… emvâl [u] erzâkına tama‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb
yap
. Bu karındaşından ibret al kim benim zamân-ı sadâretimde on yedi vezîria‘zam va …
Melek Paşa eyitdi "Dünyada ve âhiretde mestûr olmak istersen bu Haleb'den getirdiğin yüz bin kadar eşkiyâ ve eşirrânın ığvâsına uymayup bir kes’e adâvet edüp mâlına ve emvâl [u] erzâkına tama‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb yap. Bu karındaşından ibret al kim benim zamân-ı sadâretimde on yedi vezîria‘zam var idi. Biri ibtidâ Bektâş Ağa ve Ömer Çelebisi ve İkinci Çelebi Kethüdâ ve Halîl Yazıcısı ve üçüncü Yeniçeri Ağası Kara Çavuş ve Kâtibi Yûsuf Çelebi ve Alahoz Mehemmed Efendi ve Sarı Kâtib ve Mi‘mâr Mustafâsı ve Vâlide Sultân ve Koca Mi‘mâr, bunların emsâli niçe yüz vüzerâlık peresesinde âdemlerden bî-zâr olmuşdum, ammâ ızdırârî mudârâ ederek on altı ay vezîria‘zam olup halâs oldum. Benden sonra Siyâvuş Paşa karındaşım vezîria‘zam olup cümleden melik olmak içün hazz-ı nefsiyçün 180a bu zikr olunan vüzerâ pâyesinde olanları, hattâ efendisi vâlidesi Kösem Vâlide'yi dahi cümle katl edüp ‘Hamd-i Hudâ cümle devlet bana münhasır kaldı’, derken elli dörd günde sezinmedüğü yerden, Cenâb-ı İzzet'den kendüye Kızlarağası Dîv Süleymân Ağa gibi bir zişt-i akûr eliyle kendüye bir sille-i pehlivânî urup Siyâvuş Paşa'dan mührü alup Gürcü Mehemmed Paşa'ya verdi. İmdi benim birâderim! Hamûl olup katl-i nefs etmeyüp başından bu kadar haşerâtı def‘ edüp taraf-ı devletde ol. Benim birâderim, seksen bin, toksan bin askerle gelüp anlar cümle Üsküdar'da kalup sen ancak öz başın ile iki yenlerine yapışup huzûr-ı pâdişâhîye vardın.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179b–180a ·
metinde göster ·
… et kim azametimle ben muhâsara etsem, fethinde usret çekem, bana eyle bir kal‘a
yap
!, buyurdunuz. Ben dahi emrinize fermân-berlik edüp işte böyle bir sedd-i İskend …
Hemân Bedlîs eydür: "Pâdişâhım! Kaçan kim bana bir kal‘a-i metîn inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem, fethinde usret çekem, bana eyle bir kal‘a yap!, buyurdunuz. Ben dahi emrinize fermân-berlik edüp işte böyle bir sedd-i İskender kal‘a binâ etdim. Fermân pâdişâhımındır" deyince İskender insâf edüp kal‘anın hükûmetin Bedlîs'e ihsân eyledi. Anınçün Bedleys'den galat Betlîs derler, sebeb-i tesmiyyesi oldur ve bânîsi ta‘lîm-i İskender ile yine Bedlîs'dir. Anınçün tevârîh-i Acem'de taht-gâh-ı İskender nâmıyla yâd olunur, ammâ Târîh-i Yunaniyân-ı Yanvân'da bu Bitlîs içün Pırgaz-ı makal-ı Aleksandıra derler, ya‘nî Büyük İskender kal‘ası derler. Hakkâ ki kal‘a-i atîkdir. Hâlâ niçe yerlerinde Rûm binâsı alâmetleri vardır. İnşâallah mahalliyle bu kal‘anın mutalsamâtları dahi beyân olunur. Bilâd-ı Ermen'dendir ammâ vilâyet-i Kürdistân'dandır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş kal‘adır, ammâ ekseriyyâ Âzerbaycân şâhlarından Karakoyunlu Yûsuf Celâyirli ve Akkoyunlu Uzun Hasanlı mutasarrıf olagelmişler idi. Ammâ dahi mukaddem-i ibtidâ Ermen destinden dest-i bâzû-yı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'dır. Anların 223a devletleri sehel bergeşte olmak ile Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan Bitlîs'e mâlik olmuşdu. Ba‘dehû sene 878
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b–223a ·
metinde göster ·
… a idi. Anı gördüm, Nûruddehr Beğ orta kuşak ile bâzûların sığamış kapudan içeri
