66 bütünlükin sizke yılḳılar içinde bėkiştürmek ol içrür-miz sizlerke andın kim
ḳarınları
içinde turur tezekli ḳanlı ara ḳatıġsız süt siŋgen içiglilerke
66 bütünlükin sizke yılḳılar içinde bėkiştürmek ol içrür-miz sizlerke andın kim ḳarınları içinde turur tezekli ḳanlı ara ḳatıġsız süt siŋgen içiglilerke
69 yana yėgil tegme yimişlerdin yana kirġil iḍiŋ yollarıŋa yumşanmış çıḳar
ḳarınlarındın
yėr içgü türlüg türlüg boḍuġları anıŋ içinde em ol kişilerke bütünlükin anıŋ iç …
69 yana yėgil tegme yimişlerdin yana kirġil iḍiŋ yollarıŋa yumşanmış çıḳar ḳarınlarındın yėr içgü türlüg türlüg boḍuġları anıŋ içinde em ol kişilerke bütünlükin anıŋ içinde belgü ol ol boḍunḳa kim saḳnurlar
içinde törütmek törütmekde kiḍin üç ḳaraŋḳuluḳlar içinde ol taŋrı siziŋ iḍiŋiz …
6 törütti sizlerni bir et-özdin yana ḳıldı andın cüftini indürdi sizke yılḳılardın sekiz cüft törütti sizni analarıŋız ḳarınları içinde törütmek törütmekde kiḍin üç ḳaraŋḳuluḳlar içinde ol taŋrı siziŋ iḍiŋiz aŋar turur erk taŋrı yoḳ meger ol ḳayda evrülür sizler
Evvelâ nehr-i Araz'ın cenûbi karşısında dağlar içre Şuşik kal‘ası beği isyân u tuğyân edüp sulha muğâyir Acem'in kal‘a-i Revân'ı nevâhîlerinden niçe yerleri nehb u gâret etdüğü Revân Hânı Kelb Alî Hân oğlu Genc 290a Alî Hân tarafından nâmeler ile elçiler ve azîm hedâyâlar gelüp Şuşik beğinden tazallumnâmeleri kırâ’at olundukda cümle erbâb-ı dîvân ile müşâvere olunup sefere mübâşeret olunup cümle eyâlet-i Erzurûm'un sancaklarında olan mîr-i livâları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı timarları ve her kal‘anın nısf kulları sefere gelmek içün emr-i şerîfler ile sancak sancak kapucubaşılar gidüp asker-i deryâ-misâl günden güne cem‘ olup Gümüşlü Künbet sahrâsında hayme ve hargâhlarıyla meks edüp paşa-yı âlî-vekâr dahi yetmiş bayrak sekbân ve sarıcası ve dörd bin askeriyle Gümüşlü Künbet fezâsına çetr-i mülemma‘ın kurup paşanın cânib-i erba‘asına sâ’ir mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâ-yı livâ meks etdiler. Evvelâ Ketenci Ömer Paşa oğlu Mehemmed ve karındaşı Irakdan ma‘zûl Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Gürcî Deli Dilâver Paşa ve pâye ile Erzurûm Defterdârı Osman Paşa ve İspir [ve] Tortum Paşası Gâzî Seydî Ahmed Paşa, henüz Çaşnigîr Paşalık ile harem-i hâsdan çıkmış bir şecî‘ mîr-i livâdır. Bu mezkûr mîr-i mîrân [ü] ümerâlar ale'l-tertîb kânûn-ı şehriyârî üzre yerlü yerlerince meks edüp cümle yetmiş altı bin asker olup Acem elçisi bu deryâ-misâl askeri görüp Şuşik beğinden şikâyet etdiklerine peşîmân oldular. Zîrâ bu deryâ-misâl asker ile ihtimâldir Revân'ı muhâsara ederler mülâhazası havfine düşdüler. Ba‘dehû mâh-ı mezbûrun gurresinde Alacaatlı Hasan Ağa nâm kapucubaşı bin atlı müsellah asker ile konakcı olup tûğu ve otağı götürdü. Ve Seydî Ahmed Paşa çarkacı ve Bâkî Paşa dündâr ta‘yîn olundu. Ertesi gün paşa-yı kâmkâr menzil-i Gümüşlü Künbet kurâsından cüyûş-ı muvahhidîn ile alâ-rağmi'l-a‘dâ bir alay-ı azîm etmişdir kim cânib-i selâsede olan kızılbaş-ı bed-ma‘âşların çaşıtları hayretde kalup cümle asker gürûh gürûh, fevc ü fevc alaylarıyla 4 sâ‘atde menzil-i Deveboynu nâm mahalde Paşa-yı âlî-kadr otağında meks edüp cümle ümerâ ve mîr-i mîrânlar ziyâfet-i azîminden tenâvül edüp herkes hayme ve hargâhlarına revâne oldular. Bir çemenzâr-ı hamûndur kim nebâtât [u] kiyâhât-ı tırfil yoncasında atlarımız tâze cân buldular. Bu cây-ı ma‘hûd Pasin sahrâsının ibtidâsıdır. Ammâ kış eyyâmında bu Deveboynu nâm mahalde minâre boyu kar olup çığ ve şepe (?) içinde niçe kârbân halkı kalup helâk olmuşlardır. Hatta Tabanıyassı Mehemmed Paşa bu Deveboynu karın aşamayup Revân imdâdına yetişemediğinden Revân kal‘asın kızılbaş yedi ayda Âl-i Osmân elinden almışdır. Böyle bir bî-emân Deveboynu'dur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b–290a ·
metinde göster ·
… tlar binüp kar ve boranlar söküp Rahova yolların ve Kefender kal‘ası yollarının
karın
söküp hânın ve gayrının çiftliklerine uğrayup ba‘zı ta‘âmlar tenâvül edüp yine …
Günden güne şiddet-i şitâ katı olup yollar sedd olmada ve paşa dahi Van'da ma‘zûlen kapudan taşra çık[a]mamada, ammâ bu {hakîr} hân yanında ve tevâbi‘ u levâhıkları yanında aslâ paşa tarafın lisâna getirmem, ammâ her gün atlar binüp kar ve boranlar söküp Rahova yolların ve Kefender kal‘ası yollarının karın söküp hânın ve gayrının çiftliklerine uğrayup ba‘zı ta‘âmlar tenâvül edüp yine şehre gelirdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12a ·
metinde göster ·
… olmağı ferâmûş edüp sekbân ve sarıcaların ve paşalıların atları acı su içmeden
karın
ağrısına uğrayup at sâhiblerinin başlarına cihân dâr-ı cahîm oldu.
