EÇS I 196b–197a
Esnâf-ı eyvâycı ya‘nî çiniciyân: Dükkân 100, neferât 300, pîrleri 197a Hazret-i Abdülgaffâr-ı Medenî'dir kim Selmân belin bağlamışdır ve çömlekcilere pîr olmuşdur, bu eyvâycı çinicileri dahi çanak ve kâse ve bardak satmağıla bunlara dahi pîr olmuşdur.
EÇS I 197a
Bu çinicilere eyvâycı demeden garaz oldur kim şöhret içün cümle çini kâse ve kûze ve zî-kıymet mutallâ metâ‘ların arz-ı kâlâ içün dükkânlarının yüzüne tabaka tabaka zeyn edüp yâ zelzeleden yâ bir kedi veyâ bir fâreden yâhûd izdihâmda şehir gulâmları bir taş atup cümle metâ‘ları güldürredek zemîne düşünce pâre pâre olup sâhibi "Ey vây" deyü feryâd eylediğinde esnâf-ı eyvâycıyân derler. Ecel-i mu‘allak gibi mâlları dahi mu‘allakdır. Zindânkapusu'nun hâricinde bir çârsû-yı müzeyyendir kim ta‘bîr olunmaz.
EÇS I 197a
Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânların kâse-i İznik ve tabak ve kûze ve Kütâhiyye filcânları ve meşrebeler ile dükkânçelerin zeyn edüp azîm alay-ı müzeyyen ile pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 197a
Ehl-i tâcir tekneciyân: Dükkân 100, neferât 102, pîrleri Behlül Kassâ‘'dır, Selmânî'dir. Kabri Cebeliyye'dedir. Bu hıref, dükkânların kızaklar üzre tekne ve çıbır ve kas‘a ve galyeler(?) ile tezyîn edüp cümle pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 197a
Esnâf-ı ehl-i keyf, afyoncuyân: Dükkân ve neferât 104, pîrleri ibtidâ peydâ eden Fisagores-ı Tevhîdî'dir. Hazret asrında afyonu taşıması sünnetdir deyü ibtidâ tenâvül eden Amr bin Ümeyye-i Zamîrî'dir. Hakkâ kim afyon tenâvül eden zamîr-şinâs, nüktedân, zarîf olur.
EÇS I 197a
Bu tâ’ife-i afyoncuyânlar seyishâneler üz[r]e dükkânlarında afyon satarak kimi dilin taşra çıkarup maslûb-ı min indillâh şeklinde hâb-ı gaflete varup kimi kaşınup kimi hây-hû'dan ürküp niçe zarîf tiryâkîlere afyon satarken "Karahisârî değildir" deyü gavgâ ederek ubûr ederler.
EÇS I 197a
Esnâf-ı ehl-i şevk, benglikciyân: Dükkân 16, neferât 60, pîrleri ibtidâ te’lîf eden Cemşîd'dir, gayrısı nâ-ma‘lûmdur. Bunlar dükkânlarında benglik yiyerek gülerek şakalar ederek "Bengîleriz karnımız ac" diyerek geçerler.
EÇS I 197a
Esnâf-ı ispençerân ya‘nî devâ otcuyân: Dükkân 70, neferât 105, pîrleri Hazret-i Lokmân'dır kim rû-yı arzda Cenâb-ı izzet ne kadar nebâtât halk etdi ise cümlesi lisânlarıyla "Ben falân derde devâyım" deyü Hazret-i Lokmân'a söylerler idi. Ba‘dehu Hazret asrında bu otcu attârların pîri Hidâyetullâh ibn Zünnûn-ı Mısrî'dir. Fahr-i âlem'in izniyle kemerin babası Zünnûn bağlayup devâ otcularına pîr oldular. Kabri Hicâz dağlarındadır. Ahşâbât değşirirken yılan sokup şehre mu‘âleceye erince merhûm oldu.
