EÇS III 3b
184. Ve min te'sîr-i ta‘bîr-i rü'yâ-yı sâliha, der-beyân-ı münâkaşa-i Melek Ahmed Paşa ve İpşir Paşa.
EÇS III 3b
184. İpşir Paşa Melek Paşa'ya Van eyâletin verdiği.
EÇS III 3b
185. Melek Paşa'nın huzûr-ı pâdişâhda ihsânlar alup Üsküdar'a geçdiği.
EÇS III 3b
185. Ve mine'l-acâ’ib hikmet-i garîbe kim Kaya Sultân'ın evlâd düşürdüğü.
EÇS III 3b
185. Hakîrin bir kaç gün İpşir Paşa'ya intisâb etdiğim, Melek Paşa efendimiz Van'a revâne olduğu.
EÇS III 3b
186. Ahvâl-ı diyergûn-ı pür-melâl-i Kudde Mehemmed kethüdâ fakîr.
EÇS III 3b
186. Ve Moralı defterdâr fakîrin ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi haps oldukları.
EÇS III 4b
Hâzâ Dibâce-i Seyâhatnâme-i Cild-i Sâlis
EÇS III 4b
El-hamdü lillahi'llezî ekâme nizâmü'l-ekvân, alâ ameli'l-kudreti kün fe-kân, fe-tebârekallahu ahseni'l-hâlıkîn, ebde‘a'l-ervâha'l-latîfeti min âlemi'l-gaybi bi-gayri sırrıhi ve lâ mu‘în, vahteri'l-ecsâme'l-keyfiyyeti min âlemi'n-nakli min sülâletin min mâ’in mâ’in.
EÇS III 4b
Sad lek kez sâlât u selâm ol Mefhar-i Mevcûdât üzre olsun ve niçe hezâr hezâran nâliş [u] efgân-ı dil-sûz ile tahiyyat [u] selâm âli ve evlâdı ve ashâbı ve ezvâcı ve etbâ‘ı ve erbâb-ı Suffe ve şehîd-i deşt-i Kerbelâlar üzre selâm olsun kim anların mücâhedesi süyûflarıyla cemî‘i Mısr u Şâm ve Irâk-ı Arab ve Irâk-ı Acem ve bilâd-ı Nihâvend ve Belh [u] Buhârâ ve Horâsân iklimleri feth olup zamîme-i diyâr-ı İslâm olup Şâm illerinde râh-ı Mekke ve Medine emn [ü] emân olup bu abd-i fakîr [u] hakîr [u] pür-taksîr Evliyâ-yı bî-riyâya dahi Şâm-ı cennet-meşâm üzre hacc-ı şerîfe gitmek arzûları düşüp niyyet-i hâlisa ile azîmet etdik. Allahümme yessir.
EÇS III 4b
Sene 1058 mâh-ı Şa‘bânının âhirinde Üsküdar'dan Şâm-ı Şerîf'e gitdiğimiz menâzilleri ayân u beyân eder
EÇS III 4b
Cenâb-ı Bârî sıhhatle ve selâmetle varmayı âsân ede, âmîn ve yâ Mu‘în bi-hakkı Seyyidi'l-mürselîn.
EÇS III 4b
Evvelâ Bismillah ile menzil-i şehr-i azîm Üsküdar'da bir ay tekâ‘üdden sonra kalkup cânib-i şarka leb-i deryâ ile (---) sâ‘at gidüp karye-i Kartal'ı, andan karye-i Pendik'i ubûr edüp,
EÇS III 4b
Menzil-i kasaba-i Gekbeziyye: Bunlar bâlâda Erzurûm seyâhetine giderken cild-i sânîmizde vasf olunmuştur. Andan (---) sâ‘atda tepe aşağı inüp,
EÇS III 4b
Der-sitâyiş-i iskele-i İçmesuyu: İskele-i azîm olup deryâyı, karşu Dil'e bu mahalden geçildiği ibtidâ bin elli târîhinde seyâhat etmeğe çıkdığımız mahalde cild-i evvelimizde bu iskele müshil-i İçme Suyu dahi bu mahalde olmağıla teferrücgâhı ve İçme Suyu'nun havâssı cümle tâhrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi bu iskeleden iki günde iki yüz pâre at kayıklarıyla muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile karşu tarafa geçilüp,
EÇS III 4b
Menzil-i Dilhân: Sene 1050 dahi cild-i evvelde mufassal [ve] mevsûfdur. Andan yine cânib-i kıbleye kâmil sekiz bin adım gidüp,
EÇS III 4b
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
EÇS III 4b
Menzil-i karye-i Derbend: Bu dahi Yalova kazâsı hudûdunda yüz hânlı ve bir câmi‘li ve iki hânlı ma‘mûr u âbâdân mu‘âf [u] müsellem-i Müslim ve kefere ile müzeyyen köydür, ammâ gâyet derbend-i bender yerdir.
