İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IV 192a–192b
Karye-i Çökeç: Şiddet-i şitâdan gidemeyüp bu karye-i Çökeç'de çökdük. Yüz hâneli 192b ma‘mûr köydür ve hâss-ı hümâyûndur. Ammâ cümle halkı şâhsevenlerdir. Bunda bu kadar asker sığamayup cümle köylere perîşân oldular. Andan yine taraf-ı şarka 5 sâ‘atde,
EÇS IV 192b
Menzil-i kal‘a-i Hekimhânı: Mısır diyârından Hâkim Bi-emrillah'ı Hısn-ı Mansûr'a nefy-i beled etdiklerinde bu mahalle memerr-i nâs emn [ü] emân olsun deyü Hâkim Bi-emrillah bu hânı binâ etdiğinden Hâkim hânı'ndan galat Hekimhânı derler. Sivas hâkinde yine Türkman yaylağı içinde bir hân-ı atîkdir ammâ derbend-i çalındır mahallidir. Yanında âbâdânı ba‘îd olduğundan yüz iki yüz âdem konmağa havf ederdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vezîr-i âsaf-re’yi olan Köprülü Mehemmed Paşa bu mahalle bir kal‘a-i metin binâ edüp içine cebehâne ve üç yüz neferât ve dizdâr koyup demir kapuların sedd edüp âyende vü revendeyi kal‘a neferâtları Malatıyye ve kasaba-i Ulaş'a ulaşdırmağa me’mûrlardır. Ve üç yüz hâne binâ edüp cümle ahâlîsi kamu tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellemlerdir kim bu şâhrâhlar emn [ü] emân olalar. Bir câmi ve bir hân ve hân-ı atîki âbâdân ve bir hammâm-ı dilsitân ve yüz mikdârı dükkân inşâ edüp üzerlerine mütevellîyi hâkim nasb edüp günden güne imâr olmada. Bâğlı ve bâğçeli, âb [u] hevâsı latîf kal‘a-i cedîddir. Hudâ dahi ziyâde imâr ide. Andan yine şark tarafına 7 sâ‘atde,
EÇS IV 192b
Menzil-i karye-i Hasan Badrak: Bu Malatıyye hudûdunda iki yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hânlı ma‘mûr karyedir. Ammâ şiddet-i şitâ olmağile askerin tekâlîfine tahammül edemeyeceklerini bilüp {ehl-i beled} evlerin mâllarıyla bırağup dağlara firâr etmişlerdi. Cümle asâkir-i Melek Ahmed Paşa bunda hayli zahmet çeküp atlar sabahdan aç kaldılar. Hikmet-i Hudâ bu hakîr câmi‘in minâresine çıkam derken bir çuval arpa ve bir garar saman bulup atlarım ıyd-ı adhâ etdi. Bu kurâ halkı dahi şâhsevenlerdir. Ammâ câmi‘i Sultân Uzun Hasan'ın olmak ile Hasan Badrık derler. Türkman mâbeyninde Sultân Hasan'a Badrık lakab komuşlardır. Zîrâ sene (---) târîhinde Tercân sahrâsında Uzun Hasan Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzî ile ceng-i azîm edüp iki kerre yüz bin âdemi dendân-ı tîğ-ı Mehemmed Hân'dan geçüp yüz bini esîr-i pây-beste olup hatta oğlu Ya‘kûb Şâh da esîr oldu. Uzun Hasan Şâh-ı gümrâh yetmiş âdem ile firâr edüp cânib-i Âzerbaycân'da halâs edüp inhidâmına târîhdir:
EÇS IV 192b
"Butlanu keydü'l-hâ’inîn" Sene [818].
