İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS II 298b
Aldı Tebrîz-i Özdemirzâde
EÇS II 298b
diğer târîh
EÇS II 298b
Avn-i Hakkile alındı Tebrîz sene 992."
EÇS II 298b
Osmân Paşa bu kal‘ayı binâ edüp bânî-i hâmis olup cümle deryâ-misâl asker ile ihtimâm [u] cehd-i tâm edüp otuz altı günde kal‘a itmâm bulup cümle cebehânesi ve sâ’ir levâzımâtı ve kırk bin kul ile kal‘ayı pür etdükde bi-emrillah Özdemirzâde ibtidâ cum‘a kılmak müyesser olmayup ömr-i girânmâsı âhir olup âhir ahşâm namâzın edâ edüp civâr-ı rahmete vâsıl olunca cümle asâkir-i İslâm Cığalazâde Sinân Paşa'yı serdâr kabul edüp kal‘a-i Tebrîz'in miftâhlarıyla Osmân Paşa'nın fevti haberin der-i Devlete i‘lâm etdüklerinde fi‘l-hâl âsitâne-i sa‘âdetden bir çâpük kapucıbaşı ılgar ile Şâm-ı Tarabulus Vezîri Hadım Ca‘fer Paşa'yı serdâr edüp ol dahi ılgar ile gelüp müstakıllen hâkim-i Tebrîz ve serdâr-ı mu‘azzam olup adl [u] dâde başlayup Tebrîz'i eyle imâr etdi kim Muhammed Şâm-ı Gazan ahdinde olandan bin kat ziyâde imâr oldu.
EÇS II 298b
Der-beyân-ı tahrîrât-ı Tavâşî Ca‘fer Paşa: Cümle seksen bin hâne tahrîr olunup üç kerre yüz bin âdem şehr içre, beş kerre yüz bin re‘âyâ eyâlet-i Tebrîz'de tahrîr olunup günden güne ma‘mûr [u] âbâdân olmada iken takdîr-i ilâhî sene 1003 târîhinde Âl-i Osmân Devletinde sipâh ve gayr-i asâkir-i gümrâh fetreti mahallinde kızılbaş-ı bed-ma‘âş fursât bulup Gence ve Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Revân ve Nahşivân ve Tebrîz'e istîlâ edüp ol asrdan sonra kızılbaş-ı bed-ma‘âşa karârgâh olup imâr etmede iken Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezelîsi ta‘alluk edüp sene 1044 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Şirvân ve Şamâkî ve Tiflis ve Tomanis kal‘aları istîlâsı intikâmiyçün diyâr-ı Acem'e gelüp kal‘a-i Revân üzre revâne olup yedi günde kal‘a-i Revân'ı feth edüp kal‘a-i Nahşivân'ı ve şehr-i Merend'i ve Karabâğları harâb ü yebâb ederek gelüp şehr-i Tebrîz'de bir hafta meks edüp cümle guzât-ı müslimîne "koma kurdum" edüp ibtidâ bilâ-teşbîh Şâh Abbâs'ın bâğ-ı hıyâbânın hâke berâber edüp ba‘dehû cemî‘î imâristânların ıhrak-bi'n-nâr edüp ancak kârgîr binâ câmi‘-i selâtînler ve hammâmât ve sâ’ir imâretler kalup sa‘âdetle Van tarafına revâne olup dârü's-sa‘âdelerine gidüp karâr ederler. Beri tarafda Şâh Abbâs İrân u Tûrân askeriyle şehr-i Tebrîz'e gelüp re‘âyâ vü berâyâlara istimâletler verüp imâr eder.