EÇS III 4b–5a
Yalak-âbâd kal‘asından biri Kırkgeçit derelerin kırk kerre geçenler kulağız olup yolları tathîr etmeğe me’mûr re‘âyâlardır, ammâ gâyet ma‘mûr olıcak yerlerdir kim sayf u şitâda Kırkgeçit derelerinde ve Yalakâbâd kal‘ası derelerinde aslâ ve kat‘â harâmîler eksik değildir kim kemîngâh-ı harâmiyândır ve her bâr 5a emîn değildir, bî-emân yerdir. Andan yine cânib-i kıbleye dağlar üzre çengelistân ormanlar geçüp İznik buhayresi kenarında,
EÇS III 5a
Karye-i Sülün : Yüz mikdârı hâneli bâğ u bâğçeli ve servî drahtlı büleydecikdir. Şürefâdan veliyy-i ni‘am kimesneleri vardır. Anı ubûr edüp 8 sâ‘atde,
EÇS III 5a
Evsâf-ı kal‘a-i atîk-i Çin-i Rûm ya‘nî İznik-i Dâr-ı bum
EÇS III 5a
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
EÇS III 5a
Eşkâl-i kal‘a-i İznik: Sâhil-i buhayrede bir düz vâsi‘ sahrâ-yı mahsûldârda şekl-i murabba‘ tula binâ-yı rıhtım-ı Şeddâd-ı Âdî-misâl bir binâ-yı Ferhâdî'dir. Her tulası onar vakıyye olmak üzre seng-i ahmerden nişân verir tula ve Horâsân ve kireç ve cibis ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Dîvârının kaddi kırk zirâ‘-ı melikî âlîdir ve yedi arşın arîz dîvâr-ı üstüvârdır ve cümle birbirine karîb üç yüz altmış altı kullelerdir ammâ bedenleri câ-be-câ mürûr-ı eyyâm ile harâb olmuşdur ve etrâfında handakı mâl-â-mâl-i türâb-ı rimâl olmuşdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin germe âdem ile ihâta eder bir kal‘a-i vâsi‘dir ve çâr-kûşesinde çâr kapusu var, Gölkenarı kapusu cânib-i garba nâzırdır ve göl dahi kal‘anın garb cânibinde vâkı‘ olmuşdur ve kıble cânibine nâzır Yenişehir kapusu ve kal‘a divârına sarmaşık sarılmışdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 5a–5b
Ve kal‘a hâricinde aslâ imâret yokdur, cümle derûn-ı kal‘adadır. Bu eşkâlde ve bu cirmde olan derûn-ı kal‘ada cümle on sekiz mahalle ve (---) bin aded kiremit ile mestûr bâğlı ve bâğçeli tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen hâneler ile ârâste ve şîrîn-kâr imâretler ile pîrâste olmuş şehr-i Çîn-i Rûm'dur. Bu kadar imâristân kal‘anın cânib-i kıblesindedir. Kal‘anın cânib-i şarkîsinde niçe bin hâne-i harâb- 5b -hâneleri türâb imâristân binâları münhedim olup yatar. Hâlâ niçe bâğçeler ve bâğlar ve zeytûn ve servî ve ceviz dırahtları hudûdları nâ-ma‘lûm câmi‘ler meydân-ı muhabbetde kalmış arz-ı hâliye yerler vardır.
