EÇS II 280a
Menzil-i karye-i Hacıköy: Direkli Boğazı'ndan berü Amasiyye sancağı hudûdudur. Zalmden bir vîrân karye[s]i ve bir vîrân hânı vardır. Ammâ gâyet imâr olacak yerdir kim nazîri yokdur. Andan cânib-i cenûba Marzıvan sahrâsı içre 6 sâ‘atde,
EÇS II 280a
Menzil-i karye-i Kerkiraz (?) : Bu dahi Amasiyye hâkidir. {Yüz elli akçe kazâdır. Altmış pâre kurâsı cümle vakf-ı Resûlullahdır}. Bir câmi‘li ve bir hânlı müselmân köyüdür. Ammâ bu dahi vîrâna yüz dutmadadır. İmâr olacak yerdir, zîrâ menzil yeridir. Andan 8 sâ‘at,
EÇS II 280a
Evsâf-ı şehr-i dârü'l-izzetü asıyye-i şâhika ke-ennahâ bakıyyet mine'l-Amalika ya‘nî cebel-i kudret kal‘a-i Amasiyye
EÇS II 280a–280b
Kadîm-i eyyâmda kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûmdur. Ba‘zı tevârîhde Ferhâd-ı kûh-ken binâ etdi, derler. Mahallinde tahrîr olunur. Ba‘dehû sene 476 târîhinden Âl-i Dânişmendiyye'den Sultân Melik Gâzî, Rûm keferesi elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara edüp fethinde âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb ile alup karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hân {üzre} Timur hurûc etdükde {Amasiyye kal‘asın Timur} feth etmesin deyü mukaddem târîh ile {Yıldırım Hân, Amasiyye'yi} feth edüp İsâ Çelebi'yi hâkim nasb edüp dârü'l-mülk-i taht-ı selâtîn olup hutbe tilâvet olundu ve "Azze nasruhû, duribe Amasiyye" deyü sikkeli akçesi kat‘ olundu. Zîrâ dağlarında ve şehr-i Gümüş'de sîm-i halisin üç yerde ma‘deni vardır. Ba‘dehû 280b pâdişâhlara mahsûs sarây-ı hâs ve bâğçe-i İrem binâ olunup tahtgâh-ı Âl-i Osmân oldu. Ebü'l-feth tahrîrinde eyâlet-i Sivas hâkinde Amasiyye beğinin tahtıdır. Sevâd-ı mu‘azzam ve taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre bu sancak üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 300.000, sancağında ze‘âmet 19, timar 422, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Bu cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleriyle üç bin asker olup alaybeğisi ve paşası sancağı altında sefer eşerler. Pâk ü müsellah ve mükemmel askerleri vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyeleri gâyet ma‘mûrdur. Evvelâ nâhiye-i İnebâzârı ve Geldikkân ve Akdağ ve Kağala nâhiyesi kasabadır. Ve sancağında tokuz kazâdır.
EÇS II 280b
Evvelâ kazâ-yı Köprü, Simere ve kazâ-yı Zeytûn ve Gümüş ve Bulak ve kadısına senevî yedi bin guruş olur. Ve paşasına ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş olur. Paşasının hâssı altı aded subaşılıkdır.
EÇS II 280b
Evvelâ şehr-i Bac-bazar ve Varây ve İnebazarı ve Akdağ ve Suluova ve hâslar subaşısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrafı ve yeniçeri serdârı ve ankâ sipâh kethüdâyeri vardır. Ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâ ve ankâ bâzargânları vardır. Ve ankâ hânedân sâhiblerinden beş yüz akçe müte‘addid mollalar ve beğ ve beğzâdeler ve paşa ve paşazâdeler gâyet çokdur.
