İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IV 219a
Be çend fürûşek?Neiçeye satarsın?
EÇS IV 219a
çârîkkuşak
EÇS IV 219a
gupâlçevgân
EÇS IV 219a
legânKarda yürüyecek papuç
EÇS IV 219a
tahukkızak
EÇS IV 219a
hıyotçadırlar
EÇS IV 219a
Çuma CizîriCizre şehrine vardım.
EÇS IV 219a
Kelek berdânîGemileri koyvermişler.
EÇS IV 219a
Bû çiye gelendu ta horeNiçün böyle etdin bana.
EÇS IV 219a
Îrû du rûje mekân-ı düreBugün iki gündür ki evinden uzakdır.
EÇS IV 219a
Î şev çe şeve şevege dârîBu gece ne gecedir ki böyle karanlıkdır.
EÇS IV 219a
Bârândı bârîVe yağmur yağar.
EÇS IV 219a
Şev ki hâciyânHacılar gecesinde.
EÇS IV 219a
Bejnik zirâve hâl haliteİnce boynunda benleri.
EÇS IV 219a
Gevher dû gûhânKulağında iki küpe.
EÇS IV 219a–219b
Bu gûne niçe bin elfâz-ı dürer-bârları vardır ki bu kadarca tahrîr olunup iktifâ olundu. 219b
EÇS IV 219b
Der-fasl-ı tetimme-i kal‘a-i Mefârikîn
EÇS IV 219b
Kal‘a-i Mefârikîn şimâlde (---) sâ‘atde,
EÇS IV 219b
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı âsâr-ı ebniyye-i acîbe ve hayrât-ı musanna‘-ı garîbe pesendîde-i mühendisân ya‘nî vâcibü's-seyr cisr-i Batmân
EÇS IV 219b
Evvelâ bu kantara-i bî-adîlin altından cereyân eden,
EÇS IV 219b
Nehr-i zülâl Batmân: (---) (---) (---) (---) kurbünde (---) (---) dağlarından gelüp bu püll-i kûzahun altından ubûr edüp cânib-i şarka ve kâh kıbleye cereyân ederek (---) (---) altında nehr-i Şatt'a rîzân olur, ammâ bu cisr-i Batmân altından ubûr etdikde eyle darb-ı hiddet ile akar kim sâ’ikasından âdemin kulağı asamm olur. Zîrâ ol mahalle kûh-ı bî-sütûn pârelerinden nişân verir kayalar üzerinden ubûr eder ve bu mahal Diyârbekir ve Mefârikîn'den Hazzo'ya ve Bitlîs'e ve Van'a ve gayrı diyâr-ı Kürdistân'a memerr-i nâs olduğundan nesl-i Âl-i Abbâsiyân'dan (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) hazretleri helâl-i zülâl mâlından üç bin kîse masrûf edüp bu mahalle cemî‘i diyârın bennâ ü mi‘mâr [u] mühendislerin cem‘ edüp bir püll-i azîm binâ etdirmişdir kim Anadolu diyârında cisr-i Geyve ve cisr-i Çâşnigîr ve püll-i Osmâncık ve kantara-i Amasiyye ve Adana köprüsü ve Misis sırâtı ve Hasankeyfâ cisri gibi niçe yüz cisr-i ibret-nümâlar vardır ammâ bu cisr-i Batmân'ın binâsı ve tarzı tavrı ve vaz‘ı esâsı ve kadd u kâmeti ve metâneti bir cisrde yokdur. Bu nehr-i azîmin bir tarafı kayadır, bir tarafı rimâldir.
