26 çın-oḳ al ḳıldılar anlar kim olarda öŋdin erdiler ḳoŋurdı taŋrı olarnıŋ
ullarındın
yer töşeklerindin tüşti olarnıŋ üze şiftar / öçek üstünlerindin keldi olarḳa ḳı …
26 çın-oḳ al ḳıldılar anlar kim olarda öŋdin erdiler ḳoŋurdı taŋrı olarnıŋ ullarındın yer töşeklerindin tüşti olarnıŋ üze şiftar / öçek üstünlerindin keldi olarḳa ḳın andın kim bilmesler
… ayser-i Rûm'dur kim Kayseriyye ve Niğde ve Konya'yı binâ etmişdir. Yûnâniyân'ın
ulu
kırallarından idi. İslâmbol'da Fethiyye câmi‘i kurbünde bir deyr-i müzeyyen etm …
Bânî-i sâdis: Kayser-i Rûm'dur kim İslâmbol'a nijâd-ı bünyâd uralı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e gelince 2288 sene olmuşdu. Bu kayser, Hazret-i Ömer hilâfetinde olan Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Kudüs'e mâlik olan Hırkîl Kayser değildir. Anlar niçe kayserlerdir, cem‘ olsa anlara kayâsıra derler, yigirmi bir aded kayserlerdir. Ammâ İslâmbol'u termîm eden Kayser-i Rûm'dur kim Kayseriyye ve Niğde ve Konya'yı binâ etmişdir. Yûnâniyân'ın ulu kırallarından idi. İslâmbol'da Fethiyye câmi‘i kurbünde bir deyr-i müzeyyen etmişdir. Anda târîhi mastûrdur. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… nşâ edüp her kim anda bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden
ulu
kimesne olup âhir-i kâr sarây-ı hâs olmağiçün huddâmân-ı ulemâ nân-ı hâssa koyu …
Sultân Bâyezîd-i Velî bir dervîş-nihâd pâdişâh-ı Ebü's-Selîm olmağile bu ma‘âdine her bâr gelüp âb [u] hevâsından hazz edüp bir kaç kerre çetr-i mülemmâ‘lar ile ol câ-yı ma‘hûda yatup bir kaç def‘a ol mahall-i latîfde Hazret-i Risâlet'i menâmında görüp Hazret-i Risâlet ta‘lîmiyle anda bir dâr-ı şifâ ve bir tahsîl-i ulûm içün bir medâris inşâ edüp her kim anda bir kerre bism-i İlâh dedi ise müfessirîn ü muhaddisînden ulu kimesne olup âhir-i kâr sarây-ı hâs olmağiçün huddâmân-ı ulemâ nân-ı hâssa koyup hâlâ bir âsitâne-i sa‘âdethâne olaldan berü ile'l-ân ma‘âdin-i Eski İslâmbol mu‘attal olmasının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… olup Rûm halkı andan bî‘at edüp pederi Yıldırım Hân'ın nâ-tamâm kalan Edirne'de
Ulu
câmi‘'i tamâm etdi ve (---) Çelebi dahi Eflak u Boğdan i‘ânetiyle azîm asker ce …
Çelebi Sultân Mehemmed babasının intikâmın Timur'dan alup kıra kıra tâ Tokat kal‘a[sına]24b varınca Timur'u kırup Timur Tokat kal‘asına girüp mahsûr olur, Çelebi Sultân Mehemmed mansûr {u muzaffer} avdet edüp pederinin na‘ş-ı şerifîn Bursa'ya getirüp câmi‘i sâhasındaki kubbe-i azîm içre defn edüp müstakil pâdişâh oldu. Ammâ Îsâ Çelebi ve Mûsâ Çelebi nâmân karındaşları hilâfet sevdâsında olup (---) Çelebi Edirne'de halîfe olup Rûm halkı andan bî‘at edüp pederi Yıldırım Hân'ın nâ-tamâm kalan Edirne'de Ulu câmi‘'i tamâm etdi ve (---) Çelebi dahi Eflak u Boğdan i‘ânetiyle azîm asker cem‘ edüp hilâfet ârzûsunda oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a–24b ·
metinde göster ·
… ere cem‘ oldukda yetmiş yedi 25b aded mazanna-i kirâme kibâr-ı evliyâullâhdan
ulu
sultânlar var idi. Cümleden biri Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve Monlâ …
