EÇS IV 217b
Menzil-i Zırzıvân boğazı: Diyârbekir hâkinde bir mahûf u muhâtara boğaz olduğu bâlâda mevsûfdur. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde bî-hâsıl zemîn-i yâbise ile gidüp
EÇS IV 217b
Bu mahalde Diyârbekr'ün cemî‘i a‘yân u kibârı istikbâle çıkup ol kadar sükkerî hulviyyât ve katr-ı nebât eşribeler getirdiler kim diller ile ta‘bîr olunmaz.
EÇS IV 217b
Andan ertesi gün sene 1065 mâh-ı Recebü'l-müreccebinün yigirminci günü bir hây [u] hûy alây-ı azîm ile bu kadar üserâlar ve bapırlar sekban u sarıcalar zincîrlerinde keşân-ber-keşân sürüyerek kal‘a-i Diyârbekr'e mansûr u muzaffer dâhil oldukda paşanın râhına pâyendâz harîrler döşeyüp hoş-âmed kurbânları zebh olınup hakîre Balıklı ayazma kurbünde Osmân-Paşazâde hânesin konak verdiler.
EÇS IV 217b
Ertesi gün Gâzî Mustafâ hakîri da‘vet edüp mâl-ı ganâ’imden Melek Ahmed Paşa efendimize borcun edâ etmeğiçün otuz yedi kîse hakîre verdi ve hakîrden temessük aldı. Ve iki tavla kısrak ve elli katâr urbân devesi ve yedi katâr katır ve on aded mahbûb Gürcî gulâmı ve yüz elli aded tengtir çadır ve onbeş aded nohûdî segbân u sarıca ve karakullukçu çergeleri ve on aded münakkaş âğavât çergeleri ve iki bin mikdârı Urbân gönderleri kim her birisi Bağdâd kargılarıdır. Ve hakîre bir kîse guruş ve bir küheylân at dahi verüp cümle eşyâları paşanın develerine tahmîl edüp üç bayrak segbân-ı refîkler ta‘yîn eyleyüp hedâyâları ile ve tahrîr olan mektûb-ı muhabbet-üslûbları ile bu hakîri paşa efendimize yollayup kendisi bile av tarîkile Şat cisrin ubûr edüp ol mahalde paşa ile ve cümle Diyârbekir a‘yâniyle vedâ‘laşup,
EÇS IV 217b
Diyârbekir'den Van'a revâne olduğumuz menâzilleri ve kılâ‘ [u] büldânları beyân eder ve eşkâl-ı Şat keleğin ayân eder
EÇS IV 217b
Evvelâ Diyârbekir'den nehr-i Şat üzre cisr-i Kelek kim (---) göz kantara-ı musanna‘dır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle bu kelek gemilerine süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve sadranc oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a ve Basra'ya varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana mahsus üstâd kelekçi mellahları vardır. Diyârbekir'de bu mezkûr cisr dibinde niçe yüz kelek âmâdedir.
