EÇS III 16b
Ve cümle me’kûlât [ve] meşrûbâtının memdûhâtın beyân eder
EÇS III 16b
Der-sîtâyiş-i mesîregâh : Mu‘cize-i Resûl Pınarbaşı
EÇS III 16b
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı Ereğli: Evvelâ el-Mevlâ İskenderzâde Abdürrahîm Efendi; hâssaten türbe-i pür-envârı vardır. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı vülâtdır.
EÇS III 17a
Der-beyân-ı mu‘cizât-ı server-i kâ’inât, nazm-ı Cemâlî sitâyiş-i EreğliBismillahi'r-rahmâni'r-rahîm ve bihi nesta‘în ve yâ Fettâh.
EÇS III 17a
Hamd kılmak Hâlık'a vâcîbdururNi‘metine ins [u] cân tâlibdururHem salât ile selâm ol Ahmed'eMazhar-ı Levlâk-ı sırr-ı emcedeSahbına evlâdına olsun selâmAnlar ile oldu çünkim dîn temâmEhl-i ahyardan rivâyet olunurÇok tevârîhde hikâyet olunurBir gün ol Sultân-ı zeyn-i enbiyâVâkıf-ı esrâr-ı remz-i "Hel etâ"Otururdu rahmeten li'l-âlemînHem salâbetle emîrü'l-mü’minînİbn-i Hattâb-ı Ömer ol kân-ı cûdHazret-i serverle kılmışdı sücûdHazret ağzından mübârek yârınıOl nübüvvet ağacı esmârını
EÇS III 17a
Verdi ağzından dedi kim yâ ÖmerEmr-i Hak'dır sen bunu tut mu‘teberBu emânetdir senin ağzında bilVakti gelince anı sen saklagılAnı bel‘ etdi Emîrü'l-mü’minînMustafâ'nın sırrına oldu emînDâr-ı mihnetden çû mihnet dârınaGitdi sultân kodu yârın yerineYâr-ı sânî a‘del ü âlim ÖmerEhl-i İslâm buldu devrinde zaferBir melîkin adı Harkil-Rûm idiKendisi ve cümle kavmi şûm idiGörmediler yüzünü PeygâmberinMu‘cizâtın bilmeyüp ol serverinNâme yazıp gönderüp kavm-i dalâlSandılar kim ola bu işi muhâl
EÇS III 17a
Dediler kim isteriz biz yâ imâmDîniniz hakk ise bildir bi‘t-temâmZâhir olsun ilimizde bir pınarCâri olsun görelim hem âşikârTerk edelim dîn ü kendi bilimizVakfedelim ana cümle ilimizHem müselmân olalım biz bi't-temâmSözümüz hep cümle budur ve's-selâmNâme geldi çün Medîne şehrineOl halîfe ve adâlet bahrineNâme geldi çün ana buldı vusûlGördi ma‘nâsın bulup ol pür usûlLîk düşdi kalbine çok ıztırâbZâhiren verdi cevâb-ı bâ-savâbGice vardı merkad-i Peygamber'eMakdemine kodu baş yüz yire
EÇS III 17a
Çok tazarru‘ eyleyüben ağladıYâ Habîballah maded eyle dediBeyne nevm [ü] yakaza ol pâk zâtGördü kim geldi göründü bir sıfâtDedi kim kaldır başını yâ ÖmerHak katındasın çû oldun mu‘teberSana verdiğim ağız bârım ki varGizlü idi olısardır âşikârGönder anı Rûm'u ma‘mûr eylesünRemzim ile ehl-i Rûm'u toylasunÇûn Emîrü'l-mü’minîn buldu safâDedi zâhir mu‘cizât-ı MustafâMünkatı‘ olmaz cihândan tâ ebedCümleye andan iriserdir senedMenziline geld'Emîrü'l-mü’minînÇıkdı ağzından o dem dürr-i hemîn
EÇS III 17a
