… egi altunlug kümüşlüg vayturilag sapirlag bolur ol yėme kan ordusı otra yėrinte
yarım
(ko)rış kėŋi yarım koruş teriŋ ... erdnilig yul bolur
/ nü turur.. teg ögrünçülelegülüg ögenler bolur.. alku üstün ötrüki altı nyapaḳı yėriŋe tegi altunlug kümüşlüg vayturilag sapirlag bolur ol yėme kan ordusı otra yėrinte yarım (ko)rış kėŋi yarım koruş teriŋ ... erdnilig yul bolur
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.031.24–31 ·
metinde göster ·
… üg vayturilag sapirlag bolur ol yėme kan ordusı otra yėrinte yarım (ko)rış kėŋi
yarım
koruş teriŋ ... erdnilig yul bolur
/ nü turur.. teg ögrünçülelegülüg ögenler bolur.. alku üstün ötrüki altı nyapaḳı yėriŋe tegi altunlug kümüşlüg vayturilag sapirlag bolur ol yėme kan ordusı otra yėrinte yarım (ko)rış kėŋi yarım koruş teriŋ ... erdnilig yul bolur
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.031.24–31 ·
metinde göster ·
… yana ḳaçan beglig bolsalar eger keldürseler bir yawuz iş anlar üze ol kim anıŋ
yarımı
azad tişiler üze ḳındın ol aŋar ol kim ḳorḳsa yazuḳdın sizdin eger serse sizler …
25 kimnüŋ kim yaraġı bolmasa sizdin artuḳluḳḳa nikah ḳılmaḳḳa azad müʾmine uraġutlarnı yime andın kim erklendi eligleriŋiz yinçke ḳızlarıŋızdın müʾmineler ol taŋrı bilgen ol imanıŋıznı amarıŋız amarıdın nikah ḳılıŋ olarnı iḍileri desturı birle bėriŋler olarḳa terlerini eḍgülük birle küḍezgenler zina ḳılmaġanlar yime tutmaġlılar örtügli oynaş yana ḳaçan beglig bolsalar eger keldürseler bir yawuz iş anlar üze ol kim anıŋ yarımı azad tişiler üze ḳındın ol aŋar ol kim ḳorḳsa yazuḳdın sizdin eger serse sizler yaḫşı sizke ol taŋrı örtgen yarlıḳaġan ol
akçe tahtası kadar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burnu büyük değil idi. S …
Hakîkatü'l-hâl tâ bu mertebe yarım akçe tahtası kadar burnu var idi. Ammâ mütekebbir olup burnu büyük değil idi. Sebük-rûh eylece âlem bir dîvâne idi. Ve'l-hâsıl tuz cemî‘i ta‘âmın muslihi olup her ni‘metde bulunduğu gibi bu Burnaz Deli dahi her cem‘iyyet ve her yerde ve her alayda ve dîvânda ve berde ve bahirde bulunup şeb [u] rûz yatmaz uyumaz İslâmbol'u geşt [ü] güzâr eder bir dîvânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… yla arkalarına alup geçerler ve kimi koyun pasdırmasından paça ve kelleleri ile
yarım
koyunları başlarına külâh yerine geyüp ve kaz yelekleri takınup ve sığır pasdı[ …
Bu hirfetin ba‘zıları üzerlerine kaplan postu yerine kuru ve yaş sığır ve câmûs ve dana ve düğe ve boğa ve inek derilerin boynuzları ve paçaları ve kuyruklarıyla arkalarına alup geçerler ve kimi koyun pasdırmasından paça ve kelleleri ile yarım koyunları başlarına külâh yerine geyüp ve kaz yelekleri takınup ve sığır pasdı[r]masından gûyâ muvahhidî ferrâceler ve pasdırma hırkalar ve ellerinde yine pasdırmadan topuzlar ve bayrakları dahi pasdırmadan, ve'l-hâsıl çakşırları ve çizmeleri cümle pasdırmadan ve ba‘zıları atlarının yancıkları ve eğerleri ve rahtları ve hotazları cümle pasdırmadan edüp "Manavgatlı guluna nehnü gerek nehnü" diyerek ubûr ederler. Acîb ü garîb mashara alaydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… larda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve
yarım
çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı …
Evsâf-ı tâ’ife-i değşirme-i gulâmân: Yedi senede bir yeniçeri ocağından yayabaşı cemâ‘atlerinden bir çorbacı Rûmeli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘lîm-i Hacı Bektaş-ı Velî ile bu kadar bin gulâmları cem‘ edüp Üsküb şehrinde cümlesine kırmızı abâdan omuzu yırtmaçlı muvahhidî abâ ve başına kırmızı keçeden hayâl-i zıl Karagöz'ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve yarım çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh hidmetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… Bu temâşâda yedi gün zevk edüp andan yine gemiye süvâr olup yine kürek çekerek
yarım
sâ‘atde
Andan gemilere süvâr olup karşı Yalava ılıcalarına gidüp anda hammâmlara girüp cümle halk ten-dürüst olup dürr-i beyz-âsâ tenâsüb-i a‘zâ sahibi olurlar. Aceb hâsıyyetli içme suyudur. Bu temâşâda yedi gün zevk edüp andan yine gemiye süvâr olup yine kürek çekerek yarım sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242b ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı makâm-ı Hazret-i Eyyûb Nebî: Evkâfı yokdur. Bunda dahi Hindî fukarâları sâkinlerdir, ammâ Hazret-i Eyyûb'un vücûd-ı şerîflerin Karadere şehrinde ziyâret etdik. Ammâ be-kavl-i ulemâ-yı Şâm-ı cennet-meşâm Hazret-i Eyyûb Şâm eyâletinde Mezirît {kal‘ası} kurbünde karye-i Şeyh Sa‘duvi yarım sâ‘at geçüp nâhiye-i Çevlân'da ziyâret-i Hazret-i Eyyûb'dur. Bizzât kendüleri bir beyâz kubbe ortasında yeşil bez ile mestûr sandûka içre medfûndur. Göğinde on nefer fukarâsı var. Kubbe kapusu şimâle nâzır bir âdem eğilüp geçer küçük kapudur. Mihrâbının iki tarafında sancağ u bayrakları var ve taşra haremi vâsi‘dir. Kapusu cânib-i garbda Kunaytara tara{fına açılır ve kasaba-i Kunaytara ile bu Eyyûb Nebî} kurbünde bir âsitâne-i müfîd ü muhtasar içinde {Hazret-i Ukkâşe} medfûndur. Etrâfı dağ ve bir tarafı çölistândır ammâ Hazret-i Eyyûb'un cümle vücûdun kurdlar yeyüp bir kerre âh demedi. Müddet-i ömürleri yüz otuz sene oldu. Hâtûnuna Râhime derlerdi. Hazret-i Yûsuf'un oğlu Hazret-i Efrâyim kerîmesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
… ize bîgâne âşinâlık edüp yukarudan aşağı mu‘âmele eyleme, zîrâ sultânım, biz de
yarım
sâ‘at mühür sâhibi olduk. Bizden mührü alup Girid'e Deli Hüseyin Paşa'ya gönder …
Zurnazan Paşa bizim Melek Paşa'ya eydir: "Sultânım, bize bîgâne âşinâlık edüp yukarudan aşağı mu‘âmele eyleme, zîrâ sultânım, biz de yarım sâ‘at mühür sâhibi olduk. Bizden mührü alup Girid'e Deli Hüseyin Paşa'ya gönderdiler ve yine alup Siyâvuş Paşa'ya mührü döndürdüler. Hele biz yarım sâ‘at 19a mührü alup koynuma koyup ve yüzün görüp çaşni helâl bir kerre mührü kokladım. Gûyâ hayâl-i hâb imiş. Yine aldılar, bizim Deli birâdere gönderdiler, ammâ ana mührü alup koklamak bile müyesser olmayup Siyâvuş Paşa tama‘ından mührü çok şemm edüp mührün zehr-i mârı Siyâvuş'a nîş gibi te’sîr edüp merhûm oldukda ol mühür çaşnisi Defterdâroğlu Mehemmed Paşa'yı da zehirledi. şimdi yolda işitdim" deyü bu gûne latîfe-âmîz sözler söyledikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b–19a ·
metinde göster ·
… in Paşa'ya gönderdiler ve yine alup Siyâvuş Paşa'ya mührü döndürdüler. Hele biz
yarım
sâ‘at 19a mührü alup koynuma koyup ve yüzün görüp çaşni helâl bir kerre mührü …
