EÇS I 30b
Feth [u] fütûhuna niçe şu‘arâ ve ulemâ târîhler bulmuşlardır, ammâ Kur’ân-ı azîm'de bulunan Târîh:
EÇS I 30b
Arapça ve Arapça lafzı târîh vakı‘ olmuşdur.
EÇS I 30b
Feth olduğu İslâmbol yârâna alâmetdir.
EÇS I 30b
Târîhini yazmışlar, küffâra kıyâmetdir. Sene 857
EÇS I 30b
Merkûm târîhleri sa‘d sâ‘atinde Mehemmed Hân İslâmbol'a kadem basdığıyçün efvâh-ı nâsda İslâmbol içre ol güne yevm-i kudûm derlerdi. Hamd-i Hudâ taht-ı evvel Bursa, taht-ı sânî Edirne, taht-ı sâlis Kostantıniyye olup bu sevâd-ı dil-küşâ ve medîne-i bisât-fezâ imârât-ı fâhire ile yevmen fe-yevmen reşk-i cennet-i ulyâ ve ebniye-i âliye ile şey’en fe-şeyen nâdire-i dünyâ olmuşdur.
EÇS I 30b
Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
EÇS I 30b
Ol cum‘a Ayasofya'nın zîr-i zemînlerinde pinhân olan bıtrîk ve kıssîsden üç bin ruhbân şeref-i İslâm ile müşerref olup üç yüz yaşında bir papasın ismini Baba Mehemmed kodular. Mihrâbın sağındaki muzlim künc Hazret-i Süleymân'ın ibtidâ binâ etdüği ma‘bed-i kadîmdir deyü Baba Mehemmed gösterüp Ebü'l-feth ibtidâ anda iki rek‘at sâlât-ı hâcet kılup inkırâzu'd-devrân ma‘mûr [u] âbâdan ola deyü du‘â edüp ol mahallin zîr-i zemîninden bir hafta kâmil niçe {bin} deve yükü mâl-ı Tâkyânûs-ı okyûnûs çıkarup kıral hazînesine ve Tershâne bâğçesine taşıdılar. Ba‘dehu,
EÇS I 30b
{Der-sitâyiş-i feth-i Okmeydânı}: Mehemmed Hân cemî‘i guzât-ı müslimîne cümle mâl-ı ganâyimi tahmîl edüp ve Ayasofya içre mücevher putlardan Vüdd ve Yağûs {ve Ya‘ûk ve Süvvâ‘ ve Nesir misilli putlarla} Tershâne Bâğçesi'ne varup andan putları Okmeydânı'nda nişângâh edüp cümle guzât-ı müslimîn putlara oklar atdılar. Hâlâ kemânkeşânlar mâbeyninde puta oku ta‘bîr etdükleri sehm ol hadengdir kim ilâ-hâze'l-ân puta oku derler. Hattâ ol putun pâreleri Sultân Ahmed Hân asrına gelince durduğu muhakkakdır.
EÇS I 30b
Bir putun ismine Âzmâyiş dediler kim lodos cânibine koyup yıldız rûzgârıyla ana ok atarlardı. Hâlâ ol câ-yı ma‘hûda Tozkoparan Ayağı derler.
EÇS I 30b
Ve bir puta heki dediler. Hâsköy tarafına koyup şimâlden ok atdılar. Hâlâ ol tîre heki derler.
EÇS I 30b
Ve bir puta Peşrev dediler, yıldız cânibine koyup kıbleden ok atarlardı. Hâlâ ol nâveke peşrev derler. Beş dirhemi sekiz yüz gez menzil seğirdir.
EÇS I 30b
Ve bir puta Peleng dediler, cânib-i garba konulup cânib-i şarkdan sûfâr-ı Moğolî atılırdı. Hâlâ cümle tîr-endâzân mâbeyninde ol tîre peleng derler.
