İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IV 255a
Lâkin bunların taraf-ı pâdişâhîden hâsları yokdur. Kendü eyâletlerinde ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise kendülere hâs-ı hümâyûn kayd olunmuşdur. Ve bunlara taraf-ı pâdişâhîden bir emîr gelse elkâblarında cenâb yazılır. Lâkin Bitlîs hânları Âl-i Osmân'ın çok hizmetinde bulunmak ile iki tuğlu mîrimîrân pâyesi olup hâs-ı hümâyûn içün kendüye Muş harâcının nısfı ihsân olunup emr-i şerîflerinde "Cenâb-ı hân-ı âlîşân" yazılur.
EÇS IV 255a
Eyâlet-i Van'da olan sancak beğlerinin hâs-ı hümâyûnların beyân eder
EÇS IV 255a
Evvelâ bâlâda Van'a gelirken Muş, Âdilcevâz, Ercîş, Bârgîrî sancağ-ı Van hâsları tahrîr olunmuşdur. Ammâ sancağ-ı hâs-ı Gergar 300.000 akçedir ve sancağ-ı Kesân 350.000 ve sancağ-ı Espa‘ird 200.000 ve sancağ-ı hâs-ı Ağakis 350.000 ve sancağ-ı Ekrâd 900.000 ve sancağ-ı Benî Kutur 270.000 ve sancağ-ı hâs-ı kal‘a-i Bâyezîd 240.000 ve livâ-i hâs-ı Berda‘ 200.000 ve sancağ-ı Ovacık 385.000. Bunlardan mâ‘adâ mîr-i livâların hâsları kendü vilâyetlerinin ebvâb-ı mahsûlâtları kendülere hâs olmuşdur, ve's-selâm.
EÇS IV 255a
Van eyâletindeki olan sancaklardaki timâr u ze‘âmetleri beyân eder
EÇS IV 255a–255b
Evvelâ bâlâda Muş ve Âdilcevâz ve Ercîş ve 255b ve Bârgîrî sancaklarının Van'a gelirken timâr u ze‘âmetleri tahrîr olunmuşdur.
EÇS IV 255b
Ammâ tahrîr olunmayan bunlardır kim beyân olunur
EÇS IV 255b
Evvelâ livâ-i Van'da ze‘âmet 48 ve timâr 147 kânûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleri ile cümle bin yüz on beş aded güzîde askerdir ammâ sâ’ir huddâmları ile üç bin güzîde asker olur. Ve livâ-i Şureger ze‘âmet 30 ve timâr 133 ve livâ-i Çobanlu'da ze‘âmet 2 ve timâr 26 ve sancağ-ı Valegerz'de ze‘âmet 7 ve timâr 61 ve livâ-i Zerikî'de ze‘âmet 12 ve timâr 125 ve livâ-i Müks'de ze‘âmet 9 ve timâr 95 ve livâ-i Karkar'da ze‘âmet 15 ve timâr 102 ve livâ-i Hizân'da ze‘âmet 45 ve timâr 155 ve livâ-i Şirvân'da ze‘âmet 63 ve timâr 165 ve livâ-i Espa‘ird'de ze‘âmet 12 ve timâr 125 ve livâ-i Bârgîrî'de ze‘âmet 7 ve timâr 97 ve livâ-i Kesân'da ze‘âmet 9 ve timâr 105 ve livâ-i Ağakis'de ze‘âmet 12 ve timâr 155 ve livâ-i Benî Kutur'da ze‘âmet 3 ve timâr 96 ve livâ-i Berda‘da ze‘âmet 7 ve timâr 115 ve livâ-i Erecik'de ze‘âmet 3 ve timâr 86 ve livâ-i Şureger'de ze‘âmet 13 ve timâr 151.
EÇS IV 255b
Bu merkûm sancaklarda bu mertebe timâr u ze‘âmet olduğu Van Defterdârı Şânî Efendi himmetiyle defterhâne-i Van'dan Süleymân Hân defterlerin ve kânûnnâmelerin getirüp bu hakîr-i pür-taksîr cümle livâlardaki timâr u ze‘âmetleri tahrîr etdik. Lâkin dörd aded hükûmetlerde olan timâr u ze‘âmetlerin niçesi Bitlîs hânına ve niçe yüzü Hakkarî hânına ve Mahmûdî ve Pinyanişî beğlerine hâs kaydıyla ihsân olunmuş timâr ve ze‘âmetler olduğundan tahrîr olunmadı. Ve bâlâda Van defterdârı ve çavuşlar kethudâsı ve emîni ve kâtibi ve defter kethudâsı ve timâr defterdârı ve'l-hâsıl (---) aded erbâb-ı dîvân hâcelerinin hâsları ve ze‘âmet ve timârları cümle bâlâda mahalliyle tahrîr olunmuşlardır.