EÇS II 280b
Sitâyiş-i eşkâl-i kal‘a-i Amasiyye: Evc-i âsumâna ser çekmiş zirve-i a‘lâsında olan kulle ve burc [u] barûları, cihân-nümâları dâ’imâ ebr-i kebûdlar içredir. Vakt-i zuhur olup küşâde hevâ olunca derûn-ı kal‘ada olan câmi minâreleri ve sakf-ı büyûtları nümâyân olur bir iç kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi tokuz bin altmış adım şekl-i muhammes kûşe kûşe-bendli ve gûnâ-gûn fendli kal‘a-i sengîn bünyâd ve bir kâr-ı Ferhâd kal‘a-i metîn-âbâd[d]ır. Ve cümle kırk bir kulle ve sekiz yüz bedendir. İçinde hâneleri ma‘lûmum değildir, ammâ kâr-ı kadîm sarâylar ve cebehâne ve gılâl anbârları ve su sarnıçları var ve aşağıda cereyân eden nehre nüzûl edecek su yolları hayât bolıdurlar. 3007 lakdır vardır. Ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. Ve cânib-i şarka nâzır 4 kat demir kapusu var. Ve derûn-ı kal‘ada Yıldırım Hân câmi‘i var. Ve ağreb-i garâ’ibden câh-ı cahîm-misâl bir zindânı vardır. Ve cümle sagîr ü kebîr yetmiş pâre topları vardır. İç il olmağıla azîm balyemez topları yokdur.
EÇS II 280b
Bu kal‘anın altı, serâpâ mağaralar ile müzeyyen olup ibret-nümâ gâr-ı yetimânlar vardır. Hatta Celâlî Karayazıcı ve Kara Sa‘îd asrında cümle a‘yân-ı vilâyet cemî‘î zî-kıymet esbâb [u] eşkâllerin bu mağaralara ve bu kal‘aya hıfz edüp ehl [u] iyâlleriyle masûn [u] mahfûz olmuşlardır. Hatta Timur-ı bî-nûr yer götürmez deryâ-misâl asker ile bu kal‘ayı yedi ay muhâsara edüp bir vecihle zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişdir. Gerçi iç ildir ammâ bir celâlî mütehassın olmasın içün dizdâr ağası ve (---) aded neferâtları da dîde-bânlık eyleyüp kapusunda pür-silâh âmâde dururlar. Ammâ aşağı kal‘ası şehrin tâ ortasından cereyân eden nehr-i Tozanlı kenarında yalın kat dîvârlı bir alçacık taş binâ kal‘adır, cirmi ma‘lûmum değildir.
EÇS II 280b
Ammâ üç kapusu var; {Kıbleye nâzır alçak köprüde Karanlık kapu ve kal‘aya nâzır Ma‘denus kapusu, Bâyezîd Hân Köprüsü yoludur, Merzifon ve Gergera[n] kasabası ve Lâdik ve Varay ve cânib-i garba Meydân kapusu tahta cisr-i azîme karşı şehre Gök Medrese'ye geçer ve cânib-i şarka Bâb-ı Serkiz ve Zeytûnâbâd, kabr-i Elvân Çelebi ve Amasiyye tahta cisri karşu şehirde Garîbler câmi‘ine geçerler}.
EÇS II 280b
Ve cümle ma‘mûr sarâyları ve gayrıları altıyüz hânedir. Câbecâ esvâk-ı muhtasarı var. Ve (---) câmi‘i (---) (---) (---) var.
EÇS II 280b
Bu kal‘a dibinden cereyân eden nehr-i Tozanlı, Tokat'dan yukaru Tokat kazâsı sancağı dağlarında Tozanlı dağlarından gelüp kal‘a-i Tokat önünden geçüp {Eski İnebâzârı'ndan beri Kar gölünden beri kal‘a-i Turhal kasabasının arasından geçüp Çengâlli belinden beri Sarıkusu'ndan beri Dadoy Kırı köprüsünden Cilân köprüsünün arasında nehr-i Çekerek'e karışır. Bu cisreyn kâr-gîr kantara-i azîmlerdir.
EÇS II 280b
Andan Ferhad Boğazlarından geçüp Amasiyye'ye uğrar ve bu nehre Lâdik gölünün ayağı Kavze önünden Suluova içinden berü gelüp Amasiyye kurbunda nehr-i Tozanlı'ya mahlût olur}. Amâsiyye'ye uğraduğiçün efvâh-ı nâsda yâvedir ammâ mezeden hâli değildir. "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Bu nehir Amasiyye'den aşağı geçdikden sonra Çihârşenbe suyu derler, niçe büleyde ve kurâlara uğrayup mezra‘aları ve bâğ u besâtînlerini rey edüp ubûr ederek Karadeniz'in sâhilinde kal‘a-i Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâha dökülür. Ammâ kasaba-i Çihârşenbe altında niçe uyûnlar karışır ve Sivas eyâletinde kal‘a-i Niksâr altından cereyân ederek Boğazkesen'de dahi nehr-i Kerkük'e mahlût olup yedi nehir mahlût oldukdan sonra Samsun dibinde deryâ-misâl deryâya mahlût olur. Bu nehr-i azîmin şehr-i Amasiyye iki cânibine vâki‘ olmuş kat-ender-kat dâmen-i dağlara ve bayırlara vâki‘ olmuş şehr-i azîmdir.