EÇS IV 217b
Bu hakîr ol cisri ubûr edüp cânib-i şimâl ile taraf-ı şark mâbeynine bir sâ‘atde gidüp,
EÇS IV 217b
Menzil-i karye-i Sa‘dî: Bir sahrâ-yı lâlezârda bâğlı u bâğçeli ma‘mûr Yarmenî köyüdür, ammâ hırsızı çokdur. Ol gice bir denk çadır uğurladup hamd-i Hudâ yine bırakdırdık ve iki hırsız diri alup katl etdik. Andan yine cânib-i şarka [(---)] misilli ferahfezâlar ile (---) sâ‘atde (---),
EÇS IV 217b
Menzil-i Çöldepe: Bir sahrâda amelî yığma depedir, kurbünde ma‘mûr kurâlar vardır. Cümle Diyârbekir vâlîlerinin atları bu sahrâda çayırlar ve tirfil ve yonca ve ayrık giyâhâtıyla meşhûr bir çemenzâr-ı ma‘mûr vâdîlerdir. Bunda dahi kara hırsızı çokdur. Zîrâ diyâr-ı Kürdistân'da Halitî ve Çekvânî ve Zıbarı ekrâdı kânıdır, gâfil yatmamak gerek (---) (---) (---) (---). Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
EÇS IV 217b
Evsâf-ı şehr-i kadîm, makâm-ı ârifîn ya‘nî kal‘a-i atîk Miyâfârıkînhafazahullahu min âfâti'd-dehr, âmîn
EÇS IV 217b–218a
Sebeb-i tesmiyyesi ve galat-ı meşhûru oldur kim bu kal‘a nehr-i Şat ile nehr-i Batmân mâbeyninde vâki‘ 218a olup mâbeyn-i nehreyni fark etdiğiyçün kal‘a-i Mâ-i fârıkaynn, derler. Kavm-i Arab'da Mafrık-ı Ermen derler. Gerçi arz-ı mukaddesdendir ammâ hâk-i Ermenîstân'da vilâyet-i Kürdistân'dır. Kavm-i Ekrâd bu kal‘aya Mefarıkın derler. Kavm-i Ermen (---) (---) derler. Kavm-i Acem kal‘a-i Miyân-fark derler. Ya‘nî "Beli ince ayrılmış kal‘a" demek olur ve kavm-i Yunaniyân (---) (---) derler. Kal‘a-i kadîm ü şehr-i azîm idi. İbtidâ binâsı Musul kal‘ası içinde medfûn olan Hazret-i Circîs Nebî'nin ümmetlerinden Handik nâm bir melik binâsıdır kim Hazret-i Circîs'in ta‘lîmiyle binâ olunmuşdur ve Hazret-i Circîs bu şehir kavmine meb‘ûs olunup nübüvvetine imân getirmediklerinden mâ‘adâ Hazret-i Circîs'i bu kal‘a hâ’ilindeki Mefârikîn cebeli üzre kırk kerre âteşe yakup hâkisterin bâda savururlardı. Cenâb-ı İzzet rîha emr edüp gubâr-ı Circîs'i cem‘ edüp yine Circîs Nebî hayât bulurdu. Niçe tefâsîrlerde ve niçe bin kütüb-i mu‘teberelerde mastûrdur. Hâlâ Mefârikîn kal‘ası ensesinde olan kûh-ı bâlâ üzre gubâr-ı Circîs düşdüğü hâkde ve vücûd-ı nâzenîni ihrâk olduğu hâk-i anber-i pâkde asla nebâtât [u] giyâhâtdan bir şey hâsıl olmaz. Ermen tâ’ifeleri ol türâb-ı pâki yüzlerine sürüp ziyâret ederler.
EÇS IV 218a
Ba‘dehû bu kal‘a ahâlîsine Circîs Nebî bed-du‘â edüp Van deryâsı kenârında cebel-i Sübhân'da bir ejderhâ zâhir olup bu şehrin cümle halkını hûra geçirüp kal‘ası mu‘attal kaldı. Ba‘dehû Buhtunnasr hûn-ı Yahyâ Nebî talebiyçün hurûc edüp bu kal‘ayı münhedim etdi. Dest-i Ermen'de yine imâr olup Âl-i Abbâsiyân'da iken Hulâgû bu kal‘a kavmin helâk edüp kal‘asın dahi harâb etdi.
EÇS IV 218a
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Seyfüddevle ibn Hemedânî bu kal‘ayı imâr edüp Kürdistân ve Ermenîstân vilâyetlerine şa‘şa‘a saldı. Eyle imâr oldu kim hemân yetmiş bin alaca çapar atlı askeri var idi. Gayri cüyûşunun hisâbın Hudâ bilürdü. Asâkir-i bî-pâyânının vefreti şundan kıyâs oluna kim rûz-merre matbah-ı Keykâvûs'unda kırk aded bâr-ı şütür, aşına sarf olunup nökerlerine ta‘âm-ı gûnâ-gûn bezl olunurdu. Hâlâ Seyfüddevle sarâylarının esâsları nümâyândır. Sene (---) târîhinde bu kal‘ayı Timur-ı sâhib-hurûc harâb etmişdir. Hâlâ kal‘asının câ-be-câ rahnedâr yerleri zâhir ü bâhirdir.
