EÇS IV 283b
Ba‘dehû Van ağaları ve yeniçeri ağası ve hapisde olan Zerikî beği ve Espa‘ird beği ve Karni beği ve Kesân beği içün paşaya kırkar kise guruş ve birer katır yükü kaplan ve vaşak postları ve beşer katar-ı katırlar ve birer tula küheylân atlar verüp Paşa'dan hil‘at giyerlerken dördine de birer sille-i pehlivânî urup ağızlarından ve burunlarından kan Van'da revâne olup "Bir dahi pâdişâh vekîlinin fermânların tutun, yohsa sizi hayâsızlar kelle paça ederim. Tiz Evliyâ Beğ üzre sefere hâzır olun!" deyü bunları reddetdi ve her biri dâr-ı diyârlarına gitdi. Ertesi gün ne kendiler ve ne imdâdları gelmeyen Van beğlerinden Ağakis beği tarafından ve Ekrâd tarafından ve Benî Kutur tarafından ve Berda‘ beği tarafından ve Erecik beğindan ve Şureger'den ve Çobanlu tarafından ve Alagird tarafından ve Körladik beğinden bu merkûm dokuz aded Ekrâd beğlerinden âdemler gelüp Van a‘yânlarına daşınup her birinden beşer kise ve beşer katar-ı katır ve birer tola küheylân atlar hedâyâ gelüp gelen âdemleri hil‘atler giyüp cürümleri afv olunup ertesi gün dokuz aded beğler i‘timâd edüp paşaya birer el hedâyâlarıyla gelüp müşerref olup hil‘atler giyüp her birine yine birer sille urdu kim Çobanlu beği sadme-i pehlivânîden teker meker oldu. Meğer fakîrin fıtıkı var imiş. Şehrine varup merhûm olıcak yerini Murâd Hân'a verüp yigirmi kise dahi andan geldi. Melek Paşa efendimizin de'bi ol idi kim, kendü fermânın dutmayana deyenek ururdu. Fermân-ı pâdişâhîye itâ‘at etmeyeni ya katl ederdi ya muşt ve sille ile çehresine urup elbette kanın akıdırdı. Ve ceng mahallinde Allahümme âfinâ ejder-i heft-ser olurdu. Ammâ gayrı zamân halûk u halîm ü selîm olup pek gazab-âlûd olsa, "Bre âdem", "Hey hayâsız" ve "Hey nâmerd" deyü ıtâb etmeden gayrı bir şetm etmezdi. Ammâ hırsız ve harâmîye asla amân u zamân vermezdi.
EÇS IV 283b
Üçüncü gün Evliyâ'nın tarafından Yeniçeri Ağası Deli Abdî Ağa mâbeyne girüp Paşa'ya yüz on kise mâl ve on tula küheylân-ı Mahmûdî ve Benî Helâl ve on katar-ı katır yüküyle post-ı bebr ü kaplan ve vaşak ve zerdevâ ve sâ’ir akmişe-i fâhire ve haliçeler gelüp cürmü afv olup mektûblar ile Kâ’immakâm Arganalı Ahmed Ağa ile hakîr gidüp Ahmed Ağa kendüye hil‘at-i vezîri giydirüp Ahmed Ağa'ya bir kise ve beş at ve hayli pârçe harîr-i Gucerât verdi. Hakîre bir kise ve bir at ve bir gulâm-ı bihzâd verüp üçüncü gün yine nâmeler ile Van'a geldik. Ammâ Evliyâ Beğ kendüsi ibtidâ gelmedi.
EÇS IV 283b–284a
Netice-i kelâm İpşir Paşa merhûm bize 284a eyâlet-i Van'ı fenâ mansıbdır deyü tahkîren verdi, ammâ sa‘âdetlü pâdişâh hatt-ı şerîf ile serdâr-ı mu‘azzamsın deyü sorguç-ı şâhî ve otağ-ı serâperde-i pâdişâhî ihsân edüp eyâlet-i Van'da hân-ı atîkden ve ehli hanım sultândan ve yeni hândan ve eyâlet-i Van'da cümle yigirmi yedi aded mîr-i livâlardan ve on bir aded kal‘a kullarından ve sâ’ir beğlerin cürm-i cinâyet [ü] bâd-ı hevâsından ve eyâlet-i Van'ın hâss-ı hümâyûnu mahsûlünden cümle-i cümele beş yüz yetmiş kise mâl kendüye kaldı. Ba‘de'l-harc ve'l-masârıf ve bir o kadar dahi ana karşılık gelen tuhaf u tefârûk-ı bî-hisâb emti‘a-i fâhire ve akmişe-i kâsire hisâbın Feyyâz-ı mutlak bilir. Hulâsa, Van Melek Ahmed Paşa'ya Mısır oldu, ve's-selâm.
