… başları ve alaybeğisi vardır ve ze‘âmet ile dörd müsellem beği vardır ve on bir
yaya
beği vardır. Şehr-i Kütâhiyye paşa sancağıdır.
Cümle on dörd sancakdır, defter kethudâsı ve defter emîni ve defter muhâsibi ve tîmâr defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çeribaşları ve alaybeğisi vardır ve ze‘âmet ile dörd müsellem beği vardır ve on bir yaya beği vardır. Şehr-i Kütâhiyye paşa sancağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50b ·
metinde göster ·
Sekbânbaşı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve
yaya
beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe …
Sekbânbaşı ve defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve yaya beğleri ve ze‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe ile çıkarlar kânûndur. Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 53a ·
metinde göster ·
… h deresiyle tâ Hacı Ahmed bostânı'na varınca bu dere üzre on yedi yerde alçacık
yaya
âdem ubûr edecek iskele cisrleri vardır, cümlesi pranka zencîrler ile bağlıdır.
Bu cisrlerden mâ‘adâ Piyâlepaşa deresine varınca on bir haşeb cisrlerdir. Ve Cum‘abâzârı cisrinden Şeyh deresiyle tâ Hacı Ahmed bostânı'na varınca bu dere üzre on yedi yerde alçacık yaya âdem ubûr edecek iskele cisrleri vardır, cümlesi pranka zencîrler ile bağlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… al‘ası olmuşdur. Bolu sancağında Yeniçeri ocağından sancak pâyesiyle (---) aded
yaya
beği hükûmetinde mu‘âf u müsellem hükûmetdir. Ve yüz elli pâyesiyle şerîf kazâd …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Tevârîh-i Yanvan kavli üzre Yanko ibn Madyan'dan sonra Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm asrında bânîsi Bursa tekürünün bir duhter-i bed-ahteri binâ edüp ismi Mudurnı olmağıla lisân-ı Yunaniyân üzre ol duhterin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Âl-i Selçukıyân asrında, Âl-i Osmâniyân ceddi Ertuğrul bu kal‘ayı niçe kerre nehb ü gâret ederdi. Ammâ sa‘b u metîn hisâr-ı hısn-ı hasîn olmağıla cümle küffâr-ı hâksârı kal‘aya tahassun edüp fethi müyesser olmazdı. Âhir sene 722 târîhinde "Evvelâ Osmân" lafzı târîhdir, Osmân Gâzî müstakil Rûm diyârına sikke ve hutbe sâhibi pâdişâh olunca Bismillah ile ibtidâ gazâsı bu Mudurnu kal‘ası olmuşdur. Bolu sancağında Yeniçeri ocağından sancak pâyesiyle (---) aded yaya beği hükûmetinde mu‘âf u müsellem hükûmetdir. Ve yüz elli pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Şehir subaşısı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi Bolu'dadır. Ve yaya beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… pâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi Bolu'dadır. Ve
yaya
beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı zabt eder.