EÇS IV 255b
Ammâ el-hâletü hâzihî diyâr-ı Van'da bu tahrîr olunan livâlardan gayrı timâr u ze‘âmet yokdur.
EÇS IV 255b
Ve eyâlet-i Van, cümle sancaklarıyla ve mîr-i aşâ’irleriyle cümle yüz yetmiş aded hükûmet add olunur.
EÇS IV 255b
Güzîde olan mîr-i aşâ’irleri beyân eder
EÇS IV 255b
Evvelâ,
EÇS IV 255b
Eyâlet-i Van'da hîn-i gazâda kânûn üzre ne kadar bin asker olur anı beyân eder
EÇS IV 255b
Evvelâ Süleymân Hân ahdi üzre Âl-i Osmân pâdişâhı Van tarafından diyâr-ı Acem'e gitse Van beğlerbeğisi talî‘a-i asker olur. Anın önü sıra Hakkarî hânı çarhacı olur, dahi ilerisinde Mahmûdî baş çarhacı olur. Andan ileride Pinyanişî ve çolak Mîr-i Azizli ve Gâzîkıranlılar yemîn ü yesârda ve pîşvâda ince karavullar olup ileride baş ve dil almağa me’mûrlardır.
EÇS IV 255b
Ba‘dehû Van paşasının akîbince Âl-i Osmân vüzerâları Van'dan bizzât pâdişâh-ı cem-kişver veyahûd serdâr-ı mu‘azzam olan vezîr-i server gider. Andan sonra cümle mîr-i mîrânlar, andan sonra cümleye akîb Bitlîs hânı cümle askeriyle kazan dibi kalup dündâr olur kim geri kalanları indire ve bindire ve hastaları gözleye, gerüye firâr edenleri kırmağa me’mûrdur.
EÇS IV 255b
Bu cüyûş-ı muvahhidînin sağında Kürdistân'ın Espa‘ird ve Şirvi ve Ziriki ve Karni ve Hiron ve Karkar ve Ağakis ve Kesân ve Müks ve Berda‘ ve Ladik ve Erecik ve Dalegerz ve Çobanlu ve Benî Kutur nâmân on beş aded sancak beğleri tabılların döğerek pür-silâh u güzîde deryâ-misâl asker ile Âl-i Osmân'ın sağ tarafında gitmek kânûn-ı Süleymân Şâh'dır. Ammâ,
EÇS IV 255b
Sol tarafda giden sancak beğlerin beyân eder
EÇS IV 255b–256a
Evvelâ Muş beği ve Âdilcevâz beği ve Ercîş beği ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği ve Akçakal‘a beği ve Şureger beği ve Karacakal‘a beği ve Ekrâd-ı Mekü beği ve Ziyâeddîn beği ve Abagay beği ve Şatak beğleri. Bu zikr olunan on beş sancakda olan güzîde asker beğlerinin livâları altında tabılhânelerin döğerek Âl-i Osmân askerinin sol tarafında yürürler. Ammâ kal‘a neferâtlarının nısfı kal‘ada kalup nısfı sefere gitmek şartdır. Ammâ cem‘an yekûn asâkir-i Van altı bin aded Van kal‘ası kuludur ve altı bin asker sâ’ir kılâ‘ kullarıdır kim cümle on iki bin asker kılâ‘ kullarıdır. Kânûn üzre altı bini sefere me’mûrlardır ve üç bin asker dahi cebelüleriyle Van paşası askeri olur ve on iki bin asker-i Hakkarî'dir ve altı bin asker-i kavm-i Mahmûdî'dir ve altı bin asker-i Gâzîkıran-ı Pinyanişî'dir ve beş bin asker-i Bitlîs hânıdır. Ammâ eyâlet-i Van'ın 256a eğer Osmânlı sancaklarında ve eğer Kürdistân beğleri sancakları ki bâlâda tahrîr olunduğu üzre cümle otuz yedi aded sancaklardır kim kânûn-ı Süleymân Hân üzre mezkûr sancakları erbâb-ı ze‘âmetleri ve erbâb-ı timârlarının hîn-i gazâda cümle cebelüleri ile on iki bin kılıç erbâb-ı zu‘amâ askeridir. Ve nısıf kal‘a kulları ve üç bin paşa askeri ve Bitlîs hânı ve Hakkarî ve Mahmûdî ve Pinyanişî hâkimleri askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askeriyle cümle eyâlet-i Van'da hemân sefer eşer kırk sekiz bin asker-i güzîdedir. Bunlar cümle Âl-i Osmân'ın vazîfe ve timâr ve ze‘âmetin yeyen kullarıdır. Kırk elli bin asker dahi bunların huddâmân-ı pür-silâhları olur. Hakkâ ki bir asker-i güzîdedirler kim memâlik-i Âl-i Osmân'da kırk bir sene geşt ü güzâr etmediğimiz serhad kalmamışdır. Ammâ bu abd-i kemter Rûm'da Egre ve Budin ve Bosna gâzîleri kadar mücâhidîn-i fî sebîlillah bî-hîle ü bî-hud‘a asker görmedim. Ve diyâr-ı Anadolu'da Acem serhadlerinde Kars kulu ve bu Van kulu gibi serbâz ve şehbâz u güzîde müsellah bî-emân asker görmedim.
EÇS IV 256a
{Hikâye-i garîbe [vü] acîbe}: Hatta Süleymân Hân bu kal‘a-i Van'ı feth etdükde derûn-ı kal‘a-i Van'a asla Ekrâd kavmi komayup la‘netnâme tahrîr edüp cümle kavm-i Ervâm'dan Arnavud ve Boşnak ve Çerkes ve Abaza ve Gürcî ve Tatar ve gayrı benî Âdem-i mütenevvi‘den "Benem diğer nîst" diyen zor-âver fetâlardan on iki bin güzîde asker koyup bunlara beleğan-mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar edüp âhir ulûfeler ve me’kûlât [u] meşrûbâtların müstevfâ ta‘yîn edüp "Bu kal‘a-i vakfullahı size emânet kodum. Dîn-i mübîn uğuruna bu sedd-i üstüvârı ale'l-ittifâk gözedesiz!" deyüp çetr-i mülammâ‘ında hâb-âlûd oldukda hemân Hazret-i Ebâbekrini's-Sıddîk radıyallahu anh Süleymân Hân'ın vâkı‘asına girüp eydür: "Ey Süleymân! Ne hoş bu kal‘ayı Van kuluna emânet verdin. Bu kal‘aya Hazret-i Risâlet-penâh efendim ibtidâ nübüvvetinde ben İslâm ile müşerref olduğumda yarlığ-ı belîğle beni bu kal‘a-i Van'a elçiliğ ile gönderüp ibtidâ Van halkını ben İslâm ile müşerref edüp Câlût Melik deyrini câmi‘ etdim. Ol zamândan berü bu kal‘a-i Van benim himâyemdedir. Yürü {rumûz} "Gam yeme!" sene (---) târîhine dek evlâd-ı evlâdların mansûr [u] muzafferdir. Hemân sen diyâr-ı Alman'da Belgrad ve Malta ve Kızılelma ve Bağdâd ve gayrı diyâr deyrlerin feth [ü] fütûhâtına me’mûrsun. Yürü cenâb-ı Bârî sana yârî ola. Ben Van'ı bi-emrillah feth ederim." deyüp Süleymân Hân ol ân hâbdan bîdâr olup Ebussu‘ûd Efendi'ye nakl bi'l-mastar menâm-ı sâlihayı bir bir takrîr etdikde Ebussu‘ûd Efendi ve gayrı huzzâr-ı meclisler hamd ü senâ edüp Van kulları inkırâzu'd-deverân tenâsül bulmalarıyçün du‘â edüp cânib-i dârü's-saltanati'l-aliyye tarafına atf-ı ınân ederler.
EÇS IV 256a
Hakîkatü'l-hâl anların du‘âsı berekâtıyla ve Hazret-i Ebâbekir'in himâyesi ruhâniyyetiyle Van'ın kulları merkûm Rûm kavminden tenâsül bulup bir gûne şedîd ü çerî ve cabbâr u bî-emân u gaddâr, aklı gözünde, ism-i Hudâ sözünde, nûr-ı münevver yüzünde şehbâz u bahâdır ceng eri âdemlerdir.
EÇS IV 256a
Asla latîfe ve mezâk u rîş-hand ve hîle vü hud‘a bilmez âdemlerdir kim her biri birer kağan arslan gibi on Kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı nâ-tıraşa karşu varup savaş ederler. Ve birbirlerine âşıkâne ve sâdıkâne görüşürler. Cümle garîb-dost ve muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir. Şeb [u] rûz ellerinde kalkanları ve bellerinde hançer ü şemşîrleri ile âmâde kavimlerdir ve bunların içine bir gayrı mezhebden âdem giremez. Kal‘a içre bir Yahûdî ve Acem girse emân vermeyüp katl ederler. Cümle Hanefiyyü'l-mezheb mü’min ü muvahhid ve mu‘tekid ü pâk-mezheb, gıll u gışdan berî ve ceng eri âdemlerdir ve cümlesi Ebâbekir himâyesinde olmak ile Hazret-i Ebâbekir'in tarîk-ı Hâcegân-ı Nakşıbendiyye'si fukarâlarıdır. Tevhîd u tezkîrlerin görüp istimâ‘ eden âşıkânlar hayrân olurlar.