Ve asker-i İslâm bir yere cem‘ oldukda yetmiş yedi 25b aded mazanna-i kirâme kibâr-ı evliyâullâhdan ulu sultânlar var idi. Cümleden biri Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve Monlâ Gürânî ve Hazret-i Emîr Buhârî ve Monlâ Fenârî ve Cübbe Alî ve Ensârî Dede ve Monlâ Pûlâd ve Aya Dede ve Horosî Dede ve Hatablı Dede ve eş-Şeyh Zindânî (---)(---)(---)(---)(---)(---), bu makûle sultânlardan himmet ricâ edüp Ebü'l-feth ahd etdi kim "İslâmbol devletinin nısfı sizin ve nısfı guzât-ı müslimînin ve rub‘ı hakîrin olup mâl-ı ganâyimle her birinize birer zâviye ve türbe ve imâret ve mekteb ve medrese ve dârü'l-hadîs tetimme-i medârisler binâ edeyim" deyü va‘de-i kerîmeler etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a–25b ·
metinde göster ·
Ve Şeyh Zindânî Abdürra’ûf Samedânî hazretleri sâdât-ı kirâmdan ulu sultândır. Hârûnu'r-Reşîd asrında elçilik ile gelüp mesmûmen kıralın şehîd etdüği Baba Ca‘fer Sultân, Şeyh Zindânî hazretlerinin ecdâdıdır. Zindânkapusu içre medfûn olduğun Şeyh Zindânî bilüp Ebü'l-feth ile Edirne'den gelüp üç bin sâdât-ı kirâm ile amân vermeyüp Zindânkapusu'nu kal‘ edüp kal‘a dâhilinde cedd-i izâmına varup ziyâret etdükde kendi yeşil imâmesin ceddi Baba Ca‘fer Sultân'ın ser-i sa‘âdeti mahalline koyup ba‘de'l-feth yetmiş sene türbedâr olup bir âsitâne bünyâd etdi. Ve ba‘de'l-feth Ebü'l-feth ol mahalli yine zindân etdüğiyçün ve Şeyh Zindânî feth etdüğiyçün Zindânkapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Busrâ şehrinde bir
ulu
râhib var idi. Ol eydir:
Andan yedi sene sonra Enûşirvân ve Hâtem-i Tay merhûm olup Hazret-i Risâlet'i ammileri Ebû Tâlib yanına olup perverde etdiler. Hazret on ikisine bâliğ iken Ebû Tâlib ile Şâm kurbünde Busrâ şehrine ticârete gitdiler. Busrâ şehrinde bir ulu râhib var idi. Ol eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân içün binâ eden Mi‘mâr Alî Neccâr …
Ol asırda Bursa'da Ulu Câmi‘'i ve Edirne'de Eski Câmi‘i Yıldırım Hân içün binâ eden Mi‘mâr Alî Neccâr hayâtda olmağile fi'l-hâl Ebü'l-feth Kostantîn'e dostluğa binâen sûret-i mahabbetden görünüp Ayasofya'nın ta‘mîr [ü] termîmiyçün Koca Mi‘mâr Alî'yi Tekur'a gönderüp kıral gâyet haz edüp Ayasofya'nın cânib-i erba‘asına azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd-i Kahkahâ ve sedd-i Ye’cûc-misâl sedd-i bî-sütûnlardır. Hâlâ Ayasofya câmi‘inin etrâfında ol pâyeler zâhir ü bâhir olup Ayasofya anlar ile metânet bulmuşdur. Ammâ Ayasofya'nın sağ tarafındaki Sarıkcılar dükkânları mâbeyninde olan pâyenin içini Mi‘mâr Alî iki yüz kademe minâre yolu gibi yol eyledikde kıral-ı dâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… Birecik, Ma‘arra ve Azez ve Belîs ve Antâkıyye ve sâlyâne ile olanlar Mazîk ve
Ulu
Türkmân. Haleb paşa sancağıdır.
Sancakları bunlardır: Ekrâd-i Kilis, Birecik, Ma‘arra ve Azez ve Belîs ve Antâkıyye ve sâlyâne ile olanlar Mazîk ve Ulu Türkmân. Haleb paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… erd [ü] merd görmüş değildir. Bu mezkûr Kazancılar câmi‘i eyle bir nefes sâhibi
ulu
sultânın binâsıdır.
"Bire var hey tuyûr İslâmbol'dan taşra feryâd eyle" deyince bi-emrillâh nutk-ı dürer-bârları vücûd bulup İslâmbol içinden cemî‘i leylek kalkup gayrı kurâ ve kasabâtlara giderler. İlâ hâze'l-ân İslâmbol'da leylek sâkin olmak değil dam u bâm üzre bir ferd [ü] merd görmüş değildir. Bu mezkûr Kazancılar câmi‘i eyle bir nefes sâhibi ulu sultânın binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… med câmi‘i kurbünde Bâyezîd Hân binâ etdüği câmi‘in hazîresinde medfûndur. Hâlâ
ulu
âsitânedir, cümle Belh [u] Buhârâ halkı tekyesinde sâkinlerdir.