EÇS II 280b–281a
Ve bu nehir üzre Sultân Bâyezîd-i Velî'nin (---) göz bir cisr-i azîmi vardır. Bu dahi ağreb-i garâ’ibden cisr-i musanna‘dır. Bu nehr Amasiyye'ye cânib-i cenûbdan gelüp niçe bin bâğ u bâğçeleri saky edüp niçe yüz su dolâbların deverân etdirerek şimâl cânibine cereyân eder. 281a Anınçün Hamâ ve Adana ve Amasiyye'nin su dollâbları meşhûrdur.
EÇS II 281a
Ve bu şehr-i Amasiyye'nin şarkîsi ve garbîsi ta‘bîr etdükleri cümle 48 mahalle-i müslimîn ve beş mahalle-i Nasârâ-yı Mesîhîn vardır. Ve cümle-i cümele sağir ü kebîr beş bin imârhâne ve sarây-ı azîmler ve gayrı büyûtlardır.
EÇS II 281a
Cümleden pâdişâhlara mahsûs sarây-ı sultânî ikidir, (---) Hân binâsıdır. Sâhil-i nehrde hadîka-i bâğ-ı İrem-misâl gül [ü] gülistânlı ve sünbül [ü] reyhânlı şâhâne kasr-ı gûnâ-gûn ve müte‘addid kâ‘alar ile ârâste ve eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste sarây-ı ibret-nümâdır. Bâğçe-i hâs üstâdı ve elli aded sarı külahlı çapacı bâğbân [u] bostâncıları var, andan Paşa Sarâyı, Mehemmed Paşa Câmi‘ine muttasıldır. Ve iç kal‘ada Sultân Bâyezîd Sarâyı ve Şemsî Paşazâde Ahmed Paşa Sarâyı ve Hoca Ahmed Paşa Sarâyı ve Yorgoç Paşa Sarâyı ve Geldikkânlı Alî Paşa Sarâyı, cümle sarâyları ve gayrıları kiremitle mestûrdur. Bunlardan mâ‘ada sarâylar hadden efzûndur, ammâ tahrîrinde âciziz. Zîrâ i‘tibârı olmayan eşyâları tahrîr etmede melâlet var.
EÇS II 281a
Der-beyân-ı cevâmî‘-i Amasiyye: Cümle iki yüz kırk mihrâbdır. Evvelâ Câmi‘-i Sultân Bâyezîd-i Velî: İbtidâ hükûmeti, âlem-i şehzâdeliğinde Tarabefzûn'dur, andan bu Amasiyye'dir. Bundan der-i devlete gidüp pederi Ebü'l-feth Mehemmed Hân Üsküdar kurbunda Mâldepe'de merhûm oldukda müstakil pâdişâh olup Amasiyye'de pâdişâh oldum deyü Amasiyye halkını cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [ve] müsellem edüp bu câmi‘i binâ etdi. Ammâ latîf câmi‘dir. Tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili gâyet musanna‘dır ve yekpâre bir kubbe-i nîl-gûndur. Lâkin ol kadar büyük değildir. Cânib-i edvârında sâ’ir selâtîn cevâmi‘leri gibi kanâdiller zeyn edecek soffası vardır. Cânib-i erba‘asında revzenleri üzre münevver câmi‘leri vardır. Kıble kapusu gâyet musanna‘dır. Târîhi "Hurrem binâ", sene 893 vâki‘ olmuşdur. İki minâresi ve bir haremi var. Etrâfı soffalar ve gûnâ-gûn amûdlar üzre kıbâblardır ve hareminin vasatında bir musanna‘ âbdest havzı vardır. Ve taşra haremi içre çınâr-ı müntehâlar eyle zeyn olmuşdur kim evkâf-ı azîmdir.