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Tevârîh-i Yanvan kavli üzre Yanko ibn Madyan'dan sonra Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm asrında bânîsi Bursa tekürünün bir duhter-i bed-ahteri binâ edüp ismi Mudurnı olmağıla lisân-ı Yunaniyân üzre ol duhterin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Âl-i Selçukıyân asrında, Âl-i Osmâniyân ceddi Ertuğrul bu kal‘ayı niçe kerre nehb ü gâret ederdi. Ammâ sa‘b u metîn hisâr-ı hısn-ı hasîn olmağıla cümle küffâr-ı hâksârı kal‘aya tahassun edüp fethi müyesser olmazdı. Âhir sene 722 târîhinde "Evvelâ Osmân" lafzı târîhdir, Osmân Gâzî müstakil Rûm diyârına sikke ve hutbe sâhibi pâdişâh olunca Bismillah ile ibtidâ gazâsı bu Mudurnu kal‘ası olmuşdur. Bolu sancağında Yeniçeri ocağından sancak pâyesiyle (---) aded yaya beği hükûmetinde mu‘âf u müsellem hükûmetdir. Ve yüz elli pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Şehir subaşısı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi Bolu'dadır. Ve yaya beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
bir çaşıt kâğız ile gelüp "Benim efendim! 281a Gâfil me-bâş, hapsinizde olan …
Menzil-i karye-i Güzeldere: Şirvân ve Hizân dağlarından cem‘ olur bir âb-ı zülâldir kim bu mahalde bahr-i Van'a mahlût olur, ammâ fi's-sayfı ve'ş-şitâ geçit verir bir nehirdir ve kendi hân hâkinde üç yüz hâneli Ekrâd u Ermenî köyüdür. Ağası Güzeldereli Muslı Ağa iki bin güzîde Rujikî askeriyle gelüp ol gice ordu-yı İslâm'ın etrâflarında keşik beklediler. Andan Güzeldere'yi kimi at ile kimi cisrden topları dahi geçirüp bu kerre Van deryâsı kenârıyla cânib-i şarka el-iyâzü billah sengistân u çengelistân içre giderken hândan yaya bir çaşıt kâğız ile gelüp "Benim efendim! 281a Gâfil me-bâş, hapsinizde olan beğleri bir hoş zabt edüp yollarda çarha ve pusu edüp karavullar ile gitmeden hâlî olmasın." deyü haber geldikde gelen âdeme on altun verüp paşa-yı müdebbir mahpusları atlar üzre kayd ü bend edüp cemî‘i piyâdelerimizi dağlara döküp giderek 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280b–281a ·
metinde göster ·
… nî tercümânlar söyledüp tabur içre iki kerre yüz bin küffâr ve seksen yedi bini
yaya
tüfengli olup zahîreleri kalmaduğu haberleri alınup cümlesinin kelleleri tenler …
Ale's-sabâh anı gördük. Üç yüz kişiden yedisi gâ’ib olup mâ‘adâsı bu kadar mâl-ı ganâ’imle yetmiş sekiz aded küffârı pâ-beste ve dil-haste kayd [u] bend ile huzûr-ı Nûreddîn Sultân'a getirdikleri kimi kâfir sarhoş u evkâr kimisi dârû-yı hoşber ile pür-efkâr yatırlar. Niçesini tilmaşlar, ya‘nî tercümânlar söyledüp tabur içre iki kerre yüz bin küffâr ve seksen yedi bini yaya tüfengli olup zahîreleri kalmaduğu haberleri alınup cümlesinin kelleleri tenlerinden cüdâ olunup tekrâr taburun altına dahi yakın varılup ancak top yetişir oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
… t serhad yerdir, zîr[â] bizim kâfir elinde olan Kilis kal‘amız bu Sîn kal‘asına
yaya
âdem bir sâ‘atde varır, ammâ atlıya iki sâ‘at karîb yoldur, zîrâ yolları sengis …
Ve bu kal‘a gâyet serhad yerdir, zîr[â] bizim kâfir elinde olan Kilis kal‘amız bu Sîn kal‘asına yaya âdem bir sâ‘atde varır, ammâ atlıya iki sâ‘at karîb yoldur, zîrâ yolları sengistân ve dağıstân yollar ve bellerdir. Ammâ bu kal‘a-i Sin'in imâristânından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