EÇS I 197a
Bu devâ otcuları gâyet çokdur. İslâmbol içre haftanın sekiz gününde on dörd bâzâr durur. Meselâ Cum‘abâzârı ve Salıbâzârı ve Çehârşenbebâzârı ve Sebtbâzârı günlerinde bu otcular bâzâr kurup labada kökü ve güneyik kökü ve lisân-ı sevr kökü ve hayyı'l-gârikûn kökü ve miyan kökü ve zâter kökü ve niçe bin isimli devâ otların cem‘ edüp ispençer attârlarına mezkûr otları satup kâr ederler.
EÇS I 197a
Bunlar dahi dükkânsız beş yüz neferdir. Bunlar dahi arkalarındaki zenbiller içre gûnâ-gûn edviye otlarıyla ubûr edüp andan ispençer attârları seyishâneler üzre niçe bin devâ otların zeyn edüp silâhlarıyla geçerler, seferlerde lâzımlı esnâfdır.
EÇS I 197a
Esnâf-ı attârân-ı kahveciyân: Dükkân ve mahzen 300, neferât 500, bunlar ulu bâzergânlardır. Her birinin Mısır'da ve Yemen ve Kumfuta ve San‘ân ve Aden'de biner kîse mâlları vardır. Arabalar üzre niçe yüz ferde kahveleri tahmîl edüp kantârlara urarak,
EÇS I 197a
"Ala bin guruş, ala iki bin guruş" diyerek ubûr ederler. Bunların pîri nâ-ma‘lûmdur. Zîrâ kahve karîbü'l-ahd peydâ olup İslâmbol'da (---) Hân asrında zuhûr etdi. Ammâ kahveyi yemek Şeyh Şâzilî'den kaldı, ol dahi (---) asrında idi. Ve's-selâm.
EÇS I 197a–197b
Esnâf-ı attârân-ı Yahûdân: Dükkân 200, neferât 400, pîrleri yine Hüsâm bin Abdullâh-i Basravî'dir. Bunların cümle dükkânları Tahta'l-kal‘a'da ve Mahmûdpaşa çârşûsunda ve hânı'nda ankâ Yahûdîler'dir. Gûnâ-gûn İngilis boyalarından sülüğen ve zencifne ve lök ve isfîdâc ve lâzüverd misilli boyalar ve demir teller ve sarı pirinc tenekeler ve'l-hâsıl edîm-i arzda Hallâk-ı âlem ne kadar ma‘âdin halk edüp benî âdemin kârıyla ne kadar eşyâ-yı 197b musanna‘-ı zî-kıymet var ise bu attârlarda bî-kıymet bulunur, gâyet ankâ bâzergânlardır. (---) (---) (---)
EÇS I 197b
Bâlâda tahrîr olunan cümle attârbaşı yamakları ubûr etdiklerinden sonra attârbaşının güzîde askeri cümle pür-silâh güzer edüp attârbaşı gûyâ bir muhteşem voyvada pâyesinde semmûr kürke müstağrak olup önü sıra bir mücevher zînli küheylân at yedek gidüp kendinin kafâdârları cümle müsellah ve mükemmel dilberânları dahi akîblerince sekiz kat mehterhâne döğerek ubûr ederler. Ammâ bunlar Âl-i Osmân ordusunda lâzımlı askerdir. Bu attârbaşıya tâbi‘ cümle yigirmi beş esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve cümle (---) askerdir.
EÇS I 197b
el-Faslu'r-râbi‘ ve selâsînEsnâf-ı müzeyyinân ya‘nî ehl-i hıref, berberân
EÇS I 197b
Hübût-ı Âdem aleyhi's-selâm'dan tâ Hazret-i İbrâhîm'e gelince cemî‘i benî âdem geysûdâr idi. Aslâ berber nedir bilmezler idi. Ba‘dehu Cenâb-ı izzet, Hazret-i İbrâhîm'e Ka‘be'yi bünyâd etmeğe fermân edüp edâ-yı hac etdikden sonra Mîne bâzârında geysûlerin yülütmeği emr edüp Hazret-i İbrâhîm, Hazret-i İsmâ‘îl'i ve Hazret-i İshâk'ı tırâş edüp sünnet-i İbrâhîm oldu.
