EÇS II 247a
(---) (---) galatdır. Kayser-i Rûm oğlu Harkıliye binâsıdır. Sene (---) târîhinde Sultan Alâeddîn-i Selçûkî fethidir. Andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân destine girdi. (---) hâkinde voyvodalıkdır ve emânetdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve kal‘a dizdârı ve (---) neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Halkı, cümle keştîbân ve kendirciyândır ve a‘vânı yokdur ve uleması çokdur. Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre Şeddâdî binâ-yı sengîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn eyleyüp müstevfâ cebehâneler kodular. Hâlâ mükemmel [u] ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin bedeni ve (---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
EÇS II 247a
Amasiyye şehri önünden cereyân eden Çehârşenbe bâzârı suyu bu Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâh'a mahlût olur, geçid vermez nehr-i azîmdir. Bu nehrin tulû‘u (---) sancağında (---) mahalden hurûc edüp Tokat kal‘asına uğrayıp andan Amasiyye önünden ubûr eder. Amasiyye ile Tokat halkı mâbeyninde bu latîfe-i yâve darb-ı mesel olmuşdur kim "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Zîrâ bu Çehârşenbe nehri, ibtidâ Tokat'a, andan Amasiyye'ye uğrayup niçe şehirlere dahi uğrayup andan Samsun dibinde Karadeniz'e katılır. Ve Samsun şehrinin suyuna Kanava vü geriz derler, mâ-i zülâldir. Bu şehr cümle (---) mahalle ve cümle (---) kiremitli bâğ u bâğçeli ve besâtînli hânelerdir ve cümle (---) mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i
EÇS II 247a
mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) hândır. Ve medrese ve imâret ve dârü'l-hadîs yokdur. Ve yedi mekteb-i sıbyânı var ve cümle (---) hammâmdır. (---) ve cümle (---) dükkândır. (---) lâkin limanı yokdur, açık yerdir. Ammâ lenger-endâht edüp a‘lâ demir dutar yerleri vardır.
EÇS II 247a–247b
Memdûhât-ı Samsun : Dağlarında yaban üzümü, 247b nârdenki ve emrûd turşusu niçe bin fıçı ile İslâmbol'a gelir ve gemi palamarlariyçün kendir ipleri ve gemi gomanaları ve katran ve ziftleri meşhûr-ı âfakdır. Cemî‘î dünyâya kendir ipleri bu diyârdan müstevlî olur. Bu şehrin cenûb tarafında cebel-i sâhil-i Servar garben bahre muttasıldır. Bu şehr bir körfez kenarında vâkı‘ olmuşdur.
EÇS II 247b
Bu şehri temâşâ edüp yine cümle refîklerimiz ile gemiye süvâr olup cânib-i şimâle (---) mil eyyâmsız gidüp,
EÇS II 247b
Evsâf-ı kal‘a-i Ünye : (---) galatdır. Zamân-ı kadîmde Tarabefzûn Tekürü Ünyesi nâm kral binâsıdır. Âl-i Selçûkıyândan Keygubâd fethidir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde (---) fethidir, be-dest-i Umur Hân. (---) sancağı hâkinde voyvodalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Başka yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbi yokdur. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘, kârgîr sengîn-bünyâd, bir kal‘a-i ferah-âbâddır ve (---) nâzır kapusu var.
EÇS II 247b
Andan yine refîkler ile gemiye süvâr olup yine şimâl cânibine sehl-eyyâm-ı muvâfık ile (---) mil gidüp,
EÇS II 247b
Evsâf-ı kasaba-i Faça : Leb-i deryâda üç yüz hâneli bir câmi‘i ve hân ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı var. Canik sancağı hâkinde ze‘âmetdir. Bâğ u bâğçesi ve gûnâ-gûn meyvesi var. Ammâ halkı ekseriyyâ Rûm keferesidir. Bundan kalkup (---) mîl gidüp,
EÇS II 247b
İstefani Burnu : Deryâya on mil çıkmış bir sivri burundur. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu dahi Canik sancağı hükmünde mahsûldâr köylerdir. Bu burnu ubûr edüp (---) mil cânib-i şimâle (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 247b
Evsâf-ı kal‘a-i Vona : Ceneviz frengi binâsıdır. Sene (---) târîhinde Uzun Hasan Azerbaycân pâdişâhiyken Gümüşhâne ve Bayburd ve Canha kal‘aların feth edüp bu Vona kal‘asın dahi feth edüp sene (---) târîhinde Âl-i Selçûkıyân destine girdi, andan sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed fethidir. Canik sancağı hükmünde subaşılıkdır. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i müdevver bir kal‘a-i köhnedir. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ammâ cebehâne ve neferâtıyla ol kadar ma‘mûr değildir. Cânib-i (---) nâzır (---) kapusu vardır. Serdârı ve yüz elli akçe kadısı vardır. Ol kadar a‘yânı yokdur. Cümle (---) mahalle ve cümle (---) hânedir ve cümle (---) mihrâbdır. (---) câmi‘i (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve hammâmı ve hânları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Halkı ekseriyyâ Urum ve Vona. Etrâki meşhûrdur. Ammâ bir güzel demir dutar liman-ı azîmi var. Bir mürsel üzre gemiler demir bırakmadan yatmak mümkündür.
