EÇS IV 357b
Andan yine nehr-i Furât kenârıyla âbâdân içre taraf-ı cenûba (---) sâ‘atde,
EÇS IV 357b
Menzil-i karye-i Meyn-i Yân: Üç yüz hâneli ve hurmalı ve hân ve câmi‘li kend-i ma‘mûrdur ve şehr-i Semâvât hudûdudur. Ve,
EÇS IV 357b
Karye-i Kirâm: Dahi bu kende karîbdir. Ba‘zı âdemlerimiz karye-i Kirâm'a kondular ammâ üç küheylân at ve beş âdemimiz ol gice arslanlar helâk edüp ale's-seher bir sürü arslanlara râst gelüp ceng-i azîm ederek bizden bir âdem atından tekerlenüp atı arslanlar pâre pâre edüp herîf-i zarîf piyâde firâr edüp askere geldikde arslanlar lâşe-i esbi yerlerken her tarafdan dirhemli tüfengler ile arslanları kurşuma dutup yedisini ol sâ‘atde katl edüp birisinin postu burnundan tâ kuyruğu ucuna varınca otuz üç karış bir gazanfer idi, Allahümme âfinâ.
EÇS IV 357b–358a
Bu mahallerin hâvurlarında ve büklüklerinde esedler sürü sürü gezüp câmûs-ı beyâbânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve bakar-ı beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik esed bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı hâvurdan tulû‘ edüp ra‘d-âsâ bir na‘ra ursa âdemin zehresi çâk, elbette ol mahalde ol âdem hâk olması mukarrerdir. Garâbet anda kim âdem yine na‘rasına karşu varmağa cür’et eder ammâ altında eğer atın aygır ise isterse iki yaşdan cılıkdan küheylânı olsun na‘ra-i esedi istimâ‘ edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd edüp avdet eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘rasından değil birkaç mühlik zahm-ı pençesinden bile havf etmeyüp yine arslan üzre hamle eder. Ammâ dişi arslan yavrularına nafaka tahsîliyçün şikârbâz u cengâver olur. Eğer tokdur ve eğer açdır elbette şikâr arar. Ammâ erkek sübû‘ yigirmi dörd sâatde bir kerre şikâr alsa tok iken artık gayrı şikâra bakmaz ve asla ceng etmez. Ammâ Yezîdî gazanfer eğer aç ve eğer tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve boz tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvân katırından iri Yezîdî arslan bî-emân olur. Ammâ hikmet-i hudâ bu Bağdâd arslanları şikâr içün köylere ve büleydelere gelince avretler bu arslanları ortaya alup döğe döğe deyelerler. Arslanlar firâr ederken durup avretlerden tarafa aslâ nazar etmeyüp firâr eder, bir aceb hikmetdir.
EÇS IV 358a
Bu hikmete ehl-i Kûfe eydür. "Bir gün Kamber-i Alî'nin bir evlâdın bir arslan Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'nın yanından kapup kaçarken Hazret-i Fâtıma bir asâ ile esede yetişüp döğe döğe {esedden} ma‘sûmu halâs edüp ol mahalde iki rek‘at salât-ı hâcet kılup eydür: İlâhî! Esedullah Alî hürmetine bu diyârın esedlerin nisâ tâ’ifesi destinde zebûn edüp cümle nisvân-ı Bağdâd'ı isyândan ve âfât-ı arslandan masûn [u] mahfûz eyle!" deyü du‘â etdiğinden ilâ yevminâ hâzâ hâk-i Bağdâd'da avretler arslanın kuyruğundan yapışup "Yâ ibne'l-kelb!" deyü döğe döğe kovduğun bu hakîr dahi birkaç kerre görmek [nasib] olmuşdur.
EÇS IV 358a
Ammâ şimdi diyâr-ı Bağdâd'da gâzî şahbâz u fetâ, dilâver ü server-i hünerver yiğitler vardır kim bir eline bir deste pembe alup bir eline şemşîrin alup bî-bâk u bî-pervâ bir iki arslana hamle edüp merdüm-i şîr-hor [u] şîr-keş bahâdır erler var kim her biri kırkar ve ellişer arslan katl etmişlerdir. Ve niçe yiğitler dahi kemîngâhlardan kurşum ile urup katl edüp postun beş altı guruşa fürûht ederler.
