EÇS IV 205a
Ve yine Basra'ya Lahsa ve San‘an ve Aden ve Muhe ve Ahmed-âbâd ve Ferah-âbâd ve Div-âbâd ve Meymun-ı Mustafâ-âbâd ve Dabol ve Bender-i Peyguvar'dan ve niçe bin iskelelerden bu bender-i Basra'ya Karakav ve Filpot ve Donkarkıza ve Danimarka barçaları ve kalyonları ve Yemen celbe gemileri gelir kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Basra önünde bu Şattu'l-Arab böyle bir deryâ-yı âb-ı hayâtdır ve Basra önünde nehr-i Şat medd-i Hazer'dir.. Sabahdan vakt-i zuhra dek (---) (---) (---) (---) (---) (---) andan (---) (---) (---) gemiler meydânda kalur (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 205a
Ammâ Basra'dan (---) (---) (---) aşağıda bu Şattu'l-Arab bahr-i Ummân'a ya‘nî bahr-i Muhît'e kavuşduğu mahalle merece'l-bahreyn derler. Bu abd-i bî-riyânın manzûru olduğu üzre bu Şattu'l-Arab cânib-i şimâlde Diyârbekir dağlarında başı dörd yerden tulû‘ edüp cânib-i cenûba akarak tulû‘ u gurûbu mâbeyni kâmil (---) (---) menzil yerdir kim Basra'dan aşağıda bahr-i Muhît'e munsabb olur. Niçe müverrihler "Bu nehr-i Şatt'ın ve nehr-i Furât ve nehr-i Murâd'ın ta tulû‘larından bu Basra kurblarında bahr-i Ummân'a mahlût olunca bu üç nehr-i azîme sağîr ü kebîr iki bin altmış aded enhârlar mahlût olur." deyü hey’et kitâblarının atlasında Papa Montesin'de ve Atlas-ı Minorun'da ve Atlas-ı Coğraf'da ve Atlas-ı Kalon'da ve Atlas-ı Padra'da ve gayrı mellahân-ı keştîbânların harîtalarında mezkûr Şatt'a rîzân olan nühûr-ı cüz’î ve küllîleri tahrîr ve terkîm etmişlerdir. Ammâ bu inşâallah bu kemter-i dâ‘înin selîkası cânib-i seyâhata düşüp kırk bir seneden berü bu,
EÇS IV 205a
Nehr-i Şatt'a mahlût olan nehirleri görüp ve nûş edüp her birinin tulû‘u ve gurûbuyla ol cânibleri seyâhat etdiğimiz üzre ale't-tafsîl olmazsa da alâ kadri'l-imkân terkîm olunurAllahümme yessir bi'l-hayr ve'l-âfiye.
EÇS IV 205a
Evvelâ Şatt-ı azîmin bürâderi nehr-i Furât Şat başından cânib-i şimâle on bir konak ba‘îd Erzurûm'da Gürcîstân Boğazı'nda Dumlu Sultân dağı gârından tulû‘ etdüği bin elli altı seyâhatimizde evsâf-ı Erzurûm'da sitâyiş-i nehr-i Furât'ın tulû‘u vü gurûbuyla ve ana munsabb olan enhârlarıyla nehr-i Furât tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu nehr-i Şat sebebiyle niçesi yine tahrîr olunmak iktizâ etdi kim anlar da nehr-i Furât-ı Murâd ile nehr-i Şatt'a mahlût oldukları mahaller ma‘lûm ola.
EÇS IV 205a–205b
Evvelâ nehr-i Batmân kal‘a-i Meyâfarikîn ve kal‘a-i Hazzo ve kal‘a-i Atak ve kal‘a-i Tercil kûhlarından cem‘ olup nehr-i Bitlîs ve nehr-i kal‘a-i Kefindir ve kal‘a-i Zırkı nehri ve Habur'un bir fırkası bu nehr-i Batmân'a rîzân olup kal‘a-i Hazzo 205b kurbünde cisr-i Batmân-ı ibret-nümâ altından ubûr edüp niçe yüz kurâ ve büldânlara uğrayup kal‘a-i Hasankeyfâ kurbünde bu nehr-i Batmân nehr-i Şatt'a rîzân olur.