… abalar ile toplar gidüp ale's-sabâh pür-silâh yüz bin harbe ve tüfengli atlı ve
yaya
küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak geyerler Fireng şapkası geymezler. Ergano …
"Geleli üç gün oldu. Birkaç gün dahi oturup zevk eyle. Sabâhın ava gidelim. Av da bir seyr u temâşâdır" deyüp bizi alıkoyup ale's-sabâh yetmiş aded arabalar ile toplar gidüp ale's-sabâh pür-silâh yüz bin harbe ve tüfengli atlı ve yaya küffâr semmûr yeşil ve kırmızı kalpak geyerler Fireng şapkası geymezler. Erganon ve torompete ve nâkûsların çalarak o şehr-i Ligradçık'dan taşra çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162b ·
metinde göster ·
… rkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli
yaya
yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâ …
Ve bu cisrin yemîn ü yesârında metîn direklerden korkulukları var. Bu korkulukdan taşra iki yanında yayan yürüyecek bir kulaç enli yaya yolları var. Kaçan bu cisir üzre iki araba karşu karşuya geldikde yayanlar kenâr yollardan geçüp yine ulu cisre girirler, iki araba yan yana müstevfâ geçerler, bir püll-i vâsi‘dir kim debdebe-i Rûm ve tantana-i Rûm ve gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm ve dehdehe-i Rûm, ya‘nî gulibeti'r-Rûm askeri bu cisir üzre gece ve gündüz su akar gibi âdem deryâsı akup mevc ü mevc ve fevc ü fevc ve sâf sâf ve fırka fırka ve gürûh gürûh ve remmâ remmâ ve sürü sürü bu cisir üzre ra‘d-vâr bu kadar kerre yüz bin mahlûk-ı Perverdigâr ubûr ederek cisrin karşu başında kal‘a-i Darda'ya dâhil olup fezâsında meks etdiler. Bu hâk-i pâk artık Mihaç sancağı türâbıdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Bârî mukaddemâ haber getiren Türk âdemlerinin kâfir şimâl tarafından gelir dedikleri tarafdan kara nahır-vâr kara şapkalı küffâr-ı murdâr piyâdesi hınzîr sürüsü gibi birbirlerine çitilmiş domuz topu olup mevc mevc ve fevc ü fevc küffâr cümle âhen-pûş gök demire gark olup cümlesi onar onar birbirlerinin kollarından demir zincîrlerle bağlı ve şarâb-ı nâbı içmiş yürekleri yağlı dalyan tüfengli ve pür-hîle cengli Nemse ve Macar ve Çeh ve Korol ve Leh ve İslovin ve Dodoşka kâfirleri sahrâ-yı Ciğerdelen'e gelüp döküldü, ammâ evvelki atlılarıyla bu yaya kâfirlerin mâbeynleri iki top menzili alarkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
… i kâfir piyâdeleri az kalmağile anlara sataşup birbirlerine bağlı küffâra bizim
yayalar
kırkar ve ellişer dirhem dalyan uzun tüfengler ile küffâra kurşumu bârân-ı la‘n …
Tâ ki cevânib-i erba‘aya giden asâkir-i bî-pâyân gelüp cem‘ olup tekrâr kâfire yedi koldan hücûmlar edüp bizim İbrâhîm Paşa piyâdeleri dahi kâfir piyâdeleri az kalmağile anlara sataşup birbirlerine bağlı küffâra bizim yayalar kırkar ve ellişer dirhem dalyan uzun tüfengler ile küffâra kurşumu bârân-ı la‘net gibi yağdırırlardı. Ammâ ne tüfeng, her biri birer muşkat-misâl tüfeng-i pür-rengler, avuç saçmasıyla atdıkları zamân küffârı demet demet hâke yeksân edüp bağlı olan kâfirler birbirinin lâşe-i murdârların sürümeden ceng etmeğe başları kaygulu olup sağ kalanlar hemân gûl-beyâbânîler gibi Lara dağlarına ve Lak bâğlarına yüz dutup giderlerdi. Ve sahrâda kalan cengâver kâfirleri tüfeng ile helâk ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
