EÇS IV 194b
Manzara-i reng-i rûy-ı pîr [ü] civân: Ammâ hevâsının letâfetinden ekseriyyâ ricâl makûlesi kaviyyü'l-bünye olup müddet-i ömrleri yetmişe ve altmışa ermiş iken dişleri dürr-i meknûn gibi danedârdır ve kemâl mertebe müsinn olmuşken reng-i rûyları humret üzre zinde âdemlerdir.
EÇS IV 194b
Der-sitâyiş-i mahbûb u mahbûbe-i cihân: Âb u hevâsı hûb ve cüvânânları mahbûb u sâhib cemâl ve sâhib-i ân u latîfü'l-itidâl mahbûbları olur ammâ kûhistân-ı Kürdistân olmağile dilberânları meşhûr değildir ve Ekrâd nesli olmağile on seneye bâliğler iken güzeşte olur.
EÇS IV 194b
Evsâf-ı kibâr-ı eşrâf [u] a‘yân: Evvelâ Melek Ahmed Paşalı Emîn Bektaş Ağa hânedân sahibiyken hikmet-i Hudâ kendüyi kılca düşürüp helâk oldu.
EÇS IV 194b
Der-beyân-ı ulemâ-yı ebdân-ı hâzıkân: Gerçi Türkmanistân ve Kürdistân şehridir ammâ abâ vü ecdâdlarından istimâ‘ etdükleri edviye-i mücerrebler ile devâ eder hâzıkları var kim diyâr-ı Alman u Karaman'da eyle üstâd yokdur. Cümleden üstâd (---)
EÇS IV 194b
Der-medh-i üstâd-ı kâmil-i cerrâhân: Cümle yedi dükkândır. Cerrâh Usta Beşâret Kürd âdemidir, ammâ gâyet kâmildir.
EÇS IV 194b
Der-ayân-ı müstecâbü'd-da‘ve meşâyihân: Evvelâ Kürdistân olmağile bülüh ya‘nî Oğuz âdemleri çokdur. Evvelâ Kürd Atâ Dede, gündüz sâ’im ve gice [kaim]dir. Halkdan münzevî kimesnedir. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 194b
Der-vasf-ı güzîde-i şâ‘irân: Semt-i şark olmağile füsehâ-yı büleğâdan pâkîze-eş‘âr sâhibi çelebileri var. Evvelâ,
EÇS IV 194b
Der-vasf-ı kabâ-yı gûnâ-gûn-ı insan: A‘yân [u] eşrâfı semmûr kürk ve elvân soflar giyerler. Vasatu'l-hâl olanları çuka-i gûnâ-gûn Malatıyye bezi haftân-ı nilgûn giyerler. Ednâları şal ve şapik giyerler. Zenâne-i zengineleri muhayyer ferrâce ve yassıbaşı ile gezerler, {ammâ ekseri fukarâ havâtînleri beyâz car u ızâr ve burka‘ bürünüp sivri takye giyerler. Elbette ayaklarına sarı ve kırmızı çizme giyerler}.
EÇS IV 194b
Lehce-i mahsûs-ı Kürdistân: Ahâlîsinin lisânları Kürd ve Türk lisânı üzre tekellüm ederler, ammâ ba‘zı ıstılâhlarında niçe gûne kelâmları var. Meselâ; "hele met safâyı getir", ya‘nî "elbette bardağı getir", "hemesi pozandadır", "cümlesi bâğdadır" demekdir.
EÇS IV 194b
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı imâristân: Binâ-yı temâşâgâhı ibtidâ kal‘a-i ibret-nümâdır. Andan Paşa hânı, andan,
EÇS IV 194b
Sitâyiş-i hevâ-yı hûb-ı câvidân: Hevâsı gâyet latîfdir. Seyyâhân-ı berr u bihârların tavsîfi üzre Tebrîz-i Dilâvîz'in hevâsına müşâbihdir derler. Hakkâ ki, hevâsının kemâl-i i‘tidâlinden halkı zinde ve tenperverdir ve cümle server-i hünerverlerdir ve cümle Türkman u Ekrâdlardır.
