İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS III 67b
Andan yine ana karîb eş-Şeyh Şemsü'l-e’imme el-Helvânî kuddise sırruhu.
EÇS III 67b
Ve eş-Şeyh Rûzbihân-ı Baklî: Ana karîb merkad-ı eş-Şeyh Nûrbahş-ı Kâmrânî: Tarîk-i Nûrbahşiyye'de ulu sultândır.
EÇS III 67b
Ve Hazret-i Monlâ Tatar: (---) Fetâvâda Tatar-hâniyye kitâbı sâhibidir kim cemî‘i mesâ’il-i şer‘iyye anda mündericdir.
EÇS III 67b
Ve eş-Şeyh Hazret-i Dâvûd-ı Kayserî: Cemî‘i ehl-i sûka ve cümle ehl-i hırefe kemer-beste ve meyân-beste olmağın cümle esnâf bir halîfeyi sâhib-i seccâde etdiklerinde cümle pîr [ü] pîşvâlar ile Dâvûd-ı Kayserî'yi yâd ederler. Kuddise sırruhu.
EÇS III 67b
Ve es-Sultân Melik Mehemmed el-Gâzî: Âl-i Dânişmendiyye'den azîmü'ş-şân beğ idi. Kayseriyye'yi küffâr istilâ edüp bunlar yer götürmez asker ile gelüp Kayseriyye'yi feth edüp merhûm olmuşlardır.
EÇS III 67b
Ve'ş-Şeyh Hazret-i İbrâhîm-i Tennûrî: Mâte sene 887. Ve eş-Şeyh Abdurrahmân-ı Tennûrî: kuddise sırruhu.
EÇS III 67b
Ve merkad-ı Sultân Hârezmşâh ve'ş-Şeyh Hazret-i Necmürrâzî: Mâte sene 584.
EÇS III 67b
Ve merkad-i Muhammed Şâh ibn Hârezmşâh ve ziyâret-i Arslan Dede ve ziyâret-i Kutbeddîn-i Şîrâzî ve eş-Şeyh Seyfullah Efendi: Tarîk-i Nakşibendî'de ulu sultândır.
EÇS III 67b
Ve eş-Şeyh Fethullâh-ı Tennûrî ve makâm-ı Hazret-i Zeyne'l-âbidîn Anûşirvân asrında İmâm Zeyne'l-âbidîn âlem-i seyâhatde bu Kaysâriyye'ye uğrayup kûh-ı Ercîs'de Baba Rüten ile müşerref olup anda makâmât-ı aliyyeleri vardır. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
EÇS III 67b
Ve ziyâret-i eş-Şeyh Alî-i Tennûrî ve Alidağı'nda eş-Şeyh Ahmed-i Tayerânî: Niçe kerre vücûduyla asmânda tayerân etdiğiyçün Ahmed-i Tayerânî derler. Emr-i azîm ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcât ulu sultândır, kuddise sırruhu'l-azîz.
EÇS III 67b
Ve ziyâret-i Batâ tekyesi: Niçe yüz kibâr-ı kümmelîn ulu sultânlar medfûndur. Ammâ ism-i şerîfleri ma‘lûmum değildir.
EÇS III 67b
Ve Buğdan burc kurbunda eş-Şeyh Hazret-i Ebû İshâk: Alemdâr-ı Resûl-i Hudâ ulu ziyâretdir.
EÇS III 67b
Ve eş-Şeyh Hazret-i Hâmid ibn Mûsâ el-Kayserî: Sâhib-kerâmet-i azîz ehl-i vahdetdir. Hazret-i Hızır ile niçe kerre müşerref olmuşlardır. Efzâ nâm bir mesîregâh [u] teferrücgâhda niçe yüz pîşvâ-yı tarîk kimesneler ile medfûndur.
