İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

sünnet

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
108
isabet
96 cümle/beyitte
40,0
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10743,7
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 108

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“sünnet” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 4575 olarda birisi küḍenke aş ol / ya sünnet aşı ya toġursa oġul
EÇS I 114a … mezkûr yetîmlere pâk libâslar geydirüp çeng [u] çağâna ve hây-hû ile ma‘sûmları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu …
EÇS I 135a … a‘ kimesneleri vardır. Çoğu Arapça deyüp bâğbânlık ederler. Ve gûnâ-gûn ehl-i sünnet esbâbı geyerler. Ekseriyyâ halkı Anatolu tarafındadır. Ammâ nebtîz şehir oğlanl …
EÇS I 148a–148b Ve hırkanın 148b alâmeti sâhib-i sülûk olan ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at kimesnelerin geydüği hırkalar, Arapça hadîs[i] üzre yenlerin kıs …
EÇS I 165b Ve hınnâ derseniz tâ’ife-i nisvâna ve şeyh-i şiyâbların ak sakallarına sünnet ise levadân kökün havânda döğüp su ile hamîr edüp saça ve sakala dürtülse gâyet …
EÇS I 196a … d edüp mestcilere pîr oldu. Zîrâ ceyrân derisi üzre mesh etmeği Resûl-i Kibriyâ sünnet edüp ibtidâ bu Ebû Hüreyre keçi derisinden mest yapup pîr oldu. Kabri Mısır Cîz …
EÇS I 198a … bin Abdullâh'dır. Selmân-ı Pâk belin bağlayup cümle İslâm ile müşerref olanları sünnet ederdi. Ammâ bizzât Habîb-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem vâlidesi Emîne Hâ …
EÇS I 198a … Habîb-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem vâlidesi Emîne Hâtûn'dan bi-emrillâh sünnet ile tevellüd edüp ayneyn-i şerîfleri mükehhal müştak olmuşlardır.
EÇS I 198a Ammâ sünnet edicilerin pîri Ebü'l-havâkîn Muhammed'in hâtûnu Râbi‘a binti Abdullâh ibn Mes‘ …
EÇS I 198a … -i pâkîze-ahterlerin masdarı ortasındaki kırmızı dilçik nâm lahm-ı zâ’idi kesüp sünnet ederdi. Hazret-i İbrâhîm hâtûnu olan (---) Ana Hâcer Ana'ya gazab edüp ol lahmı …
EÇS I 198a … . Hazret-i İbrâhîm hâtûnu olan (---) Ana Hâcer Ana'ya gazab edüp ol lahmı kesüp sünnet edüp ol asırdan berü bintânları sünnet etmek Arabistân'a mahsûsdur. Hâlâ Mısır' …
EÇS I 198a … a Hâcer Ana'ya gazab edüp ol lahmı kesüp sünnet edüp ol asırdan berü bintânları sünnet etmek Arabistân'a mahsûsdur. Hâlâ Mısır'da Hazarî derler bir gûne kavm vardır, …
EÇS I 198a Ezîn-cânib bu sünnetciyân dahi seyishâneler üzre dükkânların gûnâ-gûn sünnet usturalarıyla zeyn edüp ba‘zı gulâmları dükkânlarında def u kudüm ile sünnet ed …
EÇS I 198a … ûn sünnet usturalarıyla zeyn edüp ba‘zı gulâmları dükkânlarında def u kudüm ile sünnet eder şeklinde ubûr ederler. (---) (---) (---) (---)
EÇS I 210a … mişler. Ammâ {mukallidden murâd, bir âdem ümmî olup tâ‘at [u] ibâdât edüp ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘ate taklîd ede, anın îmânı sahihdir demişler sahha} bu kelâma mağrûr …
EÇS II 253b … i Tarabefzûn, Yahûdîleri aslâ sevmezler. Zîrâ gâyet mü’min ve muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at, halîm ve selîm âdemlerdir. Hak cümlesinden râzî ola.
