EÇS IV 323b
{Mevlûd-i Nebî'nin} sene 6 târîhinde bânîsi Enûşirvân-ı âdil ümerâlarından Hâtem-i Tay-yi Arabî'nün karındaşı Emîr Cerbân Kan binâsı olduğundan Cerbân Kan nâmıyla meşhûr bir şehr-i ma‘mûrdur. Kavm-i Moğol bu şehre Kan derler. Lisân-ı Çîn'de kan hâkime derler. Hâlâ bu şehr-i Cerbân Kân, hâk-i Irâk'da ve hükm-i Şâh-ı Acem'de Kâşân eyâletinde başka sultânlıkdır kim bin güzîde nökere mâlikdir. Sûru harâbdır ammâ şehri imâr-ı kâmyâbdır. Medînesinin cümle etrâfı handak hafr-i türâbdır ve cânib-i eknâfı çâr-deh bâbdır. Derveze-i Kâşân ve derveze-i şehr-i Sâve ve derveze-i şehr-i Rey ve derveze-i şehr-i Demâvend ve derveze-i Bağdâd ve derveze-i şehr-i Deylem ve derveze-i şehr-i Şehribân ve derveze-i Isfahân-ı nısf-ı cihân ve derveze-i Derteng ve derveze-i şehr-i Kum ve derveze-i şehrü'l-Mut ve derveze-i (---). Hulâsa-i kelâm cümle on dörd kapusu vardır. Bu kapular dâhilinde olan bir şehr-i müzeyyendir kim cümle yedi bin hâne-i âbâdândır.
EÇS IV 323b
Ve cümle yetmiş mihrâbdır ve câmi‘ vü hammâmları ve hân ve çârsû-yı bâzârları gâyet ma‘mûr u müzeyyendir. Ve cümle halkı Şî‘îlerdir . Ammâ ârifân-ı zarîfân-ı Acem deyü add olunsa bu şehir halkının zarâfeti ve letâfeti ve hoş-hûlukları yâd olunur. Cümle nüktedân ve nükte-şinâsân ve Fârisîhân şu‘arâ-yı merd-i Hudâları vardır. Husûsan sıbyânı gâyet necîb ü reşîd olurlar ve mekteblerinde hurûf-ı hecâyı bu minvâl üzre kırâat ederler.
EÇS IV 323b
Diyâr-ı Acem'de tilâvet olunan hurûf-ı teheccidir
EÇS IV 323b
Be, be ile belâ beblü belâ bel bülü ve lî bül büb.
EÇS IV 323b
Te, te ile telâ tetül ve telâtül tülüli tetül tüt.
EÇS IV 324a
Cim, cim ile celâ cecil ve celâ cel cülüli cül cüc.
EÇS IV 324a
Ha, ha ile halâ hacel ve halâ hah huhuli hah huh.
EÇS IV 324a
İlâ âhirihî. Yigirmi dokuz aded hurûf-ı hecâ bu gûne tilâvet olunur. Ammâ hurûf-ı hecâ i‘râb-ı mu‘cemesiyle böyle okunur:
EÇS IV 324a
Ve bu ahâlî-i şehr-i Cerbân Kan nice gûne ulûm-ı acîbe ve garîbe ve felsefiyyâta mâliklerdir ammâ zâlimler gâyetü'l-gâye Şî‘îlerdir. Cümle halkı kalemkârî ve halkârî iki peşli haftân giyüp başlarında tâc-ı Revâc ve pâylarında yeşil don ve yeşil kîmhat-ı pây-pûş-ı mihâc giyerler ve ekseriyyâ halkı ilm-i edvâr üzre hânendelerdir kim her biri ayş u tarab mahallerinde destine müdevver dâ’ireyi alup on iki makâm ve kırk sekiz terkîb ve yigirmi dörd usûl ile savt-ı hoş-elhân ve fasl-ı makâm-ı Isfahân etdikde istimâ‘ eden yârân-ı hâzırân hayât-ı câvidân bulur. Ekseriyyâ murabba‘ât u kâr ü nakş tasnîfâtları tarz-ı Horasân üzre beste olunup ekseriyyâ güfte ve besteleri bu sûret şehrengîz kelâmlarıdır. Makâm-ı sabâ, usûleş evfer beste-i kara karçığa:
EÇS IV 324a
Tebrîzin bâğı güzel hey cânımBâğçesi dağı güzel ey zâlimİşittim ki rakîb ölküpdür ol zâlimDahi hûb[b] dahi güzel ey cânım
EÇS IV 324a
deyü hoş âvâz ile okurlar. Ve makâm-ı Irak'da usûleş semâ‘î tarz-ı Luristân üzre hânendelik etdiklerinde âdem hayrân-ı Irâk olur. O semâ‘î budur:
EÇS IV 324a
Ne hevâ-yı bâğ-ı sâzNe kenâr kişt mârâHeme hayretem be-dihkânHemedân behişt-i mârâDergüzîn behişt mârâŞehribân behişt mârâDir dir ten nî tânâ dir neyDillere dillere tâney tâney tâney tâney tâney.