EÇS I 30b–31a
Hâsıl-ı kelâm Okmeydânı'nın cânib-i erba‘asına on iki gûne 31a putları koyup on iki gûne sehm-i zenbûr ile mezkûr putlara tîr-i bârân edüp cümle yârân-ı gâziyân pîr-i atıcıyân Hazret-i Sa‘d-ı Vakkâs rûhunu şâdân eylediler. İle'l-ân ta‘tîl günleri ahâlî-yi İslâmbol ol âyîn üzre Okmeydânı'na giderler.
EÇS I 31a
Andan Sultân Mehemmed Hân Tershâne Bâğçesi'ne gelüp üç gün üç gece cemî‘i guzât-ı müslimîne it‘âm-ı âm edüp summât-ı Muhammedîler edüp bizzât kendüler etek der-miyân edüp çâşnigîrbaşı-misâl kemerinde peştemâl ile cümle guzâta nân ü nemek yemek gerek dahı ne gerek deyü hûn-ı beyâz bezl edüp ba‘de't-ta‘âm ser-i kârda olan ulemâ-yı fuzalâların dest-i şerîflerine ibrîk ile su döküp tâ bu mertebe kesr-i nefs eyleyüp üç gün üç gece hidmet eyledi.
EÇS I 31a
Der-beyân-ı taksîm-i mâl-ı ganâyim: Üç gün üç gece ziyâfetlerden sonra cemî‘i askerî tâ’ifesinin ağavâtları ve küttâbları ve üç defterdâr-ı pâdişâhî cem‘ olunup mukaddemâ rû-yı deryâda alınan Fransa kıralının yigirmi gemi mâl-â-mâl ve bî-hisâb mâl [u] menâli Tershâne bâğçesinde dağlar gibi küme küme alâhide alâhide yığdılar. Ve İslâm ile müşerref olan Baba Mehemmed'in Ayasofya'da Hazret-i Süleymân'ın gösterdiği kenzin mâlını dağlar gibi püşte püşte öbek öbek yığdılar. Ve İslâmbol içre yedi bin deyr-i manastır ve sarâylardan alınan mâl-ı ganâyimleri Tershâne bâğının dıraht-ı müntehâlarına berâber yığup defter ile ibtidâ asker-i İslâm içre hidmet eden hukemâ ve kehhâl ve cerrâha ve gassâle ve gûr kazanlara ihsân etdiler.
EÇS I 31a
Andan şürefâya, andan ulemâ ve sulehâya, andan e’imme ve hutebâ ve meşâyihîne, andan mollâ ve kadılara, andan serdengeçdi gâzîlere ve andan kırda gemi çeken azebistâna Levend Çiftliği nâm belîdeyi anlara ihsân edüp anıniçün Levend Çiftliği ismiyle müssemmâdır.
EÇS I 31a
Andan yeniçeriyâna, andan sipâha ve andan zâ‘im [ü] zü‘amâya, andan topcuya ve cebeciye ve lağımcıya ve eşkinci tâ’ifesine, andan at kuluna, andan orducıyâna ve'l-hâsıl yüz yetmiş bin âdeme birer arakiyye mâl ve sâ’ir menâlden gayrı altmış üç bin hâne ihsân olunduğu defter olunmuşdur kim bir pâdişâh-ı zevi'l-iktidâr asrında olmamışdır.
EÇS I 31a
Cümle guzât-ı müslimîn dahi ahz [ü] kabz eyledikleri gazâ mâlından alâ mâ farazallâh öşr-i ömrî-i pâdişâha verüp cümle üsârâdan da [penc] yek-i sultânî üç bin sekiz yüz esîr pâdişâhın hissesine düşdü.
EÇS I 31a
Ve yigirmi bin kîse zeheb-i Tâkyânûsî ve Yanko ibn Mâdyânî düşdü. Ve üç bin sarây ve iki bedâsten ve yedi bin dekâkîn dahi düşdü. Ve Ayasofya câmi‘iyle yedi deyr-i azîmi dahi Sultân Mehemmed'e verdiler.
EÇS I 31a
Ve Sultân Mehemmed üzre cümle guzât Yeni sarây içün yevmiyye biner akçe icâre yazdılar. Bir Yahûdî bin bir akçe deyüp katl olundu.