EÇS III 67b
Ve ziyâretgâh-ı azîm eş-Şeyh Hazret-i Abdî Dede: Karîbu'l-ahd olmağıla kerâmetin görmüş hâl sâhibi âdemlerden istimâ‘ edüp {kerâmet-i bâhiresi tahrîr olunmuşdur.}
EÇS III 67b
Menâkıb-ı Abdî Dede: Halkdan münzevî künc-i mihnethânesinde genc-i dîdâra vâsıl olmuş bir er olup meyvedâr dıraht olmağıla gaddâr halk "Abdî şerî‘atdan taş kopardı" deyü dıraht-ı vücûdına taş atmağıla mütesellî olmayup savma‘asında hazret-i Kur’ân'dan sûre (---)
EÇS III 67b
âyetin tilâvet ederken Abdî Dede'yi kayd-bend ile huzûr-ı hâkime götürüp ol ân emân vermeyüp arasta başında salb edüp muhallefât [u] terîkesini zabt içün savma‘asına vardıklarında görseler kim sûre-i (---) Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn tilâvet ederken şehîd etdikleri Arapça âyetin kırâ’at eder. Hemân bre salb etdiğimiz yerden halâs olmuş deyü yine kayd-bend ile huzûr-ı hâkime getirüp der ân yine arasta başına götürüp görseler kim evvel salb etdikleri Abdî maslûb durur. Hemân Abdî Dede maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden "Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-ittifak Abdî-i sânîyi dahi Abd-i evvelin yanına salb edüp yine hânesinde esvâbın zabt etmeğe vardıklarında yine savt-ı a‘lâ ile sûre-i (---) ve
EÇS III 67b–68a
bu âyet-i nass-ı kâtı‘ı tilâvet ederken yine kayd-bend ile götürüp arasta başında mukaddem iki aded maslûb 68a Abdî Dede'leri görünce "es-Selâmü aleyküm yâ Abdeyn-i ümmet-i seyyidü'l-kevneyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn "Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû! Hû!" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî Dede na‘ş-ı şerîfi bir günde salb olunduğun nice bin ibâdullâh görünce taht-ı selef-i salâtîn ü mülûk olan Kayseriyye şehrinin cemî‘i muvahhid ve mu‘tekid âdemleri ale'l-ittifâk guluvv-i âmm edüp Abdî Dede'nin katline fetvâ veren şeyhülislâmı ve aleyhinde olan ulemâ-yı zâhirleri ve'l-hâsıl yedi nefer kimesneyi üç aded Abdî Dede yanına ale's-sevîyye yedi nefer kimesneyi salb edüp Abdîleri indirüp ol mahalde gasl edüp (---) (---) mahalde üçünü bir merkad-ı pür-envâra defn edüp hâlâ üçünün dahi seng-i mezârlarıyla ma‘lûm bir ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Kuddise esrâruhum dâ’imen ve efâzallahu aleynâ mecâll-i fuyûzihim bi-mennihi ve keremihi.
EÇS III 68a
Ve Kayseriyye kurbunda cebel-i Ases'de,
EÇS III 68a
Maşâd-ı şâ‘ir-i mâhir İmrü'l-Kays: Ol İmrü'l-Kays'dır kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde fusahâ-yı büleğâ-yı Kureyş idi. Ol asırda ilm-i şi‘re rağbet olmağıla niçe bin sultân-ı şu‘arâlar var idi, ammâ cümleye mümtâz [u] müsellem Abdurrahmân Hassân ve bu İmrü'l-Kays idi. Pesendîde eş‘âr-ı belîğlerin Hazret-i Resûl kıra’at edüp Seb‘a-yı Mu‘allaka nâm mahalde sahîfesiyle asup makbûl şi‘r olmuş olurdu. Ammâ Hassân İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmın güzîdesi oldu. Hattâ Mısır'dan melik Mukavkıs-i Kıbtî Hazret'e Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı ve Mariya câriyeyi ve hemşîresin Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî ile hedâ[yâ] gönderüp hedâya huzûr-ı Resûl'de makbûle geçdikde Düldül'ü ve Zülfikâr'ı Hazret-i Alî'ye ihsân etdi ve Mariya câriyeyi hazret kendülere alıkoyup İbni'n-nebî İbrâhîm andan oldu. Mariya câriyenin hemşîresin bu Hassân şâ‘ire verüp sultân-ı şu‘âra oldu ve elçi Zünnûn-ı Mısrî dahi İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmdan olup cümle hükemâya pîr oldu. Ve Mısır'da medfûndur, ammâ bu İmrü'l-Kays Arapça 'dan olup İslâm ile müşerref olmadı. Zîrâ ilm-i nücûmda Ebû Leheb-i la‘înin telâmîzlerinden ve anın akrabâlarından idi. Hattâ bu İmrü'l-Kays hazret-i Kur’ân-ı azîm ve furkân-ı mecîd kıbel-i Hakkdan Cibrîl-i emîn vesâtatıyla resûl-i kibriyâya nâzil olmazdan yedi sene mukaddem Arapça lafz-ı dürer-bârın mukaddem târîhile İmrü'l-Kays manzûm etmişdir kim güfte-i İmrü'l-Kays:
EÇS III 68a
Bu ebyâtlardan sonra sûre-i Abese'de Arapça âyeti nâzil olup Hazret-i Resûl İmrü'l-Kays hakkında Arapça dedikde yüzü kara olup şehr-i Mekke'de yüzü nûru kalmayup menfûr-ı âlem olup dâğ-ı derûnından Medîne-i Münevvere kurbunda vilâyet-i Hayberistân'a gelüp anda sâkin oldu. Ba‘de'n-nübüvve Resûl-i Kibriyâ Hayber üzre sefer-i seriyye fermân eyleyüp azm-ı Hayberistân etdikde İmrü'l-Kays ilm-i nücûm ile bildi kim Muhammed bu diyârı feth eder. Andan firâr edüp azm-ı Rûm diyerek bu Kayseriyye'de kayser-i Rûm'a gelüp sâkin olup Hazret-i Ömer hilâfetinde bildi kim bu şehr-i Kayseriyye'yi Hazret-i Ömer feth eder. Dâğ-ı derûnundan mürd olup bu Kayseriyye hâricinde gûr-be-gûr olmuşdur. Maşâd-ı kadîm olmağıla binâsı ma‘lûm yezgeddir.