EÇS II 281a
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
EÇS II 281a
Evsâf-ı mesâcid-i Amasiyye: Evvelâ Sarrâclar Mescidi ve Büyük Ağa Mescidi ve Temennâ Mescidi ve Kılcı Mescidi ve Kadı Köprüsü Mescidi ve Dere Mahalle Mescidi ve Yukaru Bâzâr Mescidi ve Sefer Ağa Mescidi ve Bedâsten Mescidi ve Çöplüce Mescidi ve Mustafâ Beğ Mescidi ve Alî Ağa Mescidi ve Aşağı Bâzâr Mescidi ve Garîbler Mescidi ve Çukurlar Mescidi ve Hocazâde Mescidi ve Atmeydânı Mescidi ve Kanlı {Bâzârı Mescidi ve Bakacak Mescidi ve Yukaru Meydân ve Aşağı Meydân Mescidi. Bu cümlesi kurşumlu imâr-ı selâtin câmi‘-misâl mesâcidlerdir kim ma‘lûmumuzdur}. ,
EÇS II 281a
Evsâf-ı medâris-i Amasiyye: Cümle on aded medrese-i dârü't-tahsîli'l-ulûmdur. Ammâ cümleden mükellef ve ma‘mûr ve müzeyyen Medrese-i Sultân Bâyezîd-i Velî ve Medrese-i Mehemmed Paşa ve Kadı Medresesi ve Gök Medrese ve Büyük Ağa Medresesi kurşumlu binâ ve dud ağaçlı ve bâğçeli dârü't-tedrîsdir. Medrese-i Küçük Ağa ve Medrese-i Bâyezîd Paşa ve (---) (---)
EÇS II 281a
Evsâf-ı dârü'l-kurrâ-i Kur’ân: Cümle tokuz aded dârü'l-Kur‘ân'dır. Evvelâ kurrâ-i Bâyezîd Hân: Üç yüzden mütecâviz talebe-i hâfız-ı Kur’ân vardır kim her biri kırâ’at-i İbn Kesîr ve seb‘a ve aşere ve takrîb kırâ’ati sâhibi hamele-i Kur’ân ulemâları vardır.
EÇS II 281a
Evsâf-ı dârü'l-hadîs: Cümle (---) aded dârü'l-hâdîs-i kudsî ve mahall-i hadîs-i Nebîdir.
EÇS II 281a–281b
Evsâf-ı dârü't-ta‘lîm, mekteb-i sıbyân-ı ebced-hân : Cümle 200 aded mekteb-i tıflândır. Bâlâda tahrîr olunan kırk sekiz mahallenin 281b ve tahrîr olunan cevâmi‘ ve mesâcidlerinin kurbunda birer mekteb-i sıbyân mukarrerdir kim niçesi kurşumlu imâr mekteblerdir. (---) (---)
EÇS II 281b
Evsâf-ı tekye-i dervîşân-ı zî-şân: Cümlesi kırk aded zâviye-i ehl-i tarîkdir. Cümleden âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî ki, Mevlevîhâne ve semâ‘ ve safâhânedir. Ve Tekye-i Hızır-İlyâs ve Tekye-i Gök Medrese ve Tekye-i Pîrler ve Şâmiler Tekyesi ve Gülâbîzâde Tekyesi ve Müftîzâde Ahmed Efendi Tekyesi ve Kanlıbâzârında Kâdirî Tekyesi ve Miskinler Tekyesi
EÇS II 281b
Evsâf-ı imâret-i dârü'z-ziyâfe: Cümlesi on aded dârü'l-it‘âmdır. Cümleden mükellef Sultân Bâyezîd-i Velî imâretinin rûz-merre merreteyn cümle fukarâya ni‘met-i bî-kusûru mebzûldur. Ve imâret-i Mevlevîhâne: Dervîşânlarından mâ‘adâ fukarâlara ni‘meti mebzûldur. Ve İmâret-i Pîr İlyâs Dede ve İmâret-i Mehemmed Paşa ve Bâyezîd Paşa ve Yorgoç Paşa ve Gök {imâret ve Hâtûniyye İmâreti ve imâret-i Çöplüce}
EÇS II 281b
Evsâf-ı kârbânsarây: Cümlesi (---) aded mihmânsarây-ı kebîrlerdir. Evvelâ bu hâne-i Sultân Bâyezîd-i Velî cümle rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Bâyezîd Paşa, bu hânesi kurşumludur. Tâbhâne-i Bayrâm Paşa, Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîridir, cümle kurşumludur ve tâbhâne-i Çöplüce, kiremitlidir. Gök Medrese tâbhânesi, Yorguç Paşa'nındır ve Doğruotur tâbhânesi, bunların ni‘meti mebzûldur.
