EÇS I 60a
Ve mihrâbının vasfında lisân lâldir ve mihrâb üzre (---) (---) tahrîr olunmuşdur. Ve iki cânibinde birer âdem kaddi şem‘dânlar üzre yigirmişer kantâr beyâz şem‘-i kâfûrîler ve çerâğdân buhûrdânlar ile tezyîn olmuş bir câmi‘dir.
EÇS I 60a
Ve mihrâbın sol tarafındaki pençere mâbeyninde çâr-kûşe rengâmîz bir sahra-i şerîf var kim Cenâb-ı Bârî yed-i kudretiyle halk edüp kudretin ızhâr etmiş bir vâcibü's-seyr sahratullâhdır.
EÇS I 60a
Ve cümle (---) pençereler eyle müzeyyendir kim cümle kanatları sadefkârî murakka‘ kapaklardır ve cümle kat-ender-kat reng-â-reng billûr ve necef ve moran (---) câmlardır. Ve gerüdeki iki aded pâyelerde Süleymâniyye'deki gibi çeşmeler vardır, cemâ‘at tecdîd-i vuzû’ edüp nûş ederler.
EÇS I 60a
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve bu dörd aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci bâb-ı kebîr kıble kapusudur kim cümleden serâmed ve musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı bûkalemûndur.
EÇS I 60a
Ve bu câmi‘ içre olan maslûbât âvîze-i gûnâ-gûnlar bir câmi‘de yokdur. Ehl-i basîret cevher-für[û]ş olanların hisâbları üzre bu câmi‘in âvîzeleri yüz Mısır hazînesi değer deyü bahâ takdîr etmişlerdir. Zîrâ merhûm Ahmed Hân bir pâdişâh-ı azîmü'ş-şân bir çelebi sâhib-i tab‘ [u] ehl-i iz‘ân olmağile cedd-i izâmlarından berü ne kadar zî-kıymet ibret-nümâ cevâhir makûlesi hedâyâlar var ise câmi‘e âvîzeler eyledi ve cemî‘i divelden niçe hedâyâlar gelüp ve cemî‘i diyârın erbâb-ı ma‘rifeti ihsân ümniyyesiyle birer ibret-nümâ eşyâlar ihtirâ‘ edüp getirdiklerinde câmi‘[i] tezyîn etmişler.
EÇS I 60a
Hattâ cümleden biri hünkâr mahfili üzre Habeş vezîri Ca‘fer Paşa altı aded zümürrüd kandîller hedâyâ gönderüp bir mühr-i Süleymân üzr[e] altısın dahi mücevher altun zencîrler ile âvîze etmişlerdir kim her bir kandîl altışar vukıyye gelir birer kâse-i müdevver kadar vardır ve her birinde mücevher altun ayaklar ile kâr-ı zer-kâr ile mînâ olmuş kanâdîl-i sebiz-gûndur. Ehl-i hurdedân, her biri birer Rûm harâcı değer deyü tahmîn etmişler. Ve buna mânend niçe zî-kıymet âvîze-i bî-mânendler ile ârâste ve pîrâste olmuş huld-ı berîn maksûrelerinden nişân verir bir tarh [u] tarz-ı acîb ü girân-bahâ bir câmi‘-i garîbdir kim vasfında cemî‘i vassâflar âcizdir.
EÇS I 60a
Ve bu câmi‘in mihrâb tarafında olan müzehheb ve sadefkârî rahleler üzre olan niçe yüz Kelâm-ı izzetler diyâr-ı İslâm'da bir pâdişâh mâlik olmayup bir câmi‘de yokdur kim her biri birer diyârın pâdişâhlarından [ve] vüzerâlarından hedâyâ gelüp bu câmi‘e konmuşdur. Ve tuğra-yı garrâ ile memhûrlu tokuz bin aded teslîm-i mütevellî olmuş mücelled kitâblar var kim her biri birer mülûkda ve şeyhülislâmlarda yokdur.
EÇS I 60a–60b
Ve bu câmi‘in mihrâbı önünde ravza-i cinândan nişân verir bir bâğ-ı iremezâtı var kim içinde hezâr hezârânın destânın dostânlar istimâ‘ etdikde 60b mürde diller hayât bulup rûha gıdâ hâsıl olur. Cemî‘i eşcâr-ı müsmirât ve cümle ezhârât, nebâtât, giyâhât anda menbût olduğundan câmi‘ içre cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Başka bâğbânı ve huddâmları vardır.