EÇS III 68a
Ve eş-Şeyh Hazret-i Abdüssamed Efendi: Tarîk-i Hâcegândan ulu sultândır deyü ziyâretgâh-ı ünâsdır ve yine Kayseriyye hâk-i pâkinden pâk-dil bir merd-i Hudâ kimesne imiş. Niçe zamân-ı medîd âsitâne-i sa‘âdetde Âl-i Osmân pâdişâhlarıyla hem-sohbet olup ba‘dehû sıla-yı rahmlarına vusûl bulup ba‘de'l-vusûl vâsıl-i na‘îm olup usûliyle dâr-ı bâkîde karâr etdüğüne merkad-ı pür-nûrunun seng-i mezârı târîhidir:
EÇS III 68a
Bin sûz-ı girye ile gûş eyleyince târîhDedim ki irtihâl-i Abdussamed Efendi,sene 918
EÇS III 68a
Ziyâret-i Şeyh Ramazân el-Mevlâ Sinâneddîn Yûsuf eş-şehîr Arab Sinân: Haleb eyâletinde Antâkiyye şehrinde neşv ü nemâ bulup Bağdâd Mevleviyyetinden gelirken bu Kayseriyye'de intikâl etdüğün bilir âdemler vardır. Cemî‘i te’lîfâtları Ulucamî‘de vakıfdır. Kabr-i pür-envârları Hazret-i Alî-i Tennûrî kurbunda bir kabr-i muhteşemdir.
EÇS III 68a
el-Mevlâ Sefer ibn Mehemmed Kapanî: Hâk-i Kayseriyye'de Muhtesibzâde nâmıyla meşhûr ulemâ-yı mütebahhirînden imiş. Şeyh Hâmid civârında Hondî Hatun Medresesi'nde ders-i âmm iken merhûm olup anda medfûndur.
EÇS III 68a
Ve ziyâret-i Kırk Nisâ: Battâl Gâzî tekyesinde kırkı dahi medfûn olduğu bâlâda tekyeler evsâfında mestûrdur.
EÇS III 68a
Ve ziyâret-i Yuvarlak Dede: Kuşçu Paşa'nın Cirît Meydânı Depesi kurbunda medfûndur.
EÇS III 68a–68b
Ve ziyâretgâh-ı mülûk-i selef-i salâtîn ve Muhammed ibn Hanefî bunda habs oldu. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) 68b
EÇS III 69a
Niğde şehrinden cânib-i şarka meyyâl (---) (---) (---) (---) bir menzilde ve 9 sâ‘atde âbâdân kurâları ubûr edüp,
EÇS III 69a
Evsâf-ı şehr-i kadîm dâr-ı pehlivân-ı zor; ya‘nî kal‘a-i atîk-i Bor
EÇS III 69a
Sebeb-i tesmiyyesi (---) (---) (---) fâtihi Âl-i Selçukiyân'dan Kılıç Arslan İzzeddîn ibn Mes‘ûd sene tis‘a ve sittîn ve hamse-mi’e târîhinde Âl-i Dânişmend'in i‘ânetiyle bu şehr-i Rûm Yunaniyân elinden dest-i kahr ile feth etmişdir. Ba‘dehû Antâlî'den küffâr hurûc edüp Selçukiyân'ın inkırâz bulduğu mahalde bu kal‘a-i Bor'a küffâr istilâ edüp Bûr iken bî-nûr oldu. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Osmân'dan Orhân Gâzî Hacı Bektâş-ı Velî i‘ânetiyle feth etdi. Ba‘de'l-Orhân Gâzî Karamânoğlu İbrâhîm Beğ bu şehre mutasarrıf oldu. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân dest-i kahr ile alup ilâ'l-ân dest-i Âl-i Osmân'dadır. Ammâ Süleymân Hân tahrîri üzre Konya eyâletinde Niğde beği sancağı hükmünde yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyesi cümle 13 aded kurâdır. Kadılara senevî bir yük akçe hâsıl olur. Taraf-ı pâdişâhîden hâkimi vâlide kethüdâsıdır kim hâss-ı hümâyûndan ifrâzdır. {Hâlâ şehrden altmış bin akçe hâsıl olup vâlide sultânlara gider. Ammâ mukaddemâ bu şehr içre cereyân eden Hemâm çayı üzre olan barud-ı siyâh değirmânlarına hâss idi. Hâlâ ref‘ olup vâlide voyvâdâsı zâbt eder}. Kethüdâyeri ve serdârı ve dizdârı ve muhtesibi ve subaşısı vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, zîrâ tarafeyninde şehr-i Niğde ve şehr-i Aksarây dahi ba‘îdce şehr-i Kayseriyye mütfîlerine mürâca‘at ederler.
