EÇS IV 356a
Ve bu İmâm Alî kasabasının hâricinde bir mesîregâh yerde makâm-ı İmâm Mehdî: Kubbe-i âlîsinin atebe-i âlîsi üzre târîhi sene 631 tahrîr olunmuşdur.
EÇS IV 356a
Der-sitâyiş-i dürr-i yetîm ve câm-ı billûr bahr-i bâris-i Necefü'l-eşref
EÇS IV 356a
Müverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre bu bahr-i azîm çölistân-ı Kûfe'de tâ Tûfân-ı Nûh'dan kalmışdır kim ibtidâ Tûfân suyu Kûfe şehrinde tennûr-ı Nûh'dan zâhir olup bu bahr-i Necef-i eşrefde karâr edüp ibtidâ keştî-i Nûh Necî bu bahr-i Necef'de şinâverlik edüp ba‘de't-Tûfân bu deryâ nâmı kaldı. Bir tarafı Basra ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Ummân ve Kuc-i Mekrân hudûdlarına varır bir bahr-i azîm idi. İçinde niçe bin aded kelek gemiler ve niçe yüz aded haşeb keştîler gezüp şinâverlik ederdi. Bi-emri Hudâ Hazret-i Alî'nin hûnu zemîne düşdüğü sâ‘at yevm be-yevm tenezzülde olup ilâ hâze'l-ân deryâdan bir katre âbdan nâm [u] nişân yokdur kim bir çöl ü çölistân ü berr ü beyâbândır. Ammâ niçe Arab u Urbân bu bahr-i rimâli içre ubûr ederken billûr u necef parçaları bulup Basra bâzergânlarına fürûht ederler. Anlar da ol billûr ve necefleri gözlük etdirüp ihtiyâr âdemler ol gözlükleri isti‘mâl etdiklerinde gözleri dûrbîn gibi görür. Ve necefden yüzük taşı ve bıçak sapı ve hançer kabzası yaparlar. Ve bu bahr-i Necef'de kavm-i Urbân niçe bin elvân cevâhir makûlesi gibi eşyâlar bulurlar. Andan,
EÇS IV 356a–356b
Mescid-i Hınnâne: Kûfe yolu üzre ziyâretgâhdır. İmâm Hüseyin'in ser-i sa‘âdetin koyup zemînden kan kaynayup bir âh-ı serd sadâsı istimâ‘ olunduğiyçün bu mahalle zemîn-i Hınnâ derler. Hâlâ kızıl kanlı bir yerdir. Mescidine dahi Hınnâ derler. 356b Bir sâ‘atde,
EÇS IV 356b
Evsâf-ı harâbâbâd-ı şehr-i azîm ve nazargâh-ı kadîm ve tahtgâh-ı Hazret-i Alî ve ziyâretgâh-ı Murtezâ-yı Velî, dâr-ı Âdem Safî ve mekân-ı Nûh Necî, belde-i atîk-i Kûfe
EÇS IV 356b
Evvelâ müverrihân-ı selef ve ulemâ-yı diyâr-ı Necef ü Müverrih Hıtat-ı Mıkrısî kavilleri üzre Hazret-i Âdem Safiyyullah civâr-ı Rabbü'l-İzzet'den bu edîm-i arza hubût etdikde diyâr-ı Hindistân'da cezîre-i Serendil'e indi. Murg-ı tâvûs (---) indi ve Hazret-i Havvâ ana Cidde'ye indi ve yılan (---) (---) nüzûl etdi. Çünki Hazret-i Âdem cezîre-i Serendil'de kalup Rabbü'l-İzzet'den cüdâ düşüp bî-refîk ü bî-enîs kaldığından feza‘ u nâlişinden semâda kerrûbiyânlar âh [u] enîn-i Âdem'den müte’ezzî olup Cenâb-ı İzzet'e melâyikeler feryâd-ı Âdem'den şikâyet etdiler. Hikmet-i Hudâ kırlangıç kuşu Hazret-i Âdem'e gelüp "Yâ Âdem, sana refîkan Havvâ'yı bulayım, bana sakalın telinden birkaç kıl ver." deyüp gîsû-yı şevârib-i Âdem'den birkaç tel alup {ba‘zı müverrihîn Hazret-i Âdem melek sıfat olup cennetde sakalı yok idi. Ve cümle âdem cennetde yine gılmân sıfat sakalsız olup illâ çenesinde sehelce lihye alâmeti ve bıyık olsa gerekdir. Hazret-i Âdem fırâk-ı Rabbü'l-İzzet ile gamından sakalı diyâr-ı Yemen'de geldi, derler. Niçe müverrihler Havvâ ana derdinden sakalı geldi, derler. Netîce-i merâm kırlangıç murgı ol ân} per açup Cidde'de Havvâ'ya gelüp anın {dahi} gîsû-yı kaküllerinden birkaç tel alup Havvâ'yı Cidde'den Yemen'e, Âdem'i Serendil'den Hürmüz'e Hürmüz'den bu hâk-i Kûfe'ye getirüp Havvâ'yı dahi Yemen'den Lahsa'ya andan Kûfe'ye getirüp andan Âdem ü Havvâ'yı ba‘de'l-hubût birbirlerine gîsûları alâmetleriyle mülâkât etdirüp vâsıtalık eden ibtidâ murg-ı kırlangıçdır. Bu murgun âşinâlığ-ı ezelîsi olmağın hâlâ benî Âdem sâkin olduğu beytlerde âşiyân etmek ezelîdir.
