… e Amasiyye sancağı hâkinde {celâlî ve cemâlîden emîn olmak içün şekl-i murabba‘
kerpiç
binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde aslâ evleri yokdur. Ba‘zı mühimmât ve levâzım …
Sene (---) târîhinde Âl-i Dânişmendiyye binâsıdır. Ba‘dehû Yıldırım Hân fethidir. Hâlâ Sivas eyâletinde Amasiyye sancağı hâkinde {celâlî ve cemâlîden emîn olmak içün şekl-i murabba‘ kerpiç binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde aslâ evleri yokdur. Ba‘zı mühimmât ve levâzımâtlar içün pâsbânları var.} Şehri, Pîr Dede Sultân evkâfıdır. Hâlâ Kızlar Ağası hükm eder. Üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiyedir. Bu nevâhîlerden kadısına senevî altı kîse hâsıl olur. Kal‘ası türâb olup iç il olmağıla dizdârı ve neferâtı yokdur. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Üç yüz kadar menâsıb-ı âlî zabt etmiş kudât efendileri ve sulehâ-yı ümmetden meşâyihleri ve a‘yân [u] eşrâf ağavâtları ve paşalığa liyâkatli kethüdâyerleri vardır. Husûsan Mehemmed Paşa efendimizin hâne sâhibi Tabanıyassı Mehemmed Paşa'nın silâhdârı 346b Dilâver Ağa, hakkâ ki ismi müsemmâsına mutâbık hânedân sâhibi, ni‘meti mebzûl er-dilâver [u] server âdemdir. Hattâ vakt-i şitâ olmağıla paşa efendimiz hânesinde on gün dörd yüz iç ağalariyle mihmân olup on günde ne çul, ne tobra ve ne kahve ibriği ve ne paşa içün matbah kaynatdırmayup on gün on gice paşa efendimizle bu hakîr zülbiyyât ve katır-ı nebât-ı hamavî tenâvül edüp bir gün acz sûreti göstermedi. Ve cümle ağavâtlara şehr içre yâfteler ile konaklar verilüp cümle ağavâtlar a‘yân-ı vilâyet ile babalı ve oğullu geçinüp dörd bin kadar askere, kurâlara mahkeme yâftesiyle gönderüp konaklar verildi. Gerçi Etrâk vilâyetidir ammâ halkı gâyet halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" deyüp varların dirîğ etmeyüp bezl-i ni‘met etdiler. Zîrâ bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr ucuzluk ve ganîmet şehr-i ma‘mûrdur. Kûh-ı Deşan eteğinde vâkı‘ olmuş dörd bin aded kiremitli ve türâb-ı amber-i pâk ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr ve âbâdân hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a–346b ·
metinde göster ·
… li sarây-ı âlîler ve azîm binâlar vardır. Lâkin binâları kârgîr değildir. Cümle
kerpiç
dîvârlar ile kat-ender-kat hâne-i zîbâlardır. Ve bu şehirde aslâ kiremit örtülü …
Bunlar gâyet hammâm-ı dil-küşâ ve âb [u] hevâları müferrah hammâm-ı rûşenâlardır. Ve iki yüz sarây hammâmları vardır, deyü a‘yân-ı vilâyet tefâhur kesb ederler. Ve cümle yetmiş aded bâğ u bâğçeli sarây-ı âlîler ve azîm binâlar vardır. Lâkin binâları kârgîr değildir. Cümle kerpiç dîvârlar ile kat-ender-kat hâne-i zîbâlardır. Ve bu şehirde aslâ kiremit örtülü imâret yokdur. Cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle hâneleri kerpiç ile olmağıla Engürü kerpiçi meşhûrdur kim gûyâ seng-i hârâdır. Hattâ elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur kim "Engürü kerpiçi gibi bir kalıba dizilmişdir" derler. Bu kelâm, bir şey tertîb üzre dizilmiş olsa ana misâl edüp 357b Engürü kerpiçin yâd ederler. Zîrâ kerpiçden ibâret bir şehr-i azîmdir kim cümle altı bin altmış altı hâne-i ma‘mûrlardır. Evvelâ cümleden Paşa sarâyı ve Molla sarâyı ve Kederzâde sarâyı ve Çavuşzâde sarâyı ve Ahmed Paşa sarâyı (---)(---)(---)(---)(---) Niçe sarây-ı zîbâlar dahi vardır, ammâ ma‘lûmum olan bunlardır. Ve cümle (---) aded hân-ı hâcegiyândır. Cümleden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a–357b ·
metinde göster ·
… dur. Cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle hâneleri
kerpiç
ile olmağıla Engürü kerpiçi meşhûrdur kim gûyâ seng-i hârâdır. Hattâ elsine-i n …
Bunlar gâyet hammâm-ı dil-küşâ ve âb [u] hevâları müferrah hammâm-ı rûşenâlardır. Ve iki yüz sarây hammâmları vardır, deyü a‘yân-ı vilâyet tefâhur kesb ederler. Ve cümle yetmiş aded bâğ u bâğçeli sarây-ı âlîler ve azîm binâlar vardır. Lâkin binâları kârgîr değildir. Cümle kerpiç dîvârlar ile kat-ender-kat hâne-i zîbâlardır. Ve bu şehirde aslâ kiremit örtülü imâret yokdur. Cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle hâneleri kerpiç ile olmağıla Engürü kerpiçi meşhûrdur kim gûyâ seng-i hârâdır. Hattâ elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur kim "Engürü kerpiçi gibi bir kalıba dizilmişdir" derler. Bu kelâm, bir şey tertîb üzre dizilmiş olsa ana misâl edüp 357b Engürü kerpiçin yâd ederler. Zîrâ kerpiçden ibâret bir şehr-i azîmdir kim cümle altı bin altmış altı hâne-i ma‘mûrlardır. Evvelâ cümleden Paşa sarâyı ve Molla sarâyı ve Kederzâde sarâyı ve Çavuşzâde sarâyı ve Ahmed Paşa sarâyı (---)(---)(---)(---)(---) Niçe sarây-ı zîbâlar dahi vardır, ammâ ma‘lûmum olan bunlardır. Ve cümle (---) aded hân-ı hâcegiyândır. Cümleden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a–357b ·