EÇS IV 219b
Üstâd-ı bennâ "Bu nehr-i mecnûn üzre bir göz cisr olmakdan gayrı ilâç yokdur", deyüp bu cisrin tarafeynine ol kadar metânet üzre vâsi‘ ve arîz rıhtım ve ıskara esâslar bırağup bir tarafdan bir tarafa tâk-i Kisrâ'dan nişân verir bir göz inşâ etmişdir kim mesâfe-i ba‘îdeden zıhgîr gibi nümâyândır. Cisrin bir çenesinden bir çenesine varınca kâmil yüz yetmiş üç adımdır. Gerçi diyâr-ı Hersek'de Mostar köprüsü de bir gözdür ammâ bu cisr-i Batmân hendese-i batmanda gâyet ağır mosta[r]dır. Zîrâ bunda olan metânet ve istihkâm ve bunda olan hendese-i zerâfet ve nezâfet-i tâm bir cisr-i benâmda yokdur. İmdi ey ihvân-ı vefâ Hudâ âlimdir, bu ömr-i girân-mâyeyi hâlâ seyâhatde ifnâ etmedeyiz, ammâ böyle bir mehîb u mahûf kantara görmedim. Hey’et ve hikmet okuyan ihtimâlci yârânlar bu cisrden geçmek ihtimâli yokdur. Niçesi tulumlar ile kelek ve pot yapdırup ubûr eder. Zîrâ ta zirve-i a‘lâsına çıkdıkça cisrin kendiri bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd-ı bennâ cisrin zirvesin incecik etmiş. Ol mahalden aşağı âdem bakmağa cür’et idemez, ammâ aşağıları gâyet vâsi‘dir ve iki tarafında kal‘a kapuları gibi demir kapuları vardır.
EÇS IV 219b
Bu kapulardan içeri yemîn ü yesârda cisrin temeli berâberliğinde cisrin altında hânlar vardır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar. Ve cisrin kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâfirîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi şebeke ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli hücreler vardır. Üstâd-ı şîrînkâr kasd edüp "Cisrin kemerine bâr olmasın" deyü bu kantara-i ibret-nümânın için boş edüp kat-ender-kat revzenli ve kâ‘alı hücreler de eylemiş. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları cümle polad-ı Nahçevânî demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘ şebeke korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
EÇS IV 219b–220a
Bu cisr-i bî-hemetânın Hazzo tarafındaki hânda Hazzo beği âdemleri ubûr eden tüccârdan bâc alurlar. Mefârikîn tarafındaki hânda (---) beği âdemleri bâc alırlar, ammâ bu hân dediğimiz binâdan taşralarda bir âsâr-ı binâ yokdur. Cümle cisrin iki tarafı altında hân-ı azîmlerdir. Gerçi eyâlet-i Erzurûm'da 220a Hasan kal‘ası sahrâsında nehr-i Araz üzre Sultân Çoban cisri dahi bir azîm muvassatdır ammâ bu cisr-i Batmân'a mânend değildir. Hatta Bursa şehri içre cebel-i Ruhbân'dan gelen nehr-i Irgandı üzre cisr-i Irgandı'yı bu Batmân cisri gibi murâd edinmişler ammâ ne münâsebet, anın yanında bu cisr-i Batmân kehkeşân-âsâ semâya kad çeküp zirve-i evce kemend-i bî-mânend atmışdır. Hakkâ ki üstâd-ı mühendis var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu cisrde tasarruflar etmişdir kim atlas-ı gerdûnda eyle bir kârgîrlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Zîr u bâlâsından zirve-i a‘lâsına varınca Diyârbekir kal‘ası taşından taş döşenmişdir kim çakmak taşı anın yanında rahmetdir. Yedi yüz seneden berü bu cisr üzre bu kaldırım asla fenâ bulmayup gûyâ bennâ elinden henüz çıkmışdır. Bu hakîr at ile ubûr etmeğe havf edüp piyâdece ubûr edüp selâmetle karşu tarafa vâsıl olduk. Hülâsa-i kelâm bu cisrin midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Cenâb-ı Kayyûm ınkırâzu'd-deverân metîn ü müstahkem eyleye, âmîn ve yâ Mu‘în.
