İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Eserler · Osmanlı Türkçesi

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi

Osmanlı 17. yy. Düzyazı-Şiir kısaltma: EÇS metin aranabilir

Kaynak notu (editör girişi): Künye: EÇS <kitap> <varak>; IX. ve X. kitaplarda esas yazma Y'nin varağı (ör. EÇS X Y451a). Metin içinde ⟦218a⟧ varak başını, ⟦3 satır boş⟧ yazmada boş bırakılan satırları, ⟦Arapça⟧ neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibareyi gösterir (bunlar sözcük sayılmaz). Neşrin işaretleri korunmuştur: [ ] editör eklemesi, ( ) editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer, { } derkenar (çıkma), (---) yazmada boş bırakılmış sözcük, (...) okunamayan sözcük, (?) okuma kuşkusu. Dipnotlar (âyet mealleri) ile neşirlerin giriş, içindekiler ve dizin bölümleri alınmadı. Word dosyalarındaki Mac Türkçe yazı tipi bozulmaları (› fl fi € ‹ ⁄ → ı ş Ş ğ İ Ğ) ile I., VIII. ve IX. kitaplarda küçük i'ye düşmüş büyük İ'ler düzeltildi; III. kitabın iki kopyası birleştirildi; birkaç kesin dizgi hatası (amãn → amân, sene l044 → 1044 vb.) giderildi.

Kaynak yayın

  • Evliyâ Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî, Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi: Topkapı Sarayı Kütüphanesi yazmalarının transkripsiyonu – dizini, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
  • I. Kitap (Bağdat 304; yeni baskı): haz. Robert Dankoff, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı.
  • II. Kitap (Bağdat 304): haz. Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1998.
  • III. Kitap (Bağdat 305): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 1999.
  • IV. Kitap (Bağdat 305): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, 2000.
  • V. Kitap (Bağdat 307): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, İbrahim Sezgin, 2001.
  • VI. Kitap (Revan 1457): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, 2002.
  • VII. Kitap (Bağdat 308): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2003.
  • VIII. Kitap (Bağdat 308): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2003.
  • IX. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Yücel Dağlı, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff, 2005.
  • X. Kitap (Bağdat 306 [Y], Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 [Q], Pertev Paşa 462 [P]): haz. Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Robert Dankoff, 2007.

Derlem metni bu yayındaki okumaya dayanır; çeviriyazı işaretleri yeniden yazılmıştır.

Yazar: Evliyâ Çelebi. Yazma: Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat 304, 305, 306, 307, 308; Revan 1457 (IX–X. kitaplarda Süleymaniye Hacı Beşir Ağa 452 ve Pertev Paşa 462 ile karşılaştırmalı).

Sayılarla

64.002
cümle
2.448.046
sözcük
149.437
ayrı biçim
79.216
tek geçişli
%53,0 (hapax)
0,596
STTR
standart tür/sözcük
38,2
sözcük / cümle
5,65
harf / sözcük
1
eksik yer (lakün)

Metin

Neşrin işaretleri
  • [u] Editörün anlaşılırlık için eklediği harf ya da sözcük
  • (ve) Editörün fazlalık ya da düzeltme saydığı yer
  • {üzüm} Derkenar (yazmanın kenarındaki çıkma), metne yerleştirilmiş
  • (---) yazmada boş bırakılmış sözcük; (...) okunamayan sözcük; (?) okuma kuşkusu
  • 218a yazmanın varak başı (IX–X. kitaplarda Y, Q, P yazmaları); 3 satır boş yazmada boş satırlar; Arapça neşirde Arap harfleriyle dizilmiş âyet ya da ibare — sözcük sayılmaz
  • ‘ ayn, ’ hemze; â î û uzun ünlü. Aramada “Akıllı” kipte a i u ile de bulunur.

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi, Yapı Kredi Yayınları neşri (I–X. kitaplar); işaretler neşrin işaret tablosundandır.

— bir sözcüğün üzerine gelin ya da dokunun: madde başı, anlamı ve biçimi görünür.

