EÇS I 123a
Ve dörd tekyesi ve bir hammâmı ve bir hânı ve elli mikdârı dükkânı ve iskele başında bir ârâmgâh-ı kân-ı irfân mesîregâh soffası var.
EÇS I 123a
Ve sarây-ı vüzerâlardan Karaağaç yalısı leb-i deryâda dıraht-ı karaağaç ile hıyâbân olmuş bir yalıdır. Mukaddemâ Defterdârzâde İbrâhîm Paşa bâğçesi idi. Sultân Murâd-ı Râbi‘in hâtırına bu bâğçenin âb [u] hevâsı hoş gelüp dâ’imâ bu iremde ayş [u] nûş edüp niçe bin kayık ve peremeler ile Kâğızhâne teferrücüne giden kimesneleri seyr [ü] temâşâ edüp ihsân [ü] in‘âmlar ederdi. Hâlâ ol bâğ-ı İrem Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in mülki olup pâdişâhlara mahsûs bâğçe oldu. Bostâncı ustası ve huddâm bostâncıları vardır.
EÇS I 123a
Andan Ebussu‘ûd bâğçesi, bu dahi ana muttasıl sanavber dıraht ile zeyn olmuş gül [ü] gülistânlı bâğdır. Ebussu‘ûd Efendi Tefsîr-i şerîf'in bu bâğda te’lîf etmişdir.
EÇS I 123a
Ve buna muttasıl Bâzergânbaşı bâğı, müte‘addid kâ‘alar ile müzeyyen bir yalıdır.
EÇS I 123a
Ve İbrâhîm Hânzâde yalısı, kadîm-i evvelde Sokullu Mehemmed Paşa binâsıdır. Bunda olan meyve-i gûnâ-gûn ve şükûfe-i ibret-nümûn bir bâğda yokdur.
EÇS I 123a
Ve Re’îs Şâmîzâde yalısı, nev binâdır ammâ bâğçesi yokdur.
EÇS I 123a
Ve Kemâl Efendi yalısı müfîd [ü] muhtasardır.
EÇS I 123a
Ve tekyelerinde cümleden kâr-ı kadîm ve âsâr-ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir sâhib-i tab‘ kimesnenin hayrâtıdır. Şehrin bir mürtefi‘ zemîni üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dıraht-ı âlîler ile müzeyyen ve (müzeyyen) müte‘addid soffalar ile ve kâ‘a ve matbahlar ile Câ‘fer-âbâd'dır.
EÇS I 123a
Süleymân Hân bu tekyenin deryâya nâzır bir köşesinde sâkin olup teferrüc ederken Hindûstân pâdişâhından hedâyâlar gelüp bir nakş-ı bûkalemûn telâtîn derisinden bir ta‘âm sofrası ve yüz Hıtâyî münebbid tabaklar ve yüz aded kâseyi ve niçe âlât-ı ta‘âm zî-kıymet eşyâları bu tekyeye vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup sofra ile bir şeftâlû çekirdeğinden bir dervîşân keşkülü kalmışdır kim garâyibdir. Hindûstân'da hâsıl olmuş şeftâlû çekirdeğinin nısfıdır. Hâlâ iki vukıyye su alır. Kenâreleri altun dîvâre ve sîm halhâllar ile bir ibret-nümâ sun‘-ı Hudâ'dır. Nısfı hâlâ hazînededir. Selîm-i Sânî bu keşkülden bilâ cur‘a bâde nûş etmişdir. Hakkâ ki yek-merdî kâse değil penc-merdî kâseden ziyâde bâde alur.