metinde göster ·
… erler. Bu kelâm, bir şey tertîb üzre dizilmiş olsa ana misâl edüp 357b Engürü
kerpiçin
yâd ederler. Zîrâ kerpiçden ibâret bir şehr-i azîmdir kim cümle altı bin altmış …
Bunlar gâyet hammâm-ı dil-küşâ ve âb [u] hevâları müferrah hammâm-ı rûşenâlardır. Ve iki yüz sarây hammâmları vardır, deyü a‘yân-ı vilâyet tefâhur kesb ederler. Ve cümle yetmiş aded bâğ u bâğçeli sarây-ı âlîler ve azîm binâlar vardır. Lâkin binâları kârgîr değildir. Cümle kerpiç dîvârlar ile kat-ender-kat hâne-i zîbâlardır. Ve bu şehirde aslâ kiremit örtülü imâret yokdur. Cümle hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i pür-nûrlardır. Ve cümle hâneleri kerpiç ile olmağıla Engürü kerpiçi meşhûrdur kim gûyâ seng-i hârâdır. Hattâ elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur kim "Engürü kerpiçi gibi bir kalıba dizilmişdir" derler. Bu kelâm, bir şey tertîb üzre dizilmiş olsa ana misâl edüp 357b Engürü kerpiçin yâd ederler. Zîrâ kerpiçden ibâret bir şehr-i azîmdir kim cümle altı bin altmış altı hâne-i ma‘mûrlardır. Evvelâ cümleden Paşa sarâyı ve Molla sarâyı ve Kederzâde sarâyı ve Çavuşzâde sarâyı ve Ahmed Paşa sarâyı (---)(---)(---)(---)(---) Niçe sarây-ı zîbâlar dahi vardır, ammâ ma‘lûmum olan bunlardır. Ve cümle (---) aded hân-ı hâcegiyândır. Cümleden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a–357b ·
metinde göster ·
… avvâslık etdirüp derya ka‘rından incü çıkartmak ve şehirden şehire yol açmak ve
kerpiç
ve kireç ve üstübeç ve müşk ve ûd u anber ü kaliye misk ve gûnâ-gûn itrıyyât bu …
Evvelâ, ziyâret-i Hazret-i Erfahuş ibn Hazret-i Sâm ibn Nûh'dur: Hazret-i Erfahud'un ömr-i azîzleri dörd yüz altmış beş sâldır. Bi-kavli İbn Abbâs Cemşîd asrında vefât edüp bu Remle hâricinde âsûdedir. Hâlâ ziyâretgâh-ı ehl-i dilândır. Ammâ Cemşîd'in müddet-i ömrü ma‘lûm değildir. Ancak niçe müverrîhler yedi yüz yıl pâdişâh olup taht üzre oturmak ve bahs-i ilm etmek ve silâh düzmek ve yün ve ibrişim peydâ etmek gûnâ-gûn hayvânât derilerin dibâğat edüp kürk giymek ve gavvâslık etdirüp derya ka‘rından incü çıkartmak ve şehirden şehire yol açmak ve kerpiç ve kireç ve üstübeç ve müşk ve ûd u anber ü kaliye misk ve gûnâ-gûn itrıyyât bulmak ve çadır u hammâm ve nefîr u surnâ ve gözlük ve sabun ve kiriş yapmak ve halkı dörd bölük edüp birin ulemâ ve birin sipâhî ve birin ehl-i san‘at ve birin ehl-i zirâ‘at edüp şehr-i Istacr'ı imâr eyleyüp tahtında karâr edüp adl [u] dâd ederken kendüye cünûn el verüp diyâr-ı Rûm'da Filibe ve Tırhala ve Maşkolor panayırları semtinde hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet da‘vâsında olup Cemşîd üzre Şeddâd ibn Âd hurûc edüp Cemşîd Boğazhisâr'dan Anadolu tarafına geçep deryâ-misâl asker ile Ayasuluk nâm şehr-i kadîmin sahrâsında Cemşîd ile Şeddâd oğlu ve Dahhâk ile ceng-i azîm edüp âhir Cemşîd askeri münhedim olup Cemşîd'i kayd-bend ile Dahhâk'ın huzûruna getirüp iki levha mâbeynine Cemşîd'i koyup destere ile iki pâre ederken "Erre fahışda îmân getirdim. Erre fahışd! Erre fahışd" deyü iki pâre olup mürd oldu. Ba‘zı müverrihîn {Cemşîd'in âhir nefes îmân getürmesine} îmân-ı ye’sdir, demişler. Anınçün Erfehişid ibn Sâm'a Erre Fahışıd dahi derler. Salavâtullahı ve selâmehu. Hâlâ Cemşîd Kuşadası şehri kurbunda Ayasuluk hârici şarkında medfûndur ve ziyâreti memnû‘dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47a ·
metinde göster ·
… âb-ı revânlı hânedânlar ve sarây-ı alîler ve gayri buyût-ı valilerdir. Ekseriyâ
kerpiç
ve taş dîvârlı ve sütûhları cîr ve kireç ve türâb ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardı …
Şehir kethüdâsı takrîri üzre bu şehr-i Ahsarây cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçeli ve her hâneden hâneye cereyân eder âb-ı revânlı hânedânlar ve sarây-ı alîler ve gayri buyût-ı valilerdir. Ekseriyâ kerpiç ve taş dîvârlı ve sütûhları cîr ve kireç ve türâb ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… r-i Karadoruk hâkinde nehr-i (---) kenarında bin aded tahtânî ve fevkânî taş ve
kerpiç
ile mebnî cîr ü turâb ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ve yedi mihrâbı ve hân u hamm …