EÇS IV 315b
Esmâ-i çâkerân ü cevâriyân: Gulâmlarının nâmları; Ferâh Gulâm ve Serend Gulâm ve Elvend Gulâm ve Budak Gulâm nâmları var. Câriyeleri cümle Gürcî'dir. Bâdi ve Sendeme vü Demsâz ve Çâresâz [u] Mehpâre ve İşvebâz ve Şehbâz gûne nâmları var.
EÇS IV 315b
Ahâlî-i zebân-ı Fârisî: Ekseriyyâ halkı harîf ve zarîf ve fusehâ [vü] büleğâ olduklarından birbirleriyle nâzikâne lisân-ı Pârsî güft [ü] gû ederler ammâ lisân-ı Arabî tekellüm etmede dahi gûyâ İmrü'l-Kays ve Monlâ Câmî'dirler ve ekserî ulemâdırlar.
EÇS IV 315b
Reng-i rûy-ı pîr u cüvân: Hevâsı mu‘tedil olmağile ekseriyyâ ünâsı ebyazu'l-levn ve kaviyyü'l-beden ve bisyârı gendüm-gûn halkı olup kadd [ü] kâmetleri vasatu'l-hâldir. Ve çoğu ankâ-yı sâhibü'l-menâldir. Ve ni‘metleri mebzûl firâvândır.
EÇS IV 315b
Sitâyiş-i mahbûb-ı püserân: Şehr-i Gazvîn'in diyâr-ı Acem'de ve Irâk'da ve Kâşgar'da ve Horasân'da mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı büldândır kim cümlesi hüsn-i cemâlde ve lûtf-ı i‘tidâlde olup Hoten âhûsu gözlü ve münevver yüzlü pençe-i âfitâb cüvânları olur.
EÇS IV 315b
Hevâ-yı i‘tidâl-i câvidân: Hevâsı ol kadar latîf germâ ve sermâ üzredir kim bâd-ı nesîm ve bâd-ı sabâ ve rîh-i seher bu şehr içre vakt-i seherde esince benî Âdem hayât-ı câvidân bulur. Dâm u bâmlarında şeb-i yeldâda hâb-âlûd olanlar safâ ederler.
EÇS IV 315b
Beyân-ı ekâlîm-i büldân: Hoca Nakdî kavli üzre ilm-i felek-i usturlâbda şehr-i Kazvîn on dokuzuncu iklîm-i örfiyyenin vasatında bulunup arz-ı beledi (---) (---) (---) (---) ve etval-ı nehârı (---) sâ‘at ve derecedir. Ve,
EÇS IV 315b–316a
Tâli‘-i imâristân: İbtidâ bânîsi Yâfîs ibn Nûh aleyhi's-selâm binâ etdikde kehene Kalimun vaz‘-ı esâs etdikde tâli‘-i imâreti burc-ı sevrde vâki‘ olup beyti zühre-i türâbî olduğundan halkı şâdân ü sevri firâvân ü türâbı bî-pâyândır. 316a
EÇS IV 316a
Aded-i düyûr-ı râhibân:
EÇS IV 316a
Der-beyân-ı gendüm-i mahsûlât: Kût-ı kifâf içün heft gûne danedâr gendümü olur kim misli meğer Şâm Havran'ında ola. Esb, ester, üştür, gâv [u] çemender içün yağlı arpası ve böğrülcesi ve lobyası ve mâşı danedâr firâvân olur.
EÇS IV 316a
Pesendîde-i kâr-ı sanâ‘ât:
EÇS IV 316a
Der-vasf-ı me’kûlât: Evvelâ hâs ve beyâz gül-i pembe-misâl çakıl nânı ve lavaşa nânı ve kefk-i Hemedân'ı ve şilbe çöreği ve turaç böreği ve mastaba çobrası ve lahışbası ve parya bazlaması ve âşûra ve şîr erzeni bir diyârda yokdur.
EÇS IV 316a
Sitâyiş-i me’kûlât-ı müsmirrât: Bu şehrin cemî‘i fevâkihesinden kırk elvân emrûdu olur ammâ Beybini emrûdu bi-emri Hudâ mümessekdir. Engür-i âbdârı ve âlû-yı hoş-horu ve badem pısdıkı ve âlû-yı zerdi ve şeftâlû ve harbûze ve Hindîvânesi gâyet memdûhdur.
EÇS IV 316a
Der-medh-i nûş-ı cân meşrûbât: Bu şehr-i Gazvîn'in âb-ı hayâtı ekseriyyâ semâvât-ı bâr(î)dendir. Ve niçe sâhibü'l-hayrât güzeştegân-ı teşnegânlar içün kanat-ı kesîreler binâ etmişler ammâ ehl-i beledin şürbüne ancak kifâyet eder ve şehirde bir câmi‘den {cereyân eder}.
