İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

tab

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
71
isabet
69 cümle/beyitte
26,6
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
2
farklı biçim
15 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6928,2
Kutadgu Bilig227,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 71

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“tab” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 4632 özüŋ tab‘ını men ayayın yora / ḳızıllı sarıġlı örüŋli ḳara
KB 5866 kişi tab ‘ ı tört ol ḳarışma yaġı / biri küldürür bir ḳılur ün çoġı
EÇS I 60a … etmişlerdir. Zîrâ merhûm Ahmed Hân bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân bir çelebi sâhib-i tab ‘ [u] ehl-i iz‘ân olmağile cedd-i izâmlarından berü ne kadar zî-kıymet ibret-nüm …
EÇS I 71a … inden istimdâd taleb edüp bi'l-bedâhe hemân Keşşâfü'l-kerûb Allâh bir çevelân-ı tab ‘ verüp hâtıra bu ebyât geldi. Beyt:
EÇS I 81a … ıyye'de hâsıl olup Harem-i hâs'da neşv [ü] nemâ bulmuşdur. Bir halûk ve sâhib-i tab ‘ ve âlufte-meşreb vezîr-i dilîr idi. (---) vezâret edüp (---) bahânesiyle ma‘zû …
EÇS I 100a Kebîrî: Florinalıdır ammâ filorili değildir. Fîrûzîne tab ‘ Florunyalıdır.
EÇS I 123a … -ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir sâhib-i tab ‘ kimesnenin hayrâtıdır. Şehrin bir mürtefi‘ zemîni üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dı …
EÇS I 173a … âhı onmadık gümrâhı tâ’ifeleri nice diyebilirsiz kim balık tenâvül edenler zekî tab ‘ olup gıll [u] gışden berî olur dersiniz."
EÇS I 191b … kkânları yokdur, ekseriyyâ hânedânlarda zât-ı şerîf mollâ ve vüzerâzâde sâhib-i tab ‘ çelebiler ve berber dükkânlarında üstâd-ı kâmiller perveriş edüp hezârın hezâr …
EÇS II 226b … şende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab ‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su get …
EÇS II 286b Bu Erzurûm kal‘asının sâhib-i tab ‘ olan ahâlîsi ekseriyyâ bu mâ-i Furât'dan getirdüp nûş ederler ammâ yine kal‘a- …
EÇS II 295a–295b … lmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab ‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşı …
EÇS II 313a … ü dûstân [u] yârânlar ile hoş sohbetler etdük. Ammâ Takî Hân-ı ber-cân, sâhib-i tab ‘ Fârisî-hân, bir civân [u] merd-i meydân ve sâhib-i iz‘ân ve fârisü'l-hayl, dil …
EÇS II 355b … râ-yı billah dervîşân-ı âgâhları var kim her biri Fârisî ve Arabî-şinâs sâhib-i tab ‘, erbâb-ı ma‘rifet dil-rîşleri vardır. Azîzin kabr-i pür-envârına girüp bir Yâs …
EÇS III 9b–10a … isânında sehel dığdığı lehçesi gibi bir lüknet var idi ammâ bunda olan cevlân-ı tab ‘ u tîz-fikr zamânımızın şu‘arâlarında yok idi. Husûsan babası Mısır fellâhların …
EÇS III 31a … lâmbol gerçi çelebi ve zarîf ve pür ma‘rifet ve musannif ve mü’ellif ve sâhib-i tab ‘ u reşîd ve necîb u halûk ve halîm ü selîm kimesneler olur ammâ tiryâkî ve berş …
EÇS III 56b … hbûbe-i mahbûbân: Âb-ı hevâsının letâfetinden âlüfte vü âşüfte yârândan sâhib-i tab ‘ şîrîn-edâ dilberleri olur. Ve mahbûbeleri pâk u pâkîze ve afîfe, sâhib-i âdâb, …