Sivas eyâleti hâkinde Türkmân ağası hükmünde yüz elli akçe şerîf kazâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve subaşısı vardır. Müftîsi ve nakîbi ve ulemâsı vardır. Kal‘ası bir yalçın taşlık yerde bir püşte-i alî üzre şekl-i murabba Hazret-i Ömer evlâdı fâtih-i Malâtiyye (---) binâsıdır. Vilâyet-i Ermen'i kabza-i teshîre almak içün binâ etmişdir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile sehel câ-be-câ münhedim olup dizdârı ve neferâtları yokdur. Şehr-i Karadoruk hâkinde nehr-i (---) kenarında bin aded tahtânî ve fevkânî taş ve kerpiç ile mebnî cîr ü turâb ile mestûr bâğlı ve bâğçeli ve yedi mihrâbı ve hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bir şehr-i ma‘mûr kenar-ı derede Darende şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73a ·
metinde göster ·
… -câ hânelerde bâğlar ve bâğçeler vardır. Ekseriyyâ bu hânelerin der-i dîvârları
kerpiç
ile kâr olunmuşdur. Ve dam u bâmları dükeli kireç ve keçeden sıvanmış musaykal …
Ve bu şehr-i İşnuviye cümle altı bin aded pest binâ hâne-i ra‘nâlardır kim câ-be-câ hânelerde bâğlar ve bâğçeler vardır. Ekseriyyâ bu hânelerin der-i dîvârları kerpiç ile kâr olunmuşdur. Ve dam u bâmları dükeli kireç ve keçeden sıvanmış musaykal damlardır. Hevâsı Rûmiyye'den latîf olmağile heme ahâlî-i İşnuviye nevrûz-ı Harezmşâhî'den ta berk-i hazân faslına varınca halk-ı İşnuviye dam üzre yatarlar, ammâ damlarından birbirine harem-i muhteremleri görükmezdir. Zîrâ dükeli halkı Sünnîlerdir. Sakalların tâze yiğitler asla tıraş etmezler ve ihtiyârları asla sakal kırkmazlar. {Ve diyâr-ı Maskov'un} Heşdek kavmi gibi uzun ve kaba sakalları olduğundan şâhlığa sakal harâcı verirler. Gâyet Sünnî kavm-i İşnuviyândır. Ammâ nihânîce cemâ‘atle namâz kılarlar. Cum‘a salâtında hutbe[y]i şâh ismine okuyup yine salât-ı cum‘ayı münferiden kılarlar. Cümle halkı tüccârdır ve muhibb-i garîbü'd-diyâr kavm-i züvvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297b ·
metinde göster ·
binâ bir hisâr-ı ra‘nâdır ve şekl-i muhammes binâ olunup iki dervezesi ve bin n …
Evsâf-ı kal‘a-i Kirmânşâhî: Sene 915 târîhinde Şâh İsmâ‘îl binâ eylediğinden Kirmân-ı Şâhî derler. Hemedân hâkinde bir vâsi‘ sahrâda kerpiç binâ bir hisâr-ı ra‘nâdır ve şekl-i muhammes binâ olunup iki dervezesi ve bin nökeri var ve başka sultânlıkdır. Hâlâ şâh vezîri Şeyh Alî Hân-ı Lurî hükmünde olup vekîli sultândır. Bu şehir aslında Luristân hudâdunda şehr-i mu‘azzamdır. Ve cemî‘i imâreti ve bâğ u bâğçesi müzeyyendir. Ve bu şehir kûh-ı Bî-sütûn'a ve şehr-i Hemedân u Dergezîn'e ve Kazvîn'e birer menzil karîb şehirdir. 312a Andan bu kerre cânib-i şarka 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311b–312a ·
metinde göster ·
… altı yüz hâk-i pâk ile mestûr kal‘a-i ma‘mûrdur. Etrâfı altı bin adım cirminde
kerpiç
binâ kal‘a-i ra‘nâdır ve kavî handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i k …
Cümle altı yüz hâk-i pâk ile mestûr kal‘a-i ma‘mûrdur. Etrâfı altı bin adım cirminde kerpiç binâ kal‘a-i ra‘nâdır ve kavî handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i kıbleye Bağdâd kapusu ve taraf-ı şimâle Musul kapusudur. Derûn-ı sûrda altı yüz hânedir. Cümleden mükellef sultân sarâyıdır ve Monlâ hânesidir. Ve on iki zâbiti vardır. Câmi‘i ve hân u hammâm ve kifâyet mikdârı endek dükkânı vardır. İntihâ-yı serhad olmağile ol kadar imâr değildir. Etrâfı çöl olmağile bâğ-ı İremezâtı endekdir. Ve şehrinin etrâfı cümle handakdır. Kadîm-i kühenden bu kal‘a çîm ile mebnî olmağın mürûr-ı eyyâm ile harâba müeddî olup ba‘dehû sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev Paşa-yı dilîr Bağdâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup bu kal‘a-i Sîn kurbüne karîb geldikde derûn-ı kal‘ada mütahassın olan Kızılbaş-ı ser-tıraş deryâ-misâl asker-i sâhib-savaş gelişine tâkat getiremeyüp derûn-ı kal‘adan zî-kıymet metâ‘ların alup bâr-ı sakîl cebehânelerin bırağup dâr-ı nîrân-ı İrân'a revâne olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 319b ·
metinde göster ·
… kâmil bennâların getirdüp ve handak-i azîm hafr edüp ma‘cûn-misâl tîn-ı top ve
kerpiç
ve cibis ve kireç ile bir kal‘aya mübâşeret edüp kâmil bir ayda kerpiç binâdan …
Hüsrev-i serdâr-ı kerrâr-ı bâ-vakâr dahi deryâ-misâl askeriyle kal‘a-i Sîn zîrinde meks-i hıyâm edüp kal‘ayı temâşâ eder, görse kim Bağdâd fethinin sebebine elzem-i levâzımından bir kal‘a-i lâzımdır ve Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şarkîsinde bir cây-ı menâsdır kim her vech ile Bağdâd'ın imdâdına elyak ve enfa‘ kal‘a-i musanna‘ olacak zemîndir. Ammâ pek harâb olup kal‘a demeğe müsta‘idd değil bir kân-ı bûm [u] gurâb âşiyânı olmuş bir sûr-ı harâbdır. Derhâl asker-i deryâ-misâle kol kol fermânlar edüp ve her diyârın üstâd-ı kâmil bennâların getirdüp ve handak-i azîm hafr edüp ma‘cûn-misâl tîn-ı top ve kerpiç ve cibis ve kireç ile bir kal‘aya mübâşeret edüp kâmil bir ayda kerpiç binâdan bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir şehr-i zîbâ eder kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 319b ·
