EÇS IV 197b
Menzil-i cisr-i ibret-nümâ karye-i Birdinic: Nehr-i Şat üzre bir âsâr-ı acîbe ve binâ-yı garîbe bir göz kantaradır kim vâcibü's-seyrdir. Gerçi bu mahalde Şat azîm değildir ammâ bu pül-i azîmin binâsı gâyet musanna‘dır ve Birdinic köyünde Ermenî ve Ekrâdlar sâkindir ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr kend-i ra‘nâdır. Andan nehr-i Şatt'ı ubûr edüp cânib-i (---) sâ‘atde,
EÇS IV 197b
Evsâf-ı kal‘a-i Eğîl, ya‘nî şehr-i Debil: Evvelâ bânîsi (---) ve sebeb-i tesmiyyesi,
EÇS IV 197b
Ve fâtihi, ibtidâ kayâsıralar elinden (---) (---) (---) feth edüp dâr-ı Ermen'dendir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Fâtih-i Çıldır Selîm Şâh-ı evvel vüzerâlarından Monlâ İdrîs ile Bıyıklı Mehemmed Paşa Kürdistân hâkimi Ulu Kucur Hân elinden feth edüp Diyârbekir altında hâlâ yine sancak beği hükmündedir. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden 2.000 akçedir. Kal‘asının zemîni Şat kenârında bir yalçın taş üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı metîn bir kal‘a-i hasîndir. 2.000 toprak örtülü bâğlı u bâğçeli tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i ra‘nâlardır kim cümlesi yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuş hevâdâr evlerdir.
EÇS IV 197b
Cümleden hâkimi Kacar Beğ oğlu Abdülmü'min Beğ'in hânesi ma‘mûrdur ve gâyet müsinn ü umûr-dîde beğdir. Livâsında cümle (---) aded ze‘âmetdir ve (---) aded timârdır. Cümle (---) aded asker pür-silâh olup beğiyle sefer eşerler.
EÇS IV 197b
Alâybeği ve çeribaşısı vardır ammâ beği Osmânlı beği gibi azl u nasb kabûl etmez. Kânûn-ı Selîm Şâh üzre hükûmetdir. Beği fevt olsa sancağı oğluna tevcîh olunur, zîrâ hükûmetdir. Taraf-ı pâdişâhîden bunların emîrleri elkâbında "Cenâb" deyü yazılur. Zirâ maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kıdem hükûmetdir.
EÇS IV 197b
Diyârbekir eyâletinde beş hükûmetdir kim mâbüdlerdir. Evvelâ Hükûmet-i Cezîre ve Hükûmet-i Genç ve Hükûmet-i Palu ve Hükûmet-i Hazzo ve Hükûmet-i Eğîl'dir.
EÇS IV 197b–198a
Meğer bu hâkimler bilâ veled fevt olurlarsa hükûmetleri âhara tevcîh olur. (---) (---) (---) (---) 198a Bu şehr-i Eğîl'i seyr [ü] temâşâ edüp Şatt-ı Arab'ı atlarımız ile karşu geçüp,
EÇS IV 198a
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hani: Yine Diyârbekir hâkinde (---) sancağı hükmünde sâhil-i nehr-i Şat'da bâğlı u bâğçeli ma‘mûr [u] âbâdân kat-ender-kat hânedân-ı müzeyyen bir rabta-i zîbâdır.
EÇS IV 198a
Andan yine taraf-ı garbîsinde bâğlar içre 9 sâ‘atde,
EÇS IV 198a
Evsâf-ı kal‘a-i Erganî, ya‘nî şehr-i Dâr-ı Ganî
EÇS IV 198a
Bu kal‘aya Birdinic cisri ve Demirkapu dokuz ve on sâ‘at yerdir. Bu kal‘anın bânîsi ibtidâ Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullahzâde Erganî Sultân binâ etmişdir. (---)
EÇS IV 198a
Ve sebeb-i tesmiyyesi Er-Ganî'den galat Argını derler. Niçe mülûk destine girip âhir sene 921 târîhinde Kürd Monlâ İdrîs'in i‘ânesiyle Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya ahâlîsi mutî‘ olup kal‘anın miftâhların teslîm etdiler. Be‘dehû Süleymân Hân tahrîri üzre Diyârbekir eyâletinde sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı 2.005 akçedir ve on ze‘âmetdir ve 123 timârdır. Çeribaşı ve alâybeğisi vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle iki bin asker olup beğinin livâsı altında sefer eşerler ve yüz elli akçe şerîf kazâdır.
EÇS IV 198a
Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı (---) (---) ve muhtesibi ve şehir subaşısı vardır. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı Diyârbekir'dedir.
