İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

meded

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
128
isabet
121 cümle/beyitte
47,4
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
1
farklı biçim
15 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11044,9
Dede Korkut Kitabı15462,4
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası378,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 128

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“meded” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 28/68a3 9 ançada feryad tilediŋiz iḍiŋizdin müstecab ḳıldı duʿanı sizke men meded bėrür men sizke miŋ feriştelerdin biri soŋınça biri kelgenler
KuT Ku. T. 31/31a2–3 79 andaḳ ermez her-ayine bitir-miz anı kim aytur ve meded bėrür-miz aŋar ḳındın meded bėrmek
KuT Ku. T. 31/31a2–3 79 andaḳ ermez her-ayine bitir-miz anı kim aytur ve meded bėrür-miz aŋar ḳındın meded bėrmek
EÇS I 37a–37b "Bire hay meded hâlim nice olur" deyü âlem-i hayrete düşüp hicâbından cümle vücûdu fıska fıska …
EÇS I 37b … âl Gülâbî Ağa kendüyi, Kâğızhâne nehri kenârında bir çemenzâr yerde görüp "Bire meded " deyü def‘-i takâzâ edüp tecdîd-i vuzû’ etdükde kırk kerre secde-i şükr edüp,
EÇS I 37b … vâkı‘-ı hâlim mi? Hamd-i Hudâ Ayasofya içre Hazret-i Hızır'a râst geldim. Bire meded dâmenin elden komayam" deyüp hamd ederken kendüyi bir zulemât basup gözün açup …
EÇS I 38b "Bire hay meded devleti aldırdım elden" deyü dâğ-ı derûnundan köşe be-köşe gezüp âhir bir meyhâ …
EÇS I 61a Lafze vü ma‘nen ana dedi Neşâtî târîh / Be meded tondu sovukdan bin otuz'da deryâ}
EÇS I 71a "Bire meded Evliyâ'yı getirin" deyüp bir gûne evzâ‘ [u] etvâr ile huzûruna varup hakîri gör …
EÇS I 110b Ahmed-i Sâdık Efendi gitdi dünyâdan meded . / Sene 994.
EÇS I 111a Gitdi Na‘leynî Dede hayf meded ukbâya. / Sene 1001.
EÇS I 113a "Bire meded Dede'yi bulun" der.
EÇS I 116a "Bire meded şeyhi çağırın gelüp bu nây [u] kudümü dinleyüp semâ‘ [u] safâyı görsün" deyü ha …
EÇS I 133a … olmağile 'Yakalım mı, bakalım mı, takalım mı, sakalım mı' deyüp dur[ur]uz. Bire meded Hâsekî Ağa'yı çağırınız haber götürsün" deyüp dest-ber-kalem alup,
EÇS I 163b … klarıma yapışdım, benim dahi etlerim kopmağa başlayınca aklım başıma gelüp bire meded kuvvet-i kuvâ bedende iken hemân balığın ağzına sürünerek varup bî-bâk taşra çı …
EÇS I 164a … ellerinde çam ağacı gönderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek " Meded Allâh âsân eyle" diyerek ubûr ederler.