EÇS IV 256a
Ve bu tâ’ifenin asılları ecnâs-ı mütenevvi‘adan tenâsül bulmağile bunların mâbeyninde bir gûne lehce-i mahsûsa lisânları var kim şütürbe kürbe bir mudhik lisândır kim mahallinde tahrîr olunur. Cenâb-ı Bârî bu kavmi hıfz-ı emânda ide, âmîn.
EÇS IV 256a
Bu mahalde kal‘a-i Van'ın ibtidâ imâreti ve bânîsi ve fâtihleri ve hâkimleri ve askerleri cümle tahrîr olundu, ammâ,
EÇS IV 256a
Der-beyân-ı evsâf-ı imârethâ-yı cevâmi‘-i kal‘a-i Van-ı kaviyyü'l-bünyân
EÇS IV 256a
Cümle (---) aded salât-ı cum‘a edâ olunur cevâmi‘lerdir. Evvelâ cümleden akdem yukaru İçkal‘a'da,
EÇS IV 256a–256b
Câmi‘-i Vang: Ta Hazret-i Dâvûd asrında binâ olunmuş ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Ba‘dehû Hazret-i Ebâbekir elçilik ile geldikde mescid oldu ve niçe yüz mülûk-ı divelde câmi‘ olup âhir sene 940 târîhinde Süleymân Hân ta‘mîr ü tevsî‘ edüp Süleymân Hân câmi‘i derler. Bir kapulu hayli vâsi‘ câmi‘dir ve bir minâresi vardır. Hatta 256b Van'da bir zelzele-i azîm oldukda minâresi münhedim olup Yeniçeri Ağası Ömer Ağa bir musanna‘ minâre etmişdir kim minârenin alemi vakt-i zuhra dek ebr-i kebûtlar içre görünmezdir. Bu İçkal‘ada bundan gayrı câmi‘ yokdur. Cümle pencereleri aşağı şehre ve Edremit sahrâsındaki bâğ u bâğçelere nâzırdır. Andan sonra binâ olunan aşağı kal‘ada,
EÇS IV 256b
Ulucâmi‘: Âzerbaycân şâhlarından Akçakoyunlu Şâh Cihân'ın binâsıdır ve bundan büyük câmi‘ yokdur. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlen ve arzen orta ayak ile (---) ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle amelî amûdlar üzre mebnî bir kubbe-i âlîsi eflâke kad çekmişdir. Üstâd-ı bennâ-yı mühendis-i selef var makdûrun bezl edüp envâ-ı fusûs-ı mukavvim-i mahkûk gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk ile ma‘kûd kılınmışdır ve kubbe-i âlîsi ve cümle der-i dîvârı rûyunu ol mi‘mâr-ı selef kırmızı ve siyâh tulalar ile câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârı yüzüne yazılar yazmış ve tuladan gûnâ-gûn hatlar dizmiş kim âyetün min âyâtillahdır. Bu hatların misli Hama ve Hımıs kal‘asının rûy-ı dîvârında dahi vardır. Ve bu Ulucâmi‘ ma‘bedgâh-ı kadîm olup helâl ü zülâl gazâ mâlıyla binâ olduğundan başka bir gûne rûhâniyyetli câmi‘dir. Ve bir tarz-ı kadîm mihrâb u minberi var kim umk-ı mücevvefler ile ve beyâz u siyah ahmergûn u gayrı gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymetler ile sadefkârî olmuş mihrâbdır. Ve bir minâre-i musanna‘ı var kim vâcibü's-seyrdir. Ve'l-hâsıl bu câmi‘in misli seb‘ada yokdur. Bunda olan zîbâ san‘atlar ve bu savma‘ada olan zîbâ tasarruflar bir câmi‘-i ma‘bedhânede yokdur kim ehl-i vasf anın midhatinde kâsırdır. Hulâsa-i kelâm hüsn-i letâfeti ve kân-ı zerâfeti vasfdan hâric ü beyândan âric bir câmi‘-i rûşendir. Taşra haremi etrâfı kân-ı ulemâ ve sulehâ dârü't-tedrîslerdir. Andan,
EÇS IV 256b