EÇS IV 194b
Der-beyân-ı çâh-ı mâ-i hânedân: Cümle iki bin mikdârı bi’r-i âb-ı zülâlleri var. Bâğ u besâtînlerini saky etdiklerinden mâ‘adâ herkes hânelerinde vakt-i hâcetde kuyu suyu isti‘mâl ederler. Gerçi çâh-ı mâlara ihtiyâcları yokdur ammâ her hânede birer kuyu mukarrerdir.
EÇS IV 194b
Der-ayân-ı ekâlîm-i beled-i büldân: (---) İklîm-i hakîkîde bulunmuşdur. Arz-ı beledî (---) (---) (---) ve tûl-ı nehârî ve şeb-i yeldâsı (---) sâ‘at (---) derece (---) dakîka bulunmuşdur. (---) (---) (---)
EÇS IV 194b–195a
Sitâyiş-i tâli‘-i imâristân: Bi-kavli Hasan b. Âl-i Büveyh bu şehrin tâli‘-i imâretin burc-ı kavsda bulmuşdur. Anınçün halkı âlim ü fâzıldır. 195a
EÇS IV 195a
Evsâf-ı hammâmât-ı gâsilân: Cümle yedi aded hammâm-ı hoş-hevâ [vü] hûb-binâlardır. Cümleden Alaca hammâm, Silâhdâr Mustafâ Paşa hammâmı gâyet müferrehdir ve Yeni hammâm ve Beğ hammâmı ve Kumacık hammâmı ve Alî Mısrî hammâmın bir evliyâullah binâ etmek ile nazargâh-ı hammâm-ı ziyâretgâhdır ve Hom hammâmı ve varoşda Behrâm Paşa hammâmı, bunlardan mâ‘adâ üç yüz aded hânedân hammâmları vardır.
EÇS IV 195a
Der-beyân-ı esmâ-i râcilân: Bektaş Ağa ve Hasin Ağa ve Halim Bay Ağa ve Kutlu Ağa ve Atâ Beğ ve Rızâ Beğ ve Sinân Beğ ve Şâdî Beğ. Ulemâları yâ-yı nisbî ile ma‘lûmlardır. Meselâ Monlâ Birdinicî ve Monlâ Harbiridî ve Monlâ Şikâkî ve Monlâ Sûrânî ve Monlâ Halîlî ve Monlâ Habîbî derler.
EÇS IV 195a
Der-ayân-ı esmâ-i nisvân: Meselâ Havvâ ve Hümâ ve Tenzile ve Ünzile ve Kelîme ve Âlime ve Rukiyye ve Emîne ve Kezzibân ve Gülsüme ve Fâtıma ve Hâtime ve Meryem ve Ümmühân ve Nisâkadın ve Zaliha ve Meşkûre ve Âtike ve Zuhrüfe ve Seniyye ve Hâşime ve Hadice hanım.
EÇS IV 195a
Der-zikr-i esmâ-i çâkerân: Meselâ Dilâver ve Server ve Hünerver ve Yûsuf ve Beşir ve Terir ve Eyvaz ve Rüstem ve Fikirli ve Selmân ve Kerrâr ve Siyâvuş ve Zülficâm ve Zülfikâr ve Zülyezen ve Eleşkir ve Hudâverdi ve Allahverdi ve Çalabverdi ve Cânverdi ve Cânbezdi ve Cânmerd.
EÇS IV 195a
Der-ta‘rîf-i esmâ-i cüvânân: Meselâ Tabende ve Hâkime ve Sâbite ve Tirfil ve Goncabûy ve Nergis ve Gülşâha ve Sünbüle ve Havvâre ve Fidâye ve Verdiye ve Mâlike ve Mihrî ve Fahrî ve Yasemen ve Gülistân ve Üftâde ve Şâhıma ve Bânûya ve Demirhân ve Bedahşân ve Gülgûn ve Cânfedâ .
EÇS IV 195a
Sıfat-ı hân-ı hâcegân: Cümle (---) aded hân-ı tüccârân-ı berr [u] bihârdır. Evvelâ,
EÇS IV 195a
Manzara-i vekâle-i gurebâ-yı mücerredân: Cümle altı aded bekâr odalarıdır kim her birinde biner âdem vardır. Ekseriyyâ pâypuşçu bekârları ve Tarabzan'ın bezzâz Lazları sâkin olurlar ve her gice ba‘de'l-ışâ tabl çalınup bâbları mesdûd olur. Bu vekâlelere hâkim bevvâbdır.
