… ü eteğinden türâbı deryâya dökdükçe deryâ kara olup yürüyerek geminin ardı sıra
yürür
. Gemiciler bu hâli görüp "Meded Sultânım boğazı doldurup ekmeğimize mâni‘ olup …
Hikmet-i Hudâ sebeb-i hilkat-i dil: Bir gün bir seyyâh-ı âlem, Orhân Gâzî asrında bu mahalle gelüp keştîbânlara eydür "Oğullar beni karşu tarafa geçirin" der. Gemiciler dervişi karşu geçirmeyüp giderler. Hemân dervîş-i dilrîş-i âlim u âmil u ârif-i billah eteğine toprak doldurup "Biz karşuya bi-emrillahi Te‘âlâ böyle geçeriz" deyü eteğinden türâbı deryâya dökdükçe deryâ kara olup yürüyerek geminin ardı sıra yürür. Gemiciler bu hâli görüp "Meded Sultânım boğazı doldurup ekmeğimize mâni‘ olup İslâmbol'dan İzmit'e gemiler geçmez olur. Lütf edüp gemimize girin" deyü ricâ ederler. Anlar dahi on iki bin adım kadar deryâyı dil gibi doldurdukdan sonra gemiye girerler. Hâlâ anınçün dil derler, bir sivri kumsal burundur. Ve dervîş hazretleri karşu cânibe geçüp keşf [ü] kerâmet etdikleriyçün derhâl rûh-ı pâklerin cânib-i Hakka teslîm edüp Gekbiziye dili iskelesi hânı kurbunda Dil Baba Dede medfûndur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244a ·
metinde göster ·
… ûd / Zevâyid sular oldu anda mevcûd / Bu duran suyu çekmese o yine / Olup deryâ
yürür
idi sefîne / Taşar hengâm-ı gülde o serâser / Olur nef‘inde her mahlûk beraber …
Cemî‘an zâid olan mâ’-i cârîAkup buldu kemâl üzre karârıZevâid su varup bir çaya akdıKi menfez oluben hep suyu çekdiBu asr içre denildi ana çün RûdZevâyid sular oldu anda mevcûdBu duran suyu çekmese o yineOlup deryâ yürür idi sefîneTaşar hengâm-ı gülde o serâserOlur nef‘inde her mahlûk beraberSuvarır bâğ u bustân ehl-i dihkânRefâhiyyet bulur insân [u] hayvânMedîne vakfına bâ’is çü budurSebeb vakf olmağa budur bu sudurAnın ismiyle Harkil idi evvelHerak dimek olurdu iy mükemmel
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·
… ‘i üstühânları birer birer sayılır. Sağına ve soluna serâsime olmuş sarhoş gibi
yürür
ve elmacık ta‘bîr etdikleri kemiklerine ikişer tobra arpa asmış. Ol fakîr at is …
Hakîr eyitdim: "Ayâ bu hây hûy şakâ-yı bî-ma‘nî ve şütür-kürbe-i bî-mezâk-ı mâlâ-ya‘nî ne ola?" deyü ileri vardım. Manzara-i ibret-nümâ-yı garîb, bir hey’et-i garîb ü acîb ve kerîhü'l-manzar bir Kürd âdemi başında usfûr âşiyânı olacak mertebe dırâz[en] dırâz bir destârı var. Ancak meş‘ale topu olmağa lâyık sarı ve kırmızı ve mavi ve yeşil ve beyâz sakalı var, ta kemerine inmiş ve kendisi bir esb-i lâğara binmiş ve eline bir mefret yılan almış. Altında fakîr esb-i şâh-ı gedâya yılan ile tâziyâne edüp urur, ammâ fakîr bârgîr bir adım atar ammâ öbür adımın âhirete atmak ister. Ağzının salyaları çeşme-sâr gibi ağar ve gözünün aslâ ve kat‘â feri kalmamış, çâr pâsı gûyâ nâne çöpü olmuş, cemî‘i üstühânları birer birer sayılır. Sağına ve soluna serâsime olmuş sarhoş gibi yürür ve elmacık ta‘bîr etdikleri kemiklerine ikişer tobra arpa asmış. Ol fakîr at ise âhirete kadem basmış. Yine böyle iken esb-i lâğarın karnına üzengi urur, kâh yılandan kamçı urur, kâhî iner kâhî biner, gûyâ bu herîf ü zarîf gûnâ-gûn lu‘bedebâzlık eder. Anınçün cümle halk buna hande eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… r-i haşebin Bağdâd'dan Kuşlar kal‘asına gelince kâmil (---) adımdır ve üç araba
yürür
enlidir. İşte nehr-i azîm-i Şatt'ın dahi eni (---) adım olmuş olur. Ve bu cisre …
İbret-nümâ-yı cisr-i Şattu'l-Arab: Kal‘a-i Bağdâd'ın cânib-i kıbleye nâzır olan Cisir kapusundan karşu Kuşlar kal‘asına varınca nehr-i Dicle üzre cümle kırk beş aded tombaz kemerleri üzre bir vâcibü's-seyr cisr-i azîmdir. Karşu Mekke hâkinde cisir başında Kuşlar kal‘asıdır. Bu cisr-i haşebin Bağdâd'dan Kuşlar kal‘asına gelince kâmil (---) adımdır ve üç araba yürür enlidir. İşte nehr-i azîm-i Şatt'ın dahi eni (---) adım olmuş olur. Ve bu cisre Şatt içre bendler ve sepetlerle taşlar bırağup yaban asması ile ve demir {zencîrlerle} gemileri bâğlayup cisir ber-karâr olur. Ve bu cisre Diyârbekir'den ve Hasankeyfâ'dan ve Musul ve Cezîre'den bir kelek gemisi gelse cisir üzre cessârlar cisrin üç dört gemisin kapu gibi açup kelek gemileri geçüp gümrük önüne yanaşup yine cisrin kapusun sedd ederler. Ba‘dehû cemî‘i âyende vü revende ubûr ederler. 343a Ve cemî‘i dilberân-ı Bağdâd kendülerin bu cisir üzre Şatt'a ilkâ ederler. Bağdâd'ın bir mesîregâhı dahi bu cisir başlarıdır. Kahvehâneler ve Mevlevîhâneler ile ârâste ve memerr-i nâs ile pîrâste olmuş bir cisr-i ibret-nümâdır. Cümle masrafı mîrîdendir. Cisir başında pâsbânlar âyende vü revende yüklerden bâc-ı öşr-i sultânî alup cisrin meremmâtına ve gayrı kal‘a mühimmâtına {2.000 guruş}masrûf olunur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b–343a ·
metinde göster ·
… edâyin arasında Şatt'a karışır ve nehr-i İsâ üzre tuğyân-ı Şatt'da azîm gemiler
yürür
ve âb-ı hayât nehr-i Van bu zülâl (---)(---) gelüp (---)(---) nâm mahalde Şat …
Ve nehr-i İsâ, bu nehrin ibtidâ-i tulû‘ı şehr-i Kûfe mukâbelesinde kasaba-i kebîr Vehmâ nâm mahalden münşa‘ib olur, cereyân ederek niçe kendleri saky ederken nehr-i Furât'dan ayrılmış nehr-i Sarsar kim nehr-i İsâ mahreci altından ubûr edüp Kûfe şehri mâbeyninde nehr-i Sarsar ile nehr-i İsâ bir olup Bağdâd ile şehr-i Medâyin arasında Şatt'a karışır ve nehr-i İsâ üzre tuğyân-ı Şatt'da azîm gemiler yürür ve âb-ı hayât nehr-i Van bu zülâl (---)(---) gelüp (---)(---) nâm mahalde Şatt'a rîzân olur ammâ gâyet lezîz ü berrâk ve serî‘u'l-hazm mâ-i kevserdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344a ·