EÇS I 123a–123b
Ve bu tekyenin mücellâ der [ü] dîvârında olan hüsn-i hatlar ve ibret-nümâ nakş-ı bûkalemûn tasâvîrin evsâfı bir vech ile terkîm olunmaz. Hattâ Nakkâş Ağa Rızâ rû-yı dîvâra siyâh kalem ile bir kaya eşkâli üzre bir kepk-i vahşî tasvîr etmiş, Bihzâd-ı Mânî kalemin çekmede âcizdir. Cümle erbâb-ı ma‘ârifin nazargâhı bir âsitâne-i teferrücgâh-ı mesîregâh köşedir. 123b Ve,
EÇS I 123b
Tekye-i Hasan-âbâd: Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Unkapanı'nın iç yüzünde Pervîz Ağa nâm bir ağanın mün‘im ü mâldâr abd-i memlûkü Hasan nâm köle âdemisi binâ etmeğile zürefâ-yı İslâmbol bu tekyeye Niznâm-âbâd tekyesi derler. "Niznâm" lafzı lisân-ı Rûs'da bilmem demekdir. Ammâ cihân-nümâ bir püşte üzre nev-âbâd Niznâm-âbâd tekyesidir. Sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağile her ay başında cümle ehl-i teferrüce salâ edüp hânende ve sâzendeler ile ziyâfetler ederdi.
EÇS I 123b
Ve niçe tekye-misâl bâğçeler vardır. Ammâ cümleden
EÇS I 123b
Tekye-i Abdüsselâm bâğçesi: Hıyâbân-ı iremde âdem gâ’ib olur bir bâğdır. Cümle ehl-i hıref bunda teferrüc ederler.
EÇS I 123b
Ve bâğçe-i Alî Ağa ve bâğçe-i Eski Yûsuf ve bâğçe-i Ganîzâde şimâl cânibi Okmeydânı'na ve garb cânibi Halîc-i Eyyûb'a nâzır fısdık ve servi dırahtları ile müzeyyen bir bâğdır.
EÇS I 123b
Ziyâretgâh-ı kasaba-i Südlüce: Evvelâ Çavuşbaşı câmi‘i sâhasında deryâyâ nâzır hattât-ı Süleymân Hân, Hazret-i Ahmed el-Karahisârî: Kubbesi yokdur, ancak çâr-kûşe beyâz mermer sandûka içre medfûn olup seng-i mezârınd[a] olan hatlar bizzât kendiler tahrîr edüp mermere yazmışlar. Ammâ ibret-nümâ kazmışlar kim ol hatlar budur:
EÇS I 123b
Cemî‘i hattât [u] erbâb-ı ma‘ârifin nazargâhı ve pesendîdesidir.
EÇS I 123b
Ziyâret-i sultân-ı şu‘arâ Habîbî: Ferzend-i ercümend-i Acem'dir. Hakkâ ki pâkîze eş‘ârı vardır. Selîm Şâh-ı Evvel'in nüdemâlarındandır. Bu Südlüce'de Ca‘fer-âbâd tekyesi'nde medfûndur. "Ca‘ferî mezheb olmağile Ca‘fer-âbâd tekyesi'nde defn olunmağı vasiyyet etdi" deyü iftirâ etdiler.
EÇS I 123b
İki yüz kırk üçüncü fasılKara Pîrî Paşa kasabasının imâretleri ve bâğ u bâğçeleri ve hânedân [u] mesîregâhların ayân u beyân eder
EÇS I 123b
Devlet-i Bâyezîd Hân'da ve Selîm Hân-ı Evvel'de Hazret-i Ebûbekir neslinden olan Vezîr Kara Pîrî Paşa bu mahallin âb [u] hevâsın beğenüp bu câ-yı meserretde bir bâğçe binâ edüp bir kasaba olunmasın fermân edüp bir rabta-i ma‘mûr olduğundan Pîrî Paşa derler. Bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr hânelerdir.
EÇS I 123b
Galata mevleviyyeti nâhîyesi ve başka subaşısı vardır. Ammâ ilâ hâze'l-ân bu kasaba içre bir câmi‘ ve üç mescidi var.
EÇS I 123b
Ammâ câmi‘, Aynî Hâtûn binâsıdır (---) pûşîde ve bir tula serâmed, rakîk ü nahîf minâre-i mevzûnu var kim ilm-i hendeseye mâlik olanlar vâlih [ü] hayrân olurlar. Ahmer-gûn bir minâre-i mevzûndur. Bu câmi‘i Ser-bevvâbân Arslan Ağa nâm şecî‘ amâr etdikde atebe-i ulyâsı üzre ta‘mîrine târîhdir:
EÇS I 123b
Ser-i bevvâb-ı derî pâdişeh-ı âlem o kimŞîr-dildir Esedullâh denildi ana nâmÇün tamâm oldu bu câmi‘ dedi hâtif târîhCâmi‘-i hâs olup oldu bu câ-yı ubbâd.Sene 1000.