EÇS IV 192b
Uzun Hasan firâr etdüğinden Türkman ana badrak derler. Lisân-ı Türkman-ı Moğolîde lûgat-i kadîmdir. Anınçün Kırım halkına Nogay Tatarları cümle badrak derler. Zîrâ Tohtamış Hân ile Timur Kırım cezîresinde ceng-i azîm edüp Kırım halkı yan verüp firâr etdikleriyçün Kırım halkına da badrak derler. Ammâ bu Hasan Badrak Uzun Hasan Şâh asrında gâyet imâr imiş. Andaki câmi‘ hâlâ müzeyyen ve ma‘mûr câmi‘-i pür-nûrdur. Ammâ cemâ‘atden garîb bir minâreli ve bir kubbe-i mînâlı câmi‘-i pür-enverdir. Bu hakîr kıble kapusu yesârında celî hat ile Arapça deyü tahrir etdim.
EÇS IV 192b
Andan yine cânib-i şarka gidüp 6 sâ‘atde,
EÇS IV 192b
Evsâf-ı Dâr-ı Rukbetiyye, ya‘nî kal‘a-i Malatıyye
EÇS IV 192b
Diyâr-ı Rûm'dandır. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derler, şehr-i kadîmdir. İbtidâ Hazret-i Yûnus aleyhisselâm şehr-i Musul'da iken anların ta‘lîmiyle anlara imân getiren Rukbe nâm kayser dâr-ı emn olmağiyçün bu Malatıyye zemîninin âb [u] hevâsın beğenüp bir kal‘a inşâ edüp bir bender şehr-i azîm oldu. Ba‘dehû niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp Hazret-i Risâlet-penâh asrında Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Rakka ve Rûm ve bu Malatıyye Enûşirvân-ı âdil hükmünde iken ol kadar ma‘mûr oldu kim "Dâr-ı Rukbe" deyü cihân-ârâ bir şehr-i azîm idi. Niçe kerre Hârûnu'r-Reşîd bu Malatıyyeyi muhâsara etdi, âhir bî-feth avdet etdi. Hikmet-i Hudâ hicret-i nebeviyyeden iki yüz sene mürûrunda Hazret-i Ömer radıyallahu anh evlâdlarından Emîr Ziyâd ve onun oğlu Emîr Lokmân ve onun oğlu Emîr Ömer iki yüz bir asker-i İslâm ile gelüp bu kal‘ayı muhasara etdi. Bi-emri Hayy-ı Kadîr kırk yedinci günü Seyyid Battâl Gâzî'nin pederi Hazret-i Hüseyin Gâzî tarafından feth oldukda Emîr Ömer bu kal‘ayı temlîk üzre fethine sebeb olan Hüseyin Gâzî'ye ihsân edüp dâr-ı rukbe iken dârü'l-hilâfe oldu.
EÇS IV 192b
Ba‘dehû Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî bu şehirde vücûda gelüp dâr-ı gâzîyân oldu. Ba‘dehû hicret-i nebeviyyenin iki yüz otuz dokuzunda Alina Tekür Malatıyye'ye istîlâ edüp sene-i mezbûrda hulefâ-yı Abbâsiyân'dan Yahyâ b. Alî halîfe iken Hüseyin Gâzî hayâtda idi ve oğlu Battâl Ca‘fer Gâzî bile idi. Cümle elli bin askerle yine Malatıyye'yi ceng-i azîm ile feth edüp kal‘asına bir dahi küffâr tama‘ etmesin içün esâsından münhedim etdiler.
EÇS IV 192b–193a
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
EÇS IV 193a
{Gerü sahifedeki Malatıyye bânîsi evsâfı bu mahalle tahrîr oluna}.
EÇS IV 193a
Ba‘dehû ümerâ-yı Dânişmendiyye'den Emîr Muhammed b. Dânişmend ibn Melik Gâzî kim fâtih-i kal‘a-i Nîkhisâr, ya‘nî Niksar'dır, bu Muhammed-i Dânişmend bu Malatıyye'nin âb u hevâsından ve bahâdır ve şecî‘ tüvânâ fetâlarından hazz edüp ve şehr-i Battâl Gâzî olmağile niçe yüz kise-i Irâk'ı harc edüp sene 583 târîhinde bir kal‘a-i mu‘azzam binâ etdi kim, hâlâ imâr olan kal‘a-i Malatıyye oldur. Yine niçe devletin destine girüp âhir Diyârbekir halîfesi (---) (---) ile Mar‘aş kimi Zülkadir "Bu Malatıyye senindir, benimdir!..." deyü mücâdele esnâsında Malatıyye ekrâdları isyân [u] tuğyânda olup Âl-i Osmân diyârlarında Amasiyye ve Sivas tarafların nehb ü gârete başladılar. Âhir-ı kâr bu ahvâl-i diyergûn Bursa'da Yıldırım Hân'a mün‘akis olup yıldırım-misâl yerinden şakıyup yüz bin asker ile kal‘a-i Malatıyye'yi muhâsara edüp bilâ emân sene 800 târîhinde Yıldırım Hân fethidir.
