yıkıldığı gün tozar. Hele Allâh verse biz anları şu meşveret-i ahsen üzre bir k …
Dutsak Alî Paşa eydir: "Bire kardaşlar, yar yıkıldığı gün tozar. Hele Allâh verse biz anları şu meşveret-i ahsen üzre bir kerre kırabilsek Pâdişâha cevâb vermek âsândır kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74a ·
metinde göster ·
… y Âl-i Osmân'ın ellinci pâdişâhı Sultân Korkud ola. Ol asırda Erdel kralı Redey
Yar
ola. Bunların zamânında Osmânlı gelüp bu sarâyı yere berâber edeler. Anıniçün S …
"Ve dahi tahrîr ederdim, ammâ bu sarây Âl-i Osmân'ın ellinci pâdişâhı Sultân Korkud ola. Ol asırda Erdel kralı Redey Yar ola. Bunların zamânında Osmânlı gelüp bu sarâyı yere berâber edeler. Anıniçün Sultân Korkud isminden bir isim ve bir tasvîr yazmadım" deyü ketebesi yanında lisân-ı Türkî'de tahrîr eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
… mmed Paşa fethi olup Tımışvar vezîrinin iki yük akçe hâssı voyvadalığı olup bir
yar
başında bir küçücük kârgîr binâ kal‘a-i zîbâcık olduğu Serdâr-ı mu‘azzam Alî Pa …
Be-dest-i Koca Mehemmed Paşa fethi olup Tımışvar vezîrinin iki yük akçe hâssı voyvadalığı olup bir yar başında bir küçücük kârgîr binâ kal‘a-i zîbâcık olduğu Serdâr-ı mu‘azzam Alî Paşa ile Varat gazâsına giderken evsâfı bâlâda tahrîr olunmuşdur. Şimdi mükerrer tahrîre ihtiyâç yokdur, ammâ şimdi kal‘a yoklaması bahâsın alup andan maşrık tarafına, nehr-i Moriş kenârınca 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82b ·
metinde göster ·
… kapu'nun yeri ve Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir
yar
kenârında bir sarây kapusu kadar demir kafes kapudur kim demirlerinin kalınlığı …
Ve dahi bu hakîr-i kemter fakîr sene 1061 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Pa[şa] sadâret-i mühürden ma‘zûl oldukda Özi eyâleti ihsân olunup Rusçuk nâm kal‘adan bu kulunu Vidin nâzırı muhâsebesin görmeğe gönderdikde sevâhil-i nehr-i Tuna'da niçe kerre seyâhat edüp ol sene nehr-i Tuna tâ ol kadar tenezzülde oldu kim nehr-i Tuna içre Yanvan Kral'ın Demirkapu'da doldurduğu hammâm kubbesi ve fîl cüssesi kadar seng-i hârâlar âşikâre idi. Ve ol mahalde Tuna kenârında niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun yeri ve Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bir sarây kapusu kadar demir kafes kapudur kim demirlerinin kalınlığı âdem beli kalınlığında vardır, ammâ mürûr-ı eyyâm ile kapunun nısfı çamur içinde gark olmuşdur, yukarusu bir âdem kaddi demir kafes kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
… lemma‘-ı zerdûzunda bir parça sağ yeri kalmayup âhır-ı kâr top ermez bir kayalı
yar
altında bir gayri otak-ı nüh-tâk kurup sâhib-i devlete bir gâr-ı yetîmân içinde …
Hulâsa-i kelâm ordu-yı İslâm içinde bir sağ hayme ve bir alacık dükkân ve dezgâh ve bir tabya-i cây-ı penâh kalmaduğundan mâ‘adâ Sadrıa‘zamın bârgâh-ı çetr-i mülemma‘-ı zerdûzunda bir parça sağ yeri kalmayup âhır-ı kâr top ermez bir kayalı yar altında bir gayri otak-ı nüh-tâk kurup sâhib-i devlete bir gâr-ı yetîmân içinde bir savma‘a etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
… cümle mevtâya "Hak rahmet eyleye" deyü taşıyup eski meterisler içlerinde birer
yar
altlarına sokup her şühedânın üstlerine yar toprakları yığup cümle esbâblarıyla …
Lâkin guzât-ı mücâhidîne bu hâl beş altı aydan berü mu‘tâdları olup kârları olduklarından aslâ güçlerine gelmeyüp hemân cümle mevtâya "Hak rahmet eyleye" deyü taşıyup eski meterisler içlerinde birer yar altlarına sokup her şühedânın üstlerine yar toprakları yığup cümle esbâblarıyla defn edüp giderler. Aslâ bir guzât bu ahvâlden muğber-hâtır olmayup yine sürûr [u] şâdımân ederek cenge âheng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
… yup eski meterisler içlerinde birer yar altlarına sokup her şühedânın üstlerine
yar
toprakları yığup cümle esbâblarıyla defn edüp giderler. Aslâ bir guzât bu ahvâl …
Lâkin guzât-ı mücâhidîne bu hâl beş altı aydan berü mu‘tâdları olup kârları olduklarından aslâ güçlerine gelmeyüp hemân cümle mevtâya "Hak rahmet eyleye" deyü taşıyup eski meterisler içlerinde birer yar altlarına sokup her şühedânın üstlerine yar toprakları yığup cümle esbâblarıyla defn edüp giderler. Aslâ bir guzât bu ahvâlden muğber-hâtır olmayup yine sürûr [u] şâdımân ederek cenge âheng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
ve bayır üzre vâki‘ olmuş ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân değil kasabadır. Ammâ kadî …
Ve şehri Nîl'den ba‘îd bir mürtefi‘ yar ve bayır üzre vâki‘ olmuş ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân değil kasabadır. Ammâ kadîm a‘sârda gâyet amâr diyâr imiş, âsâr-ı binâları zâhirdir. Cümle amârı hâlâ iki bin hâne ve yigirmi mahalle ve yetmiş mihrâb ve tokuz hutbe ve iki tekye ve bir küçük muzlim ve kesîf hammâmı ve yüz mikdârı esvâk-ı mahtasarı var. Bezâsteni yokdur. Üç vekâlesi ve üç kahvehânesi ve yigirmi sebîli var. Ve bu şehirde üç minâre nümâyândır, mâ‘adâ minâresiz zevâvîlerdir. Ve havâsı sakîldir. Ve halkı fakîrlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y371b ·
metinde göster ·