EÇS IV 337b
Gûş edüp Cevrî ederken vech-i târîhin hayâlEyledi hâtif bu beyti gevher-i gûş-ı fuâdAsker-i şâhı düşünce fethine târîh olurAldı Bağdâd'ı adüvden ceng ile Sultân Murâd.Sene 1048
EÇS IV 337b
Bağdâd'ın Akkapusu üzre Şeyh Şehâbeddîn tarafına cirid atdığına târîhdir.
EÇS IV 337b
Dedi târîhini görüp CevrîÂferîn ey dilîr-i Sâm-akrân. Sene 1048.
EÇS IV 337b
Ey Füzûnî feth-i Bağdâd'a aceb târîhdirDörd aded hân kim çıkınca belde-i Bağdâd'dan.
EÇS IV 337b
Bu târîh-i musanna‘ ta‘miye tarîkıyla denilmişdir kim nezâket-i şi‘riyyesi vardır. Diğer târîh-i Acemâne, güfte-i (---):
EÇS IV 337b
Şâh-ı İrân gûr-be-gûr olsun atan,Hûb u yahşı eyledin imdâd heyHey halef hân nâ-halef Konkay YezîdEtdiripsen hânemiz berbâd heyOldu târîh Şâh Safî'nin nâlesiDer imiş kim vâ hey-i Bağdâd hey.
EÇS IV 337b
Şu‘arâ-yı Rûm-ı zevi'l-mefhûmlar niçe bin târîhler demişlerdir ve niçe yüzü ma‘lûmumuzdur ammâ bu yüzden tahrîri tamâm etdik.
EÇS IV 337b
Ba‘dehû sûr-ı Bağdâd'da Sultân Murâd murâdı üzre karâr-dâde iken Bağdâd'ın elzem-i levâzımâtından olanları görmeğe cidd-i tâm u bezl-i ihtimâm üzre olup eyâlet-i Bağdâd'ın cânib-i erba‘asında müşâ olan diyârlara cümle cüyûş-ı kerrâr gönderdi ve re‘âyâları mutî‘ ü münkâd etdirüp,
EÇS IV 337b
Eyâletleri ve kılâ‘-ı metîne ve hısn-ı hasîneleri ve bender-i ma‘mûreleri kabza-i tasarrufa aldığın beyân eder
EÇS IV 337b–338a
Evvelâ cümleden mukaddem Bağdâd feth olduğu sâ‘at Mekke-i Mükerreme Şerîfi Şerîf Zeyd hazretlerinin bir necâbı Tâyifî hecin deve ile çölden Bağdâd fethi müjdesin üç günde Mekke'ye götürür ve Şerîf'den nâme vü hedâyâlar ile miftâh-ı Mekke'yi Şeybeoğlu'ndan alup üç günde Mekke'den yine Bağdâd'a gelir. Ta bu kadar yakın yolu vardır ammâ perr-i tâvûs gibi uçar kuşa mânend hecin göndermek lâzımdır. Ve ol yakın yoldan Hârûnu'r-Reşîd'in hâtûnu Zübeyde Hanım Bağdâd'dan tâ Mekke'ye varınca içi boş bir kemer dîvâr inşâ etdirmişdir kim "A‘mâlar ol esâsa yapışarak gideler ve sâm yeli ve şiddet-i hâr görmeyeler" deyü binâ etmiş bir dîvârdır. 338a Bu hakîr Bağdâd'dan ve Basra'dan çöl ile iki kerre Ka‘be'ye giderken mezkûr dîvârları görmek olmuşdur kim hâlâ niçe yerde eser-i binâları nümâyân binâ-yı azîmelerdir.