EÇS II 267a–267b … sâhîb-i ma‘rifet ehl-i ilm u fâzıl ve âlim u fâzıl cânlar vardır. Cümlesi ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at mü’min ve muvahhid cânlardır. Evkât-ı hamselerin mescidlerinde edâ …
EÇS II 280a … uzu gibi meler halîm ve selîm ve halûk, terk-i tecrîd ve ârif-i billah ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a musallî abdullahları vardır. Hulâsa-i kelâm çok seyâhatimiz yokdur …
EÇS II 318a … adar ehl-i beled ibâdullahdır. Cümle Şâfi‘iyyü'l-mezheb ve pâk-i‘tikâd ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at dîndâr kimesnelerdir. Bu şehr içre aslâ nisvân tâ‘ifesi manzûrumuz …
EÇS II 321b … emâ‘at-ı kesîreye mâlik bir müferrah câmi‘-i dilküşâdır. Ahâlî-i vilâyeti Ehl-i Sünnet ve'l-cemâ‘at mü’min ve muvahhid kişiler olmağıla evkât-ı hamseden mâ‘adâ her câ …
EÇS II 322b … â-gûn ile ganîmat ederler. Ve ahâlî-i Ardahân cümle mü’min ve muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at, garîb-dost, sulehâ kimesnelerdir. Ekserî zirâ‘at ile kifâflanırla …
EÇS II 322b–323a … pusu var. Cümle sekiz yüz hâne-i fukarâlardır. Ağniyâları nâdirdir. Lâkin ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at Nakşibendî tarîkinde dindâr kimesnelerdir. Câmi‘leri ve hammâmı ve …
EÇS II 327b … riyyâ bu şehr halkının çoğu Tirevîlerden münteşir olmuşlardır. Hâlâ gayet ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at musallî âdemleri var.
EÇS II 333a … urup bahr hotaslarıyla ol küheylân üzre süvâr olup başında kırmızı mukaddeminin sünnet üzre taylasân-ı Muhammedî'sin sarkıdup kendü vücûdu gök demire müstağrak olup b …
EÇS II 341b … olunur. Hayli zekî ve reşîd ve necîb, zî-akl ü zî-fehm sulahâ-yı ümmetden ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘et, musallî, ehl-ı ırz ve ehl-i hâl, halûk ve halîm ü selîm âdemleri …
EÇS III 7b … a sâkin olduğundan hâlâ âsitâne-i Bektâşiyân'dır kim iki yüzden mütecâviz ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at pâ-bürehne ve serbürehne erbâb-ı ma‘ârifden ârif-i billah fakr-ı f …
EÇS III 57a … l'dir. Cümle şehir halkı Halîl-sıfat mahbûbü'l-kulûb mü’min u muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at müttakî âdemlerdir.
EÇS III 95b … ri diyâra gider. Ve cümle re‘âyâ vü berâyâsı gâyet rençber kavmdirler. Ve ehl-i sünnet ve sâhib-i vera‘ sulehâ-yı ümmetden garîb-dostlardır. Cümle ehl-i tevhîd ve ehl …
EÇS III 120a … ammâ sâhib-i ısyânları azdır. Şûrîze cânları pür-nâzdır. Ve cemî‘i halkı ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at müdâvim-i namâzdır. Ganîmet şehir olduğundan cemî‘i müsâfirîne ri‘ …
EÇS III 164b Ve İsmâ‘îl Çelebi ilm-i hitânda bî-bedeldir kim sünnet üzre ma‘sûmları sünnet eder. Ma‘lûmum olan bunlardır.
EÇS III 164b Ve İsmâ‘îl Çelebi ilm-i hitânda bî-bedeldir kim sünnet üzre ma‘sûmları sünnet eder. Ma‘lûmum olan bunlardır.