metinde göster ·
… ve nâkûs ve erganonların çalarak ve haçlı peykerlerin açarak üzerimize mûr mâra
yürür
gibi kâfirler yürüyüp gelir. İki bölüğü atlı ve bir bölüğü yayan, bunların dahi …
Hemân Paşa-yı gayyûr "Bir dahi gâzîler şu kâfire hov edelim" derken kuşluk vakti ki oldu. Meğer Sührâb Mehemmed Paşa ordusunun ardındaki bayırlar ardında geceden kemîngâhlarda âmâde olmuş dinç-â-dinç kâmil on bin güzîde Macar katanası ve Kurs kâfiri güzîdesi ensemizden bir kerre Macar lisânı üzre "Honlakati beştelen kurafiye" deyüp haçlı alemlerin kaldırup torompete ve Efrâsiyâb boruların ve Menûçehr köslerin ve nâkûs ve erganonların çalarak ve haçlı peykerlerin açarak üzerimize mûr mâra yürür gibi kâfirler yürüyüp gelir. İki bölüğü atlı ve bir bölüğü yayan, bunların dahi altı pâre topları var, ardımızdan toplarını ata ata gelüp top gülleleri bizi târumâr etmeğe başlayup dinç-â-dinç kâfir bizi ortaya aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… Hemân mezkûr gûsfend kendüyi suya urup şinâverlik edüp gâh ayakları yere değüp
yürür
ve gâh gavvâslık ederek bir cezîreye geçüp yine hakîre teveccüh edüp tîz tîz ve …
Bir gül [ü] gülistân ve nahlistân ve bostân yerler. Hemân mezkûr gûsfend kendüyi suya urup şinâverlik edüp gâh ayakları yere değüp yürür ve gâh gavvâslık ederek bir cezîreye geçüp yine hakîre teveccüh edüp tîz tîz ve sık sık melemeğe başladı, suya girdi ve yine çıkdı ve yine me me deyü melerdi. Gûyâ lisân-ı hâl ile sen de bu cânibe gel, geç selâmetdir der idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 125a ·
metinde göster ·
… u gibi dur[ur]. Bu siper dîvârının ardı ana dîvârına varınca iki araba yan yana
yürür
vâsi‘ yoldur. Hîn-i ma‘rekede bu dîvâr ardında guzât siperlenüp ve meterisler k …
Ve bu sûr önünde kal‘aya siper olsun içün su kenârında bir kat dahi yine kalın direkler üzre çit örülüp üzerine beyâz horasânî kireç sıvanmış yalın kat dolmasız palanka dîvârdır kim kal‘a beyâz kuğu gibi dur[ur]. Bu siper dîvârının ardı ana dîvârına varınca iki araba yan yana yürür vâsi‘ yoldur. Hîn-i ma‘rekede bu dîvâr ardında guzât siperlenüp ve meterisler kazup ceng edecek mazgal delikleri ve top kapağı yerleri her tarafda vardır. 181a Ve dahi büyük kal‘a dîvârının iç yüzünde şehrin cümle evleri kal‘adan beşer arşın alarka binâ olunup aslâ kal‘aya muttasıl evler yokdur ve memnû‘âtdan olup dîvâr dibi tarîk-i âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b–181a ·
metinde göster ·
… lunca taburdan baş göstermeyüp vakt-i asrda taburundan çıkup asker-i İslâm üzre
yürür
. Cümle küffâr âhen-pûş olup cenge girir.