EÇS IV 316a
Der-ni‘met-i ıt‘âm-ı imârât: Mukaddemâ bu şehr içre yedi yüz aded imâret-i dârü'z-ziyâfesi var imiş. Bu devlet mülûkdan mülûka intikâl etmeğile cümlesi harâb olup ancak yedi yerde tenâvülhâne kalmışdır. Cümleden; Sâlikân imâreti ve Cihân-sûd imâreti kalmışdır.
EÇS IV 316a
Teferrücgâh-ı bâğ-ı İremezât: Her cânibi mesîregâh-ı merâmdır. Ammâ yetmiş yerde mahsûs teferrücgâh-ı nişîmenleri var kim her biri birer ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinândır. Evvelâ; Hezârbâğ ve Çârbâğ-ı şâhân ve Kuyâh-ı bâğ-ı şâhân ve Hıyâbân ve Mendîmâh misilli bâğlardır.
EÇS IV 316a
Evsâf-ı aded-i bâğavât: Hoca Bâlî nakli üzre cümle on yedi bin bâğ u bâğçe ve cinîn ve gaytândır. Suları kıllet üzre olmağile bârân-ı rahmet ile reyy olunur, yahûd sevâkîler ile çâh-ı mâlardan çekilüp saky olunur.
EÇS IV 316a
Der-beyân-ı ahâlî-i ıstılâhât: Cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Yaka Türkmanî ve Fârisî ve Arabî ve lisân-ı Pehlevî bilirler ammâ haşerât-ı nökerât-ı tülüngîleri lisân-ı Kaytakî ve lisân-ı Moğolî lehcesi vâr güft ü gû ederler. İnşâaallahu Ta‘âlâ mahalliyle terkîm olunur.
EÇS IV 316a
Binâ-yı ibret-nümâ-yı acâ’ibât: Şehr-i Kazvîn'in acâ’ib [ü] garâ’ibindendir kim niçe bin yıldan berü gûristân-ı Yahûdîsi vardır, asla eser-i binâ pâyidâr olmazdır. Bir Yahûdîyi defn etseler bir taşı taş üzre komağa kâdir değillerdir. Hemân taşları ka‘r-ı zemîne geçer. Eser-i binâdan aslâ bir alâmet yokdur. Hemân bir vâdî-i gûr be gûrândır.
EÇS IV 316a
İbret-i garîbe-i acîbe: Bu şehr-i Kazvîn halkının bir atı ve gayrı hayvânât-ı devâbâtı şikeminde merg-i mafâcânı olsa helâk mertebesinde iken mezkûr hayvânâtları vec‘i hâlinde zikr olunan Yahûdîlerin gûristânında ol atları birkaç def‘a deverân ve seyerân etdirseler bi-emrillahi Ta‘âlâ ol hayvânların sancısı def‘ olur, gâyet mücerrebdir.
EÇS IV 316a
Diğer şey-i acîbi: Bir bâğda bir bî-âb çâh-ı kadîm vardır. Kâtil zann olunan kimesneyi hâkim ol çâhın kenârına kayd [u] bend ile korlar. Eğer mücrim herîf hakkâ ki kâtil ise kuyudan bir dûd-ı siyâh {çıkup} bed râyiha-i mühlik şemm olunur. Ba‘dehû herîfi katl ederler. Eğer herîf mazlûm kâtil değilse kuyudan duman çıkmayup herîfi âzâd ederler.
EÇS IV 316a
Diğer temâşâ-yı garîb: Hazret-i Danyal Deyri kurbünde yine bir bâğda bir çâh vardır. Bir harâmî veya bir dûzd-i zâğî bir şeyi serîka eylese hâkimü'l-vakt ol herîfi ol çâh kenârına kor. Hakkâ ki ol herîf-i zarîf dûzd-i tarrâr ise çâhdan "Budur" deyü bir sadâ istimâ‘ olunur. Ba‘dehû herîflerin ödün ağzından çıkarırlar. Eğer herîfler bî-günâh ise çâhdan bir sadâ çıkmayup bî-günâhları rehâ ederler. Anınçün şehr-i Kazvîn'de kâtil ü harâmî ve dûzdân-ı himyân yokdur, ammâ ayyâr-ı {tarrâr-ı} tayyârları çokdur. Ve bu şehr-i Kazvîn'de niçe yüz aded a‘ceb ü garâ’ibât ve mutalsımâtlardan bî-hisâb ibret-nümâ âsâr-ı binâlar vardır. Niçesi Hazret-i Risâlet vilâdetinde münhedim olup amelleri bâtıl olmuş, niçesi hâlâ zikr olunan gibi râygân olmuş.