EÇS II 298b
Hâlâ imâristân-ı Tebrîz-i dil-âvîzi beyân eder: Hâlâ dest-i Acem'de Azerbaycân tahtıdır ve hân-ı âlîşânlıkdır. Birkaç kerre hânlar hânlığı olmuşdur. Cümle on bin askere mâlikdir. Müftîsi ve şeyhu's-sâdâtı ve mollası, kelenteri ve münşîsi ve darûgası ve korucubaşısı ve dizçöken ağası ve çiğ yiyen ağası ve yasavul ağası ve eşik ağası (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve mihmândârları vardır. Bu mezkûr ağavâtlar ile şehr-i Tebrîz'i zabt u rabt edüp eyle adl-i adâletleri var kim gûyâ adl-i Enûşirvân-ı Kisrâdır, bir ferd-i âferîde bir merdin dâne-i hardalına va‘z-ı yed etmeğe kâdir değildir (---) (---)
EÇS II 298b
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Tebrîz
EÇS II 298b
Cümle üç yüz yigirmi mihrâbdır. On tokuzı câmi‘-i selâtîn-i mâzîdir. Ellisi câmi‘-i hân-ı hânân ve vüzerâ-yı Âl-i Osmân ve gayrı a‘yândır.
EÇS II 298b
Evvelâ cümleden câmi‘-i atîk Zübeyde Hâtûn Câmi‘i: Tarz-ı kadîm ve ma‘bedhane-i azîm olup kubbesi ve cümle der-i dîvârları Kâşî-yi çindir. Ve mihrâbının cîri müşk-i amber-i hâm ile tahmîr olunmuşdur. Bir minâresi serâpâ Kâşî mînâ ile mebnî ancak bî-bedel bir minâre-i âlîdir.
EÇS II 298b
Andan câmi-i Mütevekkil Alallah: Bu dahi tarz-ı kadîm Kâşî çîn ile inşâ olunmuş bir minâreli câmi‘dir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile sâhibü'l-hayrâtlar ta‘mîr u termîm ederek nâmı güm olmuşdur. {Hâlâ Dımışkiyye derler}
EÇS II 298b
Andan câmi‘-i Sultân Muhammed Şâm-ı Gazan: Zamân-ı kadîmde bâğ-ı İrem içre bir câmi‘-i münevver imiş. Hâlâ teng ü târ yirde kalup bir minâreli câmi‘-i köhne bünyâddır.
EÇS II 298b–299a
Andan şâh-ı İrân-zemîn Câmi‘-i cihân Şâh Emîn: Azamet-i Hudâ tâk-i kisrâdan nişân verir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir Baybars Câmi‘idir. Bir minâreli ve harem-i zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmiş kıbâblar ile pîrâste ve cümle der-i dîvârları beyâz ve musaykal ve mücellâ Hıtayî kâğız-misâldir. Beyz-âsâ câmi‘-i zîbâdır kim içinden incinenlerin çıkacağı gelmez ammâ Şi‘îlerin gireceği gelmez. Zîrâ mihrâbı önünde bir hıyâbân-ı İremi var kim felekde mislin Melek Ahmed Paşa görmemişdir. Gûnâ-gûn şükûfesinin râyihâ-i tayyibesi cemâ‘atin dimâğın mu‘attar 299a eder. Ve tuyûr-ı hoş-elhânların esvât hazînleri mahzûn cemâ‘ati handân eder. Diyâr-ı Acem'de bu imâretin nâmına Heşt-behişt derler.