EÇS II 281b
Evsâf-ı hân-ı hâcegân: Cümlesi (---) aded kal‘a-misâl rasâs-ı nîl-gûn ile mestûr demir kapulu hânlardır. Evvelâ Sarı Mehemmed Ağa Hânı; kurşumludur. Ve Sultân Bâyezîd Hânı ve Yorguç Paşa ve Bâyezîd Paşa ve Hoca Mehemmed Hânı ve Kapan Hânı, mîzân bundadır ve Rıdvân Ağa Hânı ve Mehemmed Paşa Hânı ve ana karîb Timarhâne-i azîm-i âbâdân, evkâf-ı kadîmdir.
EÇS II 281b
Evsâf-ı hân-ı mücerredân: Cümlesi (---) aded bekâr ve garîbü'd-diyâr sâhib-i kâr kimselerin odalarıdır. Başka bevvâbları ve odabaşıları vardır. Her gice ba‘de'l-ışâ tablları döğülüp kapuları sedd olur. Taşrada kalan giremez ve giren merd ü ferd ve ehl-i derd çıkamaz. Tâ ki sabâh olunca kapusu küşâde olup herkes kârına ve dükkânına gidüp meşgûl {olurlar}.
EÇS II 281b
Evsâf-ı hammâmât: Cümlesi (---) aded hammâmlardır. Evvelâ Sinânoğlu hammâmı ve Kumacak hammâmı, kurb-ı Bâyezîd Paşa ve Mustafâ Beğ hammâmı, muttasıl-ı câmi‘-i Mehemmed Paşa ve Sarây hammâmı, kurb-ı Hünkâr Sarâyı ve Ilıcahammâm, alçak cisr başında su kenarındadır ve Çardaklı hammâm, Hacızâde kurbunda ve Kadı hammâmı, kurb-ı câmi‘-i Fethiyye ve Sultân Bâyezîd hammâmı ve Yorguç Paşa hammâmı ve Kanlıbâzârı hammâmı {ve karşu kal‘a içinde dörd hammâmdır, ikisi sâde hammâmdır, mâ‘adâsı çifte hammâmlardır kim güzîde hammâmlardır ve meydân mahallesinde iki hammâmdır, biri çiftedir}.
EÇS II 281b
Evsâf-ı çârsû-yı bâzârı: Cümle bin altmış dükkân ve yüz altmış esnâf-ı gûnâ-gûndur. Ekseriyyâ çârşusı Bursa pâzârı gibi kâr-gîr kemer-kâb esvâk-ı sultânîlerdir. Ve kal‘a-misâl cümle kıbâblar ile müzeyyen dörd demir kapulu bezzâzistânı vardır. Çârsûlarının ekserî kurşumlu ve serâpâ kaldırım döşelidir. Cümle bâzârı ve bezzâsteni Bâyezîd Hân Câmi‘i tarafındadır.
EÇS II 281b
Der-sitâyiş-i esmâ-i mahallât: Cümle kırk sekiz mahalledir. Evvelâ kal‘a tarafında Şâmlar mahallesi ve karşu şehir tarafında mahalle-i Bâyezîd Paşa ve mahalle-i Mehemmed Paşa, mahalle-i Sarây ve Hoca mahallesi kefere-i Ermenilerdir, ve mahalle-i Sofular ve mahalle-i Çöplüce kal‘a dibinde mahalle-i Serkiz ve mahalle-i Dere ve Kadı Köprüsü mahallesi ve mahalle-i Temennâ ve mahalle-i Kıllıca ve mahalle-i Bakacak ve mahalle-i Kanlıbâzâr.
EÇS II 281b
Der-sitâyiş-i a‘yân [u] eşrâf [u] kibâr: Evvelâ veliy-yini‘metimiz Hacı Paşazâde ve Bekir Beğ ve Kethüdâyeri Kuloğlu Mehemmed Ağa ve Kethüdâyeri Gazanfer Ağa ve Ferrûh Ağa ve Bâkî Paşa Rıdvân Ağası ve Çerkes Alî Ağa ve Uzun Alî Ağa ve Kâfir Murâd Ağa ve Helvacı Mehemmed Ağa ve karındaşı Deli Yûsuf Ağa ve Kadızâde Mehemmed Ağa ve Gürcî Alî Beğ ve Sarı Alî Beğ, bu cümlesi paşalığa lâyık ağalardır {ve 13 paşalar vardır}.
