EÇS I 198b
dilberân-ı uryân dellâklar böyle nidâ ederek hammâmlarıyla bile ubûr ederler.
EÇS I 198b
Esnâf-ı dellâkân: Neferât cümle 2000, pîrleri Ubeyd-i Mısrî'dir, Selmân-ı Pâk belin bağladuğı yedinci pîrdir. Kabri yine Mısır'da Karâfe-i Kübrâ'dadır. Bu dellâklar cümle uryân olup ibrîşim peştemâller ile dilberânları kâküllerin perîşân edüp ellerinde fütûnî kîse ve bellerinde seng-i mûs ve mümessek sâbûn ile birbirlerine kîse ve sâbûn sürerek güzer ederler.
EÇS I 198b
Esnâf-ı nâtırân: Neferât 1000, pîrleri Mansûr bin Kâsım'dır, Selmân-ı Pâk belin bağladığı tokuzuncu pîrdir. Kabri Ba‘albek kurbünde Cebel-i Lübnân'dadır. Bu nâtırlar dahi bellerinde peştemâller üzre kılıçların kuşanup ayakları çıplak, baldır duruda olup çimşîr ü âbnûs ve sadefkârî na‘lınlar ile pür-silâh güzer ederek reftâr etdiklerinde cümle halk hande edüp hayrân olurlar. Bu hâlile geçerler.
EÇS I 198b
Esnâf-ı câme-şûyân ya‘nî çamaşırcıyân: Dükkân 300, neferât 500, pîrleri (---) (---), kabri (---) (---)'dir. Bunlar arabalar üzre dükkânlarında esbâb yaykayup pâk esbâblar serüp ubûr ederler.
EÇS I 198b
{Esnâf-ı lekeciyân: Dükkân 10, nefrât 20, pîrleri (---) (---)'dir. Bunların dükkânları Bâyezîd meydânındadır. Bir esbâba leke vâkı‘ olsa ana bir ilâc edüp lekeyi gayb ederler. Zîbâ san‘attır kim aslâ zî-kıymet esbâbın reng [ü] rûyı müteğayyir olmaz}.
EÇS I 198b
Esnâf-ı nûreciyân ya‘nî hırızmacılar: Neferât elli, bunlar ba‘zı hammâm kapularında hırızma satarlar, dükkânsız bir alay fukarâlardır. Bunlar dahi arkalarında torbalar ile nûre satup "Nûre ile pâk edüben nûr ederiz" deyü feryâd ederek ubûr ederler.
EÇS I 198b
Bu hammâmcılar yamakları cümle pür-silâh ile ubûr edüp şeyhleri ve nakîbleri ve çavuşları ve hammâmcıbaşısı cümle küheylân atlar üzre ardları sıra sekizer kat mehterhâneler ile müsellah ubûr ederler. Yollarda her kankı dağ u bâğ ve çayır yerlerde keçeden hammâmlar yapup içine kömürler yakup guzât-ı müslimîn gasl ederler.
EÇS I 198b
Bu hammâmcılar yamağı cümle altı esnâfdır ve dükkânları cümle (---) dükkândır ve cümle (---) askerdir.
EÇS I 198b
el-Faslu's-sâdis ve selâsînEsnâf-ı nakkâşân-ı cihân
EÇS I 198b
Kârhâne-i nakkâşbaşı birdir, Arslanhâne'nin üst tabakaları kat-ender-kat kârgîr-binâ hücrelerdir kim cemî‘i nakkâşân-ı üstâdân bu kârhânede sâkinlerdir, gayrı yerlerde dükkân yüz adeddir, ammâ hânelerinde sâkin sarây-ı âlîler nakkâşı cümle bin neferdir. Pîrleri Şeddâd'ın Bağ-ı İremin nakş eden Şemr-i Ahîm'dir, Kıbtî tevârîhlerinden bu Şemr içün peygamberdir deyü yazmış. Ammâ Hazret-i Süleymân vezîri Âsaf-ı Berhıyây dahi peygamber ve nakkâş idi kim taht-ı Süleymân'ı ve kasr-ı Belkîs'ı Berhıyây nakş etmişdi kim lisân-ı Kabâbıta'da darb-ı mesel olmuşdur kim pesendîde bir nakşa nakş-ı Berhıyâ gibi erba‘a ve işrîn kırât olmuş derler. Ammâ Acem ve Rûm şu‘arâları medhinde nakş-ı Erjeng medh olunur.