EÇS II 299a
Andan evsâf-ı Câmi‘-i Sultân Hasan: Azerbaycân şâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etmişdir. Ol Hasan'dır kim Erzurûm'un şarkîsine bir merhale karîb Hasankal‘asın binâ edüp Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'le Tercân sahrâsında ceng-i azîm edüp cümle askeri Ebü'l-feth kılıcından geçüp ancak Uzun Hasan Şâh cân kurtarup bu Tebrîz'de dâğ-ı derûnundan cânın verüp bu câmi‘i cenbinde medfûn olan Uzun Hasan câmi‘idir kim serâpâ enderûn [u] bîrûnunun cânib-i erba‘ası ve kıbâbları cümle Kâşî çin ile mebnî olmuş câmi‘-i bî-bedeldir. Hakkâ ki Hasan hüsn-i nazarile bir câmi‘-i müstahsen binâ etmiş kim gûyâ Mısır'daki Sultân Hasan câmi‘idir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinân mehâfili üzre olan hûrde-kârlık ve san‘at-ı hezâr-fenlik hezârân üstâd-ı mermerber bir yire cem‘ olsa ol mihrâb ve minbere bir tîşe {ve erre, ya‘nî destere} urmağa kâdir değillerdir. Derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘asında olan revzenlerinde olan san‘at-ı haddâdî ve billûr ve necef ve moran câmlarında olan şuğl-ı bennâyî bir câmi‘de yokdur. Ve kıble kapusunın cânib-i erba‘asında olan gûnâ-gûn zîhler ve mukarnas ve islimîler ve kitâbe ve turuncalar ve girişme ve münakkaş rûmîler var kim her biri sihr-i mübîn mertebesi kasd-ı tasarruflar edüp üstâd-ı kalemkâr yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Ve cümle derveze ve revzenler üzre mevzûnca kitâbeler üzre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattıyla (---) (---) tahrîr olunmuşdur. Ve mihrâbın tarafeyninde iki mevzûn asferü'l-levn seng-i yerekânîsi vardır kim her biri birer İrân [u] Tûrân harâcı değer, gûyâ kehribâlardır. Bu sütûnların nazîri Mısır u Şâm ve Irâk-ı Arab ve Acem'de yokdur. İllâ bu Câmi‘-i Hasan'dadır.
EÇS II 299a
Bundan mâ‘adâ cümle on tokuz câmi‘-i selâtîn-i mülûklardır kim her biri birer tarz u tavr u tarh üzre mebnî olup ruhâm-ı ibret-nümûn ile mefrûş ve Kâşî-i gûnâ-gûnlar ile melbûs olup nakş-ı bukalemûn ile tezyîn olmuş cevâmi‘ler, her birinde olan âvîzât [u] maslûbât-ı musanna‘âtlara âdem im‘ân-ı nazar ile nazar etse vâlih [ü] hayrân olup gûyâ her câmi‘-i pür-envâr birer nigârhâne-i Çîn [u] Mâçîn'dir kim kalemlerle ta‘rîf ve tavsîf olunmaz. Lâkin fakîr câmi‘ler cemâ‘atden garîb kalmışlardır. Rûm u Arabistân câmi‘leri gibi derûn-ı câmi'de cemâ‘at-i kesîre olup cemâ‘at ile namâz kılınmaz. Hemân ezânlar kırâ’at olunup herkes elbette câmi’e gelüp edâ-yı evkât-ı hamse edüp bir ân durmayup gider. Böyle cemâ‘atden garîb cevâmi‘lerdir.
EÇS II 299a
Ve bu Uzun Hasan Câmi‘i mukâbelesinde Câmi‘-i Şâh İsmâ‘îl; gâyet musanna‘ câmi‘dir.
EÇS II 299a
Ve yine Sultân Hasan Câmi‘i kurbunda Câmi‘-i Şah Maksud b. Sultan Hasan münevver câmi‘dir.
EÇS II 299a
Ve câmi‘-i Çârminâre; câmi‘-i atîkdir.
EÇS II 299a
Ve Câmi‘-i Şâh Abbâs-ı Evvel; Sarrâçhâne başında câmi‘-i bî-bedeldir.
EÇS II 299a
Ve Ulu Câmi‘ : Bir câmi‘-i kebîrdir kim kıble kapusunda mihrâb tarafında âdem güc ile nümâyândır. Cümle iki yüz pâye üzre cîr ile pûşîde câmi‘dir.
EÇS II 299a
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS II 299a
Der-sitâyiş-i mesâcid-i Tebrîz:
EÇS II 299a
Der-sitâyiş-i medâris-i Tebrîz: Cümle kırk yedi medrese-i azîmler vardır kim hâlâ ma‘mûr [u] âbâdân dârü't-tedrîslerdir. Cemî‘î ulûm görülür. Fudalâu'd-dehrden ulemâ-yı dehrîleri vardır.