EÇS I 31a
Karaman semtinde üç yüz sarây-ı âlîyi ulemâya, yüz altmış iki sarây yeniçerilere, yetmiş sarây yetmiş vezîre ve yedi sarây yedi kubbe vezîrine, ve'l-hâsıl bu tertîb üzre nefs-i İslâmbol içre olan imâretleri cümle gazâda hâzır olanlara tevzî‘ olunup guzât dahi Fransa kıralının mukaddemâ zikri münâsebetiyle sebkat eden kıralın kızın pâdişâha verüp iskât-ı hak etdiler. Ve pâdişâha ve dîn-i mübîne hayr du‘â etdiler. Hemân Akşemseddîn hazretleri ayağ üzre kalkup eydir:
EÇS I 31a
"Ey guzât-ı müslimîn bilin, âgâh olun kim cümlenizin hakkında ol âhir zamân peygamberi ol server-i kâ’inât ve ol mefhar-i mevcûdât buyururlar,
EÇS I 31a
buyurmuşlardır. İmdi inşâ’allâh cümleniz ve cümlemiz mağfûrdur. Ammâ bu gazâ mâlın isrâf etmeyüp İslâmbol içre hayrât [u] hasenât edüp pâdişâhınıza itâ‘at eyleniz. Osmâncık'dan bu âna gelince pâdişâhlarınıza beğ derdiniz, şimdengerü sultân deyin. Ve etek der-miyân edüp ziyâfetde size hidmet edüp ekmek bezl etdüğiyçün hûn ekmekdir, hûnkârdın" deyü pâdişâhın başına iki çatal ablak sorgucu takup,
EÇS I 31a
"Pâdişâhım henüz Âl-i Osmâniyân'ın âb-ı rûyı oldun, hemân mücâhidün fî-sebîlillâh ol" deyü gülbâng-i Muhammedî çeküp cümle guzât-ı müslimîn İslâmbol içre müstevlî olup amâristân etmeğe şürû‘ eylediler. {Ve Akşemseddîn ve gayrı kibâr-ı evliyâların izn-i şerîfleri ile sikke-i Âl-i Osmân'da es-sultân ibn ü's-sultân es-sultân Mehemmed Hân ibn Murâd Hân azze nasruhu duribe Kostantıniyye sene 857 târîhi tahrîr olundu}.
EÇS I 31a
Ertesi gün ale's-sabâh Sultân Mehemmed haremden çıkup Akşemseddîn ile Tershâne Bâğı'nda müşerref oldukda Akşemseddîn buyurdular kim;
EÇS I 31a
"Pâdişâhım bu gece pişmiş helvâ yediniz mi?" deyince Ebü'l-feth "Hayır yemedik" dedi. Akşems[eddîn] buyurdular kim;
EÇS I 31a–31b
"Ya biz size şehr-i 31b Ma‘nisa'da hâkim iken Akka kal‘asın küffâr aldığına gam yemen İslâmbol'u feth etdiğiniz günler pişmiş helvâ yersiz dediğim işte bu gece Fransa kıralı kızının bekâretin izâle edüp helvâsın yediniz" der.
EÇS I 31b
"Ve ol duhterin ismi Akîde Hânım olsun ve ol duhter-i nâ-şüküftenin bekâretin izâle etdiği[ni]z içün size biz dahi hünkâr dedik" deyü bu gûne latîfe kelimâtlar eder. Ve,
EÇS I 31b
"Fetih günleri ol asırda size adâlet eylen buyurduk idi. Şimdi gerekdir kim şimdi bu size hâsekî olan Akîde Hânım ile cevârîliğe gelen üç bin ümmet-i Muhammed duhter-i nûr-ahterlerin bir ferde vaz‘-ı yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve Remle ve Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol defterleri vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâderlerini İslâmbol'a getirüp rızâ-yı vâlideynleri ile her birin birer guzât-ı müslimîne akd-i nikâh edüp İslâmbol şehrin amâr edesiz" dedikde Akşemseddîn'in bu re’y [ü] tedbîriyle her diyâra âdemler gidüp ân-ı zamânda cümle bâkirelerin on bin mikdârı peder ü mâder ve akrabâ vü ta‘allukâtları gelüp üç bin bâkire üç bin bahâdırâna izn-i şer‘ile verüp azîm sûrlar edüp İslâmbol amâr oldu.