yap
yap girüp bir kerre gerindi ve sündü ve parmakların çatırdatdı ve belin kütürde …
Yatdığım yerde iki gözlerim kapuda idi. Anı gördüm, Nûruddehr Beğ orta kuşak ile bâzûların sığamış kapudan içeri yap yap girüp bir kerre gerindi ve sündü ve parmakların çatırdatdı ve belin kütürdetdi ve elin hançerine koyup kemerin onarup gördüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 13a ·
metinde göster ·
… i. Anı gördüm, Nûruddehr Beğ orta kuşak ile bâzûların sığamış kapudan içeri yap
yap
girüp bir kerre gerindi ve sündü ve parmakların çatırdatdı ve belin kütürdetdi …
Yatdığım yerde iki gözlerim kapuda idi. Anı gördüm, Nûruddehr Beğ orta kuşak ile bâzûların sığamış kapudan içeri yap yap girüp bir kerre gerindi ve sündü ve parmakların çatırdatdı ve belin kütürdetdi ve elin hançerine koyup kemerin onarup gördüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 13a ·
metinde göster ·
yap Kilis ve Azez ve A[yı]ntâb ellerine varalım. Bir zamân anda sevâhil görelim …
Tayyaroğlu eydir: "Buna tedârik, cümle asker ile yap yap Kilis ve Azez ve A[yı]ntâb ellerine varalım. Bir zamân anda sevâhil görelim. Eğer anda dahi yine bu askerimiz ta‘n-âmîz sözler söylerlerse hemân bir gün cenâbınız darılup ‘sizin derdinizden Murtazâ Paşa'ya dahl düşüp Haleb'e düşerim’ deyüp beş altı yüz âdemle cenâbınız ve beş altı yüz âdemle hakîr ve beş altı yüz yiğit ile Ken‘ân Paşa karındaşımız ve Musli Paşa karındaşımız ve Ferhâd Paşa ve Deli Gürcî Dilâver Paşa ve Cân Mirzâ Paşa ve Alî Mirzâ Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve'l-hâsıl cümle paşalar ve beğler ile Kilis ve Azez ve Ayıntâb altına varalım. Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Dutsak Alî Paşa ve Çetrefilzâde Hüseyin Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71a ·
metinde göster ·
Tayyaroğlu eydir: "Buna tedârik, cümle asker ile yap
yap
Kilis ve Azez ve A[yı]ntâb ellerine varalım. Bir zamân anda sevâhil görelim. Eğ …
Tayyaroğlu eydir: "Buna tedârik, cümle asker ile yap yap Kilis ve Azez ve A[yı]ntâb ellerine varalım. Bir zamân anda sevâhil görelim. Eğer anda dahi yine bu askerimiz ta‘n-âmîz sözler söylerlerse hemân bir gün cenâbınız darılup ‘sizin derdinizden Murtazâ Paşa'ya dahl düşüp Haleb'e düşerim’ deyüp beş altı yüz âdemle cenâbınız ve beş altı yüz âdemle hakîr ve beş altı yüz yiğit ile Ken‘ân Paşa karındaşımız ve Musli Paşa karındaşımız ve Ferhâd Paşa ve Deli Gürcî Dilâver Paşa ve Cân Mirzâ Paşa ve Alî Mirzâ Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve'l-hâsıl cümle paşalar ve beğler ile Kilis ve Azez ve Ayıntâb altına varalım. Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Dutsak Alî Paşa ve Çetrefilzâde Hüseyin Paşa ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71a ·
metinde göster ·
yap gelir. İnşâ’allâh iki üç günden anlar da bundadır" dedim. Köpürlü eyitdi,
"Sultânım, kapudan bu kadar sene azâb-ı sicni çeküp bir lahm u şahm sâhibi bir menkale âdem olmağile batıyyü'l-hareke olup ılgara tahammül edemediğinden Sofya-i sâfiye şehrine gelüp andan yap yap gelir. İnşâ’allâh iki üç günden anlar da bundadır" dedim. Köpürlü eyitdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
gelir. İnşâ’allâh iki üç günden anlar da bundadır" dedim. Köpürlü eyitdi,