EÇS IV 198a
Kal‘asının zemîni Şatt-ı Arab kenârında (---) (---) mahalde şekl-i (---) bir seng-tıraş kal‘a-i zîbâdır ve (---) aded kapudur. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 198a
Cebehânesi ve topları ve neferâtları beğinin tarafındandır. İç il olup intihâ-yı serhad olmamak ile cümle mühimmâtları Âl-i Osmân tarafından değildir. Bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Derûn-ı kal‘ada cümle 2.000 hâne-i zîbâlardır ve cümle sütûhları hâk-i pâk ile mestûr ve bâğ u bâğçeleri ma‘mûrdur kim Erganî engürü ve bâdesi gâyet meşhûrdur. Ve Şat nehrinin bir başı bu kal‘a hâyilindeki Taht-ı Maşad dağlarından çıkup Kara Âmid altında ubûr eder.
EÇS IV 198a
Bu Erganî'den cânib-i şarka bir menzilde Sazlık yoluyla kal‘a-i Çermik ve kasaba-i Abdîher ve kal‘a-i sancak-ı Siverek ve kal‘a-i Rehbi ve kal‘a-i Müsin Ruha ve kasaba-i Karakayık ve şehr-i Gerger ve Çüngüş ve kal‘a-i Sofraz ve kasaba-i Sur ve kasaba-i Kahta ve kal‘a-i Hasan Mansûr ve kal‘a-i Sadırbaz, ya‘nî Besne ve kal‘a-i Mar‘aş'a varınca cümle on dörd kal‘a ve rabtalar ve kurâ ve şehr-i imârlar ile anların evsâfı cümle bin elli dokuz târîhinde bâlâda mastûr olmuşdur.
EÇS IV 198a
Ammâ şimdi bu seyâhatimizde Melek Paşa ile bu taraflara azîmet etmeyüp yine cânib-i şarka müteveccih olduğumuzda Erganî beği (---) Beğ'e paşa efendimizin mektûb-ı dürer-bârların verüp paşaya iki yüz deve ve beş at ve beş şeyhânî kılıç ve bir katar kızıl katır hedâyâ verüp hakîre de bir at ve elli guruş ve bir ma‘arravî seyf-i âteş-tâb verüp Erganî beğiyle paşanın istikbâline üç bin Kürdistân askeriyle revâne olduk. Cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS IV 198a–198b
Menzil-i Başhân: Diyârbekir hâkinde bir hân-ı zîbâdır. Erganî beği paşaya hedâyâlarıyla müşerref oldukda bir semmûr kürk giyüp paşanın dâ’iresinde konup günden güne paşanın askeri efzûn olup İpşir Paşa havfinden berî oldu. Ertesi gün paşa efendimiz 198b mektûb-ı dürer-bârlarıyla Diyârbekir vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa zimmetinde olan otuz yedi kise karz-ı hasen mâlın tahsîliyçün bu hakîri Diyârbekir'e gönderdi. (---) (---)
EÇS IV 198b
Başhân'dan Diyârbekir'e gitdiğimiz menâzilleri beyân eder(---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 198b
Evvelâ bu mahalde paşa efendimizle vedâlaşup paşa cânib-i şarka Tercil ve Mifârıkîn sancakları üzre müteveccih oldukda bahâr eyyâmına karîb olmağile çemenzâr üzre hayme vü hargâhlar ile meks etmek iktizâ edüp Diyârbekir'de kalan otakları ve Firârî'de olan mâlile çergeler ve çadırlar almak fermân edüp du‘â-ı hayrile dest-bûs edüp anlar cânib-i Tercil'e, bu hakîr Diyârbekr'e revâne olduk.
EÇS IV 198b
İbtidâ Başhân'dan kalkup kal‘a-i Çermik yolu ile bir harâbe Sakırdiken hânı sağ tarafımızda kalup hakîr on aded huddâmlarım ile cânib-i kıbleye gidüp,
EÇS IV 198b
Menzil-i kasaba-i harâb Şerbetîn: Diyârbekir hâkinde, gâyet ma‘mûr imiş, hâlâ iki yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hân-ı azîmli ve birkaç dükkân-ı muhtasarlı kasabacıktır. Ve bir tekye-i atîki var. Eğîl beğinin pederi Kaçar Beğ anda medfûndur. İmâretinde ta‘âmı âyende vü revendeye mebzûldur. Ve gâyet mahallinde binâ olunmuş ârâmgâh-ı kadîmdir. Cümle, merhûm sa‘îd ü şehîd Kaçar Beğ hayrâtıdır. Ve ahâlîsi cümle müselmânlardır. Bu mahalden (---) (---) (---) kal‘ası gâyet yakındır.