EÇS IV 324a
deyü âğâze edüp kûşe-be-kûşe sohbet-i hâs ederler. Eğer bu şehrin erbâb-ı ma‘ârifin ma‘lûmumuz olduğu mertebede ta‘rîf ü tavsîf etsek başka bir müdevven olur.
EÇS IV 324a
Ve ilm-i usturlâba mâlik olan Monlâ Hudâdâd-ı Kirmânî kavli üzre bu şehr-i Cerbân Kan 19'uncu iklîm-i örfiyyede bulunup arz-ı beledi (---) (---) (---) ve atvel-i nehârı (---) sâ‘at ve derecedir. Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda ve beyt-i zührede ve hâne-i hevâyîde bulunmuşdur. Anınçün halkı mîzân üzre i‘tidâlâne hareket ederler kim burc-ı mîzân gibi beyne beyne geçinirler. Ve beyt-i zühre olduğundan cümle halkı rakkâs u hânende vü sâzende ve cümle sağîr ü kebîri hevâyîlerdir.
EÇS IV 324a
{Ve müverrihân-ı nâzikân-ı Acem; bu şehrin âbdâr karpuzu bisyâr olmağile bu şehrin ismine şehr-i Hindîvâne demişler ve sâ’ir müsmirrâtları hadden firâvândır}.
EÇS IV 324a
Ve ziyâret-i şehr-i Cerbân Kan: Bu şehre şehr-i Kum bir merhale cânib-i (---) karîbdir. Ol râh üzre bu şehir hâricinde mezâristân-ı Cerbân Kan'dır kim vâdî-i hâmûşândır. Mısra‘:
EÇS IV 324a
Kimi Cem'dir, kimi Dârâ yatan, mevtâyı söyletsen.
EÇS IV 324a
mazmûnu üzre niçe bin hakân u şâhân ve sultân ü İncurân u keyâniyân ve ekâsire ve Sâsâniyân ve Bayındırân ve Abbâsiyân ve melik ve kan-ı kanân ve hân-ı hânân ve ulemâ-yı İrân u Turân yatır. Böyle bir meşhed-i gûristân-ı vâdî-i hâmûşândır. Ammâ cümleden Kırklar makâmı ve Hazret-i Hızır makâmı ve Penç Hüseyin makâmı ve Ricâlü'l-gayb makâmı ve Ümenâ makâmı ve Nücebâ makâmı ve Büdelâ makâmı ve Evtâd makâmı ve Nukebâ makâmı, bu zikr olunan makâm-ı sultânlar cümle kırk yerdedir ve cümle kavm-i Acem bu makâmât-ı aliyyelere i‘tikâd-ı pâk ile mu‘tekidlerdir kim leyle-i Cum‘ada ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în ve kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-mübîn. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 324a
Evsâf-ı şehr-i kadîm-i Sâvî, binâ-yı Âdem-i Sânî ya‘nî Nûh Necî, ba‘dehû binâ-yı sâhib-i hurûc Şâh Gâve, ya‘nî medîne-i mu‘azzam Sâve
EÇS IV 324a
Be-kavl-i müverrihân-ı Hind-i dükend ve müverrihân-ı Arab u Acem ve Külkend ü müverrih Deylemî ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî cümle müttefekun aleyh olup bu şehr-i Sâve'yi ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh zevrakıyla talattum-ı deryâda bu mahalle râst gelüp zevrakı hâk-i pâk üzre karâr bulunca Arapça buyururlar.