EÇS IV 358a
Netîce-i kelâm bu esedistân-ı çölistânı ubûr edüp yine nehr-i Furât kenârınca 5 sâ‘atde renc [ü] anâ çekerek,
EÇS IV 358a
Menzil-i nehr-i Atîk: Nehr-i Furât'dan el-melikü'l-Muktedir ayırup çöl cânibine cereyân etdirmiş yemîn ü yesârına Mevâl Urbânı meks ederler. Şehr-i Semâvât hâkinde mahsûlâtlı zemîndir. Andan yine taraf-ı cenûba Furât sâhiliyle âbâdân içre 7 sâ‘atde,
EÇS IV 358a
Menzil-i (---) nâhiye-i Kebce: Şehr-i Semâvât hâkinde nâhiye-i azîmdir. Vâlî-i Bağdâd tarafından kırk bin guruşa verilir iltizâmdır.
EÇS IV 358a
Evsâf-ı arz-ı kadîm kal‘a-i Semâvât-ı Azîm: Bu şehr-i atîkin Semâvât nâmıyla şöhre-i şehr olmasının vech-i tesmiyyesi oldur kim Tûfân-ı Nûh'da ibtidâ âb-ı zulmet Hazret-i Nûh'un Kûfe şehrindeki bi'r-i tennûrunda kaynayup kırk günde ibtidâ zemîn ü zamân su ile leb be-leb olup kırk birinci gün bir Tûfân-ı Nûh zulumât olup kıyâmetden bir gün oldu. Ve bu şehr-i Semâvât üzre zemâdan bulutlar pâre pâre ve rîze rîze olup Hazret-i Nûh lisân-ı (---) ce Arapça buyurduklarından ba‘de't-Tûfân bu şehre Semâvât eyitdiler. Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Hâlâ hâk-i Bağdâd'da vâlî-i Bağdâd'ın bir müte‘azzım ağası hâkimdir. On altı bin guruş iltizâm hâss-ı hümâyûndur. İki yüz âdemiyle hükûmet eder. Ve yüz elli akçe ednâ mertebe kazâ-yı âsumânî-yi Semâvât'dır. Senevî mahsûlâtı Semâvât'dan bâd-ı hevâ hâsıl olur. Kal‘a dizdârı ve yüz mikdârı neferâtı ve kifâyet edecek kadarca hâne ve mühimmâtı ve şâhî topları vardır. Muhtesibi ve şâhbenderi ve gümrük emîni vardır. Şehri nehr-i Furât kenârında Ka‘be hâkinde hurma hıyâbânı içre ma‘mûr şehirdir. Kal‘ası hâk-i pâk ile mebnî şekl-i murabba‘ bir küçük sûr-ı musanna‘dır. Ve cümle (---) aded müfîd ü muhtasar hânelerdir ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ (---) (---) câmi‘i.