EÇS I 170a "Bire meded benim cürmüm nedir kim Hazret-i Osmân benim hakkıma katl fermân eylemiş?" deyü …
EÇS I 187b … görseler kim raflar üzre yüz, iki yüz şîşeler içre elvân elvân şarâblar, "bire meded " deyü herbiri birer şî[şe]den nûş edüp on üç nefer kimesnenin ol mahalde ciğerl …
EÇS II 235a … leyüp Tatar elinde kesr-i ırz etdin" deyü sandûkasına bir püşt-i pâ urunca "Bre meded , ayağım" deyü Murâd-ı Râbi‘ fez‘ u çera‘ edüp ol günden nikrîs marazına mübtelâ …
EÇS II 244a … kçe deryâ kara olup yürüyerek geminin ardı sıra yürür. Gemiciler bu hâli görüp " Meded Sultânım boğazı doldurup ekmeğimize mâni‘ olup İslâmbol'dan İzmit'e gemiler geç …
EÇS II 267a … v kralı bir tâbûtu alup açup gördüler kim cesed-i şerîfi tâbût içre durur. "Bre meded bizim tâbûtda imiş", deyü tâbût ile cesed-i Saltık Bây'ı alup diyâr-ı Moskov'da …
EÇS II 353b–355b … rtaman savtı gibi "heft heft" ve "çend çend" hırıldısı dahi istimâ‘ olunup "Bre meded cânım, kelb-i mu‘allemler! Benim kelb nefsimin birâderleri! Çend çendine, heft …
EÇS II 358a–358b … ahi ol tarafa nazar edince bir dahi yanıma bakdım, ol kimesne gâ’ib olmuş. "Bre meded ben anın elin elimden koyurmasam gerek idim. Bre meded hâlim neye müncer olur" …
EÇS II 358a–358b … imesne gâ’ib olmuş. "Bre meded ben anın elin elimden koyurmasam gerek idim. Bre meded hâlim neye müncer olur" deyü cânib-i erba‘aya vakt-i seherde serâsîme olup geze …
EÇS II 363b–364a … ilâ-avâ’id ve lâ-fevâyid ihsânım olmuşdur" deyü hatt-ı şerîfi kırâ’at edüp "Bre meded , bu sır bunda kalsın" deyüp "men hafaza'l-lisâne selleme mine'l-afat" deyüp keş …
EÇS II 364a–365a … i gör" dedikleri darb-ı mesel mi ki, deyü hâtıra gûnâ-gûn efkârlar hutûr etdi. " Meded Sultânım! Hemân bana mektûblar veriniz. Biz de ordunuzda bulunalım. Pâymâl-i ri …
EÇS II 365a … doğru firâr edüp gelirler. Akîblerince İpşirli kovup gelirler. Hemân hakîr "Bre meded ! İki asker mâbeyninde kalırız, bre yârânlar aşağı şehre inelim" deyü Çerkeş ahâ …
EÇS II 365a … a leş leşe çitilmiş kimin soyarlar ve kimin kırarlar, bir vâveylâ ve mâtem "Bre meded mahkemeye varalım" deyüp mahkemeye geldikde kadı mahkeme kapusun sedd edüp bizi …
EÇS III 79a–79b … dam yürüyüp bir şey beni kapup hevâya kaldırup bir karanlık ıssı yerde kaldım. ‘ Meded hây’ deyü feryâd edüp dörd yanıma çıblaklandım. Elim ayağım ısıcak ete yapışırd …
EÇS III 85a–85b … i gün nûş edüp hayât-ı câvidân bulup karnının biri düşüp bir boynuz kalır. "Bre meded Basra'dan berü nef‘in müşâhede ede ede nûş etdigim ab-ı hayâtlara meğer bu mâ’- …
EÇS III 99a–99b … ası ve kul kethüdâsı paşaya gelüp "Bunlar dahi âsî ve Celâlî ve Cemâlî'dir. Bre meded sultânım, bunlara amân vermeyüp katl edüp mâl [u] mâmeleklerin kabz edin. Yoksa …
EÇS III 144a–144b … dı kim gemi gark olacak mahalde gemi içinden gemiciler feryâd u figân edüp 'Bre meded hay, imdâd vay' dediler. Derhâl Sarâyburnu'nda bostâncıbaşı, sa‘âdetlü pâdişâhı …