metinde göster ·
… ı top ve kerpiç ve cibis ve kireç ile bir kal‘aya mübâşeret edüp kâmil bir ayda
kerpiç
binâdan bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir şehr-i zîbâ eder kim ta‘bîr olunmaz.
Hüsrev-i serdâr-ı kerrâr-ı bâ-vakâr dahi deryâ-misâl askeriyle kal‘a-i Sîn zîrinde meks-i hıyâm edüp kal‘ayı temâşâ eder, görse kim Bağdâd fethinin sebebine elzem-i levâzımından bir kal‘a-i lâzımdır ve Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şarkîsinde bir cây-ı menâsdır kim her vech ile Bağdâd'ın imdâdına elyak ve enfa‘ kal‘a-i musanna‘ olacak zemîndir. Ammâ pek harâb olup kal‘a demeğe müsta‘idd değil bir kân-ı bûm [u] gurâb âşiyânı olmuş bir sûr-ı harâbdır. Derhâl asker-i deryâ-misâle kol kol fermânlar edüp ve her diyârın üstâd-ı kâmil bennâların getirdüp ve handak-i azîm hafr edüp ma‘cûn-misâl tîn-ı top ve kerpiç ve cibis ve kireç ile bir kal‘aya mübâşeret edüp kâmil bir ayda kerpiç binâdan bir kal‘a-i ra‘nâ ve bir şehr-i zîbâ eder kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 319b ·
metinde göster ·
… ll-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları
kerpiç
ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlard …
Sitâyiş-i imârât-ı hânedân-ı şehr-i Rey: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle dokuz bin sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ammâ bu şehrin cânib-i erba‘asında sûr hafri-misâl handak-i vâsi‘i ve umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded dervezeleri vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… â-yı Benî Abbâsiyân'dan bir kal‘a inşâ etmişler ammâ mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a
kerpiç
binâ ile inşâ olunduğundan berbâd olur. Ammâ sene 995 târîhinde Sultân Murâd Hâ …
Mukaddemâ zemîninde hulefâ-yı Benî Abbâsiyân'dan bir kal‘a inşâ etmişler ammâ mürûr-ı eyyâm ile bu kal‘a kerpiç binâ ile inşâ olunduğundan berbâd olur. Ammâ sene 995 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis vezîri Cığalzâde Sinân Paşa serdâr-ı mu‘azzamlık ile diyâr-ı Bağdâd'a gelüp andan deryâ-misâl asker ile Cem-cemâl yoluyla vilâyet-i Âzerbaycân'da şehr-i Tebrîz-i dilâvîze atf-ı inân etdikde şehr-i Rey ve şehr-i Kum ve şehr-i Kâşân ve şehr-i Dergezîn ve şehr-i Hemedân ve şehr-i Mihribân ve şehr-i Bâğ-ı cinân ve şehrü'l-Lusûs ve şehr-i Gazvîn ve şehr-i Cem-cenâb ve kal‘a-i Şehribân ve kal‘a-i Kinkur ve kal‘a-i Nihâvend ve kal‘a-i Sehend ve kal‘a-i Erdebil ve kal‘a-i Serâh ve kal‘a-i Kehrevân ve kal‘a-i Merâğa ve kal‘a-i Karakan ve kal‘a-i Sultâniyye ve şehr-i Tebrîz'e varınca mezkûr kılâ‘ları ve şehr-i azîmeleri nehb ü gâret etmeğe ahd-i amân etmişdi. Zîrâ zikri sebkat eden kal‘a-i Serâv altında Cığalazâde bir gûne münhezim olmuşdu kim devlet-i Âl-i Osmân'da eyle bir serdâr münhezim olmayup bed-nâmlık olduğu intikâmın Acem'den almak içün {Cığalzâde Sinân Paşa} dârü'l-hilâfe olan Bağdâd-i bî-dâddan leşker-keş olup niyyetü'l-gazâ diyerek ibtidâ kal‘a-i Cem-cemâl'den niçe gün kat‘-ı menâzil ederek kal‘a-i Pilever'e andan kal‘a-i Denâver'e andan kal‘a-i Despol'a andan kal‘a-i Sorhbîd-i Rûsipîd'e andan ibret-nümâ olan kûh-ı Bî-sütûn'a bir kal‘a-i müfîd binâ edüp andan kat‘-ı menâzil ederek kûh-ı Demâvend'e geldikde gördü kim Bağdâd ile Hemedân ve Tebrîz yolları üzre bir cây-ı menâs olacak kal‘a yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 327a ·
metinde göster ·
… kaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve
kerpiç
ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp b …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
ve cibis ve tula ve sutûhları cümle hâk ile mestûr 361a Beytü'l-hazen-i ma‘mû …
Evvelâ derûn-ı Basra'da şâhbender hisâbıyla cümle on bin aded tahtânî ve fevkânî sarây-ı imârlar ve gayrı beyt-i fukarâ-yı kibârlardır. Ekseriyyâ der-i dîvârları kerpiç ve cibis ve tula ve sutûhları cümle hâk ile mestûr 361a Beytü'l-hazen-i ma‘mûrlardır. Ammâ hâneleri sazdan ve kamış u çalaşdan ve hurma haşebinden mebnî mekân-ı fukarâlardır. Cümleden mükellef paşalara mahsûs sarâydır. Cümle on bin iki yüz aded hâne ve dîvânhâne ve hammâm-ı rûşenâlı sarây-ı zîbâdır kim Müşrâk kapusuna karîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b–361a ·
metinde göster ·
… î ve tahtânî tahta havlılı vâsi‘ kiremit örtülü hâne-i zîbâlardır kim ekseriyyâ
kerpiç
ve taş dîvârdır.