EÇS II 299a
Evvelâ Medrese-i Zevce-i Şâh Cihân:
EÇS II 299a
Der-sitâyiş-i dârü'l-kurrâ-yı Kur’ân: Cümle yigirmi dârü'l-kurrâları vardır. Ammâ bi-emrillah Acem diyârına Kur’ân-ı azîmi kemâ hüve hakkahu tecvîd ile okumak verilmemişdir. Ekseriyyâ galat tilâvet ederler. Kelâm-ı izzetlerinde niçe âyet nakısdır.
EÇS II 299a–299b
Der-sitâyiş-i dârü'l-hadîs: Cümle yedi yerde dârü'l-hâdîs-i Nebevî vardır. Lâkin ulemâları ilm-i hadîs ile şöhret bulmamışlardır. Hemân kelâm-ı Hazret-i Alî ve kelâm-ı düvâzde imâmân ile amel ederler. Hatta "kâle Hazret-i Alî sallallahu Te‘âlâ aleyhi ve sellem" deyü kelâm-ı Alî tilâvet ederler. Belî hadîs-i sahîh dahi nakl ederler ammâ kelâm-ı Alî makbûldür. Niçe bin hadîs-i Murtazâ kitâbları vardır. (---) (---) (---) (---) (---) 299b
EÇS II 299b
Der-sitâyiş-i mekteb-i tıflân-ı ebced-hân: Cümle altı yüz aded dârü't-ta‘lîm-i Kur’ândır. Evvelâ mekteb-i Şeyh Safî ve mekteb-i Hasan Meymendî ve mekteb-i Takî Hân ve mekteb-i Sultân Hasan ve Sultân Ya‘kûb, bunlarda her sâl gılmâna hil‘at verilir.
EÇS II 299b
Der-sitâyiş-i tekyegâh-ı dervîşân: Cümle yüz altmış tekye-i muhibb-i hânedân-ı dil-rîşândır. Tekye-i Şems-i Tebrîzî ve tekye-i Bulduk Hân ve tekye-i Zeyneb Ağam ve tekye-i Ukayl, tekye-i Mîr Haydar, mahalle-i derveze-i Rîkde âsitâne-i Bektâşiyândır kim {Azerîk mahallesindedir}.
EÇS II 299b
Ta‘rîf-i çeşme-i âb-ı revân: Cümle altı bin çeşme-sârâ-yı revândır. Ammâ cümlenin menba‘ı kûh-ı Sehen'den gelir ve bu çeşme-i âb-ı hayâtlardan mâ‘adâ şehr içre ve hâricinde cümle tokuz yüz kariz ve kanavât cereyân eder. Cümlesi hâzımu'l-ifrâtdır.
EÇS II 299b
Der-beyân-ı sebîl-i cân-sitân: Cümle bin kırk aded sebîlhaneleri var kim mükellef binâlar ile mebnîdir. Cümleden Gül Rüstem Hân sebîli ve Şâh İsmâ‘îl sebîli ve Kör Hudâbende sebîli ve Hoca Şâh sebîli ve Rızâ sebîli ve Yâr Alî sebîli meşhûrlardır.
EÇS II 299b
Der-sitâyiş-i mahallât-ı büldân: {Evvelâ bu diyârda mahalleye derveze derler. Cümle bin altmış derveze ta‘bîr olunur. Evvelâ derveze-i Dımışkiyye ve derveze-i Pul-bâğ, "pul", köprüye derler, ya‘nî Köprü mahallesi derler, derveze-i Sîncânân ve derveze-i Verdiçûk ve derveze-i Şütürbân ve derveze-i Rîk, hân sarâyı bu mahallededir, ve derveze-i Hıyâbân ve Tebrîz'in şimâlinde derveze-i Sürhâb ve dervaze-i Emîre Kız} ve Serdâb mahallesi, Özdemirzâde Osmân Paşa serdâbını tathîr etdüğü bir azîm serdâbdır. Miyâh-ı Tebrîz ve kanavât [u] kariz ile bu serd-i âb Serdâb mahallesinden cereyân eder. Mahalle-i Çârminâre ve mahalle-i Mırmır ve mahalle-i derveze-i Ser[ay].