EÇS IV 285a … omayup anları ilzâm ide gör ve dâ’imâ salâh-ı hâli ve zühd [ü] takvâyı ve ehl-i sünnet [ve'l-]cemâ‘ati elden komayup evkât-ı hamseye sünnet-i Resûl üzre müdâvemet eyl …
EÇS IV 286a … ve yeşil ve sarı ve kırmızı boyalı sakallı âdemlerdir kim cümle dîndâr ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at Şâfi‘îyyü'l-mezheb mü’min ü muvahhid âdemlerdir. Mâbeynlerinde bir …
EÇS IV 294b Minâreden aşağı indikde "Getir şu teberrâîyi!" deyüp mü’ezzin hocayı alt edüp sünnet üzre Sünniyâne Râfızîye kırbaçlar urdukça "Feryâd reses yâ Alî, yektâ beses yâ …
EÇS IV 300a … rfen ve tekmîl-i fünûn etmiş {zû-fünûn} mü’min ü muvahhid cânlardır, ammâ Ehl-i Sünnet değillerdir. Ve içlerinde asla teberrâîleri yokdur. Matbah-ı Keykâvûs'unda seks …
EÇS IV 343b … düp kazâ kabûl etmediğiyçün hapisde {80 yaşında} merhûm olup halîfeleri kendüyi sünnet üzre defn ederler.
EÇS IV 372a … ğ hükmündedir. Ulu aşîret sâhibidir kim on bin tüfeng-endâza mâlikdir. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atdan olup huzûr-ı Hakk'a sâlikdir. Dâ’imâ Derbend-i Mâşa'dan Acem ha …
EÇS IV 380a … e görseler katl ederler. Hâsıl-ı kelâm gâyetü'l-gâye mü’min ü muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a Şâfi‘îyyü'l-mezheb pâk ü pâkîze dâmen mücâhid fî-sebîlillah kimesne …
EÇS IV 395b … bâzârında altmış iki aded şeytâna racemât taşların atarlar kim İsmâ‘îl Nebî'den sünnet kalmışdır. Anınçün hâlâ şeytânın sağ gözü kördür ve kankı sûrete girmeğe murâd …
EÇS V 7a … erinden zerre kadar hareket etmeyüp dahi ziyâde ayağın uzadup durdu. Hasan Paşa sünnet üzre selâm verüp Çavuşbaşı'nın yanına oturup,
EÇS V 28a … â’ib sivri sivri uzun taşlar ile alâmetleri var ve halkı cümle musallî ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at ehl-i zevk âdemlerdir. Câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri de olur.
EÇS V 31a–31b … Mum söndüren" ve "şâh pabucundan su içen" derler, ammâ görmedim. Bir alay ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at âdemlerdir kim kendi kâr [u] kisblerinde bir alay fukarâlardır. Cü …
EÇS V 33b … [u] şikâra ve bâğ u bâğçelerde zevk u safâlar ederken niçe yüz gulâm yetimleri sünnet edüp kimin birer ağaya ve kimin üstâda ve kimin hocaya verüp birer kat hil‘at-i …
EÇS V 33b … ir vaktin kazâya komayup evkât-ı hamsesin vakt-i evvelde edâ-yı farz edüp ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at bir dindâr hâmî-i dîn-i mübîn idi. Ve ekseriyyâ ömrü savm-ı Dâvûd …
EÇS V 88a … -) (---) (---) (---) (---) (---) mâ‘adâ mesâcidlerdir, ammâ ahâlîsi gâyet ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at musallîlerdir, ammâ medreseler ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâlar …
EÇS V 120b … -ı İrem'den nişân verir bir azîm âsitâne-i Bektaşiyândır kim pâk u pâkîze ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a[t] hâl sâhibi erbâb-ı ma‘ârif dervîş-i dil-rîşleri vardır.
EÇS V 178a … erler, ammâ gâyet ehl-i tab‘ geçinüp fodul ve ehl-i zevk âdemlerdir, ammâ ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atden geçinir âdemlerdir.
EÇS V 180b … iryân ü nâlân ve biryân olmağı ihtiyâr edüp evkât-ı hamseleriyle mukayyed ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at bir alay âşıkân-ı sâdıkân-ı Rûm cânlardır, ey cânımın cânı ve ey ö …
EÇS VI 43a On günden sonra Ramazân-ı şerîfin onuncu gün sünnet üzre sûr-ı zifâf olup sene 1072 Ramazân'ında Melek Ahmed Paşa efendimiz Fâtıma …
EÇS VI 86a … i bir bayır üzre bir ma‘mûr u âbâdân tekye-i fukarâ-yı Bektaşiyân'dır. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at fukarâ-yı erbâb-ı ma‘ârifi gâyet çokdur. Cümlesi çete ve potura ve …