EÇS IV 205b
Andan Şatt'a mahlût olan nehrin biri dahi nehr-i Hirmas'dır. İbtidâ tulû‘u arz-ı kal‘a-i Nasîbîn kûhlarından cem‘ olur. Bir niçe menzil cereyân edüp nehr-i Sarsar'a mahlût olur.
EÇS IV 205b
Bu nehr-i Sarsar dahi İmâdiyye dağlarından hurûc edüp o dahi nehr-i Hatib'e uğrar. Bu nehir dahi Kürdistân dağlarından enüp cebel-i Sincâr çölünden cereyân edüp kal‘a-i kadîm Tikrit kurbünde nehr-i Dicle'ye, ya‘nî nehr-i Şatt'a mahlût olur ammâ mezkûr nehr-i Sarsar'ın bir fırkası münşa‘ib olup nehr-i Hirmas'a karîb cereyân ederek nehr-i zülâl-i Habur nehr-i Karkaya'ya rîzân olmazdan mukaddem nehr-i Hirmas nehr-i Habur'a mahlût olup nehr-i Sarsar fırkasıyla üç nehr-i cesîm vâhid olup nehr-i Karkaya kurbünde nehr-i azîm Furât'a dâhil olurlar.
EÇS IV 205b
Bir nehir dahi nehr-i İsâ'dır, ammâ Kûfe diyârı içinde Vehmâ nâm bir mahalde bu nehr-i İsâ nehr-i Furât'dan ayrılmışdır. "El-Melik İsâ tur‘ası" derler, nehr-i azîmdir, nehr-i Şatt'a mahlût olur.
EÇS IV 205b
Biri dahi nehr-i Sarsar'dır. Bu nehir dahi ayn-ı Furât'dan nehr-i İsâ kurbünde ayrılır. Allahu â‘lem. Bu dahi Furât nehrinden amelî ayrılup çölü saky eder. Ba‘dehû hâk-i Bağdâd ile Kûfe türâbı mâbeyninde cereyân ederek kal‘a-i Kahriyye-i Sarsar'a vâsıl olup andan çölistânı saky ederek Bağdâd-ı behişt-âbâd ile Medâyin arasında nehr-i Şattu'l-Arab'a mahlût olur.
EÇS IV 205b
Andan biri dahi nehr-i Melik'dir. Bu dahi nehr-i Furât'dan nehr-i Sarsar kurbünde ayrılup çöl-i çölistânı reyy edüp cereyân ederek vâdî-i Irâk'ı güzer ederek şehr-i Medâyin altında nehr-i azîm Şatt-ı Dicle'ye mahlût olur.
EÇS IV 205b
Andan yine nehr-i Furât'dan ayrılan nehrin biri dahi nehr-i Kuti'dir. Nehr-i Melik kurbünde nehr-i Furât'dan ayrılup bu dahi berristân-ı Irâk'da niçe yüz büleydelerin hâk-i anber-pâkin reyy ederek nehr-i Melik'e karîb Şatt-ı Dücle'ye mahlût olur.
EÇS IV 205b
Ve bu bâlâda tahrîr olunan on bir aded nehirleri Âl-i Abbâsiyân'dan ve gayrı mülûkdan selef pâdişâhları nehr-i Furât'dan ayırup "Memâlik-i Irâk'ın çöl-i çölistânın bu enhârlar ile reyy eyleyüp imâristân olsun" deyü bu nehirleri ihdâs eden mülûk-ı evvel el-Melik İsâ b. Alî b. Abdullah b. Abbâs'dır ki amm-i Mansûr'dur.
EÇS IV 205b
Ve bu zikr olunan mülûkların ahidlerinde sâhil-i Şatt-ı Furât'da ve mezkûrûn enhârların yemîn ü yesârlarında kurâ vü büldândan ve besâtîn ü mezâri‘âtdan bir hatve zemîn-i hâliye yok idi ve bu mezkûr nühûrlar içre azîm gemiler ta Birecik'e ve Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Basra'ya gemiler işlerdi. Ammâ şimdiki asırda tuğyân-ı Furât ve Şatt'a yine ba‘zı zamân işler ammâ yine her bâr Birecik'den Bağdâd'a ve Diyârbekir'den Şatt ile yine Bağdâd'a koyun ve sığır derilerinden kelek gemileri ilâ-mâşâallah işlemededir. Ammâ eyâlet-i İmâdiyye hâkinde ve kal‘a-i Akra ve kal‘a-i Külledîr'de ve kal‘a-i Kelaki'de ve kal‘a-i Dühek'de ve kal‘a-i Zaho'da ve aşîret-i Sindiyi'de ve aşîret-i Selinvân'da ve aşîret-i Zaho'da ve kal‘a-i Güvaşî'de yetmiş uyûndur, cümle Şatt'a rîzân olur.