Gizledi sandûka içinde anıHurrem oldu görenin cân u teniGönderüp ol dürre[y]i ashâb ileİzzet [ü] ikrâm ile ahbâb ileİhtirâm ile anı götürdülerHarkilu'r-Rûm'a anı yetirdilerCem‘ oluben bu sihirdir dedilerBu yalandır ya mekirdir dedilerDediler bunu koyalım bir yireOlmaya toprak ola taş [u] dereKodular bir yire yazı sengi çokBir deredir taşı çok toprağı yokZâhir oldu anda enhâr-ı kirâmMu‘cizât-ı Mustafâ'dan ey hümâmNe yire kim kodularsa çıkdı suÇün hemândem câri olup akdı su
EÇS III 17a
Her biri bir dürlü söz söyledilerBunun üzre ittifâk eyledilerYarı varup kodular taş mermereÇoğu münkir oldular Peygamber'e
EÇS III 17a
Koyunca seng üzere yarı zâhirTulû‘ etdi o dem bir mâ’-i tâhirSerî’an anda dahi oldu cârîResûl-i Kibriyâ'nın ağzı bârıDediler ol bınara şimdi EbrîzNe hikmetdir ki akar şöyle tiz tizCemî‘an etdiler tecdîd-i îmânİdüp tasdîk olup cümle müselmânMu‘cizât [u] hem kerâmet oldu buZemzem-i Ahmed değil midir bu suOldu meşhur Zemzem ile İsma‘îlHâcer anayile babası HalîlLik bu mu‘ciz-i Resûl-i KibriyâO şefâ‘at kân[ı] tâc-ı asfiyâMünkirîne oldu ma‘lûm bi't-temâmBildiler ol hazret[i] hep hâs u âm
EÇS III 17a
Zübde-i evlâd-ı İsmâ‘îl HalîlHazret-i Ahmed mu‘în-i bâ delîlEnbiyâ vü evliyânın efdaliÂdem evlâdının oldur ekmeliMu‘cizâtından zuhûr eden bınarHükmüdür Zemzem denilse sâd hezârOl mübârek su başında hâs [u] âmMesken edüp dutdular anda hıyâmOl makâm oldu nazargâh-ı HudâSeyr ederler pâdişâh u hem gedâ
EÇS III 17a
Müfti-i devr-i zemân ehl-i yakînHazret-i Es‘ad Efendi şeyh-i dînEyledikde hacc içün azm-i seferBu diyârı eyledi seyr [ü] güzerOlmağıla bu vilâyet râh-ı haccOlduğuçün dâhil-i min külli feccİzzet ile bu diyâra geldi olVardı nehre seyr içün buldu vüsûlMeclisinde hâzır olan ârifânOlduğiyçün müfti-i sâhib-zemânEylediler anda istiftâ olarBu suyun aslın beyân et dedilerSûret-i fetvâda verdiler cevâbDinle budur ol cevâb-ı bâ-savâb:
EÇS III 17a
Tenbîh eyleyüp bârı, mübârek ağzının yârı, yarup ahcârı cârî eyledi çûn niçe enhârı, bu yerlerde zülâl-i mu‘cizâtın eyleyüp cârî, harâcâ kesdi tîğ ile küffâr-i füccârı
EÇS III 17a–17b
Mâhasal ol su akup oldu revânMu‘cizât-ı Mustafâ'dan her zemânOl fezâ kim yoğidi anda bınarOlmamışdı bâğ u bostân sebzezârHer kuyudan içilirdi sularıHem su içün var idi kaygularıGördüler kim akdı nehr -ibî-girânDediler cümle olalım müslümân 17bEhl-i İslâm oldular cümle temâmMu‘cizât-ı Mustafâ'dan hâs u âmGördüler bu nehr-i cârî bâ sebâtBir sudur kim mislidir Nîl ü Furât
EÇS III 17b