EÇS IV 198b
Andan yine kıbleye Kara köprü bir musanna‘ cisr-i müzeyyendir. Altından Dülhadî suyu akar. İbtidâ tulû‘u (---) (---) andan nehr-i Şatt'a mahlût olur. Bu mezkûr cisri ubûr edüp Kara Taşlık nâm kaldırımlı râha kadem basdıkda el-azametullah bârân-ı rahmet semâdan nüzül edüp bizi eyle etdi kim, atlarımızda ve bizde cân u mecâl kalmayup yetmiş bin renc [ü] anâ ve rîh-i fenâ çekerek bir cây-ı menâs bulmayup (---) sâ‘atde,
EÇS IV 198b
Evsâf-ı şehr-i Hâmid, ya‘ni kal‘a-i Kara Âmid belde-i müzeyyen Diyârbekr-i mehâmid
EÇS IV 198b
Sebeb-i tesmiyesiyçün niçe bin gûne kîl ü kâl tahrîr etmişler, ammâ ibtidâ sebeb-i binâsı: Hazret-i Yûnus Nebî aleyhisselâm Musul-ı atîkde sâkin olup ol diyârlarun halkını dine da‘vet edüp aslâ bir ferd-i âferîdeden bir kimesne îmâna gelmediklerinden gâyet müte’ellim olup Musul halkına bed-du‘â edüp eski Musul harâb oldu. Andan Diyârbekr'e geldikde ahâlîsi mu‘cize istemeden cümlesi İslâm ile müşerref olduklarından Yûnus Nebî aleyhisselâm mahzûz olup "İliniz vilâyetiniz ma‘mûr u âbâdân ve halkınız dâ’imâ mesrûr [u] şâdân olup cümle evlâd u ıyâlleriniz mu‘ammer ü mu‘ammere olup necîb ü reşîd olalar!" deyü du‘â-ı hayr edüp Fızkayası nâm mahalde bir gâr-ı yetîmân içre yedi yıl sâkin oldu.
EÇS IV 198b
Hikmet-i Hudâ ol asırda bir duhter-i pâkîze-ahter melîke var idi kim Amalâk kızlarından idi. Yûnus Nebî'ye îmân getirüp müslime oldu. Ve gâyet zengine idi kim niçe bin kenz-i Kârûn'a ve dahme-i Efrâsiyâb'a mâlike idi. Hazret-i Yûnus'un ta‘lîmile ol melîke bu Diyârbekr'i siyâh seng-i hârâdan Fızkayası'nda binâ etdiğiçün ol kızın nâmile müsemmâ olup müverrih-i Acem "Diyâr-ı Bikr" derler, ya‘nî "Kız şehri"dir, ammâ müverrihân-ı Rûm-ı zevî'l-mefhûm cümle der-i dîvârı seng-i hârâ (---) (---) olmağile "Kara Âmid" derler. Ve defterhâne-i pâdişâhîde eyle tahrîr olunmuştur.
EÇS IV 198b
Netice-i merâm niçe bin devletden devlete intikâl edüp Enûşirvân'dan sonra Ermen tâ’ifesi destinde gâyet ammâr olduğiyçün müverrihler vilâyet-i Ermen'den add ederler.
EÇS IV 198b
Ba‘dehû sene 10 hicret-i nebeviyyeden sonra Hazret-i Ebâbekr-i Sıddîk hilâfetinde Hazret-i Hâlid yetmiş bin aded askere serdâr-ı mu‘azzam olup bu Diyârbekr'i dest-i Kayâsıra Ermenîlerinden darb-ı tîğ ile feth ederken niçe bir küffâr salâbet-i cüyûş-ı müvahhidîn havfından kendüleri içkal‘adan aşağı atup Fızkayası üzre düşüp cümle pâre pâre olup hamd-i Hudâ kal‘a-i Diyârbekir feth oldu.
EÇS IV 198b
Ba‘dehû yine Ermen küffârı istîlâ edüp yetmiş sene Âmid'e mâlik oldular. Âhir Kürdistân'da Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah oğlu Sultân (---) (---) Diyârbekir üzre deryâ-misâl asker ile gelüp kâmil yedi ay muhâsara edüp derûn-ı kal‘ada mütehassın olan kefere vü fecere kaht-ı galâdan amân deyüp kal‘ayı (---) (---) (---) Sultân'a yedi şart üzre teslîm etdiler.
EÇS IV 198b
Şart-ı evvelleri, ahd-i Ömer üzre birer altun cizye vereler.
EÇS IV 198b
Şart-ı sânî, derûn-ı kal‘ada deyrleri münhedim olmaya.
EÇS IV 198b
Şart-ı sâlis, papas u bıtrîk ve kıssîs ü ruhbânları harâc vermeyeler.
EÇS IV 198b
Şart-ı râbi‘, tüccârları müselmânlar gibi gümrük öşrü vereler.