EÇS IV 356b
Ba‘dehû Havvâ ve Hazret-i Âdem ibtidâ Cebel-i Arafât'da müşerref olup ibtidâ bu edîm-i arzda benî Âdemin imâr etdiği {Beyt-i Cebel-i Arafât'dır.
EÇS IV 356b
Andan} şehr-i Kûfe-i atîk, dâr-ı Sıddîk'dır. Anda yetmiş sene sâkin olup Hazret-i Şîs ve Hâbil ü Kâbil Kûfe şehrinde vücûda geldi, derler.
EÇS IV 356b
Andan Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet Âdem'e ibâdetgâh içün Cennet-i Me’vâ'dan beyâz incü ile halk olmuş bir kasır gönderüp ana Beyt-i Ma‘mûr derlerdi. Emr-i Hakk ile bu Beyt-i Ma‘mûr hâlâ Mekke-i Mükerreme yerine vaz‘ olunup Hazret-i Âdem fermân-ı Hakk ile Kûfe'den Mekke zemîninde olan Beyt-i Ma‘mûr kasrına hicret edüp rûy-ı zemînde imâret-i Âdem Serendil'dir ve ikincisi {Beyt-i Cebel-i Arafât ve} şehr-i Kûfe ve üçüncü şehr-i Mekke ve Bekke ve'r-râd-ı(?) Beyt-i Ka‘be'dir. Ammâ bu şehr-i Kûfe Hazret-i Nûh Tûfânı'ndan mukaddem eyle imâr idi kim bir ucundan bir ucuna üç menzil yol idi. Tûfân-ı Nûh'da harâb olup yine ba‘de't-Tûfân Nûh Nebî imâr etdi.
EÇS IV 356b
Hulâsa-i kelâm bu şehr-i Kûfe kırk kerre ma‘mûr u âbâdân ve kırk kerre harâb u yebâb ü berr ü beyâbân oldu. Kırk birinci kerre imâr olduğu ba‘de Hicreti'n-Nebeviyye sene 23 de Hazret-i Ömer radıyallahu anh hilâfetinde imâr oldu. Bir rivâyetde Hicretin 17. senesinde imâr oldu.
EÇS IV 356b
Ba‘dehû yüz on beş sene imâr-ı ma‘mûr kalup andan kavm-i Alkamî munkatı‘ olup şehr-i Kûfe dibinden cereyân eden nehr-i Furât'dan münşa‘ib olan nehr-i Alkamî cereyân etmeyüp mu‘attal kalmağile şehr-i Kûfe harâb oldu. Ve dahi harâb olmasının aslı hemân İmâm Hüseyin Deşt-i Kerbelâ'da şehîd olup kırk elli bin ehl-i Kûfe Kerbelâ'da şehîd olunca hemân şehr-i Kûfe'ye nuhûset gelüp günden güne harâb oldu. Ammâ İmâm Alî'nin tahtgâhı iken muhabbet-i Alî ile eyle imâr oldu kim nehr-i Alkamî kenârıyla üç günlük yol tâ hâk-i Ummân'a varınca bâğ u bostân ve gül-i gülistân u reyhânistân idi. Ve nehr-i Alkamî şehr-i Kûfe içre yedi yerden cereyân ederdi.