EÇS IV 338a
Hatta bu yol ile şerîf necâbı Murâd Hân'a gelüp Mekke miftâhıyla hedâyâları verince Murâd Hân eydür: "Hamd-i Hudâ bu sene-i mübârekde hem fâtih-i Irâk olduk ve hem henüz hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn olduk." deyü şerefe mukarrer ile bir hil‘at-i zerdûzu Tavâşî Sa‘îd Ağa ile irsâl eyler.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû hedâyâsıyla Basra hâkimi Efrâsiyâb Hân mutî‘ [ü] münkâd olup kendüye mukarrer olur ve Kurfe kal‘ası miftâhları gelir.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Ummân hâkiminin hedâyâlarıyla yetmiş pâre kılâ‘ miftâhları gelüp Zeyneddîn Hân'a yine hükm-i Ummân inâyet olunur.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Lahsa Hâkimi Şâfi‘î Hân'dan hedâyâlar ile altmış pâre kal‘a miftâhları gelüp eyâlet-i Lahsa kendüye inâyet olundu ve istimâletleri verildi.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Yemen ve Aden İmâmı Yûsuf Masîr'den hedâyâlar ve nâmeler gelüp aslâ nazar olunmayup hedâyâsı yağmaya gitdi.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Cezâyir-i Hardât Hâkimi Şemseddîn Emîr'den hedâyâ ve nâmeler gelüp istimâletleri verildi. Ba‘dehû Hürmüz hânından hedâyâlar gelüp istimâletler verildi.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Hürmüz hâkiminden yedi yük lü’lü-i Hürmüz ve niçe yüz dürr-i yetîmler hedâyâlar gelüp ana da istimâletler verildi.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû Basra benderinde medd [ü] cezminde lenger-endâz olan Hindistân Hakanı (---) (---) Hakan'ın mukaddem târîhiyle fermânı üzre gemilerinden Hind pâdişâhının hedâyâ ve nâmeleri gelüp "Gazânız mübârek ola. Mezhebimiz imâmı İmâm-ı hümâmımızı dest-i Kızılbaş'dan halâs eylediniz. {Makbûl-ı Dergâh ola. Hakkâ ki} aceb hayrât eylediniz. Ammâ sizden bir ricâmız vardır. Bu dahi sevâb-ı azîmdir. Ricâmız oldur kim bu sene-i mübârekde izn-i şerîfiniz ile Mekke-i Mükerreme'yi örtelim." deyü nâmesi kırâ’at olundukda hemân Murâd Hân âteş-i mahz olup "Tiz Sıdkı Efendi, Hind melikine bir nâme tahrîr eyle. Eğer hayrât isterlerse diyâr-ı Rûm'da çıplak gezen Hindîleri Hindistân'a da‘vet eyleyüp anları giydirmek Ka‘be örtmeden ziyâde hayrâtdır!" Zîrâ kıt‘a:
EÇS IV 338a
Dil bedest âver ki hacc-ı ekberestEz hezârân Ka‘be yek-dil bihterestKa‘be bünyâd-ı Halîl-i ÂzerestDil nazargâh-ı Celîl-i Ekberest
EÇS IV 338a
Bu mazmûn-ı füsûn üzre Ka‘be örtmeden bir sefîl pâ-bürehne ve ser-bürehne Hindî'nin avret yerin örtmek merdlikdir. Hemân Hindîlerin Hind'e kığırsınlar. Bizim Rûmluyu Hind'de bulursa kırsınlar." deyü nâmeler yazılup Hind pâdişâhına Bekir Ağa nâm ser-bevvâbân-ı hümâm ile Hind'e gitmede. Ammâ İrân-zemîn tarafında Şâh Safî'den aslâ bir elçi gelmedi.
EÇS IV 338a
Ba‘dehû çöl pâdişâhından ve Assâf'dan ve Midlic'den ve Mevâl'dan ve Keys'den ve Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ Basra ve Ummân ve Cezâyir ve Mekrân ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Şâm ve Haleb ve Mardin çölistânları içre hoş-nişîn olan kabâ’il-i Urbân'ın altı yüz kabâ’il şeyhü'l-emîr Arablarından küheylân at cılgıdan ve hedâyâ-yı firâvân ile kendileri gelüp cümlesine hil‘at-i pâdişâhîler giydirilüp şeyhü'l-Urbânlıkları cümle mukarrer olup hizmet-i Bağdâd'a her bâr gelmeğe me’mûr oldular kim hâlâ hükm-i Bağdâd'da altı yüz aded kabîle-i Urbân-ı uryân vardır kim dünyâyı dutmuşlardır.
EÇS IV 338a–338b
Ba‘dehû Kürdistân'ın cümle bin altmış aded mîr-i aşâ’irleri ve ocaklık hâneleri cümle hedâyâlarıyla gelüp pây-ı semend-i Murâd Hân'a yüz sürüp yurdluğu ve ocaklıkları kendülere mukarrer olup gitdiler. İllâ İmâdiyye'de Muzurî Hânı Yûsuf Hân ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân gelmediklerinden Murâd Hân gâyet gazab-âlûd olup kemerinde kılıcı uryân çıkarup ve Silâhdâr Melek Ahmed Ağa'ya uryân kını verüp eydür: "Ahmed bu kılıç ile ol iki aded gelmeyen hânların haklarından gel!" deyü emr etdikde derhâl Melek Ahmed Paşa dest-bûs edüp "Bismillah niyyetü'l-gazâ!" deyüp Murâd Hân'ın destinden uryân kılıcı aldıkda Murâd Hân ayağa kalkup eyninde semmûr kürkün Melek Ahmed Paşa eynine giydirüp belindeki kılıç kının Ahmed Ağa'nın kemerine kılıcı bend edüp eydür: "Ahmed sana Diyârbekir eyâletin vezâretle ihsân eyledim. Göreyim seni, asker-i Diyârbekir ile Bağdâd'ı niçe muhâfaza edersin ve iki temerrüd hânlardan niçe intikâm alırsın!" deyü efendimiz Melek Ahmed Paşa'yı Sadrıa‘zam Kara Mustafâ Paşa'ya müsâferete gönderdi. 338b
EÇS IV 338b
Bağdâd feth olduğu mahalde şehîd olan Vezîria‘zam Tayyâr Mehemmed Paşa'nın cemî‘i hayme vü hargâh ve bâr u bengâh ve katâr u mehâr ve iç gulâmların ve yedi bin güzîde askerlerin dane-i hardala varınca üç yüz kise mâlıyla Melek Paşa'ya verüp bir kevkeb ü baht-ı sa‘âdetli vezîr-i dilîr oldu kim cemî‘i vüzerâların âb-ı rûyı oldu.