EÇS IV 195a
Der-kavl-i dârü'l-ıt‘âm-ı fakîrân: Mâ-tekaddem Eskicâmi‘in imâreti ma‘mûr imiş. Şimdi mu‘attaldır.
EÇS IV 195a
Der-sitâyiş-i cüsûr-ı âyende vü revendegân: Malatıyye'den beş mil aşağı ibret-nümâ kırk göz bir cisr-i azîm var. Bânîsi Sultân Hasan'dır. Aspuzu bâğlarından cereyân eden Deyr-i Mesîh'de nehr-i Til Malatıyye içinden geçüp nehr-i Bınar {ve nehr-i Tohma}ile bir olup bu cisr altından geçer.
EÇS IV 195a
Der-vasf-ı kenîse-i râhibân: Cümle yedi aded düyûr-ı küfr-âyîn olacak putgedelerdir, ammâ cümleden Aspuzusu kurbünde Deyr-i Mesîh derler bir kûh-ı bülendin zîrinde vâki‘ olup ol cebelden bir uyûn-ı zülâl tülû‘ eyleyüp yemîn ü yesârı bâğ-ı İrem'i Aspuzu'dur.
EÇS IV 195a
Berekât-ı hubûbât-ı mahsûlât: Evvelâ yedi gûne danedâr buğdayı olur, misli meğer Havrân'da ola ve şa‘îri ve pembesi hûb ve sahrâlarında alefzârı mergûbdur ve fül ve hummûsu ve adesi gâyet meşhûrdur, ammâ vâdîlerinde pirinci olmaz, zîrâ şitâ kânıdır.
EÇS IV 195a
Der-ayân-ı memdûhât-ı sanâyi‘ât: Malatıyye'nin beyâz pembe ipliği ve beyâz pembe bezi gâyet meşhûr-ı âfâkdır.
EÇS IV 195a
Der-medh-i hulviyyât ve gayrı me’kûlât: Dağlarında gezengüv nâm kudret helvâsı bi-emrillah âsumândan yağup mişe ve pelid ağaçları berki üzre yağar lezîz helvâ-yı müshildir ve kûhlarında mazı ve deştlerinde pazı ve ıspanak ve lahanası ve sâ’ir sebzevâtları vâfirdir.
EÇS IV 195a
Der-sitâyiş-i me’kûlât-ı müsmirrât: Evvelâ yedi elvân kaysısı ve zerdalüsü ve seksen gûne âbdâr emrûdu sicillâtda mastûr olup yedi gûne ayvası ve yigirmi elvân elması ve dürbili üzümü ve kirazı meşhûr-ı âfâk olup aşağıda tahrîr olunur.
EÇS IV 195a
Tavsîf-i envâ‘-ı meşrûbât: Bu Malatıyye şehrinin bir gûne beyâz balı olur kim rub‘-ı meskûnda nazîri meğer Aydos balı ola. Kırmızı cerreler ile İslâmbol a‘yânına niçe yüz bin kavanoz asel-i musaffâ hedâyâ götürürler, bunun şerbeti ve ayva perverde şerbeti rub‘-ı meskûnda misli yokdur. (---)
EÇS IV 195a
Der-beyân-ı kâr [u] kisb-i ricâlân: Ekseriyyâ halkının kâr [u] kisbleri bâğbândır kim niçe yüz gûne mahsûlâtlarıyla kifâf edinirler. Bir fırkası pembe ipliği eğirirler ve bir zümresi cüllah olup beyâz pembe bezi dokurlar. (---) (---) (---) (---) (---) (---) Ve'l-hâsıl cümle esnâf mukarrerdir.