EÇS IV 358b
Ba‘dehû kal‘a-i Semâvât'dan yine cânib-i cenûba nehr-i Murâd kenârıyla hâk-i Mekke âbâdân içre 4 sâ‘atde,
EÇS IV 358b
Menzil-i karye-i Havşıla: Anı ubûr edüp yine semt-i cenûba sâhil-i Furât ile 6 sâ‘atde,
EÇS IV 358b
Menzil-i kend-i Nekîye: Şehr-i Arace hâkinde üç yüz hâneli ve hurma hıyâbânlı kend-i ma‘mûrdur. Cümle re‘âyâsı Arab-ı Urbân-ı Şî‘îler ve Zeydîlerdir. Andan yine cânib-i cenûba 4 sâ‘atde gidüp,
EÇS IV 358b
Ve bânîsi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Kal‘ası hâk-i Mekke'de nehr-i Furât kenârında Bağdâd hükmünde paşa ağalarından bir minkale ağa iki yüz tevâbi‘iyle hükm-i hükûmet edüp beher sene hâss-ı hümâyûn içün (---) kise tahsîl edüp Bağdâd vâlîsine gönderir. Kal‘ası nehr-i Furât kenârında şekl-i murabba‘ türâbdan mebnî bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve (---) aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded hâne-i müfîd ü muhtasarlardır ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ (---) (---) câmi‘i. Andan
EÇS IV 358b
Yine cânib-i cenûba nehr-i Furât kenârıyla gidüp vilâyet-i Basra'ya kadem basıldı. 6 sâ‘atde nehr-i Furât kenârıyla gidüp,
EÇS IV 358b
Menzil-i karye-i (---) (---): Ma‘mûr nahlistân-ı gülistândır. Andan yine cenûba 4 sâ‘at,
EÇS IV 358b
Menzil-i karye-i (---) (---) (---) (---): Andan yine 4 sâ‘atde,
EÇS IV 358b
Menzil-i karye-i (---) (---): Meks olunup ma‘mûr köydür. Ammâ arslanların şûr-ı şerlerinden bîzâr olduk.
EÇS IV 358b
Ale's-sabâh nehr-i Ma‘kal'ı atlar ile ubûr etdik. Bu nehir nehr-i Sebuk kurbünde Şatt'dan ayrılup Basra kurbünde kal‘a-i Mehnâvî dibinde nehr-i Şattu'l-Arab'a mahlût olduğu bâlâda Bağdâd suları evsâfında tahrîr olmuşdur. Andan yine cenûba 3 sâ‘atde,
EÇS IV 358b
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm Mansûriyye: Sene 111 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Mansûr Devânıkî binâ etdiğinden kal‘a-i Mansûriyye derler. Nehr-i Furât kenârında hâk-i Mekke'de ve hükm-i Basra'da şekl-i murabba‘ turâb-ı tâhirden mebnî bir küçük kal‘acıkdır. Hâlâ Basra hudûdunda Kurna hâkimi hükmünde dizdârı ve neferâtları ve iltizâm ağası ve kadı ve muhtesibi vardır. Ve kal‘asında kifâyet mikdârı cebehâneleri ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded müfîd ü muhtasar hasır u saz u kamışdan sutûhları türâb ile mestûr beyt-i ma‘mûrlar vardır. Câmi‘ (---) (---) (---) ve hân ve hammâmı ve birkaç dükkânları vardır.
EÇS IV 358b
Andan gemilere süvâr olup nehr-i Furât'ı ubûr edüp karşu tarafa cezîre-i Kurna'ya geçüp
EÇS IV 358b
Evsâf-ı cezîre-i Mansûriye-i cezîre: Bu dahi Mansûr-ı Devânıkî binâsıdır kim iki Mansûre kal‘ası bir boğazda birbirine mukâbeleten binâ olunmuş kal‘alardır kim zamân-ı kadîmde nehr-i Furât üzre bu kal‘adan kal‘aya hadîd zencîr çeküp nehr-i Furât ile bu kal‘alardan aşağı şehr-i Basra'ya bir gemi ve bir kelek ubûr idemezmiş. Hâlâ bu cezîre-i Kurna Mansûresi dahi hâk-i pâk ile mebnî şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kavîdir. Dizdârı ve neferâtları ve müstevfâ cebehânesi ve hâkimi ve Kurna nâ’ibi ve bender emîni vardır. Andan câmi‘ ve hânı var ammâ hammâmı yokdur. Lâkin kifâyet mikdârı dekâkînleri vardır. Bu kal‘a-i cezîre-i Mansûresinde gemiden çıkılmayup nehr-i Furât ile cereyân edüp güzer itse kal‘a-i Kurna'ya varmadan kal‘a-i Basra'ya üç günde eğer berren ve eğer bahren varılır.
