EÇS IV 366b
Evsâf-ı şehr-i azîm ve belde-i kadîm (---) (---) (---) mahmiyye-i harâb-âbâd Medâyin: Bu dahi Şatt'dan ba‘îddir. Müverrihân-ı Acem kavilleri üzre bâlâda tahrîr olunan Medâyin-i Hûrî ile bu Medâyin-i Atîk mâbeyni on iki sâ‘at yerdir. Zamân-ı kadîmde Medâyin-i Hûrî bu eski Medâyin'in bir mahallesi imiş. Ne kadar ma‘mûr u âbâdân idüği andan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim hâlâ bu şehreyn-i Medyenen'in iki günde mezâristânı güc ile ubûr olunur. Ehl-i hâl olan bu diyâr-ı harâbdan çok ibret alır.
EÇS IV 367a
Andan yine cânib-i (---) (---) hâkinde 9 sâ‘atde,
EÇS IV 367a
Evsâf-ı dâr-ı Zü'l-celâ[l-i] Bâsıt, ya‘nî belde-i kadîm şehr-i Vâsıt
EÇS IV 367a
Evvelâ bu şehr-i Vâsıt içün müverrihân-ı Arab u Acem ve müverrih Hıtatı'l-Kadâ‘î ve Târîhu't-Tecrîd fi's-Sahâbe li-Zehebî ve Târîhu's-Seb‘atü'l-Kemâli'l-Edfûyî, bu zikr olunan üç aded müverrih-i müstakîm ve niçe tevârîh-i mu‘teberelerde bu şehr-i Vâsıt içün müttefekun aleyh olup bizzât Cenâb-ı İzzet Âdem Safî'nin vücûdu hâkin yed-i kudretiyle ibtidâ Arz-ı Mukaddes'den ve Arz-ı Hasan'dan ve arz-ı Acem'den ve arz-ı Hind'den ve hâk-i Serendil'den ve'l-hâsıl bu edîm-i arzın yetmiş aded yerinden hâk-i Âdem'i alup yed-i kudretiyle tahmîr etdikde hâk-i Irâk'dan bizzât Hazret-i Âdem'in ser-i sa‘âdetin tahmîr eyleyüp vücûd-ı âdeme hayât verdiği mahal bu hâk-i Vâsıt'dır, demişler ve Vâsıt nâmın bu zemîne melâyikeler komuşlar. Bir rivâyetde vücûd-ı Âdem Hindistân'da ve bir rivâyetde ma‘bedgâh-ı kadîm câmi‘-i Kûfe zemîninde ve bir rivâyetde "Mekke-i Mükerreme yerinde tahmîr olunup hayât buldu." deyü niçe müverrihîn ü müfessirîn kütüb-i mu‘teberelerinde tahrîr etmişlerdir.
EÇS IV 367a
Ammâ ilm-i hey’et sâhibleri bu şehr-i Vâsıt içün iklîm-i sâlisin vasatında bulunup arz-ı beledi (---) (---) olup tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve derîcede bulunduğiyçün şehr-i Vâsıt demişler ve niçesi Bağdâd ile Basra mâbeyninde Şatt kenârında bulunduğiyçün şehr-i Vâsıt demişler, deyü niçe kîl u kâl etmişler. Hakkâ ki sükker yemişler.
EÇS IV 367a
Ba‘de'l-hubût-ı Âdem "Serendil'den bu şehr-i Vâsıt'a gelüp sâkin olup evlâd sâhibi olup Kûfe hâkine gidüp andan hâk-i Mekke'ye gitdi." derler. Ba‘de't-Tûfân bu Vâsıt şehrin Hazret-i Nûh oğlu Sâm binâ etmişdir. Niçe kerre harâb ve niçe kerre imâr olmuşdur ve niçe bin mülûkdan mülûka kalmışdır. Âhir sene 878 târîhinde Akçakoyunlu pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan hilâfetinde Şattu'l-Arab tuğyân üzre gelüp Bağdâd'ın İmâm-ı A‘zam kapusundan ve Cisir kapusundan Şatt girüp şehr-i Bağdâd'ı harâb etdiği sene bu şehr-i Vâsıt dahi gark-ı âb olup niçe bin âdem helâk olduğun müverrihler tahrîr etmişlerdir.
EÇS IV 367a
Ba‘dehû sene (---) târîhinde Medâyin hâkimi Melik İsâ imâr etmiş ammâ deryâda katre ve güneşde zerre kadar imâr edememişdir. Eğer müverrihânın imâret-i kadîmin ve âsâr-ı binâ-yı zâhirin ta‘rîf ü tavsîf etsek başka bir kürrâs-ı hâs olur. Ancak hâk-i Bağdâd'ın berr-i Acem tarafında Şatt kenârında Kûfe şehriyle Basra mâbeyninde vâki‘ olmuş bir çemenzâr ü gül-i gülistân u nahlistân içre şehr-i mu‘azzam imiş.
