bakıyyetü's-süyûf Çerkes-i nâkes-i bîkes haşerâtının iğvâsiyle Âsitâne'de vezîr-i a‘zam olmadım, deyü isyân edüp üzerine Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa deryâ ile gelürken Rodos'dan üç kerre Mısır'a gemilerin salup bi-emrillâh avdet edüp âhir Menteşe diyârından deryâ-misâl asker ile karadan Mısır'a gelürken ahâlî-i Mısır böyle bir vezîr geldiğin istimâ‘ edüp henüz Selîm Hân şemşîrinden rehâ bulmuş ahâlî-i Mısır havflarından Hâyin Ahmed Paşa Mısır'da Kömür hammâmında bir oğlan ile hammâm faslı ederken ol kıyâfetile uryânen Bâb-ı Züveyle'de boğazından salb edüp Âsitâne'ye ve İbrâhîm Paşa'ya arz etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·