… itvar kal‘ası banı olan Zirniski Mikloş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin
yaya
küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğl …
Ba‘dehu Süleymân Hân sene-i mezbûrda mâh-ı Şevvali'l-mükerremin onuncu gününde âdet-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîme-i şehinşâhîleri üzre Vezîr-i Sânî Ferhâd Paşa'yı ve Vezîr-i Râbi‘ Ahmed Paşa [ve] Vezîr-i Hâmis Kızıl Ahmedlü Mustafâ Paşa ve Şemsî Paşa'yı ve Kadıasker Hâmid Efendi'yi ve sâ’ir erbâb-ı dîvânları cümle götürüp hattâ müsinn ü ihtiyâr umûr-dîde musâhiblerden Matbah 172b Emîni Selîm Hânlı Abdî Efendi'yi ve Kuzu Ali Ağa'yı ve mütekâ‘id Yeniçeri ağası Ali Ağa'yı ve bu hakîr Evliyâ'nın pederi Kuyumcubaşı Dervîş Mehemmed Ağa'yı ve İbrâhîm-i Gülşenî hazretlerinin başhalîfesi Ser-hânendegân Dervîş Ömer-i Gülşenî ve niçe bunların emsâli pîr-i fânî vâcibü'r-ri‘âyâ umûr-dîde müsin ihtiyârları ma‘an Seğitvar seferine götürüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek gitmede, ammâ mübârek vücûd-ı şerîflerine pîrlikden za‘af u fütûr ve derd-i belâ-yı nikrîs ile dâ’imâ rencûr olup dâ’imâ taht-ı revân ile râha revâne olarak kal‘a-i Belgrad'dan nehr-i Sava'yı ubûr edüp sahrâ-yı Zemon'da meks-i hıyâm buyurduklarında cümle asâkir-i İslâm deryâ-misâl cem‘ olup pâdişâh-ı gerdûn-vakâr deryâ-misâl asker ile Eğre gazâsına gidüp mukaddemâ Nemse çâsârı Ferdinand Kralın Erdel'de istîlâ etdiği Sakmar ve Tokay ve sâ’ir kılâ‘ları halâs etmeğe azm-i hümâyûnları oldukda hikmet-i Hudâ mukaddemâ Peçoy kal‘ası muhâfazasına ta‘yîn olunan üç aded sancakbeğleri Şikloş kal‘ası altında meks-i hıyâm edüp bârân-ı rahmetden bu beğler gözlerin açamayup herkes haymesinde başun hırkaya çeküp âlem ağyârdan bî-haberdir deyü hâb-ı nâzda iken ol gün Seğitvar kal‘ası banı olan Zirniski Mikloş nâm pelîd-i anîd beş bin atlı ve üç bin yaya küffârlar ile mezkûr beğleri ol yağmur ve kar mahallinde ale'l-gafle basup beğleri ve niçe yüz aded gâzîleri cümle şehîd edüp ve niçe yüzünü esîr-i bend-i zincîr edüp cümle guzâtın mâl-ı ganâ’imiyle kal‘a-i Seğitvar'a gidüp şâdumânlar ederek karâr-dâde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a–172b ·
metinde göster ·
teşbîh etdiğimizin cânib-i garbîsinde ancak Beç kapusu var, iki kat demir metîn …
Ve bu varoşu yaya teşbîh etdiğimizin cânib-i garbîsinde ancak Beç kapusu var, iki kat demir metîn ve kavî kapulardır kim gûyâ yayın kabza yerinde sa‘b kapulardır. Tâ bu kapudan cânib-i garba yine buheyre gölü üzre üç cisr-i azîm ile beş yüz adım batak ve çataklı yerleri geçüp ba‘dehu çayırlı ve çemenzârlı ve orman korulu karaya çıkar, ammâ kâfirin mahalleleridir kim küffâr kal‘alarının horosları istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… etdiler, ammâ mâhtâb mahalli olmak ile hemân bizim ordudan gâzîlerimiz atlı ve
yaya
bu karşudan gelenlere bir yaylım Tatar okları ve bir yaylım serhad gâzîlerinin …