Ve eş-Şeyh Hazret-i Seyyid Ahmed el-Buhârî: Şeyh ilâhî ile Simav şehrinden Bâyezîd Hân asrında İslâmbol'a gelüp Şeyh Vefâ hazreti ile hem-celîs olup erba‘în ve i‘tikâflar edüp âhir Sultân Mehemmed câmi‘i kurbünde Bâyezîd Hân binâ etdüği câmi‘in hazîresinde medfûndur. Hâlâ ulu âsitânedir, cümle Belh [u] Buhârâ halkı tekyesinde sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 107a ·
metinde göster ·
eş-Şeyh Hazret-i Kesegen Dede: (---)(---) asrında aşk-ı ilâhî ile âlûde
ulu
sultândır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Mekâbirinde ehl-i hâl rivâyetleri ü …
eş-Şeyh Hazret-i Kesegen Dede: (---)(---) asrında aşk-ı ilâhî ile âlûde ulu sultândır. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Mekâbirinde ehl-i hâl rivâyetleri üzre Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâdan ve gayrı a‘yân-ı kibârdan kırk elli bin mazanna-i kerâme kimesneler medfûndur derler. Başka bir cebbâne-i münevverdir. Eğer bu dergâhda medfûn olan kibâr-ı kümmelînin seng-i mezârları târîhleri ile ziyâret etdiklerimiz tahrîr etsek başka bir mücelled kitâb olur. Ammâ yine bu garâfede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112a ·
metinde göster ·
büdelâ idi. Cümleden biri Cüvânkapucubaşıya Şâm'a bir pirinc mühür hedâyâ gönde …
Ve Karaman'da Eskici (---) Dede: Ulu büdelâ idi. Cümleden biri Cüvânkapucubaşıya Şâm'a bir pirinc mühür hedâyâ gönderüp ol hafta mühür kendüye varup sadrıa‘zam olup Dersa‘âdet'e geldikde Eskici Dede merhûm olup yine Karaman'da sâkin olduğu mahalde defn olunup Mehemmed Paşa üzerine bir türbe-i pür-envâr inşâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114a ·
metinde göster ·
… âr-kûşe harpüşte ve bir minâre-i rusâs ile mestûr bir câmi‘-i ziyâretgâhdır kim
ulu
âsitânedir. Ve,
Emîr Sultân câmi‘i: (---)(---) binâsıdır. Bir kûh-ı bâlânın zirvesinde çâr-kûşe harpüşte ve bir minâre-i rusâs ile mestûr bir câmi‘-i ziyâretgâhdır kim ulu âsitânedir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
âsitânedir. Yüzden mütecâviz hücre ve fukarâları vardır. Her leyle (---)(---) …
Cümlesinden 126a Hazret-i Emîr Sultân tekyesi tarîk (---) ulu âsitânedir. Yüzden mütecâviz hücre ve fukarâları vardır. Her leyle (---)(---) cümle fukarâ Arapça âyeti emrine imtisâlen tevhîd [ü] tezkîr edüp vücûdların ifnâ ile ihyâ ederler. Kapudan Halîl Paşa mâl-ı gazâ sarf eyleyüp bu âsitâneye bir âb-ı zülâl getirüp fukarâlara imâret inşâ edüp bay [u] gedâya ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b–126a ·
metinde göster ·
… a'da pederleri cenbinde ka‘betü'l-uşşâk olan zâviye-i Uşşâkî'de medfûndur. Hâlâ
ulu
âsitânedir. Merkûm u merhûm âbid ü zâhid ve meşâyih mertebesinde ulemâ-yı âmilî …
el-Mevlâ Mustafâ Uşşâkîzâde: Kâsımpaşa'da pederleri cenbinde ka‘betü'l-uşşâk olan zâviye-i Uşşâkî'de medfûndur. Hâlâ ulu âsitânedir. Merkûm u merhûm âbid ü zâhid ve meşâyih mertebesinde ulemâ-yı âmilîn silkine münselik çelebi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127b ·
metinde göster ·
… â olunan kâlıb kârhânesi başkadır. Ve top falyası delinen kârhâne başkadır. Bir
ulu
âsitânedir kim diller ile ta‘bîr ü tavsîfi mümkün değildir. Zîrâ mısra‘:
Ve bu kârhâne içre top arabası binâ edenlerin başka kârhânesi vardır. Ve Karadeniz Boğazı'nda Sarıyâr kasabası dağlarından gelme top kâlıbı çamurların ağaç kılıçlar ile tahmîr edenlerin başka kârhânesi vardır. Ve top kâlıbları binâ olunan kâlıb kârhânesi başkadır. Ve top falyası delinen kârhâne başkadır. Bir ulu âsitânedir kim diller ile ta‘bîr ü tavsîfi mümkün değildir. Zîrâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