EÇS IV 205b
Ve kal‘a-i Benî Tanur'da ve kal‘a-i Erez'de ve İmâdiyye ile kal‘a-i Cezîre mâbeyninde kal‘a-i Direbo'da ve kal‘a-i Şahoy'da ve niçe kılâ‘-ı azîmelerden gelüp nehr-i Şatt'a mahlût olan nühûrları beyân eder
EÇS IV 205b
Evvelâ kal‘a-i İmâdiyye içinde cisr-i Kophan altından iki uyûn sehel cereyân eder. Birisi Kühniyân-ı Büzürgân ve biri nehr-i Kühniya Hâtûn'dur. Peşiş dağlarından gelip nehr-i Şatt'a rîzân olur.
EÇS IV 205b
Biri dahi nehr-i Habur'dur. Kal‘a-i Zaho dağlarından niçe yüz uyûn-ı câriyeler karışup nehr-i azîm olur. Hatta Ekrâd tâ’ifesi bu nehr-i Habur hakkında lisân-ı fasîh-i nâ-sahîhleriyle murabba‘ları vardır kim savt-ı hazîn ile şûreger makâmında kırâ’at etdikleri bî-ma‘niyât budur, murabba‘-ı Kürdî:
EÇS IV 205b
Çuma çiziri kelek bürdânîÇuma Haburî hinut ve dânîAyâ yâ yâ uyû yû yû yû uyû yû yû yûAmân-ı müreret azîzim buçi gelendu
EÇS IV 205b
deyü hûb-âvâz ile nehr-i Habur'u medh edüp bu murabba‘ı terennüm ederler. Eğer bu murabba‘ı tercümesiyle tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
EÇS IV 205b–206a
Andan nehr-i Habur'a bir menzil karîb nehr-i Hızil, yine Hızil dağlarından nümâyân olup nehr-i Habur'a ve Habur da Şatt'a rîzân olur. Ammâ kal‘a-i Güvaşî dağlarından gelen yetmiş aded enhâr-ı sağîre ve kebîreleri birer birer ta‘rîf ü tavsîf etsek başka bir uyûn-nâme olup tahrîr etmede âdem uyûndan 206a çıkar.
EÇS IV 206a
Ancak nehir demeğe lâyık olan nehr-i Güvaşî, andan nehr-i Ermişit, Armişit nâm-ı tâm bir bâğ-ı İrem köyündeki Ermişit dağından çıkar.
EÇS IV 206a
Ve ayn-ı Külati kal‘a-i Külledîr dağlarından çıkar bir âb-ı nâbdır.
EÇS IV 206a
Ve nehr-i Akkari, kal‘a-i Akra kûhlarından gelir.
EÇS IV 206a
Ve nehr-i Sindi, yine Sindi aşîreti cebellerinden gelir ammâ lezîzdir.
EÇS IV 206a
Ve nehr-i Zaho, yine Zaho'ya dağlarından cem‘ olur.
EÇS IV 206a
Ve ayn-ı Güvaşî nehir değildir ammâ lezîz-nâb olduğundan terkîm olundu ve Güvaşî kal‘ası dağlarından gelir.
EÇS IV 206a
Hulâsa-i kelâm bu İmâdiyye ve Akra ve Cizre dağlarından doksan üç aded sağîr ü kebîr nühûrlar tulû‘ edüp cümlesi Şattu'l-Arab'a mahlût olur, ammâ Van diyârı seyâhatin etdiğimizde vilâyet-i Hakkarî'nin kal‘a-i Çölümerik'inde ve kal‘a-i Pîzân'dan ve kal‘a-i Şatah'dan ve (---) (---) (---) (---) ve vilâyet-i Kesân'da ve vilâyet-i Şirvân'da ve vilâyet-i Kelerni'de ve vilâyet-i Pesân'da ve vilâyet-i Müksân'da ve vilâyet-i Hizân'da ve vilâyet-i Espir'de ve vilâyet-i Zırıkı'da ve'l-hâsıl Van diyârının otuz altı pâre sancakları ve hükûmetlerin geşt ü güzâr etdiğimiz gibi inşâallah her bir mâ-i câriyeleri âsâr-ı binâları ile seyecîi tahrîr olunur.