Hemân kim sabâha üç sâ‘at kaldıkda kal‘a-i Pojaga'dan berü bir alay atlı ve yayan kütürdüsü zâhir olup ordumuza hov hov etdiler, ammâ mâhtâb mahalli olmak ile hemân bizim ordudan gâzîlerimiz atlı ve yaya bu karşudan gelenlere bir yaylım Tatar okları ve bir yaylım serhad gâzîlerinin kurşumların bunlar yeyüp zîr-i zeber olup niçe yüzü firâr edeyim derken hemân mukaddemâ pusuda olan gâzîlerimiz de bunlara hücûm edüp ol mâhtâbda bu harâmîleri ortaya alup tâ vakt-i Hanefî mahalli olunca yedi yüz âdemi kılıçdan geçirüp bir cân halâs olmadı. Ale's-sabâh cümlesinin leşlerinde esbâbları vü eskâlleri ve silâhları ve atların alup cümle leşlerinden başların kesüp kellelerin ârâyiş-i nîze edüp ikinci günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187a ·
metinde göster ·
… birbirlerine bağlı küffârlar toplar yanlarında kalup toplar arabaları altlarına
yaya
kâfirleri girüp cenge âheng edelim deyü cür’etler edüp, ammâ kimi arabalara gir …
Küffâr bu kerre cümle top ve tüfenglerin hebâya attılar. Bir dahi top ve tüfeng sıkılamağa kalmadı. Hemân Tatar askeri yedi günden berü kanıkmış asker aç kurd gibi koyuna ve koyun tuza sunar gibi sunup Tatar küffâra tâ‘ûn-ı ekber girir gibi eyle girdiler kim ileri gelen küffârlardan bir cân kurtulmayup kanları ve cânları çıkup piyâde olan birbirlerine bağlı küffârlar toplar yanlarında kalup toplar arabaları altlarına yaya kâfirleri girüp cenge âheng edelim deyü cür’etler edüp, ammâ kimi arabalara girir ve kimi çıkar, kollarında bağlı olan zencîrleri kırmağa çalışırlarken arabaların kürelenmiş kâfir atları kimi okdan ve kimi tüfeng ve kılıç zahmından zahmdâr olup bu sahrâ-yı arsagâhda cümle arabaları atlar çekerken zahmlarından ve hây hûy figân-ı ürkündüden arabaları atlar piyâde olan zencîrle bağlı küffârlar üzre arabalar uğrayup bu piyâde küffârları Tatar kırmadan arabalar hurd-ı hamîr ederek kırmada. Tatar dahi anlara gelüp sağ kalanları esîr edüp arabaları atları ve mâllarıyla ganîmet etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a ·
metinde göster ·
Abaza'nın Hayku dağları dibinde beş yüz aded saz ve kamış örtülü evlerdir. Beğinin ismi Antenok'dur. On bin bahâdır cürd atlı ve sadaklı ve yaya tüfengli Çerkez yiğitlerine mâlikdir. Dâ’imâ Sadşe Abazasıyla ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler. Hân hazretlerin bunda bulup Hân'a ziyâfetler eyleyüp güzîde kız ve gulâmlar verdi. Selâmet Geray Sultân'a bir şey vermeyüp bu diyârda alıkodular, zîrâ v[â]lidesi bu Jana kızlarından idi. Andan Hân'a bunlardan bin aded tüfengli asker refîk koşup, andan yine cânib-i şarka 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… Beği bunda sâkindir. İsmi (---) ve cümle beş bin aded güzîde ceng-âver atlı ve
yaya
askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ ve yarar ve bahâdırân kavimlerdir. Ve bu pişkö …
Pişköv-i azîm Besnibay: Beği bunda sâkindir. İsmi (---) ve cümle beş bin aded güzîde ceng-âver atlı ve yaya askere mâlikdir kim gâyet tüvânâ ve yarar ve bahâdırân kavimlerdir. Ve bu pişkövün iki yanı taşlı gayyâ-misâl Bâğçesarây gibi bir vâsi‘ kayalı dere içine vâki‘ olup bu derenin iki başlarında biner evli ma‘mûr pişkövdür. 156a Şehir denilse sezâdır. Ve bu Besni kavmi tâ vilâyet-i Çîn ü Fağfûr ve Maskov diyârından sökün edüp gelen Kalmık derdinden böyle sarp kayalı dere içinde vatan edinüp kalmışlardır. Hattâ cemî‘i zamânda bu kavmin ceng [ü] cidâlleri Kalmık kavmiyledir. Hân'a bunlar azîm hedâyâlar ve mahbûb u mahbûbe kızlar ve oğlanlar hedâyâlar verdiler, zîrâ bunlar Hân ile ehli ve vâlideleri tarafından akrabâlardır. Bunda beş gün zevk u safâlar edüp cümle ehl-i sanâyi‘lerin seyr [ü] temâşâ edüp andan cânib-i şarka 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b–156a ·