EÇS III 177b–178b … ı merd etdi. Paşa bildi kim yine fitne ü fesâd Murâd Paşa'nın hıyânetidir. "Bre meded buna bir ilâc!" deyüp derhâl sa‘âdetlü pâdişâha girüp bu ahvâli bir bir i‘lâm e …
EÇS III 185a–185b … ol gün Kaya Sultân hakîre on kıt‘a mektûblar ile beşyüz altun harc-ı râh verüp " Meded Evliyâm, bir ayak evvel paşama yetiş. Durmasın hemân Kürdistân'a cân atsın. İşt …
EÇS IV 222a–222b … dıkda Bitlîs'den berü gelen uyûndan nûş edüp ayn-ı İskender münevver olur. "Bre meded ", deyü şehr-i Bitlîs'e gelince şehir içinde nehir iki fırka olur. Avınç deresin …
EÇS IV 222b … i Hudâ ol mâ-i zülâlin te’sîri sebebiyle boynuzunun biri düşüp biri kalır. "Bre meded , işte âb-ı hayât bunda imiş. Basra şehrinden berü nef‘in müşâhede ide ide nûş e …
EÇS IV 222b … ü ester ve at ""Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp cümle hayvânât [u] insânât " Meded yâ sahrâ-yı Heyhât!" deyüp kararları firâra mübeddel oldu. Fakîr İskender-i Zül …
EÇS IV 260a … stüne sefer etmemiz mukarrer ü muhakkakdır." deyince cümle huzzâr-ı meclis "Bre meded sultânım, şimdi hân müttehem olup mes’ûl olacağın bilir. Her çi bâd-âbâd deyü a …
EÇS IV 292b "Genc Alî sana kurbân olsun. Meded menim dâdıma imdâd et galan." deyüp koynundan şâh sikkesiyle beş yüz mümessek k …
EÇS IV 303a–303b … dedim. Hemân ol Fâtiha berekâtıyla felekde Melek beni âzâd etdi. Hudâdâd fakîr meded imdâd-ı dâd derken Van hânı önünde cellâd-ı Mirrîh fakîr Hudâdâd'a Hudâ'dan kor …
EÇS IV 323b … Olsalar muhbir eğer bu pireden ehl-i bihâr / Balıkesrî'de Hudâ ıydiyye kılmazsa meded / Pireler anı şehîd eyleyeler zâr [u] nizâr.
EÇS IV 396a … larında hasır pâreleri var. Koyunlar hasırları çiğnedikçe koyunun ağzından "Bre meded gitdim, bre kaf kaf, bije bije vay!" deyü feryâdlar gelir. Hemân seğirdüp koyun …
EÇS V 13b "Ey birâder, bunlar bizim izimiz gördüler, bunlar bize de gelirler, bire meded , bolay kim Ahlat kal‘asına düşebilsek" deyüp atlara ikdâm edince Taht-ı Van hâk …
EÇS V 13b "Bire meded senden yâ Allâh" deyü bizler dahi dörd kişi atlarımıza teklîf-i mâlâ-yutâk eder …
EÇS V 13b–14a "Bire meded oğlan, gayret eyle, eğer at 14a kalırsa belinden cümle silâhın bırak. Van den …
EÇS V 14a Hakîr eyitdim: "Bire meded bu kışda atları sarup sarmalayup gezdirsinler ve üzerlerine âdem bindirsinler" …
EÇS V 32b … ymâniyye câmi‘ine varup gördünüz kim mihrâbın sol tarafı taşra yıkılıyor. ‘Bire meded , buna bir çâre gerek’ deyü Mısır şehrinin cemî‘i a‘yân [u] eşrâfın cem‘ edüp ta …
EÇS V 41b " Meded pâdişâhım, dünki gün Rakofçi kralın sizinle çaşıdı gelüp Rakofçi'ya ‘Tatar geli …
EÇS V 57a Hemân Sarıkamış hatmanı, "Bire meded bize bir dil" derken vakt-i şâfi‘îde kal‘adan ba‘îd bir balık avcısı dutup,
EÇS V 57a Sarıkamış hatmanı eydir: "Bire meded bizim evvel gelmemiz Meryem Ana'dan oldu".