EÇS I 198b
Bu esnâfın pîrleri Hazret asrında Ka‘be-i şerîfi Hatîmiyle ta‘mîr olundukda beyt-i ma‘âd-ı şerîfi nakş eden Fazl ibn Hazret-i Abbâs'dır {kim ibn ammi'n-nebîdir, meyt-i Resûl üzre su dökmüşdür}. Hazret-i Ebâ Zer-i Gıffârî belin bağlayup nakkâşlara pîr oldu. Kabri Şâm-ı cennet-meşâmda Câmi‘-i Ümeyye'nin mihrâbı dîvârında minber dibinde Nebîlerkapusu'nun iç yüzünde on iki bin şehîd peygamberler yanında medfûndur.
EÇS I 198b–199a
Âl-i Emeviyyûn'dan Halîfe Abdülmü’min bu nakkâşlar pîri Fazl bin Abbâs'ı gâyet severdi. Hikmet-i Hudâ Abdülmü’min Câmi‘-i Ümeyye'yi amâr 199a edüp eflâke ser-çekmiş kubbe-i nüh-tâkı pîr-i nakkâş nakş-ı bûkalemûn ederken kubbeden gözüne kireç gubârı düşüp ol mahalde tâ kubbe-i mînânın zirve-i âlîsinden na‘şı düşüp helâk olup nakşı bir zamân bâkî kalup Abdülmü’min bu pîre mahabbetinden Nebîlerkapusu dâhilinde defn etdi. Rahmetullâhi aleyh.
EÇS I 199a
Bu nakkâşlar dahi tahtırevânlar üzre yaylar ve iskemle ve ferâşhâne nakş edüp Şâhkulu ve Velîcân ve Ağa Rızâ ve Mürver ilik ve Bihzâd ve Mânî ve Freng Sinor ve Cânşâh nâmân üstâdların sihr-i i‘câz nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn işlerin dükkânlarının cânib-i erba‘asına koyup cümle erbâb-ı ma‘ârif temâşâ ederek bu nakkâşlar dahi bu yüzden alaylar ile geçüp giderler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı zer-kûbyân ya‘nî altun döğücüler: Dükkân 55, nefer 70, pîr-i atîkleri Hazret-i Dâvûd'dur, kıbel-i Hak'dan nâzil olan Zebûr âyetleriyçün altunu döğüp her sahîfeyi müzehheb ser-levhalı ederdi. Zîrâ Zebûr âyeti Hazret-i Dâvûd'a nâzil oldu kim âye[t]: Arapça âyeti delîldir. Arapça
EÇS I 199a
Hazret-i Dâvûd'dan nübüvvet-i Resûlullâh'a gelince bin altı yüz kırk sene olup Mekke-i Mükerreme'yi feth etdükden sonra ta‘mîr ü termîmi mahallinde nakkâşların pîri Ka‘be nakş ederken Ebü'l-hazen bin Nasr bin Abdullâh, Hazret'e döğülmüş zer-i hâlis getirüp Mekke-i Mükkereme'i anınla mutallâ ve müzehheb etdiler.
EÇS I 199a
Ba‘dehu Risâlet-penâh'ın izn-i şerîfiyle Selmân-ı Pâk, Ebü'l-hazen'in belin bağlayup zer-kûplara ya‘nî altun döğücülere pîr oldu. Kabri (---) (---)'dir. Bu ehl-i hıref dahi tahtırevânlar üzre câmlı dükkânları içre altun döğerek ubûr ederler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı müzehheb-keşân: Dükkân 40, neferât 105, pîrleri Hazret-i Osmân'dır kim Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında nübüvvet geldikde Hazret-i Cibrîl-i Emîn ile ibtidâ Kur’ân-ı azîmden Arapça âyeti, yarlığ-ı belîğ-i Rabbü'l-izze gelüp ba‘dehu Hazret-i Osmân İslâm ile müşerref oldukda bu âyet-i şerîfi ibtidâ-i Kur’ân-ı azîm edüp ser-levha ve müzehheb edüp hâlâ müzehhebcilerin silsilesi Hazret-i Osmân-ı Zi'n-Nûreyn'e çıkar. Kabri Medîne-i Münevvere Bakî‘inde denilmişdir.
EÇS I 199a
Bu müzehhebciler dahi dükkânlarında Kelâm-ı izzetleri ve kitâbları tezhîb ederek ubûr ederler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı mücellidân: Dükkân 100, neferât 300, pîrleri Abdullâh-ı Yetîmî olup bu sahhâfân alayı bâlâda ordu monlâsı alayında mufassaldır.
EÇS I 199a
Esnâf-ı sahhâfân: Dükkân 60, neferât 200, zîrâ ayak sahhâfı çokdur. Pîrleri Ebâ Zer-ı Gıffârî'dir, Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri Bakî‘'dedir, yüz yetmiş yaşında nakl etdi. {On beşinci pîr-i mâldâr olduğundan Hazret-i Resûl-i Hudâ anlara Ebâ Zer deyü lakab komuşlardır. Hazret'den kırk hadîs rivâyet eder}.