EÇS III 57a–57b … içün cereyân etdüğünden ve nûş edüp def‘-i atşân def‘-i cû‘ etdiginden sâhib-i tab ‘ hukemâ-meşreb olanlar bu ayn-ı pâkin yetmiş aded nef‘ini müşâhede etmişler. Gâ …
EÇS III 64b … Cümle (---) aded mahalde ilm-i hadîs okunur. Zirâ ekseriyyâ halkı zekî ve ehl-i tab ‘ u erbâb-ı dâniş ve mü’ellif ü musannif ve kavâ’il-i ezkiyâsı çok âdemleri vard …
EÇS III 115b–116a … Kıradışka dağlarında demir me‘âdinlerine uğradığından şehr-i Belgrad'ın sâhib-i tab ‘ olan ahâlîleri nehr-i Sava, Tuna'ya mahlût olmadığı mahallerde Zimon kal‘ası c …
EÇS III 120a … misâfirîne da‘vet edüp ikrâm-ı it‘âm ederler. Halîm ü selîm ve halûk u sâhib-i tab ‘ yârândan âlüfte ü âşüfte erbâb-ı ma‘ârifi çokdur. İklîm-i hâmisin âharı vasatı …
EÇS III 134b … ’sîr edüp derûn-ı şehir derk-i esfel-misâl olup şiddet-i hârdan ekseriyyâ ehl-i tab ‘ alan kimesneleri kasaba-i Istanimaka ve Despot yaylasına çıkup iki üç ay kesb- …
EÇS III 140a Mu‘tâd-ı latîf-i ahâlî-i Sofya: Sâhib-i tab ‘ olan kimesneler pâk destiler ile bu bana suyundan doldurup sermâ olunca nûş ed …
EÇS III 162a Süleymân Hân vüzerâlarından sâhib-i tab ‘ ve sâhib-i kerem Alî Paşa hayrâtıdır. Ve Süleymân Hân mi‘mârbaşısı Koca Mi‘mâr …
EÇS III 166b … âya ri‘âyet-i firâvân edüp kayd-bend ederler. Zirâ ni‘metleri mebzûl ve sâhib-i tab ‘ u sâhib-i kerem hânedân sâhibleri halûk u selîm ve âlüfte ü âşüfte yârândan, s …
EÇS III 173a … Paşa sadrıa‘zam oldu, gıll [u] gış ve gıybetden müberrâ âlüfte-i âşüfte sâhib-i tab ‘ u sâhib-i kerem kimesne olmağıla cümle ehl-i İslâmbol "Yâ Bâsıt" ismine mazhar …
EÇS IV 202b … r içre böyle âb-ı câriyeler vardır. Aslâ suya sıkleti yokdur. Ammâ niçe sâhib-i tab ‘ kimesneler at sakkâlarıyla aşağı Şattu'l-Arab'dan su getirdiler. Anın dahi evs …
EÇS IV 204a Andan çârsû-yı hüsn içre İskender Paşa hammâmı: Sâhib-i tab ‘ bir vezîr-i dânâ imiş kim ilm-i mi‘mârîde kâmil mühendis olmağile kendi zâde-i …
EÇS IV 343a–343b … dan nehr-i Şattu'l-Arab hammâm 343b suyu gibi cereyân eder. Bağdâd'ın sâhib-i tab ‘ olan kimesneleri bu kumkumanın ağzını berkidüp kapağına bir ip ve kumkumanın b …
EÇS IV 351a … olup bir gûne inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn hâsıl olup âdeme bir gûne cevelân u tab ‘ u zekâvet hâsıl olur. Ve her kim emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olsa bu İmâm Hüse …
EÇS V 16b … mişler. O da gelmek üzre iken Erzurûm'da müsellimi Abdullâh Ağa nâm bir sâhib-i tab ‘ ve kadir-şinâs-ı hümâm bir âkıbet-endîş ve dûrbîn-fikr ve maslahat-güzâr ve mü …
EÇS V 105b … â etdirmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab ‘ Lipul'dur. Cümle revzenleri ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâf …
EÇS V 105b … ü Boğdan'a dönüp dalâletde kaldı, ya‘nî bu mertebe müdebbir ve mubassır sâhib-i tab ‘ ve sâhib-i kerem olmağile şehr-i Yaş'ı bâğ-ı İrem etmişdir.
EÇS V 159b … sân olunmuşdur. Anıniçün hâlâ İbrâhîm Paşa bu kal‘a içre sâkin olup bir sâhib-i tab ‘ sahiyyü'l-vücûd kerem-kârâ-yı dilâverândır. Sellemehullâh.