metinde göster ·
… eğlerden mâ‘adâ yine eyâlet-i Anatolu'da Dergâh-ı âlî yeniçeri ocağından on bir
yaya
beğleri vardır. Her biri birer şehre hâkimdir. Cümleden serçeşme baş yaya beği …
Ve bu beğlerden mâ‘adâ yine eyâlet-i Anatolu'da Dergâh-ı âlî yeniçeri ocağından on bir yaya beğleri vardır. Her biri birer şehre hâkimdir. Cümleden serçeşme baş yaya beği Mudurnu şehri sâhibidir. Maktû‘u'l-kalem Y 9a ve mefrûzü'l-kadem hâkimlerdir. Zîr-i hükûmetlerinde cümle iki yüz yigirmi pâre âbâdân kurâlara mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b–Y9a ·
metinde göster ·
… n bir yaya beğleri vardır. Her biri birer şehre hâkimdir. Cümleden serçeşme baş
yaya
beği Mudurnu şehri sâhibidir. Maktû‘u'l-kalem Y 9a ve mefrûzü'l-kadem hâkimle …
Ve bu beğlerden mâ‘adâ yine eyâlet-i Anatolu'da Dergâh-ı âlî yeniçeri ocağından on bir yaya beğleri vardır. Her biri birer şehre hâkimdir. Cümleden serçeşme baş yaya beği Mudurnu şehri sâhibidir. Maktû‘u'l-kalem Y 9a ve mefrûzü'l-kadem hâkimlerdir. Zîr-i hükûmetlerinde cümle iki yüz yigirmi pâre âbâdân kurâlara mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b–Y9a ·
metinde göster ·
… kiz yüz pür-silâh asker-i deryâ-misâl olur. Ve üç bin asker dahi paşa askeri ve
yaya
beğleri ve müsellem ze‘âmet sâhiblerinin askerleri ile bunlar dahi cümle yigirm …
Ve bu eyâletde cümle erbâb-ı zü‘amâ 294 neferdir. Ve kılıç tîmâr 4589 neferdir. Ve bu tâ’ifeler kânûn üzre cebelileri ile hîn-i ma‘rekede, alaybeğleri ve çeribaşıları ve yüzbaşıları ile cümle on üç bin sekiz yüz pür-silâh asker-i deryâ-misâl olur. Ve üç bin asker dahi paşa askeri ve yaya beğleri ve müsellem ze‘âmet sâhiblerinin askerleri ile bunlar dahi cümle yigirmi bin bahâdır ve dilâver ve müsellah asker olur. Cümle eyâleti askeriyle eli berâtlı kırk bin asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9a ·
metinde göster ·
… oğazı ile Turna boğazı deresi ormanlarından üzerimize kırk elli Y 52a mikdârı
yaya
tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki kölem kırılup hamd-i Hudâ be …
"Vallâhi benim sultânım. Ben İzmirli (---) Çelebi'nin oğluyum. Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa İzmir'e gelüp ben pederimden firâr edüp Kapudan Paşa'nın bir ağası beni hıfz edüp donanma ile Sakız'a varup limanda yatırken babam ardım sıra Sakız'a gelüp Kapudan Paşa huzûruna çıkup beni ağamdan alup bu yol ile babam ve büyük ağam ve iki lalam ve ben atlarımız ile beş kişi giderken ileride Çarpan boğazı ile Turna boğazı deresi ormanlarından üzerimize kırk elli Y 52a mikdârı yaya tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki kölem kırılup hamd-i Hudâ ben hâlâs olup gerüye kaça kaça bu mahalle geldim. İşte bu sizde karacalarından bağlı olan âdem hırsızlardandır. Karındaşım bunu alt edüp ayağından kılıç ile yaraladı, hâlâ yaralıdır. Ve karındaşımı bunun üzerinde bunun yoldaşları yaraladılar. Elhamdülillâh babam ve karındaşım derdlerinden kurtuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve bize refîk olan Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b–Y52a ·