İdüp cûş u hurûş akdı fezâyaHemândem başladı zikr-i Hudâ'yaAnın sıyt u sadâsın sanma hâlîZikr-i Allah eder dinle makâliLisân-ı hâl ile der yâ MuhammedKi sensin mazhâr-ı Levlâk-i emcedBenim âşık sana cân u gönüldenSenin fikrin benim gitmez dilimdenBana kılmak karâr-emken ola mıFezâlar bana hiç mesken ola mıBenim senden murâdım budur ey ŞâhMübârek yüzünü göstere AllahBile girem seninle cennete benŞefâ‘at kıl ereyim rahmete benBen oldum çünki mâ’-i mu‘cizâtıKi senden isterim hem iltifâtı
EÇS III 17b
Beni bir kerre nûş eden ricâleŞefâ‘at ile yalvar Zü'l-celâleBu şevk ile tamâm etdi figânıHemân alçaklara oldu revânıOlup cârî fiğânı zârı gûyâOvalar oldu gûyâ misl-i deryâTahassun etmeğe hâk-i gubârıGetürüp yapdılar sedd ile yârıGeçüp yazıyı da deryâ-yı Nîl-veşİdüp cûş [u] hurûşu akdı seyl-veşDolup cümle su Harkila OvasıSu içre kaldı evlerin binâsıKaçup halkı sudan hep dağa çıkdıKi tufân-veş olup dünya su akdıKral yanına geldi cümle âdemDediler nolıser bu hâl-i âlem
EÇS III 17b
Ki deryâ oldu cümleden ovamızYıkıldı evlerimiz hem yuvamızDedi âkılleri bir iş edelimMedîne şehrine varup görelimKi zîrâ anda etdiler du‘âyıDu‘âsıyla sel almışdır ovayıVarup bildirelim hâl-i temâmıKi râzî oldular hâs ile âmıYazup nâme melik gönderdi âdemAna derler idi peyk-i mükerremBu cânibden varup nâme o şâhaAnın adli irişdi mihre mâhaEmîrü'l-mü’minîn ol İbn-i HattâbOturmuşdu yanında cümle AshâbOkundu nâmei bildi temâmetGelüp nutka dedi sâhib-salâbet
EÇS III 17b
Dedi Peygamberimiz bil diridirCemî‘-i enbiyânın serveridirMurâdınız ne ise ola hâsılKaçan kim olasız şer‘ile âmil
EÇS III 17b
Bir yire cem‘ oldu sahb-ı Mustafâİbn-i Hattâb-ı Ömer'le MurtezâCümle ashâb-ı Resûl-i KibriyâSöylediler her birisi bî-riyâDediler kim varalum Peygamber'eDiyelim ahvâlimiz ol servereBize andan ne olısardır cevâbOlalım âmil bulalım çok sevâbMerkâd-i Peygambere cümle varupHâk-i pâyine kamu yüzün sürüpKıldılar ana salât ile selâmBaşlayuben söylediler hem kelâmDediler kim yâ Resûl-i zü'l-minenGel bizüm müşkilimiz hall eyle senYüz tutuben ağladılar her biriMerkad-i pâkine kodular seri
EÇS III 17b
Her kimin mir’ât-i kalbi oldu pâkDediler ikrâr edüp mâ arfnâkOl kişi kim kendülikden mahv olaZât-ı Hakda kendüliğin yok kılaZâhir olur anda settaru'l-guyûbSetr eder aybını Settaru'l-uyûbKeşf olur ana hakâyık dürleriZâhir ederler çü bâtın erleriLûtf ile kılur tecellî ana Hakİlm-i esrâr-ı ledünn olur sebakYa peygamberden olanlara niçeKeşf-i esrâr olmasın mı ey hocaCümlesinin kalbine mülhem olupMurtezâ kim cümleden a‘lem olupDediler kim ana eyle feth-i bâbBize vergil sen haber ey kâmyâb
EÇS III 17b