Ammâ ertesi ale's-sabâh gördük kim kâfirin meterisleri üzre yetmiş yerde yetmiş aded gûnâ-gûn haçlı peykerler nümâyân olup her biri birer hatman u hotmana alâmetdir kim her hatman kolunda birer ikişer hurde şâhî toplar atılup cemî‘i küffâr bir ağızdan "Yajuj Yajuj" deyü çağırup aslâ tabıl çalmamışlar iken ertesi gün torompete ve dankiyo tulumların ve düdükleri ve nâkûs-ı erganonların çalup kara günlük râyihası cihânı mu‘attar edüp bildik ki {kâfirin} henüz imdâd-ı azîmleri gelüp topların atdıkça zerre kadar Özü kal‘asına zarar isâbet etmediğinden derûn-ı hisârda mahsûr olan guzât-ı muvahhidîn hamd edüp cümle paşalı sekbân [u] sarıca yiğitleri kırkar ve ellişer dirhem tüfengleri bir darbdan mazgal deliklerinden kotardıkça küffâr taşrada kurşumu yeyüp meterislerinden baş gösteremezlerdi, lâkin anların lağım hîlesinden havf edüp kal‘anın içinde dîvâr diplerinde lağım yerleri arayup kal‘a dîvârları üzre davullar koyup davullar üzre daru ve buğday döküp lağım hîlesi gözedirdik. Eğer küffâr kal‘a temelin kazup lağım ederse davullar üzre darılar kâfirin külüngi darbından sıçraşırlar. Hamd-i İlah eyle bir lağım hîlesi duyulmadı, ammâ gün be-gün kâfir kırıldıkça anlara nehr-i Özü ile imdâd ve zahîreleri gelmede, ammâ bize imdâd gelmeyüp zahîremiz tükenmede. Ve küffâr nehr-i Özü'den kal‘a içine giren su yolun bulup kesdi. Bi'z-zarûrî kuyulardan acı suları nûş {ederek} benî Âdem hayâtda olmağı ferâmûş edüp sekbân ve sarıcaların ve paşalıların atları acı su içmeden karın ağrısına uğrayup at sâhiblerinin başlarına cihân dâr-ı cahîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
… a limanı derler, eyi latîf limandır kim niçe gemiler kenârda başın karaya verüp
karın
karına yatılır sekiz rûzgârdan emîn çanak gibi liman-ı pür-emândır.
Ve bir limanı dahi Ayastifano limanının karayel tarafına bir limanı dahi var, Larinçes derler. Büyük kalyonlar girüp lengerlerin on beş kulaç yerde bırağır. Ve bir limanı dahi günbatısı ve karayel tarafında olup Başkarada limanı derler, eyi latîf limandır kim niçe gemiler kenârda başın karaya verüp karın karına yatılır sekiz rûzgârdan emîn çanak gibi liman-ı pür-emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·
… dir kim Anabolı Körfezi'nin nihâyetindedir. Gemiler çet-a-çet küpeşte küpeşteye
karın
karına yatsalar bin pâre gemi alır, ammâ demir üzre mola yatsalar üç yüz pâre g …
Bu aşağı kal‘anın şimâli ve yıldızı ve garbîsi tarafların ihâta etmiş bir liman-ı azîmdir kim Anabolı Körfezi'nin nihâyetindedir. Gemiler çet-a-çet küpeşte küpeşteye karın karına yatsalar bin pâre gemi alır, ammâ demir üzre mola yatsalar üç yüz pâre gemi alur liman-ı cây-i menâsdır. Bu limanın tâ ortasına vâki‘ olan Kastel kal‘ası mâbeyninde yatan gemiler beş kulaç suda yatırlar. Lâkin maşrık ve şimâl ve yıldız tarafı kenârları kumsal sığ yerlerdir. Gûnâ-gûn latîf ü semîn balıkları sayd olunur. Ammâ yılda bir kerre hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Kibriyâ bilir ol kadar kefal balığı gelüp Kastel kal‘ası önünde bir tılsım balık var, anın te’sîriyle kefal balıkları gelüp cümle sayyâd-ı mâhî elinde dâma düşüp Anabolı kavmi balık ganîmeti ederler, aceb hikmet-i Hudâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
giŋ gögüsde oynadayım senüŋ-içün ḳara polat öz ḳılıcum ṣaḳlar-idüm bu gün içün …
cıdamı ṣaḳlar-idüm bu gün içün güni geldi ḳaba ḳarın giŋ gögüsde oynadayım senüŋ-içün ḳara polat öz ḳılıcum ṣaḳlar-idüm bu gün içün güni geldi sası dinlü kāfir başın kesdüreyim senüŋ-içün egni bek demür