EÇS I 110b
Anın tek kanı bir şeyh-i muhakkık âlim u fâ’ik
EÇS I 110b
Vefâtın kör kaç aytur Sâ‘î-i Dâ‘î anın târîh
EÇS I 110b
Vebâdın keçdi Sünnî Nakşıbendî Ahmed-i Sâdık.
EÇS I 110b
Özbek kişisi olmağile târîhi dahi Çağatayca denmişdir.
EÇS I 110b
Ahmed-i Sâdık Efendi gitdi dünyâdan meded.Sene 994.
EÇS I 110b
Bir şeyh-i fâzıl ve mürşid-i kâmil idi. Kuddise sırruhu'l-azîz.
EÇS I 110b
eş-Şeyh ser-çeşme-i mecâzibûn Hazret-i Na‘lıncı Dede: Hâk-i Bergama'dandır. Zamân-ı hayâtında Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler câmi‘i çârsûsunda bir dükkânçede na‘lıncılık edermiş.
EÇS I 110b
{Menâkıb-ı Na‘lıncı Dede}: Kendülerden sonra Abdî Çelebi postuna geçüp ömründe tîşe-i Habîb-i Neccâr urmamış iken üstâd na‘lıncı olur. Ammâ bunlar dahi mecâzib-sıfat imişler. Hâsıl-ı kelâm bu dükkân na‘lıncı dükkânından gayrı bir şey olmazdı.
EÇS I 110b–111a
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Unkapanı'nda Süğlün Muslı sultânı sarâyından bir ihrâk-ı azîm zâhir olup târîhi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---). Hakîrin hâne ve dükânları ihrâk olup tâ Eskiodalar'da karâr edüp mezkûr Na‘lıncı Memi Dede dükkânının 111a cânib-i erba‘asındaki dükkânlar serâpâ ihrâk bi'n-nâr olup mezkûr Dede dükkânı cümle tahtadan iken bir levhasına aslâ zarar isâbet etmeyüp içinde olan Na‘lıncı Hüseyin Çelebi:
EÇS I 111a
"Benim dedem dükkânıdır, ben bunda yanarım içinden çıkmam" deyü ol âteş-i Nemrûd içinde kalup na‘lıncı yonkaların dükkândan taşra atarken câ-be-câ esbâbı ve sakalı yanardı. Bi-emrillâh Unkapanı'ndan tâ Vefâ Meydânına varınca âteş-i azabdan bir sahrâ-yı bî-pâyân olup bu dükkân meydân-ı mahabbetde kalup cümle halk temâşâsına gelüp âlem-i hayretde kalırdı. Mezkûr Hüseyin Çelebi gûyâ ihrâk görmemiş gibi ol şiddet-i hârda ve ol kesret-i gubârda dükkânda oturup na‘lın işlerdi. Su’âl edenlere,
EÇS I 111a
"Benim dedemin postu döşendüği dükkândır" deyü cevâb edüp tebessüm ederdi.
EÇS I 111a
Ba‘de'l-ihrâk dükkânlar zî-kıymet olmağile Küpeli nâm bir Yahûdî attâr bu dükkânı mütevellîsinden bir kaç akçe ziyâde kirâsıyla miftâhın alup mezkûr Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'yi dükkândan çıkarup Yahûdî girdiğine ahâlî-i mahalle hazz etmediler. Âhir Yahûdî dükkâna girüp kepengleri küşâde edem derken kepengi Yahûdî zabt edemeyüp başı üzre kepeng düşü[p] Yahûdî'nin başı hurd olup mürd oldu.
EÇS I 111a
Merre Hüseyin Paşa ağalarından bir vezîr ağası ve Hacı Subaşı gelüp keşf edüp Yahûdî'nin lâşe-i murdârın ol dükkânçe-i mübârekden kaldırup yine Na‘lıncı Hüseyin Çelebi'ye dükkânı verdiler. Allâh âlim ü dânâdır.
EÇS I 111a
Bu Hüseyin Çelebi dahi bir sulb-i büdelâ meşreb halîm ü selîm bir mübârek âdem idi ve Na‘lıncı Memi Dede hazretlerinin türbedârı idi. Bu hakîrin semtinde olmağile cümle ahvâlâtına vâkıfım, mazanna-i kerâme bir halûk kimesne {idi}.