EÇS I 197b
Andan ba‘zı ümmet geysûdâr olup kimi başların yülüdür idi. Hele ibtidâ yülüyüp berberlere pîr olan İbrâhîm Nebî'dir. Hattâ Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde geysûdâr idi. Zîrâ cemî‘i Hâşimî ve Kureyşî mergûle geysûdârlar idi. Hâlâ yine Hâşimî ve Kureyşî'de saçlı Urbân çokdur. Hattâ Kureyş kabîlesinden Cebel-i Elheme nâm kübbâr-ı Arab'dan bir kimesne bir a‘râbînin gözün çıkarup şer‘ile Hazret-i Ömer, Cebel-i Elheme'nin gözün çıkarmağa fermân edüp ol gece Cebel-i Elheme firâr edüp Antâkıyye kıralı Hırkîl'e varup Şâm nevâhîlerinde Cebel-i Elheme sâkin olduğuyçün ol mahalle Cebeliyye derler. Andan dahi firâr edüp İşpanya hâkinde Avlonya dağları'nda sâkin olup Freng lisânıyla Arab lisânından hâsıl olma Arnavud lisânın peydâ etdiler. Hâlâ ol kavme Kuryeleş derler. Cümlesi âbâ ve ecdâdlarından gördükleri gibi cümle saçlı Ârnâbûdlardır. Anıniçün Arnavudlar'ın aslı Arab'dır kim ibtidâları Cebel-i Elheme'dir. Elbasan kurbünde medfûndur, ammâ mürted oldu derler. Ve hâlâ yine Mekke câniblerinde Kureyşîlerin çoğu saçlıdır.
EÇS I 197b
Ve bu dünyâ halkının cümlesi saçlıdır, illâ ümmet-i Muhammed mutarraşlardır, ammâ niçe sâhib-i tarîkleri cümle geysûdârlardır.
EÇS I 197b
Ve Mısır cezîresinde Berberistân ve Fûncistân ve Bilâd-ı İsvân ve Sûdân ve Afnu ve Burnu ve Kırmanıkî ve Bağaniskî ve Donkalavî ve Sünnâr ve Nârnârintî ve Habeşî ve Zeyla‘î ve Bânyânî bu kavimlerin ekseri müslim ve gayrı müslim olanları cümle kıvırcık saçlı âdemlerdir.
EÇS I 197b
Hakîrin bu arz-ı ma‘mûre-i dünyâda saçlı âdemlerden gayrı çok kavm görmedik. Siğer kütüblerinde yazdığı üzre Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret edüp Mekke-i Mükerreme hicretin sene 17 feth etdükde Ebû Süfyân bin Dacn bin Harb ve Halîm bin Cerâm ve Bedîl bin Vertâ ve ikrime bin Ebû Cehil ve Hazret-i Ebûbekir'in pederi Ebû Kuhâfe cümle bunlar gelüp îmân ile müşerref olup Hazret-i Risâlet-penâh sürûr [u] şâdumânından râhatü'l-ebdân içün ol gün Selmân-ı Pâk'e emr edüp Selmân-ı Pâk, Hazret-i Risâlet-penâh'ın mübârek ser-i sa‘âdetin pâk mûs ile müzeyyinlik edüp trâş etdi.
EÇS I 197b
Selmân-ı Pâk cümle berberlere pâk pîr [ü] pîşvâ oldu. İbtidâ kemerin bizzât Hazret-i Alî bağlayup kabri Bağdâd'a (---) sâ‘at ba‘îd cânib-i (---) nehr-i (---) (---) (---) bir âsitâne-i kübrâdır. Yılda bir kerre cümle berberler ve niçe bin ehl-i teferrüc gidüp cem‘iyyet-i kübrâ olur. Ulu sultândır kim Hazret-i Resûl'ün taşra hidmetkârı ve pîr ü âlim idi. Resûl-i Hudâ anın hakkında, hadîs:
EÇS I 197b–198a
buyurmuşdur. Ya‘nî bizden ve ehl-i beytimizdendir, evvelîn ve âhirin ilmine erdi ve dürüstî 198a cennet anı üzler, deyü Aşere-i Mübeşşere'den gayrı Selmân-ı Pâk'e ve Hazret-i Ukkâşe'ye cenneti tebşîr etmişdir.