EÇS IV 284a
Ertesi yedi katar-ı katır mâl ile beş yüz pür-silâh askere Ahmed Ağa'yı serdâr edüp Kaya Sultân'a hedâyâlar gönderirken Âsitâne tarafından Sadrıa‘zam Murâd Paşa'dan emr-i şerîfler ve mektûblar ile Benli Ömer Ağa nâm bir kapucubaşı-yı benâm gelüp dîvân-ı pâdişâhîde emr-i şerîfler alâ mele’i'n-nâs kırâ’at olunup mefhûm-ı kelâm-ı emr-i şerîf oldur kim Mukaddemâ sene 1065 târîhinde İpşir Mustafâ Paşa'ya diyâr-ı Haleb'de mühr-i şerîf gitdikde Gürcî İpşir mahzûz oldu, ammâ mühr ile diyâr-ı İslâmbol gibi dâr yere varmağa havf edüp Acem tarafına bir sefer açmağa tedârikler görüp beş ay kâmil Haleb'de oturup bu eyâlet-i Van'da mezkûr Pinyanişî beğlerine haber gönderüp elbette Kızılbaş'ın bir tarafını urup sulha muğâyir bir iş edüp ol tarafa serdârlığ ile varırsam sizin hâslarınız ve sancaklarınız dahi ziyâde ideyim." deyü İpşir Paşa Haleb'den bu Pinyanişî kavmine haber gönderir.
EÇS IV 284a
Fakîr Ekrâd-ı sâf-dil İpşir'in va‘de-i dürûğlarına i‘timâd edüp bir gice altı bin askerle Şâh Gediği'n aşup vakt-i Şâfi‘îde şehr-i Rûmiyye ve Dümbülî ve Salmas ovalarında olan kendleri gâret edüp yaylalarda olan koyunlardan on yedi bin Avşarî ve Dümbülî koyunu sürüp vilâyetlerine gelirler. Şâh-ı Acem bu hâl-i pür-melâli gûş edüp bir çapar ile bir nâme Haleb'de İpşir'e gönderüp İpşir asla nâmeye vücûd vermez. Âhir-ı kâr Acem dahi Kürd'den intikâm almak içün Rûmiyye hânı ve Çulan sultânı ve Biredos sultânı ve Dümdümî sultânı ve Dümbülî sultânı ve Salmas sultânları cümle on bin asker olup şâhî topların çekerek nefîr-i Efrâsiyâbların ve kerrenây-ı Menûçehrlerin ve kös-i hâkânîlerin çalarak asker-i Âzerbaycân Pinyanişî vilâyeti üstüne düşüp niçe köylerin alan u tâlân ve ahâlîsin nâlân edüp Hasanî yaylasından kâmil kırk bin koyun dahi sürüp şehr-i Rûmiyye'ye dâhil olurlar.
EÇS IV 284a
Bu kerre Pinyanişî Ekrâdları bu hâl-i pür-melâli İpşir'e i‘lâm etdiklerinde İpşir mühr ile Konya şehri altına varmış bulunup andan İslâmbol'a gelince "Acem diyârıyla Ekrâd mâbeynlerinde sulha mugâyir iş olmuşdur." deyü ol takrîb {ile İpşir Paşa} bizim Melek Ahmed Paşa'yı Van'a sürdü ve biz Van'a alây ile girerken İpşir'i katl etdikleri haberi gelüp Kara Murâd Paşa sadrıa‘zam oldukda mezkûr Pinyanişî'nin koyunlarını Acem'den tahsîl içün emîrler geldi kim mazmûn-ı kelâmı bu idi.
EÇS IV 284a
Paşa bu emr-i şerîfin vârid olduğundan hazz edüp gelen Kapucubaşı Ömer Ağa'yı Yûsuf Kethudâ'ya müsâfir verüp emr-i şerîfler ile mektûblar geldiğin vezîria‘zama i‘lâm edüp Kaya Sultân'a hazîne ile gidecek Ahmed Ağa'ya mektûbları verüp anlar Âsitâne'ye gitmede. Yine ol gün mektûblar yazılup Acem ile sulha muğâyir iş eden Pinyanişî beğine Şinikçi Ahmed Ağa mektûblar ile Pinyanişî beğin getirmeğe üç yüz yiğit ile me’mûr olup üçüncü günde Pinyanişî beği cemî‘i ulemâ vü sulehâ ile ve arz-ı mahzar huccet-i şer‘iyyeler ile ve Acem'den dâd u hârnâmeler ile gelüp feryâd eylediler.
EÇS IV 284a–284b
Paşa bunlara "Gam yemen, inşâallah maslahatlarınız âsân-vech üzre hâsıl olur." deyüp bu gâzîlere hüsn-i dil gösterüp hayli i‘zâz u ikrâm edüp bunları cümle Van ağalarına müsâferete verdi. Ve Dîvân Efendisi Gınâyîzâde'ye tenbîh edüp Bağdâd-ı behişt-âbâd'da şâha tahrîr etdiğin gibi şâha bir nâme-i hoş-âyende-i belîğ ve bir nâme Tebrîz-i dilâvîz Hânı Kaytaman hâna ve bir nâme Rûmiyye hânı Gencî Alî Hân-ı sefîhe ve yedi aded mektûblar dahi 284b Kutur sultânına ve Çevlân ve Biredos ve Harr ve Domdomî ve Dümbülî ve Salmas ve Enzelî ve Avşarlı sultânlarına mü’ekkedâne mektûblar tahrîr eylegil bir gün mukaddem bu Pinyanişî'nin koyunların tahsîl ideler ve illâ asâkir-i Van diyâr-ı Âzerbaycân'a çöküp illeri vilâyetleri nehb ü gâret olunur." deyü mektûbları ve nâmeleri böyle tahrîr eyle deyü paşa-yı müdebbir dîvân efendimize tenbîh [ü] te’kîd etdi.
EÇS IV 284b
Hikmet-i Hudâ işbu 1065 senesinin mâh-ı Zilka‘desinin üçüncü günü bâlâda tahrîr olunduğu üzre Melek Ahmed Paşa ıydı olduğu gün "Vâlî-i Bağdâd Murtezâ Paşa tarafından hedâyâ-yı azîmeler ile bir kapucu geliyor." deyü haber geldikde paşa kethudâsıyla iki bin Van askeriyle istikbâline çıkup alây-ı azîm ile mezkûr ağayı kal‘a-i Van'da paşa huzûruna getirüp Alî Ağa nâm bu mîr-i kelâm ve müdebbir-i hümâm kimesne paşanın zânûsun bûs edüp kırk kıt‘a mektûblar ile Murtezâ Paşa'nın mektûb-ı muhabbet-uslûbların verüp dîvânda kırâ’at olundu.
EÇS IV 284b
Netîce-i kelâm-ı muhabbetnâme "Benim veliyy-i ni‘am efendim! Mukaddemâ mataracı kulunuzu Bağdâd'dan Gürcîstân'a gönderüp Hırtıs kal‘asından bürâderimiz çıkarup mataracı kulunuz ile Acem diyârından geçüp Bağdâd'a gelirler iken sultânımın mutasarrıf olduğu Van hudûduna müşâ Rûmiyye deryâsı kenârında Dümbülî kal‘ası sultânı nâm Kızılbaş-ı bed-ma‘âş bizim Türkçe bilir Gürcî bürâderimiz mataracı kulunuzla haps etmişler. Sultânıma müşâ olmaları cihetden efendime arz olundu. Lûtf edüp {bürâderimizin} ıtlâkına sa‘y-i belîğ edüp bizi elli yıllık hasretimiz ile mülâkât idesüz. Bâkî fermân sultânımındır. Ve benim efendim. Elhamdülillah sümme elhamdülillah. Bitlîs hânı nâm şakînin mâh-ı ramazânu'l-mübârekde asker-i Van ile hakkından gelüp bu kadar bin Yezîdîlerin kılıçdan geçirdiğiniz haber-i meserreti bu hakîre gelüp mesrûr oldum. Zîrâ bu abd-i kemterin dahi ana dâğ-ı derûnu var idi. Lâkin {hakkından gelmeğe} me’mûr değil idim. Hakkâ ki gazâ-yı ekber etmişsiz. Cenâb-ı İzzet gazânız mübârek eyleye ve sultânıma mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz tehî olmak içün iki katar-ı katır ile bâr-ı bî-ma‘nîler gönderdik. Sultânıma lâyık değil ise de kabûl idesiz ve küstâhâne mühürlü defterimizle amel idesiz. Bâkî hemîşe devlet bâd bi-Rabbi'l-ibâd" deyü Murtezâ Paşa'nın mektûbu kırâ’at olunup hemân Alî Ağa iki katar yükü akmişe-i fâhireleri dîvânhâneye çeküp yüklerin yıkup katarları emîr-i ahûra teslîm edüp sâ’ir yükleri hazînedâr kaldırdı.
EÇS IV 284b
Meğer dörd yükü bir çetr-i mülemma‘ imiş kim mehterbaşı Van sarâyı meydânına kurup Paşa gördükde, "Bu bir gûne tarz [u] tarh üzre dikilmiş bir oba kim cihân şâhlarına serâperde-i Süleymânî ve hayme-i Efrâsiyâb ve sâ’ir yaban-ı hâkânî bile eyle değildir." deyü meddâhlar eyle tavsîf etdiler.
EÇS IV 284b
El-hâsıl cümle zer-ender-zere müstağrak olmuş sâfî Firengî atlas üzre incü ile dal dal işleme bir cibinlik idi. Ve cümle tınabları sâfî sırma ile mebrûm Lahîcân ibrişimi idi. Eğer sâ’ir kâlây-ı metâ‘ı tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur.
EÇS IV 284b
Ancak elli külçe köse destâr ve beş yüz nâfe müşk-i Hoten ve üç yüz şemmâme amber-i hâm-ı Sînî ve yüz çift kâse ve fincân-ı fağfûr-ı Çînî ve sâ’ir gûnâ-gûn Hindistân tuhefleri ana göre kıyâs oluna.
EÇS IV 284b
Murtezâ Paşa'nın defter-i kâ’imesi üzre Alî Ağası bu eşyâları cümle âb-ı rûları üzre teslîm edüp ağaya bir semmûr kürk giydirilüp ağaya benim atımdan bir at verin." dedikde,
EÇS IV 284b
Ağa eydür: "Sultânım taşrada bizim pîşkeş Bağdâd atları vardır. Emr-i şerîfiniz olursa huzûr-ı şerîfinize getirelim, temâşâ edin" dedi.
EÇS IV 284b
Paşa eyitdi: "Bu dîvânhâneye çeksinler" dedi.
EÇS IV 284b
Ağa eyitdi: "Devletli sultânım, kâmil elli re’s atdır" dedikde,
EÇS IV 284b
Paşa eyitdi: "Bre cânım. Ne garîb temâşâ, elli at çok değil midir?" dedi.
EÇS IV 284b
"Sultânım on at on kısrak paşa oğlunuzdandır ve otuz re’s at ve kısrak Bağdâd-ı behişt-âbâd'daki çerâğ-ı efrûhtelerinizindir" dedikde,
EÇS IV 284b–285a
Paşa eydür: "Tiz cümle birer birer bu dîvânhâneye çeksinler." deyü fermân edince elli aded sâfinâtu'l-ciyâd misilli atlar ve hussân ü mühreler geldi kim Hudâ bilür her biri birer genc-i Kârûn değer karınlı ve kasıklı küheylân 285a atlar idi. Cümlesin paşa emîr-i ahûru alup kabz etdi ve paşa ol atları birer birer erbâbına ve hân cenginde atı şehîd olanlara ve dahi Van ağalarına verdi. Hamd-i hudâ bu du‘âgûya da bir at ve bir kısrak verüp "Hâzır ol seni Acem diyârına göndersem gerekdir." dedi. Gûyâ "Cihân benim olup yine mi Acem ülkesini seyr [ü] temâşâ ederim." deyü sürûrdan ayağım yere basmaz oldu.
EÇS IV 285a
Ve ol ân atları getiren ağaya bir kise guruş verüp Yûsuf Kethudâ'ya ağa-yı mezbûru müsâfir verüp ol ân dîvân efendisine paşa tenbîh edüp "Murtezâ Paşa karındaşımızın karındaşın haps eden Dümbülî hânına mektûb-ı mü’ekked yazup Paşa karındaşımızın bürâderin mataracısıyla hapisden ıtlâk eder. Yohsa Şâha bildirüp kendinin hakkından geldiririm." deyü bir nâme yazmağa tenbîh etdi.
EÇS IV 285a
Ol gün hakîre bir kise guruş harcırâh ve bir semmûr kafası kürk-i siyâh ve bir kat libâs-ı fâhire ve bir kemer raht-ı nâdire ve bir sırma-i mebrûm zeyn-i şemmâre ve bir gulâm-ı meh-pâre ihsân edüp,
EÇS IV 285a
Paşa eydür: "{Evliyâm! Varacağın} diyâr-ı Acem'dir. Ferzend-i rindi çokdur, dînleri yokdur. Zemmâm u nemmâm ve fassâl u feddâh şu‘arâları çokdur. Seni imtihân ederler. Basîret üzre olup şer‘-i Resûl-i mübîni elden komayup anları ilzâm ide gör ve dâ’imâ salâh-ı hâli ve zühd [ü] takvâyı ve ehl-i sünnet [ve'l-]cemâ‘ati elden komayup evkât-ı hamseye sünnet-i Resûl üzre müdâvemet eyle ve ırz [u] nâmûsunla olup tevâbi‘ [u] levâhıkını zabt [u] rabt etmeğe mukayyed ol. Ve bizim bayraklardan yetmiş seksen aded tüfeng-endâz sekban ve sarıcalardan pür-silâh yiğitler götür." deyü bu gûne niçe yüz va‘z u nasîhatler etdikde,
EÇS IV 285a
Hakîr eyitdim: "Sultânım, buyurursuz kim Acem diyârıdır, bir hoşça edebinizle ol, buyurup sekban u sarıca haşerâtları götür, dersiz. Eyle vâsi‘ mezheb diyârda bir sarıca bin gûne habâset etse gerek. Ben anları niçe zabt edeyim. Azîz başınız içün olsun benim baltam yemeğe irtikâb edüp zabt [u] rabtıma râzı olan âdemlerden götürürüm ve pür-silâh u mü’eddeb ve musallî ü ehl-i ırz âdemler götürürüm." dedikde "Âferîn, berhordâr-ı ömr ol. Sen bilirsin" dedi.
EÇS IV 285a
Ve seksen aded mü’min ü muvahhid ve perhîz-kâr âdemler cem‘ edüp her birin paşaya gösterüp dünyâ kadar hazz edüp seksen aded âdeme bir kise guruş harcırâh verüp cümlesi paşanın dâmenin bûs etdiklerinde "Göreyim sizi, ırz [u] nâmûs-ı Muhammedî ile olup Evliyâ'mın sözünden taşra taş koparırsanız sizden baş koparırım. Varın Allah işiniz âsân ide." deyü hayr du‘âlar etdi.
EÇS IV 285a
Ve Sarı Alî Ağa'ya tenbîh edüp "Sen de Isfahân-ı nısf-ı cihânda Şâh Abbâs'a gidersin. Hâzır ol, iki bayrak yiğit götür." deyü ana da bir kise guruş verüp azîm tenbîh ve te’kîdler etdi.
EÇS IV 285a
Ertesi gün Murtezâ Paşa ağasına on kise ve bir at ve mektûb-ı mu‘teberâtlar verüp "Evliyâ Çelebi ile bile Rûmiyye, andan Tebrîz'e ve andan Bağdâd'a gidersin." deyü Murtezâ Paşa ağasına izin verdi.
EÇS IV 285a
Andan koyun tahlîsine gelen Vezîria‘zam Ağası Ömer Ağa'ya "İnşâallah bu koyunları tahsîl ederiz. Sizler buyurun der-i devlete." deyü beş kise ve bir Gürcî gulâm ve bir re’s küheylân-ı benâm verüp Âsitâne'ye yolladı.
EÇS IV 285a
Ve koyun sâhibleri olup şikâyete gelen cümle Pinyanişî beğine ve a‘yânına "Siz dahi Evliyâ Çelebi'yle yarın gitmeğe hâzır olun." deyü fermân etdi.
EÇS IV 285a
Ve yine ol sâ‘at Sarı Alî Ağa'yı huzûruna kığırup şâhın nâmelerin verüp, "Basîret üzre ol", deyü tenbîh edüp dest-bûs edüp gitdi.
EÇS IV 285a
Ba‘dehû hakîri katına kığırup eydür: "Evliyâm, yolun üzre olan Acem sultânlarına uğradıkda hüsn-i ülfet edüp Acem ülkesinde durmayup hoşnudlar mıdır ve adl-i adâletleri var mıdır ve Âl-i Osmân'a yine ke'l-evvel muhabbetleri olup Osmânlı isterler mi tecessüs eyleyüp her husûsda ârifâne anların ahvâllerine vâkıf ol." dedi.
EÇS IV 285a–285b
Ve dahi ol Rûmiyye hânı esfehü's-süfehâ olan Genc Alî Hân ile hüsn-i zindegâne edüp, "Bir gün mukaddem Pinyanişî'nin kırk bin koyunun tahsîl idesin. Zîrâ ben de yakında Van'dan ma‘zûl olup Âsitâne'ye giderim ve bu eğerli atı ve bu yelegendez atı hâna hedâyâ götürüp iltiyâmı elden koma ve elbette koyunları tahsîl etmeden gâfil olma ve Murtazâ Paşa karındaşımın karındaşın haps eden Dümbülî hânına bu atı ve bu mektûb-ı berâtı verüp elbette Murtezâ Paşa karındaşın halâs idesin ve bu cevâhirli kılıcı ve bu cevâhir hançeri ve cevâhir çârkâb tîrkeşi Murtezâ Paşa 285b oğlumuza hedâyâ götürüp bu mektûblarımızı teslîm eyle. Ammâ Bağdâd'da çok eğlenme. Hemân avdetde Şehrizol'dan ve Hak Ahmed kal‘asından ve Zâlim yaylasından ve Harîr ü Ardalân vilâyetlerinden ve Hakkarî içinden Van'a tiz gel, dedi. Ve bu nâmeyi ve bu cevâhir eğerli atı ve bu yelegendez atı ve bu cevâhir hançer-i zülficâmı Tebrîz hânı olan Kırçıl Kaytamaz Hân'a verüp ana cümleden ziyâde i‘zâz u ikrâm u iltiyâm eyle. Zîrâ bir müdebbir-i kâr-âzmûde İrân-zemîn şâhı vezîridir. Biz Bağdâd'da iken Kandehar seferine sipehsâlâr-ı ceyş oldu ve sonra hânlar hânı oldu ve şimdi ma‘zûl olup bizim gibi o da vezîria‘zamlıkdan ma‘zûl olup bize karşılık vilâyet-i Âzerbaycân-ı Tebrîz'de hânlar hânı oldu. Hatta bizim Bitlîs Hânı üzre hareket etdiğimizden diyâr-ı Acem'de hayli gulgule olup ihtirâz üzre oldular. Hân ile ceng etdiğimiz ahvâli ve sebeb-i cengi elbette sana su’âl ederler. Ayne'l-yakîn hâsıl etdiğin üzre takrîr eyle." deyü düstûr verdi.
EÇS IV 285b
"Ve Rûmiyye'de koyunlardan bekâyâ kalırsa Tebrîz hânına hedâyâ ve nâmelerimizden sonra i‘lâm edüp elbette koca hân ile gâyet hüsn-i ülfet eyle" deyü niçe nasîhatler etdi.
EÇS IV 285b
Ve cümle hedâyâları ve nâmeleri ve yetmiş aded atlas kiseli mektûbları verüp dest bûs edüp hayr du‘âsıyla behre-mend olduk. Ve Sarı Alî Ağa'ya dahi bir cevâhir eğerli ve cevâhir rahtlı ve Bitlîs hânı kârı hotaslı bir eşheb küheylân at ve üç re’s sâfinât misilli yelegendez at ve bir kıt‘a Şâhnâme ve bir kıt‘a Hümâyûnnâme şâha gönderdi. Ve şâh vâlidesi dahi sünniye olmağile ana da bir at murassa‘ zeynli ve beş çift kumaş içinde hayyâl sırmalı gömlekler gönderdi. Ve şâh vezîrine bir at ve mektûblar gönderüp Alî Ağa'ya da hayr du‘â edüp {Alî Ağa} zemîn-bûs edüp gitdi.
EÇS IV 285b
Bin altmış beş zilka‘desinin onuncu günü kal‘a-i Van'dan diyâr-ı Acem'e elçilik ile gidüp diyâr-ı Rûmiyye ve diyâr-ı Âzerbaycân'da şehr-i Tebrîz-i dilâvîz'e gitdiğimizi, andan diyâr-ı Irâk-ı Arab'da seyr [ü] temâşâ etdiğimiz kılâ‘-ı şehr-i azîmleri beyân eder
EÇS IV 285b
Evvelâ Bismillah ile kal‘a-i Van'dan Sarı Alî Ağa iki yüz pür-silâh güzîde asker ile Şâh'a gitmeğe me’mûr olup çıkdı. Ve hakîr de yüz aded pâk [u] müsellah "Benem, diğer nîst!" diyen şehbâzlar ile bir katar-ı katırım çeküp azm-i diyâr-ı Acem etdim ve refîkimiz olan Mustafâ Paşa ağası Alî Ağa kâmil yüz aded yiğit ile ol dahi Van'dan çıkdı. Ve yine refîklerimiz olan koyun şâkîleri Pinyanişî a‘yânlarından yüz nefer âdemler dahi Şirvân'dan çıkup cümle beş yüz nefer âdem ile bir alây-ı azîm olup mütevekkilen alallah deyüp paşa efendimizin yine vedâ‘ında hayr du‘âsıyla kal‘adan taşra çıkup cânib-i şarka müteveccih olup şehr-i Van'ın Erdemit bâğları sağ cânibimizde kalup 3 sâ‘atde,
EÇS IV 285b
Nergök Gediği: Bir sarp beldir. Andan karye-i Nergök; üç yüz hâneli ve bir deyrli Ermenî köyüdür. Harâcı Van kulu aklâmıdır kim defterdâr tarafından zabt olunur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘[atde] kûh-ı Verek'de,
EÇS IV 285b
Menzil-i Veng-i Verek: Bu diyâr Ermenîstân olmağile cemî‘i kenîselerine veng derler. Ammâ bu veng-i Verek, Verek dağının ta zirve-i a‘lâsının sehel alçağında bir hıyâbân-ı gülistân [u] dırahtistân-ı azîm kıbâb-ı kârgîrler ile mebnî kal‘a-misâl demir kapulu bir veng-i pür-âvengdir kim bir deyr-i kadîme müşâbeheti yokdur. Üç yüzden mütecâviz ruhbân [u] kıssîs ve bıtrîk [ü] papas Ermenîleri vardır kim her biri birer şuğle me’mûrdur. Ol gice beş yüz nefer askere i‘zâz u ikrâm etdiler kim ta‘bîr olunur değildir. Zîrâ cemî‘i millet-i Mesîhiyye beyninde Kudüs'deki Kamâme'den sonra bu veng-i Verek'e i‘tibâr edüp nezerât getirirler. Ve refîkimiz olan ağalara ve hakîre birer vaşak postu hedâyâ verüp, mısra‘
EÇS IV 285b
deyüp hedâyâların alup andan ale's-seher yüz bin renc [ü] anâ ile Verek dağı şeceristânın aşup 5 sâ‘atde,