İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS III 80a–80b
Ammâ suya usret çekmezler, zîrâ yukaru iç kal‘a kayasının tâ zirve-i a‘lâsından iki bin kademe kesme taş nerdübân ile tâ nehr-i Furât'a nüzûl olunur. Bir gûne musanna‘ su yolı var kim 80b diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Suya gidenin başka yolu vardır. Su getirenlerin gayri râhı vardır. Yine birbirlerine nâzırdırlar. Tarz-ı garîb bir râh-ı acîbdir. Bundan gayrı yine derûn-ı kal‘ada yine matar-ı rahmetden cem‘ olma su sarnıcları vardır ve buğday anbârları ve cebehâneleri ve derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz aded hâk-i pâk ile mestûr hâneleri ve bir câmi‘i ve kal‘anın cânib-i garba nâzır bir demir kapusu aşağı şehre mekşûfdur.
EÇS III 80b
Kal‘ası şekl-i müdevver şeddâdî taş binâdır. Burc [u] bârûları metîn u ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr (---) adımdır. Yeniçeri ocağından kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır. Gerçi iç ildir serhadd değildir, ammâ Celâlî ve Cemâlî mütehassın olmasın içün neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve şâhâne latîf topları her yevm-i ıydde ve leyle-i mübârekelerde atılup şehr velvela-nâk olur.
EÇS III 80b
Ammâ bu kal‘a içre bâğ u bâğçe ve çârsû-yı bâzâr ve hammâm [u] bezzâzistân yokdur. Zîrâ evc-i semâya ser-çekmiş urûcu mu‘sir bir kal‘a-i bülenddir.
EÇS III 80b
Bu sûrun dibindeki cirit meydânından cisr ile nehr-i Furât'ı geçüp Divriği'nin su aşırısından,
EÇS III 80b
Kal‘a-i Kestigân: Bu dahi Divriği'ye mu‘âdil bir kal‘a-i bî-mu‘âdil-i hasîn vâcibü's-seyrdir. Ammâ neferâtı ve a‘yân ile ma‘mûr değildir. Kayâsıraların duhterlerinden Kestigân nâm bir bâkire-i nâ-çîze-i nâ-şükûfte inşâ etmişdir. Furât nehrinin karşu tarafında bir mahsûldâr turâb-ı pâkde vâki‘ olmuş vâcibü's-seyr ibret-nümâ bir kal‘a-i zîbâdır.
EÇS III 80b
Divriği kal‘asıyla bu Kestigân kal‘ası mâbeyninde nehr-i Furât cereyân edüp andan kal‘a-i Eğin'e, andan Arabkîr'e, andan kal‘a-i Çemişkezek'e varup anın kurbundan Çat nâm mahalde nehr-i Furât'a mahlût olup niçe kılâ‘lara uğrayup andan Birecik'e andan yigirmi konakda Basra kurbunda kal‘a-i Kurna dibinde nehr-i Şatt'a munsab olup Şattü'l-Arab olduğu nehr-i Furât'ın tulû‘u Erzurûm'da olduğu mahalde gurûbuna dek nehr-i Furât'ın evsâfı nass-ı kâtı‘la ve hadîs-i şerîf ile ve kelâm-i Alî mufassal tahrîr olunmuşdur. Zîrâ Arz-ı Mukaddes içre bu nehr-i Furât ile nehr-i Âsî'den gayri ulu su yokdur. Ammâ bu kal‘a-i Divriği'ye geldüğü mahalde dahi ibtidâlarıdır, nehr-i azîm olmayup mâh-ı temmûzda at ile ubûr olunmak mümkündür. Cümle Divriği halkı bu âb-ı hayâtdan nûş ederler.
EÇS III 80b
Evsâf-ı aşağı varoş-ı Divriği Şehri: Ensesi kal‘a bayırına yamanmış cümle hâneleri cânib-i garba nâzır nehr-i Furât-ı mâ’-i hayât kenarında bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr ve âbâdân cümle (---) aded hâne-i zîbâlar ve kâ‘a-i ra‘nâlar ve sarây-ı azîmler ile ârâste ve hadîka-i Rıdvân ile pîrâste bir şehr-i müzeyyendir. Cümle kırk altı mahalledir.