Zâhir oldu anda esra[r] u'l-guyûbSetr eder aybını Settaru'l-uyûbİbn Ebî Tâlib Alîdir şâh-ı dînDedi bana keşf olupdur bu yakînCümlemiz suya yazalım bir kitâbYazalım hem ismimiz şeyh ile şâbGönderelim bir kişi ashâbdanİzzet ü ikrâm ile ahbâbdanCümle Ashâba dahi söyledilerBize de mülhem olan bu dedilerYazdılar bir nâme Bi'smillâh ileMustafâ nâmı yazıldı evveleYazdılar pes Ahmed-i Muhtâr hakıVech-i pâkinde olan envâr hakıNâme vardıkda sana ey mâ’-i pâkİttibâ‘ yoluna eyle insilâk
EÇS III 17b
Âşık-ı şeydâlığından geç i suMest [ü] medhûş oluban akma i suNâsa enfa‘ oluben vaktiyle akTâ ki ola rûz-ı mahşer yüzün ak
EÇS III 17b
Niçe bir âh edüp feryâd edesinBu aşkı kendüne üstâd edesünMücerred hûy [u] hây ile iş olmazSenin gözün yaşiyle dünye dolmazMisâl-i ebkem ol kendü halindeKo bu cûş [u] hurûşu dur yolundaKi sırr-ı aşkı sakla sende ki varMüyesser ola tâ ki sana dîdârKi haddinden tecâvüz etme aslâKi senden hâsıl ola niçe ma‘nâÇü senden bula insan intifâ‘ıBulasın hak katında irtifâ‘ıGer ağlarsan dahi vaktiyle ağlaZamaniyle çıkup bir hoşça çağlaKi senden hâsıl ola bâğ u bustânYiyüp anda safâlar ide insân
EÇS III 17b
Dahi bitsün kamu eşcâr [u] esmârKi gûne gûne bite sende ezhârKi feryâd eyleye mürğ-i hoş-elhânKarârgâh edinüp envâ‘-ı mürgânEğer bir sud'olursa sebze-zârıAnı kim görse kalmaya karârıZamânıyla çıkup eyle cereyânGörüp seyr eyleyenler ola hayrânÇıkup hengâm-ı gülde eyle feryâdOlasın bülbül-i şeydâya üstâdKi vuslat demleri oldu o demlerGelir vuslat gider cümle sitemlerBu uslûba yazup nâme temâmıDahi gönderdiler cümle selâmıVaran âdemler ile bir sahâbeAlup mektûbu ol gitdi cevâbe
EÇS III 17b–18a
Götürdü çûn bular mektûbu Rûm'aGelüp gösterdiler Harkil-ı şûmaPınarbaşına cem‘ oldu ulularGeh Ashâb u [geh] ahbâb u velîler 18aDediler varalım nehrin başınaBizimle görelim nehrin işi neKim anda cem‘ olup cümle kibârıDurup saf saf kamu şeyh u sığârıDu‘âlar eyleyüp anda cemâ‘atZuhûr oldu niçe dürlü kerâmetSahâbe kim yazup vermişdi nâmeOkuyup nâme[y]i erdi temâmeMübârek su dahi dinledi anıKi suyun gûyiyâ var cism [ü] cânıTamâmen okudu mektûbu kârîİşidüp su o dem kıldı karârı
EÇS III 18a
Ki gûyâ nâme[y]i nehr etdi tefhîmKabûl etdi kelâmı oldu teslîmNiçe etmeye ta‘zîm ol kelâmıLisân-ı hâl ile duydu selâmıNiçe dürlü beşâret oldu andaDil ehline işâret oldu andaHem anda niçe hikmet oldu zâhirResûlün ümmeti kıldı tefâhürPes andan su yine akup yürüdiIyânen "Allah Allah Hû!" der idiPes andan sonra gün günden az akdıAcebler gördü her kim ana bakdıAçıldı pes o Harkile OvasıGöründü herkesin mülk-i esâsıYerine vardı herkes anda ma‘mûrRe‘âyâ ü berâyâ oldu mesrûr
EÇS III 18a