Ertesi ale's-seher yine ceng tablına turreler urulup asker-i İslâm ayak ayak sahrânın ortasında hâlâ bir kenîse var, Cığalazâde'nin anda kırdığı kefere leşlerinden gayri bir şey yok. Hemân asâkir-i İslâm ile Vezîr-i a‘zam İbrâhîm Paşa, Hân karındaşı ile talî‘a-i asker olup ileri giderler. Sa‘âdetlü pâdişâh dahi kafâda yüz bin asker ile gelmede. Cümle asker küffârın taburu dibine varmada, ammâ küffâr vakt-i zuhr olunca taburdan baş göstermeyüp vakt-i asrda taburundan çıkup asker-i İslâm üzre yürür. Cümle küffâr âhen-pûş olup cenge girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a ·
metinde göster ·
Nemse ve Çeh ve Efrence ve Hırvad ve Macar'dan cümle yüz kat alay-ı hınzîr
yürür
kim her biri 39b deryâ-misâl küffâr alayları var kim yüz bin kadar leşkeri sâ …
Nemse ve Çeh ve Efrence ve Hırvad ve Macar'dan cümle yüz kat alay-ı hınzîr yürür kim her biri 39b deryâ-misâl küffâr alayları var kim yüz bin kadar leşkeri sâfî kırkar ve ellişer dirhem muşkat tüfengleri ve yine her bir keferelerin ellerinde ve bellerinde ve yakalarında ve eğer kaşlarında ve atlarının terkilerinde beşer onar aded kol tüfengleri ile asker üzre hücûm edüp dağlar gibi sırıklı orman olmuş küffâr yürüyüp kösleri ve erganon ve torompetelerin çalarak mevc ü mevc ve fevc ü fevc karınca gibi yab yab yürüyüp küffârın bu gelişine bizim asker mukâvemet edemeyüp ve bir ferd-i âferîde küffâra karşu duramayup der-ceng-i evvel cümle alan u tâlân ve pârekende vü perîşân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39a–39b ·
metinde göster ·
… ozmayup üslûb-ı sâbıkası üzre top u tüfeng atarak gûnâ-gûn âteş-feşânlık ederek
yürür
, ammâ Rûmeli vezîri Hasan Paşa geçit başından ayrılmayup küffâra bir yaylım top …
Yine küffâr tetiğin bozmayup üslûb-ı sâbıkası üzre top u tüfeng atarak gûnâ-gûn âteş-feşânlık ederek yürür, ammâ Rûmeli vezîri Hasan Paşa geçit başından ayrılmayup küffâra bir yaylım top atup ceng-i azîm etdikde Hasan Paşa askeri de küffâra tâkat getiremeyüp ordu-yı İslâm içine girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39b ·
metinde göster ·
Hemân kim vakt-i zuhur oldukda ibtidâ bu İstifan kenîsesinin büyük sâ‘ati bir kerre urunca dahi âhengi tamâm olmadan Beç kal‘ası içre cemî‘i sâ‘at kullelerinde çanları darb-ı vâhidede çala düşer aceb irtibât buldurmuşlardır, ammâ Rûm'da bir âdemin iki sâ‘ati olsa biri bir derîce ve iki dakîkada ileri yâhûd geri kalup yürür, ammâ Beç sâ‘atleri cümle yek darbdan çalar musanna‘ sâ‘at kulleleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61b ·
metinde göster ·
… ileri ve hâsâhûr kalfası ile ubûr edüp bir at dahi sâde dîbâdan çullu yelkendez
yürür
at kim gûyâ bir at-ı aşkar-ı dîvzâddır.
Andan sonra üç re’s at kim her biri mu‘teber at ve sâfinâtü'l-ciyâd misilli atların biri cevâhir ve murassa‘ eğerli ve cevâhir rahtlı ve topuz ve gaddâreli ve cümle çârkâb zerdûz cevâhir dikme abâyîli ve bahrî hotaslı ve altı pâre cevâhire gark olmuş yancıklı ve atın başında ablak murassa‘ cığa teliyle yemîn ü yesârında kırmızı ve dolamalı hâsâhûr yedekçileri ve hâsâhûr kalfası ile ubûr edüp bir at dahi sâde dîbâdan çullu yelkendez yürür at kim gûyâ bir at-ı aşkar-ı dîvzâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
… a mahsûs değildir. Bir pâdişâhı medh etseler, zamân-ı devletinde kurd ile koyun
yürür
dedikleri bu Ken‘ân elidir kim Âl-i Osmân'ın hükmündedir. Ve bu mahalle Vâdî-i …
Rûy-i arzda bir diyâra mahsûs değildir. Bir pâdişâhı medh etseler, zamân-ı devletinde kurd ile koyun yürür dedikleri bu Ken‘ân elidir kim Âl-i Osmân'ın hükmündedir. Ve bu mahalle Vâdî-i Zi’b derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·
… balıkcıl tellerinden süpürgesi vardır, orta kuşak ile kırmızı çizme ile piyâde
yürür
. Lâkin Abdî Paşa, Gemici Başçavuş ihtiyâr olmağile ata bin, deyü tenbîh etdi.