EÇS I 60b
Ve bu câmi‘ tûlen ve arzen (---) ayakdır. Hemân Şehzâde câmi‘i cirminde ve ol tarz üzre tarh olup vaz‘-ı esâs olunmuşdur. Ammâ bunda olan kâr-ı şîrînkârlık bir diyârın cevâmi‘lerinde yokdur. Ve bu câmi‘in kıble kapusu üzre târîhi (---):
EÇS I 60b
Göricek bu câmi‘i dedim anın târîhiniEyledin bu dehr içinde Hak bu kim âlî-nişân
EÇS I 60b
Kankı bâb üzre idiği ma‘lûmum değildir.}
EÇS I 60b
Ve harem-i muhteremi dahi şekl-i murabba‘ bir beyâz mermer-i hâm ile mefrûş bir sahrâdır. Cânib-i erba‘asındaki yan soffaları üzre cümle (---) aded amûd-ı gûnâ-gûnlar üzre reng-â-reng hücerâtlar ile müzeyyen (---) aded tâk-ı havernaklardır, dahi fevkinde (---) aded kubbe-i nîlgûnlardır. Ve harem etrâfında cümle tuç kafesli (---) aded revzenlerdir, dahi fevkinde cümle (---) aded câmlardır.
EÇS I 60b
Ve bu haremin tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn-ı zülâlleri pertâb edüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
EÇS I 60b
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
EÇS I 60b
Eşkâli böyle binâ olunmuş kim pirinc ma‘âdin tahtalar üzre hurde nakş-ı bûkalemûn kalemkârî zerger nakışları içre cümle türünce ve kitâbe ve mutahhıllar içre sîm-i hâlis ile güller ortasında savatkârî mînâlar ile ve ba‘zı zî-kıymet taşlar ile tezyîn olmuş ve gümüş halka ve gümüş kufüller ve gümüş bendîşeler ile müzeyyen bir bâb-ı lâ-nazîrdir.
EÇS I 60b
Ba‘zı kimesneler bu kapu Üstürgon'da Kızılelma Kilisesi'nden gelmişdir derler ammâ galatdır. Ol kapu hâtırıyçün Nemse küffârı Üstürgon'u küffâr sene 1013 târîhinde alup mezkûr kapuyu yerinden kal‘ edüp hâlâ Beç kal‘ası içre İstifani deyrine Bâb-ı Meryem etmişdir. Ammâ bu Ahmed Hân câmi‘inin mezkûr harem kapusu merhûm u mağfurun-leh pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî ser-zergerân iken bu bâb-ı sa‘âdeti inşâ edüp bâlâda iki kıt‘a kitâbeler içre tahrîr olunan hatlarda ketebesiyle mastûrdur. Ve's-selâm.
EÇS I 60b
Ve bu haremin üç kapusundan dahi taşra harem-i kebîre (---) kademe mermer nerdübân ile nüzûl olunur. Ve bu haremin pençerelerinden taşra üç tarafda yan dehlîzleri vardır. İki tarafında nahîf amûdcuklar üzre sütûhlar vardır. Cemâ‘at-i kesîre oldukda bu yan dehlîzlerinde dahi ibâdet olunup şeb [u] rûz Hindî ve Özbekî fukarâları ile memlû maksûrelerdir. Bu soffaların tahtında haremin iki cânib[i] (---) aded çeşmesârlardır kim cümle cemâ‘at andan âbdest alırlar.
EÇS I 60b–61a
Ve bu câmi‘in evsâf-ı minârâtı altı aded ayyûka ser çekmiş minâre-i serâmedlerdir. Bu câmi‘-i Ahmed Hân selâtînlerin on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı minâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve harem kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dördü on iki tabaka eder ve taçları ve yigirmişer zirâ‘ tavîl alemleri cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ minâre-i bâlâlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve haremin gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçları rusâs-ı hâs ile mebnî minâreteyndir. Bu hisâb üzre altı minâre on altı şerîfedir. Her leyle-i mübârekelerde on iki bin kanâdîller ile bu minâreler çerâğân oldukda gûyâ her biri birer nûrdan servi gibi pertev-i fer verir.
EÇS I 61a
Bu câmi‘in cümle kubâbları serâpâ rusâs-ı hâs ile mestûrdur ve cümle huddâmı yedi yüz elli huddâmdır. Zîrâ evkâf-ı kavîdir. Galata şehrinin cümle hâs harâcı ve niçe evkâflar dahi Sultân Ahmed Hân'ındır.