EÇS III 80b
Evsâf-ı esmâ-i mahallât: Mahalle-i Alî Paşa, mahalle-i Hâmis Ağa ve mahalle-i Bekir Çavuş ve mahalle-i Keyvân Ağa ve (---) ma‘mûr mahalleler bunlardır.
EÇS III 80b
Esmâ-i sarây-ı a‘yân [u] kibâr ve hânedân-ı vüzerâ: Cümle (---) aded sarâylardır. Evvelâ çârsû başında Paşa sarâyı ve Alî Paşa sarâyı ve dere karşusundadır ve Mehemmed Ağa sarâyı çârsû başındadır. Mahkemesi Ulucâmi‘ kurbundadır.
EÇS III 80b–81a
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Divriği: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden ma‘bed-i kadîm Ulucâmi‘ bu varoşdadır. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Tûlen ve arzen (---) ayakdır ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) aded sütûn-ı müntehâlardır ve cümle üç aded kapusu var ve bir minâre-i ibret-nümâsı var, ammâ bu câmi‘in bânîsi Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn'dir. "Bu câmi‘e yedi Rûm harâcı masrûf etmişdir" deyü der-i dîvârında târîhi ve cümle evkâfları tahrîr olunmuşdur. Üstâd-ı mermer-bür bu câmi‘e eyle emek sarf edüp cemî‘i der-i dîvârın eyle bûkalemûn etmişdir kim ne Ayasulug'da Sultân Ya‘kûb câmi‘i ne Bursa'da Yıldırım Hân'ın Ulu câmi‘i ve ne Sinop şehrindeki minber nakşı ve ne diyâr-ı Rûm'da Âtin'de Ebü'l-feth câmi‘i ve ne Budin serhaddinde Kal‘a-i Üstorgon câmi‘i bu Divriği câmi‘inin icrâ-yı ma‘rifetine hemtâ olamazlar. El-hâsıl midhatinde diller kâsırdır. Ve icâbet-i du‘â mahalli olmağıla şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. (---) (---) (---) (---) 81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---) (---) câmi‘-i Hatîb. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
EÇS III 81a
Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir.
EÇS III 81a
Der-sitâyiş-i dârü't-tedrîs-i Divriği: Cümle (---) aded dârü't-tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ medrese-i Ulucâmi‘ ve Kızıl medrese ve medrese-i Hatîbzâde ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 81a
Der-beyân-ı mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân: Cümle (---) aded dârü't-ta‘lîmdir. (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 81a
Tavsîf-i hammâmât-ı Divriği: Cümle (---) aded hammâmdır. Evvelâ Hatîb hammâmı, Sıya hammâmı, Bekir Çavuş hammâmı
EÇS III 81a
Ta‘rîf-i hân-ı hâcegân: Cümle (---) aded vekâle-i tüccârândır(---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS III 81a
Evsâf-ı esvâk-ı sultânî: Cümle aded dükkândır ve gâyet müzeyyendir. Cümle râhlarının üzerleri mestûrdur. Ammâ bezzâzistânı (---)
EÇS III 81a
Şehrengîz-i mahbûbân:
EÇS III 81a
Sitâyiş-i me’kûlât [u] meşrûbât: Cümleden evkâf-ı Resûlullâh olan dud meyvesinin elvânı meşhûrdur. Husûsan siyâh dudu ve mor dudu ve beyâz dudunun hoş-âbı ve bekmezi ve şerbeti rub‘-ı meskûnde yokdur (---)
EÇS III 81a
Hüsn-i ülfet-i ahâlî-i Divriği: A‘yân [u] kibârı gâyet çokdur. Cümle halkı garîb-dostlardır. Elsine-i nâsda Divriği hurânı meşhûrdur, ammâ efsâne-i kelâm-ı gaddârdır. Cümle garîb u gurebâları her şeb misâfirsiz olmak ihtimâlleri yokdur. A‘yânı çokdur. Halkı Ervâmdır re‘âyâsı Türkmândır ve Kürd ve Ermenîdir. Şehr-i Malâtiyye bu Divriği'nin cânib-i kıblesine bir menzil karîb olmağıla bu Divriği hâkinde sâkin olan re‘âyâ vü berâyânın tekâlîf-i örfiyelerin cümle Malâtiyye muhassılı tahsîl eder.