EÇS V 177b Kân-ı filoridir, ammâ fürûzîne tab ‘ Filorinalı değildir. Rûmeli eyâletinde (---) sancağı hâkinde hâkimü'l-örfü (-- …
EÇS V 178a … bize gelmemiş deyü çok bakmisik" deyü bu gûne kelimât ederler, ammâ gâyet ehl-i tab ‘ geçinüp fodul ve ehl-i zevk âdemlerdir, ammâ ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘atden geçi …
EÇS V 182b … tuz altı kulle-i azîmlerdir, ammâ sâhib-i binâsı Sıvlani Yanoş Kral bir sâhib-i tab ‘ ilm-i nücûmda kâmil üstâd-ı âmil olmağın bu kal‘anın kara tarafındaki on iki a …
EÇS VI 39b … ir ma‘deni hâsıl olan dağlardan tulû‘ etdiğinden bî-fâ’ide suyu vardır. Sâhib-i tab ‘ olan kimesneler çâh-ı mâlar suyu nûş ederlerler.
EÇS VI 53b … lde-i mu‘azzama kurbunda gerek idi, ammâ Kızanlık belîdesi a‘yânlarının sâhib-i tab ‘ olan kimesnelerinin bu hıyâbânistânda bâğ u müşebbek bostânları var. Kimi piyâ …
EÇS VI 87b … diyârda ilm-i mûsıkî Kitâb-ı Edvâr üzre okunmaz, ammâ şehrin yine nâzük sâhib-i tab ‘ necîb [ü] reşîd çelebileri seyyâhân ve âyende vü revendegândan kâr u nakş ve i …
EÇS VI 146b Hakîkatü'l-hâl bir sâhib-i tab ‘ velî-ni‘am ve sâhib-i kerem ve Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-misâl bir hoş-h …
EÇS VII 52a Ve bu ravza içre her gelen sâhib-i tab ‘ krallar gûnâ-gûn tahtânî ve fevkânî kasr-ı âlîler ve kâh-ı nüzhet-eserler ve m …
EÇS VII 87b … d-devâm nûş edenlerin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur hâsıl olur. Anıniçün sâhib-i tab ‘ olan kişiler ekseriyyâ âb-ı tahûr-misâl kuyu sularından nûş ederler.
EÇS VII 107b … dâ bizim Kırım cezîresi içinde benî âdem ile ihtilât etmeğe mu‘tâd edüp sâhib-i tab ‘ geçinir Badrak nâm bir alay kavm-i benâmlar vardır. Anların içlerinde niçe bin …
EÇS VII 123a … ı ma‘sûmı bir bir takrîr etdiklerinde hemân Hân-ı âlî-kadr-i tîz-fehm-i sâhib-i tab ‘,
EÇS VII 124a … ı latîf bu Mehemmed Geray Hân asrında böyle müzeyyen olmuşdur, zîrâ bir sâhib-i tab ‘ ve bir sâhib-i cûd-ı keremkârî hân-ı âlîşândır.
EÇS VIII 213a … lık ve bataklık ve dahi mezmûm kamışlık olduğundan suyu dahi mezmûmdur. Sâhib-i tab ‘ olanlar çokluk nûş etmezler.
EÇS VIII 225a … amak ile bu ibâdetgâhı inşâ etmiş, ammâ hakkâ ki yerinde amâr etmiş bir sâhib-i tab ‘ u ilm-i mi‘mârî ve ilm-i hendeseye mâlik olmağın câmi‘-i müferrihi fevkânî edü …
EÇS VIII 229a … e-i şâ‘irân: Niçe yüz aded musannifîn [ü] mü’ellifînden emlahu'ş-şu‘arâ sâhib-i tab ‘ ve zekî ve necîb ü reşîd tekmîl-i fünûn etmiş şu‘arâ-yı pâkîze-güftârları var …
EÇS VIII 229a … îleri çok olup ahâlîsi müşterî-sıfat bey‘ [u] şirâya mâ’il olup mâ-i cârî sıfat tab ‘ âdemlerdir.