EÇS IV 193a
Ba‘dehû Timur gelüp Amasiyye'den bî-feth avdet edüp bu Malatıyye'ye istilâ edüp meştâ verdi. Hulâsa-i kelâm bu vakf-ı dünyâdır, elden ele kalmada bir acûzedir. Ancak mülk, ol Mâlikü'l-mülk [ü] Vâhid-i Kahhâr'ındır. Ancak fakîr insân bir endîşe-i hâma düşmüş ebdândır.
EÇS IV 193a
Ba‘dehû sene 921 târîhinde Sultân Süleymân tahrîr edüp Mar‘aş eyâletinde hâlâ sancak beği tahtıdır. Kânûn üzre beğinin hâss-ı hümâyûnu 500.000 yük akçedir ve beş yüz askerle hükûmet edüp beher sene kendüye seksen kîse hâsıl edüp sefer eşer. Taht-ı livâsında ze‘âmeti yedidir ve timârı 276. Cümle erbâb-ı zu‘amâ cebelüleri ile sekiz yüz asker olup paşası sancağı altında sefer eşerler, ammâ güzîde askerdir ve alâybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve beşinci hâkimi şer‘-i Resûl-i mübîn tarafından üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı atîkdir.
EÇS IV 193a
Cümle nevâhîleri (---) aded Kürdistân ve Türkmanistân kurâlarıdır. Bu kurâlardan beher sene ber-vech-i adâlet kadıya yigirmi kîse-i Rûmî olur. Altıncı hâkim-i şer‘î şeyhülislâmdır. Yedinci hâkimi nakîbü'l-eşrâfdır. Sekizinci şehir nâ’ibi, dokuzuncu zâbiti şehir muhtesibidir. Onuncu şehir voyvodasıdır. On birinci harâc ağasıdır. On ikinci Malatıyye muhassılıdır kim beğ kadar asker ile süvâr olup salb-ı siyâset edüp (---) yük akçe mâl-ı pâdişâhî tahsîl eder. On üçüncü emîn ağadır, on dördüncü şâhbenderdir, on beşinci sipâhiyân kethudâyeridir. On altıncı yeniçeri serdârıdır. On yedinci kal‘a dizdârıdır. On sekizinci hâkim hâne-i avârız ağasıdır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---).
EÇS IV 193a–193b
Kürdistân ve Türkmanistân vilâyeti olmağile bu hâkimler hükûmet edüp mâl-ı pâdişâhî tahsîl edüp adl [u] adâlet ederler. 193b
EÇS IV 193b
Sebeb-i tesmiyye-i şehr-i kadîm Malatıyye: Lisân-ı Acem'de Aspuzan derler, efvâh-ı Türkman'da Malatya derler, lisân-ı Ekrâd'da Marâtıya derler. Lisân-ı Arab'da Maltiyye derler. Zîrâ kayâsıralar asrında bu Malatıyye Ermenîleri evlâd-ı Arab'a ihânet edüp üsârâları müte’ezzî etdiklerinden Maltiyye derlerdi. Lisân-ı Yunan'da Rukbe derlerdi. Anınçün beyne'l-müverrihân-ı Rûm bu şehre Dâr-ı Rukbe derler. Zîrâ ibtidâ bânîsi Yûnus Nebî ta‘lîmiyle ümmetinden Rukbe nâm kayser binâ edüp ba‘dehû kızı Aspuza nâm melîke imâr etdiğiyçün diyâr-ı Acem'de Aspuzan derler ve mezkûr Melîke Aspuz nâm bâğ-ı Merâm'da babası Kayser Rukbe ile bir gârda medfûnlardır. Ammâ füsehâ [vü] büleğâ-yı Rûm Malatıyye derler. Ammâ şehrin a‘yân [u] kibârlarının kavilleri üzre şehrimizin ismi Mal-ı âtiye'dir derler. Zîrâ dahme-i Efrâsiyâb bu Aspuzan dağlarında bulunup Efrâsiyâb "mâl âtiye" dediler. {Ya‘nî mâl geliyor" dediler. Efrâsiyâb bu şehre "Mâl-i âtiye" dedi.} andan galat-ı meşhûr evlâ olmağın defter-i pâdişâhîde Malatıyye derler.
EÇS IV 193b
Eşkâl-i kal‘a-i Malatıyye: Bu şehrin cânib-i erba‘asın kûh-ı bülendler ve cebel-i demâvendler ihâta edüp cânib-i kıblesi Aspuzan dağlarıdır. Niçe yüz âb-ı zülâller cereyân eder ve cânib-i,
EÇS IV 193b
Bu mezkûr cibâllerin mâbeyninde sehel derelü ve depelü vâsi‘ vâdî içre nehr-i Deyr-i Mesîh: Nehr-i Pül kenarında şekl-i muhammes Şeddâdî-misâl seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Mezkûr uyûn-ı cârî kal‘a dîvârını döğerek şimâl cânibinde cereyân edüp beş sâ‘at aşağı nehr-i Furât'a munsabb olur. Ammâ ibtidâ tulû‘u şehrin cenûbunda Aspuzan dağlarından hurûc eder bir uyûn-ı sağîredir. Ammâ derûn-ı kal‘adan bu nehre kayalar içre nüzûl olunur su yolu vardır. Hîn-ı muhâsarada mütehassın olanlar andan def‘-i atşân ederler. Lâkin kal‘ası bir bülend püşte üzre değildir, bir zemîn püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
EÇS IV 193b
{Bi-kavli müverrihân-ı Rûm hâlâ imâr olan Malatıyye kal‘asının sebeb-i binâsın [beyân eder]}
EÇS IV 193b
İbtidâ bânîsi sene 583 târîhinde el-Melikü'l-kebîr Muhammed ibn Dânişmend binâsıdır kim bunlara "Âl-i Dânişmendiyân" derler. Cümle (---) aded meliklerdir. İbtidâ tülû‘ları Mâverâü'n-nehir'den Âl-i Osmân'ın ceddi Süleymân Şâh ile Mâverâü'n-nehir'de diyâr-ı Mâhân'dan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî izniyle bin yedi yüz aded ta‘allukâtları ile ibtidâ diyâr-ı Rûm'a kadem basup nehr-i Furât'da gasl ederken mezkûr Süleymân Beğ gark-ı âb-ı Murâd olup murâd-ı merâmına vâsıl olup oğlu Ertuğrul babası Süleymân Şâh'ı nehr-i Murâd kenarında Ca‘ber Kal‘ası dibinde defn etdiler. Bu hakîre ziyâret etmek müyesser olmuşdur. Hatta târîhiyle mazbûtum olup bâlâda merkûmdur.
EÇS IV 193b
Ba‘dehû cemî‘i aşîret-i merhûm Süleymân Şâh beğliği oğlu Ertuğrul'a doğruldup "Bu yurd bize uğursuzdur, beğimiz bunda gark oldu." deyü Ertuğrul ile doğru Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn'e gelüp boy beği oldu. Ba‘dehû hikmet-i Hudâ ile sene 600 târîhinde Alâeddîn-i Selçukî inkırâz bulup Ertuğrul'u boy beği etdiler.
EÇS IV 193b
Andan Osmâncık beğ olup sikke [vü] hutbe sâhibi olup "Âl-i Osmâniyân" deyü nâm verdi. İnkırâzu'd-deverân devletleri müebbed ola.
EÇS IV 193b
Ezîn-cânib bu Malatıyye'yi binâ eden Muhammed-i Dânişmend dahi üç bin nefer tevâbi‘iyle Mâverâü'n-nehir'de Mâhân diyârından Ahmed-i Yesevî hazretlerinden me’zûn olup Osmâncık ecdâdı Süleymân Şâh ile Rûm'a kadem basmış idi. Süleymân Şâh gark olup oğlu Ertuğrul diyâr-ı Rûm'a doğru gitdikde bu Muhammed b. Dânişmend Murâd nehri sâhillerinde tavattun edüp bir çemenzâr u çerâgâh zemîn-i pür-giyâhât arz-ı vâsi‘ olmağile hayvânları ol kadar vefret üzre oldu kim hadd [ü] hasrların bilmez oldular.
EÇS IV 193b–194a
Bunların bu diyârda refâhiyyet-i hâtırların Mâhân diyârında sâ’ir kabâ’illeri istimâ‘ edüp niçe bin âdem Mâhân'dan gelüp bu Ca‘ber kal‘ası ve Ane ve Selme ve Balis ve Bomboç ve Rakka ve Urfa ve Birecik kal‘aları etrâflarında diyâr-ı Ermenden niçe yüz yerleri alan u talan ve küffârlarını nâlân etmeğe başladılar. Âhir kendülere bir cây-ı me’men ve cây-ı menâs olmağiçün sene 583 târîhinde merkûm Muhammed ibn Dânişmend bu Malatıyye kal‘asın müceddeden binâ etdi. Hâlâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Ammâ seng-tıraşları gâyet kebîrdir. Dîvârının kaddi yigirmi altı arşındır. Cümle (---) aded kulledir ve cümle (---) aded (---) dendân-ı bedendir ve cümle (---) aded bâb-ı hadîd-i cedîdlerdir. Evvelâ Alaca kapu, Süpürge kapusu, Meşak kapusu, Bâzâr kapusu, bunlar şâhrâh kapulardır. Şimâli deredir. Etrâfında handakı (---) ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil beş bin yüz adımdır. Ol kadar vâsi‘ değildir. Derûn-ı kal‘ada (---) câmi‘i ve mesâcidleri ve cebehânesi ve gılâl anbarları ve üç yüz kadar hâneleri ve dizdârı ve iç el olmak 194a ile yetmiş aded neferi vardır. Gayri imâret ve bezzâzistân yokdur. Cümle sûk-ı sultânî taşradadır. (---) (---)
EÇS IV 194a
Der-beyân-ı aded-i hânedân, der-imâret-i Malatıyye-i âbâdân: Cümle 5265 aded tahtanî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i a‘yân u eşrâf ve gayrı büyût-ı imâristândır ve cümle bâğlı u bâğçeli ve serâpâ hâk-i pâk ile mestûr gûnâ-gûn ma‘mûr büyût-ı kadîmlerdir kim bu varoş-ı azîmi müzeyyen etmişdir. Lâkin bu rıbâtın etrâfında kal‘a dîvârı yokdur, ammâ köşe başlarında tedrîbe kapuları vardır. Her gice bâbları mesdûd olur.
EÇS IV 194a
Der-sitâyiş-i aded-i esmâ-i mahallât-ı sâkinân: Cümle otuz iki mahalledir. Evvelâ meşhûr mahallesi Eskicum‘a'dır ve mahalle-i Câmi-i kebîr ve mahalle-i Emîr Ömer ve mahalle-i Sarây mahallesi ve mahalle-i Kızlar ve mahalle-i Hânkâh ve mahalle-i Toptaş ve mahalle-i Karahân ve mahalle-i Çermik ve mahalle-i Alacakapu ve mahalle-i Bostâncılar ve mahalle-i Küçük ve mahalle-i Ağazar ve mahalle-i Kürdler ve yedi mahalle kefere Ermenîler vardır, Yahûdîler asla yokdur.