EÇS I 198a
İzn-i Resûl ile evvel Hazret-i Alî, Selmân-ı Fâris'in belin bağlayup (---) tarîkin pîrlerine Selmân-ı Pâk pîş-kâdem olup ser-çeşme-i pîr-i pîrân olmuşdur ve üç yüz otuz yaşına varup mu‘ammer olup cemî‘i müctehidîn Selmân'dan Hazret-i Risâlet-penâh'ın tecdîd-i vuzû’un ve ta‘dîl-i erkân-ı salât-ı hamseyi [ve] şurût [u] kuyûdu, sünen-i müstehibbât [u] vâcibât [u] ferâyiziyle edâ etdiklerinin sıhhat-ı haberlerin bu Selmân-ı Pâk'den almışlardır.
EÇS I 198a
Ve Hazret-i Selmân-ı Pâris, Hazret'den sonra Medâyin-i Bağdâd-ı behişt-âbâd'da sâkin olup hayli mu‘ammer olmağile imâm-ı A‘zam hazretleri dahi Bağdâd'da hâsıl olmağile Selmân'dan niçe bin fünûn görüp şeref-i sohbetleriyle müşerref olmağile ulûm-ı evvelîn ü âhirîne vâsıl olup sünnet-i Resûlullâh üzre sâhib-i mezheb oldu. Ammâ imâm-ı A‘zam ki Nu‘mân ibn Sâbit'dir (---) atadan nesebi Enûşirvân'a müntehî olur. Lâkin mezhebi Selmân'dan almadı, Hammâde hazretlerinden aldı, anlar Alkame'den aldı, anlar İbrâhîm-i Nahfî'den, anlar Abdullâh bin Abbâs'dan, anlar Hazret-i Resûl-i Ekrem'den, anlar Hazret-i İbrâhîm'den, anlar Hazret-i Şîs'den, anlar Hazret-i Âdem'den, anlar Hazret-i Cibrîl-i Emîn'den, anlar Hazret-i İsrâfîl'den, anlar Hazret-i Mîkâ’îl'den, anlar bizzât Hazret-i Rabbü'l-âlemînden celle celâluhu ve amme nevâluhu hazretlerinin bî-nihâye keremlerinden ahz eylemişler.
EÇS I 198a
Mü’min [u] muvahhid olup imâm-ı A‘zam mezhebinden olan kimesne, mezhebi imâm-ı A‘zam kimden ahz eylemişdir bir mü’min bilmese şehâdeti câ’iz olmaz, demişler. Ve imâm-ı A‘zam'ın Selmân ile ve gayrı Ashâb ile müşerref olduğun böyle yazmışlar. Me’âl-i kelâm oldur kim berberlerin pîri evvel Hazret-i İbrâhîm, ikinci Selmân-ı Pâk'dir.
EÇS I 198a
Bu berber tâ’ifesi tahtırevânlar üzre dükkânların gûnâ-gûn câmlar ile ve sarı pirincden leğen ve ibrîkler ile ve niçe bin gûne Alman usturaları ile dükkânçelerin tezyîn edüp bellerinde pâk ibrîşim ve zerdûz şed peştemâller ile pençe-i âfitâb berber cüvânları kendülerin zeyn edüp geçerler.
EÇS I 198a
Esnâf-ı berberân-ı sünnetciyân: Dükkân 300, neferât 400, pîrleri Ebü'l-havâkîn Muhammed bin Talha bin Abdullâh'dır. Selmân-ı Pâk belin bağlayup cümle İslâm ile müşerref olanları sünnet ederdi. Ammâ bizzât Habîb-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem vâlidesi Emîne Hâtûn'dan bi-emrillâh sünnet ile tevellüd edüp ayneyn-i şerîfleri mükehhal müştak olmuşlardır.