EÇS I 199a
Bunlar dahi dükkânların niçe bin kitâb-ı gûnâ-gûn ile zeyn edüp ayak sahhâfları "Mültekâ ve Dürer [u] Gurer'im eydir ammâ Keşşâf'ımı keşf edüp Tarîkat-ı Muhammedî'den ayrılman, ey kitâbdır" deyü torba tobra kitâblarla ubûr ederler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı kâğızcıyân: Dükkân 200, neferât 205, pîrleri Hazret-i Abbâs amm-i Resûl'dür. Kabri Bakî‘'dedir ve Alî {kemerin bağladı}. Bunlar dahi seyishâneler üzre dükkânların İslâmbol tabağı ve Bosna ve Sebde ve Bundukânî kâğızlarıyla zeyn edüp cümlesi beyâz kâğızdan ferrâce ve muvahhidîler ve hırka ve azîm destâr ile ve yine kâğızdan gûnâ-gûn külâhlar ile kendülerin zeyn edüp dükkânlarında kâğızlar mühreleyüp cümlesi pür-silâh beyâz esbâblı asker olup ubûr ederler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı mukavvâ kubur divitciyân: Dükkân 55, neferât 105, pîrleri Mu‘âz ibn Cebel'dir ve Selmân kemer-bestesidir. Kabri {Ebtah'dadır}.
EÇS I 199a
Bunlar dükkânların gûnâ-gûn kubur ve müzehheb ü münakkaş devâtlar ile müzeyyen edüp kendüler dahi pür-silâh tayy-ı mekân ederler.
EÇS I 199a
Esnâf-ı remmâlân ve esnâf-ı mektûbcuyân: Pîr perv[er]leri ve askerleriyle bâlâdâ ordu monlâsı alayında yazılmışdır.
EÇS I 199a
Esnâf-ı mürekkebciyân: Dükkân 40, neferât 65, pîrleri Zeyd bin Hâris'dir, Enes kemerin bağladı. Kabri Mekke Ebtahı'ndadır. Bunların dükkânları Sultân Bâyezîd'dedir, ammâ niçe yüz kimesneler hânelerinde işlerler. Husûsan Sultân Selîm kurbünde ikiçeşme önünde Mürekkebci Karı'nın mürekkebi gâyet meşhûrdur. Ve Kızılmusluk'daki yedi iklîmde meşhûrdur, hattâ anın hakkında kâtibler ve şâ‘irler bu beyti terennüm etmişler:
EÇS I 199a
Mürekkeb çokdur İslâmbol'da ammâKızılmusluk'daki gâyetde a‘lâ
EÇS I 199a–199b
Esnâf-ı nakkâşân-ı musavvirân: Dükkân 4, neferât 40, pîrleri yokdur, zîrâ sûret yazmak şerî‘atımızda memnû‘dur, lâkin Hazret-i Risâlet-penâh Hayber kal‘asın feth edüp andan bir esed sûretli sancak 199b ganîmet alup mehâbet [u] salâbet içün ol esed sûretli sancağı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ki alemdâr-ı Resûlullâh'dır anların evlâd-ı mihteri Seydî Emetullâh taşıyup pederi Eyyûb Sultân, Hazret huzûrunda kemerine şed bağlayup bayrakdârlara pîr oldu. Kabri imâm Hüseyin'e bayrakdâr olup Kerbelâ şühedâları içinde âsûde-hâldir.
EÇS I 199b
Hazret ol sancakdan gayrı sûrete ve tasvîr [u] put yazmağa ruhsat vermemişlerdir. Ammâ Rûm nakkâşları zâde-i tab‘larından yine dîn-i İslâmın şân [u] şöhret şevketleriyçün Hazret-i Hamza-i bâ-safânın Zûpîn ile atlar üzre ceng [ü] cidâl sûretlerin âlât-ı silâha müstağrak olup Zûpîn'i kayd [ü] bend edüp Hamza gâlib olup sûretin yazarlar kim gûyâ zî-rûhdur.
EÇS I 199b
Ve Hamza-i bâ-safânın yüz yetmiş sandaliyye sâhibi Hazret-i Sa‘d u Sa‘îd'i ve Hâlid ibn Velîd'i ve Ubeydetü'l-Cerrâh'ı ve Şeyh Sârî'yi ve Ma‘dî-Kereb'i ve Dîvâne Hurûm'u ve Lenduhâ ibn Sa‘dân'ı ve Sâhib-kırân Bedî‘üzzamân Veliyyü'l-akrân'ı ve Kâsım-ı la‘leyn-i Kubâ'yı ve teber-i müslimîsi elinde Hazret-i Peyk-i Resûl Baba Amr Ümeyye-i Zamîrî ve niçe yüz sâhib-kırânları zırh [u] zireh-külâh ve cebe ve cevşene müstağrak olup hüssân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlara yedi pâre âlât-ı silâhlarıyla her bir pehlivânların sûretlerin mehâbet [u] salâbetleriyle yazarlar kim gören ümmî âdemler hamd-i Hudâ ümmet-i Muhammed'den böyle sâhib-kırânlar var imiş deyü kendüleri cenge mahabbet edüp mücâhidün fî-sebîlillâh olmağa bâ‘is olur.