EÇS III 81a
Evsâf-ı külliyât-ı Divriği: Temâşâ-yı garîbedir kim bu şehir nehr-i Furât kenarında olmağıla yomca odunu nâmiyle bir gûne kısacık tomruk odunları olur. Furât'dan yukaru dağlarda herkes odunı kesüp birer gûne nişân koyup nehr-i Furât'a ilkâ eder. Şehir kurbunda bendlerde cümle odunlar karâr edüp herkes nişânlarıyla hatabların alup ta‘âm pişirirler, temâşâdır.
EÇS III 81a–81b
Temâşâ-yı garîbe: Rûm ve Arab ve Acem'de bu Divriği'nin kedisi kadar nâzlı ve şûrîze ve mahbûb u sayyâd u mü’eddeb hirre olmazdır. Gerçi Mısır Elvâhının Tarabefzûn'un ve Sinop şehrinin kedisi dahi meşhûrdur, ammâ bu Divriği kedisi semîn ü cesîm ve semmûr-misâl mücellâ postlu niçe bin elvân kedisi olur. Hattâ Rûm'dan Acem diyârında vilâyet-i Erdebîl şehrine hedayâ götürüp Acem'de kafes içre dellâl başında gezdirüp bâzâr-ı şâhîde ve bezzâzistânda "Bir tümen iki tümen akçe!" deyü mezâd-ı şâhîde bey‘ olunur Divriği kedisi olur. Husûsan ahte hirre olursa ana bahâ ermez, zîrâ şehr-i Erdebîl içre kedi mu‘ammer olmadığından fâre-i Erbebîl gâyet meşhûrdur. Gerçi kavm-i Acemin sakalları cemberisdir, ammâ bıyıklarını cümle sıçan yediklerinden Divriği kedisin girân bahâya alırlar. Nidâ-yı dellâl-i gürbe-i Erdebîl "Ey tâlibân-ı mirrâbe ve sinnûre-i sayyâde ve mü’eddebe-i hirrâbe ve mûnis-i tarrâbe ve hasmâne-i fârâbe! Lâkin serrâke değildir; mûnis-i gam-hâredir" deyü gürbe dellâlları 81b beyâtî makâmıyla teğannî ederek kafesleriyle Divriği kedilerin başları üzre gezdirüp fürûht ederler. Zîrâ ahâlî-i Erdebîl'in câmeleri hırka-i peşmîne-misâl fâre derdinden pâre pâre olmuşdur. Anın içün şehr-i Erdebîl-i zebîlde hirre ya‘nî gürbe ya‘nî kutta ya‘nî sinnûre ya‘nî mirrâbe ya‘nî mâçî pistân u mistân ya‘nî kedi zî-kıymet olup Erdebîl mezâdında satılır. Tâ bu mertebe Divriği kedisi meşhûrdur. Ammâ fakîr hirrelere Divriği kadılarının müflisce olanları gâyet hasımdır. Senede kırk elli aded kedileri nihânîve katl edüp debâğat etdirüp vakt-i şitâda kürk edüp geyerler. Moskov diyârının zîncâb kürkünden aslâ fark olunmaz. Ahmer-gûn postlu gürbeleri Azak cılkavası kürkünden fark olunmaz. Ve bu şehrin cânib-i garbında olan dağlar üzre bâğlardır. Kuru Kavak yaylası derler bir âb-ı hayât suyu var. Hevâsı dahi gâyet latîf u hoş hevâ bir şehr-i zîbâdır (---)
EÇS III 81b
................ 2 satır boş .................
EÇS III 81b
Ziyâretgâh-ı evliyâ’u'l-ârifîn ve asfıyâ’u'l-vâsılîn haccallahu ale'l-âlemîn.Radiyallahu anhüm ecma‘în.
EÇS III 81b
Evvelâ eş-Şeyh Mahmûd Efendi tarîk-i Halvetiyye'de ulu sultândır. Ve eş-Şeyh İbrâhîm ibn merkûm Şeyh Mahmûd ve eş-Şeyh Osmân ibn eş-Şeyh merkûm Şeyh İbrâhîm. Ve kal‘a içinde eş-Şeyh Beşir Efendi kaddesenallahu bi-sırrihi'l-azîz. Ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır.