EÇS IV 356b
Ol asırda Kûfe bâğ-ı İremden nişân verüp yetmiş bin mesâcid ve kırk bin hânedân-ı azîm ve on kerre yüz bin gayrı büyûtlar ve dörd kerre yüz bin dekâkîn ve on bin hân ve üç bin hammâm ve gayrı imâret-i firâvân ile âbâdân olmuş diyâr idi. İmâm Hüseyin'in Kerbelâ hâdisesinden sonra harâba yüz dutdu. Ammâ be-kavl-i Şeyh Muhyiddîni'l-Arabî sûre-i (---) Arapça âyeti hurûfları târîhinde bu şehr-i Kûfe eyle imâr ola kim bir zirâ‘-ı melikî zemîni sûk-ı sultânîde bey‘u men-yezîd olup imâr ola. Allahu Ta‘âlâ a‘lem. Mezkûr imâristândan hâlâ Hazret-i Alî'nin şehîd olduğu câmi‘ kalmışdır ve bin mikdârı fukarâ hâneleri ve niçe bin Urbân-ı uryân kavmi obalarıyla konup göçüp meks eder. Andan gayrı imâristânın esâsları ma‘lûmdur.
EÇS IV 356b
Der-beyân-ı binâ-yı câmi‘-i azîm, der-şehr-i harâb-ı Kûfe, der-Necefü'l-eşref
EÇS IV 356b–357a
Bu câmi‘-i kadîmin esâsın binâsı içün cümle müverrih-i âlem ve âlimler eyle tahrîr etmişler kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Âdem'dir. Ba‘dehû Hazret-i Şîs Nebî'dir, demişler. Ve ba‘de't-Tûfân 357a Hazret-i Nûh olduğuna müttefekun aleyh olmuşlardır. Tûfân'dan mukaddem binâ olunmasına câmi‘in kıble dîvârı delâlet eder kim Tûfân âbı görüp dîvâra rahne irmiş alâmetleri var. Lâ-ya‘lemü'l-gaybe illallah.
EÇS IV 357a
Ve bu câmi‘ kadîm olmağile kıblesi gün batısı tarafına, Kudüs-i şerîfe doğrudur. Ammâ yine hisâb olunsa bu şehirden Ka‘be cânib-i garba vâki‘ olmuşdur. Zîrâ Mekke-i Mükerreme'de dahi Beyt-i şerîfin rükn-i Irâkîsi cânib-i şarka meyyâldir. Eyle olsa Irâk hâki şarka olup cümle kıbleleri cânib-i garba vâki‘ olmuş olur. Zîrâ Beyt-i şerîf ortada vâki‘ olup cânib-i erba‘asındaki dîvârlardan ana müteveccih olunca niçe diyâr-ı İslâm'ın kıbleleri cânib-i şarka ve garba ve şimâle ve cenûba râst gelir. Mîkât-ı Ekâlîm nâm dâ’irede ma‘lûmdur. Ve bu câmi‘-i Kûfe nazargâh-ı peygamberân olmağile hâlâ ma‘mûr u âbâdândır.
EÇS IV 357a
Be-kavl-i müverrihîn eğer ibtidâ Hazret-i Âdem binâ etdi ise Hazret-i Âdem'den Hicret-i Fahr-i Âlem'e gelince sene 6750 olmuşdur ve eğer ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh bu Kûfe câmi‘in binâ etdiyse be-kavl-i Muhammed b. İshak, Hazret-i Nûh'dan vilâdet-i Resûl'e gelince sene 4490 olmuşdur. Bu câmi‘-i Kûfe binâ olunalı vilâdet-i Resûl'den de bu câmi‘i temâşâ etdiğimiz mahalle dek kâmil bin yüz yigirmi sekiz sene olmuşdur. Zîrâ temâşâ etdiğimiz mahal, Murtezâ Paşa sene 1065 târîhinde vâlî-i Irâk idi, 63 yaşında iken de Hazret-i Risâlet-penâh mu‘ammer oldu. Ol hisâb üzre Kûfe câmi‘in Hazret-i Nûh binâsından vilâdet-i Resûl'e gelince, andan şimdi temâşâ etdiğimiz bin altmış beş târîhine gelince cümle beş bin altı yüz on sekiz sene olmuş olur.