EÇS I 61a
Ve bu câmi‘in taşra haremi dahi rimâl-i beyâz ile döşenmiş bir vâdî-i haremdir kim gûnâ-gûn şecere-i müsmirâtlar ile müzeyyendir. Cânib-i erba‘asında sekiz kapusu vardır. Şimâl tarafında medrese kapusu ve ol tarafda türbe-i pür-envâr-ı Sultân Ahmed Hân'dır. Ve Atmeydânı tarafına üç kapudur ve ol tarafı Meydân-ı Hussâna nâzır cümle (---) aded pençerelerdir. Cümle kapular serâpâ kal‘a kapusu-misâl hadîd kapulardır. Ve dahi taşrası Atmeydânı'dır kim bir başından bir başına (---) adım at müşvârıdır. Bu meydânın cenûb tarafı imâret-i it‘âm ve dârü'z-ziyâfe ve bîmârhâne ve sebîlhânelerdir. Ammâ Sultân Ahmed Hân bu câmi‘in taşra haremi ve türbe ve medresesin tamâm etmeden merhûm olup yerine Mustafâ Hân cülûs etdi. Târîh:
EÇS I 61a
Kaldı Ahmed'in {yerinde Sultân Mustafâ.Sene 1026}
EÇS I 61a
İcmâl-i cülûs-ı Sultân Mustafâ ibn Sultân Mehemmed Hân
EÇS I 61a
Fî 23 Zilka‘de sene 1026. Ahmed Hân'ın şehzâdeleri henüz sağîr olmağile bürâder-i cân-berâberi Sultân Mustafâ pâdişâh oldu. Ammâ sehel aklında hiffet olup beytü'l-mâl-ı müslimîni itlâf etdiği ecilden cümle vükelâ-yı devlet cem‘ olup Mustafâ Hân'ı hal‘ etdiler. Saltanat (---) andan yerine Sultân Osmân'ı halîfe etdiler. (---)
EÇS I 61a
İcmâl-i saltanat-ı Sultân Osmân ibn Ahmed HânEş-şehîd tâbe serâhümâ
EÇS I 61a
Fî gurre-i Rebi‘ü'l-evvel sene 1027. Sultân Ahmed'in ekber evlâdı idi.
EÇS I 61a
Tahta cülûs günü ol gulgulede Yedikulle'de mahpûs Mehemmed Geray firâr edüp Rûmelinde Pravadi nâm kasaba kurbünde kayd [ü] bend edüp yine Yedikulle'de habs etdikler{inde},
EÇS I 61a
{"ilâhî Osmân yakın zamânda sen dahi benim yanıma gelüp haps olasın" dediği müsbetdir. Hikmet-i Hudâ sene 42 sinden Yedikulle'de haps olup şehîd etdiler.
EÇS I 61a
Şehâdet-i Osmân Hân'da bulunan ulemâlardır
EÇS I 61a
Evvelâ Şeyhülislâm Es‘ad Efendi ve Nakîb Gubârî Efendi ve Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi ve Azmîzâde Hâletî Efendi ve Kâfzâde Fâ’izî Efendi, meşâyih-i izâmdan Ömer Efendi, Sivasî Efendi, Cerrâh şeyhi İbrâhîm Efendi, Dervîş Efendi, Kadızâde Efendi}.
EÇS I 61a
Devlet-i Osmân Hân'da Tatar Hân'ın Kızılbaş'a çapkun saldığı sene 1027. Ve asker-i İslâm'ın Acem Revânı'na revâne olduğu ve diyâr-ı Erdebîl'e varduğı sene 1027.
EÇS I 61a
Asker-i İslâm tâ Şirvân sahrâsına varup Acem ile sulh etdikleri sene 1027. Ve Sofu Mehemmed Paşa dâmâdı Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olduğu sene 1028. Ve Kapudan Alî Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu sene 1029.
EÇS I 61a
İskender Paşa'nın Boğdan'da Asar Voyvada taburun bozduğu ve İslâmbol Boğazı şiddet-i şitâ bu[zu]ndan müncemid olduğuna {târîh:
EÇS I 61a
Lafze vü ma‘nen ana dedi Neşâtî târîhBe meded tondu sovukdan bin otuz'da deryâ}
EÇS I 61a
Ve Sultân Osmân bürâder-i kihterin şehîd etdiği nâmı mazlûm Mehemmed Hân idi sene 1029. Vezîr-i a‘zam Alî Paşa vefât edüp Hüseyin Paşa vezîr-i a‘zam oldu sene 1030.
EÇS I 61a
İcmâl-i sefer-i hümâyûn be-cânib-i Hotin
EÇS I 61a
Fî 7 Cemâziyelâhir sene 1030. Kal‘a-i Hotin'i feth edemeyüp sene 1031 târîhinde alay-ı azîm ile Mahmiyye-i Kostantıniyye'ye dâhil olup