EÇS I 31b
Andan Anatolu'da ve Rûmeli'nde cemî‘i eyâlet sâhibi vüzerâlara emr-i şerîfler pârekende ve perîşân olup vilâyet vilâyet İslâmbol'a benî âdem sürdüler.
EÇS I 31b
Evvelâ Rûmeli'nden Üsküb halkın Üsküblü mahallesine, Yenişehir halkın Yeni Mahalle'ye, Sofya halkın Ayasofya'ya, Mora Urumların Fenerkapusuna ve Selânik Yahûdîlerinin elli cemâ‘atin Tekur Sarâyı'na ve Şuhûdkapusu cânibine kodular. Anıniçün Çufudkapusu derler. Anatolu cânibinden Aksarâylıyı Aksarây mahallesine, Akka ve Gazze ve Remle'den gelen Arabistân kavmin Tahta'l-kal‘a'ya, Acem'den geleni Mahmûdpaşa kurbünde Hoca Hânı'na, Balat şehrinden gelen Çingâneleri Balat mahallesine, Akılbend'den gelen uluç âdemlerin Akılbend mahallesine, Ârnâbûd kavmin Silivrikapusuna, Sıfet Yahûdîlerin Hâsköy'e, Anatolu Etrâkların Üsküdar'a, Tokat ve Sivas Ermenîlerin Sulu Manastır'a, Ma‘nisalıyı Ma‘cûncu mahallesine, Eğirdir ve iğdirlileri Eğrikapu'ya, Bursalıları Eyyûb Sultân'a, Karamanlıları Büyük Karaman'a, Konyalıları Küçük Karaman'a, Tirelileri Vefâ'ya, Çehârşembe ovası halkı Çârşanbabâzârı'na, Kastamonu kavmin Kazancılar mahallesine, Tarabefsûnlu Lazları Bâyezîd Hân câmi‘i yerine, Gelibolu kavmin Tershâne'ye ve İzmir kavmin Büyük Galata'ya ve Freng kavmin Küçük Galata'ya ve Sinop ve Samsun kavmin Tophâne'ye, ve'l-hâsıl ol asırda dest-i Âl-i Osmân'da ne kadar şehr-i azîmler var ise cümlesinden ümmet-i Muhammed'i ehl [ü] iyâlleri ile İslâmbol'a getirüp i‘zâz [u] ikrâm edüp ma‘mûr [u] âbâdan etdiler. Anıniçün İslâmı bol ismiyle müsemmâ olup ile'l-ân gulgule-i Rûm, velvele-i Rûm, tantana-i Rûm oldu.
EÇS I 31b
Hikmet-i Hudâ İslâmbol feth olduğu günler mâh-ı temmûz idi. Ol günler kim deryâya niçe bin şühedâların hûnu dökülüp kırmızı oldu. Hâlâ ol feth günleri mâh-ı temmûz olunca deryânın reng-i rûyı müteğayyir olup her yıl kırk gün kâmil Ebû Ensârîkapusu'ndan tâ Şehîdkapusu'na varınca rû-yı deryâ kırmızı kan gibi olur. Acîb ü garîb sırr-ı Hudâ'dır. İnnallâhe alâ külli şey’in kadîr.
EÇS I 31b
On ikinci fasılEvsâf-ı Âsitâne-i Dârü's-sa‘âde Sarây-ı cedîd Misâl-i kal‘a-i hadîd
EÇS I 31b
Çünkim Ebü'l-feth Gâzî bu kadar mâl-ı ganâyime mâlik olup evvelâ pâdişâhlar[a] lâzım olan bir süknâdır deyü üç bin kîse mâl harc edüp yeni sarây bünyâd etdüğine târîh düşmüşdür. Güfte-i Şâ‘ir Ahmed Paşa:
EÇS I 31b
Bünyâd-ı sarâyı ki budur ahsen-i târîh
EÇS I 31b
Kim ede mübârek tapuna hayy-i tüvânâ {galat}.