EÇS IV 220a
Andan nehr-i Batmân sâhiliyle cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
EÇS IV 220a
Menzil-i Hâsçayır: Bu mahalde cümle refîklerimiz ile hayme vü hargâhlarımız kurup paşanın cümle çergeleri ve sâ’ir haymelerin bir yere yıkup develeri ve katırları cümle bir yere cem‘ edüp cânib-i erba‘aya karavullar ta‘yîn edüp sabâha dek bîzâr ve bîdâr olduk. Zîrâ bu mahallin hırsızı Tercil ve Atak ve Mührani ve Kulp'dan berü sökün edüp geldikde Allahümme âfinâ "Sürmeden gözü, ağızdan sözü çalarlar" ve gâyet cengâver ve dilâver ve harâmîlikde hünerverlerdir, ammâ bu mahal Hazzo hâkidir. Andan (---) sâ‘atde,
EÇS IV 220a
Evsâf-ı şehr-i Zov ya‘n-i kal‘a-i Hazzov
EÇS IV 220a
Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan (---) (---) binâsıdır. Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim bu kal‘anın cânib-i şimâlîsindeki kûh-ı azîmlere cebel-i Zov derler. Kal‘a binâ olmazdan mukaddem Karakoyunlu'dan Kara Yûsuf Hân'ın Kara Zov kabîlesi ol dağlarda sâkin olduğiyçün kûh-ı Zov derlerdi. Anların cem‘iyyeti sebebiyle bu Hazzov zemîninde bir şehr-i müzeyyen olup şehr-i Zov derler. Ba‘dehû kal‘a,
EÇS IV 220a
Hazzov dediler, sebeb-i tesmiyyesine bâ’is ve bâdî oldu. Ba‘dehû Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan bu kal‘aya mâlik oldu. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Timur-ı bî-nûr Mefârikîn kal‘asın hedm etmeğe gelirken bu Hazzo'yu harâb edüp Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın ecdâdı Sultân (---) (---) (---) imâr edüp mutasarrıf oldu. Ba‘dehû sene 920 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel Çıldır gazâsı avdetinde Diyârbekir'i feth eden Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya Bitlîs Hânı ecdâdı itâ‘at edüp yine hükûmeti Selîm Hân hattıyla kendüye hükûmet kaydıyla eyâleti ihsân olunup hâlâ Süleymân Hân tahrîrinden berü eyâlet-i Diyârbekir'de beş hükûmetin biri dahi mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem bu Hükûmet-i Hazzo'dur kim taraf-ı pâdişâhdan bunların evâmir-i şerîflerinde elkâbları cenâb deyü yazılır. Taraf-ı pâdişâhîden hâkiminin hâssı (---) akçedir. Erbâb-ı zu‘amâsı (---) ve erbâb-ı timârı (---) adeddir. Alâybeği ve çeribaşısı vardır ve yüz elli akçe pâyesiyle yahşı kazâdır, ammâ ba‘zı zamân, yamân kazâ-yı âsumânîdir. Zîrâ Kürdistân-ı bî-emândır. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve müftîsi ve nakîbi yokdur. Cümle hükm-i hükûmet hâkimi hükmündedir. Hatta kal‘ası ve cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları cümle hâkimi tarafındadır.
EÇS IV 220a–220b
Eşkâl-i kal‘a-i Hazzo: Kûh-ı Zov dâmeninde bir sarp kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Maşrık tarafı havâleli yalçın kayalı dağlardır. Kıblesi tarafı sahrâlardır. Bu tarafa nâzır bir demir kapusu var, yolu gâyet sarpdır. Aşağı varoşuna usret ile nüzûl olunur. Derûn-ı kal‘ada bâğsız ve bâğçesiz cümle hâk-i pâk ile mestûr yüz elli aded hâneler vardır, ammâ kal‘anın nısfın hâkimi olan Murtezâ Beğ'in sarâyı dutmuşdur kim kat-ender-kat bir sarây-ı pür-hücurâtdır. Bu hâkim Murtezâ Hân Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın damâdı bir şehzâde-i âzâde-misâl Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-tabî‘at ve Hüseyin-i Baykara-meşreb zât-ı mükrim, halûk u halîm ü selîm merd-i meydân Murtezâ hân-ı âlîşân idi. Sarâyında bir gice mihmân olup şeref-i sohbetleriyle müşerref {olduk}. Sarâyında su sarnıçları var ve derûn-ı kal‘ada (---) (---) câmi‘i var, mâ‘adâ imâret-i âbâdânları cümle aşağıdadır. 220b
EÇS IV 220b
Sitâyiş-i rıbât-ı Hazzo: Kal‘anın kıble cânibi dâmeninde bir vâsi‘ce zemînde bin aded hâneli henüz ma‘mûr olmada, cümle türâb ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde (---) (---) câmi‘i (---) (---) câmi‘i ve Şeref Hân medresesi (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve bir küçük kenîse hammâmı var ve üç yüz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ve hâlâ hâkim-i vakt olan Murtezâ Beğ bir kârgîr binâ-yı metîn bir hân inşâ etmiş kim gûyâ bir hısn-ı hasîndir. Sengistân zemîn olmağile bâğ u bâğçeleri memdûh değildir, ammâ halkı şecî‘ ve tüvânâ fetâları olur. Piyâdesi ve hüssân süvarîsi meşhûrdur. Şeyhânî ve Ma‘arravî ve zıvzik kılıç urmada ve câb gödelec taşıyup ok atmada bî-bedel kavmdir. Ve gâyet musallî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid recül-i sâlihleri vardır. Gerçi yaylalarında Halitî ve Çekvânî ve Zıbarı Yezîdî Kürdleri vardır ammâ anlar ile bey‘ u şirâ eylemezler. Bu şehrin cânib-i şimâlinde (---) (---) kal‘asıdır.