"Sultânım, kapudan bu kadar sene azâb-ı sicni çeküp bir lahm u şahm sâhibi bir menkale âdem olmağile batıyyü'l-hareke olup ılgara tahammül edemediğinden Sofya-i sâfiye şehrine gelüp andan yap yap gelir. İnşâ’allâh iki üç günden anlar da bundadır" dedim. Köpürlü eyitdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
"Bire meded sultânım, şu iki kâfir asker birbirine karışmadan şunlara bir hov edüp biz evvel göz açdırmayup yâ atlısına yâhûd yayasına karışalım" deyüp cümle pür-silâh altı bin aded gâzîler birbirlerimizle helâlleşüp "Kardaşlar yoldaşlar, birbirimizin ensesinden ayrılmayalım ve leşlerimiz kâfir içinde komayup başlarımız leşlerimiz kâfire aldırmayalım" deyüp öpüşüp görüşüp küsülüler barışup cümle yek-dil [ü] yek-cihet olup yap yap kâfir üzre varmada iken meğer evvelki görünen cânib-i garbdaki kâfir atlıları piyâde küffâra bakarlarmış kim anlar dahi meydân-ı ma‘rekeye gelüp cümle yek-dil [ü] yek-cihet olup bizi ortaya alalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
kâfir üzre varmada iken meğer evvelki görünen cânib-i garbdaki kâfir atlıları p …
"Bire meded sultânım, şu iki kâfir asker birbirine karışmadan şunlara bir hov edüp biz evvel göz açdırmayup yâ atlısına yâhûd yayasına karışalım" deyüp cümle pür-silâh altı bin aded gâzîler birbirlerimizle helâlleşüp "Kardaşlar yoldaşlar, birbirimizin ensesinden ayrılmayalım ve leşlerimiz kâfir içinde komayup başlarımız leşlerimiz kâfire aldırmayalım" deyüp öpüşüp görüşüp küsülüler barışup cümle yek-dil [ü] yek-cihet olup yap yap kâfir üzre varmada iken meğer evvelki görünen cânib-i garbdaki kâfir atlıları piyâde küffâra bakarlarmış kim anlar dahi meydân-ı ma‘rekeye gelüp cümle yek-dil [ü] yek-cihet olup bizi ortaya alalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
"Bire gâzîler hâl nice olur, işte küffâr karıncaya binmiş gibi
yap
yap geliyor. Bire şu karşudaki askere imdâd gitsin" deyü feryâd etdikde herkes …
"Bire gâzîler hâl nice olur, işte küffâr karıncaya binmiş gibi yap yap geliyor. Bire şu karşudaki askere imdâd gitsin" deyü feryâd etdikde herkes cânı başı kaydına düşüp çadırların bozup kaçma sevdâsında olup ne imdâd kayısı, hemân karşu tarafdaki kâfir içinde kalan sipâh ve Budim ve Bosna ve Kanije askerleri gördüler kim köprü kırıldı ve niçe bin asâkir-i İslâm gark oldu ve kendülere imdâd gelmesi işi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
"Bire gâzîler hâl nice olur, işte küffâr karıncaya binmiş gibi yap
yap
geliyor. Bire şu karşudaki askere imdâd gitsin" deyü feryâd etdikde herkes cânı …
"Bire gâzîler hâl nice olur, işte küffâr karıncaya binmiş gibi yap yap geliyor. Bire şu karşudaki askere imdâd gitsin" deyü feryâd etdikde herkes cânı başı kaydına düşüp çadırların bozup kaçma sevdâsında olup ne imdâd kayısı, hemân karşu tarafdaki kâfir içinde kalan sipâh ve Budim ve Bosna ve Kanije askerleri gördüler kim köprü kırıldı ve niçe bin asâkir-i İslâm gark oldu ve kendülere imdâd gelmesi işi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
Hemân bu abd-i fakîr yap yap elim kılıç kabzasında varup ibtidâ kâfirlerin çalıda asılan silâhların alup bizim gulâmlar yanında bir çalıya salb edüp andan her kâfire ikişer gulâmlarımla ale'l-gafle üstlerine düşüp sarılup ol ân küffârın biri cân havliyle yerinden pertâb edüp meğer belinde bir küçük tüfengi var imiş, belinden çıkarup âteş edem zann edüp hakîr bunun koluna nice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan fırlayup hemân Rüstem nâm benâm kölem hakkâ ki Rüstemâne küffâra sarılup ol mahalde kâfirin kellesine hakîr bir balta dahi urup kâfir serâsîme olıcak dest ber-kafâ kâfiri kayd [u] bend edüp ikisin de âteş kenârına getirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