EÇS II 281b
Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled: Cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’ima humret üzredir. Ahâlîsinin bir fırkası paşa ü beğ ve zâ‘im ü zu‘amâ ve erbâb-ı timar ve ehl-i hizmetdir. Bir zümresi ulemâ ü kudât u meşâyih-i vazîfe-hârân [u] eimme ü hutebâ ve eczâ-hânândır. Bir zümresi dahi tüccâr u avân ve ehl-i hizmet [ü] ehl-i hırefdir.
EÇS II 281b
Der-ta‘rîf-i lisân u libâs-ı ehl-i beled: Erbâb-ı ma‘ârif ve tekye-şinâsân çelebîleri gâyet çokdur. Fesâhat ve belâğat üzre kelimât ederler. Sâ’ir re‘âyâları "Şuna çokuşarak iş kayuralım, şu işi âlâtelâyı görelim, onatca er imiş" deyü bu gûne lisânları var. Esbâbları semmûrlu ağayânî ve çuka ferâceli, vasatü'l-hâli bogasi giyerler.
EÇS II 281b–282a
Der-sitâyiş-i mahbûb u mahbûbe: Gerçi Türkistândır, ammâ kesb-i tarâvetden mahbûb u mahbûbeleri hüsn-i cemâlde ve lutf ü i‘tidâlde olup kelimâtları mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn mü’eddeb ve mü’eddebeleri câr-ızâr bürünüp gezerler. 282a
EÇS II 282a
Der-beyân-ı me’kûlat-ı mahsûlât: Evvelâ Kağale nâhiyesinden dandâr deve dişi buğdây gelüp hâs ve beyâz lavaşa ve kirde ve çakıl ekmeği olur kim âdemin reng-i rûyu görünür ve kırk gûne emrûdu ve la‘l-gûn kirazı ve yedi gûne âbdâr üzümü ve dudu ve yedi elvân ekmek ayvası ve ayva perverdesi rub‘-ı meskûnda yokdur. Pâdişâha hedâyâ gider.
EÇS II 282a
Der-beyân-ı meşrûbat-ı mahsûlât: Evvelâ mümessek ve mu‘amber bekmez şerbeti ve ayva perverdesi şerbeti şiddet-i hârda ve hummâ harâretine tîn-ı mahtûm kadar nâfi‘dir. Ve keçeden süzülmüş dil buran üzüm şırası gâyet la‘l-gûn ve kuvvet-i kuvâ-yı bedendir. Ve dud şarâbı ve hardaliyyesi ve Bulduklu şarâbı diyâr-ı Acem'e hedâyâ gider, beyâz şarâb lezizdir. (---)
EÇS II 282a
Der-beyân-ı sanâyi‘ât-ı memdûhât: Her esnâfda erbâb-ı ma‘rifeti çokdur, amma cümleden hayyal-i sûzen-gâr-ı hayyâtı ya‘nî derzisi ve hallâcı meşhûrdur. Hallâcı yayın destine alup etek der-meyân edüp yigirmi dörd usûlde kaçan tokmak urduklarında âdem hayrân olur. Berber civânları ve helvacı civânı ve azâz civânlar gâyet meşhûr civânları olur.
EÇS II 282a
Der-beyân-ı âsâr-ı ibret-nümâ imârât: Evvelâ zamân-ı Amalika'da bu şehrin vasatında bu nehr-i Tozanlı cereyân etmezmiş. Ferhâd nâm bir kimesne Şîrîn'e aşık olup nehri şehr içinden cereyân etdirüp hâlâ ferhâdî külünklerinin alâmeti şehrin cânib-i garbında kayaları peynir gibi kesüp şehre su getirüp cümle çeşmeleri ol kayalar tarafından gelir âsâr-ı azîmdir.
EÇS II 282a
Der-beyân-ı ekâlim ve arz-ı beledi [ve] tûl-ı nehârât: Bilâd-ı Amalika'dan olup iklîm-i hâmisde vâki‘ olmağıla arz-ı beledî (---) (---) (---) (---) (---) ve tûl-ı nehârî,