EÇS I 199b
Ve selef pehlivânlardan Şâhnâme'de yazduğı üzre Sâm ü Nerîmân'ı ve Zâl ü Köstehem'i ve Rüstem [ü] Efrâsiyâb'ı ve Şagât'ı ve Pîjen-i Menûçehr'i ve Ferîdûn'u ve Demirci Kâve ve Dahhâk'ı bu pehlivânları dahi eyle tasvîr edüp yazarlar kim her biri gûyâ birbirlerine hamle etmededirler.
EÇS I 199b
Ve bu zikr olunan pehlivânların sûretlerin musavvirân dükkânlarının cânib-i etrâfına zeyn edüp ubûr ederler. Bu musavvirlerin ser-çeşmesi Miskâlî Solakzâde. Ve Tiryâkî Osmân Çelebi, kal‘alar sûreti cengiyle tasvîr etmede Bihzâd-ı Sânî idi. Ve Parmakkapu'da Tâsbâz Pehlivân Alî, pâdişâhların ve serdâr u vüzerâların Revân ve Bağdâd cenglerin yazmada Velî Cân-ı Evvel idi ve gayrı fünûnda dahi Cemşîd-i asr idi.
EÇS I 199b
Esnâf-ı fâlcıyân-ı musavver: Dükkân ve nefer birdir. Mahmûd Paşa çârşûsunda bir dükkânda sâkin Hoca Mehemmed Çelebi derlerdi, sulehâ-yı ümmetden müsin kimesne idi. Hattâ Süleymân Hân sohbetiyle müşerref olmuş bir zinde ihtiyâr idi.
EÇS I 199b
Bâlâda tahrîr olunan cümle pehlivânların ve selef pâdişâhlarının ve niçe mürsel peygamberlerin ve bî-hisâb kal‘aların ceng [ü] cidâllerin ve deryâda keştîlerin agreb ü garâyibden harb [ü] kıtâllerin evâyil-i eyyâm üstâdlarının sihr-i i‘câz ve pesendîde ketebeli kalemleriyle iri İslâmbol tabakı kâğız cermleri üzre yazılmış tasvîrleri cild cild rû-yı dükkânına dizüp âyende ve revende gelüp tâli‘ dutup bir akçe verüp bu tasvîrlerden fâl açup, ceng [ü] cidâl mi gelir yâhûd Yûsuf ü Züleyhâ mı gelir ya Leylâ vü Mecnûn ve Ferhâd ü Şîrîn ve Varka [ü] Gülşâh mı veyâ selef sâhib-kırânlarının birbiriyle muhâsemeti ve ayş [u] işretleri gelüp ana göre;
EÇS I 199b
Bu fâl issine geldi işte Ferhâd,Çalışmakla olursun sen de dilşâd
EÇS I 199b
deyü her tasvîrlere münâsib indiyyât-ı ebyât [u] eş‘ârlar okurdu kim istimâ‘ edenin gülmeden aklı giderdi. Ol pîr anınla kâr ederdi. Kâhîce bu sûretlerle pâdişâha giderdi.
EÇS I 199b
Bu dahi bir tahtırevân üzre sûretlerin halka gösterüp alayda giderdi. Hâlâ İslâmbol mukallidleri içre bu tasvîr fâlcısının indiyyât gazelleri gûnâ-gûn evzâ‘ [u] etvârlarıyla taklîd ederler kim niçe bin gûne mudhik kelâmlardır.
EÇS I 199b
Esnâf-ı oymacıyân: Dükkân 9, neferât 20, pîrleri Abdurrahmân ibn Şâ‘ir Hassân'dır. Hazret-i Resûl'ün Kâsım evlâdıyla rıdâ‘an emildeş süd karındaşıdır. Kabri Kudüs kurbünde şehr-i Taberistân'dadır.
EÇS I 199b
Bu oymacılar, dervîşân-ı zîşândan Hezârfen Çelebi ma‘rifetli üstâd-ı kâmillerdir kim mikrâs-ı lây ile sihr-i i‘câz oymalar oyarlar kim gûyâ sihr-i helâldir. Bunların yâdigârlarını teberrüken kitâblar içinde hıfz ederler.