Zurnazan Paşa bizim Melek Paşa'ya eydir: "Sultânım, bize bîgâne âşinâlık edüp yukarudan aşağı mu‘âmele eyleme, zîrâ sultânım, biz de yarım sâ‘at mühür sâhibi olduk. Bizden mührü alup Girid'e Deli Hüseyin Paşa'ya gönderdiler ve yine alup Siyâvuş Paşa'ya mührü döndürdüler. Hele biz yarım sâ‘at 19a mührü alup koynuma koyup ve yüzün görüp çaşni helâl bir kerre mührü kokladım. Gûyâ hayâl-i hâb imiş. Yine aldılar, bizim Deli birâdere gönderdiler, ammâ ana mührü alup koklamak bile müyesser olmayup Siyâvuş Paşa tama‘ından mührü çok şemm edüp mührün zehr-i mârı Siyâvuş'a nîş gibi te’sîr edüp merhûm oldukda ol mühür çaşnisi Defterdâroğlu Mehemmed Paşa'yı da zehirledi. şimdi yolda işitdim" deyü bu gûne latîfe-âmîz sözler söyledikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b–19a ·
metinde göster ·
sa‘at mühür sâhibi oldun. Başımıza berâber bir vezîria‘zam olup pâye kat‘ etmiş …
Melek Paşa eydir: "İmdi birâder, çünki yarım sa‘at mühür sâhibi oldun. Başımıza berâber bir vezîria‘zam olup pâye kat‘ etmişsin. İmdi benim birâderim, ben bir buçuk sene vezîria‘zam oldum. Senin nîm sâ‘at mühre mâlik olduğun kadar olmadı. Bu dünyâ çirkâbı bir hayâl-i hâb gibidir" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 19a ·
metinde göster ·
… hre-i gûl beyâbânî idi kim enf-i ankâ-yı Semerkandîsi hakîkatü'l-hâl bilâ-cidâl
yarım
akçe tahtası kadar burnu var idi. Hattâ görenler "Minkârîzâde'nin zâdesidir" de …
Bu Varna şehrinde fuzelâyi'd-dehrden bir muta‘assıb kadı var idi. Efvâh-ı nâsda lakabına "Paçavra Kadı" derlerdi, ammâ ol kadar zemmâm u nemmâm ve fassâl u dehhâl u kaddâh idi kim lisân-ı sinânından bir ferd-i âferîde halâs olamazdı, ammâ el-kudretülillâh bir turfe ve ucbe-lika ve bed çehre-i gûl beyâbânî idi kim enf-i ankâ-yı Semerkandîsi hakîkatü'l-hâl bilâ-cidâl yarım akçe tahtası kadar burnu var idi. Hattâ görenler "Minkârîzâde'nin zâdesidir" derlerdi. Hattâ ol mertebe minkâr-ı koknus-ı la‘lgûnu ol kadar büyük ve uzun idi kim gazab-âlûd olup hışıldasa Tatar bârgîri gibi burnu kışır kışır öterdi, ammâ gâyet musallî idi. Evkât-ı hamsesin terk etmeyüp ibâdetine meşgûl idi, ammâ burnunun büyüklüğünden Cenâb-ı Bârî'ye secde içün ser ber-zemîn etdikde alnı yere değmeyince secdesi sahîh olmazdı. Eyle olsa bu mezkûr Paçavra Kadı'nın burnu secde mevzi‘ine bir karış mukaddem inüp alnı mahall-i secdeye konmağa mâni‘ olup ancak bu manzûm beyt üzre:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… n" deyü Ayyâr-vâr pertâb ederek şibenik'den cânib-i şarka dağlar ve bâğlar aşup
yarım
sâ‘atde,
"N'ola Muhammed hakkıyçün seni âzâd edeyim" dedikde, hemân kâfir dest ber-kafâ iken dal taban olup "Ardıma düşün" deyü Ayyâr-vâr pertâb ederek şibenik'den cânib-i şarka dağlar ve bâğlar aşup yarım sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145a ·
metinde göster ·
sâ‘at ba‘îd dağlar içre bir ılıca hammâmı var. Hâfız Ahmed Paşa binâsıdır kim r …
Binâ-yı ibret-nümâ-yı imârât: Ve şehirden yarım sâ‘at ba‘îd dağlar içre bir ılıca hammâmı var. Hâfız Ahmed Paşa binâsıdır kim rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b ·
metinde göster ·
… uş dâğlar ve teslîm dâğları var ve sîne-i çâklerinde sırım sırım birer karış ve
yarım
karış şerhalı sîneleri var.