metinde göster ·
… r değiştirin, yohsa bizim başımıza belâ olursuz, zîrâ sizden evvel beş atlı beş
yaya
gelüp yigirmi ekmek ve yigirmi yem aldılar ve ‘ahşamdan sonra koyun almağa geli …
"Sultânım, seyishânelerin çınkırakların kesin, çıkarın. Bundan kalkup şu dağların içinde bir ıssız yerde yatın. Buradan yer değiştirin, yohsa bizim başımıza belâ olursuz, zîrâ sizden evvel beş atlı beş yaya gelüp yigirmi ekmek ve yigirmi yem aldılar ve ‘ahşamdan sonra koyun almağa geliriz’ dediler. P 61b Topaçoğlu nâm bir Türkmân asılacağıdır. Yüz atlıya mâlikdir. Yedi sekiz yıldır gündür bugün Kaş yaylasında bir kârbân bozup hayli âdem kırup bizden ekmek almağa gelen âdemlerinin biri dahi yaralı idi. Q 61b Bu kadar yıldan berü bir müsellem anı ele getüremedi, biz andan korkarız. İhtimâldir koyun almağa gelüp sizi bunda göreler, hâlimiz mükedder olur. İşte ahvâl-i pürmelâl budur" deyü cevâb etdiler. Hemân hakîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127b ·
metinde göster ·
… mevcûddur. Ammâ bedasteni yokdur. Ve cemî‘i esvâkları vâsi‘dir ve iki cânibleri
yaya
kaldırımıdır, pâk [ü] pâkîze tarîk-ı âmları vardır.
Ve taşrada der [ü] dîvârının cânib-i erba‘ası dekâkînlerdir. Cümle dükkân bu şehir içre dörd yüz ma‘mûr dekâkînlerdir. Cemî‘i zî-kıymet eşyâlar mevcûddur. Ammâ bedasteni yokdur. Ve cemî‘i esvâkları vâsi‘dir ve iki cânibleri yaya kaldırımıdır, pâk [ü] pâkîze tarîk-ı âmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
… bi-emrillâh atına isâbet edüp at iki ayağ üzre kalkup Arab tepesi üzre yıkılup
yaya
Özbek piyâde üzerlerine seğirdüp ileri varup mel‘ûnun mızrağın alup bizden tara …
Biz dahi cenge âmâde olup giderken bu mel‘ûnlar yakın geldiklerinde Rüstem gulâm elinden başı bırağup beş dirhem beş karış avcı boyu tüfenginden bir kurşum atınca bi-emrillâh atına isâbet edüp at iki ayağ üzre kalkup Arab tepesi üzre yıkılup yaya Özbek piyâde üzerlerine seğirdüp ileri varup mel‘ûnun mızrağın alup bizden tarafa gelüp anlar gerü kaldılar. Nısf sâ‘atde yine râhımıza endiler, tâ vakt-i Hanefîye dek revâne olduk. Andan yine beş kerre geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368a ·
metinde göster ·
… ları, ardı sıra kâmilleri, dahi ardları sıra fitoz yiğitleri, dahi ardları sıra
yaya
dayıları ve odabaşıları, cümle âlât-ı harbe müstağrak kaplan postlu ve altun ka …
Bunlardan sonra Mısır'ın alay-ı asâkir-i azebistân bayrakları yürür, kırmızı zerdûz bayraklardır. İbtidâları küçük tâze oğulları, ardı sıra kâmilleri, dahi ardları sıra fitoz yiğitleri, dahi ardları sıra yaya dayıları ve odabaşıları, cümle âlât-ı harbe müstağrak kaplan postlu ve altun kalkanlı gâzîlerdir kim başlarında şâhin cığalı ve turna telli bir gûne turfe şeb-külâhlı ve kırkar ellişer dirhem badaluçka top-misâl tüfengli müsellah u müzeyyen askerdir. Yüzer Y 188b adımda bir du‘âcıları gülbâng-i Muhammedî çeküp cümle guzât-ı müslimîn sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Mısır içi sadâ-yı Allâh Allâh ile leb-ber-leb olup bu tertîb üzre ubûr ederler, ammâ tabl [u] kösleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188a–Y188b ·
metinde göster ·