… -de tuġın .. tılıg .... / s ḳabışıp m ... in bir otuzḳa ben .. o/u . k'r .... -
miş
ö/ür . [ü]ç o[tuz]ḳa anta sançdım yarış aġulıg ara yit? başınt<a> ara?
ı/i ... o/uḳ/ḳo/u ... b‘ .... y . r ..., anta . [ya]na ... ı/i .... s m -de tuġın .. tılıg ....s ḳabışıp m ... in bir otuzḳa ben .. o/u . k'r .... -miş ö/ür . [ü]ç o[tuz]ḳa anta sançdım yarış aġulıg ara yit? başınt<a> ara?
… ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı
miş
ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---) (- …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
idi. Bu Zağra Yenicesi'nde dahi bir hayrâtı su arkıdır kim Filibe sahrâsına doğ …
Ziyâret-i Meyyitoğlu Mehemmed Beğ: Ulu âsitânedir. Cümle binâsı Çelebi Sultân Mehemmed hayrâtıdır kim merkad-i pür-envârı üzre bir kubbe-i âlî ve câmi‘i ve bir dârü'l-it‘âm-ı imâreti pür-me‘âli var kim mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl cemî‘i züvvâra ve cümle âyende vü revendegâna subh u şâm çobrası mebzûldür. Hakkâ ki sâhibü'l-hayrât Çelebi ibn Çelebi Sultân Mehemmed Hân imiş. Hâlâ evkâfnâmesinde tahrîr olunan üzre bu Çelebi Mehemmed Hân'ın feth-i fütûh etdüğü memâlik-i mahrûselerde beş yüz altmış hayrât [u] hasenât hutbesi tilâvet olunur. Sâ’ir hayrâtları ana göre kıyâs oluna. Ammâ pederleri Yıldırım Bâyezîd Hân'ın bir kırk aded hutbesi kırâ’at olunur. Zîrâ fütûhâtı hadden birûn u kıyâsdan efzûndur. Ammâ ibtidâ Mekke, Medine fukarâsına oğlu Çelebi Mehemmed Hân on iki bin altun surre ve atıyye gazâ mâlından göndermişdir. Gayri selâtîn gönderme 132a miş idi. Bu Zağra Yenicesi'nde dahi bir hayrâtı su arkıdır kim Filibe sahrâsına doğru cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131b–132a ·
metinde göster ·