EÇS IV 316a–316b
Sitâyiş-i tetimme-i şehrengîz-i şehr-i Gazvîn: Bu şehr-i Kazvîn'in cânib-i (---) şehr-i Deylem (---) karîbdir ve şehr-i Bağdâd cânib-i kıblesinde (---) merhale menzildir. Ve gurûbundan cânib-i şarka Isfahân on menzildir. Şâhrâh üzre 316b ulu şehirlerin evveli şehr-i Sâve'dir ve şehr-i Kum'dur ve şehr-i Kâşân'dır. Andan üç menzilde Isfahân-ı nısf-ı cihândır ve hâlâ tahtgâh-ı Şâh-ı şâhândır. Ammâ bu şehr-i Kazvîn kadîm taht-ı İrân'dır. Hâlâ bir şâh taht-nişîn oldukda ibtidâ bu şehr-i Kazvîn'e gelüp ber-taht cülûs etmeyince müstakil şâh olamaz. Andan şehr-i Erdebil'e gidüp cümle ecdâdların ziyâret edüp tekbîr-i şemşîr etdirüp kemerine bend kılur. Kânûn-ı İrân-zemîn budur.
EÇS IV 316b
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı belde-i kadîm şehr-i Gazvîn-i azîm
EÇS IV 316b
Evvelâ Deyr-i Danyal kurbünde bir bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı kûyâh içre, ziyâret-i Hazret-i Danyal Gerçi kıbâblar ile mebnî değildir ammâ kabr-i münevveri üzre bir seng-i azîm mestûrdur kim bu kevnde eyle rengâreng bir seng-i bukalemûn-ı ibret-nümûn görülmemişdir. Üzerinde lisân-ı İbrî ve lisân-ı Yunanî hatlar kazılmışdır. Hakkâ ki sihr-i i‘câz yazılmışdır.
EÇS IV 316b
Anın kurbünde ziyâret-i Hâmeys ibn Yâfis ibn Nûh aleyhimü's-selâm merkadidir, deyü kavm-i Yarmeniyân i‘tibâr ederler. Ve mülûk-ı selâtînden ziyâret-i Şâh Gıyâseddîn bânî-i Gazvîn ve ziyâret-i Emîr Zâhid, Hamâ’i baş câmi‘-i müşebbek-i ibret-nümâ sâhibidir ve ziyâret-i Candemâh Hanım bint-i Hârûnu'r-Reşîd bir kubbe-i âlîdir ve ziyâret-i Efkende Şâh ibn Ferruhzâd, hâkim-i Bağdâd iken bunda merhûm olmuşdur.
EÇS IV 316b
Ve ziyâretgâh-ı Karâke-i Kübrâ: Sûr-ı Kazvîn'in müşebbek kapusu kurbünde bir mezâristândır kim seng-i mezârlarında olan târîhlerin bir âdem bir sâlde kırâ’at edemez. Bu vâdî-i hâmûşânda niçe yüz evliyâ-yı kirâm ve meşâyih-i ızâm ve niçe bin musannifîn u mü’ellifîn ve müfessirîn ü muhaddisînden kümmelîn kimesneler var kim tahrîr ü terkîm olunmak mümkin değildir. Hatta Kân-ı Sahbâ nâm bir mekân-ı cebbâne-i benâm vardır. Ol Mahall-i İcâset'de üç bin sahâbe-i güzîn medfûn olduğu muhakkakdır. Zîrâ şeb [u] rûz bu mahalde nûr berk urup rûz-ı nevrûz olur.
EÇS IV 316b
Ve bu mahalle karîb ziyâret-i Kân-ı Şühedâ derler bir âsitânedir kim her leyle-i Cum‘ada niçe yüz aded kavm-i zühhâd bu Mahall-i İcâbet'e gelüp ol şeb-i yeldâlarda sabâha dek ibâdet edüp niçe yüz kimesneler alâ melei'n-nâs râygân-ı nûr-ı münevveri müşâhade ederler, ulu âsitânedir, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz, rıdvânullahi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în.