EÇS IV 357a
Bu hisâb-ı dırâzdan murâd u merâm oldur kim bu kadar bin yıldan berü bu câmi‘-i Kûfe nazargâh [u] ibâdetgâh-ı evliyâ ve enbiyâ olmağile hâlâ imâr olup derûn-ı câmi‘-i pür-envârda eyle rûhâniyyet vardır kim pür-gussa olan âdem girüp rek‘ateyn ibâdet etse cemî‘i âfât-ı semâvî ve arazîden masûn u mahfûz olur. Ve eğer münkerîn mezhebinde olanlar bu kelâma mu‘âraza edüp "Ya niçün bu câmi‘de Hazret-i Alî ibâdet ederken âfât-ı arazîden halâs olamayup şehîd oldu" derse Arapça emrini inkâr etmiş olur. Hazret-i Alî şehâdeti ezelü'l-ezelde görülmüş da‘vâdır kim anın su’âl ü cevâbı bizlere lâzım değildir. Rahmetullahi aleyh.
EÇS IV 357a
Ammâ bu câmi‘-i Kûfe Mekke-i Mükerreme'de câmi‘-i Sayf ve câmi‘-i Meş‘ari'l-Harâm ve câmi‘-i İbrâhîm Nebî kadar vardır. Cümle (---) aded kapudur.
EÇS IV 357a
Haremi bir sahrâ-misâl vâsi‘dir. Sultân Uzun Hasan-ı Bayındırî binâ etdüği taraf sehel rahnedâr olmuşdur ve kıble kapusundan tâ mihrâb-ı aliyyeye varınca arzı (---) adımdır ve şarkdan garba tûlu (---) adımdır. Ve cümle (---) aded mihrâb add olunur kim niçe enbiyâ ve evliyâların mihrâblarıyla ârâste ve makâm-ı aliyyeleriyle pîrâste olmuş câmi‘-i latîf u mahfil-i münîfdir. Ve bu câmi‘ içre (---) aded sütûnlar üzre tâk-i Havernaklardır. Dahi mâfevkinde kıbâb sutûhları cümle kireç ve cıbıs ile mebnî sutûhlardır ammâ âvîze ve maslûbât-ı musanna‘âtlar ile müzeyyen değildir ve cemâ‘atden garîb kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Eğer bir câmi‘in ahvâline vâkıf olduğumuz mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir mücelled tomar-ı dırâz olur.
EÇS IV 357a
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Kûfe-i Necef-Eşref
EÇS IV 357a
Evvelâ mukaddemâ sene 1059 târîhinde Bağdâd'ın ve Hille ve İmâm Hüseyin ve İmâm Alî ve bu şehr-i Kûfe'nin niçe yüz aded ziyâretleri tahrîr olunmuşdu. Ammâ şimdiki hâlde dahi ziyâdece ziyâret etdiklerimizi beyân eder:
EÇS IV 357a
Evvelâ deryâ-yı Necef kenârında makâmât-ı İmâm Alî ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin ve Selmân-ı Pâk ve Kamber-i Alî makâm-ı aliyyeleri vardır. Rıdvânullahi aleyhim ecma‘în.
EÇS IV 357a
Makâm-ı İmâm Alî ve İmâm Zeynelâbidîn makâmları yine sâhil-i Necef'dedir. Ve makâm-ı Hazret-i Nûh Ulucâmi‘in küçük kapusu kurbündedir ve mihrâb-ı İmâm Alî; Mülcem-i la‘în İmâm Alî'yi bu mihrâbda ibâdet ederken harbe ile urup şehîd etdüği kanı hâlâ mihrâb dîvârında bulaşmış durur.
EÇS IV 357a–357b
Ve mihrâb-ı İmâm Hasan ve mihrâb-ı İmâm Hüseyin ve makâm-ı Hazret-i Âdem Safî ve dahi mihrâb-ı İmâm Ca‘fer Sâdık ve mihrâb-ı Hazret-i Ömerü'l-Fârûk ve dahi mihrâb-ı dekketü'l-mi‘râc Hazret-i Resûl-i 357b Ekrem mi‘râc yerine urûc etdikde bu câmi‘e gelüp iki rek‘at hâcet namâzı kılmışdır ve mihrâb-ı dekketü'l-kazâ Hazret-i Alî eyyâm-ı hilâfetinde bu mihrâbda oturup kadılık ederdi.