EÇS IV 206a
Zîrâ Hakkarî diyârının cemî‘i suları bu İmâdiyye ve Cezîre câniblerine rîzân olur. Ammâ yine nehr-i Şatt'a mahlût olan nehr-i azîmlerden nehr-i Darb-ı Alî ibtidâ tulû‘u diyâr-ı Acem'in ta Âzerbaycân'ından gelüp İbril kal‘ası ile kal‘a-i Musul mâbeynehümâsında kasaba-i Sîn'de kurbünde Şatt'a munsabb olur. Hakkâ ki darblı nehr-i azîmdir.
EÇS IV 206a
Andan nehr-i Zârib-esfel, bu nehrin ibtidâ tulû‘u eyâlet-i Şehrezûl'da kal‘a-i Erbîl ile kal‘a-i Dukaka arasından geçüp nehr-i Şatt'a (---) (---) mahalde mahlût olur.
EÇS IV 206a
Bu nehr-i azîmler cümle Hudâyî cereyân ederler, ammâ bâlâda zikri sebkat edüp nehr-i Murat'dan hâric ü müteşa‘ib olan nehirler cümle mülûkların himmetiyle çölistâna akmışdır. Ammâ bi-kavli müverrih Hıtıt-ı Mıkrisî eydür: "Nehr-i Furât ile nehr-i Şatt'ı Hazret-i Danyal emr-i Hak ile melâ’ikelerin i‘ânesiyle Furât'ı Erzurûm'dan, Şattu'l-Arab'ı Diyârbekir cebellerinden çıkardı", demiş ve Müverrih Mıkdısî dahi bu kavlden üç yüz sene mukaddem böyle tahrîr etmiş. Mıkdısî târîhi arz-ı Yunan'dan ta arz-ı Hasan'a ve arz-ı Askalân'a ve arz-ı Taberistân'a ve arz-ı Ken‘ân'a ve arz-ı Mukaddes'e ve arz-ı Rûm'a ve arz-ı Irâk'a ve arz-ı Âzerbaycân'a ta Karadeniz sâhillerinden Gürcîstân u Dağıstân ve arz-ı Irâk-ı Dâdyân'ı ve arz-ı Heyhât'ı ve arz-ı İrân ve arz-ı Turan'ı ve arz-ı Türkistân-ı Tataristân ve Moğol u Boğol'u ta Mâverâü'n-nehir'e varınca Koca Mıkdısî eyle yazmış kim ve eyle gezmiş kim cümle geşt ü güzâr etdiği kurâ vü kasabât u kılâ‘ u büldânları âb [u] hevâsıyla ve arz-ı beledi ve tûl-ı enhârıyla tahrîr etmişdir.
EÇS IV 206a
Anınçün Târîh-i Mıkdısî mu‘temed târîhdir ve yüz doksan sene mu‘ammer olup yüz beş sene ömr-i girân-mâyesi seyâhatde geçmişdir. Anın kavl-i sahîhi üzre bu hakîrin bir kaç kerre mezkûr eyâletleri vüzerâlar ile geşt ü güzâr edüp manzûrumuz olmuşdur.
EÇS IV 206a
Evvelâ nehr-i Şatt'dan müteferri‘ olan nühûrları beyân eder
EÇS IV 206a
Evvelâ nehr-i Tatul-i A‘lâ: Nehr-i Dicle'den ayrılup Kasr-ı Ca‘ferî'den aşağı gider. Kasr-ı Ca‘ferî derler ammâ bânîsi Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil Alallah'dır. Bu nehr-i Tatul niçe kurâ vü kasabat ü büldânları reyy ederek gidüp sonra nehr-i Tatul denmeyüp nehr-i Van derler. Ba‘dehû Şattu'l-Arab'a karye-i Cerceraya'dan aşağı mahlût olur.