EÇS I 123b
Ve câmi‘-i zîbâ Turşucuzâde Hüseyin Çelebi, Kiremitciler içre vâkı‘ olmuş Mi‘mâr Sinân binâsıdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS I 123b
Bunlardan mâ‘adâ hân ve imâret ve medrese ve kurrâ yokdur. Cümle Yahûdî ve Rûm ve Ermenî kefereleri müstevlî olmuşdur. Ve hammâmı (---) ve iskele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve bozahânelerdir. Zîrâ latîf limanlı kenâr-ı bahr olmağile cümle gemiler anda kışlaya bağlanup gemicileri meyhâne erbâblarıdır.
EÇS I 123b
Ve iki yüz kârhâne kiremitçiler dükkânları vardır. Zîrâ bu mahallin deryâsı dibinden mâh-ı Temmûz'da Arnavud gavvâsları bir gûne tîn-i siyâh çıkarırlar kim bi-emrillâh bir diyâra mahsûs değildir. Ba‘dehu ol tînı gemilerden çıkarup ma‘cenelere doldurup kırk gün durup kesb-i hevâ etdükden sonra ummâllar tîn-i zülâlin içine girüp püşt-i pâ ile tahmîr edüp andan kiremit ve tula edüp pişirdiklerinde bi-emrillâh siyâh levn iken ahmer-gûn kiremit olup cümle İslâmbol hânedânları bu kiremitden örtüldüğiyçün serâpâ İslâmbol kıpkırmızı nümâyândır. Anıniçün Pîrî Paşa kasabasının kiremidi ve tulası meşhûr ve teferrücgâh bâğçeleri bî-hisâbdır.
EÇS I 123b–124a
Ve (---) Ayazması nâm bir mâ’-i zülâl su kaynağı vardır kim 124a Temmûz'da hummâya mübtelâ bir âdem üç kerre bu mâ’-i sâfîden nûş edüp gasl etse istifrâğ edüp halâs olur. Ekseriyyâ Rûm tâ’ifesinin meşâdları bu mahalde olup bu ayazmayı ziyâret ederler.
EÇS I 124a
Ve bu kasaba hâricinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kim fâtih-i Yanova ve Varat ve Uyvar ve cezîre-i Girid'de fâtih-i Kandiye'dir, bunda bir bâğ içre bir âb-ı nâb bulup bir günde bir çeşme-i aynü'l-hayât binâ edüp Selsebîl-âsâ cereyân etdüğine çeşme üzre beyâz mermerde Teknecizâde Mustafâ Çelebi hattıyla müzehheb ve lâciverdli zîbâ târîh-i ra‘nâdır:
EÇS I 124a
Bahtıyâ tahsîn edüp hâtif dedi târîhiniOldu cârî adlile Sultân Mehemmed çeşmesi.Sene (---).
EÇS I 124a
İki yüz kırk dördüncü fasılKasaba-i Hâsköy'de olan cevâmi‘ ve mesâcid ve tekye ve hân u hammâmları ve esvâk-ı sultânî ve hânedânları ve sâ’ir imâretleri beyân eder
EÇS I 124a
Evvelâ bu belîde Hâsköy nâmıyla ma‘rûfdur ammâ bir şehr-i müzeyyen-misâldir. Zîrâ üç bin ma‘dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş deryâya nâzır kat-ender-kat evlerdir. Husûsan Yahûdî Küpeli oğulları ve Mürdehây ve Nisîm ve Kemâl Yahûdî nâmân cuhûdların hânelerinin amârı ve bâğ u bâğçelerinin bahârı ve gûnâ-gûn limonu ve lüffân nârı bir bâğda yokdur. Ve bu rabta Galata mevleviyyeti hükmünde niyâbetdir ve başka subaşısı ve yeniçeri çorbacısı kolluğu var hâkimlerdir.