Cümle dolma çit palanka dîvârdır, ammâ gâyet metîn ü kavî binâ olunmuşdur. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri rahnedâr olmuş iç eldir deyü hâkimler amâr etmemişler. Bu varoşun gird-â-gird cirmi üç bin altmış hatvedir. Bunun dahi cânib-i etrâfı iç kal‘anın sazlığı ve bataklığı gölüdür. Ancak bir tarafında yolu vardır. Ancak iki aded kapusu var; biri kıble cânibine taşra varoşa açılır. Ve bir kapusu yıldız cânibinde bâğ u bâğçelere açılır. Ve bu varoşda cümle iki yüz aded fevkânî ve tahtânî tahta havlılı vâsi‘ kiremit örtülü hâne-i zîbâlardır kim ekseriyyâ kerpiç ve taş dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… ıl olup Kefe'ye ve vilâyet-i Kırım'a ve İslâmbol'a ve cemî‘i vilâyetlere gider.
Kerpiç
gibi kesile kesile hâs ve beyâz ve lezîz tuzdur. Kırk yedi yük akçe iltizâmlı e …
Der-feth-i buhayre-i kal‘a-i Or: Bu Or kal‘asının iç yüzünde bir sahrâ-yı yâbisde bir buhayre-i berrâkdır kim anda Kefe tuz dedikleri tuz bu Or'da hâsıl olup Kefe'ye ve vilâyet-i Kırım'a ve İslâmbol'a ve cemî‘i vilâyetlere gider. Kerpiç gibi kesile kesile hâs ve beyâz ve lezîz tuzdur. Kırk yedi yük akçe iltizâmlı emânetdir. Or halkının cümlesi bu Or tuzun çıkarmalarıyçün mu‘âf u müsellemlerdir. Ve mücrim ve vâcibü'l-katlleri bu tuz buhayresine korlar. Mâh-ı Temmûz'da bu buhayrenin yüzü buz gibi tuz donup bir karış kalınlıkda oldukda kilim kadar pâre pâre kırup dağlar gibi yığup bâzergânlara emîn-i memleha fürûht edüp kal‘a-i Or neferâtlarına ve ulemâ ve meşâyihlerine ve Or beğine ve Or müftîsi ve nakîbi ve kadısına cümle ulûfe verüp mâbâkîsin hazîne edüp hâna gönderir. Dâ’iren-mâdâr beş mîl ihâta eder zehr-i mâr bir küçük buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
… i elli altmış kîle verir. Ve cümle evlerinin dîvârları toprak kerpiçidir ve iki
kerpiç
mâbeynleri deryâ eriştesi ve çürük samandır, ammâ ne pek metîn dîvârları olur. …
Menzil-i karye-i Kocamak: Mezkûr kurâlar cümle kırlıkda ağaçsız ve bâğ u bâğçesiz cümle halkı sığır tezeği ve deve kemresi ve at tersi yakarlar ve dâ’imâ tezek kokarlar. Lâkin gâyet ekinleri çok olur. Hattâ bir kîlesi elli altmış kîle verir. Ve cümle evlerinin dîvârları toprak kerpiçidir ve iki kerpiç mâbeynleri deryâ eriştesi ve çürük samandır, ammâ ne pek metîn dîvârları olur. Ammâ çölistân yer olmak ile susuz yurtlardır. Yüzer ve seksener ve ellişer kulaç kuyularından atları sığır tulumlarıyla sular çeküp hayvânâtları ve kendilerin sıvarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… ve seylân ve pîrûze ve aynü'l-hurr u aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve kehribâr ve
kerpiç
kerpiç altunlar ve gümüşler pâymâl-i rimâl yatırlar.
Ve biri biri üzre her mahlûk timsâlleri kat-ender-kat ayak üzre dururlar. Ve her sûretin ayakları altlarında la‘l u yâkût ve elmâs ve zümürrûd ve zeberced ve seylân ve pîrûze ve aynü'l-hurr u aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve kehribâr ve kerpiç kerpiç altunlar ve gümüşler pâymâl-i rimâl yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… ân ve pîrûze ve aynü'l-hurr u aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve kehribâr ve kerpiç
kerpiç
altunlar ve gümüşler pâymâl-i rimâl yatırlar.