EÇS IV 194a
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı ehl-i imân: Cümle otuz iki mihrâbdır, on ikisi câmi‘dir. Evvelâ Ulucâmi‘,
EÇS IV 194a
Der-ta‘rîf-i mesâcid-i muvahhidîn: Cümle yigirmi aded mahalle mescidleridir. Cümleden kadîm derûn-ı kal‘ada Emîr Ömer mescidi ve Karahân mescidi ve Sarây mescidi ve Kızlar mescidi ve Hânkâh mescidi ve Toptaş mescidi ve Çermik mescidi ve Alacakapu mescidi ve Bostâncı mescidi ve Bektaş Ağa mescidi ve Küçük mahalle mescidi ve Kürdler mescidi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 194a
Der-medh-i medâris-i âlimân: Cümle (---) aded medrese-i müfessirînlerdir. Evvelâ,
EÇS IV 194a
Der-sitâyiş-i dârü'l-kurrâ-yı Hazret-i Kur’ân: Cümle (---) aded kân-ı şeyhü'l-kurrâ, dâr-ı Furkân'dır. Evvelâ,
EÇS IV 194a
Der-vasf-ı dârü'l-hadîs-i peygamberân: Cümle (---) aded dârü'l-ulûm, kân-ı muhaddisân [u] müfessirândır.
EÇS IV 194a
Der-ayân-ı dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân: Cümle (---) aded nass-ı kâtı‘la "Kâlu'l-ilm (...) (...)" üzre mekteb-i tıflân-i ciğer-kûşe-i püserân ta‘lîmhâneleridir. Evvelâ Mekteb-i Sücâh İmâm ve Mekteb-i İvaz İmâm,
EÇS IV 194a
Der-şehr-i tekye-i dervîşân: Cümle (---) aded zâviye-i Halvetî ve Celvetî ve Gülşenî ve Rûşenî ve Nakşıbendî ve Kâdirî ve Râ‘î ve Rufâ‘î ve Bektaşîdir. Ammâ cümleden Bâğ-ı Aspuzu içinde tekye-i Hazret-i Seyyid Battâl Gâzî, bizzât kendüleri bunda tevellüd edüp nazargâh olmuşdur. Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa ta‘mîr ü termîm edüp tekye-i Bektaşîyân olmuşdur. (---) (---) (---).
EÇS IV 194a
Temdîh-i çeşme-i âb-ı revân: Cümle (---) aded uyûn-ı âb-ı hayvânlardır. Her çeşmesârların mâ-i zülâli tulû‘ları cümle bâğ-ı kûh-ı Ahkerden, ya‘nî Kömür dağlarından ve Deyr-i Mesîh aynından gelir.
EÇS IV 194a
Der-fasl-ı sebîl-i cânsitân: Cümle (---) aded sebilhânelerdir. Ammâ sevâd-ı mu‘azzam selsebîlleri gibi tekellüfleri yedi aded sebîlhâne-i âb-ı nâb vardır. Biri Silahdâr Mustafâ Paşa sebîlidir.
EÇS IV 194a–194b
Der-sitâyiş-i sarây-ı a‘yân: Cümle on bir aded hânedân-ı eşrâf-ı kübbârdır. Cümleden mükellef Paşa sarâyı ve Emîr sarâyı ve (---) 194b
EÇS IV 194b
Evsâf-ı aded-i sarây-ı kârbân: Cümle (---) aded kârbânsarâylardır, ammâ cümleden mükellef ve mükemmel kal‘a-misâl Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in makbûl silahdârı Mustafâ Paşa hânı, yüz yetmiş hücreli ve demir kapulu kârgîr kıbâblar ile ârâste olmuş hân-ı hâne-i bî-minnet hânedândır. Kapusu üzre âhir mısra‘ı târîhidir:
EÇS IV 194b
Oldu bu hân-ı cedînÂrâmgâh-ı bî-bedel, sene 1047 (---) (---)
EÇS IV 194b
Der-vasf-ı çârsû-yı bezzâzistân: Cümle (---) aded ma‘mûr [u] âbâdân esvâk-ı sultânîdir. Lâkin Şâm ve Haleb gibi kârgîr kurşumlu dekâkînler değildir. Ammâ yine cemî‘i zîkıymet kâlâ-yı vâlâ bî-minnet bulunur. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)