EÇS III 69a
Der-vasf-ı kal‘a-i Bor: Kâr-ı kadîm bir kal‘a-i atîkdir. İç ilde vâki‘ olmağıla kal‘aya ihtiyâc olmaduğından gözden dûr iltifât-ı ta‘mîrden bî-nûr olmuşdur. Bu sûr-ı üstüvârın esâs binâsın bennâ-yı selef bir düz musattah yerde pest kaya üzre şekl-i muhammes seng-tırâş ile mebnî bir hisâr-ı kavî etmiş, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ rahnedâr olmuş. Ammâ hâlâ derûn-ı hisârda bir mahelle ve elli aded fukarâ hâneleri ve İlyâslı câmi‘i nâmiyle bir câmi‘-i atîki var ve bir aded köhne kal‘a kapusu var (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS III 69a
Evsâf-ı şehr-i müzeyyen-i Bor
EÇS III 69a
Bir düz vâsi‘ yerde bâğlı ve bâğçeli varoş-ı ma‘mûrdır kim kal‘a dibinden şehr-i Niğde'den ve Hemâm'dan gelen Hemâm çayı cereyân edüp yigirmi iki göz su değirmanları dönderüp nâhiye kurâlarına uğrayup ba‘dehû Ereğli sazlığına karışır, ammâ şehr-i Bor cümle (---) mahalle (---) ve cümle (---) aded (---) örtülü hânelerdir ve cümle elli üç aded mihrâbdır.
EÇS III 69a
Evvelâ çârsû kurbunda câmi‘-i atîk-i Sultân Alâ’eddîn'indir. Cümle câmi‘lerden büyükdür, ammâ minâresi yokdur. Ve Gözlüzâde câmi‘i Adanalı Ramazânoğlu vakfıdır. Lâkin Kal‘a câmi‘i nâmıyla meşhûr bir minâreli câmi‘-i pür-nûr-ı Bor'dur. Ve Şehîd Mehemmed Paşa câmi‘i ya‘nî Sokullu Vezîr câmi‘i çârsû içinde fevkânî bir câmi‘-i nûrânîdir kim altında serâpâ altmış aded ârâste dükkânlı ve minâreli ve kurşumlu câm‘i-i rûşendir ve Çayırlı câmi‘i Hacı Mahmûd mahallesinde bir minâreli câmi‘dir ve Orta mahalle câmi‘i tahta minârelidir. Ve Sufiyân mahallesi câmi‘i minâresizdir. Bunlardan mâ‘adâ kırk altı aded mesâcidlerdir.
EÇS III 69a
Ve her câmi‘de medrese ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ-yı Kur’ân-ı azîm mukarrerdir.
EÇS III 69a
Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyândır, ammâ cümle on aded tekye-i dervîşândır. Evvelâ derûn-ı kal‘ada tekye-i Gözlü Sultân ve yine kal‘a içinde Kesbî Mustafâ Efendi tekyesi âsitâne-i azîmdir ve Çayırlı câmi‘i'nde Es‘ad Efendi tekyesi şeyhi Himmet Efendi halifesidir kim e‘ızze-i kirâmdandır. Ve dahi eski mezârlıkda Sarı Saltuk Sultân ziyâreti tekye-i Bektâşiyân-ı zî-şândır.
EÇS III 69a
Ve cümle (---) aded hammâm-ı gâsilândır. Çârsû kurbunda Sokullu Şehîd Mehemmed Paşa hammâmı müferrih çifte hammâmdır.
EÇS III 69a
Ve cümle üç aded hânlardır, lâkin biri kârbânsarâydır biri Kapan hânıdır, gayrısı hân-ı mücerredânlardır.
EÇS III 69a
Ve cümle (---) aded dükkânlardır. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen iki başları demir kapulu altmış aded dükkân câmi‘ altında ârâste ve yetmiş aded dükkân-ı bezzâzistân cümle Şehîd Mehemmed Paşa binâsıdır ve gayri ehl-i hırefler cümle mevcûdlardır.
EÇS III 69a
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri vardır ve ahâlîsi gâyet sâlihlerdir ve a‘yân-ı eşrâfları fukarâ muhibleridir. Bâğ u bâğçesinde mesîregâhları çokdur.