Ve biri biri üzre her mahlûk timsâlleri kat-ender-kat ayak üzre dururlar. Ve her sûretin ayakları altlarında la‘l u yâkût ve elmâs ve zümürrûd ve zeberced ve seylân ve pîrûze ve aynü'l-hurr u aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve kehribâr ve kerpiç kerpiç altunlar ve gümüşler pâymâl-i rimâl yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… ve fevkânî ve kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâ serâpâ la‘l-gûn kiremit örtülü taş ve
kerpiç
dîvârlı şâhâne şâhnişîn ve kasr-ı âlîli ve bâğ u bâğçeli gâyet vâsi‘ ve âb-ı ha …
Ve cümle iki bin üç yüz aded tahtânî ve fevkânî ve kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâ serâpâ la‘l-gûn kiremit örtülü taş ve kerpiç dîvârlı şâhâne şâhnişîn ve kasr-ı âlîli ve bâğ u bâğçeli gâyet vâsi‘ ve âb-ı hayât kaynak sulu mükemmel ve mükellef ve ma‘mûr u müzeyyen evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 238b ·
metinde göster ·
… ı müzeyyene kal‘anın cânib-i garbîsinde cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî
kerpiç
ve taş dîvârlı ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve ravzalı ve müşebbek bostânlı m …
Der-vasf-ı binâ-yı taşra varoş: Bu rabât-ı müzeyyene kal‘anın cânib-i garbîsinde cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kerpiç ve taş dîvârlı ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve ravzalı ve müşebbek bostânlı müzeyyen varoşdur. Ve şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuş bir uzun kaldırımsız sokak içre cümle iki yüz aded dükkânçelerdir. Cümle metâ‘-ı akmişe vâlây-ı kâlây kâmhây dârâyî nâm metâ‘lar firâvândır. Ammâ hânları ve hammâmları çokdur. Ancak aşağı mahkeme önünde bir kiremit örtülü bir kârgîr minâreli kâr-ı kadîm bir küçük câmi‘-i mahbûbu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
Ve bu şehir cümle üç yüz aded kiremitli ve toprak ve
kerpiç
dîvârlı müfîd [ü] muhtasar ol kadar ma‘mûr değil bâğ u bâğçesi bî-nihâye şehird …
Ve bu şehir cümle üç yüz aded kiremitli ve toprak ve kerpiç dîvârlı müfîd [ü] muhtasar ol kadar ma‘mûr değil bâğ u bâğçesi bî-nihâye şehirdir. Hâlâ benî âdemi azdır, zîrâ dörd sene bu şehirden hâlâ tâ‘ûn çıkmamışdır. Hattâ bu hakîri bu şehre gelm[eğ]e mâni‘ olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… e cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu
kerpiç
dîvârlardır.
Bu şehrin bir hânesine girsen dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ u bâğçeleri vâsi‘ havlıları ile cihânı zeyn etmiş bir şehirdir, ammâ dörd bin altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… lledir. Ve üç bin altmış toprak örtülü Türkistân evleridir. Ve dîvârları serâpâ
kerpiç
ile mebnîdır.
Ve şehri yedi dere depeli yere vâki‘ olmuş kat-ender-kat evlerdir. Ve cümle on sekiz mahalledir. Ve üç bin altmış toprak örtülü Türkistân evleridir. Ve dîvârları serâpâ kerpiç ile mebnîdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24a ·
metinde göster ·
… bin iki yüz toprak örtülü dîvârlarının temelinden nısfına dek taş, andan âlîsi
kerpiç
dîvârlı Türkistân evleridir.
Ve şehri bir kûh-ı bâlânın zeylinde birbiri üzre Tokat şehrinin evleri gibi kat-ender-kat vâki‘ olmuş evlerdir. Ve sokakları Q 15aP 15a gâyet eniş ve yokuşdur. Ve cümle iki bin iki yüz toprak örtülü dîvârlarının temelinden nısfına dek taş, andan âlîsi kerpiç dîvârlı Türkistân evleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27b ·
metinde göster ·
… a‘zı yerlerinde dîvâr kenârlarında yayan kaldırımları vardır. Ve ekser hâneleri
kerpiç
binâ dîvârlıdır.