Dîv palasına benzer zeber-dest ve tüvânâ hünerver ü server ü dilâver erleri olar, niçe yiğitleri ser-bürehne sîne-çâk bî-pîrehen abdâlâne âşık-ı şeydâları var kim kellelerinde gül gül olmuş dâğlar ve teslîm dâğları var ve sîne-i çâklerinde sırım sırım birer karış ve yarım karış şerhalı sîneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… bir vukiyye beksumât bir guruşa ve bir vukiyye duhân bir altuna ve bir at yemi
yarım
guruşa çıkup asker-i İslâm içinde kaht-ı galâ olup şiddet-i şitâdan 134a kala …
Bir dağlık ve bir ormanlık içinde meks olundu. Hattâ bu mahalde bir vukiyye beksumât bir guruşa ve bir vukiyye duhân bir altuna ve bir at yemi yarım guruşa çıkup asker-i İslâm içinde kaht-ı galâ olup şiddet-i şitâdan 134a kalan atların hisâb [u] kitâbın Allâh bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b–134a ·
metinde göster ·
… küffârı görüp top atup cümle erbâb-ı merâm kal‘alar altına gelirler, zîrâ kal‘a
yarım
sâ‘at ba‘îddir.
Ve ba‘dehu bu kulle kifâyet etmeyüp Belgrad bâğları amâr olup çok olmağile bâğların bir mahalli yerinde hâlâ vâlî-i vilâyet Hacı Mustafa Paşa bir kal‘a-i serâmed-misâl bir kulle binâ etmiş kim Murtaza Paşa'nın kullesinden metîn olmuş ve kapusunu dörd âdem kaddi bâlâ kemendler ile urûc olunur demir kapu etmiş. Bunda dahi elli yiğit ve top u tüfeng ve sâ’ir cebehâneler âmâde olup neferâtları nevbet bekleyüp eğer küffâr bâğlardaki âdemlere gelirse beş sâ‘at yerden küffârı görüp top atup cümle erbâb-ı merâm kal‘alar altına gelirler, zîrâ kal‘a yarım sâ‘at ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… kulakları oğlancıklar pabucu kadar büyük kulaklı ve burnu bir koruk kadar kırık
yarım
akçe tahtası gibi yâhûd Mora batlıcanı kadar büyük kırmızı burunlu ve burnunun …
Evvelâ Nemse çâsârı inpirator kralın ismi (---) ve babası (---) dır. Henüz yigirmi ikisine bâliğ olup sene (---) târîhinde Ungurus kralı olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî bunu gerçi insân deyü halk etmişdir, ammâ orta boylu ince miyânlu ol kadar mülahham ve mücessem değil ve ol kadar kadîd-i mahz dahi değil bir fedâyî kad sakalsız gulâmdır, ammâ evvelâ başı bi-emrillâh Mevlevî külâhı gibi yâhûd bal kabağı gibi surâhî kellesi var ve alnı tahta gibi yassı ve kaşları kalın siyâh kaş, ammâ mâbeyni gâyet açık olup ügü kuşları gözü gibi müdevver aları gözlü ve kirpikleri uzun siyâh kirpikler ve yüzü Hacı Tilki(?) gibi uzun çehreli ve kulakları oğlancıklar pabucu kadar büyük kulaklı ve burnu bir koruk kadar kırık yarım akçe tahtası gibi yâhûd Mora batlıcanı kadar büyük kırmızı burunlu ve burnunun deliklerine üçer parmak sığar vâsi‘ burnu deliklerinin içinden otuz yaşında yiğidin bıyığı kılları gibi burnu deliklerinden bıyıkları çıkup dudağı bıyığına karışmış karış morış olmuş siyâh fos bıyığı var kim tâ kulaklarına varmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b ·
metinde göster ·
… c tahrîr olunup defter-i pâdişâhîye kayd olunmuşdur. Harâç ağasına harâc başına
yarım
guruş harc-ı ma‘îşet konmuşdur.
Ve dahi eyâlet-i Varat'da elliden ziyâde kal‘alar dahi iki kılıç altında mutî‘lerdir, ya‘nî kâfire dahi harâc verirler, hüsn-i rızâları 86a var. Ve on iki bin hâne-i harâc hemân Köpürlü evkâfı var. Mâ‘adâsı mîrî tahrîr olunup Varat kal‘ası kullarının aklâmlarıdır. Ve cümle eyâlet-i Varat'da yigirmi iki bin harâc tahrîr olunup defter-i pâdişâhîye kayd olunmuşdur. Harâç ağasına harâc başına yarım guruş harc-ı ma‘îşet konmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85b–86a ·
metinde göster ·
kîse almadan geçdim. Hemân sultânımın ihsân etdiği üç yüz guruşu Allâh ödüncü o …
"Sultânım ben andan bir kîse ve yarım kîse almadan geçdim. Hemân sultânımın ihsân etdiği üç yüz guruşu Allâh ödüncü olsun deyüp elimden almaya" dediğimde paşa güle güle tamâm olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… y]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek
yarım
konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazı …
Ve bu buhayrenin âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek yarım konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında Akdeniz'e mahlût olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cümle gemilerle bu nehr-i Orfan'ı geçerler. Gayri şey ile ubûr etmek mümkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ edemediler, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlık buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
… Beşik ile Selânik mâbeynindedir, zîrâ bu buhayre Beşik buhayresi ile mâbeynleri
yarım
konak yerdir kim bir mikdâr tûlânîce vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi on mîldir d …
Bu buhayre Selânik'den bir menzil râh-ı tavîldir. Selânik'in taraf-ı cenûbu ve garbîsi arasında vâki‘ olmuşdur. Ve bir mukayyesde buhayre-i Beşik ile Selânik mâbeynindedir, zîrâ bu buhayre Beşik buhayresi ile mâbeynleri yarım konak yerdir kim bir mikdâr tûlânîce vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi on mîldir dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214a ·
metinde göster ·
… ği dibinde bir kayadan ve isfakiye dağları eteklerinde Kolina dağlarından çıkup
yarım
sâ‘at gidüp hemân ol mahalde yine deryâya mahlût olur. Ammâ Mersin nehri gibi â …
Andan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile nehr-i azîm Acısu'yu atlar ile ubûr etdik. Niçe yerde kaynaklardan tulû‘ eder, ammâ Katırcızâde Mehemmed Pa[şa] çiftliği dibinde bir kayadan ve isfakiye dağları eteklerinde Kolina dağlarından çıkup yarım sâ‘at gidüp hemân ol mahalde yine deryâya mahlût olur. Ammâ Mersin nehri gibi âb-ı hayât su olmadığından Acısu derler. Ammâ bunda çıkan alabalıklar ve kefal balıkları üç yıl Âl-i Osmân askerin ganîmet etdi, ammâ yine her balığın dânesi birer guruşa bey‘ olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
sâ‘at yer dere aşırı Sultân Murâd ve Sultân İbrâhîm Hân vezîri katl-i şehîd ola …
Ve bu kurânın karşusunda yarım sâ‘at yer dere aşırı Sultân Murâd ve Sultân İbrâhîm Hân vezîri katl-i şehîd olan Kara Mustafâ Paşa'nın köyü karye-i Lavdani sağımızda kalup ana karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357a ·
metinde göster ·
minâreli bir küçük câmi‘ vardır. Mâ-tekaddem kilise imiş, Süleymân Hân nâmına c …
Ve kal‘a kapusunun iç yüzünde yarım minâreli bir küçük câmi‘ vardır. Mâ-tekaddem kilise imiş, Süleymân Hân nâmına câmi‘ olmuş. Ancak yüz âdem alur. Ve on dükkânı var. Suyu ve hammâmı ve mescidi ve hân ve imâret ve medrese ve mektebi ve bâğ u bâğçesi yokdur. Ancak kat-ender-kat daracık evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·