EÇS IV 358b
Ba‘dehû bu kal‘a-i Mansûre'den cânib-i şarka meyyâlce Kurna cezîresi içre hıyâbân [u] nahlistân [u] gülistânlı ma‘mûr kurâlar içre 7 sâ‘atde,
EÇS IV 358b
Menzil-i Havur: Bir bataklı ve sazlı menzildir. Andan geçüp nehr-i (---) ubûr edüp nehr-i (---) münşa‘ib olup cezîre-i Kurna içre niçe yüz pâre ma‘mûr [u] âbâdân kurâları saky edüp nehr-i (---) mahlût olur. (---) (---) (---). Anı ubûr etmeden kenârıyla cânib-i şarka meyyâl şekillice hurma hıyâbânı içre ma‘mûr kurâları 5 sâ‘atde ubûr edüp,
EÇS IV 358b–359a
Evsâf-ı kal‘a-i Fethiyye-i Sağîr: (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) 359a
EÇS IV 359a
Evsâf-ı kal‘a-i Fethiyye-i Kebîr: Bu dahi sene (---) târîhinde el-Melikü'l-Mansûr (---) (---) (---) binâsıdır. Nehr-i (---) sâhilinde çim ve top binâ bir kal‘a-i ra‘nâ. Bu iki kal‘a-i Fethiyyeler birbirine mukâbil binâ olunup mâbeyne-hümâdan tur‘a-i (---) (---) cereyân eder iki kal‘adır. Bu nehir üzre zamân-ı kadîmde âhen silsile çeküp bir gemi geçmek mümkin değil imiş. Hâlâ zencîr çekilen mahaller râygândır. Bu kal‘anın dahi dizdârı ve neferâtları ve müstevfâ cebehânesi ve şâhî topları ve hâkimi ve nâ’ibi vardır. Ve cümle müfîd ü muhtasar bin aded beytü'l-hazenleri vardır. Ve câmi‘i ve birkaç dükkânları var ammâ hammâmı ve hânları ve medrese vü gayrı imâretleri yokdur.
EÇS IV 359a
Evsâf-ı şehr-i Kilidü'l-bahreyn, binâ-yı İskender-i Zülkarneyn, Merece'l-bahreyn, bender-i Irâkeyn, hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn, diyâr-ı Basra, ya‘nî kal‘a-i Kurna
EÇS IV 359a
Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm ve nükte-küşâ-yı zevi'l-mefhûm kavilleri üzre ibtidâ bu kal‘ayı İskender-i Zülkarneyn binâ etmişdir. Sebeb-i binâsı oldur kim İskender'in alnında iki karnı ya‘nî iki boynuzu hâsıl olmuşdu. Anın vec‘ine dermân arayup âb-ı hayâta gitmişdi. Âhirü'l-emr âb-ı hayâtı bulmadan el yuyup hâ’ib ü hâsir kat‘-ı menâzil ederek Basra'ya andan bu cezîre-i Kurna'ya gelüp nehr-i Furât ve nehr-i Şatt'ın birbirine mahlût olduğu mahalde nehreyn-i zülâleynden nûş edüp karneyninin vec‘aynı teskîn olup hâb-ı râhata vardı. Ba‘dehû hâb-ı râhatdan bîdâr ve şarâb-ı Şatt'dan huşyâr olup gördü kim bedenine hiffet [ü] kemâkân sıhhat gelmiş ve karnlarının acısı teskîn olmuş, hemân İskender safâ-yı hâtırından cemî‘i hükemâların cem‘ edüp eydür: "Hamd-i Hudâ benim karnımın acısı zâ’il oldu. Tiz bu mahalde Karne nâm bir şehr bünyâd olunsun." deyü bir şehr-i mu‘azzam inşâ edüp ismine şehr-i Kanre dediler. Mürûr-ı eyyâm ile efvâh-ı nâsda galat-ı meşhûr olan olup kal‘a-i Kurna dediler kim karndan galat Kurna derler.