Ammâ yeniçeri başçavuşu Sâlihiyye'de kalır, anda paşa ale's-sabâh cüz’î futûr yeyüp yine azm-i râh deyüp altı sâ‘atde Sâlihiyye'ye karîb oldukda yeniçeri başçavuşu piyâde mülâzımlarıyla selâma durup zemîn-bûs edüp paşa iltifât edüp paşanın önüne düşer, gûyâ muhzır ağa yerine kâ’imdir. Bunun dahi başında balıkcıl tellerinden süpürgesi vardır, orta kuşak ile kırmızı çizme ile piyâde yürür. Lâkin Abdî Paşa, Gemici Başçavuş ihtiyâr olmağile ata bin, deyü tenbîh etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y185a ·
metinde göster ·
kim iç mehterleri taşımağa âciz olurlar. Cümle beğlerine tekrâr birer cevâhir r …
Ve bu Âdiliyye'de üç gün üç gecede pîşkeşler yürür kim iç mehterleri taşımağa âciz olurlar. Cümle beğlerine tekrâr birer cevâhir rahtlı atlar çekerler. İllâ kâ’immakâm defterdârın iki atları mücevher eğer ve rahtlı ve altun zencîrli, mâ‘adâsı sîm eğer ve sîm rahtlıdır. Ve zî-kıymet hedâyâlar dahi verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186a ·
metinde göster ·
Bunlardan sonra Mısır'ın alay-ı asâkir-i azebistân bayrakları
yürür
, kırmızı zerdûz bayraklardır. İbtidâları küçük tâze oğulları, ardı sıra kâmille …
Bunlardan sonra Mısır'ın alay-ı asâkir-i azebistân bayrakları yürür, kırmızı zerdûz bayraklardır. İbtidâları küçük tâze oğulları, ardı sıra kâmilleri, dahi ardları sıra fitoz yiğitleri, dahi ardları sıra yaya dayıları ve odabaşıları, cümle âlât-ı harbe müstağrak kaplan postlu ve altun kalkanlı gâzîlerdir kim başlarında şâhin cığalı ve turna telli bir gûne turfe şeb-külâhlı ve kırkar ellişer dirhem badaluçka top-misâl tüfengli müsellah u müzeyyen askerdir. Yüzer Y 188b adımda bir du‘âcıları gülbâng-i Muhammedî çeküp cümle guzât-ı müslimîn sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Mısır içi sadâ-yı Allâh Allâh ile leb-ber-leb olup bu tertîb üzre ubûr ederler, ammâ tabl [u] kösleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188a–Y188b ·
metinde göster ·
Ve bu piyâde yeniçeri askeri dahi geçüp yeniçeri ağası ve azebler ağası alayı
yürür
. İbtidâ azebler çorbacıları küheylân atlar üzre semmûr libâçeler ile ve önlerin …
Ve bu piyâde yeniçeri askeri dahi geçüp yeniçeri ağası ve azebler ağası alayı yürür. İbtidâ azebler çorbacıları küheylân atlar üzre semmûr libâçeler ile ve önlerinde cıdaları ile ve enselerinde cümle kırmızı şalvârlı ve kantâr Y 189a sırıklı gılmânlar ile ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188b–Y189a ·
metinde göster ·
: dörd yüz gümüş yüklüklü ve zerdûz üsküflü ve balıkçıl telli otağalı, beli kılı …
Andan yeniçeri mülâzımları yürür: dörd yüz gümüş yüklüklü ve zerdûz üsküflü ve balıkçıl telli otağalı, beli kılıçlı, elleri tüfengsiz piyâde gûnâ-gûn çuka dolamalı pâk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y189a ·