EÇS II 247b
Andan yüz mil pupa eyyâm ile Hudâ âsân edüp bir günde,
EÇS II 247b–248a
İslâmbol Kostantini binâsıdır. Ba‘dehû Uzun Hasan Sultân destine girüp ba‘dehû Ceneviz Frengi istîlâ etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed fethidir, be-dest-i Musahib Mahmûd Paşa. Hîn-i muhâsarada Ebü'l-feth Mehemmed Hân, Mahmûd Paşa'ya "Bu gice kal‘a altına giresin" deyü fermân edince kal‘aya meterise girüp feth oldukda 248a ismine "Giresin" dediler. 17 iklîm-i örfiyyedendir. Tarabefzûn eyâletinin ibtidâ hudûdunda paşa hâssıdır, hâkimi müsellemdir ve üç yüz pâyesiyle mükellef kazâdır. Ve (---) aded nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i
EÇS II 248a
Yeniçeri ocağı serdârı ve kal‘a dizdârı (---) aded kal‘a neferâtları ve gümrük emîni ve müftîsî ve nakîbi vardır. Leb-i deryâdadır, Canik ile Tarabuzun beyninde vâkı‘ olmuşdur. Bu Giresun'un Tarabuzun cânib-i şarkîsinde vâkı‘ olmuşdur. Kadîm-i evvelde Ceneviz frengi elinde iken gâyet şehr-i mu‘azzam imiş. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ ol kadar ma‘mûr şehr-i mu‘azzam değildir. Lakin yine (---) aded (---) örtülü, bâğlı ve bâğçeleri ile müzeyyen evleri vardır. Cümle (---) mahalledir ve cümle (---) câmi‘dir. Çârsû içinde (---) (---) (---) (---) (---) câmi‘i
EÇS II 248a
Bundan mâ‘ada mesâcidlerdir. Hânı ve hammâmı ve çârsû-yı bâzârları vardır. Ammâ kal‘ası leb-i deryâda
EÇS II 248a
Ve bâğ u bâğçesinde meyvesi çokdur ve limanında a‘lâ demir dutar yatakdır. Lâkin batı rüzgârında sehl muhâlifdir. Ve bu limânın cânib-i garbîsinde bir küçük cezîreciği var. Niçe kerre Kazak-ı Ak ol cezîrenin ardına şaykaların pinhân edüp karadan asker döküp bu şehirden mâl-ı firâvân olup ıhrâk-ı bi'n-nâr etmişdir. Zira kal‘ası şehrin muhâfaza edemez.
EÇS II 248a
Bu şehr, Tarabefzûn eyâleti olmağıla Ömer Paşa'nın askerinden niçe yüz âdemler deryâ derdinden cânlarından bîzâr olup şehr a‘yânından atlar peyda edüp karadan Tarabefzûn'a gitmeğe azîmet etdiler. Bu şehrden kalkup yine cânib-i şimâle leb-i derya ile,
EÇS II 248a
Evsâf-ı kal‘a-i Perpulom : Leb-i deryâda bir püşte üzre şehri murabba‘ bir köhne kal‘a-i sağîredir. Dizdârı ve neferâtları (---) ve latîf limanı vardır. Kasabası ol kadar ma‘mûr değildir. (---) (---) (---) Tarabuzun nâhiyesidir. Halkı çiftalan Urûmudur. Andan (---) mil Zümreburnu dağlarında ma‘mûr kurâları vardır. Anı ubûr edüp yine cânib-i şimâle (---) mil gidüp (---) (---) (---) (---),
EÇS II 248a
Evsâf-ı kal‘a-i Göreli : Tarabuzun hükmünde nâhiyedir. Kal‘ası leb-i deryâda bir püşte üzre Ceneviz binâsı şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir küçük kal‘adır.
EÇS II 248a
Menzil-i Popoli : Bir körfez-i azîme vâkı‘ olmuş câ-be-câ harâb kal‘aları var ammâ Popoli nâhiyesi nâmıyla ma‘mûr kurâları vardır. Başka subaşılıkdır ve niyâbetdir. Gâyet ma‘mûr ildir.
EÇS II 248a
Evsâf-ı kal‘a-i Kiliye : Bu dahi Tarabefzûn nâhiyelerinden gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân Laz kurâları vardır. Başka ze‘amet subaşıları vardır. Kal‘ası leb-i deryâda bir âlî püşte üzre Ceneviz binâsı bir köhnedir.
EÇS II 248a
Evsâf-ı kal‘a-i Yorozburnu : Leb-i deryâda bir kayalı burun üzre şekl-i murabba‘ bir küçük Şeddâdî binâdır. Cânib-i erba‘asında ma‘mûr kurâları vardır. Rûm keferelerinden bir papas binâsı olmağ ile Yoroz kal‘ası derler.