EÇS I 124a
Ve (---) câmi‘ (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve iskele mescidi ve Sarrâchâne mescidi (---) (---) (---). Bunlardan mâ‘adâ hân ve imâret ve medrese yokdur.
EÇS I 124a
Ancak bir hammâmı ve bir mahalle-i müslimîni var. Mâ‘adâ on bir cemâ‘at ta‘bîr ederler Yahûd mahallesi var. Ammâ hâlâ İslâmbol'da ihrâk bi'n-nâr olup Şuhûdkapusu'ndan içeri sâkin olan Yahûdîlerin hâne-i telvîsleri berbâd olup ihrâk bi'n-nâr ile tâhir oldukda zemînine Vâlide Sultân câmi‘i bünyâd olup ol mahalle-i Yahûdîler serâpâ dekâkînler olup Yahûdîleri bu Hâsköy'e nefy olaldan beri Hâsköy'de yigirmi cemâ‘at Yahûdî ziyâde olup cümle on bir bin Yahûdî oldu, derler. Gûyâ bu şehr-i Selânik'dir yâhûd Arabistân'da Sıfet şehri gibi tâ’ife-i Yahûd ile mâl-â-mâldır. Yedi kenîseleri ve on iki sınago hahamları vardır. Ve iki mahalle Urumlar ve üç deyr-i telvîsleri var ve bir mahalle Ermenîler var.
EÇS I 124a
Ve cümle altı yüz dekâkînlerdir. Gerçi bezzâzistânı yokdur ammâ cemî‘i zî-kıymet bî-kıymet firâvân bulunur. Ve elli dükkân tabbâğhâne ve yüz meyhâne ve üç bozahâne var. Ammâ Küpeli Yahûdî'nin mümessek elma suyu ve tiryandafila Rûm'un misket şarâbı, harâbâtî erenleri içre meşhûrdur. Zîrâ bâğlarında olan misket üzümü meğer Akdeniz Boğazı'nda Bozcaada'da ola. Ve Yahûdî pîçelerinin terbiye etdikleri şeftâlûları hoş-hordur.
EÇS I 124a
Câ-be-câ mahbûbe Urum keratsaları vardır. Ve cemî‘i Yahûd tâ’ifesinin mezâr-ı meşâdistânı bu Hâsköy dağlarında beyâz çakıl taşı gibi ser-ber-zemîn olup yatırlar. Gayrı yerde olmak ihtimâli yokdur, Üsküdar ve Galata'dan cümle bu mahalle getirirler. Ammâ bir kaç senedir haham la‘înleri izin verüp gayrı yerde dahi izn-i hâkim ile meşâdlık yapdılar.
EÇS I 124a
Ve bu Hâsköy mezârlıkları kurbünde ine Ayazma nâm bir ayn-ı zülâl vardır, mahmûm-ı riba‘a mübtelâ olan âdem yedi kerre nûş edüp gasl etse ısıtmadan halâs olur. Rûm tâ’ifesinin ziyâretgâhlarıdır. Hakîrin âlem-i aşkda olduğu mahalde bir cum‘aertesi gecesi bu mahaldeki Yahûdî mezârlığı içinde,
EÇS I 124a–124b
"Gel tâli‘im gel" deyü nidâ etdüğimde bir dîv gûl-i beyâbân zâhir olup havfımdan "Yâ Hafîz" ismiyle firâr edüp mezkûr ine Ayazma içre ol gece 124b pinhân olup bî-hûş olduğum sergüzeşt [u] serencâmım inşâ’allâh mahallinde tahrîr olunur kim bir ferd-i âferîdenin başına gelmemişdir.
EÇS I 124b
Ve bu Hâsköy kurbünde yine leb-i deryâda pâdişâhlara mahsûs,
EÇS I 124b
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
EÇS I 124b
Bu bâğa aslâ güneş te’sîr etmez bir koyah-ı Acemdir. Ve şeb [u] rûz fevvâreleri Selsebîl-âsâ cereyân etmedir. Ve bî-hisâb murgân-ı nevâhânın ve hezâr hezârânın dâstânından âdemin rûhuna gıdâ verir.