EÇS IV 220b
Ziyâretgâh-ı kal‘a-i Hazzo: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 220b
Andan Murtezâ Beğ bize âdem koşup cânib-i şarka sengistân yerlere gidüp (---) sâ‘atde,
EÇS IV 220b
Menzil-i (---): Hazzo beği hükmündedir. Hamd-i Hudâ Melek Ahmed Paşa efendimize bu menzilde buluşup dest-bûs edüp Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'nın ve Diyârbekir a‘yânının mekâtiblerin verüp mektûb-ı merğûbda tahrîr olunan üzre cümle emânetleri paşaya teslîm eyleyüp hayme vü hargâhlardan ve deve ve katırlardan ve otuz yedi kiseden vâfir hazz edüp cümle haymeleri tevâbi‘ ü levâhıka bezl eyleyüp ol sâ‘at otuz yedi kiseyi asâkirîne ulûfe verdi. Eş-şükrü lillah kim bu abd-i hakîr kayddan berî olup huddâmlarımıza vâsıl olduk. Ertesi asker-i bî-pâyân ile yine cânib-i şarka sarp sengistân içre renc [ü] anâ çekerek (---) (---) (---) sâ‘atde,
EÇS IV 220b
Menzil-i Hazret-i Sultân Veys: Hazzo hâkinde bir dere ve depeli sengistân içre bir uyûn-ı sağîre kenârında (---) (---) (---) (---) bir âsitâne-i azîmde medfûn Hazret-i Veys'dir, ammâ Veys el-Karanî değildir. Anların kabr-i şerîfi diyâr-ı Yemen'de Karn şehrinde medfûnlardır. Ammâ bu Veys hazretleri Âl-i Abbâsiyân neslinden Sultân Veys ibn (---) (---). Pâdişâh iken kutbiyyete kadem basup âhiret pâdişâhı olmuşdu.
EÇS IV 220b
Bu abd-i hakîr muhibb-i evliyâ olmak ile kubbe-i pür-envârına dâhil olup rızâ-yı Rahmân içün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbın Sultân Veys'e hibe eyleyüp rûh-ı şerîflerinden isti‘ânet taleb eyledik kim zîrâ hadîs-i sahîhde Arapça buyurulmuşdur. Hikmet-i Hudâ ol kabr-i münevverde bu dil-i vîrânım ma‘mûr u mesrûr ve münevver olunca hâtıra bu ebyât lâyıh olup kilk-i dürer-gûyım ele alup rûy-ı dîvârda tahrîr etdiğimiz ebyât budur. Beyt:
EÇS IV 220b
Cemî‘i kutbu'l-aktâbın re’îsiZiyâret eyledik Sultân Veyis'i
EÇS IV 220b
Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz. Andan yine sarplık ile cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
EÇS IV 220b
Evsâf-ı belde-i Çalındır, ya‘nî kal‘a-i Kefindir
EÇS IV 220b
Sebeb-i tesmiyyesi