EÇS IV 338b
Süleymân Hân'ın Bağdâd'ı tahrîr etdiği üzre Murâd Hân'ın da kal‘a-i Bağdâd'a ta‘yîn etdiği askeri beyân eder
EÇS IV 338b
Evvelâ mühür sâhibi Kara Mustafâ Paşa'yı kapusu kuluyla on iki bin askeriyle serdâr-ı mu‘azzam edüp hudûd-ı Bağdâd'ı kat‘ etmeğe me’mûr eder. Ve eyâlet-i Diyârbekir ile Melek Ahmed Paşa'yı yine hudûda ve muhâfazaya me’mûr eder. Ve eyâlet-i Şâm ve eyâlet-i Tarabulu's-Şâm ve eyâlet-i Haleb ve eyâlet-i Mar‘aş ve eyâlet-i Urfa ve eyâlet-i Adana ve eyâlet-i Karaman ve eyâlet-i Sivas ve eyâlet-i Anadolu ve bu mezkûr on iki eyâletler ile cümle seksen bin güzîde asker Vezîria‘zam Kara Mustafâ Paşa {ile} Bağdâd hâricinde meks edüp muhâfazacı kaldılar. Ammâ Kapudan Paşa eyâletiyle Rûmeli eyâleti ve Mısır Beği Çerkes Şevârib Beğ bunlar pâdişâhdan me’mûr olup gitdiler. Ammâ eyâlet-i Van ve eyâlet-i Kars ve eyâlet-i Ahıska ve eyâlet-i Erzurûm ve eyâlet-i Tarabefzûn, bunlar intihâ-yı serhadde oldukları cihetinden taht-ı Bağdâd'a gelmemişlerdi. Ammâ hizmet-i Bağdâd'da kalan eyâlet vezirlerinin zîr-i livâları hükûmetinde cümle yüz beş aded sancak beğleriyle kırk bin asker bîrûn-ı Bağdâd'da meks edüp cemî‘i meteris yerlerin mâl-â-mâl edüp düzleyüp muhâfaza ederlerdi.
EÇS IV 338b
Sultân Murâd Hân'ın fermânı üzre Bağdâd içre kalan hâkimler ve kal‘a neferâtların beyân eder
EÇS IV 338b
Evvelâ yeniçeri ağalığından ma‘zûl Küçük Hüseyin Paşa vezâretle sekiz bin tevâbi‘iyle vâlî-i Bağdâd olup Bektaş Hân'ın binâ etdüği sarây-ı hulefâ-yı Abbâsiyân'a nakl etdi.
EÇS IV 338b
Hâkim-i sânî beş yüz akçe mevleviyyet ile (---) Efendi hâkim-i şer‘-i mübîn kaldı.
EÇS IV 338b
Ve Şeyhülislâm Zeynelâbidîn Efendi hâkim-i sâlis kaldı.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i râbi‘ nakîbü'l-eşrâfı vardır ve hâkim-i râbi‘i ayak nâ’ibidir.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i hâmisi yeniçeri ağası yerine Bektaş Ağa kırk oda yeniçeriyle yigirmi bin tüfeng-endâz yeniçeri kaldı.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i sâdisi cebecibaşı on oda cebeci yedi bin asker ile kaldı.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i sâbi‘ topçubaşı altı oda topçu beş bin askerle kaldı. Ve Fransa kâfirinden beş yüz aded Fireng topçu kalup hâlâ hizmet-i Bağdâd'da mukayyidlerdir. Ve cümle ze‘âmetleri Şâm'dadır. Cümle topçıyân ve sağîr ü kebîr bin altmış pâre top-ı kal‘a-kûb balyemez kolomborna ve şâhî ve saçma ve havan ve şayka ve darbzen ve müşkat misilli top-ı ibret-nümâlar hizmet ederler. Bu kal‘a-i Bağdâd'da olan toplar bir diyârda yokdur. İllâ İslâmbol'da ve Budin'de ve Akdeniz Boğaz hisârlarında ve kal‘a-i Rodos'da var, yoksa gayrı diyâr serhadlerinde yokdur. Gerçi vardır ammâ birer ikişer altışar top-ı güzîdeler vardır. Ammâ bu kal‘a-i Bağdâd'ın ekserî balyemez toplardır. Husûsan Akkapu'da ve Karanlık Kapu'da ve İçkal‘a'da ve Burc-ı Acem'de ve Küçük Hüseyin Paşa Tabyası'nda ve Mûsâ Paşa Tabyası'nda serâmed güzîde toplar var kim her biri birer kal‘a değer ve Hasan Paşa Zülfikâr Depesi'ndeki toplar {gâyet mefret balyemezlerdir}..
EÇS IV 338b
Ezîn-cânib hâkim-i sâmini vezîr kethudâsıdır.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i âşiri bir tuğlu pâyesiyle mâl defterdârıdır.
EÇS IV 338b
Ve hâkim-i sânî aşeresi çavuşlar kethudâsı ve üç yüz çavuşu vardır.