EÇS I 102b
Bunlar Süleymân Hân'ın, Şehzâde Mustafâ Hân'ından bihter şâhzâdesi idi. Gâyet zekî-tab‘ ve tîz-fehm, âkıl ü dânâ ve müdebbir cüvân idi. Hattâ Süleymân Hân ihtiyâr olup nıkrîs marazına mübtelâ olmağile hâl-i hayâtlarında velî‘ahd etmeleri mukarrer iken el-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru. Rehzen-i ecel, Ma‘nisa şehrinde şehzâdenin yolun kesüp peymâne-i ömrün şikest edüp na‘ş-ı rahmet-nefîsin İslâmbol'a getirdüp yine Şehzâde câmi‘i mihrâbı önünde defn edüp her bâr Süleymân Hân mahabbetinden ziyâretine giderken birer kîse mümessek filori tasadduk ederdi.
EÇS I 102b
Târîh-i vefât-ı şehzâde-i merhûm, güfte-i Süleymân Hân-ı Muhibbî:
EÇS I 102b
Merkad-i Sultân Mehemmed bâd Firdevs-i ebed.
EÇS I 102b
Şehzâdeler güzîdesi Sultân Mehemmed'im.Sene 950.
EÇS I 102b
Ziyâret-i Şehzâde Sultân Cihângîr-i merhûm
EÇS I 102b
Dâ’imâ pederi pâdişâh-ı âlem ile enüp binüp sayd [u] şikâr ve gazâ ederlerdi. Nahçıvân seferi'ne müteveccih olduklarında Haleb meştâsında vefât edüp vücûd-ı Cihângîr-i cihân edîm-i arzdan İslâmbol'a getirüp Şehzâde câmi‘inde ka‘r-ı arza defn edüp cihângîr iken zemîn-gîr oldu. Fevtine târîh:
EÇS I 102b
Firdevs ede makâm-ı Cihângîri ol Celîl.Sene 960.
EÇS I 103a
İki yüz yigirmi beşinci fasılZiyâretgâh-ı Sultân Selîm-i Sânî ibn Süleymân Hân aleyhi rahmetü'l-Bârî hazretlerinin âsâr-ı amârını ve saltanatı ve müddet-i ömrün beyân eder
EÇS I 103a
Sene (---) târîhinde mevlûdu (---) olup Ma‘nisa hâkimiyken pederi Süleymân Hân Seğitvar'da merhûm olup ılgar ile Seğitvar altına (---) günde asker-i İslâma yetişüp sene (---) târîhinde cülûsuna târîhdir:
EÇS I 103a
Şeh Selîm oldu emîrü'l-mü’minîn.Sene (---).
EÇS I 103a
Andan İslâmbol'a gelirken Edirne tahtına uğrayup anda bir câmi‘ binâsına mübâşeret edüp İslâmbol'da müstakil pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren ve bahren cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i devletleri serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle pederleri zamânında olanlardır, tekrâr tahrîre ihtiyâc yokdur. Ayş [u] nûşa mâ’il Cem-cenâb [u] Cem-meşreb bir halîm, selîm, pâdişâh-ı kerîm idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân Hân bu iki Selîm mâbeyninde vâkı‘ olup {Süleymân-ı zamân olmuşdu}.
EÇS I 103a
Âkıbetü'l-emr bu {Selîm Hân} dahi tarîk-i bâkîye azîmet etmeğe bezl-i himmet edüp tuğ [u] alemin Edirne cânibine gönderüp Edirne'de itmâmı müyesser olan câmi‘inin ibtidâ cum‘asına revâne oldukda Çorlu nâm mahalle varup kendülere bir veca‘ ârız olup cemî‘i etıbbâ mu‘âlece edemeyüp sene (---) târîhinde 18 Şa‘bân'ının cum‘a günü merhûm olup Edirne'de binâ etdüği câmi‘in evvel cum‘asın edâ etmeğe giderken meğer âhir cum‘ası Çorlu'da edâ olunup na‘ş-ı şerîfin İslâmbol'da Ayasofya-i Kebîr hareminde türbe-i münevverinde defn etdiler. Müddet-i devleti 9 sene ve ömreş (---) sene, fevtine târîh:
EÇS I 103a
Hâtif-i kudsî dedi târîhiniTürbe-i Sultân Selîm-i pâk-dîn.Sene (---).