EÇS I 198a
Ammâ sünnet edicilerin pîri Ebü'l-havâkîn Muhammed'in hâtûnu Râbi‘a binti Abdullâh ibn Mes‘ûd'{dur}, duhter-i pâkîze-ahterlerin masdarı ortasındaki kırmızı dilçik nâm lahm-ı zâ’idi kesüp sünnet ederdi. Hazret-i İbrâhîm hâtûnu olan (---) Ana Hâcer Ana'ya gazab edüp ol lahmı kesüp sünnet edüp ol asırdan berü bintânları sünnet etmek Arabistân'a mahsûsdur. Hâlâ Mısır'da Hazarî derler bir gûne kavm vardır, kız sünnetleri gecesinde azîm şâdumânlar ederler. Nisvân tâ’ifesine bu sünnetin fâ’idesi oldur kim vaz‘-ı haml etdikde âsân vech ile doğururmuş.
EÇS I 198a
Ezîn-cânib bu sünnetciyân dahi seyishâneler üzre dükkânların gûnâ-gûn sünnet usturalarıyla zeyn edüp ba‘zı gulâmları dükkânlarında def u kudüm ile sünnet eder şeklinde ubûr ederler. (---) (---) (---) (---)
EÇS I 198a
Esnâf-ı berberân-ı piyâdegân: Dükkânları yokdur, neferât 2000, pîrleri yine Selmân-ı Pâk'dir, pâkîze geçerler.
EÇS I 198a
Evsâf-ı çarkcıyân-ı ustura: Dükkân 40, neferât 100, pîrleri Ebü'l-feth Abdullâh en-Nasrî'dir kim bıçakçıların pîri idi. Bunlar tahtırevânlar üzre araba tekerleği gibi çarhlarda ustura bileyerek mükemmel ubûr ederler.
EÇS I 198a
Esnâf-ı ustura kuyrukcuyânı: Dükkân 12, neferât 40, pîrleri yine Ebü'l-feth Abdullâh en-Nasrî'dir. Seyishâneler üzre dükkânlarında ustura sapları ve ustura kuyrukları yaparak pür-silâh tayy-ı merâhîl ederler.
EÇS I 198a–198b
Esnâf-ı sarıkcıyân: Dükkân 17, neferât 40, pîrleri Cibrîl'dir kim cennetden tâc-ı enbiyâyı Hazret'e ol getirdi. {Ba‘dehu imâme-i Resûlü}. Bunların dükkânları Ayasofya câmi‘i önünde Kaya Sultân sarâyı'na muttasıl dükkânlardır. Çoğu bî-zebân destârîlerdir. Ehl-i dîvâna mücevveze ve selîmî ve kallâvî ve perîşânî ve kubâdî ve kâtîbi ve a‘zamî sarıklar sararlar. Ammâ (---) Karaman'da olan sarıkcılar cümle imâm-ı A‘zam tâcı örf-i destâr-ı Nu‘mânî sararlar, her bâr kâr edelim deyü âdem ararlar, müşterî 198b bulmayup mevtâ tâbûtlarına destâr sararlar.
EÇS I 198b
Bu fırka seyishâneler üzre mezkûr sarıkları zeyn edüp ubûr ederler. Bunlardan sonra berberbaşı cümle dilberânlarıyla müsellah ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak tayy-ı menâzil ederler. Bu berberbaşıya yamak cümle yedi esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve cümle (---) askerdir.
EÇS I 198b
el-Faslu'l-hâmis ve selâsînEsnâf-ı hammâmcıyân-ı tâhirân
EÇS I 198b
İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde yüz elli bir hammâm olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz elli bir hammâmcılar cümle pür-silâh ubûr ederler, ankâ ve muta‘azzım sâlih kimesnelerdir. Pîrleri Muhsin ibn Osmân'dır. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân-ı Pâk kemerin bağladığı sekizinci pîrdir. Kabri (---)'dir.
EÇS I 198b
Bu hammâmcılar cümlesi küheylân atlara süvâr olup huddâmları arabalar üzre keçeden hammâmlar edüp münevver câmlar ile müzeyyen edüp,
EÇS I 198b
"Gele Vefâ hammâmına cânım, gire Hacı Kadın hammâmına hânım, göre Çinili hammâmı cânım" deyü {mısra‘}: