İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS III 160a
Ve çeşme-i Beğlerbeği ve ayn-ı Sokollu Mehemmed Paşa ve çeşme-i Tahtalkal‘a, Allahu a‘lem Koca Murâd Hân'ındır, hele ma‘lûmum değildir.
EÇS III 160a
Ve çeşme-i Kâsım Paşa ve çeşme-i Eşe Kadın,
EÇS III 160a
Der-beyân-ı sebîlhâne-i cân-sitân
EÇS III 160a
Cümle (---) ad[ed] selsebîl-i âb-ı revândır. Ammâ cümleden mükellef ve müzeyyen Arastabaşı'nda Selîm Hân sebîli, andan Üçşerîfeli kapusu dibinde Kızlarağası Mustafâ Ağa sebîli, mahall-i izdihâmda binâ olmağın dâ’imâ atşândan hâlî değildir. Şâhrâha nâzır pençeresi üzre celî ve müzehheb hat ile târîhi budur:
EÇS III 160a
Dedi târîhini ashâb-ı safâMâ-i Kevser oldu dünyâya sebîl. sene 1000.
EÇS III 160a
Andan Alî Paşa sebîli
EÇS III 160b
Der-vasf-ı esmâ-i mahallât-ı Edirne-i âbâdan
EÇS III 160b
Cümle 14. 4 aded mahalle-i imâristândır. İbtidâ kal‘a içinde on dörd mahalledir. Beş mahallesi Yahûdî ve on mahallesi kefere-i Rûm ve tekye-i Pehlivânân kurbunda bir mahalle-i Müselmânân ve Topkapusu dâhilinde yine bir ehl-i îmân var ve beş mahalle kavm-i Kıbtiyân-ı Lecûcân var. Şeb [u] rûz gavga ve feryâdlarından geçilmez. Bu mahallâtlardan mâ‘adâ yine varoş-ı azîmde cümle (---) aded mahelle-i müslimîndir.
EÇS III 160b
Esmâ-i mahallât-ı şehr-i Edirne
EÇS III 160b
Evvelâ mahalle-i Hünkâr ve mahalle-i Sarây ve mahalle-i Murâdiyye ve mahalle-i Taşlık ve mahalle-i Kıyık ve mahalle-i Selîmiyye ve mahalle-i Eski Câmi‘ ve mahalle-i Üçşerîfeli ve mahalle-i Mahkeme ve mahalle-i Arasta ve mahalle-i Fildamı ve mahalle-i Kâsım Paşa ve mahalle-i Timurtaş Paşa ve mahalle-i Kızılminâre ve mahalle-i Eşe Kadın ve mahalle-i Dârü'l-hadîs ve mahalle-i Katırhânı ve mahalle-i Beğlerbeği ve mahalle-i Sarrâchâne ve,
EÇS III 160b
Der-beyân-ı sarây-ı selâtîn-i Âl-i Osmân
EÇS III 160b
Evvelâ Sultân Selîm câmi‘i kurbunda Kavak meydânı nâm mahalde binâ olunan,
EÇS III 160b
Eski sarây: Fâtih-i Edirne Gâzî Hudâvendigâr'ın ibtidâ-i fethde binâsıdır. Kefere kralı Manyas Kapusu kurbunda sâkinlerimiş. Ba‘dehû bu Eski Sarây, Çelebi Sultân Mûsâ b. Yıldırım Hân tevsî‘ edüp kal‘a-misâl burc [u] bârûsun bir sûr-ı azîm seng-binâ bir sarâyı ra‘nâ etdi. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin adım ihâta eder. Şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir mihmânsarây-ı sultândır. Dîvârlarının kaddi yigirmi zirâ‘dır. Cânib-i şimâle bir aded hadîd bâb-ı hümâyûnu vardır. Ba‘dehû Süleymân Hân Engürüs seferlerine rağbet etmeğile bu sarây ve yeniçeri odalarını imâr edüp kırk bin yeniçeri âmâde ve altı bin gılmân-ı hâssa bu sarâyda karâr-dâde olmağıçün bu sarây-ı atîkde dîvânhâne-i âlîler ve hâsoda ve büyük ve küçük ve hazîne ve kilâr ve doğancılar ve seferliler odalarıyla âbâdan etdi. Ammâ bâğ u bâğçesi yokdur. Lâkin âb [u] hevâsı bir mürtefî‘ zemînde olmağıla latîf ü mu‘tedil hevâdır. Târîh-i binâsı sene 767. Âsitâne-i kadîm olmağın bunda neşv ü nemâ bulup perveriş olan gılmân-ı hâssa ve sâ’ir huddâmân-ı enderûn [u] bîrûnlar elbette ve elbette berhûrdâr-ı ömr olup sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olurlar. Ve kânûn-ı Süleymân Hân üzre bu sarây-ı kadîmde üç bin gulâm-ı hâs tâ‘at u ibâdâta meşgûl olup tekmîl-i fünûn edüp üç senede bir yollarıyla Âsitâne-i sa‘âdete gelüp mertebelerince Yeni Sarây'a girüp hizmet-i şehriyârîde olurlar. Sarây-ı Atîk-i Edirne böyle bir nazargâh-ı selâtîndir. İnkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmân'da âbâdân ola.
EÇS III 160b
Der-sitâyiş-i bâğçe-i hâssa, ya‘nî selâtîn-i Âl-i Osmân der-şehr-i Edirne-i âbâdân
EÇS III 160b
Kadîm-i evvelde İdrivne kral-ı dâllinin şikârgâhı bir hıyâbân-ı kûyâğistân bir koru-yı kân-ı gülistân idi. Ba‘de'l-feth Şehîd Murâd Hân halkdan münzevî olup tâ‘at [u] ibâdet içün bir savma‘a ve câ-be-câ ba‘zı maksûreler inşâ edüp imâr eder. Andan Ebü'l-feth pederi Koca Murâd Hân-ı Sânî bu bâğ-ı İrem içre nehr-i Tunca kenarınca niçe tâk-i Havernâklar ve niçe tâk-i nüh-tâk-i tumturaklı kulleli kasr-ı âlîler ihdâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ-ı İrem mânend-i Peçevî-yi dilcû-yı Sirem olup tâ Sultân Süleymân Hân asrına gelince devlet-i Âl-i Osmân şân u şöhret [ü] şevket bulup yevmen fe-yevmen terakkîde olmağıla Süleymân Hân diyâr-ı Alaman gazâlarına rağbet etmeğile bu Edirne'yi âşiyân edinüp bu mekân-ı mübârekden her tarafda olan düşmânlarına süzülüp şikâr alup yine bu Edirne âşiyânında meştâ verirdi. Ol ecilden bu sarâyı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân eyledi kim gûyâ ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cînân oldu.
EÇS III 160b
Der-beyân-ı zemîn-i bâğçe-i hâssa
EÇS III 160b–161a
Şehr-i Edirne'nin cânib-i şimâli hâricinde bir pespâye zemîn-i çemenzâr [u] lâle‘ızârda nehr-i Tunca cânib-i etrâfın ihâta etmiş cezîre cezîre bir vâsi‘ mahsûldâr arz-ı hevâdâra vâki‘ olmuş bir cinîn-i gaytân-ı Âl-i Osmân'dır. Bir tarafı tâ Sarrâchâne cisrine varınca evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı bîd ü çınar u servî ve kavak u karaağaç ile zeyn olmuş bir mişezâr-ı gül‘ızârdır. Bu hıyâbân içre ecnâs-ı mahlûkâtdan niçe hûş u tuyûr-ı vahşî cânavarlar mâl-â-mâldir. Ve bu bâğın cânib-i cenûbu bir çemenzâr-ı azîm 161a sahrâ-yı hâmûndur kim ol tarafa mekşûf bâb-ı hümâyûndur.
EÇS III 161a
Anın kurbunda kasr-ı adâletdir kim mezkûr sahrâ-yı çemenzârın tâ vasatında evc-i semâya ser çekmiş bir sütûn-ı bâlânın tâ zirvei a‘lâsında bir altun top vardır. Ol topa cemî‘i kemândârân [u] silâhşor-ı pehlivânân hadeng ü tüfeng-endâzlık edüp huzûr-ı şehriyârîde arz-ı mahâret edüp ihsân [u] in‘âm-ı pâdişâhî ile behremend olurlar. Ve bu bâğçenin cânib-i şimâlindeki sahrâda hâs-âhûrlar ve gûnâ-gûn istabl-ı anterîler ile ma‘mûr bir fezâ-yı devâbâtdır.
EÇS III 161a
Ammâ bu bâğın cânib-i erba‘asında kal‘a-misâl dîvârları yokdur. Zîrâ her tarafı deryâ-misâl nehr-i Tunca ihâta etdiğinden dîvâra ihtiyâcı yok, {bir kat dîvâr-ı metîndir} ve bostâncıbaşı üç bin aded bâğbân ile şeb [u] rûz dîdebândır. Dâ’imâ hâfızı Hudâ-yı Nigehbândır. Ve cânib-i şarkîsi bir vâdî-i çemenzârda namazgâh-ı mü’minândır. Ammâ derûn-ı bâğçede kal‘a-misâl harem-i hümâyûndur. Cümle tavâşiyân ile dârüssâ‘âde ağası anda hâdimândır. Ammâ bu cinân-i İrem içre cümle binâlardan âlî kasr-ı (---) (---) Hândır. Evc-i semâya ser çekmiş bir kâ‘a-i cihân-nümâdır kim vasfında lisân kâsırdır. Cümle yedi tabakadır. Her katında müte‘add[id] hücreler ve şâhnişînler ve fıskiyye ve havzlar ile ârâste bir kasr-ı İrem'dir.
EÇS III 161a
Ba‘dehû {Sene 1021} Ahmed Hân kasrı, andan Murâd Hân-ı Râbi‘ kasrı ma‘mûrdur. Lâkin sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ sayd [u] şikâra mâ’il olmağıla ekseriyyâ evkâtları bu şehr-i Edirne'de mürûr edüp memâlik-i Erdel'i ve diyâr-ı Alaman'da kal‘a-i Uyvar'ı ve cezîre-i Girid'de kal‘a-i Kandiye'yi bu Edirne şehrinden serdâr-ı mu‘azzamlar gönderüp feth ederdi. Bâ-husûs sene (---) târîhinde Leh diyârının hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni olan kal‘a-i Kamaniçse'yi bizzât kendüleri âsaf-ı Berhiyâsı olan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa serdârıyla gidüp (---) günde Kamaniçse kal‘asın emân vermeyüp feth etdi. Ve cânib-i erba‘aya serdârlar ta‘yîn edüp kal‘a-i İlvov ve kal‘a-i Çehriniçse ve kal‘a-i Omaniçe ve kal‘a-i İççeriz bu kal‘a-i Lubinye ve kal‘a-i Horodok, bunun emsâli yetmiş altı pâre kal‘a-i gevher-nigûnları feth edüp niçe bin aded bikr-i nâ-şüküfte üsârâ ve gılmânlar ve niçe kerre yüz bin lâ-yu‘ad mâl-ı firâvânlar ile yine şehr-i Edirne'ye dâhil olup gazâ mâlıyla bu Edirne bâğçesin ve Akbınar nâm mesîregâhın ve Hıdırlık nâm teferrücgâhın ve'l-hâsıl yetmiş aded bâğ-ı İremezâtları bu gazâ mâllarıyla imâr edüp Edirne bâğçesi eyle oldu kim hâlâ bu edîm-i arzda eyle bir ürdibehişt yokdur. Meğer Alaman diyârında Nemse çesarının Peşpehil şehri bâğı ola.