Ve şehri ol kadar bender değildir. Ve cemî‘i Q 22aP 22a tarîk-ı âmları kaldırımsızdır, zîrâ bu şehir bir kumsal pâk zemînde vâki‘ olmuşdur. Ancak ba‘zı yerlerinde dîvâr kenârlarında yayan kaldırımları vardır. Ve ekser hâneleri kerpiç binâ dîvârlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41b ·
metinde göster ·
… evleri serâpâ kiremitlidir ve cümlesi tahtânî ve bâğçeli hânelerdir. Ve serâpâ
kerpiç
ile binâ olunmuş evlerdir. Q 33aP 33a Ve kumsal yer olmak ile bu şehir içr …
Ammâ taşra kal‘ada yüz yigirmi neferât evleri serâpâ kiremitlidir ve cümlesi tahtânî ve bâğçeli hânelerdir. Ve serâpâ kerpiç ile binâ olunmuş evlerdir. Q 33aP 33a Ve kumsal yer olmak ile bu şehir içre aslâ kaldırım yokdur. Ve bir câmi‘i ve iki mescidi ve bir mektebi ve bir küçük hammâmı vardır. Mâ‘adâ hân ve imâret ve medrese ve çârsû-yı bâzârdan aslâ ve kat‘â nâm u nişân yokdur. Ve dizdârı ve seksen aded neferâtları mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63b ·
metinde göster ·
Hâlâ tokuz mahalle ve bin yüz hânesi toprak örtülü ve
kerpiç
dîvârlı evlerdir. Ve cümle sekiz mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde Beğ sarâyı ku …
Hâlâ tokuz mahalle ve bin yüz hânesi toprak örtülü ve kerpiç dîvârlı evlerdir. Ve cümle sekiz mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde Beğ sarâyı kurbunda (---) câmi‘i kârgîr minâreli kâr-ı kadîm câmi‘dir, ammâ kiremitlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ası bir sahrâ-yı azîmin tâ ortasında şekl-i muhammes
kerpiç
binâ cirmi altı bin adım bir kal‘adır. İçinde on iki mahalle ve serâpâ tahtânî …
Ve kal‘ası bir sahrâ-yı azîmin tâ ortasında şekl-i muhammes kerpiç binâ cirmi altı bin adım bir kal‘adır. İçinde on iki mahalle ve serâpâ tahtânî kerpiç dîvârlı üç bin yetmiş kiremitli ve toprak örtülü ma‘mûr babayâne tarz-ı kadîm evlerdir. Ancak beş ve altı aded şâhnişînli fevkânî hânedânlar vardır. Mâ‘adâ tahtânî evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
… binâ cirmi altı bin adım bir kal‘adır. İçinde on iki mahalle ve serâpâ tahtânî
kerpiç
dîvârlı üç bin yetmiş kiremitli ve toprak örtülü ma‘mûr babayâne tarz-ı kadîm e …
Ve kal‘ası bir sahrâ-yı azîmin tâ ortasında şekl-i muhammes kerpiç binâ cirmi altı bin adım bir kal‘adır. İçinde on iki mahalle ve serâpâ tahtânî kerpiç dîvârlı üç bin yetmiş kiremitli ve toprak örtülü ma‘mûr babayâne tarz-ı kadîm evlerdir. Ancak beş ve altı aded şâhnişînli fevkânî hânedânlar vardır. Mâ‘adâ tahtânî evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
… degânların hidmetine me’mûrlardır. Ve bu karyenin kıblesi tarafında kal‘a-misâl
kerpiç
dîvârlı ve cirmi dörd bin adım bir bâğ-ı İremin ortasında âsitâne-i kadîm binâ …
Bir kûh-ı bâlânın dâmeninde yüz evli bir câmi‘li ve bâğ u bâğçeli ve cümle tahta örtülü evlerdir. Ve mu‘âf [u] müsellem sultân-ı fukarâ Abdâl Musa evkâfıdır. Ol âsitânenin ta‘mîr [ü] termîmine ve me’kûlât [u] meşrûbâtının ve âyende vü revendegânların hidmetine me’mûrlardır. Ve bu karyenin kıblesi tarafında kal‘a-misâl kerpiç dîvârlı ve cirmi dörd bin adım bir bâğ-ı İremin ortasında âsitâne-i kadîm binâ merkad-i Abdal Mûsâ Baba, bir ulu kubbe-i nühtâk içinde medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a ·
metinde göster ·
… inde bir kaç fukarâ Ermeniler sâkindir ve Celâlî asrında münhedim olan yerlerin
kerpiç
ile ta‘mîr etmişler. Y 133a Ve garba nâzır bir kapusu vardır. Bir alçak kayal …
Ve bu şehrin kal‘ası garb cânibinde bir bayır üzre bir küçük vîrânca kal‘acıkdır. Dizdârı neferâtı iç el olmak ile bir şey yokdur. Ancak içinde bir kaç fukarâ Ermeniler sâkindir ve Celâlî asrında münhedim olan yerlerin kerpiç ile ta‘mîr etmişler. Y 133a Ve garba nâzır bir kapusu vardır. Bir alçak kayalı püşte üzre şekl-i murabba‘ kal‘acıkdır. Ve cenûb cânibinde bir dere aşırı bir yalçın mağâralı kayalar bu kal‘aya havâledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b–Y133a ·
metinde göster ·
… t cem‘ olup zemînden iki âdem kaddi kâ[r]gîr taş binâdır. Andan dörd âdem kaddi
kerpiç
binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
Karaman eyâletinde Kâfiryat nâhiyesidir. Dizdârı ve on sekiz neferâtı vardır ve ze‘âmetdir. Ve kal‘ası celâlî havfinden ahâlî-i vilâyet cem‘ olup zemînden iki âdem kaddi kâ[r]gîr taş binâdır. Andan dörd âdem kaddi kerpiç binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y143a ·
metinde göster ·
… beyâz taş binâ ile inşâ olmuşdur kim misli bir diyârda yokdur. Cümle taşı gûyâ
kerpiç
gibi bir kâlıbda kesilmiş serâpâ yassı taşlardır. Ve üstâd mühendis taşların bi …
Ve dîvârı bir gûne beyâz taş binâ ile inşâ olmuşdur kim misli bir diyârda yokdur. Cümle taşı gûyâ kerpiç gibi bir kâlıbda kesilmiş serâpâ yassı taşlardır. Ve üstâd mühendis taşların birbirlerine eyle imtizâcın kasd etmiş kim bir taş kıl kadar sâ’ir taşdan hâric değildir. Ve gerçi yalın kat dîvâr-ı bâlâdır. Ammâ beş arşın kalın ve on beş arşın âlî ve gâyet metîn ve müstahkem dîvâr-ı musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144a ·
metinde göster ·
… ir bin hânedir. Ve cümle toprak ve kireç örtülü ve kâ[r]gîr dîvârlı ve câ-be-câ
kerpiç
dîvârlı evlerdir.