EÇS IV 324a–324b
Ba‘dehû bu cây-ı menâsdan keştî-i Nûh halâs olup Musul kurbünde gemisi cebel-i Cûde üzre karâr etdüği Kur’ân-ı 324b Azîm'den sûre-i (---) (---) Hazret-i Risâlet-penâha alâ tarîkı'l-kasas nâzil olan âyet-i şerîfedir: (---) (---) (---)
EÇS IV 324b
nassı cümle Hazret-i Nûh Necî hakkına nâzil olmuşdur.
EÇS IV 324b
Ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh cebel-i Cûde üzre Cûde şehrin imâr etdi. Andan Nûh Âvînd şehrin ya‘nî Nihâvend medînesin binâ etdi. Andan oğlu Yâfîs şehr-i Gazvîn'i binâ etdi. Andan şehr-i Kamerü'l-Kum'u binâ etdi. Andan bu şehr-i Sâve'yi binâ etdi kim mukaddemâ keştîsi bu mahalde sehel karâr buldukda Arapça buyurmuşlardı. Ba‘de'l-binâ bu şehrin ismine Sâvî ka‘dı dediler. Lisân-ı İbrî'de ka‘d şehre derler. Hattâ Kabâbıta târîhlerinde ka‘d-ı İskender ve ka‘d-ı Mısır ve ka‘d-ı Fustât ve ka‘d-ı Hasan ve ka‘d-ı Filistîn ve ka‘d-ı Dımışk-ı Şâm derler. Ba‘de't-Tûfân bu ka‘d-ı Sâvî ol kadar âbâdân oldu kim tûlen ve arzen kemâl-i vüs‘ati üç günde devr olunurdu.
EÇS IV 324b
Ba‘dehû sene 600 mukaddem Hazret'in vilâdetinden Hazret-i İsâ asrında Buhtunnasr Kürdistân'dan hurûc edüp hûn-ı Yahyâ talebiyçün bu şehr-i Sâvî'ye gelüp iki kerre yüz bin Yahûdî'sin katl edüp şehr-i Sâvî'yi harâb u yebâb eder.
EÇS IV 324b
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sencer-i Yezcürd imâr edüp ismine tahfîf-i kelâm ile şehr-i Sâve dirler. Hâlâ hâk-i Irâk'da ve hükm-i Kâşân'da başka sultânlıkdır kim cümle bin aded güzîde şehbâz nökere mâlikdir. Ve monlâ ve havâce ve nakîbi ve on iki hâkimi mukarrerdir. Ammâ kal‘ası yokdur. Mâ-tekaddem hâk-i pâk ile mebnî kılınmış ammâ intihâ-yı serhad olmağın mürûr-ı eyyâm ile sûru yebâb u türâb kalmışdır. Ammâ taşra şehri cümle beş bin aded ulvî ve süflî hâk-i anber-i pâk ile ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
EÇS IV 324b
Hulâsa-i kelâm cemî‘i hayrât [u] hasenât-ı ebniyye-i imârâtı tâbıku'n-na‘l bi'n-na‘l şehr-i Kum'a mânenddir ammâ bu şehr-i Sâve'nin âb [u] hevâsı ve mahbûb [u] mahbûbesi ve halkının ten-dürüstlüğü ve bâğ u bâğçe-i İremezâtları şehr-i Kâşân ve Hemedân'dan sonra sâ’ir şehirlere tercîh olunur. Ammâ cümle halkı Şî‘îlerdir. Mâbeynlerinde Sünnîleri çokdur ammâ Çâr-yâr-ı güzîne sebbâbları yokdur. Her şâhdan destlerinde yarlığ-ı belîğ-i şâhîleri vardır kim sebbâbları nefy-i beled ve mansıbından azl-i ebed ederler. Ammâ bu şehrin hüsniyyâtı cihetinden niçe yüz şey’i vardır ve niçe şehrengîzleri vardır. Yetmiş aded fasl ile ta‘rîf ü tavsîf etmek lâzım idi ammâ kesret-i kitâbet olmasın içün bu fihris-i müsveddâtımızı bu kadarca tahrîr edüp iktifâ etdik. Ammâ hüsniyyâtından iki şey’e aşk olsun.