EÇS IV 218a
Ba‘dehû sene 920 târîhinde Selîm Hân-ı Evvel Çıldır gazâsı avdetinde Diyârbekr fethine Bıyıklı Mehemmed Paşa'yı serdâr edüp Diyârbekir'i feth etdikde bu kal‘ayı bâ-sulh Selîm Hân vezîri Ebû Şevârib ya‘nî Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya teslîm eyleyüp Süleymân Hân tahrîri üzre Kara Âmid hâkinde sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı (---) yük akçedir. Beğine ber-vech-i adâlet on kise hâsıl olur. (---) aded erbâb-ı timâr ve (---) aded erbâb-ı zu‘amâları cebelüleriyle sefer eşerler. Cümle (---) aded müsellah asker-i mükellef olur ve yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi cümle (---) aded kurâdır. Kadıya senevî üç aded kise hâsıl olur. Alâybeği ve çeribaşı ve muhtesibi vardır, ammâ müftî ve nakîbi ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Zîrâ iç il olmak ile neferâtlara ihtiyâcları yokdur. Lâkin mîr-i livâsı tarafından kal‘ada birkaç topları var, rûz-ı ıydde ve hilâl-i mâh-ı Ramazân nümâyân oldukda endâht edüp kurâlardaki müslimîni âgâh ederler.
EÇS IV 218a
Evsâf-ı eşkâl-i kal‘a-i Meyâfârikîn: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘a hakkında cezîre-i Şat ve nehr-i Furât mâbeynindeki cezîre-i azîm içredir deyü tahrîr etmişler ammâ galat-ı fikr etmişler. Hakîr bu mahalde on sene mikdârı tek ü pûm vardır kim selîkam bu fenne düşmek ile kırat-be-kırat dakîkiyle ma‘lûmumdur. Nehr-i Furât u Murâd Malatıyye kurbünde Kömürhânı cenbinde cereyân edüp kırk menzilde kal‘a-i Kurna kurbünde nehr-i Şatt'a munsabb olup Şattu'l-Arab olur ve nehr-i Şat Diyârbekr'in Fızkayası dibinden geçüp iner, Hasankeyfâ ve Cizre ve Musul ve Bağdâd ve Kurna dibinde yine nehr-i Furât'a rîzân olur. Bu kerre Diyârbekir'den cisri geçüp şimâle iki gün gidüp bu kal‘a-i Mefârikîn'e gelir. Bu takdîrce bu kal‘a niçe Şat ile Furât mâbeynindeki cezîrede olmuş olur. Bu hakîr-i pür-taksîr im‘ân-ı nazar ile nazar edüp böyle gördük. Ancak bu kal‘a nehr-i Şat ile nehr-i Batmân mâbeyninde vâki‘ cezîrede mebnî olup nehreyn-i azîmeyn mâbeynlerini fark etdiğiyçün Mâ-fârıkayn derler. Hakkâ ki böyledir. 218a
EÇS IV 218a
Kal‘a-i Mefârikîn'in esâs-ı binâsı: Yine Mefârikîn dağının dâmeninde bir top menzili ba‘îde cânib-i şarkîde bir düz vâsi‘ sehel mürtefi‘ çemenzâr zemînde şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ seng-tırâş kal‘a-i zîbâdır. Binâ-yı kadîm olmağile her taşı hammâm kubbesi ve fil-i Mahmûdî cüssesi kadar vardır, ammâ dîvârlarının kaddi yigirmi zirâ‘dan âlî değildir, ammâ on beş zirâ‘-ı melikî arîz u metîn dîvâr-ı kavîlerdir. Hatta Timur-ı bî-nûr münhedim etmede usret çeküp hâli üzre bırağup gitmişdir. Cümle (---) aded kapuları vardır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 218a