EÇS IV 367a
El-hâletü hâzihî şimdi cümle imâristânı Bağdâd eyâleti hükmünde sancak beği hükmünde âlî mertebeli livâdır ve beğinin kânûn üzre hâssı 220.000 akçedir. Ammâ kânûn-ı Süleymân Hân livâsına "arz-ı Irâk" deyü tahrîr olunup ze‘âmet ü timârı yokdur. Beğinin hâssı kurâlarından mâ‘adâ kurâları vâlî-i Bağdâd tarafından on yük akçe iltizâm ile zabt olunur hâs köyleridir. Anınçün bu livâda çeribaşı ve alâybeği ve erbâb-ı zu‘amâ yokdur. Ammâ a‘yân u eşrâf çokdur. Ve bir hâkim dahi yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Ekseriyyâ mahsûlü hurmadır.
EÇS IV 367a
Ve memdûhâtından: Bu Vâsıt havuzlarında olan yazı kalemi bir diyârda yokdur. Cemî‘i dünyâya bu Vâsıt'dan niçe bin yük kalem gider. Ve bir hâkim dahi müftîsi ve bir hâkim nakîbi ve hâkim-i şehbenderi ve bir hâkim muhtesibidir.
EÇS IV 367a
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i Vâsıt: Nehr-i azîm Şatt kenârında yine nehr-i Şatt'dan münşa‘ib bir tur‘a-i azîm sâhilinde zamân-ı kadîmde birbirine mukâbil iki şehir idi ve ortasında haşeb cisirden ubûr olunurdu. Cisrin karşu tarafı garbında şehr-i Keskin derler, hâlâ ol kadar imâristân değildir. Ba‘zı Arab u Urbân ve uryân meks edüp gider. Ammâ kadîm-i evvelde bu şehr-i Keskin bâğ-ı İrem'den nişân verir bir şehr-i şîrîn imiş kim hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi karşudaki imâr-ı Vâsıt cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle (---) aded mihrâbdır.
EÇS IV 367b
Evsâf-ı mahmiyye-i kadîm ve belde-i azîm, ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilâna nâzır, ya‘nî bender-âbâd-ı şehr-i Cevâzir
EÇS IV 367b
Evvelâ şehri ibtidâ binâ eden Âl-i Abbâsiyân'dan (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) ve vech-i tesmiyyesi (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Hâk-i Bağdâd'da başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 220.000 yük akçedir ve beği altı yüz âdem ile hükûmet eder. Taht-ı hükûmetinde timâr u ze‘âmet olduğundan alâybeği ve çeribaşısı vardır. Beğinin beher sene kârı on bin guruş cevz-i ma‘dûdu vardır. Lâkin niçe kurâların Murâd Hân-ı Râbi‘ tahrîrinde Bağdâd kuluna aklâm edüp paşa tarafından yigirmi kise verilir iltizâm köyleri vardır. Zîrâ arz-ı memleket add olunan hâkinde vâki‘ olmağile bu livâda timâr ve ze‘âmet ü hâs var ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Müftî ü nakîb ü şâhbenderi ve muhtesibi vardır.
EÇS IV 367b
Sitâyiş-i eşkâl-i zemîn-i şehr-i Cevâzir: Hâk-i Bağdâd'da ve berr-i Acem'de Şattu'l-Arab sâhilinde bir vâsi‘ düz sahrâda cümle (---) hâneli ve bâğ u bâğçe vü nahlistân u gülistânlı ziyâretgâh-ı kadîm şehr-i Cevâzir'dir ammâ dest-i Âl-i Osmân'a gireli ol kadar ma‘mûr değildir.
EÇS IV 367b
Ancak cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ câmi‘-i,
EÇS IV 367b
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Cevâzir: Evvelâ şehrin (---) Seyyid nâm İmâm Alî-i Kûfî ibn Hazret-i İmâm Hasan, bu şehzâde-i âzâde İmâm Alî'nin maskat-ı re’sleri şehr-i Kûfe olmağile İmâm Alî-i Kûfî derler. Deşt-i Kerbelâ cenginde mecrûh olup Ammîsi İmâm Hüseyin râhına bu şehr-i Cevâzir'de sa‘îd u şehîd olup hâlâ bir kubbe-i âlîde gül-i gülistân içre âsûdedir ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Ve niçe bin ziyâretler dahi var ammâ meşhûr-ı âfâk bunlardır. Andan cânib-i (---) (---) menzilde,
EÇS IV 367b
Evsâf-ı kal‘a-i Hussân, binâ-yı Abdurrahmân ibn Hasan: Bu dahi hâk-i Bağdâd'da sâhil-i Şatt'dan ba‘îd bir büleyde-i sedd-i sedîddir.