EÇS I 111a
Ammâ eş-Şeyh Na‘lıncı Memi Dede Sultân cezbe-i ilâhiyyeye mazhar ve âteş-i cân-sûz ile hâkister olmağın mezkûr ihrâkın içinde türbe-i pür-envârı kalup kubbe-i pür-nûrunun kurşumu âteş-i Nemrûd'dan erimediğinden mâ‘adâ civârında olan Hacı Kâsım hânesi ve Mehemmed Çelebi hânesi dahi bi-emrillâh halâs olup meydân-ı harâbistânda kalup bizzât Murâd Hân kendüler gelüp temâşâ ve azîzi ziyâret edüp fukarâlarına tasadduklar ihsân eyledi.
EÇS I 111a
Bu Na‘lıncı Dede tekyesi Süğlün Muslı sultânı sarâyına muttasıl Harâccı mescidi mukâbelesinde bir kubbe-i âlîdir. Dede Sultân bizzât anda medfûnlardır kim zamân-ı sohbetlerinde sâkin olup ibâdet etdükleri künc-i mihnethâneleri imiş. Merhûm olduğu gece Sultân Murâd-ı Sâlis'in vâkı‘asına girüp
EÇS I 111a
"Murâd cenâzemi Ebü'l-feth'de kılmağa hâzır olup yine beni hânemde defn edüp üzerime bir kubbe ve bir tekye ve bir çeşme inşâ et kim dünyâda elli bir sene su içmedim" deyü menâm-ı pâdişâha girüp ale's-sabâh Murâd Hân, Sultân Mehemmed câmi‘inde Dede'nin cenâzesine hâzır olup sâ’ir ümmet-i Muhammed gibi nevbet ile Murâd Hân teberrüken na‘ş-ı Dede'yi iki kerre ketfine alup tâ hâne-i Dede'ye getirüp anda defn ederler. Ba‘de'd-defn üzerlerine bir kubbe-i pür-envâr ve bir ayn-ı câriye edüp hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Pederimizin güftesiyle çeşmeye târîh, (---) (---) (---) (---) ve fevtine târîh, Bursevî Cinânî demişdir:
EÇS I 111a
Kerd Na‘leynî Dede azm-i sarây-ı ukbâEmr-i Hak râz-ı ser-i sıdk u safâyî zed lebbeykKademeş râ çü be-vâdî-i mukaddes be-nihâdGeşt târîh-i vefâteş liye ArapçaSene 1001.
EÇS I 111a
Gitdi Na‘leynî Dede hayf meded ukbâya.Sene 1001.
EÇS I 111a
Müddet-i ömürlerinde sayf [u] şitâda na‘leyn geyerlerdi. Gerçi mecâzib-sıfat imiş ammâ sözleri sırr-ı esrâr-ı rumûz ve sînesi mahzen-i künûz idi.
EÇS I 111a
eş-Şeyh Şa‘bân-ı Sânî: Bu dahi Kastamonu hâkindendir ve Büyük Şa‘bân Efendi halîfesidir. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz olmamağile hadîs: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
EÇS I 111a
eş-Şeyh Ya‘kûb el-Helvayî: Pîr Alî Dede halîfesidir, Bozdoğan kemeri altında medfûndur.
EÇS I 111a
eş-Şeyh Fethullâh Şâmî: İdrîs-i Halvetî halîfesidir. Şeyh Vefâ türbesi civârında medfûndur.
EÇS I 111a–111b
eş-Şeyh Ni‘metullâh: Lügat sâhibidir. Belîde-i Sofya-i 111b sâfiyedendir ve tarîk-i Nakşıbendî'dir. Edirnekapusu hâricinde Emîr Buhârî tekyesi sâhasında medfûn diyâr-ı Acem'dendir. Lügat-ı Halîmî'yi, Selîm-i Evvel ile Mısır fethine gitdükde bir sene Şâm'da meştâ edüp anda te’lîf etmişdir. Âlimâne pâkîze eş‘ârı vardır.