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi on bir bin adımdır, ammâ handakları rimâl-i turâb ile memlû olmuşdur ve şekl-i murabba‘dan şimâl-i cenûba tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Kal‘a-i kebîr olmağile içinde imâreti gâyet kalîldir. Ancak bin mikdârı hâk-i anber-i pâk ile mestûr bâğlı u bâğçeli tahtânî ve fevkânî hâne-i ma‘mûrlar vardır. Beğ sarâyı ve Sücâh Beğ sarâyı (---) (---) ma‘mûrdur. (---) (---) Câmi‘i,
EÇS IV 218a
Çârsû-yı bâzârı azdır. Bu kal‘anın cânib-i erba‘asında uyûn-ı câriyeler cereyân edüp en uluca aynına Ayn-ı havz derler. İskender-i Kübrâ nûş edüp bir havz-ı azîm binâ etdiğiyçün Ayn-ı havz derler, hakkâ ki âb-ı hayâtdan nişân verir billûr-misâl mâ-i zülâldir. Bâğ u bâğçeleri ve hadîka-i ravza-i Rıdvânları reyy edüp iner, nehr-i Şatt'a dâhil olur. Ve bu kal‘a-i Mefârikîn hâkinde nehr-i azîm Basinka'dır. Gerçi kal‘aya ba‘îddir ammâ bu hâkden tulû‘ edüp niçe kurâ vü kasabâtların mezâri‘âtların saky ederek İbn Ömer cezîresi üstünde cânib-i şarkîsinde beş fersah mesâfe-i ba‘îdede nehr-i Dicle'ye ya‘nî nehr-i Şatt'a dâhil olan âb-ı hayâtın biri dahi bu nehirdir. Ve bu Mefârikîn dağlarından niçe uyûn-ı câriyeler hurûc edüp ve uyûn-ı bî-şumârlar ictimâ‘ olup kal‘a-i Hısînkeyfâ'da Cezîre ve Musul'da birbirlerine vâsıl olurlar. Ve Zarbeyn-i Alî ve Zarbeyn-i Esfeleyn müstemed olup bu ikisi bilâd-ı Ermenî'de olan uyûnlardan sonra Zarbeyn bir nehr-i şedîd ve kaviyyü'l-cereyân olup dâ’imâ ra‘d-âsâ gürleyerek cereyân etdüğinden müverrihân-ı Irâk zârib-i mahbût (?) derler, kal‘a-i Tikrit'e ve Bağdâd ve Vâsıt ve Batâyıh'da dahi niçe enhârlar Şatt'a mahlût olduğu bâlâda re’s-i Şat mahallinde tahrîr olunmuşdur. Ve kal‘a-i Mefârikîn'in âb u hevâsının letâfetinden Kürd mahbûbları meşhûrdur. Ve engürü dahi memdûhdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâli dağlardır ve dağlar üzre bâğlardır. Anınçün halkı kaviyyü'l-bünye olup sağlardır. Ve kal‘anın kıble tarafı sahrâlardır kim (---) menzilde kal‘a-i Hısînkeyfâ'ya varır ve cânib-i şarkîsinde cisr-i Batmân'ı ubûr edüp bir günde kal‘a-i Hazzo'ya varır. Cânib-i şimâle dağları aşup kal‘a-i (---) varır ve cânib-i kıblesinde bir günde sür‘at ile Cizre'ye varılır. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 218a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Mefârikîn: Evvelâ derûn-ı kal‘ada eş-Şeyh Hazret-i Necmeddîn Sûrânî, andan ziyâret-i el-Melik Seyfüddevle ibn Hemedânî, bu kal‘ayı sonra binâ edendir, seng-i mezârıyla ma‘lûm bir ziyâretgâh-ı ünâsdır.