EÇS III 5b
Ammâ hâlâ âbâdân olan şehr-i müzeyyeni içre cümle yiğirmi altı mihrâbdır. Evvelâ câmi‘-i kadîm
EÇS III 5b
Câmi‘-i Orhân Gâzî: Hîn-i fethde kiliseden vely olunup ma‘bedhâne-i kadîm kurşum ile mestûr câmi‘-i azîm çârsû içinde olmağıla cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir minâreli câmi‘-i melikdir {lâkin ihrâk-bi'n-nâr olup sene (---) târîhinde Süleymân Hân be-dest-i Mi‘mâr Sinân ta‘mîr etmişdir}. Ve harâbistân içre kalmış,
EÇS III 5b
(---) câmi‘i: Kârgîr kıbâbları rasâs-ı nîlgûn ile mestûr bir minâre-i mevzûnlu câmi‘-i müzeyyendir. Bed-du‘âsına bile cemâ‘atden garîb bir câmi‘-i acîbdir. Andan,
EÇS III 5b
eş-Şeyh Eşrefzâde câmi‘i: La‘l-gûn kiremit ile mestûr kâşî çîn ile ma‘mûr bir câmi‘-i pür-nûr-ı enderûn nûr-ı mübîndir kim bizzât eş-Şeyh Eşrefoğlu bu câmi‘de medfûndur.
EÇS III 5b
velekad büniye beytü'l-hüdâ ilmu'l-verâ sırr-ı mübîn fesennî’(?) lehu târîhihi ve le ne‘am dârü'l-müttakîn, sene (---)
EÇS III 5b
Kâşî üzre mestûr mussanna‘ târîhdir. Bu câmi‘-i pür-nûrun şeb [u] rûz cemâ‘ati firâvândır. Andan,
EÇS III 5b
Câmi‘-i Süleymân Şâh b. Orhân: Kurşumlu câmi‘-i nûrdur. Ve,
EÇS III 5b
Şeyh Kutbeddîn câmi‘i: Kurşumsuzdur, ammâ cemâ‘ati vefret üzredir. Andan,
EÇS III 5b
Hayreddîn Paşa câmi‘i: Yeşil Câmi‘ nâmıyla iştihâr bulmuş bir câmi‘-i zîbâdır.
EÇS III 5b
Evsâf-ı mesâcid-i mahallât: Cümle (---) mesâcid-i ma‘mûrlardır. Cümleden kadîm Yenişehir kapusu hâricinde Orhân Gâzî mescidi, cemâ‘atden garîb u acîb mesciddir. Ana karîb akrabâlarımızdan Ya‘kûb Ecezâde Mahmûd Çelebi mescidi; kurşum ile mestûr bir mescid-i ma‘mûrdur. Lâkin âbdesthâneleri harâb olmağıla ehl-i beled hakîre "İmâr eyle" deyü ibrâm etdiler, ammâ müsâfir olmağıla iktidârımız olmayup ferâğat etdik. Hüdâ avdet müyesser etdikde ta‘mîr [u] termîmimiz ede. Zîrâ mülûk ü selâtinlerin yarlığ-ı belîğ-i şâhîleriyle tevliyyeti hâlâ bu hakîre irs ile intikâl edüp zabtımızdadır.
EÇS III 5b
Evsâf-ı dârü't-tedrîs: Cümle yedi medresedir. Cümleden mükellef Medrese-i Süleymân Paşa. Mahsûs dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâsı yoktur.
EÇS III 5b
Evsaf-ı dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân: Cümle kırk altı mekteb-i tıflân-ı nâ-resîde-i gılmândır. Evvelâ Orhân mektebi ve Süleymân Şâh mektebi ve Azîz mektebi ve Telçioğlu mektebi. Her sâl evlâd-ı pâklere ıydiyye siyâbları çıkar.
EÇS III 5b
Der-sitâyiş-i tekye-i dervîşân : Cümle yedi tekyedir ammâ kutbu'l-aktâb Eşrefoğlu tekyesi meşhûr-ı âfâk fukarâ ile memlû bir âstân-i revâkdır.
EÇS III 5b
Evsâf-ı imâret-i dârü'l-it‘âm: Cümle yedi imâretdir. Cümleden Hayreddîn Paşa'nın iki imâreti var, biri Eski imâret, biri Yeni imâretdir. Bây [u] gedâya merreteyn çobrası mebzûldur. Ve Orhân Gâzî imâreti, şehr-i Ramazân'da dâ’imdir ve Balabanoğlu imâreti ve Eşrefzâde'nin Tekye imâreti. Bu imâretlerin ni‘meti mâh [u] sâl cüvân u pîre ganî ve fakîre mebzûldür.