EÇS IV 357b
Ve makâm-ı İmâm Mûsâ Kâzım, Hârûnu'r-Reşîd asrında İmâm bu mihrâbda sâkin idi.
EÇS IV 357b
Ve mihrâb-ı Hazret-i Mûsâ Kelîmullah ve makâm-ı Hazret-i İbrâhîm Halîlullah ve makâm-ı Hazret-i İsâ Rûhullah ve merkad-i Müslim b. Ukayl, İmâm Hüseyin'in ammîzâdesi ve müsellimi iken Yezîdîler şehîd edüp kabri Ulucâmi‘ içredir.
EÇS IV 357b
Ve merkad-i Hânî b. Urve, Sahâbe-i kirâmdandır kim şehîd olmuşdur.
EÇS IV 357b
Ve makâm-ı sefîne-i Hazret-i Nûh, bu câmi‘ içre binâ olunmuşdur. Ve ziyâret-i Seng-i helâl ve Harâmzâde Hazret-i Nûh gemisi binâ olunduğu yire karîb iki amûd durur. Arasından helâlzâde geçer ve harâmzâde geçemez.
EÇS IV 357b
Ve makâm-ı Hazret-i Yûnus Nebî aleyhi's-selâm. Ve merkad-i Sitti Hadîce binti İmâm Alî, Ulucâmi‘in bâbu'l-katl kurbünde medfûndur ve merkad-i Sitti Zeyneb binti İmâm Alî'dir ve bu câmi‘in taşrasında medfûndur. Ve kabr-i Sitti Gülsûme-i duhter-i İmâm Alî, bu da câmi‘ hâricinde âsûdedir.
EÇS IV 357b
Ve merkad-i İmâm Muhammed b. İmâm Alî, bu dahi câmi‘in taşrasında medfûndur. Ve kabr-i Hazret-i Sehle, ashâb-ı güzîndendir, Kûfe içre câmi‘-i harâbında medfûndur.
EÇS IV 357b
Ve kabr-i Sa‘sağa b. Sûhân, Sahâbe-i kirâmdan olup kendi Sa‘sağa câmi‘inde medfûndur.
EÇS IV 357b
Ve Mescid-i Zeyd b. Sûhân, sahâbedendir, kendü mescidinde yatır.
EÇS IV 357b
Ve hâne-i Hazret-i İbrâhîm, mescid-i Sehle içinde vâki‘ olmuşdur.
EÇS IV 357b
Ve hâne-i Hazret-i İdrîs, bu dahi mescid-i Sehle içindedir.
EÇS IV 357b
Ve hâne-i Hızır Nebî, bu dahi mescid-i Sehle içinde vâki‘ olmuşdur. Ve Fâtıma Ana tennûru ve dahi bi'r-i tennûr-ı Nûh Nebî, Tûfân-ı Nûh'da ibtidâ mâ-i zulumât bu tennûr-ı şerîfden tulû‘ etmişdir.
EÇS IV 357b
Ve ziyâret-i Hazret-i Kümeylî, Haccâc Yûsuf şehîd edüp Kûfe hâricinde medfûndur. Tarîk-ı Kümeylî silsilesi ana müntehîdir.
EÇS IV 357b
Hamd-i Hudâ bu ziyâretleri edüp yine cümle refîklerimizle nehr-i Furât kenârıyla 6 sâ‘atde,
EÇS IV 357b
Karye-i Mendiş: Üç yüz hâneli ve hurma bâğlı ve câmi‘ ü hânlı ma‘mûr köydür.
EÇS IV 357b
Ziyâret-i İmâm Nûr ibn İmâm Alî radıyallahu anhümâ. İmâm Nûr, Kıbtî câriyesindendir, Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'dan değildir, ammâ ziyâretgâh-ı azîmdir. Hatta kubbe-i pür-envârının etrâfında her gice niçe bin Hasanî ve Hüseynî arslanlar gelüp sabâha dek yatırlar. Sabâh olıcak arslanlardan ehl-i züvvâr gelmeğe havf edüp İmâm Nûr'un türbedârları asâlarıyla arslanları döğe döğe kovup giderler. Ammâ arkası siyâh tüğlü Yezîdî arslanlar bu ziyârete gelseler ol ân mürd olurlar. Ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcât kubbe-i azîmdir. Bânîsi Timur Hân'dır.