EÇS IV 359a
Târîh-i Yarmenî-i Mıkdısî bu kal‘a-i Kurna'yı ve kal‘a-i Basra'nın evsâfın hûb tahrîr etmişdir. Hâlâ bu kal‘a-i Kurna eyâlet-i Basra hâkinde sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu ve livâsında timâr ü ze‘âmeti ve çeribaşı ve alâybeğisi yokdur. Ancak paşası bin kadar güzîde asker ile hükm-i hükûmet edüp iltizâm ile mâl tahsîl eder. Yüz elli akçe kadısı var ve cümle (---) aded nâhiye kurâsı vardır. Bu diyârı Murtezâ Paşa Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa destinden feth edüp Âl-i Osmân sancağı olalı kal‘a-i Kurna'ya altı oda yeniçeri ve bir oda cebeci ve bir oda topçu koyup hâlâ bir hâkimi dahi yeniçeri ağasıdır.
EÇS IV 359a
Ve muhtesibi ve şâhbenderi ve gümrük emîni vardır. Kal‘asında dizdârı ve 3.000 aded neferâtları ve bî-hisâb cebehânesi ve yüz aded şâhî ve balyemez topları vardır.
EÇS IV 359a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kurna: Nehr-i Şatt ve nehr-i Furât birbirine mahlût olup Şattu'l-Arab olduğu mahalde bir vâsi‘ cezîre-i azîm burnunda bir çemenzâr u nahlistân içre hâk-i amber-pâk çim ve rıhtım ile mebnî şekl-i murabba‘ bir gûne toprak musanna‘ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) (---) adımdır. Ve der-i dîvârları üzeri ol kadar vâsi‘dir kim atlılar harbe oynamak mümkindir.
EÇS IV 359a
Ve handakı (---) (---) (---) ve cümle (---) aded kapusu vardır. Ve derûn-ı kal‘ada cümle tahtânî ve fevkânî hâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle (---) mihrâbdır.
EÇS IV 359a–359b
Evvelâ Hüseyin Paşa Câmi‘i ve (---) (---) (---) Alî Paşa Câmi‘i (---) (---) (---) ve (---) aded hammâmı var (---) (---) ve müte‘addid hânları ve üç yüz aded dükkânları ve kahvehâneleri vardır. Ammâ medrese ve dârü'z-ziyâfe imâretleri yokdur. Ammâ bâğ u bâğçe vü nahlistânı çokdur. Ekseriyyâ bu şehirde atlarına ve sâ’ir devâbât makûlesi hayvânâtlarına arpa yerine hurma ve pirinç verirler. Zirâ cemî‘i bâğlarında ve kendlerinde hurma-yı gûnâ-gûnu dağlar gibi yığılmışdır kim Hindistân'a niçe yüz, 359b
EÇS IV 359b
Sitâyiş-i tetimme-i külliyât-ı kal‘a-i Kurna: Evvelâ bu kal‘a-i Kurna'dan kal‘a-i Bağdâd'a varınca on beş menzildir, yüz otuz üç sâ‘at yerdir. Ammâ bu hakîr Murtezâ Paşa kethudâsıyla âheste âheste köyden köye ve ziyâretden ziyârete giderek ve zevk u safâlar ederek otuz bir günde kal‘a-i Kurna'ya dâhil olduk. Ammâ bu kal‘a-i Kurna gerçi Şatt-ı Furât bir yere cem‘ olduğu cezîrededir ammâ iki nehir bir olduğu mahal Kurna'dan yukaru Bağdâd cânibine (---) nâm mahalde iki nehir birbirine mahlût oldukdan sonra bu nehreyn-i azîmeyne Şattu'l-Arab derler kim deryâ-misâl olup tâ Arace ve Semâvât kal‘alarına varınca deryâ gibi talattum edüp azîm Hindistân gemileri ve Portukal küffârı gurâbları işler. Ve bu kal‘a-i Kurna'dan cânib-i kıbleye yine nehr-i Furât'ı geçüp ara yatıda kal‘a-i Basra'ya varılmak mümkindir ammâ üç menzilde refâhiyyet üzre erilir.
EÇS IV 359b
Kal‘a-i Kurna'dan Basra'ya gitdiğimiz menâzilleri beyân eder
EÇS IV 359b
Evvelâ Kurna'dan cânib-i kıbleye yine kal‘a-i Fethiyye-i Kebîr'i ubûr edüp 6 sâ‘atde,