EÇS I 103a
Ve türbe-i pür-envârının atebe-i ulyâsı üzre tarz-ı Karahisârî ile kâşî-i Çîn üzre bu âyet mastûrdur Arapça merkûmdur kim gûyâ bu âyet anların şânına nâzil olmuşdur. Ve bir târîhde ibtidâ İslâm Arapça bol'da merhûm olan pâdişâh bu Selîm-i Sânî'dir demiş. Ammâ galat nakl eylemiş. Zîrâ merhûm pederimiz Selîm-i Sânî ile Edirne'ye bile gitmeğe me’mûr olup cenâzesinde hâzır oldukların nakl ederlerdi. Ve Süleymân Hân'lı Kuzu Alî Ağa ve Gülâbî Ağalar dahi Çorlu nâm mahalde çorlu olup merhûm olduğun nakl ederlerdi. Ve bir nakilleri dahi budur kim zikr olunur.
EÇS I 103a
Der-beyân-ı tahkîk-i beddu‘â-yı selâtîn: Sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd Hân-ı Velî üzre oğlu Selîm Hân-ı Evvel hurûc edüp Çorlu nâm fezâda Selîm, Bâyezîd Hân ile harb [ü] kıtâl edüp hâh-nâ-hâh galebe-i kul ile pederinden hilâfeti aldıkda Bâyezîd Hân beddu‘â edüp
EÇS I 103a
"Selîmler ömrünüz az olsun ve gazânız çok olsun ve hilâfeti benden Çorlu'da aldınız yine Çorlu'da veresiz" dedikleri müsbetdir kim ser-i kârda olan sika âdemlerden nakl olunur. Hikmet-i Hudâ nutk-ı dürer-bârları vücûd bulup iki Selîm dahi Çorlu'da merhûm olup ikisinin dahi hilâfetleri sekiz ile tokuz senesi mâbeyninde merhûm oldu. Vallâhu a‘lem dahi gayrı selâtîn-i Selîm'e dahi te’sîr eder derlerdi. Arapça
EÇS I 103a
Ziyâretgâh-ı şehzâdegân-ı merhûm Selîm Hân-ı Sânî: Şehzâde Murâd Hân kim vâlid-i mâcidleri yerine hayru'l-halef olup taht-ı Osmânî'de müstakil pâdişâh olmuşdur. Ammâ pederleri cenbinde medfûn olan şehzâdeler bunlardır kim ziyâret olunur.
EÇS I 103a
Evvelâ Şehzâde Sultân Mustafâ, Murâd Hân'dan kiçidir. Ve Şehzâde Osmân Hân ve Şehzâde Süleymân ve Şehzâde Alî Hân. Ve iki şehzâdenin dahi ism-i şerîfleri ma‘lûmumuz değildir. Türbedârlardan su’âl etdim, anların dahi ma‘lûmu değildir.
EÇS I 103a
Ve bu türbe içre ol kadar şehzâd ü hâniyeler medfûndur kim add olunmaz. Cümle kemer ve zerrîn tâclı ve otağalı şehzâdelerdir.
EÇS I 103b
İki yüz yigirmi altıncı fasılZiyâret-i Sultân Murâd-ı Sâlis ibn Selîm Hân el-mağfûreyn tâbe serâhümâ'nın türbe-i pür-envârı ve şehzâdegânı ve saltanat cülûsun ve müddet-i ömrü ve fevti târîhlerin ayân u beyân eder
EÇS I 103b
Evvelâ mevlûdu (---) olup târîh-i mevlûdu, küllü sâbit, lafzıdır.
EÇS I 103b
Ve diğer târîh: Küllü beşâreti hayru'n-neseb, târîh olmuşdur, sene 953
EÇS I 103b
Cemâziyelulâ'sının beşinci günündedir ve cülûs-ı sa‘âdet-i me’nûsları sene 982 Ramazân-ı şerîfinin sekizinci günü yevmü'l-erba‘âda vâkı‘dır. Pederleri Selîm Hân, bürâderi Şehzâde Bâyezîd Hân ile Konya sahrâsında ceng ederken bu Murâd Hân on iki seneye bâliğ olup Konya kal‘asının burc [u] bârûsu üzre babasıyla ammisinin ceng-i cângâhın temâşâ edermiş. Fetâ yiğit olmağile Selîm Hân karındaşı Bâyezîd'i münhedim edüp mâl-ı ganâyimiyle bu Murâd Hân'ı dedesi Süleymân Hân'a gönderüp niçe zamân ceddi Süleymân Hân'ın cemâlin müşâhede edüp ba‘dehu bu Murâd Hân'a Süleymân Hân Ma‘nisa sancağın ihsân etdi.