metinde göster ·
. Her ne kadar nâ-şer‘î ve mesâlih-i müslimîni görmeden aldukları bartıl eşyâlar …
Ba‘dehu cânib-i erba‘adan da‘vâcı ve şikâyetçiler yürür. Her ne kadar nâ-şer‘î ve mesâlih-i müslimîni görmeden aldukları bartıl eşyâlar var ise anı taleb edüp da‘vâ ederler. Eğer Mısır vezîri i‘ânet edüp kadıasker sıyânet ederse herkese cüz’î şey verüp mâbeynlerin ıslâh ederler. Eğer paşa ve kadıasker ve yedi ocak müdde‘îlere ığmâz ederlerse paşa ve ağavâtın hâli harâb-ender-harâb olup ağavâtları kapudan kapuya keşân-ber-keşân sürüye sürüye rüsvâ-yı âm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y191a ·
metinde göster ·
… uhûrdan sonra yine atlara süvâr olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre alaylar
yürür
. Ammâ paşa kethudâsıyla mukarrer getiren ağa kethudâ ile at başı berâber giderl …
Andan Âdiliyye'ye varup mukarreri getiren imrahor-ı sultân mıdır, kapucular kethudâsı ve salahor ve vezîr-i a‘zam ağalarından mı, her kim ise kethudâya ayağa kalkup ba‘de'l-musâfaha summât-ı Muhammedî çekilüp cümle ağavât ve a‘yân tenâvül edüp kahve ve buhûrdan sonra yine atlara süvâr olup bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre alaylar yürür. Ammâ paşa kethudâsıyla mukarrer getiren ağa kethudâ ile at başı berâber giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193a ·
metinde göster ·
… ardır. Eğer askerî tâ’ifesinden var ise bir tarîkden bî‘at edüp fukarâ zeylinde
yürür
. Zîrâ hadîs: Arapça buyurmuşlar. Beyt:
Bugünkü gün mahmel-i şerîf meşâyihân fukarâlarınındır, buna çûn çerâ olmaz. Mahmeli fukarâlar götürmesinin aslı budur. İçlerinde aslâ askerî tâ’ifesinden bir ferd yokdur, cümle fukarâlardır. Eğer askerî tâ’ifesinden var ise bir tarîkden bî‘at edüp fukarâ zeylinde yürür. Zîrâ hadîs: Arapça buyurmuşlar. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201b ·
metinde göster ·
Tamâm mâh-ı Safer'in beşinci ve altıncı ve yedinci günleri olunca huccâcın ibtidâsı yürür. Emîrü'l-hac mahmel ile Dâr-ı Hamrâ nâm mahalde meks etdüği haberi Bürke'de paşa kethudâsına haber gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208a ·
metinde göster ·
… ca niçe bin pâre şayka ve karamürsel [ve] zarbina ve tıransa ve sırımba gemiler
yürür
bir nehr-i azîmdir.
İklîm-i sâdisde on bir dağ ve kırk nehir var. Bâ-husûs cümleden nehr-i Tuna mebde’i yüz on konak yerdir, Alman'dan çıkup kendüye yedi yüz nehir mahlût olarak Karadeniz'e beş yerden biri Kili boğazında, biri Tulça boğazında, biri Soluna boğazında, biri Beşdepe dibinde, biri Karahırmen boğazında Karadeniz'e deryâ olup mahlût olur. Tâ Beç'e ve Prag'a ve Alman'a varınca niçe bin pâre şayka ve karamürsel [ve] zarbina ve tıransa ve sırımba gemiler yürür bir nehr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·