EÇS III 161a
Ammâ bu Edirne şehrinde olan şükûfe ve ezhâriyyât makûlesinden gül ü sünbül ü müşk-i Rûmî ve lâle ü benefşe ve sünbül-i Hıtâyî ve reyhân u yâsemen ve erguvân ü zerrîn ve nerkis ü zanbak ve nesrîn ü şebboy ve şakâyık [u] karanfil ve bunların emsâli niçe bin elvân müşk-bû şükûfeler ile bezeyistân olmuş bir gaytândır.
EÇS III 161a
Bâ-husûs bunda olan eşcâr-ı müsmirrâtın gûnâ-gûnu Konya Merâmı'nda ve Malâtiyye Aspozusunda ve Adaliyye'nin Istanaz'ında yokdur. Zîrâ bu hadîka-i hıyâbân nazargâh-ı Sultân Mehemmed Hân'dır. Hulâsa-i kelâm bu bâğın evsâfında lisân kâsırdır, ammâ bu hakîr küstâhâne deryâda katre ve güneşde zerre mikdâr tahrîre cür’et etdik. Zîrâ birkaç gün meks etmede ancak bu kadarca ahvâlât-ı Edirne'ye vâkıf olabildik. Kemâl mertebe dakîki üzre dikkat etmek mümkün olmayup Arapça deyü muhât-ı ilm-i râkımu'l-hurûf olunan bu mertebe evsâfıyla iktifâ edüp tayy-ı kelâm olundu, ve's-selâm.
EÇS III 161a
Ammâ ilâ hâze'l-ân bu bâğçe-i ibret-nümâdan hâlâ sa‘âdetlü pâdişâh ile sayd [u] şikârâ ve gazâ-yı küffâra gılmân-ı hâsdan on iki bin cirid altı müsellah ve mükemmel huddâmân-ı cüvân pehlivânân süvâr-ı küheylân olup kafadâr-ı sultân olurlar. Bir târîhde bu sarây-ı İrem bu gûne imâr olmamışdır, derler. İnkırâzu'd-deverân dahi ma‘mûr [u] âbâdân ola, âmîn yâ Müste‘ân.
EÇS III 161b
Evsâf-ı sarây-ı vüzerâ vü vükelâ ve kibâr [u] a‘yân der şehr-i Edirne-i âbâdân
EÇS III 161b
Cümle (---) aded kârhâne sarây-ı azîmler ve gayri hânedânı kadîmlerdir. Mâ‘adâ büyût-ı a‘yân-ı ulemâ ü sulehâ ve e’imme ü hutebâ ve sâ’ir vasatü'l-hâl olan ehl-i sûk u ehl-i tüccârın hâne-i Külbe-i ahzânlarıdır kim cemî‘i imâristânı serâpâ ahmer-gûn kiremit örtülüdür.
EÇS III 161b
Ve Selîm Hân minâresine bu hakîr çıkup şehrin enderûn [u] bîrûnuna im‘ân-ı nazar ile nazar edüp tâ ilâ nihâyet-i medd-i basarda bu şehrin imâristânı üzre yüz kırk sekiz yerde kurşum örtülü imâristân var.
EÇS III 161b
Ve cümle (---) minâre-i bânghâne nümâyân idi. Sâ‘ir ebniye-i ibret-nümâlar dahi esnâfıyla tahrîr olunur.
EÇS III 161b
Ammâ bu şehr içre pâdişâhlara mahsûs olup tahrîr olunan iki aded sarây-ı azîmeynlerden mâ‘adâ üç yüz kırk aded sarây-ı vüzerâdır.