EÇS I 111b
eş-Şeyh Sinân Efendi: Yenikapu hâricinde bir soffa üzre medfûndur. Her bâr masrû‘lar ziyâret ederler.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Mehemmed bin Abdülvehhâb ibn Abdülkerîm: Ulemâ-yı ârif-i billâh idi. Edirnekapusu hâricinde Kemâlpaşazâde kurbünde medfûndur.
EÇS I 111b
el-Mevlâ el-fâzıl Mustafâ eş-şehîr Bostân Efendi: Tire şehrinde bir tâcir-zâdedir. Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Fazîlet-i bâhire sâhibi ve ahlâk-ı hamîdesi bir vech ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Atâullâh bin Ahmed: Kasaba-i Birgi'dendir. Cenâzesi namâzın Ebussu‘ûd Efendi, Süleymâniyye câmi‘inde edâ edüp Şeyh Vefâ câmi‘i sâhasında âsûdedir. Mevtine târîh: Hatt-ı Mollâ, sene 979.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Sinâneddîn: Sarhan Akhisârındandır. Edirnekapusu hâricinde Emîr Buhârî tekyesi kurbünde âsûde-hâldir.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Muhterem Efendi: Taşkendîdir, Ayasofya'da hânesi kurbünde medfûndur.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Niksârîzâde Mehemmed Efendi: Edirnekapusu hâricinde pederi cenbinde medfûndur.
EÇS I 111b
eş-Şeyh Mehemmed Dede: Hâk-i islâmıbol'dandır. Yedikulle kurbünde zâviyesi sâhasında müstetirdir.
EÇS I 111b
eş-Şeyh Yorgancı Emîr Efendi: Şehr-i Gîlân'dandır. İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ile şehîd olan ecdâdların ziyârete gelüp Gül Câmi‘ kurbünde Sirkeci tekyesi'nde ecdâdlarının hâk-i amber-pâkine yüz sürüp kendüler dahi ol şühedâların ve niçe Ashâb-ı güzînin içinde medfûndur.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Kara Nişâncı hısımı Şâh Mehemmed Efendi: Yine Nişâncı Paşa câmi‘i hareminde medfûndur.
EÇS I 111b
el-Mevlâ, el-fâzıl, el-âlim, el-âmil Kemâleddîn Mehemmed bin Ahmed eş-şehîr bi-Taşköprüzâde: Şakâyık-ı Nu‘mâniyye sâhibi Taşköprüzâde Efendi'nin mahdûm-ı mükerremidir. Sultân Osmân ile Hotin gazâsına bile revâne olup Boğdan'da Yaş şehri'nde yaşı tamâm kuruyup meyyitin araba ile Nehr-i Tuna üzre ishâkca cisrinden sırât-ı müstakîmi ubûr etdirüp Tolça nâm kal‘a zeylinde rahmet deryâsında gasl edüp ol deryâda kadırga ile İslâmbol'a getirüp Cübbealîkapusu'ndan na‘şın geçirüp Âşık Paşa hareminde peder-i büzürgvârları cenbinde gunûde kılındı. Pâk-nejâd [ü] melek-nihâd ve selîmü'l-kalb musannıf ü mü’ellif kimesne idi.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Nişânîzâde Seyyid Mehemmed Efendi: Sene 1025 de merhûm olup Emîr Buhârî zâviyesinde medfûndur. Ulûm-ı târîhde ve ba‘zı fünûnda dahi te’lîfâtları vardır. Hattâ Mir’atü'l-Kâ’inât nâm tevârîh anındır ve Gınâyî Çelebi tercüme etmişdir.
EÇS I 111b
el-Mevlâ Mehemmed Kudsî: Nişâncızâde Efendi'nin ferzend-i ercümendidir ve Emîr Buhârî hazretlerinin dâmâdına dâmâd olan Abdüllatîf Efendi'nin duhterzâdesidir. Osmân Gâzî ile Leh seferine bile gidüp meşakkat-i râhdan müşevveşü'l-hâl oldukda izn-i şehriyârî ile avdet edüp yolda merhûm olup cedd-i âlîleri Emîr Buhârî hazretleri hazîresinde defn olundu. Rahmetullâhi aleyh.