EÇS IV 198b
Şart-ı hâmis, derûn-ı kal‘ada hânelerinde sâkin olalar.
EÇS IV 198b
Şart-ı sâdis, maşâd-ı kadîmlerinde lâşe-i murdârların defn edüp gûristânları bâğ u bâğçe olmaya.
EÇS IV 198b–199a
Şart-ı sâbi‘, alaca destârlarına bir kimse mâni‘ olmaya deyü bu yedi şartları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup kal‘ayı teslîm 199a edüp hâlâ derûn-ı kal‘ada kefereler vardır kim merkûm yedi şart üzre ellerinde selef selâtînlerinün yarlığ-ı belîğ ahidnâmeleri vardır.
EÇS IV 199a
Bu Sultân (---) (---) evlâd-ı evlâda Diyârbekr'e mâlik-i mülk olup tâ Sultân Selîm-i Evvel asrında Diyârbekir hâkimi el-melikü'l-muzaffer Sultân (---) (---) idi. Selîm Hân Çıldır gazâsına giderken bu Diyârbekir Ekrâdları rehzenlik edüp cüyûş-ı müslimîne Kemâh ve Tercân ve Bâybûrd ve Çânhâ kal‘aları râhlarında hayli rahne verirler. Selîm Hân'a bu ahvâl-i pür-melâl mün‘akis olup fi'l-hâl Diyârbekir hâkimine bir muhabbetnâme ile dergâh-ı âlî kapucıbaşısın gönderüp nâme-i hümâyûnunda: "Benim karındaşım, lutf edüp taht-ı hükûmetinizde olan Ekrâd-ı eşirrâlarınız zabt u rabt idesiz", deyü ricânâme tahrîr etdi. Nâmeyi hâkim-i Âmid kırâ’at edüp mefhûmu ma‘lûmu oldukda bir nâme ile âdem gönderüp, "Eğer Şâh İsmâ‘îl'den intikâm alabilirsen, menim dahi Diyârbekr'ümün iki yüz bin tüfeng-endâz Kürd'imden intikâm alasın" deyü nâmesi geldikde Selîm Hân eydür: "Elsinetü'l-halk aklamu'l-hakdır".. Diyârbekir hâkimi bize icâzet vermiş kim ‘Diyârbekrimün Ekrâdından intıkâm alasın’ demiş. Olmaya; illâ hayr", deyüp azm-i râh-ı gazâ-yı Çıldır edüp isti‘ânet-i Cenâb-ı Bârî yârı olup şâh-ı bed-fi‘âli münhedim edüp mansûr u muzaffer yine Erzurûm'a gelüp yüz bin asker-i İslâm'a Bıyıklı Mehemmed Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp kat‘–ı menâzil ederek kal‘a-i Diyârbekr'i muhâsara edüp yetmiş gün neberd-i azîm edüp Dağkapusu ve Mardinkapusu câniblerinden tarabât-ı top-ı kûpdan rûy-ı dîvâr niçe yerden rahnedâr olup guzât-ı müslimîn yürüyüş sadedinde iken gördüler kim Mardin tarafından bir azîm asker gelir. Talî‘a-i askerden bir kaç âdem ileri ordu-yı İslâm'a gelüp mektûbları serdâr-ı mûma-ileyh Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verüp kırâ’at etdikde serdâr safâsından raks edüp eydür: "Ey gâzîyân, Çıldır cenginde bize imdâda gelen Amâdiye hâkimi Monlâ İdrîs hazretleri kırk bin askerile yine imdâda gelirmiş. Ol nümâyân olan asker odur. Hemân gelüp ordu-yı İslâm'un bir tarafında meks etsinler", deyü fermân edüp ol ân asker-i Mollâ İdrîs gelüp emân vermeyüp meterise girerler. Bu hâli derûn-ı kal‘ada olan kavm-i Ekrâd görüp "Emân, ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Diyârbekr'i bâ-sulh vezir-i rûşen-zamîr Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verdiler, bâ-i‘ânet-i Monlâ İdrîs-i Amâdî.
EÇS IV 199a
Ba‘dehû derûn-ı kal‘adan cümle Ekrâd üryân u biryân hâkimleriyle Mardin'e vardılar, anda dahi duramadılar. Bu haber-i meserret Tercân sahrâsında Selîm Hân-ı Evvel'e sene 921 târîhinde varup serdâr-ı müşârûn-ileyhe Diyârbekr'i mü’ebbed ve Monlâ İdrîs'e dahi Amâdiyye'yi mü’ebbed verüp ahidnâmeler tahrîr eyledi. Anınçün müverrihân-ı Rûm "Feth-i Selîm Hân, be-dest-i Ebü'ş-şevârib Mehemmed Paşa bâ-i‘ânet-i Monlâ İdrîs" deyü fetihnâmesin böyle tahrîr ederler.