… ne-i Bektaşiyân'dır. Cümle huddâmları her hidmete cân ve baş ile hizmet ederler
ulu
âsitânedir. Bunlar pâdişâh içün sığın ve karaca ve tablalı avlayup pasdırma ede …
Mesîregâh-ı Istıranca dağları: Bir ucu Alman dağlarında nihâyet bulur çengelistândır. Bunda yeniçeri ocağından bir oda yeniçeri avcıları vardır, âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cümle huddâmları her hidmete cân ve baş ile hizmet ederler ulu âsitânedir. Bunlar pâdişâh içün sığın ve karaca ve tablalı avlayup pasdırma ederler. Ve Karadeniz Boğazın hıfz [u] hırâset ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… âhir olan Ahi Evran ile şöhret bulmuşlardır. Ol ise Âl-i Selçûkıyân asrında bir
ulu
sultân imiş firâvân menâkıbı vardır. Cümleden biri Kayseriyye'de sâkin iken pâd …
Ammâ ehl-i Rûm mâbeyninde tabbâğlara Ahiler derler, ya‘nî Kayseriyye'den zâhir olan Ahi Evran ile şöhret bulmuşlardır. Ol ise Âl-i Selçûkıyân asrında bir ulu sultân imiş firâvân menâkıbı vardır. Cümleden biri Kayseriyye'de sâkin iken pâdişâha gamz edüp Ahi Baba öşür vermez derler. Âdemler ve hâcibler ta‘yîn edüp Ahi Baba'yı dükkânında bulup kayd [u] bend ederken hemân dükkânının içinden bir evren zâhir olup hâciblerin bir kaçın pâre pâre ederken Ahi Baba zâlimler elinden halâs olup evren ile berâber Selçûkıyân önüne gelüp pâdişâhın aklı gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193b ·
metinde göster ·
… [ü] şirâ olup âsitânesinde niçe bin mır mırnâv der kediler vardır. Râvî-i hadîs
ulu
sultândır. Cild-i sânîmizde evsâf-ı ziyâretgâhda mevlûdu ve yerden âdem kemikle …
Hazret-i Risâlet bunlara Ebû Hüreyre künye kodular. Zîrâ her Sahâbeye birer hüsn-i lakab korlardı. Bunlar kuttaya {ya‘nî kediye} mahabbet etdiklerinden Ebû Hüreyre lakab komuşlardır. Yılda bir kerre rûz-ı Nevrûz'da bir gün bir gece Mevlûd-ı Nebî olup yüz bin âdem cem‘ olup bey‘ [ü] şirâ olup âsitânesinde niçe bin mır mırnâv der kediler vardır. Râvî-i hadîs ulu sultândır. Cild-i sânîmizde evsâf-ı ziyâretgâhda mevlûdu ve yerden âdem kemikleri zâhir olduğu mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı attârân-ı kahveciyân: Dükkân ve mahzen 300, neferât 500, bunlar
ulu
bâzergânlardır. Her birinin Mısır'da ve Yemen ve Kumfuta ve San‘ân ve Aden'de b …
Esnâf-ı attârân-ı kahveciyân: Dükkân ve mahzen 300, neferât 500, bunlar ulu bâzergânlardır. Her birinin Mısır'da ve Yemen ve Kumfuta ve San‘ân ve Aden'de biner kîse mâlları vardır. Arabalar üzre niçe yüz ferde kahveleri tahmîl edüp kantârlara urarak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 197a ·
metinde göster ·
… kerre cümle berberler ve niçe bin ehl-i teferrüc gidüp cem‘iyyet-i kübrâ olur.
Ulu
sultândır kim Hazret-i Resûl'ün taşra hidmetkârı ve pîr ü âlim idi. Resûl-i Hud …
Selmân-ı Pâk cümle berberlere pâk pîr [ü] pîşvâ oldu. İbtidâ kemerin bizzât Hazret-i Alî bağlayup kabri Bağdâd'a (---) sâ‘at ba‘îd cânib-i (---) nehr-i (---)(---)(---) bir âsitâne-i kübrâdır. Yılda bir kerre cümle berberler ve niçe bin ehl-i teferrüc gidüp cem‘iyyet-i kübrâ olur. Ulu sultândır kim Hazret-i Resûl'ün taşra hidmetkârı ve pîr ü âlim idi. Resûl-i Hudâ anın hakkında, hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 197b ·
metinde göster ·