EÇS III 81b
Divriği'den cânib-i şarka 3 sâ‘atde Nîg çayırın geçüp bir tırfil yoncalı vâdî-i çemenzâr yerdir kim güyâ Pasin sahrâsı ve Muş sahrâsıdır. Bu mahalle karîb Nîg çayırı başında nehr-i Kaluk deresi Divriği ve Eğin şehri dağlarından cem‘ olup iner nehr-i Furât'a rîzân olur, küçük ayn-ı câriyyedir. Bu Kaluk nehrin cisr ile geçüp karşu tarafda,
EÇS III 81b
Menzil-i karye-i Toğud: Bu çay-ı Toğud kenarında bâğ u bâğçeli ve yüz elli hâneli ma‘mûr köydür. Çayı nehr-i Furât'a rîzân olur. Andan yine taraf-ı şarka ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçüp ve Sarı Çiçek gölünde çayın ve cisrin sühûletle geçüp bu cisr altından nehr-i (---) cereyân edüp (---) dağlarından cem‘ olup bu mahalle karîb nehr-i Furât'a halt olur. Andan,
EÇS III 81b
Evsâf-ı dâr-ı kemândârân-ı kal‘a-i sengîn, ya‘nî Eğin
EÇS III 81b
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim kayâsıralardan kayser Âvîh kızı Âgîn nâm bir duhter binâ edüp sene (---) târîhinde Hazret-i Ömer evlâdlarından fâtih-i Malâtiyye Emîr Ömer ibn Lokmân fethidir. Ba‘dehû Ermen kayserleri istîlâ edüp Hârûnu'r-Reşîd asrında Seyyid Ca‘fer Battâl Gâzî fethidir. Ba‘dehû yine kefere istîlâ edüp Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn fethidir. Andan yine küffâr hurûc edüp kabza-i tasarrufa alup sene (---) târîhinde Timur hâdisesinden sonra Çelebi Sultân Mehemmed'e Ermenî tâ’ifesi amân ile kal‘ayı teslîm edüp cümle ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular. Anın içün hâlâ üç yüz aded kefereleri kırk yedi tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemdirler. Kal‘ası nehr-i Furât kenarında bir püşte üzre şekl-i murabba Şeddâdî seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâdır. İç il olmağıla kal‘ası ol kadar müzeyyen değildir. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) ve cânib-i (---) nâzır bir kapusu var. İçinde cümle (---) hânedir. Furât'dan su alınır yolu vardır ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Süleymân Hân tahrîri üzre Sivas eyâletinde (---) ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi vardır. Ammâ şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı bir konak karîb kal‘a-i Malâtiyye'dedir ve cemî‘i köylerinde olan re‘âyâlarının tekâliflerin Malâtiyye muhassılı tahsîl eder. Bu şehrin ekseriyyâ imâretleri cümle kayalar üzre vâki‘ olup cümle bâğ-ı İremleri aşağı nehr-i Furât kenarında vâki‘ olmuşdur. Ve nehr-i Furât üzre ibret-nümâ Burma köprü bu şehre karîbdir. Kal‘ada ve aşağı şehirde cümle (---) bin aded hâk-i pâk ile mestûr âbâdân [u] ma‘mûr hâne-i zîbâlardır.
EÇS III 81b–82a
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ (---) câmi‘ (---) (---) (---) bunlardan gayri mesâcidlerdir. 82a Üç medrese ve kırk mekteb-i sıbyânı vardır.
EÇS III 82a
Der-sitâyiş-i sanâyi‘ât [u] me’kûlât [u] meşrûbât-ı şehr-i Eğin: Evvelâ diyâr-ı Acem'de Şîrâz yayından sonra diyâr-ı Rûm'da Eğin yayı meşhûr-ı âfâkdır. Bir esvâk-ı sultânîsi serâpâ yaycılardır ve halkı ekseriyyâ kemândâr olduklarında esmâ-yı büldân içre bu şehre "Dâr-ı kemândârân" derler. Cümle askerisi ve Ermenî re‘âyâları dahi cümle sînekeş [ü] kemânkeş [ü] serkeş dilâver [ü] serverlerdir. Cümle (---) aded esvâk-ı sultânîlerdir.
