… meşhûr / Ziyâret eyleyenler oldu mesrûr / Nice medh olmaya bu âb-ı seyyâr / Ki
sun
‘ ile yaratmış anı Settâr / Ki üç yüz altmış altı Hırk suyu / Aceb taksîm etmiş …
Mülûk-ı Kayserîden bir melik-zâdHikem ilminde idi kâmil üstâdEkilürdü vilâyetde ad ileOlup meşhûr o adl ile dâd ileEreğli oldu adı şimdi meşhûrZiyâret eyleyenler oldu mesrûrNice medh olmaya bu âb-ı seyyârKi sun‘ ile yaratmış anı SettârKi üç yüz altmış altı Hırk suyuAceb taksîm etmiş bunca suyuAkar Hırkî-misâl mâ-i CeyhûnGider sahrâlara gûyâ ki mecnûnOlur her kûşe anda sebzezârıBütün güller olur bülbül karârıAnın her kûşesi san bâğ-ı cennetHayat bulur kılanlar anda sohbet
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… Güft-i sıbyân-ı hânendegân ağaç sağ tarafa salınırken cümle bir ağızdan "Halli
sun
, halli sun" deyü feryâd edüp şaka ederler. Kaçan kim ağaç sol tarafa eğilir "Ve …
Hemân bir uğra ağaçdan aşağı on aded oğlan kendüyi atınca, hemân fakîr kavak, bâr-ı sakîlden halâs olup bir kerre kırk elli aded uşak ile {kavak} gürleyüp yerden kalkup tâ öbür tarafda yere eğilüp bir derîce kadar fakîr kavak kâh sağa ve kâh sola yatup kalkup sallana sallana ber karâr olur. Ammâ bu mahalde ağaç iki tarafa hırâmânî hırâmânî bu kadar gulâmlar üzerinde iken sallandıkça tıflân-ı ebcedhânların savt-ı hazînleri ile bu gûne hânendelikleri vardır. Güft-i sıbyân-ı hânendegân ağaç sağ tarafa salınırken cümle bir ağızdan "Halli sun, halli sun" deyü feryâd edüp şaka ederler. Kaçan kim ağaç sol tarafa eğilir "Verre run, verre run" deyü âğâz ederler. Ta ki ağac-ı fakîr yine ber-karâr durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… yân-ı hânendegân ağaç sağ tarafa salınırken cümle bir ağızdan "Halli sun, halli
sun
" deyü feryâd edüp şaka ederler. Kaçan kim ağaç sol tarafa eğilir "Verre run, ve …
Hemân bir uğra ağaçdan aşağı on aded oğlan kendüyi atınca, hemân fakîr kavak, bâr-ı sakîlden halâs olup bir kerre kırk elli aded uşak ile {kavak} gürleyüp yerden kalkup tâ öbür tarafda yere eğilüp bir derîce kadar fakîr kavak kâh sağa ve kâh sola yatup kalkup sallana sallana ber karâr olur. Ammâ bu mahalde ağaç iki tarafa hırâmânî hırâmânî bu kadar gulâmlar üzerinde iken sallandıkça tıflân-ı ebcedhânların savt-ı hazînleri ile bu gûne hânendelikleri vardır. Güft-i sıbyân-ı hânendegân ağaç sağ tarafa salınırken cümle bir ağızdan "Halli sun, halli sun" deyü feryâd edüp şaka ederler. Kaçan kim ağaç sol tarafa eğilir "Verre run, verre run" deyü âğâz ederler. Ta ki ağac-ı fakîr yine ber-karâr durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… mlesi aşağı atılup demin aşağı inenler bu kerre ağaç üzre kalup ol kadar "Halli
sun
" çağırırlar kim sadâları eflâke çıkar. Eğer bir hoş salınmasalar aşağıdakiler a …
Bu kerre demin ağaca bile çıkup ağacı aşağı eğdirüp aşağı yere inenler yine ağaca ankebût gibi tırmaşup yine ağaç bâr-ı sakîlden zemîne eğilüp yatar. Bu kerre demin ağaç üzre kalup salınanların cümlesi aşağı atılup demin aşağı inenler bu kerre ağaç üzre kalup ol kadar "Halli sun" çağırırlar kim sadâları eflâke çıkar. Eğer bir hoş salınmasalar aşağıdakiler ağaçdakilere "Hey batabnî batabnî; hey kösnî dümbelenî" deyüp el urup birbirine bu gûne şakalar ederler. Ammâ garâbet bundadır kim bir diyârın kavak ağaçları iki tarafına böyle eğilmek ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… elâhati olmazdır. Ve cümle sağîr ü kebîr kefereleri âlüfte ve âşüfte ve sâhib-i
sun
‘ ve halûk ve garîb-dost, millet-i Mesîh kavmidirler.
Hakkâ ki bu vilâyetin umûmen zerâfet ve letâfeti gibi bir diyârın sabâhat ve melâhati olmazdır. Ve cümle sağîr ü kebîr kefereleri âlüfte ve âşüfte ve sâhib-i sun‘ ve halûk ve garîb-dost, millet-i Mesîh kavmidirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
Ve Komaran kal‘asına nısf sâ‘at karîbdir ve karye-i
Sun
dibindedir. Bu millerün karşu tarafları Tuna aşırı Uyvar kal‘ası handakı içinde …
Ve Komaran kal‘asına nısf sâ‘at karîbdir ve karye-i Sun dibindedir. Bu millerün karşu tarafları Tuna aşırı Uyvar kal‘ası handakı içinden cereyân eden nehr-i Litre ve nehr-i Vak nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu mahaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45a ·
metinde göster ·
Bu karye-i Sun nehr-i Tuna kenârında bin aded kefere hâneli ma‘mûr karyedir. Lâkin Üstürgonlu bundan harâc alırlar. Kefereler 46a eğer harâc vermeseler Üstürgonlular bir köğü harâb ederler. Bâğlı ve bâğçeli ve ma‘mûr kelîsalı Macar köyüdür. Andan nîm sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 45b–46a ·
metinde göster ·
… ezâr / Kim bu arada idi bu germâbe-yi binâ, / Gördükde resm-i tarhını der ehl-i
sun
‘ olan, / Peh bârek[allâh] özge makâm-ı ferah-fezâ, / Fazlî-i kemter eyledi târî …
Hân ibn-i hân ibn-i Selâmet Geray Hân,Ya‘nî ki Hân Mehemmed o sultân-ı bâ-safâ,İz‘ân-ı pâkine tahsîn ü sad-hezârKim bu arada idi bu germâbe-yi binâ,Gördükde resm-i tarhını der ehl-i sun‘ olan,Peh bârek[allâh] özge makâm-ı ferah-fezâ,Fazlî-i kemter eyledi târîhini beyân,Cây-ı sürûr-ı zât-ı musaffâ-yı dilküşâ.Sene 1070.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·