EÇS II 299b
Tavsîf-i sarây-ı a‘yân: Bin yetmiş sarâydır. Evvelâ sarây-ı Allahverdi Hân, der-mahalle-i Emîrekız ve sarây-ı Rüstem Hân, der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
EÇS II 299b
Der-beyân-ı sarây-ı kârbân: Cümle iki yüz ârâmgâh [u] mihmângâh kârbânsarâydır. Zübeyde kârbânsarâyı ve kârbânsarây-ı Şâh cihân ve kârbânsarây-ı Şâh İsmâ‘îl ve kârbânsarây-ı Pîr Budak Hân ve kârbânsarây-ı Âlem Şâh Begüm duhter-i Şâh Cihân.
EÇS II 299b
Der-‘ayân-ı hân-ı hâcegân: Cümle yetmiş aded hân-ı sevdâgerândır. Ca‘fer Paşa hânı ve hân-ı Şâh Bende Hân der-bâzâr-ı külâh-dûzân Beğim hânı ve kârbân-sarây-ı Baba Hakkı (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 299b
Nemedbeç (?) hân-ı gurebâ-yı mücerredân: Cümle yüz on bekârhâne-i gurebâ-yı ehl-i ma‘ârif [u] garîbü'd-diyârdır. Hân-ı müstakîm, hân-ı Ferhâdiyye ve hân-ı Ca‘feriyye, hân-ı Fîrûz Hân, hân-ı Gevher Hân, hân-ı Ciğâl Paşa, bekârhâne-i kelenter.
EÇS II 299b
Aded-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle yedi bin esvâk-ı şâhîdir kim çoğu Haleb tarzı kârgîr kâbdır kim cemî‘î emti‘a ve kalay bu bâzâr-ı hüsünde füruht olunur azîm bezzâzistânı vardır kim ankâ hâcegiyân anda kâr [u] kesb ederler {bir kârgîr yek kubbe-i azîm bezzâzistânı vardır kim rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur}
EÇS II 299b
Evsâf-ı reng-i rûy-ı pîr [ü] civân: Âb [u] hevâsının letâfetinden cümle halkı zinde ve ten-dürüst ve serv-kad ve lâle-had ve siyâh-hat olup reng-i rûyları verd-i handân gibi la‘l-gûn ve hokka-dehen ve gül-fâm civânları vardır.
EÇS II 299b
Sitâyiş-i mahbûbe [vü] mahbûbân: Cümlesi ebyazu'-levn ve hoş-sûret ammâ mütekebbir [ve] sâhib-i nahvet olurlar ve mu‘âşerât-ı latîf ü şîrîn, sühan-perdâz [u] sâhib-cemâlleri vardır kim anların hakkında. "İnne'l-kebîre ahlâ mine'ş-şebâb" denilmişdir kim cîhân-ârâ dilberi vardır.
EÇS II 299b
Evsâf-ı kibâr [u] eşrâf [u] a‘yân: Yetmiş iki fırak-ı dâlleden âdemi firâvândır. Ammâ Avşarî ve Dumdumî ve Dumbulî ve Lahicânî ve Terekeme ve Gökdolakı kavmi çokdur ve mâl-ı Kârûn'a mâlik âdemlerdir. Cümlesi Şî‘î ve mülhidî-mezheblerdir.
EÇS II 299b
Aded-i ulemâ-yı ebdân: İki bin aded ulemâ-yı etıbbâ ve fassâd ve hâzık ve kehhâl ve cerrâh ulemâları var, gerçi âb [u] hevâsının letâfetinden halkı ten-dürüstler olup hekîm-i hâzıka muhtâc değillerdir ammâ yine hukemâları vardır.
EÇS II 299b
Sitâyiş-i sulehâ-yi meşâyihân: Yedi binden mütecâviz sâlih ve muvahhid ve vâ‘iz ve nâsıh zâl-ı zamân meşâyihleri vardır. Bu diyârda pîr-i fânîlere gâyet i‘tibâr ederler. Anların re’yinden hâric bir iş etmezler, ammâ mezhebleri ma‘lûm değildir.