EÇS IV 218a–219a
Müverrih Mıkdısî kavli üzre ba‘de't-tûfân-ı Nûh, imar olan şehr-i Cûdî'dir, andan kal‘a-i Sincâr'dır, andan bu kal‘a-i Mefârikîn'dir ammâ şehr-i Cûdî sâhibi Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim altı yüz sene mu‘ammer olup Kürdistân diyârların geşt [ü] güzâr ederek bu Mefârikîn'e gelüp âb u hevâsından hazz edüp bu zemînde sâkin olup evlâd [u] ensâbı gâyet 219a çok olup lisân-ı İbrî'den indiyyât bir gayrı lisân-ı Turrehât peydâ etdi kim ne İbrî'dir, ne Arabî ve ne Pârisî ve ne lisân-ı Derî'dir ve lisân-ı Pehlevî'dir, ana hâlâ lisân-ı Kürdim derler. Bu diyâr-ı Mefârikîn'de peydâ olup hâlâ diyâr-ı Kürdistân'da isti‘mâl olunan lisân-ı Kürd Hazret-i Nûh ümmetinden Melik Kürdim'den kalmışdır, ammâ vilâyet-i Kürdistân dağistân u sengistân bilâd-ı bî-pâyân olmağile on iki gûne lisân-ı Ekrâd vardır kim birbirlerine elfâzları ve lehce-i mahsûsaları muğâyirdir kim niçesi birbirlerinin kelimâtların tercümân ile anlarlar. Memâlik-i azîmdir, bir ucu cânib-i şimâlde diyâr-ı Erzurûm'dan diyâr-ı Van'dan diyâr-ı Hakkarî ve Cizre ve İmâdiyye ve Musul ve Şehrezûl ve Harîr ve Ardalân ve Bağdâd ve Derne ve Derteng ve ta Basra'ya varınca yetmiş konak yer Kürdistân u sengistân add olunur kim Irâk-ı Arab ile Âl-i Osmân mâbeyninde bu kûh-ı bülendler içre altı bin aded aşâ’ir ü kabâ’il-i Ekrâd sedd-i sedîd olmasa kavm-i Acem diyâr-ı Rûm'a istîlâ etmeleri emr-i sehl idi.
EÇS IV 219a
İnşâallah mahalliyle altı bin aded mîr-i aşâ’irleri dahi tahrîr etmeğe destime hâme-i cevâhir-gûyâmı almışım, ammâ bu Kürdistân'ın arzı tûlu gibi vâsi‘ değildir. Cânib-i şarkîsinde Acem hudûdunda Harîr ve Ardalân'dan hâk-i Şâm ve hâk-i Irâk-ı Arab ki hâk-i Haleb'dir, ol hâk-i pâkeyne varınca Kürdistân'ın arzı yigirmi ve yigirmi beş konak ve ednâsı on beş konak yerlerdir. Ammâ bu kadar ülkeler içre beş kerre yüz bin tüfeng-endâz ümmet-i Muhammed Şâfi‘îyyü'l-mezheb vardır. Ve cümle yedi yüz yetmiş altı pâre kal‘a add olunur kim cümle imârdır. İnşâallah kılâ‘ları dahi mahalleriyle tavsîf olunur. İnkırâzu'd-devrân Âl-i Osmân ile şâh-ı Acem mâbeyninde memâlik-i Kürdistân mü’ebbed ola, âmîn,yâ Mu‘în.
EÇS IV 219a
Bu tahrîr olunan sevâd-ı mu‘azzam olmağile elsine-i muhtelifeleri vardır. Lisân-ı Zaza ve lisân-ı Lulu ve lisân-ı Celve-yi Hakkarî ve lisân-ı Avnikî ve lisân-ı Mahmûdî ve Şirvanî ve Cizrî ve Pisanî ve Sincârî ve Harîrî ve Ardalânî ve Sûrânî ve Haltî ve Celvanî ve İmâdî ve lisân-ı Rujikî vardır, ammâ lisân-ı kadîm Arabî ve Fârisî ve Derî'dir. Zîrâ min Dakâyıkı'l-Hakâyık li-Kemâlpaşazâde kuddise sırruhu.
EÇS IV 219a
buyurmuşlardır. Ammâ lisân-ı Kürd budur kim tahrîr olunur.
EÇS IV 219a
Lo Kirmançi varra runiti.Sen Kürd gel otur.