EÇS IV 206a
Ve nehr-i Düceyle: Zamân-ı kadîmde bu nehri (---) (---) (---) (---) (---) açup çölistânı imâr etmişdir. Gerçi nehr-i Şat'dandır ammâ kavm-i Irâk dâl'ın zammesiyle cim'in fethasıyla ve ya'nın sükûnuyla ve lam'ın fethasıyla ve ha-i muzmerrin sükûnuyla Düceyle derler. Beyne'l-avân Düceylân derler. İbtidâ mahreci Bağdâd'ın (---) tarafında belde-i harâb Siremen-rây'dan girüp bin pâre kurâ vü kasabâtları reyy ederdi. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile tathîr olmayarak rimâl-i türâb ile memlû olup harâb olmuşdu. Hâlâ sene 1065 târîhinde Silâhdâr Kara Murtezâ Paşa kendü mâlından bin kise masrûf edüp minâre kaddi handak-ı azîmler kazurup imâr edüp tarafeynine üç yüz pâre ma‘dûd kurâlar meks edüp iki yüz kise iltizâm ile başka Düceyle hâkimi nâmıyla bir paşa ağası zâbitdir. Bu nehr-i Düceyle'nin cânib-i şarkîsinde ve garbîsinde cümle gerüde tahrîr olunan nühûrların çoğu bu Düceyle'ye rîzân olup çölde gâ’ib olur. Ammâ cânibi-i şarkîsinde nehr-i Ahvân'dan gayrı nehir Düceyle'ye mahlût olmaz.
EÇS IV 206a–206b
Ammâ bu nehr-i Dicle'nin taraf-ı garbîsinde bî-hadd ü bî-kıyâs nehirler vardır. Hatta 206b nehr-i Dicle'ye bin aded nühûrdan ziyâde mahlût olur, deyü kelek keştîbânı Hacı Bağdo ve Zenge Mehemmed hikâyet ederler. Ammâ anlar yetmişer seksener sene nehr-i Furât ve nehr-i Şattu'l-Arab üzre niçe bin tur‘adan tur‘aya güce ve boca gezüp mellahlık etmişlerdir. Ammâ bu,
EÇS IV 206b
Memâlik-i Irâk'da cereyân eden enhâr-ı azîmlerin asl u fer‘in beyân eder
EÇS IV 206b
Kim anlar da Şat'dan müteferrik olurlar. Evvelâ arz-ı Irâk'da cümle dokuz aded enhârlardır kim evveli,
EÇS IV 206b
Nehr-i Merre'dir: Nehr-i Şat'dan çıkup cânib-i garba gidüp Şattu'l-Arab'ın şimâlîsine gidüp Basra hâkini reyy edüp nehr-i Dîr'e munsabb olur, gâyet lezîzdir. Andan,
EÇS IV 206b
Nehr-i sânî Dîr: Bu nehr-i Şatt'ın cânib-i garbîsinden çıkup arz-ı Irâk'ı saky edüp çölde gâ’ib olur. Ve ziyâret-i kabr-i münevver-i Hazret-i Muhammedü'l-Hanefî, bu nehr-i Dîr'in Şatt'dan müteşâ‘ib olduğu mahalde bu ayn-ı Dîr'in sâhilinde ulu ziyâretgâhlı bir âsitâne-i azîmdir kim hemân âsitâne-i İmâm Alî gibidir. Bin hâneli bir kasaba-i ma‘mûredir kim ekseriyyâ ahâlîleri Teberrâ’î ve Râfızî ve Şî‘îlerdir. Bu tâ’ife-i mezmûmdan biri fevt olsa akreb-i akrebleri ol merhûmu bu âsitâne cenbinde defn edüp cümle mâlını Muhammed Hanefî'ye vakf ederler ve bu nehr-i Dîr ile nehr-i Mürre'nin mâbeynehümâsı dörd menzil mesâfe-i garîbedir. Andan,
EÇS IV 206b
Nehr-i sâlis Sebak-ı Şîrîn'dir: Bu nehir nehr-i Dîr'den altı fersah aşağı vâki‘ olmuşdur. Bu dahi Şatt'dan müteferrik olup niçe büldânları seyerân edüp çölde gâ’ib olur.