EÇS IV 368a
Menzil-i karye-i Ammâr, kend-i Şâr: Cevâzir hâkinde Şatt kenârında iki bin hâneli câmi‘ ve hânlı ve hammâmlı ve müfîd ü muhtasar yüz aded dükkânlı bâğlı u bâğçeli ve nahlistân u gülistânlı bostânlı kasaba-misâl bir kend-i pür-me’âldir. (---) (---)
EÇS IV 368a
Ziyâretgâh-ı Mansûr b. Alî: Bir kubbe-i âlîde medfûndur. Türbedârları olmayup ve seng-i mezârında ve atabe-i ulyâsında târîh u ism-i resmi olmamağın kankı Mansûr b. Alî olduğu ma‘lûmumuz olmadığında tezce geçilüp mufassalca tahrîr olunmadı. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) Andan cânib-i berr-i Acem içre 3 sâ‘atde,
EÇS IV 368a
Sitâyiş-i menzil-i Ammâre-i kadîm: Hâlâ hâk-i Bağdâd'da ve berr-i Acem tarafında sâhil-i Şatt'da bir kasaba-i ma‘mûrdur. Cümle (---) aded hânesi türâb ile mestûrdur ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ (---) (---) câmi‘i (---)
EÇS IV 368a
Ve hâkimi hâlâ vâlî-i Bağdâd tarafından yigirmi kise iltizâm ile başka bir mukâta‘a ağası hâkimdir ve kadısı ve a‘yânı vardır. Ammâ re‘âyâsı cümle Urbândır.(---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 368a
Menzil-i (---) Ebû Gazlân: Nehr-i Dicle-i Şatt'dan ba‘îd çölde ve berr-i Acem'de kalmış bir ma‘mûr kasabadır.
EÇS IV 368a
Ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Ebû Gazlân: Bir kubbe-i âlîde medfûn ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Andan yine cânib-i şimâle 5 sâ‘atde,
EÇS IV 368a
Zamân-ı kadîmde Cürcân tur‘ası kenârında şehr-i ma‘mûr imiş. İbtidâ bânî ve vâlîsi Emîrü'l-mü’minîn Hârûn binâ edüp ve nehr-i Dicle Şatt'dan Cürcân nâm bir ark hafr edüp bu şehri eyle müzeyyen eyledi kim şehr-i Vâsıt-misâl cünîn-i hayâbân olduğundan bu şehre Cünîn-i Cürcân nâm verdi. Hâlâ elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağın bu şehre Cünîn-i Cüryân derler. Ammâ hâk-i amber-pâki imâr [u] âbâdân olmağile hâss-ı hümâyûn olup vâlî-i Bağdâd tarafından iki yüz atlı ile bir ağa gelüp bu şehrin mukâta‘asın kırk kiseye alup zabt eder. Defterhâne-i Bağdâd mukâta‘a-i Cürcân nâmıyla meşhûr mansıb-ı âlî mukâta‘adır. Mısır diyârında Sa‘îd-i âlîde dahi Circe nâm bir sancak vardır.
EÇS IV 368a
Menzil-i (---) Dühle: Şatt'dan ba‘îd berr-i Acem'de vâki‘ olmuş bir
EÇS IV 368a
Evsâf-ı menzil-i ziyâretgâh-ı eş-Şeyh Hazret-i Sultân Merkez-i dâ’ire-i kerâmet, kutb-ı felek-i vilâyet, üsve-i ashâb-ı tedkîk, kıdve-i erbâb-ı tahkîk, sultân-ı dünyâ vü dîn, Sîmurg-ı Kâf-ı yakîn Hazret-i Sultân-ı Tâcu'l-ârifînkaddesenallahu bi-sırrıhi'l-mübîn
EÇS IV 368a
Hâk-i Bağdâd'ın berr-i Acem'inde vâki‘ olmuş bir ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândir. Bu sultân-ı kân-ı vefâ, bahr-i sehânın bizzât ism-i şerîfleri (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 368b
Andan yine cânib-i şimâle 8 sâ‘atde berr-i Acem'de ya‘nî Bağdâd hâki üzre,
EÇS IV 368b
Mukaddemâ diyâr-ı Acem'de vilâyet-i Erdebil ve Kum ve Kâşân ve Hemedân ve Dergezîn ve Şehribân diyârlarından Bağdâd'a gelirken bu nehr-i Diyâle'nin tulû‘ [u] gurûbuyla evsâfı tahrîr olunmuşdur ammâ şimdi bu mahalde sâhil-i nehirde haymelerimizle meks edüp kend-i Havlinden mâhî sayyâdları getirüp ol kadar gûnâ-gûn balıklar sayd olunup Şehribân'ın lüffân narın semekeler üzre sıkup tenâvül olunup ol gice cihânda bir zevk u safâ etdik ve nehr-i Diyâle'ye çıkup tarâvet kisb etdik.
EÇS IV 368b
Andan ale's-seher nehr-i Diyâle gemiler ile ubûr etdik. Zîrâ tuğyânı mahalli idi. Taşgın mahalli olmayup tenezzülde olduğu vakit dahi az olsa değme yerinden at ile ubûr olunur nehr-i Diyâle değildir, gâyet taşgın ve coşkun sudur.