EÇS IV 316b
Bu şehri seyr [ü] temâşâ edüp ve hândan ihsânlar alup cânib-i şimâle 6 fersah gidüp,
EÇS IV 316b
Sitâyiş-i şehri'l-mevt kal‘a-i Mut
EÇS IV 316b
Vilâyet-i Yunan'da Lârende kal‘asıyla Silifke sûru mâbeyninde bir dahi Mut kal‘ası vardır ammâ bu Mut Kazvîn-i Irâk'dır. Kazvîn hükmünde kelenterlikdir. Kal‘ası {Rûybâr nâm bir nâhiye-i nazargâhlı ve} bir ferah-fezâ-yı çerâgâhlı yerde şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir kal‘a-i sultânîdir. Bânîsi Hadramut Sultân binâ etdiğinden kal‘a-i Mut derler. Cirmi ma‘lûmum değildir, ammâ küçükdür ve etrâfında handakı vardır. Üç yüz dizçöken neferâtları vardır ve kifâyet mikdârı cebehâne ve şâhî topları var.
EÇS IV 316b
Eşkâl-i rabta-i bîrûn: Taşra kal‘asın sene 246 Hasan b. Zeydü'l-Bâmir binâ etmişdir. Orta kal‘ayı ihâta etmişdir. Şekl-i muhammes hâk-i pâk top ve çim ve rıhtım ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim gûyâ Tebrîz kurbünde şehr-i Rûmiyye'nin Toprak kal‘asıdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin zirâ‘-ı Mekkî arşındır kim on bin hatve yer eder. Bir fecc-i amîk handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i kıbleye Gazvîn kapusu ve cânib-i şarka şehr-i Deylem dervezesi ve bu kal‘a içre cümle bin altmış hânedir. Müte‘addid câmi‘leri ve (---) (---) (---) mesâcidleri ve hammâmları ve kifâyet kadar çârsû-yı şâhîsi ve hammâmları vardır. Fezâsında elli yedi pâre avâdân kend-i mu‘azzamları vardır ve ba‘zı kendlerde ma‘mûr kal‘aları var ammâ anlara varmayup ayne'l-yakîn hâsıl etmediğimizden ma‘lûmumuz olmayup tahrîr olunmadı ammâ ganîmet ülkedir. Gendümü firâvândır ammâ nânı esmerü'l-levn çendândır. Meyvesi kezâlik hadden bî-pâyândır.
EÇS IV 316b–317a
Andan cânib-i şarka, 317a
EÇS IV 317a
Sitâyiş-i şehr-i kadîm-i mu‘azzam, dâr-ı âlimân-ı kal‘a-i Deylem
EÇS IV 317a
Irâk-ı Acem'de hâk-i Gazvîn'de hâlâ sultânlıkdır kim bin nökere mâlik Pîr Yâr Sultân'dır. Bânîsi Âl-i Abbâsiyân'dan el-Müstekfî Billah'dır. Gazûb pâdişâh olmağile oğlu el-Müstemsik Billah'ı bu kende nefy-i beled edüp bu kal‘ayı evlâdı haps olmağiçün binâ edüp ismine anınçün Deylem dediler. Hâlâ Deylem-i Irâk derler, ya‘nî Irâk zindânıdır. Irâk-ı Arab deylemi Kudüs kurbünde kal‘a-i Kerek'dir. Rûm'da mahbeshâne kal‘a-i Rodos'dur. Diyâr-ı Acem'de deylem kal‘a-i Kahkahâ'dır, diyâr-ı Kırım'da kal‘a-i Menkup'dur, diyâr-ı Leh'de kal‘a-i Kamaniçse'dir, diyâr-ı Budin'de Usturgon kal‘asıdır ve diyâr-ı Alman'da kal‘a-i Pojon'dur. Bu mezkûr kal‘alar cümle zikr olunan diyârların esfeli gibi sicin deylemleridir. Ammâ bu Deylem-i Irâk cümleden eşeddir. Gerçi sarp kayalı değildir ammâ binâ cihetinde Deylem-i Müstekfî deyü nâm-ı bed-nâm vermişdir. Lâkin cirimde Sorhbîd kal‘asına mânenddir. Kûh-ı Deylem dâmeninde bir pest-pâye püşte üzre nümâyişli bir