EÇS III 82a
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı Eğin :
EÇS III 82a
Andan cânib-i şarka imârlık içre 7 sâ‘atde,
EÇS III 82a
Evsâf-ı şehr-i kadîm, Arz-ı Mukaddes-i azîm, taht-ı Urbân kal‘a-i Arabkîr-i kadîm
EÇS III 82a
Evvelde bânîsi ma‘lûm değildir. Lakin Hazret-i Risâlet-penâh yedi sinne bâliğ iken Arab Hâtem-i Tayy Medâyin'de Enûşirvân derdinden Mekke'ye gelüp Hazret-i Resûl'e buluşup Hazret'in dedesi Abdülmuttalib yüz yigirmi yaşında idi. Anların izniyle bu Hâtem-i Tayy bu Arabkîr'e gelüp mesken edinüp Enûşirvân tasaddurundan halâs olup bu Arabkîr'de asker sâhibi olup Enûşirvân üzre zafer bulup bu Arabkîr'i mâl-ı ganâ’im-i Enuşirvân ile imâr etdüğünden Arabkîr derler. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Âl-i Selçukiyân destine girüp andan sene 816 târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed destine girüp Süleymân Hân tahrîrî kânûnı üzre Sivas eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı (---) akçedir. Timar (---) ve ze‘âmeti (---) ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda cümle iki bin müsellah asker olur. Ber-vech-i adâlet paşasına on bin gurûş olur. Üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Senevî iki bin gurûş hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve kethüdâyeri ve yeniçeri-serdârı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve muhtesibi ve şehir subaşısı vardır.
EÇS III 82a–82b
Eşkâl-i kal‘a-i Arabkîr: Bu kal‘a-i Arabkîr'i Hâtem-i Tayy edüp yedi sene zabt [u] rabtında olup bu diyârın halkını bây edüp ihsân [u] in‘âmiyle mâl-i Kârûn'a müstağrak edüp yine Anûşirvân üzre asker-i Urbân çeküp Şâm kurbunda Müzeyrîb nâm kal‘aya varup şehr-i Busrâ üzre vardıkda Enûşirvân mürd olduğu haberi gelüp Mekke'de dahi Hazret'in ceddi Abdülmuttalib vefât etdüğü haberi gelüp bu mahalde Hâtem-i Tayy dahi vefât etdi. Enûşirvân ve Abdülmuttalib ve Hâtem'in vefâtları bir haftada vâki‘ olup Hâtem Müzeyrîb kurbunda medfûndur. Ba‘dehû Arabkîr'i Bermekiyân zabt edüp Arabkîr dibine nehr-i Furât'ı cereyân etdirüp cemî‘i sahrâları reyy edüp imâr etdi. Arabkîr'in bir cânibinden (---) çay cereyân edüp nîm sâ‘atde nehr-i Furât'a mahlût olur. Kal‘ası (---) üzre (---) . 82b
EÇS III 82b
Andan yine taraf-ı şarka sâ‘atde,
EÇS III 82b
Menzil-i karye-i Dutluca: Nehr-i Furât kenarında ma‘mûr köydür ve geçit başıdır. Bu mahalde nehr-i Furât-ı azîmi kelekler ile geçüp bundan ötesi gayri eyâlet-i azîm-i Diyârbekir'dir ve Çemişkezek sancağı hudûdudur. Bu mahalde bir karyede mihmân olduk, ammâ ismi hâtırda değildir. Andan yine düz sahrâ içre cânib-i şarka (---) sâ‘atde nehr-i Murâd'ı gemilerle geçüp karşu tarafda yine Diyârbekir hâkinde,
EÇS III 82b
Menzil-i karye-i Aşıvan: Harput hudûdunda bu mahalde nehr-i Furât ve nehr-i Murâd birbirine yakın geçdiği mahaldir. Zîrâ birbirine bir menzil ba‘îdde Çat nâm mahalde mahlût olurlar. Anınçün Murâd ve Furât bir günde geçilir. Mezkûr, karye-i Aşıvan, Ermenî köyüdür. Murâd kenarında bâğsız ve bâğçesiz ma‘mûr kend-i azîmdir. Andan şarka (---) sâ‘atde,
EÇS III 82b
Karye-i menzil-i Bağnik: Hârbîd nevâhîsinde bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘li Müselmân köyüdür, ammâ gâyet ma‘mûrdur. Aşıvan ile ve Habusı köyüyle hâkleri müşâ‘dır. Andan sâ‘atde,
EÇS III 82b
Evsâf-ı vilâyet-i Hüsn-ziyâd-ı şehr-i mezîd, belde-i Hârbîd ya‘ni kal‘a-i Harput