Hemân bu abd-i fakîr yap yap elim kılıç kabzasında varup ibtidâ kâfirlerin çalıda asılan silâhların alup bizim gulâmlar yanında bir çalıya salb edüp andan her kâfire ikişer gulâmlarımla ale'l-gafle üstlerine düşüp sarılup ol ân küffârın biri cân havliyle yerinden pertâb edüp meğer belinde bir küçük tüfengi var imiş, belinden çıkarup âteş edem zann edüp hakîr bunun koluna nice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan fırlayup hemân Rüstem nâm benâm kölem hakkâ ki Rüstemâne küffâra sarılup ol mahalde kâfirin kellesine hakîr bir balta dahi urup kâfir serâsîme olıcak dest ber-kafâ kâfiri kayd [u] bend edüp ikisin de âteş kenârına getirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… ar onar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları
yap
yap gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayu …
Karşu tarafdan dahi kırk elli alay küffâr taburlarından çıkup domuz sürüleri gibi sürü sürü ibtidâ piyâde tüfenglisi bayraklarıyla ve haçlı papaslarıyla meydâna çıkup taburları yanında durdular. Andan elli pâre topların taşra meydâna çıkarınca taburun yedi kapusundan cümle küffâr birbirlerine tirkeşüp nahır sürüsü gibi reme reme taburdan çıkup luturyânî boruları ve torompete ve erganon ve nâkûs ve tabl mizmerâtlarların çalarak ve ba‘zı küffârlar ellerinde kılıçlarıyla hora depüp oynayarak ve papasları İncîl okuyarak ve kimisi yırlayarak bir alay mest [ü] medhûş sarhoş Mesköv kâfirleri ve Çeh ve Leh ve Kazak-ı âk fâcirleri dûzah-karâr olmağa karârları kalmayup hınzîr topu gibi tortop olup onar onar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları yap yap gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayup ale't-tertîb durmuşlar ve cümle kefereler sahrâyı mâl-â-mâl etmişler. Ve cünûd-ı cünüb-i küffârlar domuz gibi suyun bataklığına arka vermişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·
… nar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları yap
yap
gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayup al …
Karşu tarafdan dahi kırk elli alay küffâr taburlarından çıkup domuz sürüleri gibi sürü sürü ibtidâ piyâde tüfenglisi bayraklarıyla ve haçlı papaslarıyla meydâna çıkup taburları yanında durdular. Andan elli pâre topların taşra meydâna çıkarınca taburun yedi kapusundan cümle küffâr birbirlerine tirkeşüp nahır sürüsü gibi reme reme taburdan çıkup luturyânî boruları ve torompete ve erganon ve nâkûs ve tabl mizmerâtlarların çalarak ve ba‘zı küffârlar ellerinde kılıçlarıyla hora depüp oynayarak ve papasları İncîl okuyarak ve kimisi yırlayarak bir alay mest [ü] medhûş sarhoş Mesköv kâfirleri ve Çeh ve Leh ve Kazak-ı âk fâcirleri dûzah-karâr olmağa karârları kalmayup hınzîr topu gibi tortop olup onar onar yayaları birbirlerine zencîrler ile bağlanup cümle soltat ve mortatları yap yap gelüp cümle topları bu bağlı piyâdelerin ardları sıra zencîrler ile bağlayup ale't-tertîb durmuşlar ve cümle kefereler sahrâyı mâl-â-mâl etmişler. Ve cünûd-ı cünüb-i küffârlar domuz gibi suyun bataklığına arka vermişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·