kal‘a-i sicn-i Irâk'dır. Aşağı varoşu ancak iki bin hânedir ammâ binâları gâyet atîkdir. Halkı ulemâ olmağile her mülûka itâ‘at edüp şehri gâret olunmadığından köhne binâ hâne-i zîbâları vardır ve câmi‘ ü hân u hammâm u çârsû-yı şâhîsi vardır. Hevâsı gâyet latîf olduğundan necîb ü reşîd püserleri ve ders-i Aristo Şâfi‘îyyü'l-mezheb âdemleri vardır. Hatta Tefsîr-i Deylemî sâhibi (---) (---) hazretlerinin maskat-ı re’sleri bu şehr-i imâr olduğiçün Tefsîr-i Deylemî derler. Bâğ u bâğçesi ve meyvesi firâvândır. Andan gendümü danedâr sorh-endâmdır. Lâkin nânı gâyet lezîzdir kim gûyâ nân-ı Hemedân'dır. En a‘lâ ve matîf gendümü Kal‘atü'l-Mut binâ olduğu Rudbâr nâhiyesinden gelir ammâ terbiye ile hûb nânı olur. Bu şehir,
EÇS IV 317a
Evsâf-ı şehr-i kadîm-i dilâvîz, ya‘nî kal‘a-i Kasrü'l-Lusûs-ı Şâh Pervîz
EÇS IV 317a
Sene (---) târîhinde zamân-ı Pervîz Şâh'da âbâdân olmuş bir belde-i mu‘azzam idi. Niçe mülûkdan mülûka harâmîlik ile alınup kalmak ile kal‘a-i Lusûs ya‘nî Harâmî kal‘ası derler. Ammâ aslında ismi Pervîz-âbâd kal‘asıdır. Timur Hân harâb etmezden mukaddem bu kal‘a evsâfın müverrihân-ı Acem eyle tahrîr ü terşîd eylemişler kim, "Bu kal‘a hemân bir kasr-ı azîm olmak içün binâ olunup on iki tabaka imiş kim beş menzil yerde Kabr-i Hazret-i Alî nümâyân olmak içün eyle âlî binâ olunmuş ve cümle tabakâtında on iki bin revzenleri var idi." deyü tahrîr etmişlerdir. Hâlâ eser-i binâları âşikârdır.
EÇS IV 317a
Ancak hâlâ hâk-i Irâk'da hükm-i Kazvîn-i Acem'de başka sultânlıkdır. Bin mikdârı nökere mâlikdir. Fezâlarında Urbân-ı Keys ve Mevâl sâkin olduklarından ol kadar âbâdân değildir. Kal‘a kezâlik dahi imâr değildir ve bunda bir câmi‘-i pür-nûr var kim binâsı midhatinde ve vâsi‘liği cihetinde misli meğer şehr-i Dımışk'da Câmi‘-i Ümeyye ola. Ammâ cemâ‘ati yokdur. Şî‘îler içre garîb kalmışdır. Şehri kal‘a-i Esedâbâd'a karîbdir. Hemedân ve şehr-i Kazvîn'e dahi karîbdir. Sahrâsında tâ Diyâle şehrine varınca pembesi ve hubûbâtı firâvândır. Ve halkı cümle Şî‘î ve melâhide ve zenâdıkalardır ve cümlesi harâmîler ve kemândârlardır kim bir kırçıl âdemîsi on âdemden yüz çevirmez sâhib-cür’et hırsızlardır. Ve Kasrü'l-Lusûs te’sîriyle ekseriyyâ halkı Lıslardır kim Çerâkise kavmi gibi sürmeden gözü çalup sürme gözde kalır. Tâ bu mertebe harâmî harâmzâdelerdir.
EÇS IV 317a
Ziyâretgâh-ı Kasrü'l-Lusûs: Evvelâ Şeyh Şücâ‘eddîn-i Gazvînî ve Şâh Mansûr-ı Bazravî ve Hazret-i Alî-i Tirmidî,
EÇS IV 317a
Andan cânib-i kıbleye,
EÇS IV 317a–317b
Sitâyiş-i belde-i bî-dâd, kal‘a-i Esedâbâd: Irâk-ı Acem'de Hemedân hâkinde bin nökerli sultânlıkdır ve Hemedân-ı Irâk'a giderken iki menzil yoldur. Sene (---) târîhinde Esedüddîn Kirmânî nâm bir şâh-ı benâm binâ etmeğile kal‘a-i Esedâbâd derler. Kal‘ası bir vâdîde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. (---) (---) (---) (---) 317b