Ve şehr-i Mar‘aş cümle kırk iki mahalledir. Ve cümle dere ve depeler üzre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı revân sovuk mâ-i zülâlli dîvânhâne-i âlîli sarây-ı âlîli on bir bin hânedir. Ve cümle toprak ve kireç örtülü ve kâ[r]gîr dîvârlı ve câ-be-câ kerpiç dîvârlı evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160a ·
metinde göster ·
… ilis şehrinin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl dîvâr-ı âlîlerdir. Lâkin çok yerleri
kerpiç
kalın dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil yedi bin üç yüz adımdır.
Ve nâhiyesi cümle (---) kurâdır. Ve sancağı cümle (---) kazâdır. Ve sancakbeği ber-vech-i adâlet seksen bin guruş hâsıl edüp iltizâmın edâ eder. Ve kadısı dahi senevî yedi bin guruş hâsıl eder. Ve kethudâyeri ve serdârı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Kal‘ası vîrân olmak ile dizdârı ve neferâtı ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı yokdur. Ammâ celâlî ve cemâlî ve Cum Ekrâdı havfinden bu Kilis şehrinin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl dîvâr-ı âlîlerdir. Lâkin çok yerleri kerpiç kalın dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil yedi bin üç yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165b ·
metinde göster ·
ve altı kerre yüz bin gümüş kerpiç kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki seki …
Be-kavl-i Tuhfe, altı kerre yüz bin altun kerpiç ve altı kerre yüz bin gümüş kerpiç kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür bârı olmak üzre kerpiç kesmiş. "Ve kubbe-i âlîsin ve mihrâb [u] minberin sâfî murassa‘ ve mücevher ederim" deyince eyâlet-i şâm'da cevâhir kalmayup Yezîd'in binâsına fertûte-i Zâl-i zamânlar dahi mâlik olduğu cevâhirin getirirlerdi. Böyle ol kadar cevâhir makûlesi dahi cem‘ oldu kim hadd [ü] hasrı yok idi. Ba‘dehu Timur Yezîd'in imâreti mahallinden câmi‘-i Ümeyye'ye gelüp cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı Yezîdîyi kığırdı ve dîvân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i Tuhfe, altı kerre yüz bin altun kerpiç ve altı kerre yüz bin gümüş
kerpiç
kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür …
Be-kavl-i Tuhfe, altı kerre yüz bin altun kerpiç ve altı kerre yüz bin gümüş kerpiç kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür bârı olmak üzre kerpiç kesmiş. "Ve kubbe-i âlîsin ve mihrâb [u] minberin sâfî murassa‘ ve mücevher ederim" deyince eyâlet-i şâm'da cevâhir kalmayup Yezîd'in binâsına fertûte-i Zâl-i zamânlar dahi mâlik olduğu cevâhirin getirirlerdi. Böyle ol kadar cevâhir makûlesi dahi cem‘ oldu kim hadd [ü] hasrı yok idi. Ba‘dehu Timur Yezîd'in imâreti mahallinden câmi‘-i Ümeyye'ye gelüp cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı Yezîdîyi kığırdı ve dîvân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241b ·
metinde göster ·
… kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür bârı olmak üzre
kerpiç
kesmiş. "Ve kubbe-i âlîsin ve mihrâb [u] minberin sâfî murassa‘ ve mücevher ede …
Be-kavl-i Tuhfe, altı kerre yüz bin altun kerpiç ve altı kerre yüz bin gümüş kerpiç kesildi. Ve her kerpiçi onar vukıyye ki sekizi bir at yükü on altısı bir şütür bârı olmak üzre kerpiç kesmiş. "Ve kubbe-i âlîsin ve mihrâb [u] minberin sâfî murassa‘ ve mücevher ederim" deyince eyâlet-i şâm'da cevâhir kalmayup Yezîd'in binâsına fertûte-i Zâl-i zamânlar dahi mâlik olduğu cevâhirin getirirlerdi. Böyle ol kadar cevâhir makûlesi dahi cem‘ oldu kim hadd [ü] hasrı yok idi. Ba‘dehu Timur Yezîd'in imâreti mahallinden câmi‘-i Ümeyye'ye gelüp cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı Yezîdîyi kığırdı ve dîvân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241b ·
metinde göster ·
"Cümle mâl [u] mâ-melekimiz hazret uğuruna fedâ olsun. Bir
kerpiçin
altun ve bir kerpiçin zer-i hâlisden ve kubbesin yekpâre altundan edelim" deyüp …
"Cümle mâl [u] mâ-melekimiz hazret uğuruna fedâ olsun. Bir kerpiçin altun ve bir kerpiçin zer-i hâlisden ve kubbesin yekpâre altundan edelim" deyüp Fâtiha tilâvet edüp herkes hânesine gidüp var makdûrun meydâna koyup Hazret-i Resûl rûhiyçün masrûf etmeğe mâlların hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·
… Cümle mâl [u] mâ-melekimiz hazret uğuruna fedâ olsun. Bir kerpiçin altun ve bir
kerpiçin
zer-i hâlisden ve kubbesin yekpâre altundan edelim" deyüp Fâtiha tilâvet edüp h …
"Cümle mâl [u] mâ-melekimiz hazret uğuruna fedâ olsun. Bir kerpiçin altun ve bir kerpiçin zer-i hâlisden ve kubbesin yekpâre altundan edelim" deyüp Fâtiha tilâvet edüp herkes hânesine gidüp var makdûrun meydâna koyup Hazret-i Resûl rûhiyçün masrûf etmeğe mâlların hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·