EÇS II 248b
Evsâf-ı kal‘a-i Ahça-âbâd : Tarabuzun hükmünde ma‘mûr [u] âbâdân nâhiye-i kübrâdır. Başka subaşısı vardır. Kal‘ası leb-i deryâda şekl-i muhammes Şeddâdî binâdır. Bu dahi Rûm keferesi binâsıdır, ammâ bânîsî ismi ma‘lûmımız değildir.
EÇS II 248b
Evsâf-ı Polata bâzârı : Bu dahi Tarabefzûn hükmünde nâhiye ve subaşılıkdır. Etrâf [u] eknâfında niçe yüz pâre ma‘mûr ü âbâdân kurâlar olmağıla bu vâdîde haftada bir bâzâr-ı azîm olur kim on bin âdem cem‘ olur ve bu mahalde olan büleyde-i ma‘mûre-i Tarabefzûn'da Hâtûniyye nâmıyla ma‘rûf Selîm Hân-ı Evvel vâlidesinin evkâfıdır. Mütevellî subaşısı hükm eder. Ve bunda bir limân-ı azîm vardır. Bahr-i siyâh mellahları mâbeyninde Polata limanı demekle meşhûr-ı âfak liman-ı ma‘mûredir. Ve sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı liman-ı latîfdir. (---) Andan (---) mil
EÇS II 248b
Kalatimana deresi : Tarabzan dağlarından tulû‘ edüp bu Polata kurbunda Karadeniz'e mahlût olur. Andan (---) mil
EÇS II 248b
Menzil-i Sire deresi : Ma‘mûr ve müzeyyen kurâları vardır. Cümle ahâlîleri meneksile kayıklar ile Tarabefzûn'a bâzâra varup gelirler. Ta’ife-i Rûm ve müslim re‘âyâları vardır. Bu büleydeler Tarabuzun'un cânib-i cenûbuna vâki olmuş kurâlardır.
EÇS II 248b
Evsâf-ı şehr-i azîm ve kal‘a-i ma‘mûr-ı kadîm Vilâyet-i Legzi [Lezgi], Belde-i Tarabefzûn
EÇS II 248b
hamâhallahu min âfâti'd-dehri'd-denîiyyi'l-gerdûn
EÇS II 248b
İbtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ asrında (---) (---) (---) kral binâ etdükde lisân-ı Yunanîde ismi (---) (---) idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûmeli'nden Ceneviz küffârı istîlâ edüp lisân-ı Frenk'de ismi (---) (---) idi.
EÇS II 248b–249a
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...) (...) (6 sene sonra Uzun Hasan) (...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça {âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
EÇS II 249a
Ez-în-cânib Şehzâde Süleymân Tarabozan'da müştakk olup yine anda hâkim idi. Âl-i Osmân'dan dörd pâdişâha bu Tarabefzûn tahtgâh olmuş. Cemî‘î düvelde taht-ı kadîm Tarabefzûn'dur. Ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde pâdişâh olmağın bu Tarabefzûn maskat-ı re’si olmağıla vâlidesin bu Tarabefzûn'a nefy edüp bu şehri tahrîr edüp Batum sancakların dahı ilhak edüp başka eyâlet etmişdir. İki tuğlu mîr-î mirânlıkdır, ammâ zamân-ı Murâd Hân-ı Râbi‘de ve asr-ı İbrâhîm Hân'da niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık mansıb-ı âlî ihsan olunmuşdur. Paşasının, taraf-ı pâdişâhîden kânûn-ı Süleymân Hân üzre 40.000 hâssı vardır. Sancağında on bir subaşısı vardır. Senevî ber-vech-i adâlet on tokuz bin guruş cevz-i ma‘dûdu var. Ta‘addî ile zabt olunsa senevî otuz bin guruş dutar.
EÇS II 249a
Eyâletinde beş sancakdır. Evvelâ livâ-yı Canha ve livâ-yı Batum-ı Zîr ve livâ-yı Batum-ı Bâlâ [ve] livâ-yı Gönye ve livâ-yı Tırabozon, paşa sancağıdır. Kânûn üzre timar defterdârı [ve] defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve timar defterdârı ve mâl defterdârı vardır.
EÇS II 249a
Ve defterdâr-ı timarhâ-yı livâ-yı Batumeyn hâssı 40.299. Livâ-yı Tarabefzûn'da ze‘âmet 43 ve timar 226. Ve livâ-yı Batum ze‘âmet 13, timar 72. Eyâlet-i Trabuzun'da cümle dört yüz elli dörd kayddır. Kânûn üzre cebelüleri bin sekiz yüz yarar nâmdâr askerdir. Paşasının dahı cebelüleri bin yiğit olur. Alay beğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşılarıyla cümle üç bin müsellah asker olur. Hîn-i seferde bu cümle asker-i pür-silâh Paşa sancağı ve alaybeğisi bayrağı altında eşmek şartıyla ma‘mûr [u] âbâdân kurâların senevi (---) (---) yük akçe mahsûlâtların yiyüp sefer eşerler. Nâ-mevcûd bulunsalar ze‘âmet [ü] timarları âhara tevcîh olur. Ve