EÇS III 161b
Evvelâ cümleden Sokullu Mehemmed Paşa sarâyı üç yüz altmış aded hücre ve kâ‘alar ve müte’addid dîvânhâneler ve hazv u şadırvân ve enderûn-ı bîrûnunda hammâmeyn ile ma‘mûr bir sarây-ı azîmdir. Havlı-i vâsi‘inde cirid meydânıdır.
EÇS III 161b
Andan Makbûl İbrâhîm Paşa sarâyı ve Beğlerbeği sarâyı ve Bülehnikli Hüseyin Paşa sarâyı ve Şakşakî Paşa sarâyı ve Ferrûh Paşa sarâyı ve Selîmiyye Mu‘temedi Mü’eyyed Paşa sarâyı ve Rüstem Paşa sarâyı ve Mahmûd Paşa sarâyı ve Mihal Beğ sarâyı ve Defterdâr İsmâ‘îl Efendi sarâyı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa sarâyı ve Zağanos Paşa sarâyı ve Halîl Paşa sarâyı ve İshâk Paşa sarâyı ve Mezîd Paşa sarâyı ve Kadı‘asker sarâyı ve Bostâncıbaşı Sinân Paşa sarâyı
EÇS III 161b
Ammâ Mehemmed Hân-ı Râbi‘de imâr olan sarâylar bunlardır. Evvelâ Köprülü Mehemmed Paşa sarâyı ve Kıbleli Paşa sarâyı ve Defterdâr İbrâhîm Paşa sarâyı ve Defterdâr Ahmed Paşa sarâyı ve Nişâncı Paşa sarâyı ve Musâhib Mustafâ Paşa sarâyı ve Re’îsü'l-küttâb Şâmîzâde sarâyı ve Rûznâmeci Alî Efendi sarâyı ve Vânî Efendi sarâyı ve derûn-ı kal‘ada Yeniçeri Ağası sarâyı ve Hasan Paşazâdeler sarâyı
EÇS III 161b
Ma‘lûmumuz olan sarây-ı azîmler bunlardır, ammâ cümle la‘l-gûn kiremit örtülüdür. Ammâ Yeni Sarây ve Eski Sarây mülûk [u] selâtîn içün olmak ile cümlesin ma‘mûr ede.
EÇS III 161b
Bunlardan mâ‘adâ cümle bâğ u bâğçeli ve havz u fevvâreli ve dollâb-ı sâkıyyeli hânedân-ı a‘yân [u] eşrâfdır.
EÇS III 161b
Der-sitâyiş-i sarây-ı kârbân, mihmânhâne-i âyende vü revendegân
EÇS III 161b
Binâ-yı hasbî ya‘nî rızâ-yı Rahmân kârbânsarây-ı azîm cümle elli üçdür. Meşhûr-ı âfâk olan bunlardır.
EÇS III 161b
Evvelâ Kârbânsarây-ı Murâdiyye ve Yıldırımiyye ve Mehemmediyye ve Koca Murâdiye ve Selîmiyye ve Bâyezîdiyye ve Kârbânsarây-ı Alî Paşa.
EÇS III 161b
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
EÇS III 161b
Eşe Kadın hânı kâmil iki yüz ocakdır. Havlısının bir tarafında içli taşlı harem hücreleri var. Istablı bin aded at alır. Ve taşrasında evc-i semâya ser çekmiş bir güvercinliği yüz katar-ı katır alır. Cânîb-i erba‘ası soffalardır. Dahi taşra haremi bin aded ester ü üştür alır gûyâ kal‘a-misâl bir hân-ı pür-me’âldir. Şâhrâh üzre cânib-i şimâle nâzır bir demir kapusunun atebe-i ulyâsı üzre târîhi budurr:
EÇS III 161b
Temâşâ eyleyüp Kesbî dedi itmâmına târîh
EÇS III 161b
Yapıldı hân-ı Sultân Ahmed oldu bî-bedel âbâd.