Câmi‘-i Hüsrev Paşa: Süleymân Hân vüzerâlarından Koca Hüsrev Paşa'dır kim şehr-i Bitlîs içre bezzâzistânı ve kârgîr binâ sûk-ı sultânî ve Rahova sahrâsındaki hânı binâ eden Hüsrev-i Şîr câmi‘idir kim Van hâkimi iken bu câmi‘-i şerîfi binâ etmişdir kim cemî‘i kıbâbları ve medreseleri cümle rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olmuş bir câmi‘-i pür-nûrdur. Orta kubbesi gâyet musanna‘dır ve zeheb-i hâlis ile mutalla‘ olmuş alemleri âfitâb-ı âlem-tâbın tesîriyle şa‘şa‘ası çeşm-i benî Âdemi hîrelendirir. Ve derûn-ı câmi‘de envâ‘-i zî-kıymet musanna‘ âvîzeleri vardır. Ve cânib-i erba‘asında revzenleri ve billûr ve necef ve moran camları gâyet münakkaşdır. Ve mihrâb u minberi ve mü’ezzinân mahfeli gâyet musanna‘dır. Ve bir İslâmbol tarzı minâre-i serâmedi vardır. Haremi etrâfında cümle medrese hücreleri vardır. Bu câmi‘-i pür-nûr Ortakapu iç yüzünde paşa sarâyı kurbünde olmağile her cum‘a paşalar bu câmi‘de ibâdet ederler. Bu şehr-i Van'da bundan gayrı kurşumlu imâret yokdur. Andan,
EÇS IV 256b
Tebrîz kapusu câmi‘i: Ma‘bedgâh-ı atîkdir, ammâ hâk-i amber-pâk ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. Ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Bunun dahi hareminde medresesi vardır. Andan,
EÇS IV 256b
İskele kapusu câmi‘i: Abbâs Ağa nâm bir hümâmın binâsıdır.
EÇS IV 256b
Bunlardan mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir.
EÇS IV 256b
Der-beyân-ı mesâcidhâ-yı kal‘a-i Van: Cümle (---) aded mezgitlerdir. Evvelâ,
EÇS IV 256b
Der-beyân-ı dârü't-tedrîs-i âlimân: Cümle (---) aded medrese-i dârü't-tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ medrese-i Ulucâmi‘ ve medrese-i Horhor ve medrese-i Hüsrev Paşa ve medrese-i Tebrîz kapusu ve medrese-i Abbâs Ağa ve medrese-i Kayaçlı.
EÇS IV 256b
Sitâyiş-i dârü'l-Kur'ân: Ancak iki yerde dershâne-i Hazret-i Kur’ân vardır. Evvelâ Ulucâmi‘de ve Hüsrev Paşa Câmi‘inde dârü'l-kurrâ vardır. Ammâ hıfz-ı Kur’ân'dan gayrı İbn Kesîr ve seb‘a ve aşere kırâ’atları tilâvet olunmaz, tâlibânı yokdur. Ammâ şâ‘iri çokdur.
EÇS IV 256b
Der-vasf-ı dârü'l-hadîs-i Peygamberân: Her câmi‘de ilm-i hadîs ders-i âmları vardır ammâ Rûm'daki gibi kârgîr binâ ile mebnî dârü'l-hadîsleri yokdur ve müfessirîn ü muhaddisînleri gâyet çokdur. Hatta Müslim ü Buhârî hadîslerin hıfz eyler âlimleri vardır.
EÇS IV 256b–257a
Der-ayân-ı dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân: Cümle yigirmi aded mekteb-i tıflândır. Cümle necîb ü reşîd ciğer-kûşeleri Fârisîhândır. Andan, 257a
EÇS IV 257a
Manzara-i tekye-i dervîşân-ı zîşân: Cümle (---) aded tekyedir. Evvelâ tekye-i Hâcegân-ı Rûmiyye,
EÇS IV 257a
Ta‘rîf-i çeşme-i âb-ı revân: Cümle (---) aded çeşme-sâr-ı âb-ı hayvânlardır. Cümleden Horhor çeşmesi ve Dördgözlü çeşme ve Hüsrev Paşa çeşmesi
EÇS IV 257a
Alâmet-i sebîl-i cân-sitân: Cümle (---) aded sebîlhânedir.
EÇS IV 257a
Esmâ-i aded-i mahallât-ı Müselmân: Cümle (---) mahalledir. Evvelâ Paşa mahallesi ve Horhor mahallesi ve mahalle-i Ulucâmi‘ ve mahalle-i Suluk ve mahalle-i İskele kapusu ve mahalle-i Ortakapu ve mahalle-i Tebrîz kapusu (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)