EÇS IV 195a–195b
Der-zikr-i aded-i bâğavât: Cümle yedi bin sekiz yüz bâğdır ve altı yüz müşebbek bostândır. Cümle sicillâtda ve mîr-âbı defterinde mastûrlardır. 195b
EÇS IV 195b
Şehr-i Malatıyye'nin cânib-i erba‘asında cereyân eden uyûn-ı câriyeleri beyân eder
EÇS IV 195b
Evvelâ şehr-i Malatıyye'nin cümle nevâhîlerinden cânib-i erba‘asından sağîr ü kebîr on yedi aded uyûn-ı câriyeler cereyân eder. Cümleden âb-ı hayât nehr-i Simyât'dır, Malatıyye'nin cânib-i (...) ubûr eder. İbtidâ tulû‘u kal‘a-i Simyât cebellerinden hurûc edüp andan Hasan Ziyad'a andan Harrin'e ve andan şehr-i Malatıyye hâricinde nehr-i Tohma'ya mahlût olup bu nehir Rukbe dağlarından gelüp Aspuzan dağlarından üç aded uyûn-ı sağîreler munsabb olup andan aşağıda ayn-ı Bınarbaşı mahlût olur. Andan aşağı Deyr-i Mesîh nehri kavuşup Aspuzu bâğların saky ederek kal‘a-i Malatıyye dîvârı esâsın döğerek ubûr edüp dahi aşağıda Divâl deresi nâm mahalde nehr-i Til ile bir olup şehr-i Malatıyye'den beş mil aşağı mesâfede nehr-i Tohma'dan bir fırka dahi gelüp cümle bir ulu çay olup Rûm tarafından ve Divriği tarafından gelen tüccâr-ı sevdâgerân-ı âyende vü revendegân bu nehirler üzre Sultân Hasan Mansûr'un ibret-nümâ kırk göz cisr-i azîminden ubûr edüp Malatıyye'ye vusûl bulurlar.
EÇS IV 195b
Diyâr-ı Kürdistân'da meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmin biri dahi bu nehr-i Tohma üzre kantara-i Kırkgöz'dür, ammâ Batmân cisri ve Hasankeyf pülü gibi âlî değildir. Lâkin sihr-i i‘câz musanna‘ köprü-yi ibret-nümâdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan altı aded enhârlardan lezîz nehr-i Mesîh'dir kim bir kerre mâh-ı temmuzda nûş eden nehr-i Mesîh'den hayât-ı Mesîh bulur. (---) (---) (---)
EÇS IV 195b
Der-vasf-ı ravza-i Rıdvân ve bâğ-ı cinân yaylağ-ı hadîka-i Aspuzan
EÇS IV 195b
Bu edîm-i arzın rub‘-ı meskûnunda ekâlîm-i seb‘ayı deverân u seyerân eden seyyâhân-ı berr u bihâr dillerinde dâstân olan gaytan-ı hadîka-i bâğ-ı İremezâtların meşhur-ı âfâkları diyâr-ı Rûm'da Budin serhadlerinde Peçoy Sîrem-rû mânend(e) bâğ-ı İrem'in kal‘ası ardında Barûdhânesi'dir ve Siroz şehrinin kal‘a ardı'sıdır ve Kefe vilâyetinin Sudak bâğı'dır ve İslâmbol'da Kâğıdhâne ve Göksu ve Sücah bâğıdır ve İremezât'dan nişân verir Âl-i Osmân'ın yüz yetmiş aded mesîregâh bâğlarıdır. Andan şehr-i İzmid'in Topyeri'dir. Andan Konya'nın bâğ-ı Merâm'ıdır. Andan Adalya'nın Istanaz-ı İremezâtı'dır, andan kasaba-ı Darende'nin bâğ-ı Darende'sidir. Andan Diyârbekir'in sâhil-i nehr-i Şatt'da Reyhân bâğı'dır ve Mısır diyârında Hazret-i Yûsuf'un Feyyûm şehri bâğıdır. Hülâsa-i kelâm bu zikr olunan bâğ-ı İremlerin cümlesi meşhûr-ı âfâkdır ammâ bu Malatıyye'nin Aspuzu'su âb-ı hayâtlarının vefretiyle ve hevâsının letâfeti cihetiyle ve bî-add u bilâ gâye müsmirrâtının firâvân olması cihetiyle bu Aspuzu bâğları cümleye tercîh olunur.