Cemî‘an zâid olan mâ’-i cârîAkup buldu kemâl üzre karârıZevâid su varup bir çaya akdıKi menfez oluben hep suyu çekdiBu asr içre denildi ana çün RûdZevâyid sular oldu anda mevcûdBu duran suyu çekmese o yineOlup deryâ yürür idi sefîneTaşar hengâm-ı gülde o serâserOlur nef‘inde her mahlûk beraberSuvarır bâğ u bustân ehl-i dihkânRefâhiyyet bulur insân [u] hayvânMedîne vakfına bâ’is çü budurSebeb vakf olmağa budur bu sudurAnın ismiyle Harkil idi evvelHerak dimek olurdu iy mükemmel
EÇS III 18a
Mülûk-ı Kayserîden bir melik-zâdHikem ilminde idi kâmil üstâdEkilürdü vilâyetde ad ileOlup meşhûr o adl ile dâd ileEreğli oldu adı şimdi meşhûrZiyâret eyleyenler oldu mesrûrNice medh olmaya bu âb-ı seyyârKi sun‘ ile yaratmış anı SettârKi üç yüz altmış altı Hırk suyuAceb taksîm etmiş bunca suyuAkar Hırkî-misâl mâ-i CeyhûnGider sahrâlara gûyâ ki mecnûnOlur her kûşe anda sebzezârıBütün güller olur bülbül karârıAnın her kûşesi san bâğ-ı cennetHayat bulur kılanlar anda sohbet
EÇS III 18a
Ki kande varsa anın bir mizânbıDöner üstünde niçe âsiyâbıNedir anda olan bağ u besâtînNedir ezhâr ile dürlü reyâhînNedir anda olan enhâr-ı cârîGönüllerde komaz aslâ gubârıAna bâğ-ı İrem desem hatâ yokİrem bağında bu denlü safâ yokBiter şeftâlû vü emrûd u elmaOlur zerdâlüsü mânend-i hurmaNice medh etmeyim ben bu cinânıKi zîrâ yokdurur bu şehre sânîVerüp vakfiyyetine Âl-i SelçukBu hâli bilmiş idi cümle mahlûkTelef olmuş idi ol vakf cerrâsMukarrer eylemişdi Âl-i Âbbâs
EÇS III 18a
Gelüp sonra yine mîr-i KaramânMuhakkak eyleyüb etmişdi fermânOlup vâlî bu iklîme Selîm ŞâhMakâmın kıla cennetde ol AllahVerüp hükmü ana sâhibkırânıMukarrer eyledi evkâfın ânıVerüp vakfiyyetin cümle selâtinMücedded verdiler hükm-i berâtınHusûsâ bu zamânda ol vilâyetMüfettâh üstüne bâb-ı sa‘âdetGüzîn-i Âl-i Osmân Hân OsmânŞehinşâh-ı cihân Sultân OsmânAnun şimdi olupdur pâdişâhıHudâ olsun nigehbân-ı penâhıSa‘âdetle muzaffer ola dâ’mSemâvât ile arz oldukca kâ’im
EÇS III 18a
Olunca saltanat tahtına nâ’ilAnın vakfiyyetine oldu mâ’ilVirüp vakfiyyetine hükm-i te’kidAnınçün oldu böyle vakf te’yidCelîs-i pâdişâh-ı âlem-ârâEnîs-i tâcdâr-ı dâr-ı dünyâKarîn-i şehriyârı heft-kişverSa‘âdet-baht [u] mansur [u] muzafferAğa-yı a‘zam-ı dârü's-sa‘adeSa‘adetle ola dâ’im küşâdeOlupdur nâzır-ı vakf-ı peyâmberMuîn ola ana Allahü EkberOla vakfın re‘ayası safâdaAnalar hayr ile dâim du‘adaTekellüfden, meşakkatden müsellemMu‘af [u] hem müberrâ ola âdem
EÇS III 18a
Huzûr-ı kalb ile eyler du‘âyıİderler rûz [u] şeb hamd [ü] senâyıCemâlî'nin dahi budur ricâsıİrişe kâmil insânın du‘âsı