EÇS I 103b
Ba‘dehu sene (---) de babası Selîm Hân yerine halîfe-i rû-yı zemîn olup niçe yüz feth [ü] fütuhâtları ve vüzerâ ve ulemâları ve fütûhâtları bi'l-külliye bâlâda mastûrdur. Bizzât kendüleri bir sefere gitmediler. Ammâ cânib-i erba‘aya her sene serdâr-ı mu‘azzamlar gönderüp feth [u] fütûhâtlar olurdu.
EÇS I 103b
Âhir sene (---) târîhinde terk-i saltanat-ı fânî edüp dâr-ı bâkîde karâr edüp kabr-i şerîfi Ayasofya-i Kebîr hareminde başka bir kubbe-i âlîde evlâd-ı zevi'l-ihtirâmları ile zer-ender-zere müstağrak olup âsûdedirler.
EÇS I 103b
Müddet-i saltanat (---) sene ve müddet-i ömr (---) sene, işte ibtidâ İslâmbol'dan taşra çıkmayup merhûm olan bunlardır. Ahlâk-ı hamîde ve hayrât-ı cemîle ile meşhûr bir pâdişâh-ı re’y-i ahsen idi. Fevtine târîh:
EÇS I 103b
Şâh-ı cihân oldu bin üçünde fevt.Sene (---).
EÇS I 103b
Ve evlâd-ı emcâdları zikr olunur. Gâyetü'l-gâye cemmâ‘-kâr, sâhib-i zevk [u] şevk hünkâr olmağile vücûda gelen zükûr [u] ünâs hadden bî-kıyâsdır derler. Ammâ cümle üç yüz yigirmi altı oldu deyü sikadan istimâ‘ olunmuşdur. Bir gece elli beşik sallanup tâyeler hizmet etdüği muhakkakdır.
EÇS I 103b
Ve Murâd Hân'ın hîn-i vefâtında kânûn-ı hünkârlık üzre on tokuz şehzâdeyi def‘a-i vâhidede şehîd etdiler. Hattâ biri ol mertebe sabî imiş kim kestâne meyvesi tenâvül ederken cellâd katline gelüp ol şehzâde-i mazlûm eydir:
EÇS I 103b
"Katlan kestânemi yiyeyim ba‘dehu boğ" der, cellâd-ı bî-dâd emân [u] imdâd etmeyüp şehîd eder. Birini dahi şehîd etmeğe gelüp vâlidesi kucağından alup bir bucağda boğazından {boğarken} vâlidesi südü burnundan, rûh ağzından çıkup rûh teslîm eder.
EÇS I 103b
Ve duhter-i pâkîze-ahterlerinden İbrâhîm Paşa {Âyişe} Sultân'ı ve Halîl Paşa sultânı Fâtıma Sultân'dan gayrı Murâd Hân'ın vefâtlarından sonra yigirmi altı nefer duhter-i büzürg [ü] kihterleri kalmış idi. Hâlâ Murâd Hân'ın türbesinde sağîr ü kebîr mâl-â-mâl olup müstağrak-ı envâr yaturlar. Rahmetullâhı aleyhim ecma‘în.
EÇS I 103b
İki yüz yigirmi yedinci fasılZiyâret-i Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis ibn Sultân Murâd-ı Sâlis tâbe serâhümâ ziyâretlerin ayân u beyân eder
EÇS I 103b
Sene 976'da vilâdet-i bâ-sa‘âdetleri şehr-i Ma‘nisa'da vâkı‘ olup fî sene 1003 târîhinde mâh-ı Cemâziyelulâ'nın on altıncı günü yevm-i cum‘ada cülûs edüp müstakil pâdişâh olup cemî‘i feth [u] fütûhâtları ve vüzerâ ve vükelâları ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyıhları bâlâda merkûm olmuşdur. Ammâ târîh-i cülûsı:
EÇS I 103b
Cülûs etdi bu gün Sultân Mehemmed adl [u] dâd ile.
EÇS I 103b
mısra‘ı târîh olmuşdur [sene] 1003. Âhir gazâsı gazâ-yı Eğre'dir kim hübût-ı Âdem'den berü yedi gazânın biri dahi Eğre gazâsıdır kim yedi kerre yüz bin küffâr dendân-ı tîğ-ı Âl-i Osmâniyân'dan güzer etdi. Târîh-i tabur-ı Eğre: