EÇS IV 309b
Der-beyân-ı medrese-i âlimân: Cümle dokuz aded medâris-i dârü't-tedrîs-i tahsîl-i ulûmu vardır kim her birin birer selef şâhları inşâ etmiş. Hâlâ ders-i âmları vazîfe-i mu‘ayyeneleri ekl-i bel‘ edüp hücreleri cümle mu‘attaldır kim birer bevvâbı vardır.
EÇS IV 309b–310a
Der-vasf-ı mekteb-i püserân: Cümle kırk aded mekteb-i tıflân-ı sıbyân-ı ebcedhânları vardır. Mekteb-i Hurrem-âbâd ve mekteb-i Cihân Şâh ve mekteb-i Genc Yâr ve mekteb-i Hümâvirân. Bunlar nûr-ı dîde-i ciğer-kûşe-i püserân ile memlû mekteb-i irfândır. 310a
EÇS IV 310a
Ve der-ayân-ı tekye-i dervîşân-ı erbâb-ı şân: Cümle on bir aded tekye-i âşıkân-ı sâdıkân-ı zîşândır. Evvelâ bâğlar içinde tekye-i Genc Yâr ve tekye-i İmâm Takî ve tekye-i Arab Cebbârî ve Bağdâd kapusu tarafına Şâhruh tekyesi cümle fukarâ-yı Bektaşîyân'dır.
EÇS IV 310a
Ve çeşme-sâr-ı âb-ı revân: Cümle yüz elli yerde çeşme-i cân-bahşlardır. Her birin temdîh u tavsîf etsek seyâhatimize mâni‘ olur. Ancak yine Osmânlıdan Ferhâd Paşa çeşmesi ve Alî Esen çeşmesi musanna‘ binâlardır ve cümle âb-ı revânları kûh-ı Elvend'dendir.
EÇS IV 310a
Ve sebîlhâne-i cân-sitân: Şehr içre çârsû-yı bâzârda sebîlhâne-i teşnegân bisyâr-ı firâvândır. Ammâ su’âl etdiğimizde adedleri ma‘lûm değil idi. Ammâ yine âb-ı rakîkleri kûh-ı Elvend'den gelir ve Temmûz'da yahpâreli âb-ı zülâl verirler.
EÇS IV 310a
Aded-i mahallât-ı sarây-ı a‘yân: Cümle sekiz bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hânedân-ı bây u gedâdır. Ammâ cümleden Hudâverdi Hân sarâyı ve Hamza Sultân ve Pîr Budak Sultân ve Elem Şâh Hân sarâyları bâğ-ı İremlerdir ve cümle hâk-i pâk ile mestûrdur.
EÇS IV 310a
Ve sarây-ı kârbân-ı revendegân: Cümle üç yerde kârgîr binâ mihmânsarây-ı ra‘nâ vardır. Yine cümleden mükellef Ferhâd Paşa kârbânsarâyı ve Levend Hân mihmânhânesi ma‘mûr u meşhûrdur. Ammâ bu şehirde aslâ kurşumlu âsâr-ı binâlar yokdur.
EÇS IV 310a
Ve hân-ı hâcegân-ı sevdâgerân: Cümle on bir aded hân-ı mücedded vardır kim cümlesinde Hind ü Sind ve Rûm u Arab u Acem bâzergânları sâkin olur. Her biri birer kal‘a-misâl hân-ı derbend çalındırlardır kim cümle derleri polad-ı Nahşevânîdir.
EÇS IV 310a
Ve çârsû-yı bezzâzistân: Cümle iki bin dükkânçe bâzâr-ı şâhîdir ve gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir ammâ Haleb ve Şâm ve Bursa dükkânları gibi kârgîr binâ dükkân-ı ra‘nâlar değildir. Ammâ yine şâhrâhları üzre haşeb ile mestûrlardır.
EÇS IV 310a
Sitâyiş-i hammâm-ı gâsilân: Cümle yedi aded hammâmları vardır.
EÇS IV 310a
Der-vasf-ı hammâm-ı mahsûs-ı a‘yân: Ve "Cümle iki yüz aded sarây hammâmları vardır", deyü a‘yân-ı kibâr-ı Hemedân tefâhür kisb edüp şükr-i Yezdân ederler. Hakîkatü'l-hâl Hân hıyâbânında bir hammâm-ı rûşenâya girdim ki gûyâ Bitlîs Hânı hammâmıdır.
EÇS IV 310a
Der-medh-i eşrâf [u] a‘yân: Müşerref olup cân sohbetleri etdiğimiz kibâr-ı eşrâfın güzîdesi ve ebü'l-kelâmların zübdesi Hebâoğlu ve Kassaroğlu ve Genç Alî ve Mihmân Kulı ve Pîr Yâr ve Şâh Budağ bunlar kelâm-ı Fârisî'de ebü'l-kelâmlardır.
EÇS IV 310a
Ve ulemâ-yı tabîbân-ı hâzıkân: Ol kadar tabîbi yokdur. Ammâ cümleden hâzık Cân Kulı Hân-ı Şîrâzî ve Yâr Alî Bedahşânî ve Hoca Nukkal Tirmidî ve Hoyî Hasan Meymendî ve Çanarut Hemedânî, bunlar kârhâne sâhibleri üstâd-ı kâmillerdir.
EÇS IV 310a
Ve cerrâhân-ı kâmil fassâdân: Bu şehirden hâsıl olmuş cerrâhları yokdur. Zîrâ ol ilimde bir ebleh kavmdirler. Hatta bir gulâmım atdan tekerlenüp sehel mecrûh olunca bir cerrâh gücile buldular. Ol dahi İmâdiyye kurbünde Dühükli bir âdem idi.
EÇS IV 310a
Ve sulehâ-yı meşâyihân: Ancak Rûmiyyeli bir âdem var idi. Anı da Sünnîdir deyü muhabbet etmezler idi. Ammâ Monlâ Berzencî ve Monlâ Hırâmî ve Şeyh Sorhbîdî, bunlar künc-i uzletde halkdan münzevî gayrı diyârın âdemleridir.
EÇS IV 310a
Ve musannifîn-i şâ‘irân: Şu‘arâ-yı Hemedân'ın hadd [ü] hasrı yokdur. Diyâr-ı Fârisdir ammâ şu‘arâları fesâhat ve belâğat üzre kelâm-ı Arabîde mâhirlerdir. Hatta Hemedân hakkında bu şi‘r denmişdir:
EÇS IV 310a
Beledün ekûlû bi-fazlihîLâkinnehû akbahü'l-büldânı sıbyânühûFi'l-kubhi misle şüyûhihîVe şuyûhuhû fi'l-akli ve's-sıbyâni.
EÇS IV 310a
Sitâyiş-i kabâ-yı merdân: Cümle halkı alaca kalemkârî çıt giyüp başlarında alaca serbend ve zurzuvile kalaklı tâc ve ayaklarında keçe çakşır ve yeşil don ve alaca câme ve yeşil ve cengârî ve turuncî sağrı pâbuc giyerler.
EÇS IV 310a
Ve kabâ-yı gûnâ-gûn-ı zenân: Cümle zenâneleri altun ve gümüş arakiyye ve dîbâ takiyye giyüp yüzlerinde harîr burka‘ları ve üzerlerinde beyâz Lefkûrî ve Behrâm pûrî miskâlî bez çârşef ve ızârlar bürünürler ve eylece şâhrâhlarda reftâr ederler.
EÇS IV 310a
Nâmhâ-yı emredân: Halkının ekseriyyâ isimleri Karahân ve Karacân ve Karakulhân ve Karapîr ve Seyfedîn ve Şemseddîn ve Esmâdîn ve Hurremnây ve Sunkurkay ve Şâhlevend Kay ve Gencebây ve Elvend Ak misilli nâmları var.
EÇS IV 310a–310b
Nâmhâ-yı nisvân: Ve ekseriyyâ zenânelerinin isimleri Mercene Hanım ve Hengüle Hanım ve Şâdbâd Hanım ve Merhabâ Hanım ve Sevindik Hanım ve Gülbân Hanım ve Enzile ve Tenzile ve Gülçehre ve Melekrû ve Cândilân ve Şâhbân nâmlar havâtînleri var. 310b
EÇS IV 310b
Nâmhâ-yı çâkerân: Ekseriyyâ köleleri Gürcî çâkerleridir ve isimleri böyledir, Kulı ve Yaşar ve Kendibal ve Şâhbende ve Hudâbende ve Gelgit ve Çarapar ve Alatlı ve Pervîz ve Behremân ve Yâr Alî ve Kutlu ve Kelender ve Sıyâmî misilli kullardır.
EÇS IV 310b
Nâmân-ı cevâriyân: Câriyeleri dahi Gürcî ve Gîlân'dan gelmiş Rus-ı menhûsdur kim isimleri böyledir, Şelefe ve Helece ve Gelece ve Henese ve Sevdâye ve Mehhriye ve Tâbende ve Gülçîn ve Mehçîn ve Künnese ve Emete nâmlı câriyelerdir.
EÇS IV 310b
Lisân-ı ahâlî-i Hemedân: Yaka Türkmanı lisânı üzre, "Harada idin, pes men neylerem, men diledigim edermen, heze nelisemen." yemînleri, "Güzelce Şâh başiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî hakkiyçün ve Düvâzde İmâmlar ervâhiyçün", derler ve lisân-ı Kürd'ü ve Ermenîce bilirler.
EÇS IV 310b
Ve reng-i rûy-ı cüvân: Cümle halkı esmerü'l-levn ve gendüm-gûn ve kadd-i bâlâ ve tüvânâ âdemleri vardır. Cümle Şî‘î ve Râfızî ve Mu‘tezilî ve Müşebbehî ve Hurûfî mezhebinde bî-mezheb havâricî tâ’ifedirler. İçlerinde Sünnîler gâyet pinhânîlerdir kim Sünnîleri sevmezler.
EÇS IV 310b
Ve mahbûb u mahbûbân: Mahbûb u mahbûbesi esmer-levn olur ammâ cümle şîvekârlardır. Zenânelerine rağbet vardır. Ammâ gulâmları pespâyede ibtizâl üzredir. Zîrâ kavm-i Hemedân cümle muhibb-i zenândır ammâ zennân u zemmâm u nemmâm değillerdir ve âlüftelerdir.
EÇS IV 310b
Ve hevâ-yı hûb-ı câvidân: Büldânlar içre bu şehr-i Hemedân'ın hevâsı bürûdet üzredir ammâ yây u pâyistânı mahalliyle olduğundan cümle ahâlîsinin merd [ü] zenânı ve pîr [ü] cüvânı ve cemî‘i devâbât u hayvânı şahm u lahm sâhibi olup ten-dürüst ünâsı ve devâbbı vardır.
EÇS IV 310b
Ve enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayvân: Bu şehrin cânib-i garbîsinde kûh-ı Elvend-i serbülend vâki‘ olmağile cümle bu şehrin uyûn-ı câriyeleri ve âb-ı zülâl-i vâfireleri kûh-ı Elvend'den tulû‘ edüp şehrin gaytân-ı cinînlerin râyy edüp cümle imâretlere tevzî‘ ü taksîm olur. Ve cümle çâh-ı hânedân "Dokuz bin altmış aded çâh-ı mâlarımız vardır." deyü ehl-i Hemedân nakl etdiler. Sebebi aslı oldur kim hîn-i muhâsarada cümle metâ‘larıyla ve ehl [ü] ıyâlleriyle bu çâh-ı zîr-i zemînlere girüp mütehassın olup bâğî vü yağî vü dağîler ile ceng ü cidâl ederler.
EÇS IV 310b
Ve ekâlîm-i büldân: Be-kavl-i Monlâ Âhun nakli üzre bu şehr-i Hemedân on sekizinci iklîm-i örfiyyenin vasatında bulunup arz-ı beledi (---) irtifâ‘ üzredir ve etval-i nehârı (---) sâ‘at ve derîce ve dakîka (---). Şeb-i yeldâsı kezâlik eyle vâki‘dir.
EÇS IV 310b
Ve tâli‘-i imâristân: Bu şehr-i Hemedân-ı âbâdânın esâsına bânî-i binâ şürû‘ etdikde tâli‘-i imâreti burc-ı hamelde vâki‘ olmuşdur kim beyt-i Mirrîh münkalib-i nârîdir. Anınçün kırk elli senede bir kerre bu şehr üzre bâğîler gelüp Mirrîh sıfât kanlar dökülüp ceng ü cidâl olur.
EÇS IV 310b
Ve cümle deyr-i ruhbân: Cümle yedi aded kenîse-i kefere-i Ermenîler vardır. Cümleden Enûşirvân'ın Behtek deyri mükellefdir. Urûm u Fireng ü Kıbtî yokdur, ammâ Yahûdî çokdur. Hemedân cühûdu meşhûrdur. Zirâ, mısra‘
EÇS IV 310b
Ve ibret-nümâ-yı âbâdân: Ve Cemşîd-i pelîd-i anîd-i velîd bu şehr-i Hemedân'ı imâr etdikde gün başına birer tılsımât-âsâr-ı binâ-yı ibret-nümâ amûdlar ihdâs edüp niçe yerde alâyimâtları pâymâl-i rimâl olmuşdur. (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 310b
Ve hubûbât-ı mahsûlât: Deh gûne gendüm-i elvânı var, danedâr u berrâk hıntadır ve gûnâ-gûn cevvi danedâr ü semîndir. Ve lobyası ve pirinci ve fûli ve sâ’ir hubûbâtı firâvândır. Ve nebâtât-ı giyâhâtı ve gûnâ-gûn sebzevâtı bî-pâyândır.
EÇS IV 310b
Ve medh-i me’kûlât: Evvelâ nânı Şeyh Safî menni ile üç men nân bir Kazbekîyedir. Kazbekî ki iki dirhem gelir mankırdır ve men ta‘bîr etdikleri iki yüz altmış dirhemdir ve üç men nân bir kazbekiyye olduğu hînde iki vukiyye ekmek bir mankıra gelir ammâ ekmeği siyâh-gûndur.
EÇS IV 310b
Ve beyân-ı müsmirrât: Bâğvât-ı hadâyikâtları firâvân olduğundan kırk elvân sîbi ve âlûsu ve mışmışı ve âlû-yı Buhârâsı ve Gîlân emrûdu nâm emrûdu memdûhdır. Ammâ engürü telh olur. Narı ve limonu ve turuncu ve inciri olur ammâ memdûh değildir.
EÇS IV 310b
Ve envâ‘-ı meşrûbât: Cümleden kûh-ı Elvend'den engübînin şerbeti bir diyâr aseli şerbetine müşâbih değildir. Ve kıjı şerbeti ve âbşıla şerbeti ve koknar şerbeti ve gülnar şerbeti meşhûr eşribelerdir. Ammâ bademi yokdur. Lâkin pirinç bozası çokdur.
EÇS IV 310b
Ve ayân-ı ıt‘âm-ı imârât: Cümle üç yerde dârü'z-ziyâfe imâreti var kim cümle âyende vü revendegân müsâfirîne keşik ve herîsesi ve haşek pilavı mebzûldur. Cümleden Cihân Şâh imâreti ve Şâh Hudâbende imâreti ma‘mûr ve sayf [u] şitâ ni‘metleri dâ’imdir.
EÇS IV 310b–311a
Aded-i hadîka-i bâğvât: Cümle kırk altı bin bâğdır. Cânib-i garbîsi kûh-ı Bî-sütûn dağdır ve müşebbek bostândır. Sâ’ir şehir ahâlîlerinin bâğları dahi bu Hemedân'dadır. Her bâğına âdem girse hayrân olur. Cümle dırahtları ve kasr-ı Havernakları hendese üzre tarh olunmuşdur. 311a